2016-2017 eğitim-öğretim yılının sona ermesiyle okul öncesi, ilkokul, ortaokul, liseler ile açıköğretimde eğitim alan 17.5 milyon öğrenci bugün karnelerini alıyor.
2016-2017 eğitim-öğretim yılının sona ermesi dolayısıyla 17 milyon 532 bin 661 öğrenci ile 1 milyon 21 bin 578 öğretmen yaklaşık 3 ay sürecek yaz tatiline bugün başlıyor.
Mezun olacak ilkokul, ortaokul ve lise son sınıf öğrencilerini ise kayıt maratonu bekliyor.
Ortaokulların 8. sınıflarında okuyan öğrencilerin girdiği merkezi ortak sınavlara göre, 29 Haziran'da yerleştirmeye esas puanların açıklanmasının ardından 15-25 Temmuz arasında lise tercihleri alınacak.
Ortak sınavlarının tamamını veya bir kısmını kullanan özel okulların kayıt işlemleri de 30 Haziran-14 Temmuz arasında yapılacak.
Liselere yerleştirme sonuçları 8 Ağustos'ta ilan edilecek.
ÜNİVERSİTE İÇİN TER DÖKECEKLER
Lise mezunları yaz tatiline başlamadan önce üniversiteye girebilmek için ter dökecek.
Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) 81 il merkezi ve Lefkoşa'da yapılacak.
LYS-4 10 Haziran Cumartesi, LYS-1 11 Haziran Pazar, LYS-2 ve LYS-5 17 Haziran Cumartesi, LYS-3 18 Haziran Pazar günü yapılacak.
YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI
2017-2018 eğitim-öğretim yılının ilk zili, 18 Eylül Pazartesi günü çalacak ve ilk dönem 19 Ocak 2018 Cuma günü sona erecek.
Yarıyıl tatilinin ardından dersler, 5 Şubat 2018 Pazartesi günü başlayacak, 8 Haziran 2018 Cuma günü öğrenciler yaz tatiline girecek.
karne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Haziran 2017 Cuma
20 Ocak 2017 Cuma
18 milyon öğrenci karne aldı
Türkiye genelinde ana okulu dahil olmak üzere ilkokul, ortaokul ve liselerde eğitim gören 18 milyon öğrenci, karnelerini aldı.
Türkiye genelinde ana okulu dahil olmak üzere ilkokul, ortaokul ve liselerde eğitim gören 18 milyon öğrenci, karnelerini aldı. 2016-2017 eğitim ve öğretim yılının ilk yarısının tamamlanmasının ardından İstanbul’da öğrenciler karne sevincini yaşadı. İki haftalık yarı yıl tatilinin ardından ikinci dönem, 6 Şubat’ta başlayacak. Eğitim ve öğretim yılı ise 9 Haziran’da tamamlanacak.
Türkiye genelinde ana okulu dahil olmak üzere ilkokul, ortaokul ve liselerde eğitim gören 18 milyon öğrenci, karnelerini aldı. 2016-2017 eğitim ve öğretim yılının ilk yarısının tamamlanmasının ardından İstanbul’da öğrenciler karne sevincini yaşadı. İki haftalık yarı yıl tatilinin ardından ikinci dönem, 6 Şubat’ta başlayacak. Eğitim ve öğretim yılı ise 9 Haziran’da tamamlanacak.
17 Haziran 2016 Cuma
‘Çocukları cezalandırmayın, başarı ödülünü de abartmayın’
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ayşegül Tahiroğlu, karnelerde düşük notlara karşı çocukların cezalandırılmamasını, başarılı öğrencilere sunulacak ödülün de abartılmamasını istedi.
Milyonlarca öğrencinin karne almasının ardından ailelere uyarılarda bulunan Doç. Dr. Ayşegül Tahiroğlu, karne durumu ne olursa olsun temel amacın çocukların başarısını arttırmak olduğunu söyledi. Karnedeki notlara göre öğrencilere yaklaşılmamasını öneren Tahiroğlu, “Notları için çocuğa ceza vermek, arkadaşlarıyla kıyaslamak, rencide etmek onun başarısını artırmaktan çok başarmak için gereken motivasyonunu ve kendine olan güvenini yok edecektir” dedi.
‘EN BÜYÜK ÖDÜL SEVGİ’
Çocukların genelde söylenene değil yapılana bakarak hareket ettiğini vurgulayan Doç. Dr. Ayşegül Tahiroğlu, şunları kaydetti:
“Çocuğumuzdan sorumlulukları hakkında disiplin ve motivasyon bekliyorsak, kendi sorumluluklarımız karşında yaptıklarımız en önemli şeydir. Bir ebeveynin en büyük sorumluluğu çocuğudur. Çocuk sorun yaşadığında çözüm araştırmak ve model oluşturmak yerine onu hırpalayan ebeveyn, çocuğuna sorumluluklarını ele almak konusunda ne öğretmiş olabilir? Ailelerin sadece kötü notlu karneye değil, başarılı karneye de nasıl tepki verdiği önemli. Karne için büyük ve maddi değeri yüksek ödüllerden, hediyelerden kaçınılmalı. En büyük ödülün sevgi, yakın iletişim ve ilgi olduğu unutulmamalı. Karne her nasıl olursa olsun, sonuçta çocuklar tatile giriyor. Dinlenmek, eğitim döneminin yorucu ve stresli yükünden sıyrılıp biraz rahatlamak yeni döneme daha istekli ve sağlıklı başlamasına yardım edecektir.” DHA
Milyonlarca öğrencinin karne almasının ardından ailelere uyarılarda bulunan Doç. Dr. Ayşegül Tahiroğlu, karne durumu ne olursa olsun temel amacın çocukların başarısını arttırmak olduğunu söyledi. Karnedeki notlara göre öğrencilere yaklaşılmamasını öneren Tahiroğlu, “Notları için çocuğa ceza vermek, arkadaşlarıyla kıyaslamak, rencide etmek onun başarısını artırmaktan çok başarmak için gereken motivasyonunu ve kendine olan güvenini yok edecektir” dedi.
‘EN BÜYÜK ÖDÜL SEVGİ’
Çocukların genelde söylenene değil yapılana bakarak hareket ettiğini vurgulayan Doç. Dr. Ayşegül Tahiroğlu, şunları kaydetti:
“Çocuğumuzdan sorumlulukları hakkında disiplin ve motivasyon bekliyorsak, kendi sorumluluklarımız karşında yaptıklarımız en önemli şeydir. Bir ebeveynin en büyük sorumluluğu çocuğudur. Çocuk sorun yaşadığında çözüm araştırmak ve model oluşturmak yerine onu hırpalayan ebeveyn, çocuğuna sorumluluklarını ele almak konusunda ne öğretmiş olabilir? Ailelerin sadece kötü notlu karneye değil, başarılı karneye de nasıl tepki verdiği önemli. Karne için büyük ve maddi değeri yüksek ödüllerden, hediyelerden kaçınılmalı. En büyük ödülün sevgi, yakın iletişim ve ilgi olduğu unutulmamalı. Karne her nasıl olursa olsun, sonuçta çocuklar tatile giriyor. Dinlenmek, eğitim döneminin yorucu ve stresli yükünden sıyrılıp biraz rahatlamak yeni döneme daha istekli ve sağlıklı başlamasına yardım edecektir.” DHA
Bugün karne günü
2015-2016 eğitim-öğretim yılı bugün sona eriyor. Yaklaşık 18 milyon öğrenci yaz tatiline giriyor. 2016- 2017 eğitim-öğretim yılı ise 19 Eylül 2016’da başlayacak.
Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lisede okuyan yaklaşık 18 milyon öğrenci karnelerini alacak ve 3 aylık yaz tatiline girecek. Bu okullarda görev yapan yaklaşık 1 milyon öğretmen için de tatil başlayacak. Karne sonuçları e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi üzerinden görülebilecek. 2016- 2017 eğitim-öğretim yılı ise 19 Eylül 2016'da başlayacak ve 9 Haziran 2017'de sona erecek. 2016-2017 eğitim-öğretim yılı birinci dönemi 19 Eylül 2016-20 Ocak 2017, yarıyıl tatili ise 23 Ocak-3 Şubat 2017 tarihleri arasında olacak. İkinci dönem ise 6 Şubat-9 Haziran 2017 arasında. Bu arada uzmanlar karnesinde zayıfı olan öğrenciler için aileleri uyararak, ceza ya da kötü söz söylememeleri gerektiğini vurguluyor.
16 Haziran 2016 Perşembe
Zayıf karne getiren çocuğa nasıl yaklaşmalı?
Karne haftası geldi. Peki zayıf karne getiren çocuklara anne babalar nasıl davranmalı? Psikoloji Uzmanı Ceren Aydın anlattı...
Koca bir eğitim sezonunun ardından karne haftası geldi. Ancak tüm karneler iyi olmayabiliyor. Peki zayıf karnelere anne babalar nasıl tepki vermeli, nelere dikkat etmeli? Liv Hospital Klinik Psikoloji Uzmanı Ceren Aydın zayıf karne getiren öğrencilere ebevyenlerin nasıl davranması gerektiğini anlattı.
Karnelerin aileler tarafından çoğunlukla başarının doğrudan ve kesin bir göstergesi olarak kabul edildiğini belirten Aydın, “Hatta bazı durumlarda, oldukça yanlış da olsa, karneden yola çıkan ebeveynler çocuklarının karakterleri ve gelecek potansiyelleri hakkında olumsuz yargılar geliştirip çocuklarına bunu yansıtabilir. Bu çocuklarda yetersizlik hissi, yoğun bir kaygı, çalışmaya yönelik motivasyon kaybı ya da mükemmeliyetçilik gibi -özelde akademik başarıyı, genelde ise çocuğun psikolojik iyilik halini örseleyecek- sorunlara yol açabilir” dedi.
