ÖSYM, 15 Martta gerçekleştirilecek Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı (YGS) öncesinde, üniversite adaylarını uyarmak için kamu spotu hazırladı.
Hazırlanan kamu spotunda, üniversite adaylarına seslenilerek, güzel
bir geleceğin hayallerini kurdukları, şimdi hayallerini gerçekleştirme zamanının
geldiği ifade edildi.
Adayların, sınava uykularını almış, dinç ve kahvaltılarını yapmış
olarak girmesinin başarı oranlarını artıracağına dikkat çekilen kamu spotunda,
“ÖSYS başvuru kılavuzunda belirtilen ve sınav binasına getirilmesi yasak olan
eşyaları getirmeyin. Sınava giriş belgesi ile nüfus cüzdanınızın yanınızda
olduğundan emin olun. Sınavdan en az 1 saat önce sınava gireceğiniz bina önünde
bulunun. Emeğiniz emanetimizdir” ifadeleri kullanılıyor.
2015-ÖSYS Kılavuzu’na göre adaylar YGS’ye girerken neleri yanında bulundurmak zorunda?
SINAV GÜNÜ BUNLARI SAKIN UNUTMAYIN!
2015-YGS SINAVA GİRİŞ BELGESİ:
Sınava Giriş Belgesi adayların adreslerine gönderilmeyeceği için bu belgeyi, T.C. Kimlik Numaranız ve şifreniz ile ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr İnternet adresinden sınav tarihinin 10 gün öncesinden başlamak üzere edinebilirsiniz.
Sınava Giriş Belgesinde yazılı olan salondan başka bir yerde sınava giren adayın sınavı geçersiz sayılır. Sınava gireceğiniz binayı, adres bilgisini teyit etmek amacı ile önceden gidip görmeniz sınav günü size kolaylık sağlayacaktır. Sınava Giriş Belgesini kaybeden adaylar tekrar İnternet’ten edinebileceklerdir. Adaylar İnternet’ten edinecekleri Sınava Giriş Belgelerinin renkli veya siyah beyaz çıktılarını sınavda yanlarında bulundurmak zorunda.
Belge üzerinde adayın fotoğrafının bulunması zorunludur. Adaylar, bu belgelerinin yazıcıdan dökümünü edinirken belge üzerinde fotoğraflarının görünür olmasına dikkat etmelidir. Belgenin ön yüzündeki ÖSYM tarafından belirlenmiş bilgiler hariç ön ve arka yüzünde herhangi bir yazı, resim, işaret vb. bulunduğu takdirde adayın sınavı geçersiz sayılacaktır.
NÜFUS CÜZDANI VEYA SÜRESİ GEÇERLİ PASAPORT:
Sınava girebilmeniz için 2015-YGS Sınava Giriş Belgesinden başka, nüfus cüzdanı veya pasaportunuzun da yanınızda bulunması zorunlu . Nüfus cüzdanı veya pasaport dışında, zorunlu askerlik görevini ifa eden er/erbaşlar ile askerî öğrenciler için askerî kimlik belgesi (Bu özel durum, muvazzaf askerler için geçerli değildir.), tutuklu/hükümlü adayların
bu durumlarını kanıtlayan fotoğraflı resmî belge, Türk vatandaşlığından izin ile ayrılanlar ve bunların kanuni mirasçılarına ait Pembe/Mavi Kartlar kabul edilecektir. Bunların dışında; sürücü belgesi, meslek kimlik kartları vb. diğer tüm belgeler sınava giriş için geçerli sayılmayacaktır. Nüfus cüzdanında soğuk damga basılı olmalı, adayın sınav görevlilerince kolaylıkla tanınmasını sağlayacak güncel bir fotoğraf (Sınav günü sınav görevlilerinin sizi fotoğrafınızdan tanımakta güçlük çektiği takdirde sizi sınava almayabileceğini göz önünde bulundurunuz.) ve T.C. Kimlik Numarası bulunmalı, pasaportun süresi geçerli olmalıdır.
Sınav binalarında hiçbir eşya emanete alınmayacağından adaylar,
sınav binalarına bu belgeler dışında herhangi bir eşya, araç gereç vb. getiremezler. Sınavın yapıldığı her bir salona en az bir adet duvar saati, adayların sınavda kullanacakları gereçler (kalem, silgi, kalemtıraş) ile şeker ve peçete ÖSYM tarafından sağlanacaktır. Adaylar sınava şeffaf pet şişe içinde su getirebilecekler.
SINAVA BU EŞYALARLA GİRMEK YASAK!
Adayın yanında bulundurması yasak olan araç ve gereçler nelerdir?
Sınav binalarında hiçbir eşya emanete alınmayacağından adayların sınav binalarına,
• çanta, cüzdan, cep telefonu, saat, kablosuz iletişim sağlayan bluetooth vb. cihazlarla; kulaklık, kolye, küpe, yüzük (alyans hariç), bilezik, broş, anahtar, metal para gibi metal içerikli eşyalarla (basit başörtü iğnesi ve ince metal tokalı kemer hariç); her türlü elektronik/mekanik cihazla ve çağrı cihazı, telsiz, fotoğ-
raf makinesi vb. araçlarla, her türlü plastik ve güneş gözlüğü dâhil cam eşyayla (şeffaf/numaralı gözlük hariç), banka/kredi kartı, ulaşım kartı vb. kartlarla,
• cep bilgisayarı, saat, sözlük işlevi olan elektronik aygıt, hesap makinesi vb. her türlü bilgisayar özelliği bulunan cihazlarla,
• her türlü kesici ve delici alet, ateşli silah ve benzeri teçhizatla,
• kalem, silgi, kalemtıraş, müsvedde kâğıdı, defter, kitap, ders notu, sözlük, dergi, gazete, vb. yayınlar, pergel, açıölçer, cetvel vb. araçlarla gelmeleri kesinlikle yasaktır. Sözcü
27 Şubat 2015 Cuma
Okulda taciz timinin köstebek öğretmeni aranıyor!
Okulda 'taciz timi' kuran kadın müdür yardımcısının sözlerinin yeraldığı toplantı tutanaklarını sızdıranlarla ilgili soruşturma başlatıldı. Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Gülay'ın talimatıyla başlatılan soruşturmada 52 öğretmenin ifadesi alınacak!
Kepez Atatürk Anadolu Lisesi’nde, kısa etek giyen kız öğrencileri engellemeleri için ‘erkek timi’ oluşturmak istediği, Öğretmenler Kurulu toplantısının tutanaklarına yansıyan müdür yardımcısı Filiz G., olayın medyaya yansıması sonucu geçen hafta idari görevinden alınarak başka bir okula Almanca öğretmeni olarak görevlendirilmişti.
Müdür yardımcısı Filiz G.’nin sözlerinin yer aldığı toplantı tutanaklarını sızdıran öğretmeni belirlemek için soruşturma başlatıldı.
KÖSTEBEK ÖĞRETMENİ BULMAK İÇİN 52 ÖĞRETMENİN İFADESİ ALINACAK
Hükümete yakınlığıyla bilinen Eğitimciler Birliği Sendikası’nın (Eğitim- Bir-Sen) basın toplantısında konuşan Antalya Şube Başkanı Mustafa Çoban, İl Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Gülay’ın talimatıyla Kepez Atatürk Anadolu Lisesi’nde konuyla ilgili soruşturma açıldığını söyledi.
