Yeni müfredat ders kitapları yayımlandığında tartışılan konulardan biri de 6. Sınıf Türkçe Dersi Öğrenci Çalışma Kitabı’nda uygunsuz hareket yapan kutup ayısı karikatürü oldu.
Habertürk Gazetesi'nin haberine göre; karikatürist Selçuk Erdem’in kutup ayısının pençesi ile yaptığı uygunsuz karikatürün ders kitabına nasıl girdiği tartışılırken, MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Alpaslan Durmuş karikatürün kitabın bir sayfasında bir milimetre civarında yer kapladığını söyleyerek, “Bu sayfanın imha edilmesi gerekiyor diye arkadaşlarımıza talimat gönderdik. Bütün il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerimiz öğrencilere dağıtılmak üzere bekletilen Türkçe 6. Sınıf kitaplarından sayfa 13’ü imha etmiş durumdalar. Öğrencilerimizin eline gitmeyecek” dedi.
ÖĞRETMENLER ÖĞRENCİLERE DAĞITMADAN ÖNCE YIRTACAK
Kitapların okullara ulaşmasıyla “kutup ayılı” karikatürün olduğu sayfanın “imha” edilmediği ortaya çıktı. Okul yönetimleri kitaplardan bu sayfaları yırtma görevini öğretmenlere verdi. Öğretmenler öğrencilere dağıtmadan önce bu sayfaları yırtacak.
ders etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ders etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Eylül 2017 Pazar
10 Eylül 2017 Pazar
Türkçe Dersi Öğrenci Çalışma Kitabı’nda uygunsuz hareket!
Yeni eğitim öğretim yılı öncesi okul kitabı tartışmalarına bir yenisi daha eklendi. 6'ncı sınıf Türkçe Dersi Öğrenci Çalışma Kitabı’nda yer alan bir karikatürde kutup ayısının yaptığı uygunsuz hareket eğitim camiasında tepkiye neden olurken, uygunsuzluğun fark edilmesi üzerine kitabın toplatıldığı öne sürüldü.
2017- 2018 eğitim-öğretim yılında okutulacak kitaplar okullara ulaştırıldı. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu’nun izni ile basılan ders kitaplarında yer alan soruların içeriği ve bazı görseller tartışmalara konu oldu. Dikkat çeken görsellerden biri de 6’ncı Sınıf Türkçe Öğrenci Çalışma Kitabı’nda yer aldı.
Talim Terbiye Kurulu’nun 10.02.2017 tarih ve 7 sayılı kurul kararıyla 2017- 2018 öğretim yılından itibaren 5 yıl süreyle ders kitabı olarak kabul edilen ve öğrencilere ücretsiz verilen kitap paketinin içinde yer alar kitabın 13’üncü sayfasında bulunan 8 karikatür şaşırttı. ‘Karikatürü yorumlayalım' başlıklı etkinlikte, karikatürist Selçuk Erdem'in buz parçası üzerindeki bir kutup ayısının sudaki bir adama pençesini uzatarak, konuşma balonunda ‘Tut elimi’ demesi tasvir ediliyor. Yapılacak çalışmada ise öğrencilerin karikatürün iletisi üzerinde düşünmesi ve düşüncelerini arkadaşları ile paylaşması isteniyor.
PENÇEDEKİ UYGUNSUZ HAREKET
Ancak ayının pençesi ile yaptığı uygunsuz hareketi içeren karikatürün ders kitabında yer alması eğitim camiasında tepki çekti. Konu ile ilgili açıklama yapan Türk Eğitim Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Merih Eyyup Demir, şunları söyledi:
“Ders kitaplarında daha önceki yıllarda da öğrencilerimizin kişisel gelişimlerini, milli ve manevi değerlerini olumsuz yönde etkileyebilecek benzeri örnekleri yaşadık. Bu konularda gerekli mercileri her defasında uyardık. Güncellenen müfredat ve ihale süreçleri, basım ve dağıtım süreçleri de düşünüldüğünde bu türden hatalarla karşılaşabiliyoruz. Bu konuda hassasiyetimizin en üst düzeyde olması gerekmektedir. Milli Eğitim yetkililerinden kitabın toplatıldığı bilgisini aldık. Ancak bu durum çözüm değildir. Kitap konusunda ne kadar hassas davranmamızın gerektiğine dair net bir örnektir. Zaman içerisinde eksiklerin tamamlanacağını düşünüyorum. Kitap inceleme komisyonlarında görev yapacak arkadaşlarımızın seçiminde özen göstermemiz gerektiği anlaşılıyor.” DHA
Talim Terbiye Kurulu’nun 10.02.2017 tarih ve 7 sayılı kurul kararıyla 2017- 2018 öğretim yılından itibaren 5 yıl süreyle ders kitabı olarak kabul edilen ve öğrencilere ücretsiz verilen kitap paketinin içinde yer alar kitabın 13’üncü sayfasında bulunan 8 karikatür şaşırttı. ‘Karikatürü yorumlayalım' başlıklı etkinlikte, karikatürist Selçuk Erdem'in buz parçası üzerindeki bir kutup ayısının sudaki bir adama pençesini uzatarak, konuşma balonunda ‘Tut elimi’ demesi tasvir ediliyor. Yapılacak çalışmada ise öğrencilerin karikatürün iletisi üzerinde düşünmesi ve düşüncelerini arkadaşları ile paylaşması isteniyor.
PENÇEDEKİ UYGUNSUZ HAREKET
Ancak ayının pençesi ile yaptığı uygunsuz hareketi içeren karikatürün ders kitabında yer alması eğitim camiasında tepki çekti. Konu ile ilgili açıklama yapan Türk Eğitim Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Merih Eyyup Demir, şunları söyledi:
“Ders kitaplarında daha önceki yıllarda da öğrencilerimizin kişisel gelişimlerini, milli ve manevi değerlerini olumsuz yönde etkileyebilecek benzeri örnekleri yaşadık. Bu konularda gerekli mercileri her defasında uyardık. Güncellenen müfredat ve ihale süreçleri, basım ve dağıtım süreçleri de düşünüldüğünde bu türden hatalarla karşılaşabiliyoruz. Bu konuda hassasiyetimizin en üst düzeyde olması gerekmektedir. Milli Eğitim yetkililerinden kitabın toplatıldığı bilgisini aldık. Ancak bu durum çözüm değildir. Kitap konusunda ne kadar hassas davranmamızın gerektiğine dair net bir örnektir. Zaman içerisinde eksiklerin tamamlanacağını düşünüyorum. Kitap inceleme komisyonlarında görev yapacak arkadaşlarımızın seçiminde özen göstermemiz gerektiği anlaşılıyor.” DHA
Etiketler:
ders,
kitap,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı
22 Temmuz 2017 Cumartesi
Cihat temel ibadetler başlığı altında zorunlu ders kapsamına girdi
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından askıya çıkarılan din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin müfredat taslağına göre 'Cihat' zorunlu din dersi kapsamında öğrencilere anlatılacak. Cihat seçmeli ders olarak imam hatip müfredatında da yer alıyor. Ayrıca din dersi öğretim programı taslağında Atatürk'e yer verilmezken, Alevilik de yeni müfredatta inanç değil yorum olarak yer aldı.
13 Ocak’ta 51 derse ait müfredat askıya çıkmış, hafta başında da öğretim programlarının nihai şekli açıklanmıştı. Din dersine ait program ise AİHM kararı nedeniyle sonraya bırakılmıştı. Öğrenciler 6’ncı sınıfta “Hz. Muhammed’in Hayatı” ünitesinde cihad kavramıyla tanışacak.
Hürriyet gazetesinin haberine göre ünite kapsamında Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarının neden ve sonuçlarını açıklaması beklenen öğrenciler, cihadı tanıyacak. 9’uncu sınıfta ise “İslam’da ibadetler” ünitesinde cihad, “İslam Dininde Temel İbadetler” arasında sayıldı. Ders sonunda öğrenciler, İslam’da cihadın önemini ayet ve hadislerle açıklayacak. Kazanımda cihad kavramı anlam genişliği göz önünde bulundurularak savaşla sınırlandırılmadan tüm boyutlarıyla ele alınacak ve günümüzde istismar edildiğine vurgu yapılacak.
Laiklik bölümleri daraltıldı
Yeni programda laikliğe ilişkin bölümler daraltıldı. Eski müfredatta “Programın uygulanmasında devletimizin laiklik ilkesi daima göz önünde bulundurulacak ve bu ilke titizlikle korunacaktır” vurgusu yapılırken, yeni programda laiklik dar bir konu başlığı olarak bırakıldı. Eski programda 7’nci sınıftan itibaren “Laiklik, Din ve Vicdan Özgürlüğünün Garantisidir” ünitesi ile başlayarak laikliğin esaslarını anlatan MEB, yeni müfredatta sadece “Haklar ve Özgürlükler” ünitesinin altında “din ve vicdan özgürlüğü” konusundan ayırarak laiklik kavramına yer verdi. Eski programda, “Laiklik ilkesinin din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı olarak yürütülmesi olduğu; laiklik ilkesi gereğince devlet yönetiminde din kuralları yerine millet egemenliğinin esas alındığı; laiklik ilkesinin akla ve bilime önem verdiği, devlet yönetiminde ve her alanda aklın ve bilimin esas alınmasını öngördüğü; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının din ve vicdan hürriyetinin anayasa ile güvence altına olduğu” ifadeleri ile laikliğin esasları vurgulanıyordu.
Alevilik müfredatta yorum olarak yer aldı
Alevilik, yeni müfredatta da inanç değil yorum olarak yer aldı. Alevilik ve Bektaşilik konusu 7 ve 12’nci sınıflarda “İslam düşüncesinde yorumlar” ünitesinde “Tasavvufi yorumlar” başlığıyla Yesevilik, Nakşibendilik ile birlikte anlatılacak.
Din dersi müfredatında Alevilerin isteğine rağmen yine Cemevi ibadethane olarak adlandırılmadı. Aleviliğin anlatılacağı ünite genelinde, “dini yorumların çağlara ve ortama göre dinin anlaşılma biçimlerini ortaya koyan birer zenginlik olduğu ve bu nedenle farklı inanç ve dini yorumlara saygı duyulması, birlikte yaşama kültürünün geliştirilmesinin” vurgulanması ve anlatımda “nesnel bir dil” istendi. Alevilik ve Bektaşilik konusunun açıklamalarında Hacı Bektaş Veli’nin Bektaşiliğin oluşumu ve Aleviliğin gelişimindeki rolü, ocak kültürü ve “el ele, el hakka ikrarı” anlatılacak. Hızır orucunun bazı Alevî ocaklarınca tutulması vurgulanacak ve “Gülbank” konusunda da “Lokma Duasına” yer verilecek. MEB, Cemevi’ni ise yeni müfredatta “ayin-i cem erkanının yapıldığı, ‘yol, adap ve erkân yeri’” olarak tanımladı. Bektaşilikte ise cemevi yerine “meydan evi” ifadesinin kullanıldığına değinilmesi istendi. Bu konuda derslerde görsellere de yer verilmesi istenirken, “ayin-i cem erkanı” konusunun düşkünlükten kaldırma, dardan indirme ve Abdal Musa cemleri ile sınırlandırılması talimatı verildi.
Din dersinde Atatürk bilgisi yok
DİN dersi öğretim programı taslağında programın amaçlarında, hedeflerinde, vizyonunda, temel yaklaşımında, programın yapısında Atatürk’e ilişkin bilgiye yer verilmedi. Ders kazanımlarında da Atatürk’ün adı, sözleri, görüşleri yer almadı. 4, 5, 6, 7 ve 8’nci sınıflarda okutulan din kültürü ve ahlak bilgisi öğretim programına göre, Atatürkçülükle ilgili konulara ayrı bir tablo ayrılmış, dersle ilgili Atatürkçülük ile ilgili konular, her öğrenme alanında ilgili ünitelerde alt başlıklar ve kazanım olarak yer alıyordu.
Atatürk’ün vatan savunması, askerlik, gazilik ve şehitlik, savaş ve barış ile ilgili görüşleri araştırılarak sunular hazırlanıyordu. Laiklik kavramı, Atatürk’ün laiklik, din ve vicdan özgürlüğü konularında söylediği sözlerin araştırılmasıyla başlıyordu. 4, 5, 6, 7 ve 8’inci sınıflar için eski öğretim programının sonunda Atatürkçülükle ilgili konuların yer aldığı tablo bulunuyordu. 9, 10, 11 ve 12’nci sınıfların din kültürü ve ahlak bilgisi öğretim programında da Atatürk ve Atatürkçülükle ilgili kazanımlar yer alıyordu. 9’uncu sınıfın müfredatında yer alan “Laiklik ve din”, 10’uncu sınıfta yer alan “Atatürk ve din”, 11’inci sınıftaki “Atatürk ve Cumhuriyet Dönemi Din Hizmetleri”, 12’nci sınıftaki “Atatürk ve Din Öğretimi” üniteleri çıkartıldı. 12’nci sınıfta “laiklik” kapsamında öğrenciler, laiklik kavramını ve kapsamını açıklayacak. Laiklik kavramı, anlam genişliği ve sosyolojik boyutu ile ele alınacak. Önceki müfredatta, 9’uncu sınıfta “Laiklik ve din” ayrı bir ünite olarak yer alıyor ve ünite kapsamında “Atatürk’ün laiklik anlayışı” anlatılıyordu. (Kaynak:hürriyet.com.tr)
13 Ocak’ta 51 derse ait müfredat askıya çıkmış, hafta başında da öğretim programlarının nihai şekli açıklanmıştı. Din dersine ait program ise AİHM kararı nedeniyle sonraya bırakılmıştı. Öğrenciler 6’ncı sınıfta “Hz. Muhammed’in Hayatı” ünitesinde cihad kavramıyla tanışacak.
Hürriyet gazetesinin haberine göre ünite kapsamında Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarının neden ve sonuçlarını açıklaması beklenen öğrenciler, cihadı tanıyacak. 9’uncu sınıfta ise “İslam’da ibadetler” ünitesinde cihad, “İslam Dininde Temel İbadetler” arasında sayıldı. Ders sonunda öğrenciler, İslam’da cihadın önemini ayet ve hadislerle açıklayacak. Kazanımda cihad kavramı anlam genişliği göz önünde bulundurularak savaşla sınırlandırılmadan tüm boyutlarıyla ele alınacak ve günümüzde istismar edildiğine vurgu yapılacak.
Laiklik bölümleri daraltıldı
Yeni programda laikliğe ilişkin bölümler daraltıldı. Eski müfredatta “Programın uygulanmasında devletimizin laiklik ilkesi daima göz önünde bulundurulacak ve bu ilke titizlikle korunacaktır” vurgusu yapılırken, yeni programda laiklik dar bir konu başlığı olarak bırakıldı. Eski programda 7’nci sınıftan itibaren “Laiklik, Din ve Vicdan Özgürlüğünün Garantisidir” ünitesi ile başlayarak laikliğin esaslarını anlatan MEB, yeni müfredatta sadece “Haklar ve Özgürlükler” ünitesinin altında “din ve vicdan özgürlüğü” konusundan ayırarak laiklik kavramına yer verdi. Eski programda, “Laiklik ilkesinin din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı olarak yürütülmesi olduğu; laiklik ilkesi gereğince devlet yönetiminde din kuralları yerine millet egemenliğinin esas alındığı; laiklik ilkesinin akla ve bilime önem verdiği, devlet yönetiminde ve her alanda aklın ve bilimin esas alınmasını öngördüğü; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının din ve vicdan hürriyetinin anayasa ile güvence altına olduğu” ifadeleri ile laikliğin esasları vurgulanıyordu.
Alevilik müfredatta yorum olarak yer aldı
Alevilik, yeni müfredatta da inanç değil yorum olarak yer aldı. Alevilik ve Bektaşilik konusu 7 ve 12’nci sınıflarda “İslam düşüncesinde yorumlar” ünitesinde “Tasavvufi yorumlar” başlığıyla Yesevilik, Nakşibendilik ile birlikte anlatılacak.
Din dersi müfredatında Alevilerin isteğine rağmen yine Cemevi ibadethane olarak adlandırılmadı. Aleviliğin anlatılacağı ünite genelinde, “dini yorumların çağlara ve ortama göre dinin anlaşılma biçimlerini ortaya koyan birer zenginlik olduğu ve bu nedenle farklı inanç ve dini yorumlara saygı duyulması, birlikte yaşama kültürünün geliştirilmesinin” vurgulanması ve anlatımda “nesnel bir dil” istendi. Alevilik ve Bektaşilik konusunun açıklamalarında Hacı Bektaş Veli’nin Bektaşiliğin oluşumu ve Aleviliğin gelişimindeki rolü, ocak kültürü ve “el ele, el hakka ikrarı” anlatılacak. Hızır orucunun bazı Alevî ocaklarınca tutulması vurgulanacak ve “Gülbank” konusunda da “Lokma Duasına” yer verilecek. MEB, Cemevi’ni ise yeni müfredatta “ayin-i cem erkanının yapıldığı, ‘yol, adap ve erkân yeri’” olarak tanımladı. Bektaşilikte ise cemevi yerine “meydan evi” ifadesinin kullanıldığına değinilmesi istendi. Bu konuda derslerde görsellere de yer verilmesi istenirken, “ayin-i cem erkanı” konusunun düşkünlükten kaldırma, dardan indirme ve Abdal Musa cemleri ile sınırlandırılması talimatı verildi.
Din dersinde Atatürk bilgisi yok
DİN dersi öğretim programı taslağında programın amaçlarında, hedeflerinde, vizyonunda, temel yaklaşımında, programın yapısında Atatürk’e ilişkin bilgiye yer verilmedi. Ders kazanımlarında da Atatürk’ün adı, sözleri, görüşleri yer almadı. 4, 5, 6, 7 ve 8’nci sınıflarda okutulan din kültürü ve ahlak bilgisi öğretim programına göre, Atatürkçülükle ilgili konulara ayrı bir tablo ayrılmış, dersle ilgili Atatürkçülük ile ilgili konular, her öğrenme alanında ilgili ünitelerde alt başlıklar ve kazanım olarak yer alıyordu.