DOĞRU YOLLAR İZLENDİĞİNDE BAŞARI YÜKSELİR
“Bilmemiz gereken ilk şey, başarının sadece okul performansına indirgenebilecek bir kavramdan ziyade çok yönlü ve geliştirilebilir olduğu gerçeğidir. Başka bir deyişle, ders başarısı düşük çocuklar başka yaşamsal alanlarda oldukça başarılı olabilir” diyen Aydın, “Dahası başarıyı engelleyen unsurlar belirlenip bu engelleri aşmak için doğru yollar izlendiğinde başarı seviyesi de belirgin olarak yükseliş gösterir” diye konuştu.
ÇOCUĞUNUZU ETİKETLEMEYİN
Başarı ile ilgili olarak sık karşılaşılan hatalı yaklaşımlardan bir diğerinin ise başarının kategorik olarak ele alınması olduğunu vurgulayan Aydın, “Bu tutum, çocuklara yönelik ‘başarılı' ve ‘başarısız' etiketlemelerini de beraberinde getirip aslında çocukları dar bir alana hapsetmektir. Oysa başarı boyutsal bir kavramdır. Çocuğun bir önceki sınava ya da sınıftaki diğer öğrencilere göre daha düşük not alması onu başarısız kılmaz” dedi.
PROBLEMİ ANLAMADAN ÇÖZÜM MÜMKÜN OLMAZ
Aydın, şöyle devam etti: “Eğer çocuğunuzun dönem boyunca sarf ettiği çabayı önemsemez ve sadece notlara odaklanırsanız düşük bir not karşısında öfke, kaygı gibi olumsuz duygularla çocuğunuzu yıkıcı bir şekilde eleştirir hatta cezalandırma yoluna gidebilirsiniz. Oysa yapılması gereken notun kendisine değil işaret ettiklerine yani sürece odaklanmaktır. Başarı düzeyi, çocuğun kontrolünde olanlar kadar olmayan pek çok unsurdan da etkilenir. Öğrenme güçlükleri, depresyon, davranım bozuklukları, sınav kaygısı, dikkat süreçleriyle ilgili sorunlar, fiziksel engel ya da rahatsızlıklar, görme ve işitme bozuklukları, çocuğun zeka seviyesinin yaşıtlarına göre düşük olması, çalışma sistemi ve sorumluluk almayla ilgili yetersizlikler, sağlıksız aile atmosferi, önemli yaşamsal değişiklikler bu unsurların başında gelir.”
YIKICI TUTUM VE TEPKİLERDEN KAÇININ
Bazen farkında olarak bazen olmadan, bazen dolaylı bazense direkt yollarla ailelerin yaşadıkları hayal kırıklığını, endişeyi ya da öfkeyi çocuklarına yıkıcı şekillerde yansıttığına işaret eden Aydın, “Düşük not getiren çocuğu cezalandırmak, korkutmak, tehdit etmek, diğer çocuklarla veya kardeşleriyle kıyaslamak, ona yalnızca iyi not getirdiği takdirde değerli olabileceğini hissettirecek herhangi bir davranışta bulunmak, yapılan yanlışlar arasındadır. Düşük notlar yüzünden bu gibi tutumlara maruz kalan çocukta depresyon ve kaygı gibi sorunlar tetiklenebilir. Onu daha iyisini başarmak için motive etmek adına sergilediğiniz bu tutumlar tam tersi şekilde çocuğun okuldan soğumasına, devamsızlıklara ve en nihayetinde daha düşük akademik performansa yol açabilir” diye konuştu.
KARNESİNDE KIRIK NOT OLAN ÇOCUĞA NASIL DAVRANILMALI?
1-Bir çocuğun temel ihtiyacı sizin tarafınızdan her koşulda değerli olduğunu hissetmektedir. Karnesi nasıl olursa olsun çocuğunuzu koşulsuz kabul ettiğinizi ona hissettirin.
2-Tek iletişim gündeminizin notlar, sınavlar ve dersler olmamasına özen gösterin. Bir araya her geldiğinizde yaptığınız tek şey ders çalışmak olmasın ya da çocuğunuza sadece derslerle ilgili sorular sormaktan kaçının.
3-Düşük notun sebeplerini değerlendirin, neler yapılacağı ile ilgili çocuğunuzla beraber tartışıp karar verin.
4-Bir sonraki dönem için çocuğunuzun çalışma düzenini ve motivasyonunu gözden geçirin.
5-Özel eğitim alması gereken bir durum varsa, bir özel eğitim uzmanına başvurun.
6-Davranışlarında değişiklikler olduğunu fark ederseniz bir uzmana başvurun.
7-Değerlendirme yaparken not odaklı değil, süreç odaklı olun.
8-Notlarına göre cezalandırmayın ya da aşırı ödüllendirmeyin.
9-Maddi ödülleri değil, duygusal ödülleri tercih edin. Sarılmak, onu ne kadar sevdiğinizi söylemek ya da beraber bir gün planlamak en güzel hediye olacaktır.
10-Tatil döneminde dinlenmesine izin verin, notlarını telafi etmesi için aceleci ve baskıcı olmayın, notların her zaman telafisi olduğunu öncelikle siz unutmayın.
11-Onu suçlamayın, başkalarının yanında küçük düşürmeyin, alay etmeyin, aşağılamayın.
12-Bunu size ifade edemese de onun da üzüldüğünü, kendini ne kadar kötü hissettiğini hiç unutmayın.
13-Bazı çocukların ailelerinden korktuğu için yalan söylediğini, evden kaçtığını, intihara yöneldiğini unutmayın.
14-Konuyu eşler arası kavgaya dönüştürmeyin, bu çocuğunuza kendisini suçlu hissettirir.
15.İyi olan notlarının da üzerinde durun, onları da konuşun ve takdir edin. (Sözcü)
Koca bir eğitim sezonunun ardından karne haftası geldi. Ancak tüm karneler iyi olmayabiliyor. Peki zayıf karnelere anne babalar nasıl tepki vermeli, nelere dikkat etmeli? Liv Hospital Klinik Psikoloji Uzmanı Ceren Aydın zayıf karne getiren öğrencilere ebevyenlerin nasıl davranması gerektiğini anlattı.
Karnelerin aileler tarafından çoğunlukla başarının doğrudan ve kesin bir göstergesi olarak kabul edildiğini belirten Aydın, “Hatta bazı durumlarda, oldukça yanlış da olsa, karneden yola çıkan ebeveynler çocuklarının karakterleri ve gelecek potansiyelleri hakkında olumsuz yargılar geliştirip çocuklarına bunu yansıtabilir. Bu çocuklarda yetersizlik hissi, yoğun bir kaygı, çalışmaya yönelik motivasyon kaybı ya da mükemmeliyetçilik gibi -özelde akademik başarıyı, genelde ise çocuğun psikolojik iyilik halini örseleyecek- sorunlara yol açabilir” dedi.
DOĞRU YOLLAR İZLENDİĞİNDE BAŞARI YÜKSELİR
“Bilmemiz gereken ilk şey, başarının sadece okul performansına indirgenebilecek bir kavramdan ziyade çok yönlü ve geliştirilebilir olduğu gerçeğidir. Başka bir deyişle, ders başarısı düşük çocuklar başka yaşamsal alanlarda oldukça başarılı olabilir” diyen Aydın, “Dahası başarıyı engelleyen unsurlar belirlenip bu engelleri aşmak için doğru yollar izlendiğinde başarı seviyesi de belirgin olarak yükseliş gösterir” diye konuştu.
ÇOCUĞUNUZU ETİKETLEMEYİN
Başarı ile ilgili olarak sık karşılaşılan hatalı yaklaşımlardan bir diğerinin ise başarının kategorik olarak ele alınması olduğunu vurgulayan Aydın, “Bu tutum, çocuklara yönelik ‘başarılı' ve ‘başarısız' etiketlemelerini de beraberinde getirip aslında çocukları dar bir alana hapsetmektir. Oysa başarı boyutsal bir kavramdır. Çocuğun bir önceki sınava ya da sınıftaki diğer öğrencilere göre daha düşük not alması onu başarısız kılmaz” dedi.
PROBLEMİ ANLAMADAN ÇÖZÜM MÜMKÜN OLMAZ
Aydın, şöyle devam etti: “Eğer çocuğunuzun dönem boyunca sarf ettiği çabayı önemsemez ve sadece notlara odaklanırsanız düşük bir not karşısında öfke, kaygı gibi olumsuz duygularla çocuğunuzu yıkıcı bir şekilde eleştirir hatta cezalandırma yoluna gidebilirsiniz. Oysa yapılması gereken notun kendisine değil işaret ettiklerine yani sürece odaklanmaktır. Başarı düzeyi, çocuğun kontrolünde olanlar kadar olmayan pek çok unsurdan da etkilenir. Öğrenme güçlükleri, depresyon, davranım bozuklukları, sınav kaygısı, dikkat süreçleriyle ilgili sorunlar, fiziksel engel ya da rahatsızlıklar, görme ve işitme bozuklukları, çocuğun zeka seviyesinin yaşıtlarına göre düşük olması, çalışma sistemi ve sorumluluk almayla ilgili yetersizlikler, sağlıksız aile atmosferi, önemli yaşamsal değişiklikler bu unsurların başında gelir.”