Soruşturmanın toplantı tutanaklarının sızdırılmasını kapsadığını söyleyen Çoban, “Okuldaki tutanakların dışarı çıkarılması suçtur. Okulda birileri bu suçu işlemiş. Şimdi bu suçu işleyen öğretmeni bulmak için soruşturma kapsamında 52 öğretmenin ifadesi alınıyor” dedi.
Çoban, hiçbir kadın öğretmenin kız öğrencilerin taciz edilmesini istemeyeceğini, ancak böyle bir durumun gerçekten yaşanmış olması halinde ise öğretmene gereken yaptırımın uygulanması taraftarı olduğunu aktardı. Sözcü
Kepez Atatürk Anadolu Lisesi’nde, kısa etek giyen kız öğrencileri engellemeleri için ‘erkek timi’ oluşturmak istediği, Öğretmenler Kurulu toplantısının tutanaklarına yansıyan müdür yardımcısı Filiz G., olayın medyaya yansıması sonucu geçen hafta idari görevinden alınarak başka bir okula Almanca öğretmeni olarak görevlendirilmişti.
Müdür yardımcısı Filiz G.’nin sözlerinin yer aldığı toplantı tutanaklarını sızdıran öğretmeni belirlemek için soruşturma başlatıldı.
KÖSTEBEK ÖĞRETMENİ BULMAK İÇİN 52 ÖĞRETMENİN İFADESİ ALINACAK
Hükümete yakınlığıyla bilinen Eğitimciler Birliği Sendikası’nın (Eğitim- Bir-Sen) basın toplantısında konuşan Antalya Şube Başkanı Mustafa Çoban, İl Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Gülay’ın talimatıyla Kepez Atatürk Anadolu Lisesi’nde konuyla ilgili soruşturma açıldığını söyledi.
Soruşturmanın toplantı tutanaklarının sızdırılmasını kapsadığını söyleyen Çoban, “Okuldaki tutanakların dışarı çıkarılması suçtur. Okulda birileri bu suçu işlemiş. Şimdi bu suçu işleyen öğretmeni bulmak için soruşturma kapsamında 52 öğretmenin ifadesi alınıyor” dedi.
Çoban, hiçbir kadın öğretmenin kız öğrencilerin taciz edilmesini istemeyeceğini, ancak böyle bir durumun gerçekten yaşanmış olması halinde ise öğretmene gereken yaptırımın uygulanması taraftarı olduğunu aktardı. Sözcü
24 Şubat 2015 Salı
Okul servis şoförü olabilmek için yeni şart!
Okul servisleri için yönetmelikte değişikliğe gidilme kararı alındı. Okul servis araçlarını kullanacak şoförler, 26 yaşından gün almak zorunda olacak. Uygulama 1 Eylül 2015'te başlayacak.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının, "Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği" Resmi gazete'de yayımlandı.
Buna göre, 26 yaşından gün almayanlar, okul servis araçlarında şoförlük yapamayacak.
Söz konusu şoförlerin ayrıca, E sınıfı sürücü belgesi için 5 yıllık, B sınıfı sürücü belgesi için 7 yıllık sürücü belgesine sahip olması ve her 5 yılda bir şoförlük mesleği bakımından bedeni ve psikoteknik açıdan sağlıklı olduklarını gösteren sağlık raporunu yetkili sağlık kuruluşlarından alması gerekecek.
Yönetmelik, 1 Eylül 2015'te yürürlüğe girecek.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının, "Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği" Resmi gazete'de yayımlandı.
Buna göre, 26 yaşından gün almayanlar, okul servis araçlarında şoförlük yapamayacak.
Söz konusu şoförlerin ayrıca, E sınıfı sürücü belgesi için 5 yıllık, B sınıfı sürücü belgesi için 7 yıllık sürücü belgesine sahip olması ve her 5 yılda bir şoförlük mesleği bakımından bedeni ve psikoteknik açıdan sağlıklı olduklarını gösteren sağlık raporunu yetkili sağlık kuruluşlarından alması gerekecek.
Yönetmelik, 1 Eylül 2015'te yürürlüğe girecek.
23 Şubat 2015 Pazartesi
MEB e-sınav sayısını artıracak
MEB e- sınav uygulamasını başarılı buldu. E-sınav olarak pilot çalışması yapılan Motorlu Taşıt Sürücü Kursiyerleri Sınavı’nda (MTSKS) elde edilen başarı sonrası sınav merkezi sayısını artıracak.
Millî eğitim Bakanlığı tarafından bir süredir Ankara’da pilot uygulama olarak, Beşevler Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi Uygulama Oteli’nde, elektronik ortamda yapılan MTSK Sınavında verimli sonuçların alınması üzerine Başkent Öğretmenevinde ikinci bir sınav merkezi açılacak.
Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, e-sınav merkezlerinin Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kanalıyla tüm illere yaygınlaştırılacağını söyledi. E-Sınav uygulamasının maliyetleri düşürdüğünü ve sınav güvenliğini artırdığını belirten Kurt, "Kamuoyumuzun da malumu olduğu üzere e-Sınav, basılı evrak kullanılmaksızın sınav uygulama ve değerlendirilmesine ilişkin her türlü işlemin elektronik ortamda yapıldığı sınavlar. Belirlenen merkezlerde, belirlenen tarih ve saatlerde ‘e-Sınav randevu sistemi’ üzerinden yapılan başvurular dikkate alınarak yapılıyor. Vatandaşımız kendisi için en uygun zamanda sınava girme şansı elde ediyor. Ayrıca girdiği sınavın sonucunu hiç beklemeden hemen sınav sonunda öğreniyor. Bakanlık olarak e-sınavlarla birlikte zaman kazanacağız sınav maliyetini düşüreceğiz, sınav uygulamalarının güvenliği artacak, riskler azalacak" dedi.
"TEKNOLOJİNİN TÜM İMKANLARINI EĞİTİM HİZMETİNE SUNACAĞIZ"
Geleceğe yönelik planlamalarında tüm sınavların hatta ders yazılılarının bile elektronik yolla yapılmasının yer aldığını anlatan Kurt, şunları kaydetti: "Bakanlık olarak atılımlarımıza devam edeceğiz. Teknolojinin tüm imkanlarını eğitimin hizmetine sunacağız, gelişen teknolojiye bağlı olarak başta merkezi sınavlar olmak üzere tüm sınavların e-sınav yöntemiyle yapılması için altyapı sağlayacağız. Ulusal düzeyde yapılan sınavlar, uluslararası standartlara uygun şekilde kademeli olarak elektronik ortamda gerçekleştirilecek."
Millî eğitim Bakanlığı tarafından bir süredir Ankara’da pilot uygulama olarak, Beşevler Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi Uygulama Oteli’nde, elektronik ortamda yapılan MTSK Sınavında verimli sonuçların alınması üzerine Başkent Öğretmenevinde ikinci bir sınav merkezi açılacak.
Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, e-sınav merkezlerinin Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kanalıyla tüm illere yaygınlaştırılacağını söyledi. E-Sınav uygulamasının maliyetleri düşürdüğünü ve sınav güvenliğini artırdığını belirten Kurt, "Kamuoyumuzun da malumu olduğu üzere e-Sınav, basılı evrak kullanılmaksızın sınav uygulama ve değerlendirilmesine ilişkin her türlü işlemin elektronik ortamda yapıldığı sınavlar. Belirlenen merkezlerde, belirlenen tarih ve saatlerde ‘e-Sınav randevu sistemi’ üzerinden yapılan başvurular dikkate alınarak yapılıyor. Vatandaşımız kendisi için en uygun zamanda sınava girme şansı elde ediyor. Ayrıca girdiği sınavın sonucunu hiç beklemeden hemen sınav sonunda öğreniyor. Bakanlık olarak e-sınavlarla birlikte zaman kazanacağız sınav maliyetini düşüreceğiz, sınav uygulamalarının güvenliği artacak, riskler azalacak" dedi.
"TEKNOLOJİNİN TÜM İMKANLARINI EĞİTİM HİZMETİNE SUNACAĞIZ"
Geleceğe yönelik planlamalarında tüm sınavların hatta ders yazılılarının bile elektronik yolla yapılmasının yer aldığını anlatan Kurt, şunları kaydetti: "Bakanlık olarak atılımlarımıza devam edeceğiz. Teknolojinin tüm imkanlarını eğitimin hizmetine sunacağız, gelişen teknolojiye bağlı olarak başta merkezi sınavlar olmak üzere tüm sınavların e-sınav yöntemiyle yapılması için altyapı sağlayacağız. Ulusal düzeyde yapılan sınavlar, uluslararası standartlara uygun şekilde kademeli olarak elektronik ortamda gerçekleştirilecek."
MEB'den 'seçmeli ders' uyarısı
Milli Eğitim Bakanlığınca, 2015-2016 eğitim-öğretim yılı için öğrencilerin seçmeli ders tercih ve işlemlerinin, 20 Şubat 2015'e kadar tamamlanması istendi.
Milli eğitim Bakanlığınca (MEB) illere gönderilen yazıda, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında 5, 6, 7 ve 8. sınıflarda okuyacak öğrencilerin haftada toplam 6 saat, imam hatip ortaokullarının 5, 6 ve 7. sınıflarında okuyacak olan öğrencilerin haftada toplam 2 saat, imam hatip ortaokullarının 8. sınıflarında okuyacak olan öğrencilerin ise haftada toplam 1 saat seçmeli ders seçecekleri ifade edildi.
Okullarda en az 10 öğrencinin aynı dersi seçmesi durumunda, ilgili seçmeli dersin okutulabileceğinin anımsatıldığı yazıda, ilgili alanda öğretmen yokluğu gerekçesiyle okul yönetimlerince öğrenciler ve velilerin belli derslere yönlendirilmeyeceği anlatıldı. Yazıda, okulda ilgili alanda yeterli sayıda öğretmen bulunmadığı derslerin seçilmesi halinde öncelikle diğer okullarda maaş ya da ek ders karşılığı görevlendirmeler yoluyla öğretmen temin edileceği, bunun da mümkün olmadığı hallerde, ücretli öğretmen temin edilmek suretiyle bu derslerin açılacağı ve okutulacağı bildirildi.
Öğrencilerin seçmeli ders tercih iş ve işlemlerinin 20 Şubat 2015 tarihine kadar tamamlanmasının istendiği yazıda, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Kitap ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla gerekli tedbirlerin alınması istendi.
Milli eğitim Bakanlığınca (MEB) illere gönderilen yazıda, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında 5, 6, 7 ve 8. sınıflarda okuyacak öğrencilerin haftada toplam 6 saat, imam hatip ortaokullarının 5, 6 ve 7. sınıflarında okuyacak olan öğrencilerin haftada toplam 2 saat, imam hatip ortaokullarının 8. sınıflarında okuyacak olan öğrencilerin ise haftada toplam 1 saat seçmeli ders seçecekleri ifade edildi.
Okullarda en az 10 öğrencinin aynı dersi seçmesi durumunda, ilgili seçmeli dersin okutulabileceğinin anımsatıldığı yazıda, ilgili alanda öğretmen yokluğu gerekçesiyle okul yönetimlerince öğrenciler ve velilerin belli derslere yönlendirilmeyeceği anlatıldı. Yazıda, okulda ilgili alanda yeterli sayıda öğretmen bulunmadığı derslerin seçilmesi halinde öncelikle diğer okullarda maaş ya da ek ders karşılığı görevlendirmeler yoluyla öğretmen temin edileceği, bunun da mümkün olmadığı hallerde, ücretli öğretmen temin edilmek suretiyle bu derslerin açılacağı ve okutulacağı bildirildi.
Öğrencilerin seçmeli ders tercih iş ve işlemlerinin 20 Şubat 2015 tarihine kadar tamamlanmasının istendiği yazıda, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Kitap ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla gerekli tedbirlerin alınması istendi.
Etiketler:
ders,
haber,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
öğrenci
Kredi Yurtlar Kurumu'ndan öğrencilere ek süre müjdesi!
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan burs ve kredi almaya hak kazanan ancak gerekli taahhütnameyi onaylayamayan öğrencilere 16-22 Şubat tarihleri içerisinde ek süre tanındı.
Gençlik ve spor Bakanlığı’na bağlı faaliyetlerini sürdüren Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan burs ve kredi almaya hak kazanan ancak gerekli taahhütnameyi onaylayamayan öğrencilere 16-22 Şubat tarihleri içerisinde ek süre tanındı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan burs ve kredi kazanan fakat "www.turkiye.gov.tr" adresinden burs ile kredi taahhütnamesini onaylayamayan gençlere ek süre tanındığı bildirildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Öğrenciler, PTT üzerinden temin ettikleri e-devlet şifreleriyle 'www.turkiye.gov.tr' adresinden 22 Şubat saat 23.59’a dek taahhütnamelerini onaylayabilecek. Söz konusu taahhütnameleri onaylayan öğrenciler, burs ve kredilerini mart ayı içerisinde, ocak ayından itibaren üç aylık olarak alacak.
Yurt dışında yüksek öğrenim gören öğrenciler ise taahhütname onaylama işlemlerini 31 Mart tarihine kadar yapabilecek.
Gençlik ve spor Bakanlığı’na bağlı faaliyetlerini sürdüren Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan burs ve kredi almaya hak kazanan ancak gerekli taahhütnameyi onaylayamayan öğrencilere 16-22 Şubat tarihleri içerisinde ek süre tanındı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan burs ve kredi kazanan fakat "www.turkiye.gov.tr" adresinden burs ile kredi taahhütnamesini onaylayamayan gençlere ek süre tanındığı bildirildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Öğrenciler, PTT üzerinden temin ettikleri e-devlet şifreleriyle 'www.turkiye.gov.tr' adresinden 22 Şubat saat 23.59’a dek taahhütnamelerini onaylayabilecek. Söz konusu taahhütnameleri onaylayan öğrenciler, burs ve kredilerini mart ayı içerisinde, ocak ayından itibaren üç aylık olarak alacak.
Yurt dışında yüksek öğrenim gören öğrenciler ise taahhütname onaylama işlemlerini 31 Mart tarihine kadar yapabilecek.
"TEOG başarı sıralaması saklanıyor çünkü...'
CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavında başarı sıralamasının açıklanmamasının nedeninin, Tunceli'nin bu sınavda en başarılı il olmasından kaynaklandığını ileri sürdü.
Serter, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Milli Eğitim Bakanlığı'nın, TEOG Sınavı başarı sıralamasını, defalarca sorulmasına rağmen sır gibi sakladığını savundu.