Atatürk’ün vatan savunması, askerlik, gazilik ve şehitlik, savaş ve barış ile ilgili görüşleri araştırılarak sunular hazırlanıyordu. Laiklik kavramı, Atatürk’ün laiklik, din ve vicdan özgürlüğü konularında söylediği sözlerin araştırılmasıyla başlıyordu. 4, 5, 6, 7 ve 8’inci sınıflar için eski öğretim programının sonunda Atatürkçülükle ilgili konuların yer aldığı tablo bulunuyordu. 9, 10, 11 ve 12’nci sınıfların din kültürü ve ahlak bilgisi öğretim programında da Atatürk ve Atatürkçülükle ilgili kazanımlar yer alıyordu. 9’uncu sınıfın müfredatında yer alan “Laiklik ve din”, 10’uncu sınıfta yer alan “Atatürk ve din”, 11’inci sınıftaki “Atatürk ve Cumhuriyet Dönemi Din Hizmetleri”, 12’nci sınıftaki “Atatürk ve Din Öğretimi” üniteleri çıkartıldı. 12’nci sınıfta “laiklik” kapsamında öğrenciler, laiklik kavramını ve kapsamını açıklayacak. Laiklik kavramı, anlam genişliği ve sosyolojik boyutu ile ele alınacak. Önceki müfredatta, 9’uncu sınıfta “Laiklik ve din” ayrı bir ünite olarak yer alıyor ve ünite kapsamında “Atatürk’ün laiklik anlayışı” anlatılıyordu. (Kaynak:hürriyet.com.tr)
Etiketler:
atatürk,
ders,
din dersi,
haber,
imam hatip,
mb,
Milli Eğitim Bakanlığı
21 Temmuz 2017 Cuma
Okullar ne zaman açılacak? Yaz tatilinin bitmesine ne kadar kaldı?
Geçtiğimiz ay başlayan yaz tatili sürerken öğrenciler ve veliler tatilin ne zaman biteceğini merak etmeye başladı. Yeni eğitim öğretim dönemi başlamadan önce hazırlıklarını son dakikaya bırakmak istemeyen öğrenciler ve veliler okullar ne zaman açılacak sorusunun cevabını merak ediyor. İşte 2017 yaz tatilinin ne zaman biteceğine dair detaylar...
Yaz tatilinin başlamasıyla öğrencilerin istirahat vakti de geldi. Tatiline devam eden öğrencilerin şimdi merak ettiği soru tatilin bitmesine ne kadar kaldığı ve okulların ne zaman açılacağı. Milli Eğitim Bakanlığı her sene çalışma takvimini önceden hazırlıyor ve eğitim öğretim dönemlerinin ne zaman başlayıp ne zaman biteceği belirlenmiş oluyor. Ayrıca bu sene eğitim yeni müfredata göre yapılacak, müfredatta neler değişti? Ayrıntılar…
OKULLAR NE ZAMAN AÇILACAK?
Milli Eğitim Bakanlığı’nın çalışma takvimine göre bu sene okullar 18 Eylül 2017 Pazartesi günü başlayacak, ilk dönemin bitiş tarihi ise 19 Ocak 2018. İkinci dönemin başlama tarihi 5 Şubat 2018 Pazartesi, ikinci 8 Haziran 2018 Cuma sona erecek.
YENİ MÜFREDATLA NELER DEĞİŞTİ?
Eğitim Uzmanı Alaaddin Dinçer, müfredatta değerler eğitiminin her derse konulduğunu, müfredatın omurgasının da değerler eğitimi üzerinden kurulduğu kaydetti.
Yeni müfredatta felsefe dersinde değişiklikler olduğunu söyleyen Dinçer, felsefe dersinin iki saate çıkarılması nedeniyle, 11. sınıf derslerinin 10. sınıfa çekildiğini felsefe konularında genel olarak düzenli bir tarihsel sıralama yapıldığını kaydetti. Dinçer, çağdaş felsefe bölümünde diyalektik materyalizm, Nietzsche, Kant, Hegel'in de yer aldığını ifade etti. Diğer yandan biyoloji dersinde ‘Biyolojinin tarihsel gelişim sürecine katkı sağlayanlar' arasında Charles Darwin'in yer aldığını ancak evrim teorisinin olmadığını, bunun olumsuz bir durum olduğunu söyleyen Dinçer, bu bölümdeki bilim insanları arasında Aristo, İbn-i Heysem, İbn-i Sina, Gregor Mendel, Rosalind Franklin, James Watson, Francis Crick ve Aziz Sancar, İbn-i Miskeveyh, İbn-i Nefs, Alfred Wallace, Louis Pasteur’ün yer aldığını söyledi. 10. sınıf Edebiyat dersinde Destan/Efsane ünitesinde, dünya edebiyatının ilk destanlarından bir örnek, Türk halk edebiyatından bir destanın okunmasının istendiğini belirten Dinçer, “Bununla birlikte, öğrencilerden ‘Bozkurtların Ölümü', ‘Gün Olur Asra Bedel' gibi eserlerin destan türünden etkilenerek yazıldığı bilgisinden hareketle '15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri' konusunda, öğrencilerin tercih ettiği türde bir yazı isteniyor” diye konuştu.
Yaz tatilinin başlamasıyla öğrencilerin istirahat vakti de geldi. Tatiline devam eden öğrencilerin şimdi merak ettiği soru tatilin bitmesine ne kadar kaldığı ve okulların ne zaman açılacağı. Milli Eğitim Bakanlığı her sene çalışma takvimini önceden hazırlıyor ve eğitim öğretim dönemlerinin ne zaman başlayıp ne zaman biteceği belirlenmiş oluyor. Ayrıca bu sene eğitim yeni müfredata göre yapılacak, müfredatta neler değişti? Ayrıntılar…
OKULLAR NE ZAMAN AÇILACAK?
Milli Eğitim Bakanlığı’nın çalışma takvimine göre bu sene okullar 18 Eylül 2017 Pazartesi günü başlayacak, ilk dönemin bitiş tarihi ise 19 Ocak 2018. İkinci dönemin başlama tarihi 5 Şubat 2018 Pazartesi, ikinci 8 Haziran 2018 Cuma sona erecek.
YENİ MÜFREDATLA NELER DEĞİŞTİ?
Eğitim Uzmanı Alaaddin Dinçer, müfredatta değerler eğitiminin her derse konulduğunu, müfredatın omurgasının da değerler eğitimi üzerinden kurulduğu kaydetti.
Yeni müfredatta felsefe dersinde değişiklikler olduğunu söyleyen Dinçer, felsefe dersinin iki saate çıkarılması nedeniyle, 11. sınıf derslerinin 10. sınıfa çekildiğini felsefe konularında genel olarak düzenli bir tarihsel sıralama yapıldığını kaydetti. Dinçer, çağdaş felsefe bölümünde diyalektik materyalizm, Nietzsche, Kant, Hegel'in de yer aldığını ifade etti. Diğer yandan biyoloji dersinde ‘Biyolojinin tarihsel gelişim sürecine katkı sağlayanlar' arasında Charles Darwin'in yer aldığını ancak evrim teorisinin olmadığını, bunun olumsuz bir durum olduğunu söyleyen Dinçer, bu bölümdeki bilim insanları arasında Aristo, İbn-i Heysem, İbn-i Sina, Gregor Mendel, Rosalind Franklin, James Watson, Francis Crick ve Aziz Sancar, İbn-i Miskeveyh, İbn-i Nefs, Alfred Wallace, Louis Pasteur’ün yer aldığını söyledi. 10. sınıf Edebiyat dersinde Destan/Efsane ünitesinde, dünya edebiyatının ilk destanlarından bir örnek, Türk halk edebiyatından bir destanın okunmasının istendiğini belirten Dinçer, “Bununla birlikte, öğrencilerden ‘Bozkurtların Ölümü', ‘Gün Olur Asra Bedel' gibi eserlerin destan türünden etkilenerek yazıldığı bilgisinden hareketle '15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri' konusunda, öğrencilerin tercih ettiği türde bir yazı isteniyor” diye konuştu.
23 Şubat 2017 Perşembe
MEB'den okullara yeni yabancı dil: Urduca, Farsça ve Korece
Bakanlar Kurulu'nun aldığı örgün ve yaygın eğitim kurumlarında bazı dillerde eğitim ve öğretim yapılması hakkında karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre okullarda Farsça, Korece ve Urduca eğitim ve öğretim yapılacak.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullarda öğretilebilecek yabancı dillere yenileri eklendi. Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında bazı dillerde eğitim ve öğretim yapılması hakkındaki Bakanlar Kurulu kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, 2923 sayılı Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi ile Türk Vatandaşlarının Farklı Dil ve Lehçelerinin Öğrenilmesi Hakkındaki Kanun'un 2'nci maddesi doğrultusunda okullarda Farsça, Korece ve Urduca dillerinin eğitim ve öğretiminin yapılması kararlaştırıldı.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullarda öğretilebilecek yabancı dillere yenileri eklendi. Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında bazı dillerde eğitim ve öğretim yapılması hakkındaki Bakanlar Kurulu kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, 2923 sayılı Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi ile Türk Vatandaşlarının Farklı Dil ve Lehçelerinin Öğrenilmesi Hakkındaki Kanun'un 2'nci maddesi doğrultusunda okullarda Farsça, Korece ve Urduca dillerinin eğitim ve öğretiminin yapılması kararlaştırıldı.
Etiketler:
ders,
eğitim,
haber,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
yabancı dil
13 Şubat 2017 Pazartesi
Müfredat önerisine en fazla talep Atatürk'e
13 Ocak'ta Milli Eğitim Bakanlığı tarafından görüş ve öneriye sunulan 52 derse ilişkin askı süreci sona erdi. 1 aylık sürede Milli Eğitim Bakanlığı'nın internet sitesine 175 bin görüş ve öneri iletilirken bakanlığı kurumsal elektronik posta adreslerine de 8 bin 700 görüş gönderildi. En fazla görüş Atatürk'e daha fazla yer verilmesi ve evrim teorinisin yeniden kitaplarda yer alması. Öneriler arasında Nutuk'un ders kitabı olarak öğrencilere okutulması önerisi de geldi.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 13 Ocak’ta görüş ve öneriye sunduğu 52 dersin taslak öğretim programına ilişkin askı süreci sona erdi. Bir aylık sürede ‘müfredat.meb.gov.tr’ adresinde 175 bin 342 görüş ve öneri iletildi. Bakanlığın kurumsal e-posta adreslerine ise 8 bin 700 görüş gönderildi. Hürriyet gazetesinin haberine göre en fazla görüş ve öneri, lise 4’üncü sınıf müfredatında bulunan evrim teorisinin tekrar kitapta yer alması ve Atatürk’e daha fazla yer verilmesi konularında yapıldı. Taslak programlara, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu olmaktan çıkarılması ve Nutuk’un ders kitabı olarak öğrencilere okutulması önerileri de geldi. 175 bin 342 görüş, öneri, şikâyet ve talebin eğitim kademeleri ve derslere dağılımı şöyle:
Yurttaşlık ve demokrasi dersi
İlkokuldaki 11 ders için toplam 33 bin 648 görüş iletildi. 7 bin 882 görüşle insan hakları, yurttaşlık ve demokrasi dersi ilk sırada yer aldı. Bunu 5 bin 76 iletiyle Türkçe, 3 bin 621 iletiyle görsel sanatlar, 3 bin 579 görüşle hayat bilgisi, 3 bin 21 iletiyle fen bilimleri, 2 bin 863 iletiyle matematik takip etti. İlkokulda en az görüş 499 iletiyle trafik güvenliği dersine bildirildi.14 dersin taslak programının askıya çıkarıldığı ortaokul kademesinde 47 bin 536 görüş iletildi. Atatürk kazanımlarının azaltıldığı T.C. İnkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi 12 bin 799 görüş ve öneriyle ilk sıraya yerleşti. 8 bin 67 öneriyle sosyal bilgiler, 4 bin 553 öneriyle fen bilimleri, 3 bin 477 öneriyle görsel sanatlar dersi en çok görüş bildirilen dersler oldu.
Tarih için 41 bin ileti
Lisede okutulacak 25 ders için 94 bin 158 görüş iletildi. En çok öneri ve şikâyet 41 bin 10 iletiyle tarih dersine yapıldı. 2. Dünya Savaşı incelenirken İnönü’nün çıkarıldığı çağdaş Türk ve dünya tarihi dersiyle ilgili de 1674 görüş geldi. Tarihi, 15 bin 743 öneriyle fizik, 9 bin 958 öneriyle evrim teorisinin çıkarıldığı biyoloji ve 4 bin 467 öneriyle felsefe dersi takip etti. Lisede en az öneri ise 71 görüşle Fransızca, 90 görüşle trafik kültürü ve ilk yardıma yapıldı.
Son şekil 23 Şubat'ta
Bugünden itibaren ders komisyonları uygun buldukları görüşleri taslaklara ek yaparak Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu (TTK) Başkanlığı ile paylaşacak. TTK Başkanlığı, 23 Şubat’a kadar taslak öğretim programlarına son şeklini verecek. Bundan sonra da ders kitaplarının yazım süreci ve öğretmen eğitimleri başlayacak. Din kültürü ve ahlak bilgisi taslak öğretim programı açıklanmamıştı. Derse ilişkin olarak hazırlanan taslak müfredatın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gönderildiği öğrenildi. Dersin programı, AİHM değerlendirmesinin ardından açıklanacak. cnntürk
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 13 Ocak’ta görüş ve öneriye sunduğu 52 dersin taslak öğretim programına ilişkin askı süreci sona erdi. Bir aylık sürede ‘müfredat.meb.gov.tr’ adresinde 175 bin 342 görüş ve öneri iletildi. Bakanlığın kurumsal e-posta adreslerine ise 8 bin 700 görüş gönderildi. Hürriyet gazetesinin haberine göre en fazla görüş ve öneri, lise 4’üncü sınıf müfredatında bulunan evrim teorisinin tekrar kitapta yer alması ve Atatürk’e daha fazla yer verilmesi konularında yapıldı. Taslak programlara, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu olmaktan çıkarılması ve Nutuk’un ders kitabı olarak öğrencilere okutulması önerileri de geldi. 175 bin 342 görüş, öneri, şikâyet ve talebin eğitim kademeleri ve derslere dağılımı şöyle:
Yurttaşlık ve demokrasi dersi
İlkokuldaki 11 ders için toplam 33 bin 648 görüş iletildi. 7 bin 882 görüşle insan hakları, yurttaşlık ve demokrasi dersi ilk sırada yer aldı. Bunu 5 bin 76 iletiyle Türkçe, 3 bin 621 iletiyle görsel sanatlar, 3 bin 579 görüşle hayat bilgisi, 3 bin 21 iletiyle fen bilimleri, 2 bin 863 iletiyle matematik takip etti. İlkokulda en az görüş 499 iletiyle trafik güvenliği dersine bildirildi.14 dersin taslak programının askıya çıkarıldığı ortaokul kademesinde 47 bin 536 görüş iletildi. Atatürk kazanımlarının azaltıldığı T.C. İnkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi 12 bin 799 görüş ve öneriyle ilk sıraya yerleşti. 8 bin 67 öneriyle sosyal bilgiler, 4 bin 553 öneriyle fen bilimleri, 3 bin 477 öneriyle görsel sanatlar dersi en çok görüş bildirilen dersler oldu.
Tarih için 41 bin ileti
Lisede okutulacak 25 ders için 94 bin 158 görüş iletildi. En çok öneri ve şikâyet 41 bin 10 iletiyle tarih dersine yapıldı. 2. Dünya Savaşı incelenirken İnönü’nün çıkarıldığı çağdaş Türk ve dünya tarihi dersiyle ilgili de 1674 görüş geldi. Tarihi, 15 bin 743 öneriyle fizik, 9 bin 958 öneriyle evrim teorisinin çıkarıldığı biyoloji ve 4 bin 467 öneriyle felsefe dersi takip etti. Lisede en az öneri ise 71 görüşle Fransızca, 90 görüşle trafik kültürü ve ilk yardıma yapıldı.
Son şekil 23 Şubat'ta
Bugünden itibaren ders komisyonları uygun buldukları görüşleri taslaklara ek yaparak Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu (TTK) Başkanlığı ile paylaşacak. TTK Başkanlığı, 23 Şubat’a kadar taslak öğretim programlarına son şeklini verecek. Bundan sonra da ders kitaplarının yazım süreci ve öğretmen eğitimleri başlayacak. Din kültürü ve ahlak bilgisi taslak öğretim programı açıklanmamıştı. Derse ilişkin olarak hazırlanan taslak müfredatın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gönderildiği öğrenildi. Dersin programı, AİHM değerlendirmesinin ardından açıklanacak. cnntürk
Etiketler:
atatürk,
ders,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
öğretmen
7 Şubat 2017 Salı
MEB'den din dersine AİHM ayarı
Zorunlu ders olarak okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin yeni müfredatı AİHM kararına göre yeniden düzenlendi. Buna göre müfredatta ‘bir dinin sahiplenilmesi’ anlamına gelen ifadeler çıkarılacak.Dinimiz yerine “İslam dini”, “Peygamber’imiz” yerine “Hz. Muhammed” denilecek. “İnancımız” ifadesi yerine “İslam inancı” gibi ifadelere yer verilecek.
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, hafta başında yapılan Bakanlar Kurulu’na zorunlu ders olarak okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin yeni müfredatı hakkında sunum yaptı. Habertürk gazetesinde yer alan habere göre Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde ses getirecek bazı değişiklikler yapılacak. Buna göre Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) “çoğunluğun inandığı din de olsa devletin bir dini sahiplenir şekilde ders vermesinin inanç özgürlüğüne aykırı olduğu” tespiti de göz önüne alınarak ders programında birçok yeniliğe yer verilecek. Dışişleri Bakanlığı’nın hukuk müşavirleri ve uluslararası hukuk uzmanları tarafından da gözden geçirilen din dersine ilişkin müfredatta ‘bir dinin sahiplenilmesi’ anlamına gelen ifadeler çıkarılacak. Örneğin, dinimiz yerine “İslam dini”, “Peygamber’imiz” yerine “Hz. Muhammed” denilecek. “İnancımız” ifadesi yerine “İslam inancı” gibi ifadelere yer verilecek.
Alevilik konusu genişletilecek
Alevilik-Bektaşilik konusu mevcut müfredatta, “İslam Düşüncesinde Tasavvufi Yorumlar” ünitesi altında yer alıyor. 12. sınıf Din Kültürü ders kitabında sadece 4 sayfa yer verilen Alevilik konusunun kapsamı genişletilecek. Bakanlık, müfredatın geliştirilmesi için Alevi dedeleriyle ortak bir komisyon oluşturdu. Alevilikle ilgili cemevi, ‘cem’in yapılışı ve Muharrem Orucu ayrıntılı anlatılacak.