YIKICI TUTUM VE TEPKİLERDEN KAÇININ
Bazen farkında olarak bazen olmadan, bazen dolaylı bazense direkt yollarla ailelerin yaşadıkları hayal kırıklığını, endişeyi ya da öfkeyi çocuklarına yıkıcı şekillerde yansıttığına işaret eden Aydın, “Düşük not getiren çocuğu cezalandırmak, korkutmak, tehdit etmek, diğer çocuklarla veya kardeşleriyle kıyaslamak, ona yalnızca iyi not getirdiği takdirde değerli olabileceğini hissettirecek herhangi bir davranışta bulunmak, yapılan yanlışlar arasındadır. Düşük notlar yüzünden bu gibi tutumlara maruz kalan çocukta depresyon ve kaygı gibi sorunlar tetiklenebilir. Onu daha iyisini başarmak için motive etmek adına sergilediğiniz bu tutumlar tam tersi şekilde çocuğun okuldan soğumasına, devamsızlıklara ve en nihayetinde daha düşük akademik performansa yol açabilir” diye konuştu.
KARNESİNDE KIRIK NOT OLAN ÇOCUĞA NASIL DAVRANILMALI?
1-Bir çocuğun temel ihtiyacı sizin tarafınızdan her koşulda değerli olduğunu hissetmektedir. Karnesi nasıl olursa olsun çocuğunuzu koşulsuz kabul ettiğinizi ona hissettirin.
2-Tek iletişim gündeminizin notlar, sınavlar ve dersler olmamasına özen gösterin. Bir araya her geldiğinizde yaptığınız tek şey ders çalışmak olmasın ya da çocuğunuza sadece derslerle ilgili sorular sormaktan kaçının.
3-Düşük notun sebeplerini değerlendirin, neler yapılacağı ile ilgili çocuğunuzla beraber tartışıp karar verin.
4-Bir sonraki dönem için çocuğunuzun çalışma düzenini ve motivasyonunu gözden geçirin.
5-Özel eğitim alması gereken bir durum varsa, bir özel eğitim uzmanına başvurun.
6-Davranışlarında değişiklikler olduğunu fark ederseniz bir uzmana başvurun.
7-Değerlendirme yaparken not odaklı değil, süreç odaklı olun.
8-Notlarına göre cezalandırmayın ya da aşırı ödüllendirmeyin.
9-Maddi ödülleri değil, duygusal ödülleri tercih edin. Sarılmak, onu ne kadar sevdiğinizi söylemek ya da beraber bir gün planlamak en güzel hediye olacaktır.
10-Tatil döneminde dinlenmesine izin verin, notlarını telafi etmesi için aceleci ve baskıcı olmayın, notların her zaman telafisi olduğunu öncelikle siz unutmayın.
11-Onu suçlamayın, başkalarının yanında küçük düşürmeyin, alay etmeyin, aşağılamayın.
12-Bunu size ifade edemese de onun da üzüldüğünü, kendini ne kadar kötü hissettiğini hiç unutmayın.
13-Bazı çocukların ailelerinden korktuğu için yalan söylediğini, evden kaçtığını, intihara yöneldiğini unutmayın.
14-Konuyu eşler arası kavgaya dönüştürmeyin, bu çocuğunuza kendisini suçlu hissettirir.
15.İyi olan notlarının da üzerinde durun, onları da konuşun ve takdir edin. (Sözcü)
7 Haziran 2016 Salı
Okullar ne zaman kapanıyor?
Okullar ne zaman kapanıyor?' Milyonlarca öğrenci bu sorunun yanıtını merak ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı 2015-2016 eğitim öğretim yılının son günü ne zaman olacak belirledi. Yaz tatilini ve karne gününü merak eden öğrenciler için okullar ne zaman kapanıyor, sorusunun yanıtı haberimizde.
Okullar ne zaman kapanıyor, sorusunun yanıtı belli oldu. Yeniden düzenlenen takvime göre okulların kapanacağı tarih belli oldu. Milyonlarca öğrenci yaz tatilini sabırsızlıkla bekliyor. Peki okullar ne zaman kapanacak?
OKULLAR NE ZAMAN KAPANACAK?
2015-2016 Eğitim ve Öğretim yılının başlangıcına ilişkin MEB tarafından yapılan basın açıklaması:
Bakanlığımıza bağlı her derece ve türdeki eğitim ve öğretim kurumlarında 2015 - 2016 Eğitim Öğretim yılının başlangıcı, 14 Eylül 2015 tarihi olarak belirlenmişti.
Ancak öğretmenlerimiz, velilerimiz ve öğrencilerimiz başta olmak üzere, eğitim camiamızın ve turizm sektör temsilcilerinin eğitim ve öğretim yılı başlangıç tarihinin Kurban Bayramı sonrasına ertelenmesine ilişkin yoğun talepleri gündeme alınarak yeni bir çalışma yapılmıştır.
Yapılan çalışma neticesinde Bakanlığımıza bağlı her derece ve türdeki eğitim öğretim kurumlarında 2015-2016 eğitim öğretim yılının başlangıç tarihi 28 Eylül 2015 olarak değiştirilmiştir.
Okulların kapanacağı tarih ise 17 Haziran 2016 olarak belirlendi.
2016-2017 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI NE ZAMAN BAŞLAYACAK?
2016-2017 eğitim öğretim yılı, 19 Eylül 2016´da başlayacak, 9 Haziran 2017 Cuma günü sona erecek. Hazırlanan 2016-2017 eğitim öğretim yılı çalışma takvimine ilişkin genelge, illere gönderildi. Buna göre, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki eğitim ve öğretim kurumlarında, 2016-2017 eğitim ve öğretim yılı 19 Eylül 2016 Pazartesi günü başlayacak.
2016-2017 eğitim öğretim yılı birinci kanaat dönemi 19 Eylül 2016 Pazartesi günü başlayacak ve 20 Ocak 2017 Cuma günü sona erecek. Yarıyıl tatili, 23 Ocak 2017-3 Şubat 2017 tarihleri arasında yapılacak. İkinci kanaat dönemi ise 6 Şubat 2017 Pazartesi günü başlayacak ve 9 Haziran 2017 Cuma günü sona erecek.
Okullar ne zaman kapanıyor, sorusunun yanıtı belli oldu. Yeniden düzenlenen takvime göre okulların kapanacağı tarih belli oldu. Milyonlarca öğrenci yaz tatilini sabırsızlıkla bekliyor. Peki okullar ne zaman kapanacak?
OKULLAR NE ZAMAN KAPANACAK?
2015-2016 Eğitim ve Öğretim yılının başlangıcına ilişkin MEB tarafından yapılan basın açıklaması:
Bakanlığımıza bağlı her derece ve türdeki eğitim ve öğretim kurumlarında 2015 - 2016 Eğitim Öğretim yılının başlangıcı, 14 Eylül 2015 tarihi olarak belirlenmişti.
Ancak öğretmenlerimiz, velilerimiz ve öğrencilerimiz başta olmak üzere, eğitim camiamızın ve turizm sektör temsilcilerinin eğitim ve öğretim yılı başlangıç tarihinin Kurban Bayramı sonrasına ertelenmesine ilişkin yoğun talepleri gündeme alınarak yeni bir çalışma yapılmıştır.
Yapılan çalışma neticesinde Bakanlığımıza bağlı her derece ve türdeki eğitim öğretim kurumlarında 2015-2016 eğitim öğretim yılının başlangıç tarihi 28 Eylül 2015 olarak değiştirilmiştir.
Okulların kapanacağı tarih ise 17 Haziran 2016 olarak belirlendi.
2016-2017 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI NE ZAMAN BAŞLAYACAK?
2016-2017 eğitim öğretim yılı, 19 Eylül 2016´da başlayacak, 9 Haziran 2017 Cuma günü sona erecek. Hazırlanan 2016-2017 eğitim öğretim yılı çalışma takvimine ilişkin genelge, illere gönderildi. Buna göre, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki eğitim ve öğretim kurumlarında, 2016-2017 eğitim ve öğretim yılı 19 Eylül 2016 Pazartesi günü başlayacak.
2016-2017 eğitim öğretim yılı birinci kanaat dönemi 19 Eylül 2016 Pazartesi günü başlayacak ve 20 Ocak 2017 Cuma günü sona erecek. Yarıyıl tatili, 23 Ocak 2017-3 Şubat 2017 tarihleri arasında yapılacak. İkinci kanaat dönemi ise 6 Şubat 2017 Pazartesi günü başlayacak ve 9 Haziran 2017 Cuma günü sona erecek.
31 Mayıs 2016 Salı
“Yaz tatilinde sanat, kültür, doğa etkinliklerine teşvik edin”
Tatil mutluluğu ile birlikte karne heyecanı hem çocukları hem de ebeveynleri sardı. Peki, çocuğun daha başarılı yeni bir dönem geçirmesi için nasıl bir tatil programı belirlenmeli?
Okullar 17 Haziran Cuma günü kapanacak. Ebeveynler eve getirilecek karne ile çocuğunun başarı seviyesinin ne olacağını merak ederken, çocuklarsa yaz tatili için yapabilecekleri programları şimdiden düşünmeye başladı bile! Yaz tatilini hem verimli hem de eğlenceli geçirmenin yollarını açıklayan uzmanlar, çocukların sanat, kültür, doğa etkinliklerine teşvik edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Karne, çocuğun bir senelik çalışma performansının değerlendirilmesinin yazılı ve resmi belgesi veya çocuğun tüm dönem yaptıklarının ortalaması olarak algılanabilir. Peki, alınan karneler doğru bir şekilde nasıl değerlendirilmeli? Değerlendirme sonucunda çocuğun daha başarılı yeni bir dönem geçirmesi için nasıl bir tatil programı belirlenmeli?
