Milli Eğitim Bakanlığı tarafından askıya çıkarılan din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin müfredat taslağına göre 'Cihat' zorunlu din dersi kapsamında öğrencilere anlatılacak. Cihat seçmeli ders olarak imam hatip müfredatında da yer alıyor. Ayrıca din dersi öğretim programı taslağında Atatürk'e yer verilmezken, Alevilik de yeni müfredatta inanç değil yorum olarak yer aldı.
13 Ocak’ta 51 derse ait müfredat askıya çıkmış, hafta başında da öğretim programlarının nihai şekli açıklanmıştı. Din dersine ait program ise AİHM kararı nedeniyle sonraya bırakılmıştı. Öğrenciler 6’ncı sınıfta “Hz. Muhammed’in Hayatı” ünitesinde cihad kavramıyla tanışacak.
Hürriyet gazetesinin haberine göre ünite kapsamında Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarının neden ve sonuçlarını açıklaması beklenen öğrenciler, cihadı tanıyacak. 9’uncu sınıfta ise “İslam’da ibadetler” ünitesinde cihad, “İslam Dininde Temel İbadetler” arasında sayıldı. Ders sonunda öğrenciler, İslam’da cihadın önemini ayet ve hadislerle açıklayacak. Kazanımda cihad kavramı anlam genişliği göz önünde bulundurularak savaşla sınırlandırılmadan tüm boyutlarıyla ele alınacak ve günümüzde istismar edildiğine vurgu yapılacak.
Laiklik bölümleri daraltıldı
Yeni programda laikliğe ilişkin bölümler daraltıldı. Eski müfredatta “Programın uygulanmasında devletimizin laiklik ilkesi daima göz önünde bulundurulacak ve bu ilke titizlikle korunacaktır” vurgusu yapılırken, yeni programda laiklik dar bir konu başlığı olarak bırakıldı. Eski programda 7’nci sınıftan itibaren “Laiklik, Din ve Vicdan Özgürlüğünün Garantisidir” ünitesi ile başlayarak laikliğin esaslarını anlatan MEB, yeni müfredatta sadece “Haklar ve Özgürlükler” ünitesinin altında “din ve vicdan özgürlüğü” konusundan ayırarak laiklik kavramına yer verdi. Eski programda, “Laiklik ilkesinin din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı olarak yürütülmesi olduğu; laiklik ilkesi gereğince devlet yönetiminde din kuralları yerine millet egemenliğinin esas alındığı; laiklik ilkesinin akla ve bilime önem verdiği, devlet yönetiminde ve her alanda aklın ve bilimin esas alınmasını öngördüğü; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının din ve vicdan hürriyetinin anayasa ile güvence altına olduğu” ifadeleri ile laikliğin esasları vurgulanıyordu.
Alevilik müfredatta yorum olarak yer aldı
Alevilik, yeni müfredatta da inanç değil yorum olarak yer aldı. Alevilik ve Bektaşilik konusu 7 ve 12’nci sınıflarda “İslam düşüncesinde yorumlar” ünitesinde “Tasavvufi yorumlar” başlığıyla Yesevilik, Nakşibendilik ile birlikte anlatılacak.
Din dersi müfredatında Alevilerin isteğine rağmen yine Cemevi ibadethane olarak adlandırılmadı. Aleviliğin anlatılacağı ünite genelinde, “dini yorumların çağlara ve ortama göre dinin anlaşılma biçimlerini ortaya koyan birer zenginlik olduğu ve bu nedenle farklı inanç ve dini yorumlara saygı duyulması, birlikte yaşama kültürünün geliştirilmesinin” vurgulanması ve anlatımda “nesnel bir dil” istendi. Alevilik ve Bektaşilik konusunun açıklamalarında Hacı Bektaş Veli’nin Bektaşiliğin oluşumu ve Aleviliğin gelişimindeki rolü, ocak kültürü ve “el ele, el hakka ikrarı” anlatılacak. Hızır orucunun bazı Alevî ocaklarınca tutulması vurgulanacak ve “Gülbank” konusunda da “Lokma Duasına” yer verilecek. MEB, Cemevi’ni ise yeni müfredatta “ayin-i cem erkanının yapıldığı, ‘yol, adap ve erkân yeri’” olarak tanımladı. Bektaşilikte ise cemevi yerine “meydan evi” ifadesinin kullanıldığına değinilmesi istendi. Bu konuda derslerde görsellere de yer verilmesi istenirken, “ayin-i cem erkanı” konusunun düşkünlükten kaldırma, dardan indirme ve Abdal Musa cemleri ile sınırlandırılması talimatı verildi.
Din dersinde Atatürk bilgisi yok
DİN dersi öğretim programı taslağında programın amaçlarında, hedeflerinde, vizyonunda, temel yaklaşımında, programın yapısında Atatürk’e ilişkin bilgiye yer verilmedi. Ders kazanımlarında da Atatürk’ün adı, sözleri, görüşleri yer almadı. 4, 5, 6, 7 ve 8’nci sınıflarda okutulan din kültürü ve ahlak bilgisi öğretim programına göre, Atatürkçülükle ilgili konulara ayrı bir tablo ayrılmış, dersle ilgili Atatürkçülük ile ilgili konular, her öğrenme alanında ilgili ünitelerde alt başlıklar ve kazanım olarak yer alıyordu.
Atatürk’ün vatan savunması, askerlik, gazilik ve şehitlik, savaş ve barış ile ilgili görüşleri araştırılarak sunular hazırlanıyordu. Laiklik kavramı, Atatürk’ün laiklik, din ve vicdan özgürlüğü konularında söylediği sözlerin araştırılmasıyla başlıyordu. 4, 5, 6, 7 ve 8’inci sınıflar için eski öğretim programının sonunda Atatürkçülükle ilgili konuların yer aldığı tablo bulunuyordu. 9, 10, 11 ve 12’nci sınıfların din kültürü ve ahlak bilgisi öğretim programında da Atatürk ve Atatürkçülükle ilgili kazanımlar yer alıyordu. 9’uncu sınıfın müfredatında yer alan “Laiklik ve din”, 10’uncu sınıfta yer alan “Atatürk ve din”, 11’inci sınıftaki “Atatürk ve Cumhuriyet Dönemi Din Hizmetleri”, 12’nci sınıftaki “Atatürk ve Din Öğretimi” üniteleri çıkartıldı. 12’nci sınıfta “laiklik” kapsamında öğrenciler, laiklik kavramını ve kapsamını açıklayacak. Laiklik kavramı, anlam genişliği ve sosyolojik boyutu ile ele alınacak. Önceki müfredatta, 9’uncu sınıfta “Laiklik ve din” ayrı bir ünite olarak yer alıyor ve ünite kapsamında “Atatürk’ün laiklik anlayışı” anlatılıyordu. (Kaynak:hürriyet.com.tr)
imam hatip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
imam hatip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Temmuz 2017 Cumartesi
28 Aralık 2016 Çarşamba
Danıştaydan imam hatip liseleri kararı
Danıştayın aldığı karara göre, valilikler okulları istediği zaman imam hatip liselerine dönüştüremeyecek.
Danıştay, okulların imam hatiplere dönüşümü konusunda çok önemli bir karar aldı. Danıştayın aldığı karara göre, valilikler okulları istediği zaman imam hatip liselerine dönüştüremeyecek. Ayrıca okul isimlerini değiştirilmesi de Danıştayın kararında hukuka aykırı bulundu. Bu kararla birlikte, okulların ismi valilik tarafından değiştirilemeyecek. Eğitim-İş Genel Başkanı Mehmet Balık, Konya'da valiliklere imam-hatip açma yetkisi veren yönetmeliğin iptali için açtıkları davada Danıştayın bu maddeyi iptal ettiğini belirterek "Bununla birlikte Konya'da açılan 8 adet imam-hatip ortaokulunun hukuka aykırı şekilde açıldığına hükmetmiştir. Bu karar emsal nitelikte bir karardır" dedi.
Sözcü'den Yurdagül Uygun'un haberine göre, Eğitim İş Başkanı Mehmet Balık, Eğitim-İş olarak, Milli Eğitim Temel Kanunu'na aykırı olarak düzenlenen yönetmelikte valiliklere imam-hatip açma yetkisi veren yönetmelik hükmünün ve Konya Valiliği kararı ile Konya'da çok sayıda okulun imam-hatibe dönüştürülmesinin iptali için dava açtıklarını belirterek, "Açtığımız bu davada Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, bu okulların, Valilikler tarafından keyfi olarak açılabilmesine olanak sağlayan Milli Eğitim Bakanlığı'na Bağlı Kurumlara Ait Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği'nin ilgili maddesini iptal etmiştir. İptal gerekçesinde ise öncelikle bu okul açma yetkisinin Milli Eğitim Bakanlığı'nda olduğuna, valiliklerce gelişi güzel şekilde bu okulların açılamayacağına ve Bakanlığın da bu okulların açılmasına karar verirken mevcut ihtiyaçları ve gereklilikleri dikkate almak zorunda olduğuna işaret etmiştir. Bununla birlikte gereklilik, ihtiyaç ve talep olmaksızın Konya ilinde açılan 8 adet imam-hatip ortaokulunun hukuka aykırı şekilde açıldığına hükmetmiştir" dedi.