AİHM 'özgürlüğe aykırı' demişti
AİHM, eğitimde zorunlu din ve ahlak kültürü derslerine karşı Ankara’dan davacı olan 14 Türk vatandaşının 2011’de açtığı davayı, 14 Eylül 2014’te karara bağladı. AİHM, kullanılmakta olan din kültürü ve ahlak bilgisi kitaplarında Türkiye’de çoğunluğun ait olduğu Sünni İslam’a daha fazla yer ayrılmasının “beyin yıkamak” anlamına gelmediğini belirtti. Dersin, Alevi öğrencileri kendi değerleri ve okulları arasında bir çatışmaya ittiğine dikkat çekildi. AİHM, çoğunluğun inandığı din de olsa devletin bir dini sahiplenir şekilde ders vermesinin inanç özgürlüğüne aykırı olduğu tespitinde bulundu.
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, hafta başında yapılan Bakanlar Kurulu’na zorunlu ders olarak okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin yeni müfredatı hakkında sunum yaptı. Habertürk gazetesinde yer alan habere göre Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde ses getirecek bazı değişiklikler yapılacak. Buna göre Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) “çoğunluğun inandığı din de olsa devletin bir dini sahiplenir şekilde ders vermesinin inanç özgürlüğüne aykırı olduğu” tespiti de göz önüne alınarak ders programında birçok yeniliğe yer verilecek. Dışişleri Bakanlığı’nın hukuk müşavirleri ve uluslararası hukuk uzmanları tarafından da gözden geçirilen din dersine ilişkin müfredatta ‘bir dinin sahiplenilmesi’ anlamına gelen ifadeler çıkarılacak. Örneğin, dinimiz yerine “İslam dini”, “Peygamber’imiz” yerine “Hz. Muhammed” denilecek. “İnancımız” ifadesi yerine “İslam inancı” gibi ifadelere yer verilecek.
Alevilik konusu genişletilecek
Alevilik-Bektaşilik konusu mevcut müfredatta, “İslam Düşüncesinde Tasavvufi Yorumlar” ünitesi altında yer alıyor. 12. sınıf Din Kültürü ders kitabında sadece 4 sayfa yer verilen Alevilik konusunun kapsamı genişletilecek. Bakanlık, müfredatın geliştirilmesi için Alevi dedeleriyle ortak bir komisyon oluşturdu. Alevilikle ilgili cemevi, ‘cem’in yapılışı ve Muharrem Orucu ayrıntılı anlatılacak.
AİHM 'özgürlüğe aykırı' demişti
AİHM, eğitimde zorunlu din ve ahlak kültürü derslerine karşı Ankara’dan davacı olan 14 Türk vatandaşının 2011’de açtığı davayı, 14 Eylül 2014’te karara bağladı. AİHM, kullanılmakta olan din kültürü ve ahlak bilgisi kitaplarında Türkiye’de çoğunluğun ait olduğu Sünni İslam’a daha fazla yer ayrılmasının “beyin yıkamak” anlamına gelmediğini belirtti. Dersin, Alevi öğrencileri kendi değerleri ve okulları arasında bir çatışmaya ittiğine dikkat çekildi. AİHM, çoğunluğun inandığı din de olsa devletin bir dini sahiplenir şekilde ders vermesinin inanç özgürlüğüne aykırı olduğu tespitinde bulundu.
20 Ocak 2017 Cuma
Yarıyıl tatilini keyifli geçirmenin 10 yolu
Milyonlarca çocuk yarıyıl tatiline girmenin mutluluğunu yaşıyor. Ailelerde ise ‘ne yapsak da çocuğa hem eğlendirici hem öğretici bir yarıyıl tatili geçirtsek’ telaşı var. Özellikle tatili çocuğuyla evde geçirecek olan anneler ‘tüm gün benimle evde kesin canı sıkılır’ diyerek onu oyalamanın yollarını bulmak için didinip duruyor. Ancak uzmanlara göre, bırakın ara sıra çocuğun canı sıkılsın, çünkü can sıkıntısı bazen yararlı olabilir.
Bırakın bazen canı sıkılsın: “Çocuğunuzun bırakın canı da sıkılsın" diye konuşan Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül, "Can sıkıntısı korkutucu bir durum değildir. Aksine yapılan araştırmalar gösteriyor ki canı sıkılan çocukların hayal güçlerinin yanı sıra, iç dünyalarına yönelebildikleri için düşünce becerileri de daha fazla gelişiyor, kendilerini oyalayabilme becerileri artıyor. Çocuğunuza bu durumu ‘bazen insanların canı sıkılır’ diyerek açıklayabilirsiniz. Ama şüphesiz dozunda olması kaydıyla! Canı sıkılsın diye hiçbir şey yapmamak da doğru değil” diyor.
Algül, şubat tatilini hem çocuk hem de aile için keyifli ve öğretici hale getirmeye yardımcı olacak önerilerini şöyle sıralıyor:
Ev işlerini askıya alın, birlikte oynayın: ‘Oynamayı ben de bilirim ama ev işlerinden fırsat mı var?’ demeyin. O fırsatı yaratabilirsiniz, yaratın da. Mükemmel olma çabasında olmayın. Çalışan anne de olsanız her şeye dört dörtlük yetişme telaşından kurtulun. İster hafta içi ister hafta sonu ev işlerine odaklanmayın. Oyunun, çocukların hem fiziksel hem zihinsel hem de ruhsal gelişimine faydası yapılan çalışmalarla ortaya konuluyor. Üstelik sizin için de faydalı olacaktır.
Haftada birkaç gün mutlaka dışarı çıkın: Hava soğuk da olsa haftada birkaç gün açık havada geçireceğiniz zaman dilimleri çok önemli. Soğuk havada dışarıda gözlem yapması, doğa olaylarını, havayı ve çevreyi gözlemlemesi çevresel zekasının gelişimini de destekliyor. Alışveriş merkezleri gibi kapalı alanlara hapsolmayın.
Evde yarışlar düzenleyin: ‘Evde, dört duvar arasında gün boyu ne yapabiliriz?’ diyorsanız, aslında birçok seçenek var. Üstelik çocuğunuzun zekasını ve becerilerini kullanabileceği etkinlikler. Örneğin sessiz film anlatma, tabu, jenga, satranç gibi oyunlarla evde mini yarışmalar düzenleyebilirsiniz. Oyunlarınıza evdeki diğer aile üyelerini de katın. Beraber mutfakta bir şeyler pişirme ve akraba ziyaretleri gibi klasik yöntemler de önemli. Tabi birlikte kütüphanenizden seçeceğiniz ya da birlikte satın alacağınız bir kitapla okuma saati yapmanın yeri apayrı.
Sevdiği arkadaşlarıyla buluşturun: Çocuğunuzun sevdiği arkadaşları ile bir araya gelmesini sağlayın. Yaramazlık yapsalar da onlar henüz çocuk ve bu birliktelikler sosyalleşmesi adına önemli. Üstelik bu sayede hem çocuğunuzun diğer çocuklarla ilişkilerini hem de onun sevdiği ama sizin çok da tanımadığınız arkadaşlarıyla ilişkilerini gözlemleyebilirsiniz. Çalışıyorsanız bunu hafta sonu yapabilirsiniz.
Birlikte hayal kurun: Çocuğunuzla beraber gözlerinizi kapatıp hayal kurun ve sonra herkes hayalini anlatsın. Hatta bunu, hayalin bir kısmını siz, bir kısmını çocuğunuz kuracak şekilde bir oyuna dönüştürün. Bu size de iyi gelecek; en son ne zaman gözünüzü kapatıp hayal kurdunuz ya da buna diğer aile üyelerini ortak ettiniz?
Çocuklara yönelik atölye etkinliklerine götürün: Günümüzde artık neredeyse tüm sanat müzeleri, sanat platformları ve üniversiteler çocukların merak ve ilgi alanlarına yönelik atölye etkinlikleri yapıyorlar. Bu atölye çalışmaları; bazen el becerilerini destekleyici, bazen merak artırıcı, bazen gözlem yapmaya teşvik edici olacak şekilde çok farklı konularda düzenleniyor. Ya ücretsiz ya da cüzi ücretlerle yapılıyor. Yaşına uygun aktivitelere katılmasını sağlayın. Çalışıyorsanız bunu hafta sonu da yapabilirsiniz.
Arkadaşlarıyla katılacağı etkinlik organize edin: Bulunduğunuz şehirde daha önce görmediğiniz tarihi, turistik yerleri gezin. Yaşına uygun tiyatro, sinema ve gösterilere gidin. Hatta kimi zaman bu aktivitelere istediği arkadaşı ya da arkadaşlarının da gelmesi daha fazla keyif almasını sağlayabilir. Çıkışta izlediği şeyle ilgili yorum yapmasını teşvik edin. Kısa bir özetini anlattırıp fikrini sorarak heyecanına ortak olduğunuzu hissettirin.
Hayal gücünüzü kullanın: Kendi hayal gücünüze güvenin. Çocukluğunuzda sizin keyif aldığınız oyunları ve etkinlikleri de çocuğunuza öğretebilirsiniz. Bu arada çocuğunuzun diğer aile üyeleri ile de zaman geçirmesini sağlayın. Babası ile baş başa zaman geçirme imkanı varsa siz dahil olmayın, yönlendirme yapmayın.
Güler yüzlü ve şefkatli olun: Teknolojik aygıtları sınırlı zaman dilimlerinde kullandırın. Gergin ve sinirli davranmayın. Çocuğunuzun en büyük ihtiyacının sizin güler yüzünüz ve ona şefkatli yaklaşmanız olduğunu bilin. Onu sevdiğinizi dile getirin, hissettirin. Ona koyduğunuz kuralların nedenlerini anlayacağı şekilde sakin bir üslupla açıklayın. ntvmsnv
Bırakın bazen canı sıkılsın: “Çocuğunuzun bırakın canı da sıkılsın" diye konuşan Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül, "Can sıkıntısı korkutucu bir durum değildir. Aksine yapılan araştırmalar gösteriyor ki canı sıkılan çocukların hayal güçlerinin yanı sıra, iç dünyalarına yönelebildikleri için düşünce becerileri de daha fazla gelişiyor, kendilerini oyalayabilme becerileri artıyor. Çocuğunuza bu durumu ‘bazen insanların canı sıkılır’ diyerek açıklayabilirsiniz. Ama şüphesiz dozunda olması kaydıyla! Canı sıkılsın diye hiçbir şey yapmamak da doğru değil” diyor.
Algül, şubat tatilini hem çocuk hem de aile için keyifli ve öğretici hale getirmeye yardımcı olacak önerilerini şöyle sıralıyor:
Ev işlerini askıya alın, birlikte oynayın: ‘Oynamayı ben de bilirim ama ev işlerinden fırsat mı var?’ demeyin. O fırsatı yaratabilirsiniz, yaratın da. Mükemmel olma çabasında olmayın. Çalışan anne de olsanız her şeye dört dörtlük yetişme telaşından kurtulun. İster hafta içi ister hafta sonu ev işlerine odaklanmayın. Oyunun, çocukların hem fiziksel hem zihinsel hem de ruhsal gelişimine faydası yapılan çalışmalarla ortaya konuluyor. Üstelik sizin için de faydalı olacaktır.
Haftada birkaç gün mutlaka dışarı çıkın: Hava soğuk da olsa haftada birkaç gün açık havada geçireceğiniz zaman dilimleri çok önemli. Soğuk havada dışarıda gözlem yapması, doğa olaylarını, havayı ve çevreyi gözlemlemesi çevresel zekasının gelişimini de destekliyor. Alışveriş merkezleri gibi kapalı alanlara hapsolmayın.
Evde yarışlar düzenleyin: ‘Evde, dört duvar arasında gün boyu ne yapabiliriz?’ diyorsanız, aslında birçok seçenek var. Üstelik çocuğunuzun zekasını ve becerilerini kullanabileceği etkinlikler. Örneğin sessiz film anlatma, tabu, jenga, satranç gibi oyunlarla evde mini yarışmalar düzenleyebilirsiniz. Oyunlarınıza evdeki diğer aile üyelerini de katın. Beraber mutfakta bir şeyler pişirme ve akraba ziyaretleri gibi klasik yöntemler de önemli. Tabi birlikte kütüphanenizden seçeceğiniz ya da birlikte satın alacağınız bir kitapla okuma saati yapmanın yeri apayrı.
Sevdiği arkadaşlarıyla buluşturun: Çocuğunuzun sevdiği arkadaşları ile bir araya gelmesini sağlayın. Yaramazlık yapsalar da onlar henüz çocuk ve bu birliktelikler sosyalleşmesi adına önemli. Üstelik bu sayede hem çocuğunuzun diğer çocuklarla ilişkilerini hem de onun sevdiği ama sizin çok da tanımadığınız arkadaşlarıyla ilişkilerini gözlemleyebilirsiniz. Çalışıyorsanız bunu hafta sonu yapabilirsiniz.
Birlikte hayal kurun: Çocuğunuzla beraber gözlerinizi kapatıp hayal kurun ve sonra herkes hayalini anlatsın. Hatta bunu, hayalin bir kısmını siz, bir kısmını çocuğunuz kuracak şekilde bir oyuna dönüştürün. Bu size de iyi gelecek; en son ne zaman gözünüzü kapatıp hayal kurdunuz ya da buna diğer aile üyelerini ortak ettiniz?
Çocuklara yönelik atölye etkinliklerine götürün: Günümüzde artık neredeyse tüm sanat müzeleri, sanat platformları ve üniversiteler çocukların merak ve ilgi alanlarına yönelik atölye etkinlikleri yapıyorlar. Bu atölye çalışmaları; bazen el becerilerini destekleyici, bazen merak artırıcı, bazen gözlem yapmaya teşvik edici olacak şekilde çok farklı konularda düzenleniyor. Ya ücretsiz ya da cüzi ücretlerle yapılıyor. Yaşına uygun aktivitelere katılmasını sağlayın. Çalışıyorsanız bunu hafta sonu da yapabilirsiniz.
Arkadaşlarıyla katılacağı etkinlik organize edin: Bulunduğunuz şehirde daha önce görmediğiniz tarihi, turistik yerleri gezin. Yaşına uygun tiyatro, sinema ve gösterilere gidin. Hatta kimi zaman bu aktivitelere istediği arkadaşı ya da arkadaşlarının da gelmesi daha fazla keyif almasını sağlayabilir. Çıkışta izlediği şeyle ilgili yorum yapmasını teşvik edin. Kısa bir özetini anlattırıp fikrini sorarak heyecanına ortak olduğunuzu hissettirin.
Hayal gücünüzü kullanın: Kendi hayal gücünüze güvenin. Çocukluğunuzda sizin keyif aldığınız oyunları ve etkinlikleri de çocuğunuza öğretebilirsiniz. Bu arada çocuğunuzun diğer aile üyeleri ile de zaman geçirmesini sağlayın. Babası ile baş başa zaman geçirme imkanı varsa siz dahil olmayın, yönlendirme yapmayın.
Güler yüzlü ve şefkatli olun: Teknolojik aygıtları sınırlı zaman dilimlerinde kullandırın. Gergin ve sinirli davranmayın. Çocuğunuzun en büyük ihtiyacının sizin güler yüzünüz ve ona şefkatli yaklaşmanız olduğunu bilin. Onu sevdiğinizi dile getirin, hissettirin. Ona koyduğunuz kuralların nedenlerini anlayacağı şekilde sakin bir üslupla açıklayın. ntvmsnv
15 Ocak 2017 Pazar
İsmet İnönü müfredattan kaldırıldı
Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırlayıp öneriye açtığı müfredat taslağındaki çağdaş Türk ve dünya tarihi dersinin öğretim programında ‘2. Dünya Savaşı’ konusuyla ilgili değişiklikler yapıldı. Müfredatta, 2. Dünya Savaşı’nda Türkiye’nin izlediği dış politika ve savaş sırasında Türkiye’de meydana gelen siyasi, ekonomik gelişmeler bölümünden, ‘İsmet İnönü’ başlığı kaldırıldı.
Hürriyet'te yer alan habere göre MEB’in ilkokul, ortaokul ve liseler için hazırladığı yeni müfredatta, dikkat çekici değişiklikler özetle şöyle:
Felsefe dersinde ünite sayıları azaltıldı. ‘Felsefeyle tanışma’, ‘Bilgi felsefesi’, ‘Varlık felsefesi’, ‘Ahlak felsefesi’, ‘Sanat felsefesi’, ‘Din felsefesi’, ‘Siyaset felsefesi’ ve ‘Bilim felsefesi’ ünitelerinden oluşan ortaöğretim felsefe dersinin üniteleri yeni taslakta, ‘İlkçağ Felsefesi’, ‘Ortaçağ Felsefesi’, ‘Rönesans ve 17. yy. Felsefesi’, ‘18. yy. Aydınlanma Felsefesi’ ve ‘Çağdaş Felsefe’ olarak kronolojik sırayla yer aldı.
Genel başlıklarda toplanan felsefe dersinde yeni müfredata göre ders saatleriyle ilgili değişiklik yapılmazken kazanımlar azaltıldı. 72 saatlik ders süresi değiştirilmezken, eski müfredatta 58 olan kazanım sayısı 20’ye düşürüldü.
15 Temmuz’a özgün metin
İlk kez 6. sınıf sosyal bilgiler dersinde öğrencilere anlatılacak 15 Temmuz darbe girişimi, felsefe dersi kapsamında da işlenecek. Lise öğrencilerinden, “Milli irade, hukuk devleti ve demokrasi bilinci çerçevesinde anti demokratik darbe girişimi karşısında 15 Temmuz 2016’da gösterilen halk direnişini değerlendiren özgün bir metin yazma çalışması” yapmaları istenecek.
Çağdaş Türk ve dünya tarihi dersinin ‘Soğuk Savaş Dönemi’ ünitesine, ‘Demokrat Parti döneminde Türkiye’de meydana gelen siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmeler’ başlıklı yeni bölüm eklendi. Derste işlenecek konular arasına, 1946-1950 seçimleri ile seçim usullerindeki değişim üzerinde durulacağı vurgulandı. Aynı dersin bir başka ünitesinde ise mülteci sorununa değinildi.
Güncellenen öğretim programlarının tamamında değerler, konu ve kazanımlarla ilişkilendirildi. Buna göre değerler tüm derslerle ilişkilendirilecek. Belirlenen değerler kitaplara girecek ve sınıflarda okutulacak. ‘Değerler eğitimi’ başlığında, “Milli birlik ve dayanışma ile toplumsal uyumun temelindeki millî, manevi ve evrensel değerlerin özümsenmesi; bunların tutum ve davranışa dönüştürülerek toplumsal hayata yansıtılması giderek artan bir öneme sahiptir” ifadelerine yer verildi.