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü'nden Uzman Klinik Psikolog Cemre Soysal yaz tatilini hem verimli hem de eğlenceli geçirmenin yollarını şöyle açıklıyor:
Ebeveyn ve çocuk, karne notu ile dönem içinde o ders için yapılan çalışmanın ne kadar tutarlı olduğu konusunda bir analiz yapmalıdır. Başka bir deyişle çok çalıştığı halde düşük not mu aldı, çalışmadığı için kırık not mu getirdi yoksa düzenli bir çaba gösterdi böylece de karnesinde o dersten yüksek bir not mu aldı sorularının cevapları aranmalıdır. Bu değerlendirmeyi ebeveyn ve çocuk ne kadar birlikte ve nesnel yapabilirse çocuğa bundan sonraki sene için de o kadar faydalı olabilecek bilgiler ortaya çıkar. Hak ettiği notu alamayan çocuğun çalışma alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerekebilir. Karne notları doğru bir şekilde değerlendirildikten sonra yaz aylarının nasıl geçirileceği hakkında çocuğun da talep ve beklentilerini göz önünde bulundurarak bir program yapılmalıdır.
“BİTİRİLEN SENENİN BİLGİLERİ MUHAFAZA EDİLMELİ”
Yaz tatilinin en önemli akademik hedefi o ders yılını içinde çocuğun bilgi ve beceri olarak yakaladığı noktayı kaybetmemesi yönünde olmalıdır. Örneğin çarpım tablosunu tamamıyla öğrenen bir çocuğun ilk hedefi çarpım tablosuyla problemler çözmeyi öğrenmek değil, çarpım tablosunu unutmamak olabilir. Bunun üzerine eklenecek her bilgi elbette kâr olacaktır; ama ilk amaç, bitirilen senenin bilgilerini muhafaza etmek, yani öğrenilen konuların tekrarını yapmaktır.
“YAZ AYLARI DOĞAYI ÖĞRENMELERİ İÇİN BULUNMAZ BİR FIRSAT”
Akademik hayatta bilgiler kitap üzerinden verilir. Yapılan araştırmalar, yaşantısal deneyimlerle yapılan öğrenmelerin zihni hem daha çok beslediği hem de bu bilgilerin daha kalıcı olduğu yönündedir. Yaz ayları özellikle çocukların doğayı öğrenmeleri için bulunmaz bir fırsattır. Bir fizik dersinde birçok formülle öğreneceği denge kavramını, yaşantısal bir deneyim olan ağaca tırmanmayla pekâlâ kavramsal olarak öğrenebilir. Bu nedenle yaz tatilinde çocukların mümkün olduğunca sanat, kültür, doğa etkinliklerine teşvik edilmeleri önemlidir. Ebeveynler güvenli olduğunu bildikleri yerlerde, çocuğun sokakta oynamasına da izin vermelidir. Sokakta oynamak hem fiziksel gelişim hem de bilişsel gelişimin yordama alanı için faydalıdır.
“YAZ TATİLİNİN OLMAZSA OLMAZI KİTAPLAR”
Yaz tatilinin olmazsa olmaz parçasının kitaplar olduğunu belirten Soysal, “Ders yılı içerisinde çoğunlukla ders kitaplarını okuma önceliği olan çocuklar için yaz tatili farklı konularda kitap okumak için bulunmaz bir fırsattır. Özellikle günün en sıcak saatleri, kendi seçtikleri kitapları okumaları için uygun zaman dilimi olabilir. Yaz tatilinde okuyacakları kitapları seçme konusunda çocuklar özgür bırakılmalıdır. Okumayı bir zorunluluk değil, keyif alınan bir tercih olarak görürlerse kitapla aralarında kurdukları bağ çok daha kuvvetli olacaktır. Ayrıca, yaz tatilini çocuğun bireyselleşme sürecine bir vesile olarak değerlendirmek de mümkündür. Çocuk, anne babanın katılmadığı bir gençlik kampına gidebileceği gibi, şehirden uzakta doğayla iç içe yaşayan anneanne, babaanne, dede ziyareti de yapabilir. Sonuç olarak, yaz tatili akademik eksikliklerin kapatıldığı, kazanılmış bilgilerin muhafaza edildiği bir dönem olarak görülmeli; fakat yoğun ve yorucu geçen bir ders yılından sonra çocuğun özellikle fiziksel ve sosyal ihtiyaçlarının beslenmesi gereken bir süre olduğu da unutulmamalıdır” dedi. Sözcü
Okullar 17 Haziran Cuma günü kapanacak. Ebeveynler eve getirilecek karne ile çocuğunun başarı seviyesinin ne olacağını merak ederken, çocuklarsa yaz tatili için yapabilecekleri programları şimdiden düşünmeye başladı bile! Yaz tatilini hem verimli hem de eğlenceli geçirmenin yollarını açıklayan uzmanlar, çocukların sanat, kültür, doğa etkinliklerine teşvik edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Karne, çocuğun bir senelik çalışma performansının değerlendirilmesinin yazılı ve resmi belgesi veya çocuğun tüm dönem yaptıklarının ortalaması olarak algılanabilir. Peki, alınan karneler doğru bir şekilde nasıl değerlendirilmeli? Değerlendirme sonucunda çocuğun daha başarılı yeni bir dönem geçirmesi için nasıl bir tatil programı belirlenmeli?
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü'nden Uzman Klinik Psikolog Cemre Soysal yaz tatilini hem verimli hem de eğlenceli geçirmenin yollarını şöyle açıklıyor:
Ebeveyn ve çocuk, karne notu ile dönem içinde o ders için yapılan çalışmanın ne kadar tutarlı olduğu konusunda bir analiz yapmalıdır. Başka bir deyişle çok çalıştığı halde düşük not mu aldı, çalışmadığı için kırık not mu getirdi yoksa düzenli bir çaba gösterdi böylece de karnesinde o dersten yüksek bir not mu aldı sorularının cevapları aranmalıdır. Bu değerlendirmeyi ebeveyn ve çocuk ne kadar birlikte ve nesnel yapabilirse çocuğa bundan sonraki sene için de o kadar faydalı olabilecek bilgiler ortaya çıkar. Hak ettiği notu alamayan çocuğun çalışma alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerekebilir. Karne notları doğru bir şekilde değerlendirildikten sonra yaz aylarının nasıl geçirileceği hakkında çocuğun da talep ve beklentilerini göz önünde bulundurarak bir program yapılmalıdır.
“BİTİRİLEN SENENİN BİLGİLERİ MUHAFAZA EDİLMELİ”
Yaz tatilinin en önemli akademik hedefi o ders yılını içinde çocuğun bilgi ve beceri olarak yakaladığı noktayı kaybetmemesi yönünde olmalıdır. Örneğin çarpım tablosunu tamamıyla öğrenen bir çocuğun ilk hedefi çarpım tablosuyla problemler çözmeyi öğrenmek değil, çarpım tablosunu unutmamak olabilir. Bunun üzerine eklenecek her bilgi elbette kâr olacaktır; ama ilk amaç, bitirilen senenin bilgilerini muhafaza etmek, yani öğrenilen konuların tekrarını yapmaktır.
“YAZ AYLARI DOĞAYI ÖĞRENMELERİ İÇİN BULUNMAZ BİR FIRSAT”
Akademik hayatta bilgiler kitap üzerinden verilir. Yapılan araştırmalar, yaşantısal deneyimlerle yapılan öğrenmelerin zihni hem daha çok beslediği hem de bu bilgilerin daha kalıcı olduğu yönündedir. Yaz ayları özellikle çocukların doğayı öğrenmeleri için bulunmaz bir fırsattır. Bir fizik dersinde birçok formülle öğreneceği denge kavramını, yaşantısal bir deneyim olan ağaca tırmanmayla pekâlâ kavramsal olarak öğrenebilir. Bu nedenle yaz tatilinde çocukların mümkün olduğunca sanat, kültür, doğa etkinliklerine teşvik edilmeleri önemlidir. Ebeveynler güvenli olduğunu bildikleri yerlerde, çocuğun sokakta oynamasına da izin vermelidir. Sokakta oynamak hem fiziksel gelişim hem de bilişsel gelişimin yordama alanı için faydalıdır.
“YAZ TATİLİNİN OLMAZSA OLMAZI KİTAPLAR”
Yaz tatilinin olmazsa olmaz parçasının kitaplar olduğunu belirten Soysal, “Ders yılı içerisinde çoğunlukla ders kitaplarını okuma önceliği olan çocuklar için yaz tatili farklı konularda kitap okumak için bulunmaz bir fırsattır. Özellikle günün en sıcak saatleri, kendi seçtikleri kitapları okumaları için uygun zaman dilimi olabilir. Yaz tatilinde okuyacakları kitapları seçme konusunda çocuklar özgür bırakılmalıdır. Okumayı bir zorunluluk değil, keyif alınan bir tercih olarak görürlerse kitapla aralarında kurdukları bağ çok daha kuvvetli olacaktır. Ayrıca, yaz tatilini çocuğun bireyselleşme sürecine bir vesile olarak değerlendirmek de mümkündür. Çocuk, anne babanın katılmadığı bir gençlik kampına gidebileceği gibi, şehirden uzakta doğayla iç içe yaşayan anneanne, babaanne, dede ziyareti de yapabilir. Sonuç olarak, yaz tatili akademik eksikliklerin kapatıldığı, kazanılmış bilgilerin muhafaza edildiği bir dönem olarak görülmeli; fakat yoğun ve yorucu geçen bir ders yılından sonra çocuğun özellikle fiziksel ve sosyal ihtiyaçlarının beslenmesi gereken bir süre olduğu da unutulmamalıdır” dedi. Sözcü
10 Mart 2016 Perşembe
Artık çocukların boyu kilosu karneye yazılacak
Öğrenciler arasında obezitenin artması üzerine okullarda yeni bir çalışma başlatıldı. Ortaokul ve lise öğrencilerinin altı ayda bir boy uzunlukları, kiloları ve vücut esneklikleri ölçülecek. Değerler üzerinden öğrencilere ‘Fiziksel Aktivite Karnesi’ verilecek ve karnede yer alan notlar e-okul sisteminde görülecek.