Söz konusu sıralamanın açıklanmama nedeninin ortaya çıktığını belirten Serter, "Çünkü TEOG sınavında Türkiye'deki en başarılı il Tunceli olmuş. Batman, Şırnak, Hakkari, Mardin, Şanlıurfa, Ağrı ve Iğdır en düşük ortalamaya sahip. Bu kadar çarpıcı bir sonucun kamuoyunda gizlenme nedeni nedir? MEB'de yapılan toplantılarda, bu sonucun CHP'ye siyaseten yarayacağı değerlendirmesi yapılmış. Tunceli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun memleketi ve ilaveten nüfus ağırlığı Alevilerden oluşuyor" diye konuştu.
Nur Serter, bazı okullarda, okul başkanlıkları için öğrenciler arasında yapılan seçimde, Ak Parti il gençlik kollarının, kendi adaylarını seçtirmek için kuşe kağıda, standart bir şekilde olarak afiş bastırdığını ve okullara gönderdiğini ileri sürdü. Okullara siyasetin girdiğini iddia eden Serter, bu durumun sınıf başkanlığı seçimlerine kadar gidebileceğini öne sürdü.
Serter, Kepez Atatürk Anadolu Lisesi'nde, "mini etekli kızlara yönelik taciz timi" iddiasına ilişkin hakkında soruşturma açılan müdür yardımcısının açığa alınmasını beklediklerini, ancak söz konusu müdür yardımcısının başka bir okula gönderildiğini ifade etti. Serter, "Bunun nedenini öğrenmek istiyoruz. Başka bir okulda da taciz timi kursun diye mi gönderildi?" dedi.
Serter ayrıca, Siirt Emniyet Müdürlüğü'nce illere gönderilen bir yazıya ilişkin "sehven gönderildi" açıklamasını inandırıcı bulmadıklarını söyledi. Böyle bir olayın sehven yapılamayacağını belirten Serter, bunun bir saldırganlık ve anayasal bir suç olduğunu savundu.
Serter, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Milli Eğitim Bakanlığı'nın, TEOG Sınavı başarı sıralamasını, defalarca sorulmasına rağmen sır gibi sakladığını savundu.
Söz konusu sıralamanın açıklanmama nedeninin ortaya çıktığını belirten Serter, "Çünkü TEOG sınavında Türkiye'deki en başarılı il Tunceli olmuş. Batman, Şırnak, Hakkari, Mardin, Şanlıurfa, Ağrı ve Iğdır en düşük ortalamaya sahip. Bu kadar çarpıcı bir sonucun kamuoyunda gizlenme nedeni nedir? MEB'de yapılan toplantılarda, bu sonucun CHP'ye siyaseten yarayacağı değerlendirmesi yapılmış. Tunceli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun memleketi ve ilaveten nüfus ağırlığı Alevilerden oluşuyor" diye konuştu.
Nur Serter, bazı okullarda, okul başkanlıkları için öğrenciler arasında yapılan seçimde, Ak Parti il gençlik kollarının, kendi adaylarını seçtirmek için kuşe kağıda, standart bir şekilde olarak afiş bastırdığını ve okullara gönderdiğini ileri sürdü. Okullara siyasetin girdiğini iddia eden Serter, bu durumun sınıf başkanlığı seçimlerine kadar gidebileceğini öne sürdü.
Serter, Kepez Atatürk Anadolu Lisesi'nde, "mini etekli kızlara yönelik taciz timi" iddiasına ilişkin hakkında soruşturma açılan müdür yardımcısının açığa alınmasını beklediklerini, ancak söz konusu müdür yardımcısının başka bir okula gönderildiğini ifade etti. Serter, "Bunun nedenini öğrenmek istiyoruz. Başka bir okulda da taciz timi kursun diye mi gönderildi?" dedi.
Serter ayrıca, Siirt Emniyet Müdürlüğü'nce illere gönderilen bir yazıya ilişkin "sehven gönderildi" açıklamasını inandırıcı bulmadıklarını söyledi. Böyle bir olayın sehven yapılamayacağını belirten Serter, bunun bir saldırganlık ve anayasal bir suç olduğunu savundu.
19 Şubat 2015 Perşembe
YÖK'ten ders saatlerine Özgecan ayarı
YÖK, Özgecan Aslan cinayetinin ardından, üniversite ikinci öğretim derslerinin başlama ve bitiş saatlerini yeniden düzenleyecek.
YÖK Başkanı Yekta Saraç, yaptığı açıklamada Özgecan Aslan cinayetinin özellikle kız öğrencilerin ikinci öğretim derslerinin başlama ve bitiş saatlerine ilişkin şikayetleri üzerine, konuyu tekrar ele almaya karar verdiklerini söyledi.
YÖK Başkanı, "Önceliğimiz öğrencilerimiz ve onların huzurlu bir şekilde eğitim almalarıdır. Kısa süre içerisinde konuya ilişkin karar alacağımızı umuyorum" ifadesini kullandı.
YÖK Başkanı Yekta Saraç, yaptığı açıklamada Özgecan Aslan cinayetinin özellikle kız öğrencilerin ikinci öğretim derslerinin başlama ve bitiş saatlerine ilişkin şikayetleri üzerine, konuyu tekrar ele almaya karar verdiklerini söyledi.
YÖK Başkanı, "Önceliğimiz öğrencilerimiz ve onların huzurlu bir şekilde eğitim almalarıdır. Kısa süre içerisinde konuya ilişkin karar alacağımızı umuyorum" ifadesini kullandı.
18 Şubat 2015 Çarşamba
Özgecan cinayetinin ardından ders saatlerinde düzenleme
YÖK, Özgecan Aslan cinayetinin ardından, üniversite ikinci öğretim derslerinin başlama ve bitiş saatlerini yeniden düzenleyecek.
YÖK Başkanı Yekta Saraç, yaptığı açıklamada Özgecan Aslan cinayetinin özellikle kız öğrencilerin ikinci öğretim derslerinin başlama ve bitiş saatlerine ilişkin şikayetleri üzerine, konuyu tekrar ele almaya karar verdiklerini söyledi.
YÖK Başkanı, "Önceliğimiz öğrencilerimiz ve onların huzurlu bir şekilde eğitim almalarıdır. Kısa süre içerisinde konuya ilişkin karar alacağımızı umuyorum" ifadesini kullandı.
YÖK Başkanı Yekta Saraç, yaptığı açıklamada Özgecan Aslan cinayetinin özellikle kız öğrencilerin ikinci öğretim derslerinin başlama ve bitiş saatlerine ilişkin şikayetleri üzerine, konuyu tekrar ele almaya karar verdiklerini söyledi.
YÖK Başkanı, "Önceliğimiz öğrencilerimiz ve onların huzurlu bir şekilde eğitim almalarıdır. Kısa süre içerisinde konuya ilişkin karar alacağımızı umuyorum" ifadesini kullandı.
17 Şubat 2015 Salı
Sınav heyecanı nasıl yenilir?
Uzman Psikolog Naciye Tokaç sınav heyecanını yenme konusunda bilgiler verdi.
Milliyet'in haberine göre; Uzman Psikolog Naciye Tokaç,''Üniversite veya liselere giriş sınavları yaklaşıyor. Belki bunu bile söylemek öğrencilerde sınava ilişkin kaygıya yol açabilir. Bu nedenle terapiye başvuran birçok öğrenciye "sınava ne kadar zaman kaldı?" diye sorsam hemen elleri kalpleri üzerine giderek, yüzleri asılarak "çok az" cümlesini duyuyorum.''diye ifade etti.