Okul isimleri değiştirilemeyecek
Yine bu karar bir başka önemli hususu daha içerdiğini belirten Balık, şöyle devam etti:
"Bilindiği üzere okul isimleri gündelik siyasetin karşılığı olarak sürekli şekilde değiştirilmektedir. Özellikle de Cumhuriyetçi kimliği ile bilinen kimselerin adının verildiği okulların ismi sürekli olarak değiştirilmektedir. Yine aynı dava içerisinde Konya Selçuklu'da bulunan İsmail Hakkı Tonguç İmam Hatip Ortaokulu'nun ismi Erdem Beyazıt İmam Hatip Ortaokulu olarak, Mustafa Necati İlkokulu'nun ismi ise Cemil Meriç İlkokulu olarak valilik kararı ile değiştirilmiştir. Sendika olarak buna karşı çıkmış ve neden bu isimlerin değiştirildiği sorusunu sormuştuk. Tamamıyla keyfi ve hiçbir gerekçeye dayanmayan bu isim değişikliğinin hukuka aykırı olduğunu, Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Ulu Önderimiz M. Kemal Aktatürk'ün Milli Eğitim Bakanlığı'nı da yapmış olan Mustafa Necati'nin ve bu ülkenin Milli Eğitim Sistemi'nin her taşında imzası olan İsmail Hakkı Tonguç isminin okullardan silinemeyeceğini ifade ettik. Nitekim Danıştay da bu gerekçeleri haklı görerek keyfi şekilde yapılan bu isim değişikliğinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiş ve yürütmenin durdurulması kararı vermiştir."
"Gelişi güzel imam hatip okulu açılamayacak"
Bu kararın emsal nitelikte bir karar olduğunun altını çizen Balık, "Bu karar sonrasında artık öncelikle valiliklerce gelişigüzel şekilde imam-hatip açılamayacak ve Milli Eğitim Bakanlığı da bu okulların açılmasına karar verirken mevcut talepleri, ihtiyaçları ve gereklilikleri dikkate almak zorunda olacaktır. Konya'da Valilik kararlarıyla açılan imam-hatip ortaokullarının da hukuka aykırı şekilde açıldığı tespit edilmiştir. Mustafa Necati ve İsmail Hakkı Tonguç tabelaları tekrar ait olduğu yere asılacaktır" dedi.
Danıştay, okulların imam hatiplere dönüşümü konusunda çok önemli bir karar aldı. Danıştayın aldığı karara göre, valilikler okulları istediği zaman imam hatip liselerine dönüştüremeyecek. Ayrıca okul isimlerini değiştirilmesi de Danıştayın kararında hukuka aykırı bulundu. Bu kararla birlikte, okulların ismi valilik tarafından değiştirilemeyecek. Eğitim-İş Genel Başkanı Mehmet Balık, Konya'da valiliklere imam-hatip açma yetkisi veren yönetmeliğin iptali için açtıkları davada Danıştayın bu maddeyi iptal ettiğini belirterek "Bununla birlikte Konya'da açılan 8 adet imam-hatip ortaokulunun hukuka aykırı şekilde açıldığına hükmetmiştir. Bu karar emsal nitelikte bir karardır" dedi.
Sözcü'den Yurdagül Uygun'un haberine göre, Eğitim İş Başkanı Mehmet Balık, Eğitim-İş olarak, Milli Eğitim Temel Kanunu'na aykırı olarak düzenlenen yönetmelikte valiliklere imam-hatip açma yetkisi veren yönetmelik hükmünün ve Konya Valiliği kararı ile Konya'da çok sayıda okulun imam-hatibe dönüştürülmesinin iptali için dava açtıklarını belirterek, "Açtığımız bu davada Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, bu okulların, Valilikler tarafından keyfi olarak açılabilmesine olanak sağlayan Milli Eğitim Bakanlığı'na Bağlı Kurumlara Ait Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği'nin ilgili maddesini iptal etmiştir. İptal gerekçesinde ise öncelikle bu okul açma yetkisinin Milli Eğitim Bakanlığı'nda olduğuna, valiliklerce gelişi güzel şekilde bu okulların açılamayacağına ve Bakanlığın da bu okulların açılmasına karar verirken mevcut ihtiyaçları ve gereklilikleri dikkate almak zorunda olduğuna işaret etmiştir. Bununla birlikte gereklilik, ihtiyaç ve talep olmaksızın Konya ilinde açılan 8 adet imam-hatip ortaokulunun hukuka aykırı şekilde açıldığına hükmetmiştir" dedi.
Okul isimleri değiştirilemeyecek
Yine bu karar bir başka önemli hususu daha içerdiğini belirten Balık, şöyle devam etti:
"Bilindiği üzere okul isimleri gündelik siyasetin karşılığı olarak sürekli şekilde değiştirilmektedir. Özellikle de Cumhuriyetçi kimliği ile bilinen kimselerin adının verildiği okulların ismi sürekli olarak değiştirilmektedir. Yine aynı dava içerisinde Konya Selçuklu'da bulunan İsmail Hakkı Tonguç İmam Hatip Ortaokulu'nun ismi Erdem Beyazıt İmam Hatip Ortaokulu olarak, Mustafa Necati İlkokulu'nun ismi ise Cemil Meriç İlkokulu olarak valilik kararı ile değiştirilmiştir. Sendika olarak buna karşı çıkmış ve neden bu isimlerin değiştirildiği sorusunu sormuştuk. Tamamıyla keyfi ve hiçbir gerekçeye dayanmayan bu isim değişikliğinin hukuka aykırı olduğunu, Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Ulu Önderimiz M. Kemal Aktatürk'ün Milli Eğitim Bakanlığı'nı da yapmış olan Mustafa Necati'nin ve bu ülkenin Milli Eğitim Sistemi'nin her taşında imzası olan İsmail Hakkı Tonguç isminin okullardan silinemeyeceğini ifade ettik. Nitekim Danıştay da bu gerekçeleri haklı görerek keyfi şekilde yapılan bu isim değişikliğinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiş ve yürütmenin durdurulması kararı vermiştir."
"Gelişi güzel imam hatip okulu açılamayacak"
Bu kararın emsal nitelikte bir karar olduğunun altını çizen Balık, "Bu karar sonrasında artık öncelikle valiliklerce gelişigüzel şekilde imam-hatip açılamayacak ve Milli Eğitim Bakanlığı da bu okulların açılmasına karar verirken mevcut talepleri, ihtiyaçları ve gereklilikleri dikkate almak zorunda olacaktır. Konya'da Valilik kararlarıyla açılan imam-hatip ortaokullarının da hukuka aykırı şekilde açıldığı tespit edilmiştir. Mustafa Necati ve İsmail Hakkı Tonguç tabelaları tekrar ait olduğu yere asılacaktır" dedi.
9 Ekim 2015 Cuma
Tüm okullar tam gün eğitime geçiyor
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, yeni dönemde tüm okulların tam gün eğitime geçeceğini belirtti.
Bakan Avcı, Edirne'de 32 derslikli Akmercan Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son 10 yılda kapsamı gittikçe genişleyen bir sessiz devrim yaşadığını söyledi.
Son haftalarda sadece milli eğitim alanında yapılanların dahi sessiz devrimi anlatması açısından yeteceğini ifade eden Bakan Avcı, şunları kaydetti: "Türkiye 10 yıldır kapsamını gittikçe genişleten sessiz devrim yaşıyor. Sadece son haftada yaşadıklarımı kısaca size özetleyeyim. Bir hafta önce Eskişehir'de Şehir Hastanesi'nin temelini attik. Dün Eskişehir'de Milli Eğitim Bakanlığı olarak dünyanın en büyük eğitim portalının eğitim ve bilişim ağının 2. versiyonunu hizmete sunduk. Eğitim Bilişim Ağı öğrencilerimizin her türlü okul dışı destek ihtiyacını karşılayabileceği, yani kestirmeden söylersek dershane soygununa, yardımcı kitap adı altında bandrolsüz kitap soygununa son vermek üzere fevkalade yararlı eğitim ve bilişim ağıdır. Öğrenciler istediği konuda, yüzbinlerce eğitim malzemesini bulabiliyor. Bu sabah İstanbul Sanayi Odası ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız ile teknik eğitime ilişkin ilgili protokol imzaladık."
Milli Eğitim Bakanlığı olarak eğitimi hem muhteva hem de fiziki olarak güçlendirmeye devam ettiklerini anlatan Bakan Avcı, "Her gün yeni yeni kurumlar eğitim camiamıza katılıyor. Son 13 yıldır her alanda elde edilen kazanımları eğitimimize de yansıtmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki yıllarda, başlattığımız sessiz devrim hızını artırarak devam edecek. Yeni dönemde bütün okullarımız tam gün eğitime geçecek. Bu da yeni okullar, yeni açılışlar demek. Bugün yaşadığımız açılış coşkusunu ülkemizin her yöresinde yaşatmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
5 Şubat 2015 Perşembe
10 soruda TEOG hakkında herşey
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, TEOG yerleştirmelerinde yaptığı değişiklik, özellikle iyi bir Anadolu lisesinde şansını deneyip, olmazsa özel okula kayıt yaptırmayı düşünen adayların kafasını karıştırdı. TEOG sisteminde yapılan değişiklikleri derledik.
Milli Eğitim Bakanlığı, geçen yıl ilk defa 8’inci sınıflara uygulanan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında ortak sınav sonuçlarına göre yapılan lise yerleştirmelerinde değişikliğe gitti. Amaç, geçen yıl yaşanan kilometrelerce uzaktaki okullara ve tercih edilmediği halde imam hatip liselerine yerleştirme gibi sorunların önüne geçmek. Ancak, yapılan değişiklikler devlet lisesinde şansını deneyip, olmazsa özel okula kayıt yaptırmayı düşünen adayların kafasını karıştırdı. Öğrenciler ve aileleri için yeni TEOG yerleştirme sistemindeki değişiklikleri derledik.