YILDA İKİ KEZ VERİLECEK
Türkiye’de okul çağı çocuklarının yaklaşık yüzde 75’inin günlük fiziksel aktivite yapmadığı ve öğrencilerin yüzde 30’unun obez olması nedeniyle okullarda yeni bir çalışma başlatıldı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Sağlık Bakanlığı, okullarda “Fiziksel Aktivite Karnesi” projesini başlatıyor. Uygulama kapsamında Sağlık Bakanlığı, ulusal fiziksel aktivite rehberi hazırlarken, Bilim Kurulu kararıyla MEB’e Fiziksel Aktivite Karnesi müfredatı sunuldu. Eğitim-öğretim yılı başında ve sonunda olmak üzere yılda iki kez verilecek karnede, her öğrencinin esneklik, vücut ağırlığı ve boy uzunluğu ölçümü değerlendirilecek.
ÖĞRETMENLERE EĞİTİM VERİLECEK
Fiziksel aktivite değerleri, ana karnedeki beden eğitimi ders notlarını etkilemeyecek. Veliler ve öğrenciler, fiziksel uygunluk karnesine ait notları diğer tüm derslerin görülebildiği e-okul sistemi üzerinden ulaşabilecek. Uygulama kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sağlıklı Hayatı Teşvik ve Sağlık Politikaları Derneği işbirliğiyle 12 bölgede eğitici eğitimi verilecek. Beden eğitimi ve spor dersi öğretmenlerine, Fiziksel Aktivite Karnesi Eğitimi Programı’yla öğrencilere fiziksel aktivite karne notunun nasıl verileceği, nelere dikkat edileceği konularında eğitimler verilecek.
12 YAŞ ÜSTÜNÜN YÜZDE 72’Sİ HAREKETSİZ
Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 2010 yılı rakamlarına göre, 12 yaş üstü bireylerin yüzde 72’si hareketsiz, yüzde 10’u ise yetersiz düzeyde fiziksel aktivite yapıyor. Aynı çalışmada 6-11 yaş grubu çocukların düzenli egzersiz yapmadıkları saptandı. Türkiye Çocukluk Çağı Şişmanlık Araştırması’na göre ise her dört çocuktan üçü hiç spor yapmıyor. Dünya Sağlık Örgütü ve uzmanlar, çocukların her gün en az 60 dakika fiziksel aktivite yapmasını öneriyor.
YILDA İKİ KEZ VERİLECEK
Türkiye’de okul çağı çocuklarının yaklaşık yüzde 75’inin günlük fiziksel aktivite yapmadığı ve öğrencilerin yüzde 30’unun obez olması nedeniyle okullarda yeni bir çalışma başlatıldı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Sağlık Bakanlığı, okullarda “Fiziksel Aktivite Karnesi” projesini başlatıyor. Uygulama kapsamında Sağlık Bakanlığı, ulusal fiziksel aktivite rehberi hazırlarken, Bilim Kurulu kararıyla MEB’e Fiziksel Aktivite Karnesi müfredatı sunuldu. Eğitim-öğretim yılı başında ve sonunda olmak üzere yılda iki kez verilecek karnede, her öğrencinin esneklik, vücut ağırlığı ve boy uzunluğu ölçümü değerlendirilecek.
ÖĞRETMENLERE EĞİTİM VERİLECEK
Fiziksel aktivite değerleri, ana karnedeki beden eğitimi ders notlarını etkilemeyecek. Veliler ve öğrenciler, fiziksel uygunluk karnesine ait notları diğer tüm derslerin görülebildiği e-okul sistemi üzerinden ulaşabilecek. Uygulama kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sağlıklı Hayatı Teşvik ve Sağlık Politikaları Derneği işbirliğiyle 12 bölgede eğitici eğitimi verilecek. Beden eğitimi ve spor dersi öğretmenlerine, Fiziksel Aktivite Karnesi Eğitimi Programı’yla öğrencilere fiziksel aktivite karne notunun nasıl verileceği, nelere dikkat edileceği konularında eğitimler verilecek.
12 YAŞ ÜSTÜNÜN YÜZDE 72’Sİ HAREKETSİZ
Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 2010 yılı rakamlarına göre, 12 yaş üstü bireylerin yüzde 72’si hareketsiz, yüzde 10’u ise yetersiz düzeyde fiziksel aktivite yapıyor. Aynı çalışmada 6-11 yaş grubu çocukların düzenli egzersiz yapmadıkları saptandı. Türkiye Çocukluk Çağı Şişmanlık Araştırması’na göre ise her dört çocuktan üçü hiç spor yapmıyor. Dünya Sağlık Örgütü ve uzmanlar, çocukların her gün en az 60 dakika fiziksel aktivite yapmasını öneriyor.
21 Ocak 2016 Perşembe
Yarı yıl tatilini verimli geçirmenin yolları!
Eğitim Uzmanı Hatice Yılmaz, eğlenceli ve verimli bir yarı yıl tatili için öğrenci ve velilere 'eğitim kademelerine göre' tavsiyelerde bulundu.
Uzmanlar, çocukların hem dinlenmesi, hem eğlenmeleri hem de okula gittikleri dönemde zaman bulamadıkları etkinlikleri ve faaliyetleri gerçekleştirmeleri için fırsat yaratan yarıyıl tatilinin öğrenciler ve veliler için iyi bir fırsat olduğunu belirtiyor
.Yaklaşık 18 milyon öğrenci için kısa bir mola zamanı…Oğuzkaan Koleji Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Uzmanı Hatice Yılmaz, ebeveynleri başarılı bir karneyle duydukları gurur kadar zayıf notlarla karşılaştıklarında da sorumluluğu paylaşmaları konusunda uyardı.
Yılmaz, “Yarıyıl tatili, öğrencilerin dinlenmeleri için olduğu kadar birinci dönemdeki eksiklerini gidermeleri için de oldukça önemli bir zamandır. Bu dönemde öğrencinin ve velinin yapması gereken tatil etkinlikleri eğitim kademelerine göre farklılık gösterir.” dedi.
“HER GÜN DÜZENLİ KİTAP OKUMAYA TEŞVİK EDİN”
Eğitim Uzmanı Hatice Yılmaz, hem eğlenceli hem verimli bir tatil geçirmek için öğrenciler ve velilerin yapması gerekenleri de eğitim kademelerine göre sıraladı. Buna göre;
İlkokul Öğrencisinin ve Velisinin Yapması Gerekenler;
- İlkokul öğrencilerinin bulunduğu sınıf düzeyine göre yarım saatten az olmamak kaydıyla her gün düzenli kitap okumaları, sözcük hazinelerinin zenginleşmesini dolayısıyla anlama ve öğrenme becerilerinin gelişmesini sağlayacaktır. Velilerin de çocuklarının okuduğu kitabı okuyarak onlarla kitap üzerine konuşmaları, çocukların düşünme ve kendini ifade edebilme becerilerini geliştirecektir.
- Velilerin her gün belirli bir süre çocuklarını tekrar yapmaya yönlendirmeleri, onların eğitim disiplini edinmelerini sağlayacaktır.
- Ailelerin şartlarının el verdiği ölçüde sinema, tiyatro, müze gezilerine gitmek çocukların sosyal ve duygusal gelişimine önemli katkılar sağlayacak; öğrenmeyi destekleyecek faaliyetler olacaktır.
“ÖDEVLER KONUSUNDA OLUMSUZ YARGIDA BULUNMAYIN!”
Ortaokul Öğrencisinin ve Velisinin Yapması Gerekenler;
- Ortaokul 5.,6. ve 7. sınıf öğrencilerinin her gün en az bir saat kitap okumaya ve ilgi duydukları bir alanda (doğa,tarih,sanat,uzay vb) araştırma yapmaya zaman ayırmaları öğrenme becerilerini geliştirecek, kişisel gelişimlerine önemli katkılar sağlayacaktır. Bu öğrencilerin okuduğu kitaba veya yaptığı araştırmaya velinin çeşitli sorular sorarak göstereceği ilgi öğrencinin motivasyonunu artıracak, kendine güven duygusunu güçlendirecektir.
- Birçok okul, karne ile birlikte tekrar programları ya da tatil ödevleri de vermektedir. Veliler bu ödevleri bilmek ve ödevlerin yapılmasını sağlamalıdırlar. Bu yaş grubu velisinin çocuğuyla ödevin gereksizliği üzerine konuşmaları zaten ödevi baskı aracı olarak gören çocuğun ödev yapmamasına dolayısıyla öğrenimden uzaklaşmasına neden olacaktır. Uluslar arası araştırmalar çocuğun ödeve ayırdığı süre ile başarısı arasında doğrudan bir ilişki olduğunu göstermektedir.
İKİNCİ TEOG İÇİN YARIYIL TATİLİNDE MUTLAKA ÇALIŞIN
8.sınıf öğrencileri nisan ayının son haftasında ikinci TEOG sınavlarına gireceklerinden yarıyıl tatilinde de belirli bir düzenle çalışmalarını sürdürmeleri gerekmektedir diyen Yılmaz, uygulanması gereken çalışma yöntemi;
- Talim Terbiye Kurulunun sayfasından sınavda sorumlu oldukları derslerle ilgili ünite ve kazanım tablolarını indirmesi, geçmiş konularla ilgili tekrar programı oluşturmaları,
- Tüm konu başlıkları ile ilgili edinim ve kazanım sorularını cevaplamaları, işlenmiş ünitelerle ilgili MEB’in internet sitesinde yayınlanan soruları çözmeleri,
- Gerektiğinde çözülemeyen sorularla ilgili konuların tekrar edilmesi ve anlaşılmaması durumunda öğretmene sorulmak üzere işaretlenmesi,
- Birinci TEOG sonucuna ve tekrar amaçlı çözülen testlerin sonucuna göre eksik olunan derslere daha çok ağırlık verilmesi gerekmektedir.