Uzman Psikolog Naciye Tokaç,''Yüzyılımızın yaşam şartları düşünüldüğünde; iyi bir lisede okumak iyi bir üniversite kazanmayı, iyi bir üniversite kazanmak ise iyi bir meslek yaşamını ifade etmektedir. En azından çoğunluk bu şekilde düşünüyor. Başarılı bir hayat isteyen bireyler için tüm bu koşulların karşılanma zorunluluğunun olması yapamama korkusunu doğurabiliyor. Çünkü yapamazsa istediği hayatı elde edemez(!). İstediğimiz hayatın illaki bu başarılardan geçip geçmediği tartışmasını şimdilik bir kenara bırakıp yapamama korkusunu konuşalım.''dedi.
Naciye Tokaç,''Öğrencilerin içinde bulundukları tüm ortamlar onu ders başarısı ile kıyaslama eğilimindedir. Okulda öğretmenler başarılı olmaları yönünde daima yönlendirir, hatta bazı öğretmenler derslerinde başarılı olanları daha fazla önemserken; dershane tamamen sınava ilişkin gidilen bir yerdir ve alınan sınav puanları neredeyse isminizden önde gelir. Aile ortamında anne-babalar daima ders çalışması yönünde uyarırlar ve bazıları için çalışsalar da yeterli gelmez. Eve gelen misafir derslerinizi sorar, komşunun çocuğunun notları evinizde sizin notlarınızdan daha iyi bilinir. Nereye giderseniz gidin herzaman "dersler nasıl?" sorusunu duyarsınız.''diye belirtti.
Naciye Tokaç,''Böyle bir ortamda bulunan birey bu sınavları muhakkak kazanması gerektiği yönünde kendisine baskı uygulamaya başlar. İşte bu noktada başarma isteğinin motive edici unsurları ortadan kalkarak başarıyı ketleyici duruma gelir. Öğrenci ya bu sınavları kazanacak ya da hayatta başarısız olacaktır handikapıyla karşılaşır. Üzerinde bu baskıyı hisseden öğrencinin bilgi işleme süreci olumsuz ve işine yaramayan; hatta öğrencinin varolan performansını düşürebilen düşüncelerle işlemeye başlar. Bunlardan bazıları "çok çalışıyorum ama yeterli değil başaramayacağım, asla başarılı olamayacağım, her şey aklımdan uçup gidicek, kazanamazsam ailemin yüzüne nasıl bakacağım, kesinlikle kazanmam lazım” gibi düşüncelerdir.
Sınav kaygısı olarak tanımlayabileceğimiz bu durum; kişinin sınava hazırlık aşaması ve sınav anındaki performansını oldukça olumsuz etkilenmektedir. Öğrenci sınavdan önce ve sınav esnasında aşırı gerginlik ve stres hisseder. Sınav kaygısı kişiyi çalışma motivasyonu, anlama-kavrama becerisi, dikkat-konsantrasyonu gibi birçok alanda etkilemektedir.''diye söyledi ve sözlerine şunları ekledi:''Sınav kaygısı çalışmalarında etkili bir yöntem olan Bilişsel Davranışçı Terapi Modeline göre; kişinin ruhsal durumunu ve davranışını etkileyen şey içinde bulunulan durumun kendisi değil, o olaya ilişkin olarak kişinin kendi zihninde verdiği anlamlar ve yorumlardır. Bu anlamlar ve yorumlar yukarıda örneklerinden verdiğimiz gibi olumsuz içerikte ve işe yaramayan tarzda ise kişinin düşünce, duygu ve davranışının da olumsuz olmasını sağlar.''dedi.
Naciye Tokaç,''Peki ne yapmalı? Öncelikle öğrencinin kendisi ve yaşamla ilgili bilgi ve beklentilerinin gerçeğe uygunluğu değerlendirilebilir. Nasıl bir yaşam istiyorum? İstediğim yaşam ile imkanlarım ne kadar uyuşuyor? Sınırlarım/sınırlılıklarım ne? Kendimi gerçekten tanıyor muyum? Gibi sorulara cevap vermesi kendisine yönelik farkındalığını sağlayacaktır.İkinci olarak sınavlara ilişkin aklından neler geçtiği ve duyguları konusunda düşünerek eğer varsa olumsuz düşüncelerinin fark edilmesi gerekir. Böylece olumsuz düşüncelerini fark ederek onların yerine daha gerçekçi, olumlu ve işine yarayan düşüncelerle yer değiştirebilir. Örneğin; "sınavı kazanmam için çok çalışmam, her şeyi öğrenmem lazım" yerine "eğer yeterince çalışırsam sınav için gerekli birçok şeyi öğrenebilirim ve sınavı kazanabilirim" düşüncesi gelişirse bu öğrenci için daha motive edici olacaktır.Ders çalışma yöntemlerinizin doğru olup olmadığının fark edilmesi de kaygının düzeyini etkileyecektir. Doğruyu yanlış yöntemle öğrenemezsiniz. Sizin karakterinize, becerilerinize, öğrenme stilinize en uygun öğrenme yöntemiyle çalışmanız öz güveninizi artıracaktır.''diye ifade etti.
Uzman Psikolog Naciye Tokaç,''Sınav öncesi ve sınav esnasında ortaya çıkabilen fiziksel belirtilerin farkına varmak, bunları kontrol etmeyi öğrenmek de önemlidir. Çünkü kaygı anında otonom sinir sistemi etkin olur ve vücutta savaş veya kaç tepkileri görülür. Bunlar; çarpıntı, terleme, titreme, ağızda kuruluk, nefes darlığı, sıcak/soğuk basması vb. belirtilerdir. Öğrencinin sınav öncesinde ve sınav esnasında oluşan bu gibi belirtileri kontrol etmeyi/gevşemeyi öğrenmesi işine yarayacaktır.Burada önemli nir nokta da ailedir. Anne- baba ve yakın çevredekilerin söz ve tutumlarının da öğrencinin düşüncelerini, performansını etkilediğinden bahsetmiştik. Baskıcı, otoriter, çocuğa söz hakkı tanımayan, mükemmeliyetçi ve onu küçük gören ebeveynlerin çocuklarının özgüvenlerinin daha düşük olduğunu ve sınav kaygılarının yüksek olduğunu gözlemlemekteyiz. Ebeveyn ve yakın çevrenin de destekleyici yaklaşımı öğrencinin kaygısının azalmasına destek olacaktır.Başarılı bir hayat yaşama isteğimizin olması çok normaldir ancak bunun kendimizi mutlu edebilecek şekilde yaşanması daha önemlidir. Belki çocuklarınıza, öğrencilerinize, tanıdıklarınıza mutlu olmalarını sağlayacak öneriler/örnekler sunmak onların kendilerine güvenmesine ve kişisel gelişimlerine katkı sağlayacaktır.''diye belirtti.
Milliyet'in haberine göre; Uzman Psikolog Naciye Tokaç,''Üniversite veya liselere giriş sınavları yaklaşıyor. Belki bunu bile söylemek öğrencilerde sınava ilişkin kaygıya yol açabilir. Bu nedenle terapiye başvuran birçok öğrenciye "sınava ne kadar zaman kaldı?" diye sorsam hemen elleri kalpleri üzerine giderek, yüzleri asılarak "çok az" cümlesini duyuyorum.''diye ifade etti.