Sınavla öğrenci alacak özel okullar, 24 Haziran-10 Temmuz tarihleri arasında kayıt işlemlerini tamamlayacak. Tercih işlemleri, öğrenci velisi tarafından 6-16 Temmuz arasında yapılacak. Yerleştirmeye Esas Puan (YEP) ile öğrenci alan okulların yerleştirme sonuçları, 14 Ağustos’ta açıklanacak, aynı tarihte boş kontenjanlar da ilan edilecek.
1 - Bu yıl TEOG kapsamında kaç tercih yapabileceğim?
Bakanlık geçen yıl ‘A’ ve ‘B’ olarak hazırladığı tercih listesinin sayısını bire düşürdü. Veliler, okulların genel ve özel başvuru şartlarına dikkat ederek, istek sırasına göre farklı il ve ilçelerdeki okullar da dahil olmak üzere, okul türlerine göre aynı veya karışık olarak 25 okul tercih edebilecek.
2 - Özel okula kayıt yaptırmayı düşünüyorum, tercih yapmak zorunda mıyım?
Özel okula gitmek isteyen öğrenciler tercih yapmak zorunda değil. Ancak internet adresinden tercih işlemleri için giriş yapıldığında, tercih işlemleri ekranında öğrencilerin karşısına ‘Özel okula kayıt yaptırdım tercih yapmayacağım’ ve ‘Tercih yapmak istiyorum’ butonları çıkacak. Özel okula kesin kayıt yaptıran öğrenciler, ‘Özel okula kayıt yaptırdım tercih yapmayacağım’ butonunu seçecek. Bu durumda tercih yapmaları gerekmeyecek.
3 - Özel okula kayıt yaptıracağım ve tercih yapmayacağım. Ancak yapılan yerleştirmeler sonucunda iyi bir Anadolu lisesinde boş kontenjan olursa oraya geçiş yapabilir miyim?
Özel okula kesin kayıt yaptıran öğrenciler tercih listesi doldurmayacak. Fakat tercihler sonucunda yapılacak yerleştirmelerde istediği bir Anadolu lisesinde boş kontenjan olursa ve puanı okulun taban puanına yakın ise isteyen öğrenci nakil döneminde bu devlet okuluna başvuruda bulunabilir. Milli Eğitim Bakanlığı henüz nakil dönemi takvimini açıklamadı.
4 - Puanım istediğim devlet okuluna yeterse tercih yapacağım, yetmezse özel okula kayıt yaptıracağım. Ancak tercihler sonucunda yapılacak yerleştirmelerde puanı benim puanımdan düşük öğrenciler, istediğim devlet okuluna yerleşebilir. Bu durumda haksızlık olmayacak mı?
İstediğiniz devlet okulunda boş kontenjan olursa ve puanlarınız yeterse, nakil döneminde başvuru yapabilirsiniz. Milli Eğitim Bakanlığı, bu uygulamayla devlet liselerindeki yığılmaları önlemeyi hedefliyor. Bu nedenle özel okula kayıt tarihlerini öne aldı. Eğitim uzmanları ise ailelerin ve öğrencilerin iyi düşünerek, kafasında soru işaret kalmayacak şekilde karar vermesinden yana.
5 - Ben çocuğumu özel okula göndereceğim. Kayıt yaptırmayı düşündüğümüz okul bu sene 4 dersin puanına göre öğrenci alacağını açıkladı. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı taslak kılavuzda, “Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’ne bağlı özel okullara Yerleştirmeye Esas Puanı (YEP) ile öğrenci alınacak” diyor. Bu durumda ne yapacağım, çocuğum YEP’e göre mi özel okula kaydedilecek?
Özel okulların bir kısmı YEP’e göre taban puan ilan ederek kayıt yapacak, bir kısmı da Bakanlığın onayladığı yönetmeliklerine göre öğrenci alacak. Özel okullar öğrenci kabul yöntemlerini nasıl açıkladıysa o şekilde alacak. Çocuğunuzu göndermek istediğiniz özel okul 4 dersten öğrenci alacağını açıkladıysa o derslerin puanlarına göre öğrenci kabul edecek. Çünkü, özel okullar nasıl öğrenci almak istediklerini önceden Milli Eğitim Bakanlığı’na açıkladı. Bir yönetmelik hazırlayarak Bakanlığa sundular. Bakanlık da yönetmelikleri inceleyerek onay verdi.
Özel okullar arasında 3 dersten öğrenci alacak olanlar da var. Bu nedenle uzmanlar aileleri uyararak, özel okullar arasında ders sayısı farkından dolayı puan türlerinde farklılık olacağı için, kayıt döneminden yani 24 Haziran’dan önce ailelerin, çocuğunu göndermek istediği okula başvuru yaparak kayıt şartlarını öğrenmesini öneriyor.
6 - Tercih yapmayanlar ne olacak?
İnternet üzerinden açılan tercih işlemleri ekranında ‘Özel okula kayıt yaptırdım, tercih yapmayacağım’ ya da ‘Tercih yapmak istemiyorum’ butonlarından birini seçmeyenler, 12 yıllık zorunlu eğitimden dolayı sistem tarafından otomatik olarak açık liselere kaydedilecek.
7 - 25 tercihinden herhangi birine yerleşemeyen öğrenciler ne yapacak?
Tercihlerin ardından yerleştirme sonuçları 14 Ağustos’ta açıklanacak. Aynı tarihte okulların boş kontenjanları da ilan edilecek. Boş kontenjanlar için 17-21 Ağustos tarihleri arasında İl veya İlçe Öğrenci Yerleştirme ve Nakil Komisyonları tarafından tercihler alınacak. 25 tercihinden herhangi birine yerleşemeyen adaylar, il veya ilçe sınırları içinde 5 okul seçecek. Öğrenciler bu tercihleri doğrultusunda Yerleştirmeye Esas Puanı (YEP) üstünlüğüne göre merkezi olarak bu okullardan birine yerleştirilecek. Kesin kayıtlar otomatik olarak yapılacak.
8 - Güzel sanatlar ve spor liselerine yerleştirmeler nasıl olacak?
Güzel sanatlar ve spor liselerine yerleştirme işlemleri, güzel sanatlar ve spor liselerine giriş mevzuatı esas alınarak, tercihler doğrultusunda merkezi olarak yapılacak. Güzel sanatlar ve spor liselerine giriş için daha önce okullarda yapılan özel yetenek sınav sonuçları, okul yönetimlerince ilan ediliyordu. Yeni yerleştirme sistemine göre ise, bu okulları seçecek olan öğrenciler, yine yetenek sınavına alınacak, ancak yerleştirmeler merkezi yapılacak.
9 - Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler liselere nasıl yerleştirilecek?
İlköğretim programını tamamlayan ve tercih yapan özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerden özel eğitim değerlendirme kurulu raporu doğrultusunda kaynaştırma yoluyla eğitim alacak öğrencilerin geçiş ve nakilleri, engel durumu ve özellikleri ile ikamet adresleri dikkate alınarak Anadolu liseleri, Anadolu imam hatip liseleri, mesleki ve teknik Anadolu liseleri, çok programlı Anadolu liseleri ile mesleki ve teknik eğitim merkezlerine her bir şubede iki öğrenciyi geçmeyecek şekilde il veya ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonu kararı ile yapılacak. Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin puanları, yerleştirildikleri okulların puanlarını hiçbir şekilde etkilemeyecek.
10 - Lise yerleştirmelerinde aynı okulu tercih eden iki öğrenci arasında eşitlik olursa hangisi yerleşecek?
Yerleştirmelerde YEP’lerin eşit olması halinde 8’inci sınıf Ağırlıklandırılmış Ortak Sınav Puanı (AOSP), bunun da eşit olması halinde sırasıyla 8’inci, 7’nci ve 6’ncı sınıflarda Yıl Sonu Başarı Puanı (YBP) üstünlüğüne bakılacak. Eşitlik devam ederse tercih önceliği, okula özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı gibi kriterler dikkate alınacak. Ancak yine de eşitlik bozulmaz ise öğrencinin doğum tarihine bakılacak ve yaşı küçük olan tercih edilen okula yerleştirilecek.
Özel okulların kayıt takviminin erkene alınmasının nedeni nedir?
Milli Eğitim Bakanlığı bu değişiklikle, devlet okuluna devam etmeyip özel okula ya da açık liseye gidecek öğrencileri erkenden tespit edip, okulların boş kontenjanlarını daha sağlıklı verilerle belirlemeyi hedefliyor.
(hürriyet.com.tr)
Milli Eğitim Bakanlığı, geçen yıl ilk defa 8’inci sınıflara uygulanan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında ortak sınav sonuçlarına göre yapılan lise yerleştirmelerinde değişikliğe gitti. Amaç, geçen yıl yaşanan kilometrelerce uzaktaki okullara ve tercih edilmediği halde imam hatip liselerine yerleştirme gibi sorunların önüne geçmek. Ancak, yapılan değişiklikler devlet lisesinde şansını deneyip, olmazsa özel okula kayıt yaptırmayı düşünen adayların kafasını karıştırdı. Öğrenciler ve aileleri için yeni TEOG yerleştirme sistemindeki değişiklikleri derledik.
Sınavla öğrenci alacak özel okullar, 24 Haziran-10 Temmuz tarihleri arasında kayıt işlemlerini tamamlayacak. Tercih işlemleri, öğrenci velisi tarafından 6-16 Temmuz arasında yapılacak. Yerleştirmeye Esas Puan (YEP) ile öğrenci alan okulların yerleştirme sonuçları, 14 Ağustos’ta açıklanacak, aynı tarihte boş kontenjanlar da ilan edilecek.