DNA onarımı anlatılacak
Lise kimya kitabında, ‘Kimyasal Türler Arası Etkileşimler’ konu başlığı altında Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar’a da yer verildi. Prof. Dr. Sancar’ın DNA’nın onarımı ile ilgili çalışmaları ve kısa biyografisi okuma parçası olarak öğrencilere verilecek. Ayrıca hayatını toplumda bir Türkçe bilinci oluşturmaya adayan Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu da müfredatta unutulmadı. Sancar ve Sinanoğlu’nun bilim dünyasına katkılarının derslerde verilmesi öngörüldü.
Çağdaş Türk ve dünya tarihi dersinde ‘2. Dünya Savaşı’ konusuyla ilgili dikkat çekici değişiklikler yapıldı. Müfredatta, 2. Dünya Savaşı’nda Türkiye’nin dış politikası ve savaş sırasında Türkiye’de meydana gelen siyasi, ekonomik gelişmeler bölümünden, ‘İsmet İnönü’ başlığı kaldırıldı. İnönü, o dönemde tüm baskılara rağmen, izlediği politikalarla Türkiye’nin 2. Dünya Savaşı’na girmemesini sağlamıştı. Bu bilgiler, müfredatta olmayacak.
Onlar da müfredatta
Çağdaş Türk ve dünya tarihi kitabında, Türkiye’deki bilimsel ve teknolojik gelişmelere de yer verildi. TÜRKSAT, Anka, Hürkuş, Göktürk, Altay gibi yerli üretimlerin üzerinde durulması ve öğrencilere araştırma yaptırılması istendi. Türkiye’nin uluslararası spor müsabakalarındaki başarıları; Galatasaray’ın UEFA kupasını kazanması, Türkiye’nin Dünya Kupası başarıları, Sinan Şamil Sam’ın kıtalararası boks şampiyonluğu, Hamza Yerlikaya’nın dünya ve olimpiyat güreş şampiyonlukları, Kenan Sofuoğlu’nun Supersport dünya şampiyonluğu gibi konular da kitaplarda yerini alacak.
Bütüne bakın
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Yusuf Tekin 13 Ocak’ta askıya çıkan yeni müfredat taslağını Twitter’da değerlendirdi. Müsteşar Tekin, yeni müfredatta başta Atatürk olmak üzere Türkiye ve değerlere sahip çıkıp koruyacakları bir konsept öngördüklerini belirterek, taslak öğretim programlarının bir ders ya da sınıf seviyesinde değil, bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Milli ve manevi değerlerin de müfredatta yer aldığını anlatan Tekin açıklamasında özetle şu ifadelere yer verdi:
Ortak akıl
“Bilindiği üzere bir müfredat güncellemesini cuma günü kamuoyu ile paylaştık. Ortak aklı bulma amaçlı iyi niyetli bir girişim kuşkusuz. Öncelikle müfredat sadece bir sınıf seviyesinde ve tek ders bazında değil bütün olarak değerlendirilmesi gereken bir konu. Hazırladığımız müfredatları incelerken sadece bir sınıftaki tek bir derse bakılarak yorum yapmak hatalı ve eksik bir bakış olacak. Müfredat taslağımızın tamamında çocuklarımıza başta Atatürk olmak üzere bu ülkeye ve değerlerimize hakkıyla sahip çıkıp koruyacakları bir konsept öngörüldü.
Bir derste olmaz
Herhangi bir değeri salt bir derse endeksleyerek vermek hem pedagojik açıdan ve hem de oluşturduğunuz konsept açısından uygun değil. Atatürk ve onun çocuklarımıza ve gençliğimize emanet ettiği başta Cumhuriyet, demokrasi ve bağımsızlık olmak üzere bu coğrafyaya vatan bilinciyle sahip çıkmayı temin edecek milli ve manevi bütün değerleri vermek müfredat taslağının en öncelikli parametrelerinden birisi. Bu değerler bütün müfredatın içerisinde ayrıca kurgulandı. Müfredatın tamamına bakmak gerekir.”
Hürriyet'te yer alan habere göre MEB’in ilkokul, ortaokul ve liseler için hazırladığı yeni müfredatta, dikkat çekici değişiklikler özetle şöyle:
Felsefe dersinde ünite sayıları azaltıldı. ‘Felsefeyle tanışma’, ‘Bilgi felsefesi’, ‘Varlık felsefesi’, ‘Ahlak felsefesi’, ‘Sanat felsefesi’, ‘Din felsefesi’, ‘Siyaset felsefesi’ ve ‘Bilim felsefesi’ ünitelerinden oluşan ortaöğretim felsefe dersinin üniteleri yeni taslakta, ‘İlkçağ Felsefesi’, ‘Ortaçağ Felsefesi’, ‘Rönesans ve 17. yy. Felsefesi’, ‘18. yy. Aydınlanma Felsefesi’ ve ‘Çağdaş Felsefe’ olarak kronolojik sırayla yer aldı.
Genel başlıklarda toplanan felsefe dersinde yeni müfredata göre ders saatleriyle ilgili değişiklik yapılmazken kazanımlar azaltıldı. 72 saatlik ders süresi değiştirilmezken, eski müfredatta 58 olan kazanım sayısı 20’ye düşürüldü.
15 Temmuz’a özgün metin
İlk kez 6. sınıf sosyal bilgiler dersinde öğrencilere anlatılacak 15 Temmuz darbe girişimi, felsefe dersi kapsamında da işlenecek. Lise öğrencilerinden, “Milli irade, hukuk devleti ve demokrasi bilinci çerçevesinde anti demokratik darbe girişimi karşısında 15 Temmuz 2016’da gösterilen halk direnişini değerlendiren özgün bir metin yazma çalışması” yapmaları istenecek.
Çağdaş Türk ve dünya tarihi dersinin ‘Soğuk Savaş Dönemi’ ünitesine, ‘Demokrat Parti döneminde Türkiye’de meydana gelen siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmeler’ başlıklı yeni bölüm eklendi. Derste işlenecek konular arasına, 1946-1950 seçimleri ile seçim usullerindeki değişim üzerinde durulacağı vurgulandı. Aynı dersin bir başka ünitesinde ise mülteci sorununa değinildi.
Güncellenen öğretim programlarının tamamında değerler, konu ve kazanımlarla ilişkilendirildi. Buna göre değerler tüm derslerle ilişkilendirilecek. Belirlenen değerler kitaplara girecek ve sınıflarda okutulacak. ‘Değerler eğitimi’ başlığında, “Milli birlik ve dayanışma ile toplumsal uyumun temelindeki millî, manevi ve evrensel değerlerin özümsenmesi; bunların tutum ve davranışa dönüştürülerek toplumsal hayata yansıtılması giderek artan bir öneme sahiptir” ifadelerine yer verildi.
DNA onarımı anlatılacak
Lise kimya kitabında, ‘Kimyasal Türler Arası Etkileşimler’ konu başlığı altında Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar’a da yer verildi. Prof. Dr. Sancar’ın DNA’nın onarımı ile ilgili çalışmaları ve kısa biyografisi okuma parçası olarak öğrencilere verilecek. Ayrıca hayatını toplumda bir Türkçe bilinci oluşturmaya adayan Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu da müfredatta unutulmadı. Sancar ve Sinanoğlu’nun bilim dünyasına katkılarının derslerde verilmesi öngörüldü.
Çağdaş Türk ve dünya tarihi dersinde ‘2. Dünya Savaşı’ konusuyla ilgili dikkat çekici değişiklikler yapıldı. Müfredatta, 2. Dünya Savaşı’nda Türkiye’nin dış politikası ve savaş sırasında Türkiye’de meydana gelen siyasi, ekonomik gelişmeler bölümünden, ‘İsmet İnönü’ başlığı kaldırıldı. İnönü, o dönemde tüm baskılara rağmen, izlediği politikalarla Türkiye’nin 2. Dünya Savaşı’na girmemesini sağlamıştı. Bu bilgiler, müfredatta olmayacak.
Onlar da müfredatta
Çağdaş Türk ve dünya tarihi kitabında, Türkiye’deki bilimsel ve teknolojik gelişmelere de yer verildi. TÜRKSAT, Anka, Hürkuş, Göktürk, Altay gibi yerli üretimlerin üzerinde durulması ve öğrencilere araştırma yaptırılması istendi. Türkiye’nin uluslararası spor müsabakalarındaki başarıları; Galatasaray’ın UEFA kupasını kazanması, Türkiye’nin Dünya Kupası başarıları, Sinan Şamil Sam’ın kıtalararası boks şampiyonluğu, Hamza Yerlikaya’nın dünya ve olimpiyat güreş şampiyonlukları, Kenan Sofuoğlu’nun Supersport dünya şampiyonluğu gibi konular da kitaplarda yerini alacak.
Bütüne bakın
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Yusuf Tekin 13 Ocak’ta askıya çıkan yeni müfredat taslağını Twitter’da değerlendirdi. Müsteşar Tekin, yeni müfredatta başta Atatürk olmak üzere Türkiye ve değerlere sahip çıkıp koruyacakları bir konsept öngördüklerini belirterek, taslak öğretim programlarının bir ders ya da sınıf seviyesinde değil, bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Milli ve manevi değerlerin de müfredatta yer aldığını anlatan Tekin açıklamasında özetle şu ifadelere yer verdi:
Ortak akıl
“Bilindiği üzere bir müfredat güncellemesini cuma günü kamuoyu ile paylaştık. Ortak aklı bulma amaçlı iyi niyetli bir girişim kuşkusuz. Öncelikle müfredat sadece bir sınıf seviyesinde ve tek ders bazında değil bütün olarak değerlendirilmesi gereken bir konu. Hazırladığımız müfredatları incelerken sadece bir sınıftaki tek bir derse bakılarak yorum yapmak hatalı ve eksik bir bakış olacak. Müfredat taslağımızın tamamında çocuklarımıza başta Atatürk olmak üzere bu ülkeye ve değerlerimize hakkıyla sahip çıkıp koruyacakları bir konsept öngörüldü.
Bir derste olmaz
Herhangi bir değeri salt bir derse endeksleyerek vermek hem pedagojik açıdan ve hem de oluşturduğunuz konsept açısından uygun değil. Atatürk ve onun çocuklarımıza ve gençliğimize emanet ettiği başta Cumhuriyet, demokrasi ve bağımsızlık olmak üzere bu coğrafyaya vatan bilinciyle sahip çıkmayı temin edecek milli ve manevi bütün değerleri vermek müfredat taslağının en öncelikli parametrelerinden birisi. Bu değerler bütün müfredatın içerisinde ayrıca kurgulandı. Müfredatın tamamına bakmak gerekir.”
Etiketler:
ders,
ilkokul,
lise,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
ortaöğretim
Bakanlık, şişirilmiş başarı puanlarının peşinde
MEB Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’ndeki değişikliklerden biri de, okulun başarı punaını yükseltmek için ‘şişirilmiş’ notlarla ilgili. Değişikliğe göre, 3 kez ‘hormonlu not’ verdiği tespit edilen okul kapatılacak
Yıllardır tartışmalara neden olan ‘hormonlu notlar’, sonunda Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) önlem almasına yol açtı. Habertürk gazetesinden Pervin Kaplan'ın haberine göre, Verdikleri ‘hormonlu’ yani şişirilmiş notlarla hem lise hem de üniversite yerleştirmelerinde öğrencilerinin binlerce sıra yükselmesine neden olan özel okullar için kapatma cezası geldi.
Yönetmeliğe girdi
Hormonlu notlar ile ilgili düzenleme geçtiğimiz cuma günü Resmi Gazete’de yayımlanan MEB Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’ne girdi. Yönetmelikte “Okullarda yapılan öğrencilerin başarı durumlarının ölçülmesine ilişkin sınavlarda gerçek dışı not verildiğinin tespiti halinde, kanunun 7’nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen fiil için uygulanan idari para cezası verilir” maddesi yer aldı.
Yönetmelikte sözü edilen kanun ise 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu. Bu kanundaki 7’nci madde yönetmeliklerde belirtilen fiillere aykırı uygulamaların nasıl cezalandırılacağını düzenliyor.
Üç aşamalı ceza
Buna göre de eğer bir okulun ‘hormonlu not’ verdiği belirlenirse 3 aşamalı bir ceza söz konusu olacak. Hormonlu not verdiği belirlenen özel okula ilk aşamada brüt asgari ücretin 5 katı ceza kesilecek. Asgari ücret aylık bin 777 TL olduğu dikkate alındığında okul önce 8 bin 887 TL idari para cezası alacak.
İkinci kez aynı okulun hormonlu not verdiği saptandığında bu kez verilen ceza 5 kat artacak yani brüt asgari ücretin 25 katına çıkarılacak. Bu durumda okulun ödeyeceği rakam bugünkü hesaplamaya göre 44 bin 447 TL olacak.
Hormonlu not verdiği üçüncü kez belirlenen okula bundan sonra verilecek ceza kapatma olacak. Yasada bu durum, “Fiilin üçüncü kez tekrarı durumunda kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir” ifadesiyle düzenleniyor.
Hormonlu not nedir?
Okulların, öğrencilere lise ve üniversite yerleştirme puanını yükseltmek için şişirilmiş yani ‘hormonlu’ not vermesi yıllardır tartışılıyor. Şişirilmiş notlar verilen okulların mezunları, adil puan veren okulların öğrencileri karşısında avantajlı duruma gelip, binlerce sıra öne geçebiliyor. Çünkü TEOG yerleştirme puanlarının hesaplanmasında okul notları yüzde 30 etkili. Üniversite sınavlarında ise okul notları yerleştirmeye ortalama yüzde 12.5 oranında etki yapıyor. Bu durumda sınav puanları aynı olan öğrencilerden ‘hormonlu not’ alanlar öne geçiyor.
Yıllardır tartışmalara neden olan ‘hormonlu notlar’, sonunda Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) önlem almasına yol açtı. Habertürk gazetesinden Pervin Kaplan'ın haberine göre, Verdikleri ‘hormonlu’ yani şişirilmiş notlarla hem lise hem de üniversite yerleştirmelerinde öğrencilerinin binlerce sıra yükselmesine neden olan özel okullar için kapatma cezası geldi.
Yönetmeliğe girdi
Hormonlu notlar ile ilgili düzenleme geçtiğimiz cuma günü Resmi Gazete’de yayımlanan MEB Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’ne girdi. Yönetmelikte “Okullarda yapılan öğrencilerin başarı durumlarının ölçülmesine ilişkin sınavlarda gerçek dışı not verildiğinin tespiti halinde, kanunun 7’nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen fiil için uygulanan idari para cezası verilir” maddesi yer aldı.
Yönetmelikte sözü edilen kanun ise 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu. Bu kanundaki 7’nci madde yönetmeliklerde belirtilen fiillere aykırı uygulamaların nasıl cezalandırılacağını düzenliyor.
Üç aşamalı ceza
Buna göre de eğer bir okulun ‘hormonlu not’ verdiği belirlenirse 3 aşamalı bir ceza söz konusu olacak. Hormonlu not verdiği belirlenen özel okula ilk aşamada brüt asgari ücretin 5 katı ceza kesilecek. Asgari ücret aylık bin 777 TL olduğu dikkate alındığında okul önce 8 bin 887 TL idari para cezası alacak.
İkinci kez aynı okulun hormonlu not verdiği saptandığında bu kez verilen ceza 5 kat artacak yani brüt asgari ücretin 25 katına çıkarılacak. Bu durumda okulun ödeyeceği rakam bugünkü hesaplamaya göre 44 bin 447 TL olacak.
Hormonlu not verdiği üçüncü kez belirlenen okula bundan sonra verilecek ceza kapatma olacak. Yasada bu durum, “Fiilin üçüncü kez tekrarı durumunda kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir” ifadesiyle düzenleniyor.
Hormonlu not nedir?
Okulların, öğrencilere lise ve üniversite yerleştirme puanını yükseltmek için şişirilmiş yani ‘hormonlu’ not vermesi yıllardır tartışılıyor. Şişirilmiş notlar verilen okulların mezunları, adil puan veren okulların öğrencileri karşısında avantajlı duruma gelip, binlerce sıra öne geçebiliyor. Çünkü TEOG yerleştirme puanlarının hesaplanmasında okul notları yüzde 30 etkili. Üniversite sınavlarında ise okul notları yerleştirmeye ortalama yüzde 12.5 oranında etki yapıyor. Bu durumda sınav puanları aynı olan öğrencilerden ‘hormonlu not’ alanlar öne geçiyor.
Etiketler:
ders,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
okul,
özel okul
12 Ocak 2017 Perşembe
MEB’den öğrencilere kötü haber: Yarı yıl tatilinde ders var
İstanbul ve birçok ilde kar yağışı nedeni ile okullar tatil edilmişti. MEB programın aksamaması için harekete geçti
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinde kar nedeniyle eğitime verilen arada programının aksamaması için harekete geçti.
Habertürk'te yer alan habere göre, Ortaöğretim Genel Müdürlüğü’nün illere gönderdiği yazıda, eğitime ara verilen okullarda telafilerin yapılması gerektiği belirtildi.
Yazıda şu ifadeler yer aldı: “Eğitim-öğretimin gerçekleştirilemediği eğitim kurumlarımız ile yurtdışından gelen, milli sporcu olan, hastalık gibi sebeplerle derslerinde eksiklik bulunan öğrencilerin yapılamayan eğitim faaliyetlerinin telafisi için valiliklerce gerekli tedbirler alınarak eksiklikler giderilecek. Hafta içi ders saatleri dışında hafta sonları ya da yarıyıl tatilinde telafi eğitimi gerçekleştirilecektir...”
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinde kar nedeniyle eğitime verilen arada programının aksamaması için harekete geçti.
Habertürk'te yer alan habere göre, Ortaöğretim Genel Müdürlüğü’nün illere gönderdiği yazıda, eğitime ara verilen okullarda telafilerin yapılması gerektiği belirtildi.
Yazıda şu ifadeler yer aldı: “Eğitim-öğretimin gerçekleştirilemediği eğitim kurumlarımız ile yurtdışından gelen, milli sporcu olan, hastalık gibi sebeplerle derslerinde eksiklik bulunan öğrencilerin yapılamayan eğitim faaliyetlerinin telafisi için valiliklerce gerekli tedbirler alınarak eksiklikler giderilecek. Hafta içi ders saatleri dışında hafta sonları ya da yarıyıl tatilinde telafi eğitimi gerçekleştirilecektir...”