Uzman Psikolog Naciye Tokaç,''Yüzyılımızın yaşam şartları düşünüldüğünde; iyi bir lisede okumak iyi bir üniversite kazanmayı, iyi bir üniversite kazanmak ise iyi bir meslek yaşamını ifade etmektedir. En azından çoğunluk bu şekilde düşünüyor. Başarılı bir hayat isteyen bireyler için tüm bu koşulların karşılanma zorunluluğunun olması yapamama korkusunu doğurabiliyor. Çünkü yapamazsa istediği hayatı elde edemez(!). İstediğimiz hayatın illaki bu başarılardan geçip geçmediği tartışmasını şimdilik bir kenara bırakıp yapamama korkusunu konuşalım.''dedi.
Naciye Tokaç,''Öğrencilerin içinde bulundukları tüm ortamlar onu ders başarısı ile kıyaslama eğilimindedir. Okulda öğretmenler başarılı olmaları yönünde daima yönlendirir, hatta bazı öğretmenler derslerinde başarılı olanları daha fazla önemserken; dershane tamamen sınava ilişkin gidilen bir yerdir ve alınan sınav puanları neredeyse isminizden önde gelir. Aile ortamında anne-babalar daima ders çalışması yönünde uyarırlar ve bazıları için çalışsalar da yeterli gelmez. Eve gelen misafir derslerinizi sorar, komşunun çocuğunun notları evinizde sizin notlarınızdan daha iyi bilinir. Nereye giderseniz gidin herzaman "dersler nasıl?" sorusunu duyarsınız.''diye belirtti.
Naciye Tokaç,''Böyle bir ortamda bulunan birey bu sınavları muhakkak kazanması gerektiği yönünde kendisine baskı uygulamaya başlar. İşte bu noktada başarma isteğinin motive edici unsurları ortadan kalkarak başarıyı ketleyici duruma gelir. Öğrenci ya bu sınavları kazanacak ya da hayatta başarısız olacaktır handikapıyla karşılaşır. Üzerinde bu baskıyı hisseden öğrencinin bilgi işleme süreci olumsuz ve işine yaramayan; hatta öğrencinin varolan performansını düşürebilen düşüncelerle işlemeye başlar. Bunlardan bazıları "çok çalışıyorum ama yeterli değil başaramayacağım, asla başarılı olamayacağım, her şey aklımdan uçup gidicek, kazanamazsam ailemin yüzüne nasıl bakacağım, kesinlikle kazanmam lazım” gibi düşüncelerdir.
Sınav kaygısı olarak tanımlayabileceğimiz bu durum; kişinin sınava hazırlık aşaması ve sınav anındaki performansını oldukça olumsuz etkilenmektedir. Öğrenci sınavdan önce ve sınav esnasında aşırı gerginlik ve stres hisseder. Sınav kaygısı kişiyi çalışma motivasyonu, anlama-kavrama becerisi, dikkat-konsantrasyonu gibi birçok alanda etkilemektedir.''diye söyledi ve sözlerine şunları ekledi:''Sınav kaygısı çalışmalarında etkili bir yöntem olan Bilişsel Davranışçı Terapi Modeline göre; kişinin ruhsal durumunu ve davranışını etkileyen şey içinde bulunulan durumun kendisi değil, o olaya ilişkin olarak kişinin kendi zihninde verdiği anlamlar ve yorumlardır. Bu anlamlar ve yorumlar yukarıda örneklerinden verdiğimiz gibi olumsuz içerikte ve işe yaramayan tarzda ise kişinin düşünce, duygu ve davranışının da olumsuz olmasını sağlar.''dedi.
Naciye Tokaç,''Peki ne yapmalı? Öncelikle öğrencinin kendisi ve yaşamla ilgili bilgi ve beklentilerinin gerçeğe uygunluğu değerlendirilebilir. Nasıl bir yaşam istiyorum? İstediğim yaşam ile imkanlarım ne kadar uyuşuyor? Sınırlarım/sınırlılıklarım ne? Kendimi gerçekten tanıyor muyum? Gibi sorulara cevap vermesi kendisine yönelik farkındalığını sağlayacaktır.İkinci olarak sınavlara ilişkin aklından neler geçtiği ve duyguları konusunda düşünerek eğer varsa olumsuz düşüncelerinin fark edilmesi gerekir. Böylece olumsuz düşüncelerini fark ederek onların yerine daha gerçekçi, olumlu ve işine yarayan düşüncelerle yer değiştirebilir. Örneğin; "sınavı kazanmam için çok çalışmam, her şeyi öğrenmem lazım" yerine "eğer yeterince çalışırsam sınav için gerekli birçok şeyi öğrenebilirim ve sınavı kazanabilirim" düşüncesi gelişirse bu öğrenci için daha motive edici olacaktır.Ders çalışma yöntemlerinizin doğru olup olmadığının fark edilmesi de kaygının düzeyini etkileyecektir. Doğruyu yanlış yöntemle öğrenemezsiniz. Sizin karakterinize, becerilerinize, öğrenme stilinize en uygun öğrenme yöntemiyle çalışmanız öz güveninizi artıracaktır.''diye ifade etti.
Uzman Psikolog Naciye Tokaç,''Sınav öncesi ve sınav esnasında ortaya çıkabilen fiziksel belirtilerin farkına varmak, bunları kontrol etmeyi öğrenmek de önemlidir. Çünkü kaygı anında otonom sinir sistemi etkin olur ve vücutta savaş veya kaç tepkileri görülür. Bunlar; çarpıntı, terleme, titreme, ağızda kuruluk, nefes darlığı, sıcak/soğuk basması vb. belirtilerdir. Öğrencinin sınav öncesinde ve sınav esnasında oluşan bu gibi belirtileri kontrol etmeyi/gevşemeyi öğrenmesi işine yarayacaktır.Burada önemli nir nokta da ailedir. Anne- baba ve yakın çevredekilerin söz ve tutumlarının da öğrencinin düşüncelerini, performansını etkilediğinden bahsetmiştik. Baskıcı, otoriter, çocuğa söz hakkı tanımayan, mükemmeliyetçi ve onu küçük gören ebeveynlerin çocuklarının özgüvenlerinin daha düşük olduğunu ve sınav kaygılarının yüksek olduğunu gözlemlemekteyiz. Ebeveyn ve yakın çevrenin de destekleyici yaklaşımı öğrencinin kaygısının azalmasına destek olacaktır.Başarılı bir hayat yaşama isteğimizin olması çok normaldir ancak bunun kendimizi mutlu edebilecek şekilde yaşanması daha önemlidir. Belki çocuklarınıza, öğrencilerinize, tanıdıklarınıza mutlu olmalarını sağlayacak öneriler/örnekler sunmak onların kendilerine güvenmesine ve kişisel gelişimlerine katkı sağlayacaktır.''diye belirtti.
16 Şubat 2015 Pazartesi
MEB'den 'seçmeli ders' uyarısı
Milli Eğitim Bakanlığınca, 2015-2016 eğitim-öğretim yılı için öğrencilerin seçmeli ders tercih ve işlemlerinin, 20 Şubat 2015'e kadar tamamlanması istendi.