1 - Bu yıl TEOG kapsamında kaç tercih yapabileceğim?
Bakanlık geçen yıl ‘A’ ve ‘B’ olarak hazırladığı tercih listesinin sayısını bire düşürdü. Veliler, okulların genel ve özel başvuru şartlarına dikkat ederek, istek sırasına göre farklı il ve ilçelerdeki okullar da dahil olmak üzere, okul türlerine göre aynı veya karışık olarak 25 okul tercih edebilecek.
2 - Özel okula kayıt yaptırmayı düşünüyorum, tercih yapmak zorunda mıyım?
Özel okula gitmek isteyen öğrenciler tercih yapmak zorunda değil. Ancak internet adresinden tercih işlemleri için giriş yapıldığında, tercih işlemleri ekranında öğrencilerin karşısına ‘Özel okula kayıt yaptırdım tercih yapmayacağım’ ve ‘Tercih yapmak istiyorum’ butonları çıkacak. Özel okula kesin kayıt yaptıran öğrenciler, ‘Özel okula kayıt yaptırdım tercih yapmayacağım’ butonunu seçecek. Bu durumda tercih yapmaları gerekmeyecek.
3 - Özel okula kayıt yaptıracağım ve tercih yapmayacağım. Ancak yapılan yerleştirmeler sonucunda iyi bir Anadolu lisesinde boş kontenjan olursa oraya geçiş yapabilir miyim?
Özel okula kesin kayıt yaptıran öğrenciler tercih listesi doldurmayacak. Fakat tercihler sonucunda yapılacak yerleştirmelerde istediği bir Anadolu lisesinde boş kontenjan olursa ve puanı okulun taban puanına yakın ise isteyen öğrenci nakil döneminde bu devlet okuluna başvuruda bulunabilir. Milli Eğitim Bakanlığı henüz nakil dönemi takvimini açıklamadı.
4 - Puanım istediğim devlet okuluna yeterse tercih yapacağım, yetmezse özel okula kayıt yaptıracağım. Ancak tercihler sonucunda yapılacak yerleştirmelerde puanı benim puanımdan düşük öğrenciler, istediğim devlet okuluna yerleşebilir. Bu durumda haksızlık olmayacak mı?
İstediğiniz devlet okulunda boş kontenjan olursa ve puanlarınız yeterse, nakil döneminde başvuru yapabilirsiniz. Milli Eğitim Bakanlığı, bu uygulamayla devlet liselerindeki yığılmaları önlemeyi hedefliyor. Bu nedenle özel okula kayıt tarihlerini öne aldı. Eğitim uzmanları ise ailelerin ve öğrencilerin iyi düşünerek, kafasında soru işaret kalmayacak şekilde karar vermesinden yana.
5 - Ben çocuğumu özel okula göndereceğim. Kayıt yaptırmayı düşündüğümüz okul bu sene 4 dersin puanına göre öğrenci alacağını açıkladı. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı taslak kılavuzda, “Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’ne bağlı özel okullara Yerleştirmeye Esas Puanı (YEP) ile öğrenci alınacak” diyor. Bu durumda ne yapacağım, çocuğum YEP’e göre mi özel okula kaydedilecek?
Özel okulların bir kısmı YEP’e göre taban puan ilan ederek kayıt yapacak, bir kısmı da Bakanlığın onayladığı yönetmeliklerine göre öğrenci alacak. Özel okullar öğrenci kabul yöntemlerini nasıl açıkladıysa o şekilde alacak. Çocuğunuzu göndermek istediğiniz özel okul 4 dersten öğrenci alacağını açıkladıysa o derslerin puanlarına göre öğrenci kabul edecek. Çünkü, özel okullar nasıl öğrenci almak istediklerini önceden Milli Eğitim Bakanlığı’na açıkladı. Bir yönetmelik hazırlayarak Bakanlığa sundular. Bakanlık da yönetmelikleri inceleyerek onay verdi.
Özel okullar arasında 3 dersten öğrenci alacak olanlar da var. Bu nedenle uzmanlar aileleri uyararak, özel okullar arasında ders sayısı farkından dolayı puan türlerinde farklılık olacağı için, kayıt döneminden yani 24 Haziran’dan önce ailelerin, çocuğunu göndermek istediği okula başvuru yaparak kayıt şartlarını öğrenmesini öneriyor.
6 - Tercih yapmayanlar ne olacak?
İnternet üzerinden açılan tercih işlemleri ekranında ‘Özel okula kayıt yaptırdım, tercih yapmayacağım’ ya da ‘Tercih yapmak istemiyorum’ butonlarından birini seçmeyenler, 12 yıllık zorunlu eğitimden dolayı sistem tarafından otomatik olarak açık liselere kaydedilecek.
7 - 25 tercihinden herhangi birine yerleşemeyen öğrenciler ne yapacak?
Tercihlerin ardından yerleştirme sonuçları 14 Ağustos’ta açıklanacak. Aynı tarihte okulların boş kontenjanları da ilan edilecek. Boş kontenjanlar için 17-21 Ağustos tarihleri arasında İl veya İlçe Öğrenci Yerleştirme ve Nakil Komisyonları tarafından tercihler alınacak. 25 tercihinden herhangi birine yerleşemeyen adaylar, il veya ilçe sınırları içinde 5 okul seçecek. Öğrenciler bu tercihleri doğrultusunda Yerleştirmeye Esas Puanı (YEP) üstünlüğüne göre merkezi olarak bu okullardan birine yerleştirilecek. Kesin kayıtlar otomatik olarak yapılacak.
8 - Güzel sanatlar ve spor liselerine yerleştirmeler nasıl olacak?
Güzel sanatlar ve spor liselerine yerleştirme işlemleri, güzel sanatlar ve spor liselerine giriş mevzuatı esas alınarak, tercihler doğrultusunda merkezi olarak yapılacak. Güzel sanatlar ve spor liselerine giriş için daha önce okullarda yapılan özel yetenek sınav sonuçları, okul yönetimlerince ilan ediliyordu. Yeni yerleştirme sistemine göre ise, bu okulları seçecek olan öğrenciler, yine yetenek sınavına alınacak, ancak yerleştirmeler merkezi yapılacak.
9 - Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler liselere nasıl yerleştirilecek?
İlköğretim programını tamamlayan ve tercih yapan özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerden özel eğitim değerlendirme kurulu raporu doğrultusunda kaynaştırma yoluyla eğitim alacak öğrencilerin geçiş ve nakilleri, engel durumu ve özellikleri ile ikamet adresleri dikkate alınarak Anadolu liseleri, Anadolu imam hatip liseleri, mesleki ve teknik Anadolu liseleri, çok programlı Anadolu liseleri ile mesleki ve teknik eğitim merkezlerine her bir şubede iki öğrenciyi geçmeyecek şekilde il veya ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonu kararı ile yapılacak. Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin puanları, yerleştirildikleri okulların puanlarını hiçbir şekilde etkilemeyecek.
10 - Lise yerleştirmelerinde aynı okulu tercih eden iki öğrenci arasında eşitlik olursa hangisi yerleşecek?
Yerleştirmelerde YEP’lerin eşit olması halinde 8’inci sınıf Ağırlıklandırılmış Ortak Sınav Puanı (AOSP), bunun da eşit olması halinde sırasıyla 8’inci, 7’nci ve 6’ncı sınıflarda Yıl Sonu Başarı Puanı (YBP) üstünlüğüne bakılacak. Eşitlik devam ederse tercih önceliği, okula özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı gibi kriterler dikkate alınacak. Ancak yine de eşitlik bozulmaz ise öğrencinin doğum tarihine bakılacak ve yaşı küçük olan tercih edilen okula yerleştirilecek.
Özel okulların kayıt takviminin erkene alınmasının nedeni nedir?
Milli Eğitim Bakanlığı bu değişiklikle, devlet okuluna devam etmeyip özel okula ya da açık liseye gidecek öğrencileri erkenden tespit edip, okulların boş kontenjanlarını daha sağlıklı verilerle belirlemeyi hedefliyor.
(hürriyet.com.tr)
Etiketler:
haber,
imam hatip,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
okul,
öğrenci,
özel okul,
teog
19 Aralık 2014 Cuma
MEB’den yeni sisteme uygun karne!
Milli Eğitim, karneleri 4+4+4 sistemine göre düzenliyor. Uygulanacak değişiklikle karnelerin üzerinde ilk kez 'imam hatip' ifadesi yer alacak.
2012-2013 eğitim-öğretim yılında, 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim yerine 12 yıllık zorunlu kademeli eğitime geçilmişti.
Yeni eğitim sistemi 4+4+4 ile birlikte ilköğretim kurumu olarak anılan 1-8. sınıflar ilkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokulu olarak ayrılmıştı.
Bakanlık bu uygulamayı karnelere de yansıttı. Buna göre karnelerin ön yüzündeki ‘ilköğretim kurumu karnesi’ ifadesi yerine ilkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokulu öğrenci karnesi ifadesi kullanılacak.
Böylelikle imam hatip ifadesi ilk kez karnelerin üzerinde yer almış olacak.
“Başarı Üstün Başarı ve Onur” belgeleri yerine ilköğretim kurumlarındaki tüm sınıflardaki öğrencilere iftihar belgesi verilecek. Ayrıca ilkokul seviyesine verilmeyen takdir ve teşekkür belgesi artık ilkokul kademesinde de verilecek. Bu kapsamda ilkokul 4’üncü sınıf ile ortaokul ve imam-hatip ortaokullarının bütün sınıflarına takdir ve teşekkür belgesi verilebilecek.