“ANLAYIŞ VE İLGİ ÖĞRENCİNİN ÇALIŞMA MOTİVASYONUNU GÜÇLENDİRİR”
Bu çalışma seanslarının iki saati geçmemesi ve her yarım saatte bir masadan kalkmadan gevşeme egzersizleri yapılması çalışmanın etkinliğini artıracaktır. Günde iki seans dolu dolu çalışmak, birinci yarıyılda işlenen tüm konuları tekrar etmenize yetecektir. Elbette sinemaya, tiyatroya gitmeye, arkadaşlarla buluşmaya vakit ayırınız.
8.sınıf öğrencilerinin velileri, çocuklarının özel bir dönemde olduğunu bilip onlara anlayışlı ve ilgili davranarak öğrencinin çalışma motivasyonunu güçlendireceğinin bilincinde olmalılar. Anne babaların bir an için kendilerini çocuklarının yerine koymaları onları daha iyi anlamalarını sağlayacaktır.
Lise Öğrencisinin ve Velisinin Yapması Gerekenler;
Lise dönemindeki çocukların gözünde ise ebeveynler ‘’eski zamandan kalma’’ oldukları için, çocuğun yanında bu konularda en az onun kadar tecrübesizmiş gibi davranmaları çocuklar için daha rahatlatıcı bir tavır olacaktır. Çoğunlukla aile ile değil de arkadaşları ile vakit geçirmek isteyen bir yaş grubu olduğunu ve tatili de hesaba katarak arkadaşları ile vakit geçirmesine de olanak sağlamak gerekir. Yalnız, dışarıda geçirilecek vakit konusundaki aile içinde verilmiş olan kısıtlayıcı kurallar esnetilmemelidir. Aksi takdirde, tatil boyunca çocuk eve sadece uyumak için gelme hakkını elde ettiğini düşünmeye başlayabilir. Ders çalışmak konusunda verilecek tavsiyeler göz ardı edebilir ya da yardım tekliflerini geri çevirebilirler; bu konularda çok ısrarcı olmak, çocuğun o an olumsuz duygular yaşamasına ve bunu derslerle eşleştirerek ders çalışmaktan uzaklaşmasına neden olabilir.
Özellikle lise 12. sınıf öğrencileri YGS-LYS hazırlık çalışmalarını yürütmek zorunda olduklarından günün en az 3-4 saatini evde ders çalışmaya ayırmaları gerekmektedir. Velilerin de sınava hazırlanan çocuklarını desteklemek için ilgili, anlayışlı ve destekleyici tavır sergilemeleri gerekmektedir. sözcü.com.tr
Uzmanlar, çocukların hem dinlenmesi, hem eğlenmeleri hem de okula gittikleri dönemde zaman bulamadıkları etkinlikleri ve faaliyetleri gerçekleştirmeleri için fırsat yaratan yarıyıl tatilinin öğrenciler ve veliler için iyi bir fırsat olduğunu belirtiyor
.Yaklaşık 18 milyon öğrenci için kısa bir mola zamanı…Oğuzkaan Koleji Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Uzmanı Hatice Yılmaz, ebeveynleri başarılı bir karneyle duydukları gurur kadar zayıf notlarla karşılaştıklarında da sorumluluğu paylaşmaları konusunda uyardı.
Yılmaz, “Yarıyıl tatili, öğrencilerin dinlenmeleri için olduğu kadar birinci dönemdeki eksiklerini gidermeleri için de oldukça önemli bir zamandır. Bu dönemde öğrencinin ve velinin yapması gereken tatil etkinlikleri eğitim kademelerine göre farklılık gösterir.” dedi.
“HER GÜN DÜZENLİ KİTAP OKUMAYA TEŞVİK EDİN”
Eğitim Uzmanı Hatice Yılmaz, hem eğlenceli hem verimli bir tatil geçirmek için öğrenciler ve velilerin yapması gerekenleri de eğitim kademelerine göre sıraladı. Buna göre;
İlkokul Öğrencisinin ve Velisinin Yapması Gerekenler;
- İlkokul öğrencilerinin bulunduğu sınıf düzeyine göre yarım saatten az olmamak kaydıyla her gün düzenli kitap okumaları, sözcük hazinelerinin zenginleşmesini dolayısıyla anlama ve öğrenme becerilerinin gelişmesini sağlayacaktır. Velilerin de çocuklarının okuduğu kitabı okuyarak onlarla kitap üzerine konuşmaları, çocukların düşünme ve kendini ifade edebilme becerilerini geliştirecektir.
- Velilerin her gün belirli bir süre çocuklarını tekrar yapmaya yönlendirmeleri, onların eğitim disiplini edinmelerini sağlayacaktır.
- Ailelerin şartlarının el verdiği ölçüde sinema, tiyatro, müze gezilerine gitmek çocukların sosyal ve duygusal gelişimine önemli katkılar sağlayacak; öğrenmeyi destekleyecek faaliyetler olacaktır.
“ÖDEVLER KONUSUNDA OLUMSUZ YARGIDA BULUNMAYIN!”
Ortaokul Öğrencisinin ve Velisinin Yapması Gerekenler;
- Ortaokul 5.,6. ve 7. sınıf öğrencilerinin her gün en az bir saat kitap okumaya ve ilgi duydukları bir alanda (doğa,tarih,sanat,uzay vb) araştırma yapmaya zaman ayırmaları öğrenme becerilerini geliştirecek, kişisel gelişimlerine önemli katkılar sağlayacaktır. Bu öğrencilerin okuduğu kitaba veya yaptığı araştırmaya velinin çeşitli sorular sorarak göstereceği ilgi öğrencinin motivasyonunu artıracak, kendine güven duygusunu güçlendirecektir.
- Birçok okul, karne ile birlikte tekrar programları ya da tatil ödevleri de vermektedir. Veliler bu ödevleri bilmek ve ödevlerin yapılmasını sağlamalıdırlar. Bu yaş grubu velisinin çocuğuyla ödevin gereksizliği üzerine konuşmaları zaten ödevi baskı aracı olarak gören çocuğun ödev yapmamasına dolayısıyla öğrenimden uzaklaşmasına neden olacaktır. Uluslar arası araştırmalar çocuğun ödeve ayırdığı süre ile başarısı arasında doğrudan bir ilişki olduğunu göstermektedir.
İKİNCİ TEOG İÇİN YARIYIL TATİLİNDE MUTLAKA ÇALIŞIN
8.sınıf öğrencileri nisan ayının son haftasında ikinci TEOG sınavlarına gireceklerinden yarıyıl tatilinde de belirli bir düzenle çalışmalarını sürdürmeleri gerekmektedir diyen Yılmaz, uygulanması gereken çalışma yöntemi;
- Talim Terbiye Kurulunun sayfasından sınavda sorumlu oldukları derslerle ilgili ünite ve kazanım tablolarını indirmesi, geçmiş konularla ilgili tekrar programı oluşturmaları,
- Tüm konu başlıkları ile ilgili edinim ve kazanım sorularını cevaplamaları, işlenmiş ünitelerle ilgili MEB’in internet sitesinde yayınlanan soruları çözmeleri,
- Gerektiğinde çözülemeyen sorularla ilgili konuların tekrar edilmesi ve anlaşılmaması durumunda öğretmene sorulmak üzere işaretlenmesi,
- Birinci TEOG sonucuna ve tekrar amaçlı çözülen testlerin sonucuna göre eksik olunan derslere daha çok ağırlık verilmesi gerekmektedir.
“ANLAYIŞ VE İLGİ ÖĞRENCİNİN ÇALIŞMA MOTİVASYONUNU GÜÇLENDİRİR”
Bu çalışma seanslarının iki saati geçmemesi ve her yarım saatte bir masadan kalkmadan gevşeme egzersizleri yapılması çalışmanın etkinliğini artıracaktır. Günde iki seans dolu dolu çalışmak, birinci yarıyılda işlenen tüm konuları tekrar etmenize yetecektir. Elbette sinemaya, tiyatroya gitmeye, arkadaşlarla buluşmaya vakit ayırınız.
8.sınıf öğrencilerinin velileri, çocuklarının özel bir dönemde olduğunu bilip onlara anlayışlı ve ilgili davranarak öğrencinin çalışma motivasyonunu güçlendireceğinin bilincinde olmalılar. Anne babaların bir an için kendilerini çocuklarının yerine koymaları onları daha iyi anlamalarını sağlayacaktır.
Lise Öğrencisinin ve Velisinin Yapması Gerekenler;
Lise dönemindeki çocukların gözünde ise ebeveynler ‘’eski zamandan kalma’’ oldukları için, çocuğun yanında bu konularda en az onun kadar tecrübesizmiş gibi davranmaları çocuklar için daha rahatlatıcı bir tavır olacaktır. Çoğunlukla aile ile değil de arkadaşları ile vakit geçirmek isteyen bir yaş grubu olduğunu ve tatili de hesaba katarak arkadaşları ile vakit geçirmesine de olanak sağlamak gerekir. Yalnız, dışarıda geçirilecek vakit konusundaki aile içinde verilmiş olan kısıtlayıcı kurallar esnetilmemelidir. Aksi takdirde, tatil boyunca çocuk eve sadece uyumak için gelme hakkını elde ettiğini düşünmeye başlayabilir. Ders çalışmak konusunda verilecek tavsiyeler göz ardı edebilir ya da yardım tekliflerini geri çevirebilirler; bu konularda çok ısrarcı olmak, çocuğun o an olumsuz duygular yaşamasına ve bunu derslerle eşleştirerek ders çalışmaktan uzaklaşmasına neden olabilir.