Milli eğitim Bakanlığınca (MEB) illere gönderilen yazıda, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında 5, 6, 7 ve 8. sınıflarda okuyacak öğrencilerin haftada toplam 6 saat, imam hatip ortaokullarının 5, 6 ve 7. sınıflarında okuyacak olan öğrencilerin haftada toplam 2 saat, imam hatip ortaokullarının 8. sınıflarında okuyacak olan öğrencilerin ise haftada toplam 1 saat seçmeli ders seçecekleri ifade edildi.
Okullarda en az 10 öğrencinin aynı dersi seçmesi durumunda, ilgili seçmeli dersin okutulabileceğinin anımsatıldığı yazıda, ilgili alanda öğretmen yokluğu gerekçesiyle okul yönetimlerince öğrenciler ve velilerin belli derslere yönlendirilmeyeceği anlatıldı. Yazıda, okulda ilgili alanda yeterli sayıda öğretmen bulunmadığı derslerin seçilmesi halinde öncelikle diğer okullarda maaş ya da ek ders karşılığı görevlendirmeler yoluyla öğretmen temin edileceği, bunun da mümkün olmadığı hallerde, ücretli öğretmen temin edilmek suretiyle bu derslerin açılacağı ve okutulacağı bildirildi.
Öğrencilerin seçmeli ders tercih iş ve işlemlerinin 20 Şubat 2015 tarihine kadar tamamlanmasının istendiği yazıda, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Kitap ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla gerekli tedbirlerin alınması istendi.
Milli eğitim Bakanlığınca (MEB) illere gönderilen yazıda, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında 5, 6, 7 ve 8. sınıflarda okuyacak öğrencilerin haftada toplam 6 saat, imam hatip ortaokullarının 5, 6 ve 7. sınıflarında okuyacak olan öğrencilerin haftada toplam 2 saat, imam hatip ortaokullarının 8. sınıflarında okuyacak olan öğrencilerin ise haftada toplam 1 saat seçmeli ders seçecekleri ifade edildi.
Okullarda en az 10 öğrencinin aynı dersi seçmesi durumunda, ilgili seçmeli dersin okutulabileceğinin anımsatıldığı yazıda, ilgili alanda öğretmen yokluğu gerekçesiyle okul yönetimlerince öğrenciler ve velilerin belli derslere yönlendirilmeyeceği anlatıldı. Yazıda, okulda ilgili alanda yeterli sayıda öğretmen bulunmadığı derslerin seçilmesi halinde öncelikle diğer okullarda maaş ya da ek ders karşılığı görevlendirmeler yoluyla öğretmen temin edileceği, bunun da mümkün olmadığı hallerde, ücretli öğretmen temin edilmek suretiyle bu derslerin açılacağı ve okutulacağı bildirildi.
Öğrencilerin seçmeli ders tercih iş ve işlemlerinin 20 Şubat 2015 tarihine kadar tamamlanmasının istendiği yazıda, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Kitap ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla gerekli tedbirlerin alınması istendi.
Nükleer eğitimi için 80 öğrenci Rusya'ya gidecek!
Türkiye'den Rusya'ya nükleer eğitimi almak üzere seçilecek 80 öğrenci için başvuru süreci başladı.
Akkuyu Nükleer AŞ'den yapılan açıklamaya göre, bu yıl Türkiye’den 80 öğrenci iş garantili ve burslu nükleer eğitimi için Rusya'ya gönderilecek.
Öğrenciler, Ulusal Nükleer Araştırma Üniversitesi Moskova Fizik Mühendisliği Enstitüsü (MEPhI) ile St. Petersburg Politeknik Devlet Üniversitesi’nde eğitim alacak.
Rusya’ya gönderilecek öğrenciler, yazılı ve sözlü sınavla seçilecek. Sınavda başarılı olup eğitim programına katılmaya hak kazananlar, parasız nükleer mühendislik eğitim alacak.
Nükleer eğitimi almak isteyen öğrenciler, 27 Mart 2015 tarihine kadar "www.akkuyu.com" internet adresinden başvuru yapabilecek. Başvuru için herhangi bir ücret talep edilmeyecek.
Rusya'daki eğitim programını başarı ile tamamlayan, uygulama eğitimini ve stajını bitiren öğrenciler, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde işe alınacak.
Moskova’da halen nükleer enerji alanında 250'nin üzerinde Türk öğrenci eğitim alıyor. (Milliyet)
Akkuyu Nükleer AŞ'den yapılan açıklamaya göre, bu yıl Türkiye’den 80 öğrenci iş garantili ve burslu nükleer eğitimi için Rusya'ya gönderilecek.
Öğrenciler, Ulusal Nükleer Araştırma Üniversitesi Moskova Fizik Mühendisliği Enstitüsü (MEPhI) ile St. Petersburg Politeknik Devlet Üniversitesi’nde eğitim alacak.
Rusya’ya gönderilecek öğrenciler, yazılı ve sözlü sınavla seçilecek. Sınavda başarılı olup eğitim programına katılmaya hak kazananlar, parasız nükleer mühendislik eğitim alacak.
Nükleer eğitimi almak isteyen öğrenciler, 27 Mart 2015 tarihine kadar "www.akkuyu.com" internet adresinden başvuru yapabilecek. Başvuru için herhangi bir ücret talep edilmeyecek.
Rusya'daki eğitim programını başarı ile tamamlayan, uygulama eğitimini ve stajını bitiren öğrenciler, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde işe alınacak.
Moskova’da halen nükleer enerji alanında 250'nin üzerinde Türk öğrenci eğitim alıyor. (Milliyet)
İngiliz Üniversitelerinin yetkilileri 28 Şubat'ta İstanbul'da!
İngiltere'de eğitim almak isteyen öğrenciler için 28 Şubat'ta Hilton'da 'İngiltere'de Eğitim Günleri' isimli bir etkinlik düzenlenecek. Mezun.com'un düzenlediği etkinlikte öğrencileri birçok sürpriz bekliyor.
Mezun.com, İngiltere’de eğitim almak isteyen öğrenciler için 28 Şubat’ta Hilton’da ‘İngiltere’de Eğitim Günleri’ isimli bir etkinlik düzenliyor. İngiltere’deki üniversitelerin yetkililerinin katılacağı etkinlikte öğrencileri burslar, iPad’ler, ücretsiz TOEFL/IELTS testleri ve daha birçok sürpriz bekliyor.
İngiltere Üniversiteleri ve Dil Okulları Resmi Kayıt Merkezi SI-UK Education Council desteğiyle düzenlenen etkinlik 28 Şubat’ta İstanbul Harbiye’deki Hilton Otel’de 13:00-17:00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Dil eğitimi, lisans, yüksek lisans eğitimi almak isteyenler öğrenciler için fırsat niteliği taşıyan ‘İngiltere’de Eğitim Günleri’ etkinliğine ücretsiz katılmak isteyen öğrenciler
www.ingilteredeegitimgunleri.com linkinden kayıt yaptırabilirler.
Etkinlik, öğrencilere İngiltere’deki üniversitelerin yetkilileriyle bire bir görüşme şansı sunuyor.