2012-2013 eğitim-öğretim yılında, 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim yerine 12 yıllık zorunlu kademeli eğitime geçilmişti.
Yeni eğitim sistemi 4+4+4 ile birlikte ilköğretim kurumu olarak anılan 1-8. sınıflar ilkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokulu olarak ayrılmıştı.
Bakanlık bu uygulamayı karnelere de yansıttı. Buna göre karnelerin ön yüzündeki ‘ilköğretim kurumu karnesi’ ifadesi yerine ilkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokulu öğrenci karnesi ifadesi kullanılacak.
Böylelikle imam hatip ifadesi ilk kez karnelerin üzerinde yer almış olacak.
“Başarı Üstün Başarı ve Onur” belgeleri yerine ilköğretim kurumlarındaki tüm sınıflardaki öğrencilere iftihar belgesi verilecek. Ayrıca ilkokul seviyesine verilmeyen takdir ve teşekkür belgesi artık ilkokul kademesinde de verilecek. Bu kapsamda ilkokul 4’üncü sınıf ile ortaokul ve imam-hatip ortaokullarının bütün sınıflarına takdir ve teşekkür belgesi verilebilecek.
Etiketler:
eğitim,
haber,
imam hatip,
karne,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
okul
İmam hatip 10’a katladı
Bilim Akademisi üyesi Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın hazırladığı ‘Gençlerin Potansiyeli ve Din Eğitimi: İmam-Hatipler ve Din Dersleri’ raporuna göre, 2002 yılında Türkiye’de 450 imam hatip lisesi ve bu okullarda 71 bin 100 öğrenci vardı. 2013’te ise imam hatip ortaokul ve liselerinin sayısı 2 bini buldu.
İmam hatiplerin öğrenci sayısı 10 kattan fazla artarak 714 bin 135’e ulaştı. PISA 2012 verilerinden yola çıkılarak hazırlanan raporun çarpıcı sonuçlarından bazıları şöyle:
- Eğitime erişim en temel sorun.
- Ortaokuldan liseye geçiş ve üniversiteye girişteki sınavlarda diğer akademik ders konuları gibi din derslerinden de sorular soruluyor. Dini eğitimin ağırlık kazandığı, genel ve mesleki eğitimin yerini aldığı bir eğitim sisteminin bilgi üretebilen, donanımlı yeni nesiller yetiştirmesi zor.
- Ak Parti’nin iktidara geldiği 2002’de Türkiye’de 450 imam-hatip lisesi ve 71 bin 100 öğrenci vardı. 2013 verilerine göre sayıları 2 bini bulan imam-hatip ortaokul ve liselerinde 10 katın üstünde bir artışla 714 bin 135 öğrenci eğitim görüyor.
- İmam hatip okullarının dışında genel eğitimde (ilkokuldan lise son sınıfa kadar) verilen din dersleri bütün öğrenciler için zorunlu. Milli eğitimimizde önce sadece ilkokullarda seçmeli olarak verilen din bilgisi dersi, giderek eğitimin temel öğelerinden biri haline geldi. 1970’lerden itibaren giderek yerleşen bu durum, bugün hiçbir gelişmiş ülkede söz konusu değil. Bazı gelişmiş ülkelerde de din dersleri var ancak bunlar çoğunlukla genel eğitim kurumlarında değil kilise okullarında veriliyor.
- 4+4+4 ile birlikte bütün sınıflardaki zorunlu ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’ dersine ek olarak ortaokul ve liselerde ‘Kuranı Kerim’, ‘Hz. Peygamberimizin hayatı’ ve ‘Temel Dini Bilgiler’ seçmeli ders olarak okutulmaya başlandı. Bu derslerin her biri haftada iki saat. Toplam seçmeli ders sayısı da haftada 6 saat olduğuna göre bütün seçmeli dersleri dinî dersler olarak almak mümkün.
- Lise giriş sınavlarında din bilgisi soruları soruluyor. Bu durumun iki doğal sonucu olabilir. Birincisi bu konularda daha fazla bilgisi olan imam-hatip ortaokulu öğrencilerine haksız avantaj sağlanıyor. Diğeri de öğrencileri din içerikli seçmeli dersleri almaya teşvik etmesi.
- Din ve ahlâk kavramlarını lâyıkıyla kavrayabilmek, ancak soyut düşünce kapasitesiyle mümkün. Çocuğun zihinsel gelişmesinde soyut düşünce, analitik ve eleştirel, sorgulayıcı yaklaşım 12 yaş ve üstü devrede oluşur. Daha küçük yaşlarda verilen dinî bilgiler ancak somut yasaklar (dogma) şeklinde algılanır.
Erdoğan: 15 kat arttı
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise kasım ayında yaptığı açıklamalarda, imam hatiplerde eğitim alan öğrenci sayısının 15 kattan fazla arttığını belirterek, “2002-2003 öğretim yılında, Türkiye genelinde 440 imam-hatip lisesinde, 64 bin 500 öğrenci eğitim-öğretim alıyordu. Şu anda, ortaokul ve lise kısmıyla 2 bin 638 okulda, 983 bin öğrenci eğitim-öğretim alıyor. Yani, öğrenci sayısı 15 kattan fazla arttı” demişti.
5 yaş grubunda okullaşma azaldı
Prof. Dr. M. Ali Alpar - Bilim Akademisi Başkanı Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) incelemelerine göre, 4+4+4 sistemine geçildikten sonra okul öncesi eğitimde 5 yaş grubunda okullaşma yüzde 20 azaldı. Öteden beri eğitim sistemimiz ezbere dayalı, sınavlara indeksli olmakla maluldü. Daha fazla akla, dünya bilgisine ve beceriye yönelmek yerine ezber ağırlıklı din adamlığı meslek eğitiminin genel eğitim sisteminde başat bir yer alması çocuklarımızı ve gelecekteki toplumumuzu bu dünya için iyi hazırlayacak mı? Sağduyu sahibi dindar vatandaşlar çocuklarının kendi becerileri ile ayakta duran, kendi aklını kullanan insanlar olarak yetişmelerini istemezler mi?
Dini eğitimin ağırlığı arttı
Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı- Bilim Akademisi Üyesi Bugün dini eğitimin ağırlığı daha da arttı. 19. Milli Eğitim Şurası da bunun üzerinde odaklaştı. Halbuki raporda da belirttiğim gibi Türkiye’de eğitimin sorunu kalite sorunudur. Özellikle de insan kaynağını geliştirmek istiyorsak, dünya ile ekonomik gelişme bakımından rekabet etmek istiyorsak, dil ve matematik becerilerinin çok geliştirilmesi, desteklenmesi lazım. Aynı şekilde fen bilgilerine ağırlık verilmesi gerekiyor. Türkçe bir dünya dili değil ama kaliteli bir Türkçe eğitimi ile birlikte, bir dünya dilinin de iyi öğretilmesi şart. Bu da bugün İngilizce’dir. Eğitime erişim epeyce arttı ancak 4+4+4’ten sonra örgün eğitimden çıkmaların çoğaldığı da biliniyor. (Hürriyet)
İmam hatiplerin öğrenci sayısı 10 kattan fazla artarak 714 bin 135’e ulaştı. PISA 2012 verilerinden yola çıkılarak hazırlanan raporun çarpıcı sonuçlarından bazıları şöyle:
- Eğitime erişim en temel sorun.
- Ortaokuldan liseye geçiş ve üniversiteye girişteki sınavlarda diğer akademik ders konuları gibi din derslerinden de sorular soruluyor. Dini eğitimin ağırlık kazandığı, genel ve mesleki eğitimin yerini aldığı bir eğitim sisteminin bilgi üretebilen, donanımlı yeni nesiller yetiştirmesi zor.
- Ak Parti’nin iktidara geldiği 2002’de Türkiye’de 450 imam-hatip lisesi ve 71 bin 100 öğrenci vardı. 2013 verilerine göre sayıları 2 bini bulan imam-hatip ortaokul ve liselerinde 10 katın üstünde bir artışla 714 bin 135 öğrenci eğitim görüyor.
- İmam hatip okullarının dışında genel eğitimde (ilkokuldan lise son sınıfa kadar) verilen din dersleri bütün öğrenciler için zorunlu. Milli eğitimimizde önce sadece ilkokullarda seçmeli olarak verilen din bilgisi dersi, giderek eğitimin temel öğelerinden biri haline geldi. 1970’lerden itibaren giderek yerleşen bu durum, bugün hiçbir gelişmiş ülkede söz konusu değil. Bazı gelişmiş ülkelerde de din dersleri var ancak bunlar çoğunlukla genel eğitim kurumlarında değil kilise okullarında veriliyor.
- 4+4+4 ile birlikte bütün sınıflardaki zorunlu ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’ dersine ek olarak ortaokul ve liselerde ‘Kuranı Kerim’, ‘Hz. Peygamberimizin hayatı’ ve ‘Temel Dini Bilgiler’ seçmeli ders olarak okutulmaya başlandı. Bu derslerin her biri haftada iki saat. Toplam seçmeli ders sayısı da haftada 6 saat olduğuna göre bütün seçmeli dersleri dinî dersler olarak almak mümkün.
- Lise giriş sınavlarında din bilgisi soruları soruluyor. Bu durumun iki doğal sonucu olabilir. Birincisi bu konularda daha fazla bilgisi olan imam-hatip ortaokulu öğrencilerine haksız avantaj sağlanıyor. Diğeri de öğrencileri din içerikli seçmeli dersleri almaya teşvik etmesi.