26 Aralık 2016 Pazartesi
AÖF öğrencilerine müjde
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, tek ders sınavlarının bu yıldan itibaren üç derse çıkarıldığını bildirdi.
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, Açıköğretim İktisat ve İşletme Fakültelerinden mezun olmasına tek dersi kalan öğrencilerin dönem uzatmamaları için uygulanan tek ders sınavlarının, bu yıldan itibaren üç derse çıkarıldığını bildirdi.
Gündoğan, Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakülteleri’nin lisans veya önlisans programlarında kayıtlı, üç dersten başarısız olan ve bu dersleri başarması durumunda mezun olabilecek öğrencilere tanınan üç ders sınav hakkından hangi durumdaki öğrencilerin yararlanabileceğine de açıklık getirdi.
Kayıtlı olduğu bölüm/programlarda tüm dersleri alan ve üç dersten başarısız olduğu için mezun olamayan öğrencilerin üç ders sınavına girebileceğini yineleyen Prof. Dr. Gündoğan, üç ders sınav hakkına ilişkin esasları şöyle sıraladı:
“Öğrencinin üç ders sınavına girebilmesi için, 2016/2017 öğretim yılı güz veya bahar döneminde o derslere kayıt yaptırmış olması gerekmektedir. Başarısız olduğu üç dersten (DZ) ve/veya (YZ) harf notu alan öğrenciye üç ders sınav hakkı tanınmaz. Uygulamalı dersler (laboratuvar, pratik çalışma ve benzeri) için üç ders sınav hakkı tanınmaz. Üç ders sınav notu, dönem sonu sınav notu yerine geçer. Başarı notu; üç ders sınavı uygulanan her bir ders için dönem içi notları ile üç ders sınavı notunun yüzdelik oranları dikkate alınarak belirlenir. Öğrencinin başarı notu; üç ders sınavı uygulanan her bir ders için dönem içi notları ile üç ders sınav sonucu esas alınarak hesaplanır. Öğrencinin harf notları, dönem sonu sınavına ‘Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakülteleri Öğrenci Değerlendirme Sistemi Esasları’ dikkate alınarak oluşan harf notu aralıkları dikkate alınarak belirlenir. Her ne sebeple olursa olsun üç ders sınavına katılmayan ve katılamayan öğrenci için mazeret sınavı yapılamaz.”
SINAVLAR YURT İÇİ 22 TEMMUZ'DA YURT DIŞI 13 AĞUSTOS'TA
Rektör Gündoğan, sınav tarihlerini de açıklayarak, şöyle devam etti:
“Türkiye programları için üç ders sınavı; 22 Temmuz 2017 Cumartesi günü fakülte yönetim kurulu kararı ile belirlenen sınav merkezlerinde gerçekleştirilecektir. Türkiye programlarına kayıtlı bulunan ve halen cezaevinde/tutukevinde olup üç ders sınavına girme hakkı olan öğrencinin sınavı, 22 Temmuz 2017 Cumartesi günü bulunduğu ildeki cezaevinde/tutukevinde yapılacaktır. Yurtdışı programları için üç ders sınavı; 13 Ağustos 2017 Pazar günü fakülte yönetim kurulu kararı ile belirlenen sınav merkezlerinde gerçekleştirilecektir.”
Prof. Dr. Gündoğan, Açıköğretim Sistemi’nde kayıtlı öğrencilerin başarılarını arttırmaya yönelik yaptıkları çalışmaları sürdüreceklerini de belirterek, tüm öğrencilere başarılar diledi. ntvmsnc
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, Açıköğretim İktisat ve İşletme Fakültelerinden mezun olmasına tek dersi kalan öğrencilerin dönem uzatmamaları için uygulanan tek ders sınavlarının, bu yıldan itibaren üç derse çıkarıldığını bildirdi.
Gündoğan, Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakülteleri’nin lisans veya önlisans programlarında kayıtlı, üç dersten başarısız olan ve bu dersleri başarması durumunda mezun olabilecek öğrencilere tanınan üç ders sınav hakkından hangi durumdaki öğrencilerin yararlanabileceğine de açıklık getirdi.
Kayıtlı olduğu bölüm/programlarda tüm dersleri alan ve üç dersten başarısız olduğu için mezun olamayan öğrencilerin üç ders sınavına girebileceğini yineleyen Prof. Dr. Gündoğan, üç ders sınav hakkına ilişkin esasları şöyle sıraladı:
“Öğrencinin üç ders sınavına girebilmesi için, 2016/2017 öğretim yılı güz veya bahar döneminde o derslere kayıt yaptırmış olması gerekmektedir. Başarısız olduğu üç dersten (DZ) ve/veya (YZ) harf notu alan öğrenciye üç ders sınav hakkı tanınmaz. Uygulamalı dersler (laboratuvar, pratik çalışma ve benzeri) için üç ders sınav hakkı tanınmaz. Üç ders sınav notu, dönem sonu sınav notu yerine geçer. Başarı notu; üç ders sınavı uygulanan her bir ders için dönem içi notları ile üç ders sınavı notunun yüzdelik oranları dikkate alınarak belirlenir. Öğrencinin başarı notu; üç ders sınavı uygulanan her bir ders için dönem içi notları ile üç ders sınav sonucu esas alınarak hesaplanır. Öğrencinin harf notları, dönem sonu sınavına ‘Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakülteleri Öğrenci Değerlendirme Sistemi Esasları’ dikkate alınarak oluşan harf notu aralıkları dikkate alınarak belirlenir. Her ne sebeple olursa olsun üç ders sınavına katılmayan ve katılamayan öğrenci için mazeret sınavı yapılamaz.”
SINAVLAR YURT İÇİ 22 TEMMUZ'DA YURT DIŞI 13 AĞUSTOS'TA
Rektör Gündoğan, sınav tarihlerini de açıklayarak, şöyle devam etti:
“Türkiye programları için üç ders sınavı; 22 Temmuz 2017 Cumartesi günü fakülte yönetim kurulu kararı ile belirlenen sınav merkezlerinde gerçekleştirilecektir. Türkiye programlarına kayıtlı bulunan ve halen cezaevinde/tutukevinde olup üç ders sınavına girme hakkı olan öğrencinin sınavı, 22 Temmuz 2017 Cumartesi günü bulunduğu ildeki cezaevinde/tutukevinde yapılacaktır. Yurtdışı programları için üç ders sınavı; 13 Ağustos 2017 Pazar günü fakülte yönetim kurulu kararı ile belirlenen sınav merkezlerinde gerçekleştirilecektir.”
Prof. Dr. Gündoğan, Açıköğretim Sistemi’nde kayıtlı öğrencilerin başarılarını arttırmaya yönelik yaptıkları çalışmaları sürdüreceklerini de belirterek, tüm öğrencilere başarılar diledi. ntvmsnc
9 Kasım 2016 Çarşamba
Açıköğretim yüz yüze öğrenimde dersler başladı
Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi’nde yüz yüze öğrenim hizmetlerinde dersler başladı.
Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sisteminden Sorumlu Rektör Yardımcısı ve Açıköğretim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Yücel Güney, Açıköğretim Fakültesi Dekan Yardımcıları Yrd. Doç. Dr. Gökhan Kuş, Yrd. Doç. Dr. M. Recep Okur, Yrd. Doç. Dr. Murat Akyıldız ve Yrd. Doç. Dr. Sinan Aydın, Yüz Yüze Öğrenim Hizmetleri Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Çetin Polat, Açıköğretim Fakültesi Merkez Büro Müdürü Öğr. Gör. Salih Gümüş ve Açıköğretim Fakültesi Sekreteri Öğr. Gör. Dr. İlker Usta'nın da katıldığı ilk dersler, AÖF Hizmet Bloğu’nda bulunan amfilerde gerçekleşti. Eskişehir'de ders programının ilk gününde yer alan mikro iktisat, maliyet muhasebesi ve matematik 1 derslerine 200'ün üzerinde öğrenci katıldı. Programda yer alan dersleri yürüten Prof. Dr. Ali Kartal, Doç. Dr. Nevin Mahir ve Yrd. Doç. Dr. Fatma Turan Koyuncu, öğrencilerin derslere karşı oldukça istekli ve ilgili olduğunu belirttiler.
Açıköğretim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Yücel Güney ise, “Öğrencilerimiz e-öğrenme ortamları ve televizyon yayınlarından memnuniyetlerini zaten dile getiriyorlardı. Onların ihtiyaçları doğrultusunda yüz yüze öğrenim hizmetlerinin içeriğiyle ilgili yaz döneminde bazı güncellemeler yapmıştık. Şimdi görüyoruz ki öğrencilerimiz yüz yüze öğretim hizmetlerinden oldukça memnunlar, bizlerden yeni derslerin eklenmesini istiyorlar. Bu talepler doğrultusunda yeni derslerin eklenmesi için çalışmalarımız devam ediyor” dedi.
Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sisteminden Sorumlu Rektör Yardımcısı ve Açıköğretim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Yücel Güney, Açıköğretim Fakültesi Dekan Yardımcıları Yrd. Doç. Dr. Gökhan Kuş, Yrd. Doç. Dr. M. Recep Okur, Yrd. Doç. Dr. Murat Akyıldız ve Yrd. Doç. Dr. Sinan Aydın, Yüz Yüze Öğrenim Hizmetleri Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Çetin Polat, Açıköğretim Fakültesi Merkez Büro Müdürü Öğr. Gör. Salih Gümüş ve Açıköğretim Fakültesi Sekreteri Öğr. Gör. Dr. İlker Usta'nın da katıldığı ilk dersler, AÖF Hizmet Bloğu’nda bulunan amfilerde gerçekleşti. Eskişehir'de ders programının ilk gününde yer alan mikro iktisat, maliyet muhasebesi ve matematik 1 derslerine 200'ün üzerinde öğrenci katıldı. Programda yer alan dersleri yürüten Prof. Dr. Ali Kartal, Doç. Dr. Nevin Mahir ve Yrd. Doç. Dr. Fatma Turan Koyuncu, öğrencilerin derslere karşı oldukça istekli ve ilgili olduğunu belirttiler.
Açıköğretim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Yücel Güney ise, “Öğrencilerimiz e-öğrenme ortamları ve televizyon yayınlarından memnuniyetlerini zaten dile getiriyorlardı. Onların ihtiyaçları doğrultusunda yüz yüze öğrenim hizmetlerinin içeriğiyle ilgili yaz döneminde bazı güncellemeler yapmıştık. Şimdi görüyoruz ki öğrencilerimiz yüz yüze öğretim hizmetlerinden oldukça memnunlar, bizlerden yeni derslerin eklenmesini istiyorlar. Bu talepler doğrultusunda yeni derslerin eklenmesi için çalışmalarımız devam ediyor” dedi.
30 Ekim 2016 Pazar
Derste telefonu açık tutmaya disiplin cezası geldi
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan yeni düzenlemeye göre, özürsüz devamsızlık, öğrencinin okul kütüphanesi, atölye, laboratuvar, pansiyon veya diğer bölümlerden aldığı kitap, araç-gereç ve malzemeyi zamanında vermemesi disiplin suçu olmaktan çıkarılırken, ders saatleri içerisinde bilişim araçlarının açık tutulmasına ilişkin fiile disiplin cezası getirildi.
“Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğreti̇m Kurumları Yönetmeli̇ği̇nde Deği̇şi̇kli̇k Yapılmasına Dai̇r Yönetmeli̇k”, Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yeni düzenlemeyle 7 Eylül 2013 tarihli Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğindeki bazı hükümler değiştirildi. Yeni düzenleme, yargı kararları, 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile askeri okulların kapatılması, 6638 sayılı kanunla polis kolejlerinin kapatılması, eğitim kurumlarındaki uygulamalar sonucunda belirlenen hususlar, ortaöğretim birimlerinde değişen ve gelişen şartlar ile ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda yapıldı.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan bilgilere göre, yazılı sınavların açık uçlu maddelerden oluşan yazılı yoklama şeklinde yapılması esası getirildi. Ancak her dersin sınavlarından biri, kısa cevaplı, doğru-yanlış, eşleştirmeli veya çoktan seçmeli testlerle de yapılabilecek.
Mesleki ve teknik ortaöğretim programlarında, bir ders saati okulda 40 dakika, işletmelerde ise 60 dakika olarak uygulanacak.
İşletmelerdeki mesleki eğitim, günde 8 saat olarak yapılacak. Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının çerçeve öğretim programları ve haftalık ders çizelgelerinde yer alan mesleki alan ve dal uygulamalarına ilişkin dersler, işletmelerde yapılması durumunda “işletmelerde mesleki eğitim” olarak adlandırılacak.
Okullarda öğretime ara verildiği dönemlerde, okul yönetimleri ve Milli Eğitim Müdürlüklerince gerekli önlemler alınacak, işletmelerde beceri eğitimi gören öğrenciler de bu kapsamda değerlendirilecek. Düzenleme ile ayrıca eğitim kurumlarında okul spor kulübünün kurulabilmesine imkân verildi.
YURTDIŞI DENKLİKLERİ
Yeni düzenlemeye göre, 8’inci sınıfı tamamlayan ve Diyanet İşleri Başkanlığınca “hafızlık” belgesi verilen ancak yerleştirmeye esas puanı bulunmayan ya da herhangi bir ortaöğretim kurumuna yerleşemeyen öğrenciler, tercihleri de dikkate alınarak hafızlık programı uygulayan Anadolu İmam Hatip Liselerine komisyon tarafından yerleştirilecek.
Değişikliğe göre, özel program ve proje uygulayan eğitim kurumlarında bir şubeye alınacak öğrenci sayısı 30 olacak.
Kültürler arası öğrenci değişim programları çerçevesinde veya ailesinin işi nedeniyle 9, 10 ve 11’inci sınıfları Türkiye’de okuyup 12’nci sınıfı yurt dışında tamamlayarak gelen öğrencilere, düzenlenen denklik belgesine dayalı olarak kayıtlı olduğu okul müdürlüğünce ortaöğretim diploması verilecek.
Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin Anadolu teknik programlarına, ortaöğretim kurumlarının 9’uncu sınıfını doğrudan geçen ve yıl sonu başarı puanı 70 olan öğrenciler geçiş yapabilecek.
Gençlik ve Spor Bakanlığınca belirlenen faaliyetin hazırlık dönemi ve organizasyon sürecine katılan öğrenciler, okula devam edemedikleri sürece faaliyet izinli sayılacak ve bu süre devamsızlık süresine dahil edilmeyecek.
Sosyal hizmet, emniyet ve asayiş birimlerinin resmi raporları doğrultusunda koruma ve bakım altına alınan öğrenciler için de özürsüz devamsızlık süresi 10 günü geçmemek kaydıyla toplam devamsızlık süresi 60 gün olarak uygulanacak.
Yarıyıl ve yaz tatili süresince işletmelerde mesleki eğitim gören öğrencilerin 3308 sayılı kanun kapsamında kullandıkları ücretli ve ücretsiz izin süreleri devamsızlıktan sayılmayacak ancak özürsüz devamsızlık süresi ücretsiz izin süresinden düşülecek.
NAKİL GEÇİŞLERİ TEMMUZ AYI SONUNDA
Okullar arasındaki 10’uncu sınıf öğrencilerinin nakil ve geçiş süresi temmuz ayının sonu olarak belirlendi.
669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan askeri okullar ile 6638 sayılı kanunla kapatılan Polis Kolejlerinin öğrencileri için yönetmelikte bulunan ilgili hükümler kaldırıldı.
Nakil ve geçiş başvurusu, aralık ve mayıs ayları hariç olmak üzere her ayın ilk iş gününden başlayarak son iş gününden önce veli tarafından çalışma saatleri içerisinde öğrencinin öğrenim gördüğü okul müdürlüğüne dilekçe ile yapılacak.
Okullara nakil başvurularında, başvurunun açık kontenjandan fazla olması halinde 9’uncu sınıflar için Yerleştirmeye Esas Puanı (YEP) üstünlüğüne göre kayıt ve nakil yapılacak.
Klasik sanatlar ve musiki programı uygulayan Anadolu İmam Hatip Liselerinde açık kontenjan bulunması halinde, sadece diğer ortaöğretim kurumlarının 9’uncu sınıflarından Bakanlıkça belirlenen esaslara göre eylül ayının son haftasında yapılacak yetenek sınavı ile öğrenci nakil ve geçişi yapılabilecek.
Uygulamalı nitelikteki dersler ile Kur’an-ı Kerim dersi sınavları, her dönemde iki defadan az olmamak üzere ve dersin özelliğine göre yazılı ve uygulamalı olarak veya bunlardan yalnızca biriyle ortak olarak ya da ayrı ayrı yapılabilecek.
YABANCI DİL DERSİNE YAZILI VE UYGULAMALI SINAV
Dil ve anlatım ile yabancı dil derslerinin sınavları, dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini ölçmek için yazılı ve uygulamalı olarak yapılacak. Performans çalışması, proje ve diğer çalışmalar ile ilgili değerlendirme ölçekleri zümre kararlarıyla belirlenecek.
Sorumluluk sınavları, ders yılı içerisinde yapılan yazılı veya uygulamalı sınav esaslarına göre birinci ve ikinci dönemin ilk haftası içerisinde iki alan öğretmeni, bulunmaması halinde biri alan öğretmeni olmak üzere iki öğretmen tarafından yapılacak.
Eğitim ve öğretim yılı başında yapılan sorumluluk sınavı sonunda tek dersten başarısız olan son sınıf öğrencileri için aynı usulle takip eden hafta içinde bir sınav daha yapılacak.
Özürleri nedeniyle, hazırlık sınıfı öğrencileri hariç okula devam edemeyen, okula devam ettikleri halde iki dönem puanı alamayan öğrenciler, durumlarını belgelendirmeleri kaydıyla o yıla ait öğrenim haklarını kullanmamış sayılacak.
Ders kesiminde, mezuniyet puanı en yüksek olan öğrenci, öğretmenler kurulunca okul birincisi olarak tespit edilecek. Ancak bütün derslerden başarılı olmasına rağmen stajını tamamlamayanlar, mezun olduğu ders yılının tamamını bulunduğu okulda okumayan öğrenciler okul birincisi olamayacak.
Öğretmenlerin görev ve sorumluluklarına, öğrencilerin daha iyi öğrenmelerini sağlamak amacıyla “öğretim programları doğrultusunda kazanım ve becerileri hedefleyen” etkinliklerin planlanarak uygulanması da eklendi.