İngiltere’de Eğitim Günlerine Katılımcı Okullar:
1) Anglia Ruskin University
2) Coventry University
3) De Montfort University
4) Durham University
5) Edge Hill University
6) Hult University
7) Institute of Education University (IOE)
8) Liverpool Hope University
9) London Metropolitan University
10) The University of Law
11) University of Bradford
12) University of Central Lancashire(UCLAN)
13) University of Lincoln
14) University of Liverpool -Management School
15) University of Sunderland
16) University of Surrey
17) Writtle College
18) Oxford International Education Group - Pathways
19) Oxford House College
20) Kings Education
Mezun.com, İngiltere’de eğitim almak isteyen öğrenciler için 28 Şubat’ta Hilton’da ‘İngiltere’de Eğitim Günleri’ isimli bir etkinlik düzenliyor. İngiltere’deki üniversitelerin yetkililerinin katılacağı etkinlikte öğrencileri burslar, iPad’ler, ücretsiz TOEFL/IELTS testleri ve daha birçok sürpriz bekliyor.
İngiltere Üniversiteleri ve Dil Okulları Resmi Kayıt Merkezi SI-UK Education Council desteğiyle düzenlenen etkinlik 28 Şubat’ta İstanbul Harbiye’deki Hilton Otel’de 13:00-17:00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Dil eğitimi, lisans, yüksek lisans eğitimi almak isteyenler öğrenciler için fırsat niteliği taşıyan ‘İngiltere’de Eğitim Günleri’ etkinliğine ücretsiz katılmak isteyen öğrenciler
www.ingilteredeegitimgunleri.com linkinden kayıt yaptırabilirler.
Etkinlik, öğrencilere İngiltere’deki üniversitelerin yetkilileriyle bire bir görüşme şansı sunuyor.
İngiltere’de Eğitim Günlerine Katılımcı Okullar:
1) Anglia Ruskin University
2) Coventry University
3) De Montfort University
4) Durham University
5) Edge Hill University
6) Hult University
7) Institute of Education University (IOE)
8) Liverpool Hope University
9) London Metropolitan University
10) The University of Law
11) University of Bradford
12) University of Central Lancashire(UCLAN)
13) University of Lincoln
14) University of Liverpool -Management School
15) University of Sunderland
16) University of Surrey
17) Writtle College
18) Oxford International Education Group - Pathways
19) Oxford House College
20) Kings Education
Kredi Yurtlar Kurumu'ndan öğrencilere ek süre müjdesi!
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan burs ve kredi almaya hak kazanan ancak gerekli taahhütnameyi onaylayamayan öğrencilere 16-22 Şubat tarihleri içerisinde ek süre tanındı.
Gençlik ve spor Bakanlığı’na bağlı faaliyetlerini sürdüren Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan burs ve kredi almaya hak kazanan ancak gerekli taahhütnameyi onaylayamayan öğrencilere 16-22 Şubat tarihleri içerisinde ek süre tanındı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan burs ve kredi kazanan fakat "www.turkiye.gov.tr" adresinden burs ile kredi taahhütnamesini onaylayamayan gençlere ek süre tanındığı bildirildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Öğrenciler, PTT üzerinden temin ettikleri e-devlet şifreleriyle 'www.turkiye.gov.tr' adresinden 22 Şubat saat 23.59’a dek taahhütnamelerini onaylayabilecek. Söz konusu taahhütnameleri onaylayan öğrenciler, burs ve kredilerini mart ayı içerisinde, ocak ayından itibaren üç aylık olarak alacak.
Yurt dışında yüksek öğrenim gören öğrenciler ise taahhütname onaylama işlemlerini 31 Mart tarihine kadar yapabilecek.
Gençlik ve spor Bakanlığı’na bağlı faaliyetlerini sürdüren Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan burs ve kredi almaya hak kazanan ancak gerekli taahhütnameyi onaylayamayan öğrencilere 16-22 Şubat tarihleri içerisinde ek süre tanındı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan burs ve kredi kazanan fakat "www.turkiye.gov.tr" adresinden burs ile kredi taahhütnamesini onaylayamayan gençlere ek süre tanındığı bildirildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Öğrenciler, PTT üzerinden temin ettikleri e-devlet şifreleriyle 'www.turkiye.gov.tr' adresinden 22 Şubat saat 23.59’a dek taahhütnamelerini onaylayabilecek. Söz konusu taahhütnameleri onaylayan öğrenciler, burs ve kredilerini mart ayı içerisinde, ocak ayından itibaren üç aylık olarak alacak.
Yurt dışında yüksek öğrenim gören öğrenciler ise taahhütname onaylama işlemlerini 31 Mart tarihine kadar yapabilecek.
15 Şubat 2015 Pazar
‘Yüzde 40 zam neden canısı’
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nce (ÖSYM) yapılan Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı’nın (YDS) giriş ücretine yüzde 40 zam yapıldı.
2014 yılına 50 lira olan başvuru ücreti, ÖSYM Yönetim Kurulu’nun kararıyla 70 liraya çıkarıldı. Şifre edinme ücretini de 2 liradan 5 liraya yükselten ÖSYM’ye sınava girecek adaylardan, ayrıca “başvuru hizmeti ücreti” adı altında 3 lira ve “ÖSYM sınav koordinatörlüklerinden fotoğraf güncelleme ücreti” adı altında da 10 lira alacak. Bu 3 işlemi birden yapan aday toplam 83 lira yatırmak zorunda kalacak. 5 Nisan’da yapılacak sınav için başvurular 25 Şubat’ta sona erecek. 70 lira olan sınav ücretine tepki gösteren ve “YDS zammını geri al” sloganıyla imza kampanyası başlatan adaylar, “Asgari maaşın 10’da 1’i nasıl olur da bir sınav bedeli olur? Biz gençlere aralanmış bu küçük kapıyı da kapatmayın” dedi.
‘İTİRAZIMIZ VAR’
Furkan Kurtaran: “YDS’ye yüzde 40 zam neden canısı?”
Tuba: “20 lira zam yapan ÖSYM sınavda su da istiyorum, soğuk olsun, iyi gelir.”
Nadi Kaplan: “2013’te 40 TL, 2014’te 50 TL, 2015’te 70 TL hiçbir şeye bu oranda zam yapılmadı heralde son yıllarda.”
Gözde Özlem Atak: “Zam var da gençlere neden kadro yok?”
2014 yılına 50 lira olan başvuru ücreti, ÖSYM Yönetim Kurulu’nun kararıyla 70 liraya çıkarıldı. Şifre edinme ücretini de 2 liradan 5 liraya yükselten ÖSYM’ye sınava girecek adaylardan, ayrıca “başvuru hizmeti ücreti” adı altında 3 lira ve “ÖSYM sınav koordinatörlüklerinden fotoğraf güncelleme ücreti” adı altında da 10 lira alacak. Bu 3 işlemi birden yapan aday toplam 83 lira yatırmak zorunda kalacak. 5 Nisan’da yapılacak sınav için başvurular 25 Şubat’ta sona erecek. 70 lira olan sınav ücretine tepki gösteren ve “YDS zammını geri al” sloganıyla imza kampanyası başlatan adaylar, “Asgari maaşın 10’da 1’i nasıl olur da bir sınav bedeli olur? Biz gençlere aralanmış bu küçük kapıyı da kapatmayın” dedi.
‘İTİRAZIMIZ VAR’
Furkan Kurtaran: “YDS’ye yüzde 40 zam neden canısı?”
Tuba: “20 lira zam yapan ÖSYM sınavda su da istiyorum, soğuk olsun, iyi gelir.”
Nadi Kaplan: “2013’te 40 TL, 2014’te 50 TL, 2015’te 70 TL hiçbir şeye bu oranda zam yapılmadı heralde son yıllarda.”
Gözde Özlem Atak: “Zam var da gençlere neden kadro yok?”
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