- Din ve ahlâk kavramlarını lâyıkıyla kavrayabilmek, ancak soyut düşünce kapasitesiyle mümkün. Çocuğun zihinsel gelişmesinde soyut düşünce, analitik ve eleştirel, sorgulayıcı yaklaşım 12 yaş ve üstü devrede oluşur. Daha küçük yaşlarda verilen dinî bilgiler ancak somut yasaklar (dogma) şeklinde algılanır.
Erdoğan: 15 kat arttı
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise kasım ayında yaptığı açıklamalarda, imam hatiplerde eğitim alan öğrenci sayısının 15 kattan fazla arttığını belirterek, “2002-2003 öğretim yılında, Türkiye genelinde 440 imam-hatip lisesinde, 64 bin 500 öğrenci eğitim-öğretim alıyordu. Şu anda, ortaokul ve lise kısmıyla 2 bin 638 okulda, 983 bin öğrenci eğitim-öğretim alıyor. Yani, öğrenci sayısı 15 kattan fazla arttı” demişti.
5 yaş grubunda okullaşma azaldı
Prof. Dr. M. Ali Alpar - Bilim Akademisi Başkanı Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) incelemelerine göre, 4+4+4 sistemine geçildikten sonra okul öncesi eğitimde 5 yaş grubunda okullaşma yüzde 20 azaldı. Öteden beri eğitim sistemimiz ezbere dayalı, sınavlara indeksli olmakla maluldü. Daha fazla akla, dünya bilgisine ve beceriye yönelmek yerine ezber ağırlıklı din adamlığı meslek eğitiminin genel eğitim sisteminde başat bir yer alması çocuklarımızı ve gelecekteki toplumumuzu bu dünya için iyi hazırlayacak mı? Sağduyu sahibi dindar vatandaşlar çocuklarının kendi becerileri ile ayakta duran, kendi aklını kullanan insanlar olarak yetişmelerini istemezler mi?
Dini eğitimin ağırlığı arttı
Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı- Bilim Akademisi Üyesi Bugün dini eğitimin ağırlığı daha da arttı. 19. Milli Eğitim Şurası da bunun üzerinde odaklaştı. Halbuki raporda da belirttiğim gibi Türkiye’de eğitimin sorunu kalite sorunudur. Özellikle de insan kaynağını geliştirmek istiyorsak, dünya ile ekonomik gelişme bakımından rekabet etmek istiyorsak, dil ve matematik becerilerinin çok geliştirilmesi, desteklenmesi lazım. Aynı şekilde fen bilgilerine ağırlık verilmesi gerekiyor. Türkçe bir dünya dili değil ama kaliteli bir Türkçe eğitimi ile birlikte, bir dünya dilinin de iyi öğretilmesi şart. Bu da bugün İngilizce’dir. Eğitime erişim epeyce arttı ancak 4+4+4’ten sonra örgün eğitimden çıkmaların çoğaldığı da biliniyor. (Hürriyet)
Etiketler:
ders,
din dersi,
eğitim,
haber,
imam hatip,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
okul,
öğrenci
8 Aralık 2014 Pazartesi
MEB gelecek yılın hedeflerini belirledi
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), gelecek yıl okul öncesinden yükseköğretime kadar tüm eğitim kademelerinde yapılacakları belirledi.
MEB'in 2015 Yılı Mali Performans Programında, okul öncesi ve ilkokullarda okullaşma oranlarının yükseltilmesi, uluslararası anadolu imam hatip lisesi, sınıf geçme oranları ve özel örgün öğretim kurumlarının sayısının artırılması gibi 42 hedef yer aldı.
Performans programına göre, 48-66 ay çağ nüfusunun okullaşma oranını yüzde 37,5'ten yüzde 43'e yükseltilecek. Bu kapsamda dezavantajlı çocukları da kapsayacak şekilde net okullaşma oranını artırmayı amaçlayan farkındalık eğitimleri verilecek. İlkokulda yüzde 99,57, ortaokulda 94,52 olan net okullaşma oranı ise yılı sonuna kadar yüzde 100'e çıkarılacak.
Müdahale programı hazırlanacak
Ortaöğretimde, toplumsal sorumluluk bilincini yerleştirip öğrencileri araştırmaya teşvik ederek, onların ilgi ve istidatları doğrultusunda gelişimlerine yön vermek suretiyle sınıf geçme oranları yüzde 1 artırılacak. Bu performans hedefi doğrultusunda da Ortaöğretime Uyum Projesi ve Sosyal Etkinlikler Portfolyosu Projelerine devam edilecek ve Müdahale Programı geliştirilecek. Müdahale Programı, Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ile UNİCEF'in 2014 yılı çalışma planı kapsamında içermeci eğitim prensiplerine göre hazırlanacak. Bu şekilde başta risk altında olan çocuklar olmak üzere olası okul terki ve devamsızlıkların önlenmesi için hedef gruplara yönelik Müdahale Programları oluşturulacak. En dezavantajlı ortaöğretim öğrencilerine, 21. yüzyılın gerektirdiği yaşam becerilerinin kazandırılmasına katkıda bulunmak amacıyla çeşitli faaliyetler gerçekleştirilecek. Müdahale Programı, ortaöğretimle ilgili yapılan araştırmalar kapsamındaki 10 ilde 12 okulda modellenecek.
Özel okullaşma için dünya örnekleri incelenecek
Yıl sonuna kadar, MEB'e bağlı örgün özel öğretim kurum oranını yüzde 10'a çıkarılacak ve öğrenci sayısına göre özel örgün öğretimin genel örgün eğitim içindeki payı yüzde 5,5'e yükseltilecek. Bu kapsamda dünyada, özel okulların resmi statüleri, faaliyet türleri, öğrenci alımları, eğitim sistemlerindeki yerleri, finansman modelleri ve teşvik mekanizmaları konusunda bir araştırma projesi yürütülecek. Özel okullardaki öğrencilere yönelik eğitim öğrenim desteğine yönelik ilgi kamu kurumları ve STK'ların katılımıyla toplantılar düzenlenecek.
Açık öğretimliler için dijital kitap hazırlanacak
Açık ortaokul, açık öğretim lisesi ve mesleki açık öğretim lisesine kayıtlı aktif öğrenci sayısı ile mesleki ve teknik açık öğretim okulu uzaktan eğitimden faydalanan kursiyer sayısını yüzde 5 artırılacak. Bu kapsamda eğitim öğretim materyalleri revize edilecek ve dijital kitap haline getirilecek.
Eğitim Bilişim Ağı (EBA) portalında geliştirilen içerikler ve modüllerin sayısının en az yüzde 10 artırılacak. Bu kapsamda açık öğretim kurumları için görsel, işitsel öğretim materyalleri, medya tabanlı çoğaltılacak, dağıtılacak ve yayınlanacak.
Öğretmen yetiştiren fakültelere öğrenci seçimi için model geliştirilecek
Uluslararası imam hatip lisesi sayısı artırılacak
Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin mesleki ve akademik gelişimlerine imkan verecek etkinliklere katılımı bir önceki yıla göre yüzde 10 artırılacak. Ayrıca uluslararası anadolu imam hatip lisesi sayısı 5'e çıkarılacak ve yabancı öğrenci sayısını ise bir önceki yıla göre yüzde 19 artırılacak. Dış politika hedef ve öncelikleriyle uyumlu olarak da yurt dışında Türk Milli Eğitim Sistemine bağıl mevcut okul sayısı dönem sonuna kadar yüzde 5 artırılacak.
Dönüşüm yapabilecek dershanelerin yüzde 70'inin teşviki sağlanacak.
MEB'in Mali Performans Programında 42 hedef bulunuyor. Bunların dışında yer alan diğer hedeflerinden bazıları şöyle:
"Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğüne Bağlı okullarda uygulanmakta olan 22 alanın öğretim programı ile tüm alanlara ait 200 modül yazılacak.
Ortaöğretim ve yükseköğretim hazırlık dershanelerinden özel okula dönüşebilecekler tespit edilecek, yıl sonuna kadar yüzde 70'inin özel okula dönüştürülmesi teşvik edilecek.
2016 sonuna kadar eğitsel değerlendirme ve tanılama hizmetlerinin kalitesinin artırılması amacıyla Rehberlik Araştırma Merkezlerinde (RAM) kullanılan psikolojik ölçme araçlarından bir tanesinin daha standardizasyon çalışmasının tamamlanmasını sağlanacak.
Üniversitelerin öğretim elemanı ile kamu kurum ve kuruluşlarının uzman personel ihtiyacının karşılanması amacıyla yurtdışına lisansüstü öğrenim görmek üzere gönderilen öğrenci sayısını ve öğrenimlerini tamamlayarak yurda dönüp görev talebinde bulunan öğrenci sayısı yıl sonuna kadar yüzde 10 artırılacak.
Aile Eğitimi Kurs Programı kapsamında açılan kurs ve kursiyer sayısını yüzde 10 yükseltilecek.
Hayat boyu öğrenme kültürünün yaygınlaştırılmasına yönelik kur ve kursiyer sayısı yüzde 10 artırılacak.
2007 deprem yönetmeliği, TSE 825, yangın ve sığınak yönetmeliğine uygun 500 eğitim binasının deprem tahkiki yapılarak bu binaların yüzde 20'sinin güçlendirilme inşaatı yaptırılacak.
Orta öğretim kurumları için yılda 80 yeni okul arsası üretilecek ve yılda en az 20 mevcut okul için genişleme alanlarında bulunan özel kişilere ait taşınmazların kamulaştırması yapılacak.
Sınav hizmetlerinin kalitesi, sayısını ve çeşitliliği artırılacak ve bu konuda sürekliliği sağlayacak çalışmalar gerçekleştirilecek.