ENGELLİ ÖĞRETMENE ÖNCELİK
Engelli öğretmenler ile engelli çocuğu bulunan öğretmenlerin nöbetlerinin belirlenmesinde gün ve saat tercihlerine öncelik verilerek düzenleme yapılacak. Özel eğitim sınıflarında görev yapan özel eğitim öğretmenleri ile çocuk gelişimi alanına ait uygulama ana sınıflarında görev yapan okul öncesi öğretmenleri, nöbet görevinden muaf tutulacak.
STAJ SÜRESİ 40 GÜN
Uluslararası sözleşmelere ve mevzuata uygun olarak eğitim yapılan havacılık ve denizcilik alanlarında, öğrencilere söz konusu belgelerde belirtilen akredite yeterliklerin kazandırılabilmesi için öğretmenle birlikte alanında yetkin usta öğreticiler de görevlendirilecek.
Anadolu teknik programı ile işletme kapasitesi yeterli olmadığından mesleki eğitim için işletmeye gönderilemeyen Anadolu meslek programı öğrencileri, uygulamalı eğitimlerini işletmelerle imzalanacak protokole göre işletmenin eğitim biriminde sürdürecek.
Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumları öğrencilerinin staj süresi 40 iş günü olacak, bu stajın 15 iş gününe kadar olan kısmı 10’uncu sınıfın sonunda yapılabilecek.
Yarıyıl ve yaz tatilinde işletmede yapılan mesleki eğitim ve staj çalışmaları tam gün tam yıl eğitim kapsamında değerlendirilmeyecek.
Öğrenci nakil olduğunda okul veli sözleşmesinin yenileneceği hususu da düzenlemeyle hükme bağlandı.
“ÖZÜRSÜZ DEVAMSIZLIK” DİSİPLİN SUÇU OLMAYACAK
Yeni düzenlemede, özürsüz devamsızlık ile öğrencinin okul kütüphanesi, atölye, laboratuvar, pansiyon veya diğer bölümlerden aldığı kitap, araç-gereç ve malzemeyi zamanında vermemesi disiplin suçu olmaktan çıkarıldı.
Ders saatleri içerisinde bilişim araçlarının açık tutulmasına ilişkin fiile disiplin cezası getirildi. Kişilere, arkadaşlarına, okul yöneticilerine, öğretmenlerine ve diğer çalışanlarına karşı okul içinde ve dışında sözle, davranışla veya sosyal medya üzerinden hakaret etmek, paylaşmak, yaymak veya başkalarını bu davranışa kışkırtmak fiili de disiplin suçu olarak değerlendirilecek.
Zihinsel yetersizliğe sahip öğrencilere disiplin cezası verilmemesi hüküm altına alındı. Son sınıf öğrencilerine verilen disiplin cezasının dönem sonunda görüşülebilmesine ve okul değiştirme cezasının zamana bağlı olmadan uygulanmasına imkan sağlandı.
Bakanlığın yeni düzenlemesinde, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında görev yapan atölye, laboratuvar ve meslek dersleri öğretmeninin adı “atölye ve laboratuvar öğretmeni” olarak değiştirildi. Sözcü
“Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğreti̇m Kurumları Yönetmeli̇ği̇nde Deği̇şi̇kli̇k Yapılmasına Dai̇r Yönetmeli̇k”, Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yeni düzenlemeyle 7 Eylül 2013 tarihli Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğindeki bazı hükümler değiştirildi. Yeni düzenleme, yargı kararları, 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile askeri okulların kapatılması, 6638 sayılı kanunla polis kolejlerinin kapatılması, eğitim kurumlarındaki uygulamalar sonucunda belirlenen hususlar, ortaöğretim birimlerinde değişen ve gelişen şartlar ile ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda yapıldı.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan bilgilere göre, yazılı sınavların açık uçlu maddelerden oluşan yazılı yoklama şeklinde yapılması esası getirildi. Ancak her dersin sınavlarından biri, kısa cevaplı, doğru-yanlış, eşleştirmeli veya çoktan seçmeli testlerle de yapılabilecek.
Mesleki ve teknik ortaöğretim programlarında, bir ders saati okulda 40 dakika, işletmelerde ise 60 dakika olarak uygulanacak.
İşletmelerdeki mesleki eğitim, günde 8 saat olarak yapılacak. Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının çerçeve öğretim programları ve haftalık ders çizelgelerinde yer alan mesleki alan ve dal uygulamalarına ilişkin dersler, işletmelerde yapılması durumunda “işletmelerde mesleki eğitim” olarak adlandırılacak.
Okullarda öğretime ara verildiği dönemlerde, okul yönetimleri ve Milli Eğitim Müdürlüklerince gerekli önlemler alınacak, işletmelerde beceri eğitimi gören öğrenciler de bu kapsamda değerlendirilecek. Düzenleme ile ayrıca eğitim kurumlarında okul spor kulübünün kurulabilmesine imkân verildi.
YURTDIŞI DENKLİKLERİ
Yeni düzenlemeye göre, 8’inci sınıfı tamamlayan ve Diyanet İşleri Başkanlığınca “hafızlık” belgesi verilen ancak yerleştirmeye esas puanı bulunmayan ya da herhangi bir ortaöğretim kurumuna yerleşemeyen öğrenciler, tercihleri de dikkate alınarak hafızlık programı uygulayan Anadolu İmam Hatip Liselerine komisyon tarafından yerleştirilecek.
Değişikliğe göre, özel program ve proje uygulayan eğitim kurumlarında bir şubeye alınacak öğrenci sayısı 30 olacak.
Kültürler arası öğrenci değişim programları çerçevesinde veya ailesinin işi nedeniyle 9, 10 ve 11’inci sınıfları Türkiye’de okuyup 12’nci sınıfı yurt dışında tamamlayarak gelen öğrencilere, düzenlenen denklik belgesine dayalı olarak kayıtlı olduğu okul müdürlüğünce ortaöğretim diploması verilecek.
Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin Anadolu teknik programlarına, ortaöğretim kurumlarının 9’uncu sınıfını doğrudan geçen ve yıl sonu başarı puanı 70 olan öğrenciler geçiş yapabilecek.
Gençlik ve Spor Bakanlığınca belirlenen faaliyetin hazırlık dönemi ve organizasyon sürecine katılan öğrenciler, okula devam edemedikleri sürece faaliyet izinli sayılacak ve bu süre devamsızlık süresine dahil edilmeyecek.
Sosyal hizmet, emniyet ve asayiş birimlerinin resmi raporları doğrultusunda koruma ve bakım altına alınan öğrenciler için de özürsüz devamsızlık süresi 10 günü geçmemek kaydıyla toplam devamsızlık süresi 60 gün olarak uygulanacak.
Yarıyıl ve yaz tatili süresince işletmelerde mesleki eğitim gören öğrencilerin 3308 sayılı kanun kapsamında kullandıkları ücretli ve ücretsiz izin süreleri devamsızlıktan sayılmayacak ancak özürsüz devamsızlık süresi ücretsiz izin süresinden düşülecek.
NAKİL GEÇİŞLERİ TEMMUZ AYI SONUNDA
Okullar arasındaki 10’uncu sınıf öğrencilerinin nakil ve geçiş süresi temmuz ayının sonu olarak belirlendi.
669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan askeri okullar ile 6638 sayılı kanunla kapatılan Polis Kolejlerinin öğrencileri için yönetmelikte bulunan ilgili hükümler kaldırıldı.
Nakil ve geçiş başvurusu, aralık ve mayıs ayları hariç olmak üzere her ayın ilk iş gününden başlayarak son iş gününden önce veli tarafından çalışma saatleri içerisinde öğrencinin öğrenim gördüğü okul müdürlüğüne dilekçe ile yapılacak.
Okullara nakil başvurularında, başvurunun açık kontenjandan fazla olması halinde 9’uncu sınıflar için Yerleştirmeye Esas Puanı (YEP) üstünlüğüne göre kayıt ve nakil yapılacak.
Klasik sanatlar ve musiki programı uygulayan Anadolu İmam Hatip Liselerinde açık kontenjan bulunması halinde, sadece diğer ortaöğretim kurumlarının 9’uncu sınıflarından Bakanlıkça belirlenen esaslara göre eylül ayının son haftasında yapılacak yetenek sınavı ile öğrenci nakil ve geçişi yapılabilecek.
Uygulamalı nitelikteki dersler ile Kur’an-ı Kerim dersi sınavları, her dönemde iki defadan az olmamak üzere ve dersin özelliğine göre yazılı ve uygulamalı olarak veya bunlardan yalnızca biriyle ortak olarak ya da ayrı ayrı yapılabilecek.
YABANCI DİL DERSİNE YAZILI VE UYGULAMALI SINAV
Dil ve anlatım ile yabancı dil derslerinin sınavları, dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini ölçmek için yazılı ve uygulamalı olarak yapılacak. Performans çalışması, proje ve diğer çalışmalar ile ilgili değerlendirme ölçekleri zümre kararlarıyla belirlenecek.
Sorumluluk sınavları, ders yılı içerisinde yapılan yazılı veya uygulamalı sınav esaslarına göre birinci ve ikinci dönemin ilk haftası içerisinde iki alan öğretmeni, bulunmaması halinde biri alan öğretmeni olmak üzere iki öğretmen tarafından yapılacak.
Eğitim ve öğretim yılı başında yapılan sorumluluk sınavı sonunda tek dersten başarısız olan son sınıf öğrencileri için aynı usulle takip eden hafta içinde bir sınav daha yapılacak.
Özürleri nedeniyle, hazırlık sınıfı öğrencileri hariç okula devam edemeyen, okula devam ettikleri halde iki dönem puanı alamayan öğrenciler, durumlarını belgelendirmeleri kaydıyla o yıla ait öğrenim haklarını kullanmamış sayılacak.
Ders kesiminde, mezuniyet puanı en yüksek olan öğrenci, öğretmenler kurulunca okul birincisi olarak tespit edilecek. Ancak bütün derslerden başarılı olmasına rağmen stajını tamamlamayanlar, mezun olduğu ders yılının tamamını bulunduğu okulda okumayan öğrenciler okul birincisi olamayacak.
Öğretmenlerin görev ve sorumluluklarına, öğrencilerin daha iyi öğrenmelerini sağlamak amacıyla “öğretim programları doğrultusunda kazanım ve becerileri hedefleyen” etkinliklerin planlanarak uygulanması da eklendi.
ENGELLİ ÖĞRETMENE ÖNCELİK
Engelli öğretmenler ile engelli çocuğu bulunan öğretmenlerin nöbetlerinin belirlenmesinde gün ve saat tercihlerine öncelik verilerek düzenleme yapılacak. Özel eğitim sınıflarında görev yapan özel eğitim öğretmenleri ile çocuk gelişimi alanına ait uygulama ana sınıflarında görev yapan okul öncesi öğretmenleri, nöbet görevinden muaf tutulacak.
STAJ SÜRESİ 40 GÜN
Uluslararası sözleşmelere ve mevzuata uygun olarak eğitim yapılan havacılık ve denizcilik alanlarında, öğrencilere söz konusu belgelerde belirtilen akredite yeterliklerin kazandırılabilmesi için öğretmenle birlikte alanında yetkin usta öğreticiler de görevlendirilecek.
Anadolu teknik programı ile işletme kapasitesi yeterli olmadığından mesleki eğitim için işletmeye gönderilemeyen Anadolu meslek programı öğrencileri, uygulamalı eğitimlerini işletmelerle imzalanacak protokole göre işletmenin eğitim biriminde sürdürecek.
Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumları öğrencilerinin staj süresi 40 iş günü olacak, bu stajın 15 iş gününe kadar olan kısmı 10’uncu sınıfın sonunda yapılabilecek.
Yarıyıl ve yaz tatilinde işletmede yapılan mesleki eğitim ve staj çalışmaları tam gün tam yıl eğitim kapsamında değerlendirilmeyecek.
Öğrenci nakil olduğunda okul veli sözleşmesinin yenileneceği hususu da düzenlemeyle hükme bağlandı.
“ÖZÜRSÜZ DEVAMSIZLIK” DİSİPLİN SUÇU OLMAYACAK
Yeni düzenlemede, özürsüz devamsızlık ile öğrencinin okul kütüphanesi, atölye, laboratuvar, pansiyon veya diğer bölümlerden aldığı kitap, araç-gereç ve malzemeyi zamanında vermemesi disiplin suçu olmaktan çıkarıldı.
Ders saatleri içerisinde bilişim araçlarının açık tutulmasına ilişkin fiile disiplin cezası getirildi. Kişilere, arkadaşlarına, okul yöneticilerine, öğretmenlerine ve diğer çalışanlarına karşı okul içinde ve dışında sözle, davranışla veya sosyal medya üzerinden hakaret etmek, paylaşmak, yaymak veya başkalarını bu davranışa kışkırtmak fiili de disiplin suçu olarak değerlendirilecek.
Zihinsel yetersizliğe sahip öğrencilere disiplin cezası verilmemesi hüküm altına alındı. Son sınıf öğrencilerine verilen disiplin cezasının dönem sonunda görüşülebilmesine ve okul değiştirme cezasının zamana bağlı olmadan uygulanmasına imkan sağlandı.
Bakanlığın yeni düzenlemesinde, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında görev yapan atölye, laboratuvar ve meslek dersleri öğretmeninin adı “atölye ve laboratuvar öğretmeni” olarak değiştirildi. Sözcü
Etiketler:
ders,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
okul,
öğrenci
14 Ekim 2016 Cuma
Kadıköy Anadolu Lisesi öğrencileri oturma eylemi yaptı
Proje Okul yönetmeliği kapsamında okullarında eğitim veren öğretmenlerin başka bir okula atanmasına karşı çıkan Kadıköy Anadolu Lisesi öğrencileri, okul bahçesinde dersleri boykot etti.
Okulların açılmasıyla birlikte başlayan ve proje okullarında sekiz yıl görev yapan öğretmenlerin başka bir okula atanmasını sağlayan yönetmeliğe öğrencilerden tepkiler sürüyor. Son olarak Kadıköy Anadolu Lisesi öğrencileri, 71 öğretmenlerinin gidişini oturma eylemi yaparak protesto etti.
Kadıköy Anadolu Lisesi öğrencileri adına okunan bildiride, “Üç sene önce her düşünce ve bireye saygı duyan, bilimsel eğitim vermeyi ilke edinen ve özgür zihinleri destekleyen okulların “proje okul” adı altında sıradanlaşmasını reddediyoruz. Sürgün niteliğinde gerçekleştirilen “rotasyon” uygulamasına sebep ne ögretmenlerimizin nitelik açısından yetersiz olması ne de görevlerini yapmalarında herhangi bir eksikliğin olmasıdır. Burada asıl amaç, öğrencilerin clup faaliyetlerinden, festivallere kadar uzanan akademik ve sosyal gelişimleri sürecine ket vurma çabasıdır. Hali hazırda çatırdamakta olan “Fark yaratma” vizyonumuzu yeşertmeye çalıştığımız bu anda ögretmenlerimizin elimizden alınması bu yokoluş sürecini hızlandırmaktır. Hepimizin birer piyon olarak kullanılmaya çalışıldığı bu oyunu reddetmek için ilk adımı atıyoruz” denildi. Sözcü
Okulların açılmasıyla birlikte başlayan ve proje okullarında sekiz yıl görev yapan öğretmenlerin başka bir okula atanmasını sağlayan yönetmeliğe öğrencilerden tepkiler sürüyor. Son olarak Kadıköy Anadolu Lisesi öğrencileri, 71 öğretmenlerinin gidişini oturma eylemi yaparak protesto etti.
Kadıköy Anadolu Lisesi öğrencileri adına okunan bildiride, “Üç sene önce her düşünce ve bireye saygı duyan, bilimsel eğitim vermeyi ilke edinen ve özgür zihinleri destekleyen okulların “proje okul” adı altında sıradanlaşmasını reddediyoruz. Sürgün niteliğinde gerçekleştirilen “rotasyon” uygulamasına sebep ne ögretmenlerimizin nitelik açısından yetersiz olması ne de görevlerini yapmalarında herhangi bir eksikliğin olmasıdır. Burada asıl amaç, öğrencilerin clup faaliyetlerinden, festivallere kadar uzanan akademik ve sosyal gelişimleri sürecine ket vurma çabasıdır. Hali hazırda çatırdamakta olan “Fark yaratma” vizyonumuzu yeşertmeye çalıştığımız bu anda ögretmenlerimizin elimizden alınması bu yokoluş sürecini hızlandırmaktır. Hepimizin birer piyon olarak kullanılmaya çalışıldığı bu oyunu reddetmek için ilk adımı atıyoruz” denildi. Sözcü
11 Ekim 2016 Salı
AÖF öğrencilerine yeni TV ders programları
Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AÖF) öğrencileri için özel tekniklerle hazırlanan TV ders programları, düzenlenen tanıtım toplantısıyla görücüye çıktı.
Yaklaşık 1,5 milyon öğrencisi bulunan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi'nde (AÖF), özel tekniklerle hazırlanan yeni TV ders programları görücüye çıktı. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi TV Yapım Merkezi tarafından hazırlanan yeni ders programlarının tanıtım toplantısı, Yunus Emre Kampüsü Öğrenci Merkezi Çok Amaçlı Salon’da düzenlendi. Toplantıya, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, Açıköğretim Sistemi'nden sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Güney, TRT Okul Koordinatörü Yrd. Doç. Selçuk Kıray ve diğer ilgililer katıldı.
Toplantıda konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, Açıköğretim Sistemi'nin tüm üniversite personelinin bir meyvesi olduğunu ve herkesi katkı sunduğu bir sistem olduğunu belirtti. Açıköğretimin başlangıçta sadece ders kitabıyla başladığını ifade eden Rektör Gündoğan, “Fakat bu zaman içerisinde ders materyalleri noktasında ciddi gelişmeler oldu. Televizyon devreye girdi. Hocalarımızı televizyon aracılığıyla ders programları yapmaya başladılar. Bu programlar gitgide iyileşti. Çok güzel nitelikli programlar haline geldi. Geçtiğimiz yıl da ‘Anadolum e-Kampüs' sistemi adı altında bir e-öğrenme portalı hizmete girdi. Buradaki amaç da Anadolum e-Kampüs sisteminde, var olan tüm ders materyallerimizi, kitaplarımızı, deneme sınav sorularımızı, televizyon programlarımızı elimizde ne varsa o derslere ait tek bir kampüs sistemi adı altında toplamaktı. Çok daha yeni bir sistem. İnşallah önümüzdeki yıllarda bu sistem gelişecek, ders havuzumuz ve e-öğrenme malzemelerimiz çok daha zenginlik kazanacak. Daha nitelikli malzemeler çekilecek. Bu sistemi daha da güçlendireceğiz. Dolayısıyla sadece öğrencisine bir kitap sunan ve bundan sınav yapa bir sistemden, çok zengin içerikli, e-öğrenme malzemeleri sunan bir sisteme geçmiş olacağız. Bütün gayretimiz, çabamız bu” dedi.