2015 yılında kademeli olarak uygulamaya konulan öğretim programlarına ait okutulmakta olan ders kitaplarının izleme ve değerlendirmesini yapılacak.
2015'te 100 mesleki ve teknik eğitim okulunun öz değerlendirmesi yapılacak." (hürriyet.comtr)
MEB'in 2015 Yılı Mali Performans Programında, okul öncesi ve ilkokullarda okullaşma oranlarının yükseltilmesi, uluslararası anadolu imam hatip lisesi, sınıf geçme oranları ve özel örgün öğretim kurumlarının sayısının artırılması gibi 42 hedef yer aldı.
Performans programına göre, 48-66 ay çağ nüfusunun okullaşma oranını yüzde 37,5'ten yüzde 43'e yükseltilecek. Bu kapsamda dezavantajlı çocukları da kapsayacak şekilde net okullaşma oranını artırmayı amaçlayan farkındalık eğitimleri verilecek. İlkokulda yüzde 99,57, ortaokulda 94,52 olan net okullaşma oranı ise yılı sonuna kadar yüzde 100'e çıkarılacak.
Müdahale programı hazırlanacak
Ortaöğretimde, toplumsal sorumluluk bilincini yerleştirip öğrencileri araştırmaya teşvik ederek, onların ilgi ve istidatları doğrultusunda gelişimlerine yön vermek suretiyle sınıf geçme oranları yüzde 1 artırılacak. Bu performans hedefi doğrultusunda da Ortaöğretime Uyum Projesi ve Sosyal Etkinlikler Portfolyosu Projelerine devam edilecek ve Müdahale Programı geliştirilecek. Müdahale Programı, Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ile UNİCEF'in 2014 yılı çalışma planı kapsamında içermeci eğitim prensiplerine göre hazırlanacak. Bu şekilde başta risk altında olan çocuklar olmak üzere olası okul terki ve devamsızlıkların önlenmesi için hedef gruplara yönelik Müdahale Programları oluşturulacak. En dezavantajlı ortaöğretim öğrencilerine, 21. yüzyılın gerektirdiği yaşam becerilerinin kazandırılmasına katkıda bulunmak amacıyla çeşitli faaliyetler gerçekleştirilecek. Müdahale Programı, ortaöğretimle ilgili yapılan araştırmalar kapsamındaki 10 ilde 12 okulda modellenecek.
Özel okullaşma için dünya örnekleri incelenecek
Yıl sonuna kadar, MEB'e bağlı örgün özel öğretim kurum oranını yüzde 10'a çıkarılacak ve öğrenci sayısına göre özel örgün öğretimin genel örgün eğitim içindeki payı yüzde 5,5'e yükseltilecek. Bu kapsamda dünyada, özel okulların resmi statüleri, faaliyet türleri, öğrenci alımları, eğitim sistemlerindeki yerleri, finansman modelleri ve teşvik mekanizmaları konusunda bir araştırma projesi yürütülecek. Özel okullardaki öğrencilere yönelik eğitim öğrenim desteğine yönelik ilgi kamu kurumları ve STK'ların katılımıyla toplantılar düzenlenecek.
Açık öğretimliler için dijital kitap hazırlanacak
Açık ortaokul, açık öğretim lisesi ve mesleki açık öğretim lisesine kayıtlı aktif öğrenci sayısı ile mesleki ve teknik açık öğretim okulu uzaktan eğitimden faydalanan kursiyer sayısını yüzde 5 artırılacak. Bu kapsamda eğitim öğretim materyalleri revize edilecek ve dijital kitap haline getirilecek.
Eğitim Bilişim Ağı (EBA) portalında geliştirilen içerikler ve modüllerin sayısının en az yüzde 10 artırılacak. Bu kapsamda açık öğretim kurumları için görsel, işitsel öğretim materyalleri, medya tabanlı çoğaltılacak, dağıtılacak ve yayınlanacak.
Öğretmen yetiştiren fakültelere öğrenci seçimi için model geliştirilecek
Uluslararası imam hatip lisesi sayısı artırılacak
Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin mesleki ve akademik gelişimlerine imkan verecek etkinliklere katılımı bir önceki yıla göre yüzde 10 artırılacak. Ayrıca uluslararası anadolu imam hatip lisesi sayısı 5'e çıkarılacak ve yabancı öğrenci sayısını ise bir önceki yıla göre yüzde 19 artırılacak. Dış politika hedef ve öncelikleriyle uyumlu olarak da yurt dışında Türk Milli Eğitim Sistemine bağıl mevcut okul sayısı dönem sonuna kadar yüzde 5 artırılacak.
Dönüşüm yapabilecek dershanelerin yüzde 70'inin teşviki sağlanacak.
MEB'in Mali Performans Programında 42 hedef bulunuyor. Bunların dışında yer alan diğer hedeflerinden bazıları şöyle:
"Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğüne Bağlı okullarda uygulanmakta olan 22 alanın öğretim programı ile tüm alanlara ait 200 modül yazılacak.
Ortaöğretim ve yükseköğretim hazırlık dershanelerinden özel okula dönüşebilecekler tespit edilecek, yıl sonuna kadar yüzde 70'inin özel okula dönüştürülmesi teşvik edilecek.
2016 sonuna kadar eğitsel değerlendirme ve tanılama hizmetlerinin kalitesinin artırılması amacıyla Rehberlik Araştırma Merkezlerinde (RAM) kullanılan psikolojik ölçme araçlarından bir tanesinin daha standardizasyon çalışmasının tamamlanmasını sağlanacak.
Üniversitelerin öğretim elemanı ile kamu kurum ve kuruluşlarının uzman personel ihtiyacının karşılanması amacıyla yurtdışına lisansüstü öğrenim görmek üzere gönderilen öğrenci sayısını ve öğrenimlerini tamamlayarak yurda dönüp görev talebinde bulunan öğrenci sayısı yıl sonuna kadar yüzde 10 artırılacak.
Aile Eğitimi Kurs Programı kapsamında açılan kurs ve kursiyer sayısını yüzde 10 yükseltilecek.
Hayat boyu öğrenme kültürünün yaygınlaştırılmasına yönelik kur ve kursiyer sayısı yüzde 10 artırılacak.
2007 deprem yönetmeliği, TSE 825, yangın ve sığınak yönetmeliğine uygun 500 eğitim binasının deprem tahkiki yapılarak bu binaların yüzde 20'sinin güçlendirilme inşaatı yaptırılacak.
Orta öğretim kurumları için yılda 80 yeni okul arsası üretilecek ve yılda en az 20 mevcut okul için genişleme alanlarında bulunan özel kişilere ait taşınmazların kamulaştırması yapılacak.
Sınav hizmetlerinin kalitesi, sayısını ve çeşitliliği artırılacak ve bu konuda sürekliliği sağlayacak çalışmalar gerçekleştirilecek.
2015 yılında kademeli olarak uygulamaya konulan öğretim programlarına ait okutulmakta olan ders kitaplarının izleme ve değerlendirmesini yapılacak.
2015'te 100 mesleki ve teknik eğitim okulunun öz değerlendirmesi yapılacak." (hürriyet.comtr)
Etiketler:
aöf,
ders,
eğitim,
haber,
imam hatip,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
okul,
öğrenci,
öğretmen,
özel okul
6 Aralık 2014 Cumartesi
Birinci sınıfta din dersi zorunlu!
"Haftalık ders çizelgeleri ve öğretim programları" ile ilgili genel kurul sona erdi. Aranın ardından "Öğretmen niteliği" komisyonunda benimsenen öneriler oylanacak.
Oylanarak tavsiye kararına dönüşenler:
- İmam hatip liselerinde Farsça'nın seçmeli olarak okutulması kabul edildi.
- Kutlu Doğum Haftası, Muharrem Ayı ve Aşure Günü'nün belirli gün be haftalar kapsamına alınması kabul edildi.
- Liselerde bir saat olan zorunlu din dersinin iki saate çıkarılması kabul edildi.
- Turizm liselerinde okutulan alkollü içki ve kokteyl hazırlama dersinin kaldırılması önerisi kabul edildi.
- Anaokulu eğitimi oyun temelli olacak ve değerler eğitimi verilebilecek.
- Okul öncesinde tekli eğitime geçilecek.
- Görsel sanatlar ve müzik dersi haftada en az ikişer saat verilebilecek
- İlkokullarda ders saatleri 30 saate ile sınırlandırılabilecek. Bunun beş saati serbest etkinlik olarak değerlendirilebilecek. Serbest etkinliğin içeriğine veli talebiyle okul müdürü karar verecek.
- 1, 2 ve 3. sınıflarda zorunlu din dersinin verilmesi kabul edildi.
- Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi programında Alevilik'e ilişkin içeriğin geliştirilmesi önerisi
reddedildi.
- Ortaokulda tam gün eğitime geçilebilecek.
- Ortaokullarda haftalık ders saatleri azaltılabilecek.
- Üstün yetenekli öğrencilerin eğitimi için yeni bir müfredat hazırlanacak.
- Ortaokullarda okutulan İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi gözden geçirilerek güncel anlayışlar ve yöntemler doğrultusunda yazılabilecek.
- Ortaokullarda sağlık ve trafik dersi kaldırılabilecek.
- Hafız olmak isteyen öğrenciler için ortaokul eğitimine ara vermek isteyenler için süre bir yıldan iki yıla çıkabilecek.
Osmanlıca da geri adım
- Tüm liselerde zorunlu olması alt komisyonda kabul edilen Osmanlıca Türkçesi dersinde geri adım atıldı. Anadolu imam hatip liselerinde zorunlu, diğer tüm liselerde ise eskiden olduğu gibi seçmeli olması kabul edildi. (hürriyet.com.tr)
Oylanarak tavsiye kararına dönüşenler:
- İmam hatip liselerinde Farsça'nın seçmeli olarak okutulması kabul edildi.