Lansmanı yapılan sistemin projelerinin bir ürünü olduğunu sözlerine ekleyen Gündoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Değişik formatta gerçekten tabii şu var öğrenciyi diri tutmak ya da öğrencinin ilgisini çekmek çok kolay değil. Bu noktada öğrenciyi sadece bir kitapla baş başa bırakıp ‘Buradan öğren' demek aslında biraz haksızlık. Özellikle günümüzün gelişen teknolojilerini de kullanarak öğrencilerimize daha hızlı, daha kolay, daha pratik ne şekilde ulaşabiliriz? Onların, o ders içeriklerini daha iyi anlamalarını ne şekilde sağlayabiliriz? Gayretimiz hep bu yönde. Bu noktada arkadaşlarımız TV Yapım Merkezine, başta Selçuk Kıray hocamız olmak üzere ben tüm çalışan arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Gerçekten çok fedakarhane bir çalışma sergilediler. Çok ciddi bir çalışma sergilediler. Bunun neticesinde de İnşallah bundan sonra güzel ürünler ortaya çıkacak.”
Açıköğretim Sistemi'nden sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Güney de, TRT Okul ile birlikte daha da büyüyüp genişlediklerini söyledi. Güney, “Dünyanın birçok ülkesine TRT Okul sayesinde ulaşabiliyoruz. Ama şu anda internet ortamında da videolar yayınlayacağız. Anadolum e-Kampüs içerisinde öğrencilerimizin dersleri daha iyi anlamaları için videolar yükleyeceğiz. Bu videolar daha önceki bilinen, üretilen videolardan biraz farklı. 10 dakikalık, kısa, grafik anlatımı çok olan, öğrencinin anlayabilme seviyesini yükselten oldukça ilginç videolar. Bu çalışmada öğretim üyesi arkadaşlarımız, ETV'de çalışan personelimiz, ışıkçısından sesçisinden tutun yönetmenine kadar, kameramanına kadar herkesin emeği var. Ben bu çalışmayı yaptıkları ve özellikle bugün bize sunma imkanı verdikleri için arkadaşlarımıza, Sayın Rektörüm başta olmak üzere bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Umarım üretilen videolar, üretilen öğrenme malzemeleri öğrencilerimiz tarafından kullanılır, geri dönüşleri alırız ve öğrenme seviyelerini artırırız” diye konuştu.
Öte yandan konuşmaların ardından TRT Okul Koordinatörü Yrd. Doç. Selçuk Kıray, yeni TV ders programları hakkında bilgi verdi. Yeniliklere ilişkin ise, şu bilgiler paylaşıldı: “TV ders programlarının ana kaynağı ders kitapları olduğundan, yeni oluşturulan TV ders programlarında da kitap üniteleri model alınarak tasarımlara başlanmıştır. TV ders programlarının desenlemesinde öncelikle ortak bir tasarım oluşturulmuş ve ders programlarının sunum süreleri 10 dakikalık süreyle sınırlandırılmıştır. Bir kitap ünitesini oluşturan konu ya da konulara göre kitap editörlerinden her bir ünite için en az bir en fazla üç 10 dakikalık içerik senaryosu hazırlamaları istenmiştir. Örneğin bir ders kitabı 8 üniteden oluşuyorsa, bu ders kitabından en az 8 en fazla 24 bölüm TV programı oluşturulmuştur. Böylece TV ders programları kendi ders ve konu adına göre daha modüler ve sonrasında geliştirilebilir bir hale gelmiştir. Ayrıca TV ders programlarının çekimlerinde sunucu olarak diksiyon ve beden dilini daha etkili kullanabilen akademisyenlerin yanında profesyonel sunuculardan da yararlanılmıştır. TV ders programlarının bütün çekimleri TV Yapım Merkezi'nin stüdyolarında yer alan yeşil fonlar önünde yapılmıştır. Yeşil kutu olarak da tanımlanan bu çekim tekniğindeki en büyük avantaj harici bir dekor kullanılmaması ve stüdyo dışı bir mekana gereksinim duyulmamasıdır. Çekim sonrası aşamada yeşil fon bilgisayarlarda yok edilerek yeşil fonun yerine istenen bir görsel yerleştirilebilmektedir. TV ders programları çekim öncesi, çekim ve çekim sonrası olmak üzere üç süreçte hazır hale getirilmiştir. Çekim öncesi süreçte derslerin belirlenmesi ve senaryolarının hazırlanması yer almıştır. Senaryolar ders kitaplarının editör ve editör yardımcılarıyla beraber TV senaristlerinin iş birliğinde hazırlanmıştır. Senaryo yazımları ise bir İnternet portalı aracılığıyla yapılmıştır. Editörler için bir içerik senaryosu oluşturma şablonu hazırlanmış ve editörler tarafından hazırlanan içerik senaryoları senaristler tarafından TV senaryosu haline getirilmiştir. Gerekli kontrol ve denetimler sonrası çekime hazır hale gelen TV ders senaryolarının çekimi yönetmen ve ekibi tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu çekim sürecini takip eden çekim sonrası süreçte ise görüntü ve ses kurguları tamamlanan TV ders programları yayına hazır hale getirilmiştir.”
Yaklaşık 1,5 milyon öğrencisi bulunan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi'nde (AÖF), özel tekniklerle hazırlanan yeni TV ders programları görücüye çıktı. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi TV Yapım Merkezi tarafından hazırlanan yeni ders programlarının tanıtım toplantısı, Yunus Emre Kampüsü Öğrenci Merkezi Çok Amaçlı Salon’da düzenlendi. Toplantıya, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, Açıköğretim Sistemi'nden sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Güney, TRT Okul Koordinatörü Yrd. Doç. Selçuk Kıray ve diğer ilgililer katıldı.
Toplantıda konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, Açıköğretim Sistemi'nin tüm üniversite personelinin bir meyvesi olduğunu ve herkesi katkı sunduğu bir sistem olduğunu belirtti. Açıköğretimin başlangıçta sadece ders kitabıyla başladığını ifade eden Rektör Gündoğan, “Fakat bu zaman içerisinde ders materyalleri noktasında ciddi gelişmeler oldu. Televizyon devreye girdi. Hocalarımızı televizyon aracılığıyla ders programları yapmaya başladılar. Bu programlar gitgide iyileşti. Çok güzel nitelikli programlar haline geldi. Geçtiğimiz yıl da ‘Anadolum e-Kampüs' sistemi adı altında bir e-öğrenme portalı hizmete girdi. Buradaki amaç da Anadolum e-Kampüs sisteminde, var olan tüm ders materyallerimizi, kitaplarımızı, deneme sınav sorularımızı, televizyon programlarımızı elimizde ne varsa o derslere ait tek bir kampüs sistemi adı altında toplamaktı. Çok daha yeni bir sistem. İnşallah önümüzdeki yıllarda bu sistem gelişecek, ders havuzumuz ve e-öğrenme malzemelerimiz çok daha zenginlik kazanacak. Daha nitelikli malzemeler çekilecek. Bu sistemi daha da güçlendireceğiz. Dolayısıyla sadece öğrencisine bir kitap sunan ve bundan sınav yapa bir sistemden, çok zengin içerikli, e-öğrenme malzemeleri sunan bir sisteme geçmiş olacağız. Bütün gayretimiz, çabamız bu” dedi.
Lansmanı yapılan sistemin projelerinin bir ürünü olduğunu sözlerine ekleyen Gündoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Değişik formatta gerçekten tabii şu var öğrenciyi diri tutmak ya da öğrencinin ilgisini çekmek çok kolay değil. Bu noktada öğrenciyi sadece bir kitapla baş başa bırakıp ‘Buradan öğren' demek aslında biraz haksızlık. Özellikle günümüzün gelişen teknolojilerini de kullanarak öğrencilerimize daha hızlı, daha kolay, daha pratik ne şekilde ulaşabiliriz? Onların, o ders içeriklerini daha iyi anlamalarını ne şekilde sağlayabiliriz? Gayretimiz hep bu yönde. Bu noktada arkadaşlarımız TV Yapım Merkezine, başta Selçuk Kıray hocamız olmak üzere ben tüm çalışan arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Gerçekten çok fedakarhane bir çalışma sergilediler. Çok ciddi bir çalışma sergilediler. Bunun neticesinde de İnşallah bundan sonra güzel ürünler ortaya çıkacak.”
Açıköğretim Sistemi'nden sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Güney de, TRT Okul ile birlikte daha da büyüyüp genişlediklerini söyledi. Güney, “Dünyanın birçok ülkesine TRT Okul sayesinde ulaşabiliyoruz. Ama şu anda internet ortamında da videolar yayınlayacağız. Anadolum e-Kampüs içerisinde öğrencilerimizin dersleri daha iyi anlamaları için videolar yükleyeceğiz. Bu videolar daha önceki bilinen, üretilen videolardan biraz farklı. 10 dakikalık, kısa, grafik anlatımı çok olan, öğrencinin anlayabilme seviyesini yükselten oldukça ilginç videolar. Bu çalışmada öğretim üyesi arkadaşlarımız, ETV'de çalışan personelimiz, ışıkçısından sesçisinden tutun yönetmenine kadar, kameramanına kadar herkesin emeği var. Ben bu çalışmayı yaptıkları ve özellikle bugün bize sunma imkanı verdikleri için arkadaşlarımıza, Sayın Rektörüm başta olmak üzere bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Umarım üretilen videolar, üretilen öğrenme malzemeleri öğrencilerimiz tarafından kullanılır, geri dönüşleri alırız ve öğrenme seviyelerini artırırız” diye konuştu.
Öte yandan konuşmaların ardından TRT Okul Koordinatörü Yrd. Doç. Selçuk Kıray, yeni TV ders programları hakkında bilgi verdi. Yeniliklere ilişkin ise, şu bilgiler paylaşıldı: “TV ders programlarının ana kaynağı ders kitapları olduğundan, yeni oluşturulan TV ders programlarında da kitap üniteleri model alınarak tasarımlara başlanmıştır. TV ders programlarının desenlemesinde öncelikle ortak bir tasarım oluşturulmuş ve ders programlarının sunum süreleri 10 dakikalık süreyle sınırlandırılmıştır. Bir kitap ünitesini oluşturan konu ya da konulara göre kitap editörlerinden her bir ünite için en az bir en fazla üç 10 dakikalık içerik senaryosu hazırlamaları istenmiştir. Örneğin bir ders kitabı 8 üniteden oluşuyorsa, bu ders kitabından en az 8 en fazla 24 bölüm TV programı oluşturulmuştur. Böylece TV ders programları kendi ders ve konu adına göre daha modüler ve sonrasında geliştirilebilir bir hale gelmiştir. Ayrıca TV ders programlarının çekimlerinde sunucu olarak diksiyon ve beden dilini daha etkili kullanabilen akademisyenlerin yanında profesyonel sunuculardan da yararlanılmıştır. TV ders programlarının bütün çekimleri TV Yapım Merkezi'nin stüdyolarında yer alan yeşil fonlar önünde yapılmıştır. Yeşil kutu olarak da tanımlanan bu çekim tekniğindeki en büyük avantaj harici bir dekor kullanılmaması ve stüdyo dışı bir mekana gereksinim duyulmamasıdır. Çekim sonrası aşamada yeşil fon bilgisayarlarda yok edilerek yeşil fonun yerine istenen bir görsel yerleştirilebilmektedir. TV ders programları çekim öncesi, çekim ve çekim sonrası olmak üzere üç süreçte hazır hale getirilmiştir. Çekim öncesi süreçte derslerin belirlenmesi ve senaryolarının hazırlanması yer almıştır. Senaryolar ders kitaplarının editör ve editör yardımcılarıyla beraber TV senaristlerinin iş birliğinde hazırlanmıştır. Senaryo yazımları ise bir İnternet portalı aracılığıyla yapılmıştır. Editörler için bir içerik senaryosu oluşturma şablonu hazırlanmış ve editörler tarafından hazırlanan içerik senaryoları senaristler tarafından TV senaryosu haline getirilmiştir. Gerekli kontrol ve denetimler sonrası çekime hazır hale gelen TV ders senaryolarının çekimi yönetmen ve ekibi tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu çekim sürecini takip eden çekim sonrası süreçte ise görüntü ve ses kurguları tamamlanan TV ders programları yayına hazır hale getirilmiştir.”
10 Ekim 2016 Pazartesi
Danıştay son kararı verdi: 2018'de özel kurslar tek ders verebilecek
Danıştay, Milli Eğitim Bakanlığının özel eğitim kurslarına getirdiği "3 bilim grubu" sınırlamasını, 15 Temmuz'dan sonra FETÖ ile ilişkisi nedeniyle okulları kapatılan bir grubun başvurusuyla durdurmuştu. Bakanlığın itiraz ettiği yürütmeyi durdurma kararıyla ilgili Danıştay son sözünü söyledi. İdari Dava Daireleri Kurulu, bakanlığı haklı buldu.
Milli Eğitim Bakanlığı ile özel okullar arasında anlaşmazlık konusu olan ve daha önce yürütmesi durdurulan "3 bilim grubu" sınırlamasıyla ilgili Danıştay nihai kararını verdi. İdari Dava Daireleri Kurulu, bakanlığı haklı buldu ve yürütmeyi durdurma kararını kaldırdı.
Milli Eğitim Bakanlığı ile özel okullar arasında davalık olan özel eğitim kurslarıyla ilgili Danıştay son kararını verdi. Milli Eğitim Bakanlığının, özel okulların en fazla 3 bilim grubunda özel eğitim kursu açabileceğine ilişkin düzenlemesinin yürütmesi Danıştay 8. Dairesi tarafından durdurulmuştu. Bakanlığın itirazı üzerine dosyayı görüşen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, son sözü söyledi, yürütmeyi durdurma kararını kaldırdı.
FETÖ ile siyasette yaşanan krizlerden biri olan dershanelerin özel eğitim kurumlarına dönüştürülmesi kararının ardından Milli Eğitim Bakanlığı, 18 Eylül 2015’te özel öğrenci etüt merkezlerinin en fazla üç bilim grubunda kurs açmasına izin veren bir genelge yayımlamıştı. Nil Eğitim Hizmetleri şirketinin bu düzenlemeye karşı açtığı dava üzerine Danıştay 8. Dairesi Şubat 2016’da bu maddeyi iptal etmişti. Bakanlık da bunun üzerine özel öğretim kurslarında "bilim grubu", yani açılacak ders sayısını beşe çıkarmıştı.
Bakanlığın 5 Ağustos 2016'da Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile de "bilim grubu" sayısı bire düşürülmüştü. Böylece özel öğretim kursları, daha önce Talim Terbiye Kurulu tarafından Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya ve felsefe olmak üzere belirlenen sekiz bilim grubundan sadece birini seçerek ders verebilecekti.
Bakanlık, mevcut özel öğretim kurslarıyla ilgili de özel okullara 1 Temmuz 2018'e kadar, kurumların bir bilim grubunda faaliyet göstermeye uygun hale getirilmesi için süre tanımıştı. Kurum açma izni bir bilim grubuna uygun olarak yeniden düzenlenmemiş olan özel öğrenci etüt eğitim merkezlerinin hakkında ise sürekli kapatma işlemi uygulanacağı belirtilmişti.
Milli Eğitim Bakanlığı düzenlemenin gerekçesi olarak da uygulamada karşılaşılan aksaklıkların çözümü ile öğrenci ve velilerin yaşayabileceği muhtemel sorunların önlenmesini açıklamıştı.
8 Ağustos 2015 tarihli "Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in yürütmesinin durdurulması kararına Milli Eğitim Bakanlığının itirazının ardından dosyayı görüşen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, MEB'in başvurusunu haklı bularak söz konusu kararı kaldırdı. Böylece yönetmeliğin özel eğitim kurumlarının açacağı özel eğitim kursları sınırlaması hükümleri yeniden geçerlilik kazandı. cnntürk
Milli Eğitim Bakanlığı ile özel okullar arasında anlaşmazlık konusu olan ve daha önce yürütmesi durdurulan "3 bilim grubu" sınırlamasıyla ilgili Danıştay nihai kararını verdi. İdari Dava Daireleri Kurulu, bakanlığı haklı buldu ve yürütmeyi durdurma kararını kaldırdı.
Milli Eğitim Bakanlığı ile özel okullar arasında davalık olan özel eğitim kurslarıyla ilgili Danıştay son kararını verdi. Milli Eğitim Bakanlığının, özel okulların en fazla 3 bilim grubunda özel eğitim kursu açabileceğine ilişkin düzenlemesinin yürütmesi Danıştay 8. Dairesi tarafından durdurulmuştu. Bakanlığın itirazı üzerine dosyayı görüşen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, son sözü söyledi, yürütmeyi durdurma kararını kaldırdı.
FETÖ ile siyasette yaşanan krizlerden biri olan dershanelerin özel eğitim kurumlarına dönüştürülmesi kararının ardından Milli Eğitim Bakanlığı, 18 Eylül 2015’te özel öğrenci etüt merkezlerinin en fazla üç bilim grubunda kurs açmasına izin veren bir genelge yayımlamıştı. Nil Eğitim Hizmetleri şirketinin bu düzenlemeye karşı açtığı dava üzerine Danıştay 8. Dairesi Şubat 2016’da bu maddeyi iptal etmişti. Bakanlık da bunun üzerine özel öğretim kurslarında "bilim grubu", yani açılacak ders sayısını beşe çıkarmıştı.
Bakanlığın 5 Ağustos 2016'da Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile de "bilim grubu" sayısı bire düşürülmüştü. Böylece özel öğretim kursları, daha önce Talim Terbiye Kurulu tarafından Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya ve felsefe olmak üzere belirlenen sekiz bilim grubundan sadece birini seçerek ders verebilecekti.