- Kutlu Doğum Haftası, Muharrem Ayı ve Aşure Günü'nün belirli gün be haftalar kapsamına alınması kabul edildi.
- Liselerde bir saat olan zorunlu din dersinin iki saate çıkarılması kabul edildi.
- Turizm liselerinde okutulan alkollü içki ve kokteyl hazırlama dersinin kaldırılması önerisi kabul edildi.
- Anaokulu eğitimi oyun temelli olacak ve değerler eğitimi verilebilecek.
- Okul öncesinde tekli eğitime geçilecek.
- Görsel sanatlar ve müzik dersi haftada en az ikişer saat verilebilecek
- İlkokullarda ders saatleri 30 saate ile sınırlandırılabilecek. Bunun beş saati serbest etkinlik olarak değerlendirilebilecek. Serbest etkinliğin içeriğine veli talebiyle okul müdürü karar verecek.
- 1, 2 ve 3. sınıflarda zorunlu din dersinin verilmesi kabul edildi.
- Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi programında Alevilik'e ilişkin içeriğin geliştirilmesi önerisi
reddedildi.
- Ortaokulda tam gün eğitime geçilebilecek.
- Ortaokullarda haftalık ders saatleri azaltılabilecek.
- Üstün yetenekli öğrencilerin eğitimi için yeni bir müfredat hazırlanacak.
- Ortaokullarda okutulan İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi gözden geçirilerek güncel anlayışlar ve yöntemler doğrultusunda yazılabilecek.
- Ortaokullarda sağlık ve trafik dersi kaldırılabilecek.
- Hafız olmak isteyen öğrenciler için ortaokul eğitimine ara vermek isteyenler için süre bir yıldan iki yıla çıkabilecek.
Osmanlıca da geri adım
- Tüm liselerde zorunlu olması alt komisyonda kabul edilen Osmanlıca Türkçesi dersinde geri adım atıldı. Anadolu imam hatip liselerinde zorunlu, diğer tüm liselerde ise eskiden olduğu gibi seçmeli olması kabul edildi. (hürriyet.com.tr)
Etiketler:
ders,
din dersi,
eğitim,
haber,
ilkokul,
imam hatip,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
okul,
ortaöğretim
1 Aralık 2014 Pazartesi
Ana sınıfına din dersi mi geliyor?
19. Milli Eğitim Şûrası için önerilen raporda karma eğitim mecburiyetinin kaldırılmasından, özel imam hatiplerin açılmasına kadar bir dizi tartışmalı öneri yer alıyor. Öneriler arasında anasınıfına din dersi de var.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) eğitim politikalarına yön verdiği bilinen yetkili sendika Eğitim-Bir-Sen, eğitimin geleceğine dair strateji ve uygulamaların belirleneceği 19. Milli Eğitim Şûrası için hazırladığı raporunu tamamladı. Raporda sendikanın 19. Milli Eğitim Şûrası’nda tartışmaya açacağı konular arasında çok dikkat çekici bazı başlıklar yer aldı.
Milliyet gazetesinden Ayşegül Kahvecioğlu'nun haberine göre, MEB’den uygulamaya konulması istenecek öneriler özetle şöyle:
- Eğitim kademesinin yeterliklerini sağlamak koşuluyla okul dışı öğrenmelerin de diploma ve sertifikasyon bağlamında geçerli sayılması.
- Kur’an Kursu, görsel, işitsel sanatlar veya herhangi bir sportif branşa ilişkin kurslar kapsamında elde edilen yeterlikler ile, örgün eğitim sürecinde ders ya da sınıf muafiyeti ya da ölçme değerlendirme uygulamalarından muaf tutulma imkanı sağlanması.
- Ortaöğretim kurumları arasında yatay ve dikey geçişlere imkan veren düzenlemeler yapılması.
'MANEVİ GELİŞİM ESAS ALINSIN'
- Sosyal bilgiler, tarih, coğrafya, hayat bilgisi, din kültürü ve ahlak bilgisi, Kuran-ı Kerim, Hz. Peygamber’in hayatı, Türkçe vb. derslerin öğretim programları özgün ve milli müfredat çerçevesinde geliştirilmesi.
- Okul öncesi dönemde çocuğun diğer gelişim alanlarıyla birlikte manevi gelişiminin de esas alınması ve din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin, okul öncesi eğitim kurumları ile ilkokulun bütün sınıflarının ders programlarında yer alması.
- Özel imam hatip okullarının açılmasının önündeki engellerin kaldırılması.
KIZ VE ERKEĞE AYRI EĞİTİM
- Karma eğitim mecburiyeti kaldırılarak, kız ve erkek öğrencilerin ayrı ayrı eğitim görebileceği okulların da bir seçenek olarak sunulması için gerekli düzenlemenin yapılması.
- Tüm öğrencilere eğitim kademesinin yeterliklerini sağlamak koşuluyla erken mezun olabilme imkanı sağlanması.
ALKOLLÜ İŞLETMEDE STAJ YASAK
- Anadolu Otelcilik ve Turizm meslek liselerinin öğretim programları ve ders çizelgelerinden alkollü içki ve kokteyl hazırlama dersinin çıkarılması. Staj amacıyla tesis ve kurumlara gönderilen öğrencilerin alkollü içki servisi yapılan ya da alkollü içecek hazırlanan bölümlerde staj yapmasının yasaklanması.
- Milletin manevi değerlerini güçlendiren gün ve haftaların okul içi eğitim faaliyetlerine dahil edilmesi. Bu çerçevede Ramazan ve Kurban Bayramları, mübarek gün ve geceler, Kutlu Doğum Haftası, Muharrem ayı ve Aşure günü gibi günler bu faaliyetler kapsamında programlara dahil edilmesi.
Raporda, Dersim tartışmalarının ardından gündeme gelen seçmeli Alevilik dersi ya da din kültürü ve ahlak bilgisi dersi içerisinde yer alan Alevilik ünitesinin genişletilmesine yönelik herhangi bir öneriye ise yer verilmedi.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) eğitim politikalarına yön verdiği bilinen yetkili sendika Eğitim-Bir-Sen, eğitimin geleceğine dair strateji ve uygulamaların belirleneceği 19. Milli Eğitim Şûrası için hazırladığı raporunu tamamladı. Raporda sendikanın 19. Milli Eğitim Şûrası’nda tartışmaya açacağı konular arasında çok dikkat çekici bazı başlıklar yer aldı.
Milliyet gazetesinden Ayşegül Kahvecioğlu'nun haberine göre, MEB’den uygulamaya konulması istenecek öneriler özetle şöyle:
- Eğitim kademesinin yeterliklerini sağlamak koşuluyla okul dışı öğrenmelerin de diploma ve sertifikasyon bağlamında geçerli sayılması.
- Kur’an Kursu, görsel, işitsel sanatlar veya herhangi bir sportif branşa ilişkin kurslar kapsamında elde edilen yeterlikler ile, örgün eğitim sürecinde ders ya da sınıf muafiyeti ya da ölçme değerlendirme uygulamalarından muaf tutulma imkanı sağlanması.
- Ortaöğretim kurumları arasında yatay ve dikey geçişlere imkan veren düzenlemeler yapılması.
'MANEVİ GELİŞİM ESAS ALINSIN'
- Sosyal bilgiler, tarih, coğrafya, hayat bilgisi, din kültürü ve ahlak bilgisi, Kuran-ı Kerim, Hz. Peygamber’in hayatı, Türkçe vb. derslerin öğretim programları özgün ve milli müfredat çerçevesinde geliştirilmesi.
- Okul öncesi dönemde çocuğun diğer gelişim alanlarıyla birlikte manevi gelişiminin de esas alınması ve din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin, okul öncesi eğitim kurumları ile ilkokulun bütün sınıflarının ders programlarında yer alması.
- Özel imam hatip okullarının açılmasının önündeki engellerin kaldırılması.
KIZ VE ERKEĞE AYRI EĞİTİM
- Karma eğitim mecburiyeti kaldırılarak, kız ve erkek öğrencilerin ayrı ayrı eğitim görebileceği okulların da bir seçenek olarak sunulması için gerekli düzenlemenin yapılması.
- Tüm öğrencilere eğitim kademesinin yeterliklerini sağlamak koşuluyla erken mezun olabilme imkanı sağlanması.
ALKOLLÜ İŞLETMEDE STAJ YASAK
- Anadolu Otelcilik ve Turizm meslek liselerinin öğretim programları ve ders çizelgelerinden alkollü içki ve kokteyl hazırlama dersinin çıkarılması. Staj amacıyla tesis ve kurumlara gönderilen öğrencilerin alkollü içki servisi yapılan ya da alkollü içecek hazırlanan bölümlerde staj yapmasının yasaklanması.
- Milletin manevi değerlerini güçlendiren gün ve haftaların okul içi eğitim faaliyetlerine dahil edilmesi. Bu çerçevede Ramazan ve Kurban Bayramları, mübarek gün ve geceler, Kutlu Doğum Haftası, Muharrem ayı ve Aşure günü gibi günler bu faaliyetler kapsamında programlara dahil edilmesi.
Raporda, Dersim tartışmalarının ardından gündeme gelen seçmeli Alevilik dersi ya da din kültürü ve ahlak bilgisi dersi içerisinde yer alan Alevilik ünitesinin genişletilmesine yönelik herhangi bir öneriye ise yer verilmedi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




.jpg)