Bakanlık, mevcut özel öğretim kurslarıyla ilgili de özel okullara 1 Temmuz 2018'e kadar, kurumların bir bilim grubunda faaliyet göstermeye uygun hale getirilmesi için süre tanımıştı. Kurum açma izni bir bilim grubuna uygun olarak yeniden düzenlenmemiş olan özel öğrenci etüt eğitim merkezlerinin hakkında ise sürekli kapatma işlemi uygulanacağı belirtilmişti.
Milli Eğitim Bakanlığı düzenlemenin gerekçesi olarak da uygulamada karşılaşılan aksaklıkların çözümü ile öğrenci ve velilerin yaşayabileceği muhtemel sorunların önlenmesini açıklamıştı.
8 Ağustos 2015 tarihli "Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in yürütmesinin durdurulması kararına Milli Eğitim Bakanlığının itirazının ardından dosyayı görüşen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, MEB'in başvurusunu haklı bularak söz konusu kararı kaldırdı. Böylece yönetmeliğin özel eğitim kurumlarının açacağı özel eğitim kursları sınırlaması hükümleri yeniden geçerlilik kazandı. cnntürk
Etiketler:
ders,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
okul
5. sınıf öğrencileri 2 ders yapacak
Milli Eğitim Bakanlığı'nın reform paketine göre 5'nci sınıfta öğrencilere yalnızca yabancı dil eğitimi verilecek.
Başbakan Binali Yıldırım’ın önceki gün eğitimle ilgili açıkladığı reform paketinin ayrıntıları netleşti. Habertürk'te yeralan habere göre, 4+4+4 eğitim sisteminde 5. sınıfta sadece dil eğitimi verilecek. Okul öncesi zorunlu eğitim sistemi önce prefabrik sınıflarda pilot çalışmayla denenecek. Tekli eğitimde ders saat 09.00’da başlayacak, akşam 16.00’da sona erecek.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2.5 yıldır üzerinde çalıştığı yabancı dil projesini hayata geçirecek. MEB, bu çerçevede okullarda yabancı dil eğitiminin kalitesini artırmayı hedefliyor. Buna göre 5. sınıfta sadece Türkçe ve yabancı dil eğitimi verilecek. Bu kademede Türkçe-İngilizce, Türkçe-Fransızca, Türkçe-Almanca, Türkçe-Arapça gibi dersler yer alacak.
Yabancı dil öğretmeni ataması artırılacak
Müfredata göre 5. sınıfta işlenmesi gereken konular, 4. ve 6. sınıf derslerine yayılacak. İlkokul ikinci sınıfta başlayan İngilizce dersi programı devam edecek. Her yıl yaklaşık bin 500 yabancı dil öğretmeni atayan MEB, bu sayıyı artıracak.
İngilizce’nin yanı sıra Almanca, Fransızca ve Arapça gibi dillerde de öğretmen kontenjanı artırılacak. MEB, tekli eğitime geçilmesi kapsamında 3 bin yeni okul yapmayı hedefliyor. Her sınıf mevcudunu 30 öğrenci olarak planlayan MEB, okul giriş çıkış saatlerini de belirledi. Buna göre yeni sistemde öğrenciler sabah 09.00’da ders başı yapacak. Akşam 16.00’da dersler sona erecek. Yapılacak müfredat çalışmalarıyla ders sayısı azaltılacak ama ders yoğunluğu artırılacak.
MEB, okul öncesi zorunlu eğitime pilot uygulama ile başlayacak. Belirlenecek illerde okulların içine veya bahçesine prefabrik, betonarme ya da konteyner anaokulları yapılacak ve burada eğitim verilmeye başlanacak. Pilot uygulamanın başarılı olması halinde sistem Türkiye geneline yaygınlaştırılacak.
Başbakan Binali Yıldırım’ın önceki gün eğitimle ilgili açıkladığı reform paketinin ayrıntıları netleşti. Habertürk'te yeralan habere göre, 4+4+4 eğitim sisteminde 5. sınıfta sadece dil eğitimi verilecek. Okul öncesi zorunlu eğitim sistemi önce prefabrik sınıflarda pilot çalışmayla denenecek. Tekli eğitimde ders saat 09.00’da başlayacak, akşam 16.00’da sona erecek.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2.5 yıldır üzerinde çalıştığı yabancı dil projesini hayata geçirecek. MEB, bu çerçevede okullarda yabancı dil eğitiminin kalitesini artırmayı hedefliyor. Buna göre 5. sınıfta sadece Türkçe ve yabancı dil eğitimi verilecek. Bu kademede Türkçe-İngilizce, Türkçe-Fransızca, Türkçe-Almanca, Türkçe-Arapça gibi dersler yer alacak.
Yabancı dil öğretmeni ataması artırılacak
Müfredata göre 5. sınıfta işlenmesi gereken konular, 4. ve 6. sınıf derslerine yayılacak. İlkokul ikinci sınıfta başlayan İngilizce dersi programı devam edecek. Her yıl yaklaşık bin 500 yabancı dil öğretmeni atayan MEB, bu sayıyı artıracak.
İngilizce’nin yanı sıra Almanca, Fransızca ve Arapça gibi dillerde de öğretmen kontenjanı artırılacak. MEB, tekli eğitime geçilmesi kapsamında 3 bin yeni okul yapmayı hedefliyor. Her sınıf mevcudunu 30 öğrenci olarak planlayan MEB, okul giriş çıkış saatlerini de belirledi. Buna göre yeni sistemde öğrenciler sabah 09.00’da ders başı yapacak. Akşam 16.00’da dersler sona erecek. Yapılacak müfredat çalışmalarıyla ders sayısı azaltılacak ama ders yoğunluğu artırılacak.
MEB, okul öncesi zorunlu eğitime pilot uygulama ile başlayacak. Belirlenecek illerde okulların içine veya bahçesine prefabrik, betonarme ya da konteyner anaokulları yapılacak ve burada eğitim verilmeye başlanacak. Pilot uygulamanın başarılı olması halinde sistem Türkiye geneline yaygınlaştırılacak.
4 Ekim 2016 Salı
2017 AÖF kayıt yenileme | son başvuru tarihi ne zaman?
Açık Öğretim Fakultesi (AÖF) internet sitesinde yapılan açıklamada kayıt yenileme işlemleri üzerine bir açıklama yaptı. Açıklamada kayıt işlemleri başvuru tarihleri açıklandı. Son başvuru tarihi 7 Ekim 2016. Ücretler ne kadar ve ders kitapları nereden temin edilecektir? AÖF kayıt yenileme işlemlerinde dikkat edilecek en önemli konu nedir? Dersleri seçerken ve ücret ödendikten sonra o dersi almamak olur mu?
Açıköğretim Fakultesi dün kayıt yenileme işlemlerine start verdi. AÖF kayıt yenileme yenileme işlemleri iki gün önce başlayarak öğrencilerin dikkatine sunuldu. Türkiye'de Açıköğretim Fakultesi okuyan bir buçuk milyon öğrenci kayıtlarını yenilemek için Açıköğretim sitesine girdi ve fakulte istenen şartları ve gerekli bilgileri fakultede okuyan öğrenciler için paylaştı. İşletme ve İktisat Fakultelerinde okuyan öğrenciler yenileme işlemlerine tâbi tutulacaktır. Ders ekleme ve ders silme ve ücret ödendikten sonra işlemler sona erecektir.
Kayıt işlemleri tarihini Açıköğretim Fakultesi belirledi. Başlama tarihi 26 Eylül 2016 Pazartesi, Son tarih: 7 Ekim 2016 Cuma. Mazeretli kayıt yenileme işlemlerinde ise son tarih 07 Ekim 2016 Cuma günü olarak belirlendi.
Açıköğretim kendi sitesinden Güz dönemi tarihllerini paylaştı
Açıköğretim'in kayıt konusunda nelere dikkat edileceğine dair içerikler konu başlıkları altında aşağıda yer almaktadır.
- Öğrencinin sorumlu olduğu dersler üzerinden kayıt yaptırırken, alacağı derslerin içeriklerine muhakkak bakması gerekir.
- Ücretler ödendikten sonra derslerin silinmesi söz konusu değildir. Dersleri alan öğrenciler ödemeyi yaptıktan sonra o derslerden Fakulte tarafından sorumlu olarak görülür.
- Tekrardan aldığı dersler haricinde öğrenci 45 AKTS krediyi geçmeksizin ders ekleme hakkına sahipti.
- AÖF Mazeret kayıt yenileme durumunda son tarih 7 Ekim olarak belirlenmiştir.
- Öğrenciler ödemeyi Vakıfbank şube ve atm'lerinden yapabilirler.
- En önemli ödeme işlemi olarak şu söylenebilir: Kayıt tarihinin son gününde kredi kartı ile ödeme kesinlikle yapılmayacaktır. Yapılırsa işlem görmeyecektir. Bunun sebebi: provizyon işlemleri. Ödeme son tarihi şubelerden mesai bitime kadar, ATM'lerden ise 23:30'a kadardır.
- Kayıt tarihleri içerisinde ödeme gerçekleşmezse, kayıt hakkını kaybeder, dersleri alamaz.
Video üzerinden izlenilecek 4 kategoriden oluşmaktadır. 1) İnternet Üzerinden Ders Ekle-Sil İşlemi Yapılması 2) Banka ödemeleri 3) Kontrol 4) Kitapların alınması
Kayıt başvurusu yapmak için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz
KAYIT İÇİN TIKLAYINIZ
Kayıt işlemlerinden sonra büronun istedikleri
İşlemler bittikten sonra bankadan aldığınız dekontu size en yakın AÖF bürosuna giderek dekontu teslim etmeniz gerek. Dekontun yanında Vesikalık fotoğraf, askerlik durum belgesi, öğrenim belgesini de büroya teslim etmeniz gerek.
2016-2017 AÇIKÖĞRETİM ÜCRETLERİ
Kurum bu seneki ücretleri açıkladı. Ücretleri görmek içiniçin TIKLAYINIZ
Öğrenciler harçlarda şikayetçi ancak kurumun uyarısı var!
Üniversiteye kazanan öğrenciler sosyal medyada fiyatların yüksek olduğuna dair yorumlarda bulundu. Harçlardaki fahiş fiyattan ötürü bir çok öğrenci, ücretlerinin düşürülmesini istedi. Açıköğretim Fakultesi'ne kayıt olacak olan öğrenciler, harçları ödemediği takdirde, dersleri alamayacaklar.
Açıköğretim Fakultesi dün kayıt yenileme işlemlerine start verdi. AÖF kayıt yenileme yenileme işlemleri iki gün önce başlayarak öğrencilerin dikkatine sunuldu. Türkiye'de Açıköğretim Fakultesi okuyan bir buçuk milyon öğrenci kayıtlarını yenilemek için Açıköğretim sitesine girdi ve fakulte istenen şartları ve gerekli bilgileri fakultede okuyan öğrenciler için paylaştı. İşletme ve İktisat Fakultelerinde okuyan öğrenciler yenileme işlemlerine tâbi tutulacaktır. Ders ekleme ve ders silme ve ücret ödendikten sonra işlemler sona erecektir.
Kayıt işlemleri tarihini Açıköğretim Fakultesi belirledi. Başlama tarihi 26 Eylül 2016 Pazartesi, Son tarih: 7 Ekim 2016 Cuma. Mazeretli kayıt yenileme işlemlerinde ise son tarih 07 Ekim 2016 Cuma günü olarak belirlendi.
Açıköğretim kendi sitesinden Güz dönemi tarihllerini paylaştı
Açıköğretim'in kayıt konusunda nelere dikkat edileceğine dair içerikler konu başlıkları altında aşağıda yer almaktadır.
- Öğrencinin sorumlu olduğu dersler üzerinden kayıt yaptırırken, alacağı derslerin içeriklerine muhakkak bakması gerekir.
- Ücretler ödendikten sonra derslerin silinmesi söz konusu değildir. Dersleri alan öğrenciler ödemeyi yaptıktan sonra o derslerden Fakulte tarafından sorumlu olarak görülür.
- Tekrardan aldığı dersler haricinde öğrenci 45 AKTS krediyi geçmeksizin ders ekleme hakkına sahipti.
- AÖF Mazeret kayıt yenileme durumunda son tarih 7 Ekim olarak belirlenmiştir.
- Öğrenciler ödemeyi Vakıfbank şube ve atm'lerinden yapabilirler.
- En önemli ödeme işlemi olarak şu söylenebilir: Kayıt tarihinin son gününde kredi kartı ile ödeme kesinlikle yapılmayacaktır. Yapılırsa işlem görmeyecektir. Bunun sebebi: provizyon işlemleri. Ödeme son tarihi şubelerden mesai bitime kadar, ATM'lerden ise 23:30'a kadardır.
- Kayıt tarihleri içerisinde ödeme gerçekleşmezse, kayıt hakkını kaybeder, dersleri alamaz.
Video üzerinden izlenilecek 4 kategoriden oluşmaktadır. 1) İnternet Üzerinden Ders Ekle-Sil İşlemi Yapılması 2) Banka ödemeleri 3) Kontrol 4) Kitapların alınması
Kayıt başvurusu yapmak için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz
KAYIT İÇİN TIKLAYINIZ
Kayıt işlemlerinden sonra büronun istedikleri
İşlemler bittikten sonra bankadan aldığınız dekontu size en yakın AÖF bürosuna giderek dekontu teslim etmeniz gerek. Dekontun yanında Vesikalık fotoğraf, askerlik durum belgesi, öğrenim belgesini de büroya teslim etmeniz gerek.
2016-2017 AÇIKÖĞRETİM ÜCRETLERİ
Kurum bu seneki ücretleri açıkladı. Ücretleri görmek içiniçin TIKLAYINIZ
Öğrenciler harçlarda şikayetçi ancak kurumun uyarısı var!
Üniversiteye kazanan öğrenciler sosyal medyada fiyatların yüksek olduğuna dair yorumlarda bulundu. Harçlardaki fahiş fiyattan ötürü bir çok öğrenci, ücretlerinin düşürülmesini istedi. Açıköğretim Fakultesi'ne kayıt olacak olan öğrenciler, harçları ödemediği takdirde, dersleri alamayacaklar.
19 Haziran 2016 Pazar
Dersten hemen sonra yapılan spor hafızaya zararlı
Araştırmalara göre, öğrenimden dört saat sonra yapılan yoğun fiziksel aktivite, öğrenilen bilgilerin hatırlanmasında faydalı oluyor.
Spor faaliyetinin beynin hafızayla ilgili bölümünde protein salınmasını sağladığı biliniyordu. Ancak bu son araştırma sporun zamanlamasının da önemli olduğunu gösterdi.
Current Biology dergisinde yayımlanan, Hollandalı bilim insanlarının çalışması için 72 insan üzerinde deneyler yapıldı.
Buna göre bir şey öğrendikten birkaç saat sonra yapılan spor hemen dersin ardından yapılan spordan daha etkili.
Bir deneyde 40 dakikalık bir dersin ardından 72 kişi farklı gruplara ayrıldı. Buna göre bir grup dersten hemen sonra spor yaparken, ikinci grup dört saat sonra spor yaptı, üçüncü grup ise hiçbir fiziksel faaliyette bulunmadı.
Spor faaliyeti olarak egzersiz bisikletinde 35 dakika yoğun çalışma yapıldı.
İki gün sonra gruplar teste tutuldu ve ikinci grup hafıza sınavında en iyi performansı sergiledi.
Manyetik rezonans görüntülenmesinde beynin hippocampus denilen öğrenme ve hafızayla ilgili bölümünde ikinci gruba ait beyin faaliyeti çok daha keskindi.
Fiziksel faaliyet yapan bedende üretilen dopamin ve norepinefrine gibi kimyasal bileşimlerin hafızayı güçlendirdiği düşünülüyor.
Hollanda’da Donders Beyin, Bilişsel ve Davranış Enstitüsü’nün baş araştırmacısı Guillen Fernandez “Sonuçlarımız bize zamanlı fiziksel egzersizin uzun vadeli hafızayı güçlendirdiğini gösteriyor ve eğitim ile tıbbi alanda sporun potansiyelinin altını çiziyor” dedi.
Fernandez zayıf hafızaları güçlendirmek için sporun faydalı olduğunu da söyledi. Ancak henüz neden sporun hafıza üzerinde bir kaç saat sonra daha fazla faydası olduğu açık değil.
Araştırma ekibi şimdi sporun zamanlamasının öğrenme ve hafıza üzerindeki etkisini çalışmayı planlıyor. (BBC Türkçe)
Spor faaliyetinin beynin hafızayla ilgili bölümünde protein salınmasını sağladığı biliniyordu. Ancak bu son araştırma sporun zamanlamasının da önemli olduğunu gösterdi.
Current Biology dergisinde yayımlanan, Hollandalı bilim insanlarının çalışması için 72 insan üzerinde deneyler yapıldı.
Buna göre bir şey öğrendikten birkaç saat sonra yapılan spor hemen dersin ardından yapılan spordan daha etkili.
Bir deneyde 40 dakikalık bir dersin ardından 72 kişi farklı gruplara ayrıldı. Buna göre bir grup dersten hemen sonra spor yaparken, ikinci grup dört saat sonra spor yaptı, üçüncü grup ise hiçbir fiziksel faaliyette bulunmadı.
Spor faaliyeti olarak egzersiz bisikletinde 35 dakika yoğun çalışma yapıldı.
İki gün sonra gruplar teste tutuldu ve ikinci grup hafıza sınavında en iyi performansı sergiledi.
Manyetik rezonans görüntülenmesinde beynin hippocampus denilen öğrenme ve hafızayla ilgili bölümünde ikinci gruba ait beyin faaliyeti çok daha keskindi.
Fiziksel faaliyet yapan bedende üretilen dopamin ve norepinefrine gibi kimyasal bileşimlerin hafızayı güçlendirdiği düşünülüyor.
Hollanda’da Donders Beyin, Bilişsel ve Davranış Enstitüsü’nün baş araştırmacısı Guillen Fernandez “Sonuçlarımız bize zamanlı fiziksel egzersizin uzun vadeli hafızayı güçlendirdiğini gösteriyor ve eğitim ile tıbbi alanda sporun potansiyelinin altını çiziyor” dedi.
Fernandez zayıf hafızaları güçlendirmek için sporun faydalı olduğunu da söyledi. Ancak henüz neden sporun hafıza üzerinde bir kaç saat sonra daha fazla faydası olduğu açık değil.
Araştırma ekibi şimdi sporun zamanlamasının öğrenme ve hafıza üzerindeki etkisini çalışmayı planlıyor. (BBC Türkçe)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)