Özellikle lise 12. sınıf öğrencileri YGS-LYS hazırlık çalışmalarını yürütmek zorunda olduklarından günün en az 3-4 saatini evde ders çalışmaya ayırmaları gerekmektedir. Velilerin de sınava hazırlanan çocuklarını desteklemek için ilgili, anlayışlı ve destekleyici tavır sergilemeleri gerekmektedir. sözcü.com.tr
20 Ocak 2016 Çarşamba
Karneler drama dönüşmesin!
Uzmanlar karne öncesi uyarıyor: Başarının tarifi yüksek not değil!
Öğrenciler ve öğretmenler için yarıyıl tatili 22 Ocak 2016 Cuma günü başlayacak. Karnelerini almaya hazırlanan öğrenciler, yoğun bir döneme kısa bir mola verecek. Sömestr tatili, 5 Şubat tarihinde son buluyor fakat Cumartesi ve Pazar haftasonu tatili olduğu için okullar 8 Şubat Pazartesi günü başlayacak.
22 Ocak Cuma günü karnelerini alacak öğrencilerin ailelerine seslenen Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Elif Durgel Jagtap, “Sadece çocuğunuzun karnesine bakarak ceza veren ebeveynlerden olmayın” uyarısında bulundu. Her yıl tanık olduğumuz üzücü olayların önüne geçmek için tavsiyelerde bulunan Jagtap, “Yalancılığa teşvik edilerek karnesinde oynamalar yapan ya da ailesinden korkup intihara giden öğrencilerin üzücü öykülerine tanık olabiliyoruz. Bunların önüne geçmek için çocuğunuzla mutlaka iletişim halinde olun” dedi.
“İHTİYAÇLARINA YANIT VERİN”
Başarının tarifinin ‘yüksek not’ olmadığının altını çizen Yrd. Doç. Dr. Elif Durgel Jagtap, kötü karne nedeniyle çaresizlik duyan bazı öğrencilerin neler yapabileceğini anlattı. Çocuklarının ihtiyaçlarına yanıt vermek isteyen ailelerin nasıl davranmaları gerektiğini anlatan Jagtap, “Bazı öğrenciler bütün yıl çalışıp iyi notlar almanın rahatlığıyla tatili dört gözle beklerken bazıları için düşük notların aileye bildirilmesi sıkıntı kaynağı olabiliyor. Çocuklar maalesef anne babalarından gelecek tepkileri kestiremeyip, cezalardan ürküp hatalı ve üzücü yollara başvurabiliyor. Karnesinde oynamalar yapan ya da ailesinden korkup intihara giden öğrencilerin öykülerine tanık oluyoruz. Bütün bu kötü olayların önüne geçebilmek için ebeveynler sadece notlara odaklanmak yerine genel olarak çocuklarının gelişimini, öğrenmesini ve yaratıcılığını takip edip, onları desteklemeli. Sadece yılsonunda karneye bakıp öğüt ya da ceza veren ebeveynlerden ziyade yıl içinde çocuğuyla iletişim içinde olan ve onun ihtiyaçlarına yanıt veren ebeveynlerden olmaya özen gösterilmeli. Okul başarısı çocuğunuzun kişiliğiyle alakalı değildir. Akıllı, zeki olmanın övüldüğü aileler ile çalışkan ve azimli olmanın övüldüğü ailelerin çocuklarını karşılaştıran birçok araştırma uzun vadede azim ve hedefleri için elinden gelen her çabayı göstermesi teşvik edilen çocukların çok daha başarılı olduğunu gösteriyor. Öyleyse çocuğunuzu ‘zehir gibi zeki’ olmak değil ‘çalışkan’ olmayı ön plana çıkararak eğitmelisiniz.” bilgisini verdi.
“DÜŞÜK NOTLARIN NEDENİ İYİ ARAŞTIRILMALI”
Karnedeki düşük notların çeşitli sebeplerinin olabileceğini belirten Yaşar Üniversitesi akademisyeni, alınabilecek önlemleri ise şöyle sıraladı:
“Karnedeki düşük notların çeşitli sebepleri olabilir. Örneğin çocuktan kaynaklanan görme, duyma gibi fiziksel ya da dikkat becerilerinde bir problemin yansıması olabilir. Aynı şekilde okulun özellikleri de çocuğun notlarını etkiler; öğretmenle ya da arkadaşlarla yaşanabilecek sorunlar, son yıllarda ön plana çıkan okul zorbalığına maruz kalmak gibi. Yine çevresel ve ailevi nedenlerin de irdelenmesi gerekir. Çocuğun ihtiyaçlarına kayıtsız bir anne baba, ailenin maddi sorunları, boşanma ya da vefat gibi olaylar da çocuğun okulla ilişkisini etkiler. Özellikle yarıyıl karneleri bu faktörleri değerlendirmek açısından iyi bir fırsattır. Düşük not getirmek çocuğunuzun da canını sıkmıştır. Bu yüzden ona destek vermelisiniz. Aileler çocuklarıyla birlikte oturup neden düşük notlar geldiğine dair tartışmalar yapmalı. Çocuklarına notlarını nasıl iyileştireceklerine dair plan yapma, çözüm üretme fırsatı tanımalıdırlar. Böylece çocuklar da derse çalışma, sınavlara hazırlanma gibi sorumluluklarının farkına varır.”
“TATİLDE NELER YAPABİLİRSİNİZ”
Aylarca derslerine çalışan öğrencilerin ise dinlenmeleri, eğlenmeleri ve okul dışı faaliyetlere daha rahat katılabilmeleri için tatile ihtiyaçları olduğunun altını çizen Yrd. Doç. Dr. Elif Durgel Jagtap, “Öncelikle aileler çocuklarına seçenekler sunabilirler ancak unutulmaması gereken bu tatilin çocuk için olduğudur. Aileler, çocuğun bir dönem boyunca özlediği, yapmak istediği aktiviteler neler ise bunları gerçekleştirmesi için fırsatlar sunmalıdır. Tatile gitmek ve çocukla yeni yerler, tarihi ve doğal güzellikleri gezmek hem çocuk-anne-baba ilişkisini yakınlaştıran bir deneyim olacaktır hem de çocuğun ufkunu genişletecektir. Şehirden ayrılamıyorlarsa da oyun parkı, sinema, tiyatro, müze gezileri gibi aktiviteler planlayabilirler” dedi.
24 Aralık 2015 Perşembe
Veliler de karne alacak
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, öğrencilerin yanı sıra velilere de karne verilmesi için çalışma başlattıklarını söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığı, velilere de öğrenciler gibi karne verecek.
Açıklama, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'dan geldi.
TRT Haber'de katıldığı programda konuşan Avcı, velilere karne verilmesi için çalışma başlattıklarını açıkladı.
Avcı, veli karnesinde, velinin kaç gün okula geldiği, öğretmenlerle görüşüp görüş-mediği, okul aile birliği toplantılarına katılıp katılmadığı gibi bilgilerin yer alacağını söyledi.
Bakan, velilerin de okullara yönelik karne verebileceğini ve bu şekilde okulların da denetleneceğini belirtti. ntvmsnc
Etiketler:
karne,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
öğrenci,
veli
6 Haziran 2015 Cumartesi
Takdir Teşekkür Hesaplama
e-Okul devlet ve özel ilköğretim okulları, anaokulları, özel eğitim kurumları, ortaöğretim kurumları tarafından kullanılmakta. E-okul modülünün haricinde, velilerin öğrencilerin okul durumlarının takibi için açılmış olan e-okul Veli Bilgilendirme Sistemi (e-Okul VBS) bulunmaktadır. Peki, takdir ya da teşekkür alıp almayacağınızı merak ediyor musunuz? e-Okul veli bilgilendirme sistemine nasıl giriş yapılır ve e-Okul veli bilgilendirme sistemi hakkında tüm önemli gelişmeler haberimizde.
E-Okul veli bilgilendirme sistemi sayesinde hem veliler hem de öğrenciler büyük kolaylık sağlamıştır.
E-Okul veli bilgilendirme sistemi ve yönetim bilgi sistemi ile öğrenci not ve devamsızlık bilgilerine kolayca ulaşabilirsiniz. E-Okul veli bilgilendirme sistemi not ve devamsızlık bilgilerini öğrenmek ve E-Okul veli bilgilendirme sistemi hakkında detaylı bilgiye sahip olabilmek için haberimizi inceleyebilirsiniz.
E-Okul veli bilgilendirme sistemine girdiğinizde karşınıza ilk olarak bir sayfa gelecektir.
Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde hizmete açılmış olan E-Okul sistemi ile birlikte artık velisi olduğunuz öğrenci ile ilgili birçok bilgiye ulaşabilirsiniz. Bu sistemin gelişmesi ile birlikte artık öğrenciler hakkında devamsızlık ve sınav sonuçları bilgisine ulaşabilirsiniz.
(hürriyet.com.tr)
E-Okul veli bilgilendirme sistemi sayesinde hem veliler hem de öğrenciler büyük kolaylık sağlamıştır.
E-Okul veli bilgilendirme sistemi ve yönetim bilgi sistemi ile öğrenci not ve devamsızlık bilgilerine kolayca ulaşabilirsiniz. E-Okul veli bilgilendirme sistemi not ve devamsızlık bilgilerini öğrenmek ve E-Okul veli bilgilendirme sistemi hakkında detaylı bilgiye sahip olabilmek için haberimizi inceleyebilirsiniz.
E-Okul veli bilgilendirme sistemine girdiğinizde karşınıza ilk olarak bir sayfa gelecektir.
Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde hizmete açılmış olan E-Okul sistemi ile birlikte artık velisi olduğunuz öğrenci ile ilgili birçok bilgiye ulaşabilirsiniz. Bu sistemin gelişmesi ile birlikte artık öğrenciler hakkında devamsızlık ve sınav sonuçları bilgisine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfada ilk olarak resimde verilen sayıları doğru bir şekilde kodlamanız gerekmektedir. Daha sonra öğrenci TC kimlik numarasını girmelisiniz. Son olarak da öğrenci okul numarasını girdikten sonra tamam butonuna tıklamanız gerekir. Daha sonra açılmış olan sayfadan öğrenci fotoğrafı ile birlikte bazı bilgileri girerek E-Okul veli bilgilendirme sistemine giriş yapabilirsiniz. E-Okul veli bilgilendirme sistemine giriş yaptıktan sonra öğrencinin okulla ilgili tüm bilgilerine ulaşabilir okul ve öğrenci ile ilgili tüm gelişmeleri takip altına alabilirsiniz.
(hürriyet.com.tr)
Karnesi kötü gelen çocuğa söylenmeyecek 5 şey
Psikolog Serap Duygulu’ya göre çocuğu sevmek ve onunla ilgilenmek çok güzel, ama onu her fırsatta göklere çıkarmak hiç doğru değil. Tehlikesi, kendini beğenmiş bir çocuk yetiştirmek.
Narsizm ‘çağın vebası’ olarak tanımlanıyor. Nedir narsizm?
** Efsaneye göre mitolojik bir karakter olan Narkissos bir gün suda kendi yansımasını görür ve ona âşık olur. Hayranlıkla seyrettiği görüntüsüne sarılmak isterken suya düşer ve boğularak ölür. Adını bu mitolojik öyküden alan narsizm, bir tür ‘kendini beğenmişlik’ hastalığıdır. Genellikle kendine güvenle karıştırılır ama aslında bir kişilik bozukluğudur.
Narsist bireylerin ortak özellikleri nedir?
** Abartılı biçimde kendisine hayranlık duyar.
** Kendisini herkesten üstün ve değerli görür.
** Sürekli bir takdir ve onay ihtiyacı içindedir.
** Hep ön planda olmak ve dikkatleri kendi üzerinde toplamak ister.
** Eleştiriye tahammülsüzdür ve empati yoksunudur.
** Kıskanıldığını düşünür, kendinden daha iyi konumda olduğuna inandığı insanları kıskanır.
** İnsanları çıkarları uğruna kullanmaktan çekinmez.
** Egosu yüksektir.
** Bencil ve benmerkezcidir, ama aslında arka planda ciddi bir aşağılık kompleksi ve özgüven sorunu vardır.
Çocuk narsist olduysa ona nasıl yaklaşılmalı?
** Yapmadığı, çaba göstermediği veya sonuçlandırmadığı işlerde, ona ‘Sen her şeyin en iyisini yaparsın’ duygusu verilmemeli.
** Başarılı olduğu alanlarda maddi ödüllerden çok sözel takdire başvurulmalı.
** Başka insanlara karşı da duyarlı olması için ona empati duygusu aşılanmalı.
** Bir bitkinin, bir ev hayvanının beslenmesi ve bakımı çocuğa emanet edilmeli.
Sürekli övgü ve takdir bekleyen çocuklar sık sık hayal kırıklığı yaşayabilir, sonucunda mutsuz olabilirler. Bu, gelecekte depresyona da yol açabilir.
KARNESİ KÖTÜ GELEN ÇOCUĞA SÖYLENMEYECEK 5 ŞEY
1.Senden bir şey olmaz.
2.Tembel ve sorumsuzsun.
3.Arkadaşın senden daha başarılı.
4.Büyük bir cezayı hak ettin. Tatil falan yok!
5.Ben senin yaşındayken ne işler başardım. Sen iyi bir karne bile getiremedin.
(Ömer Kurt / hürriyet.com.tr)
Narsizm ‘çağın vebası’ olarak tanımlanıyor. Nedir narsizm?
** Efsaneye göre mitolojik bir karakter olan Narkissos bir gün suda kendi yansımasını görür ve ona âşık olur. Hayranlıkla seyrettiği görüntüsüne sarılmak isterken suya düşer ve boğularak ölür. Adını bu mitolojik öyküden alan narsizm, bir tür ‘kendini beğenmişlik’ hastalığıdır. Genellikle kendine güvenle karıştırılır ama aslında bir kişilik bozukluğudur.
Narsist bireylerin ortak özellikleri nedir?
** Abartılı biçimde kendisine hayranlık duyar.
** Kendisini herkesten üstün ve değerli görür.
** Sürekli bir takdir ve onay ihtiyacı içindedir.
** Hep ön planda olmak ve dikkatleri kendi üzerinde toplamak ister.
** Eleştiriye tahammülsüzdür ve empati yoksunudur.
** Kıskanıldığını düşünür, kendinden daha iyi konumda olduğuna inandığı insanları kıskanır.
** İnsanları çıkarları uğruna kullanmaktan çekinmez.
** Egosu yüksektir.
** Bencil ve benmerkezcidir, ama aslında arka planda ciddi bir aşağılık kompleksi ve özgüven sorunu vardır.
Çocuk narsist olduysa ona nasıl yaklaşılmalı?
** Yapmadığı, çaba göstermediği veya sonuçlandırmadığı işlerde, ona ‘Sen her şeyin en iyisini yaparsın’ duygusu verilmemeli.
** Başarılı olduğu alanlarda maddi ödüllerden çok sözel takdire başvurulmalı.
** Başka insanlara karşı da duyarlı olması için ona empati duygusu aşılanmalı.
** Bir bitkinin, bir ev hayvanının beslenmesi ve bakımı çocuğa emanet edilmeli.
Sürekli övgü ve takdir bekleyen çocuklar sık sık hayal kırıklığı yaşayabilir, sonucunda mutsuz olabilirler. Bu, gelecekte depresyona da yol açabilir.
KARNESİ KÖTÜ GELEN ÇOCUĞA SÖYLENMEYECEK 5 ŞEY
1.Senden bir şey olmaz.
2.Tembel ve sorumsuzsun.
3.Arkadaşın senden daha başarılı.
4.Büyük bir cezayı hak ettin. Tatil falan yok!
5.Ben senin yaşındayken ne işler başardım. Sen iyi bir karne bile getiremedin.
(Ömer Kurt / hürriyet.com.tr)
23 Ocak 2015 Cuma
Takdir-Teşekkür hesaplama nasıl yapılır? (E-Okul hesap robotu)
2014-2015 yılında değişen sistemle birlikte karne notları ve takdir teşekkür hesaplama işlemleri nasıl gerçekleştirilir? Öğrenciler bugün heyecanla karnelerini bekliyor. Peki, takdir teşekkür hesaplaması nasıl yapılır? İlköğretim 4,5,6,7 ve 8. sınıf ile tüm lise (9.,10.,11.,12. sınıf) öğrencileri birinci yarıyıl son sınavları ile birlikte takdir-teşekkür notu hesaplama robotuna haberimizden ulaşabilirsiniz.
Karne günü geldi çattı. Milyonlarca veli ve öğrenciaynı heyecanı paylaşıyor. Öğrenciler ise daha çok takdir veya teşekkür alıp almadıklarını merak ediyorlar.
İlköğretim ve lise öğrencilerinde takdir teşekkür telaşının başlamasıyla öğrenciler ve veliler e Okul Veli Bilgilendirme Sistemi'ne akın etti. E Okul VBS sayesinde öğrenciler son sınav sonuçları, sözlü notları ve karne notlarını hesaplayarak takdir ve teşekkür puanlarını öğrenebilirler...
İlkokul, ortaokul ve lise öğrencileri aşağıdaki robotu kullanarak takdir ya da teşekkür hesaplamasını hemen yapabilirler. 6. 7. 8. Sınıf Takdir Teşekkür hesaplama, lise takdir teşekkür hesaplama ders notlarınızı girerken, yanlış girmemeye özen gösteriniz. Türkçe dersinizin notu 55’ten düşük olursa ya da herhangi bir dersiniz 45’in altında olursa hesaplama yapılmaz, çünkü belge alamazsınız.

NASIL YAPILIR?
Öğrenci notları e-Okul üzerinden kontrol edilir. e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi; e-okul modülünün haricinde, velilerin öğrencilerin okul durumlarının takibi için açılmış olan e-okul Veli Bilgilendirme Sistemi (e-okul VBS) bulunmaktadır. Bu sistemde ise öğrencinin devamsızlıkları, ders programı, davranış notları, sınav tarihleri, okul tarafından yapılan duyurular, merkezî sınavların giriş belgeleri veya tercih sonuçları bu sistem üzerinden Türkiye Cumhuriyeti (TC) Kimlik Numarası ve okul numarası girildikten sonra birkaç güvenlik sorusuna cevap verilerek takip edilebilmektedir.
Verilen takdir ve teşekkür hesaplama belgesi sayfası açılır.
Notlar ders bölümlerine girilir
Her ders saati ve notları dikkatle yazılmalıdır.
Hesapla tuşuna basıldıktan sonra altta belge sonucu ve ortalaması çıkar.
Karne günü geldi çattı. Milyonlarca veli ve öğrenciaynı heyecanı paylaşıyor. Öğrenciler ise daha çok takdir veya teşekkür alıp almadıklarını merak ediyorlar.
İlköğretim ve lise öğrencilerinde takdir teşekkür telaşının başlamasıyla öğrenciler ve veliler e Okul Veli Bilgilendirme Sistemi'ne akın etti. E Okul VBS sayesinde öğrenciler son sınav sonuçları, sözlü notları ve karne notlarını hesaplayarak takdir ve teşekkür puanlarını öğrenebilirler...
İlkokul, ortaokul ve lise öğrencileri aşağıdaki robotu kullanarak takdir ya da teşekkür hesaplamasını hemen yapabilirler. 6. 7. 8. Sınıf Takdir Teşekkür hesaplama, lise takdir teşekkür hesaplama ders notlarınızı girerken, yanlış girmemeye özen gösteriniz. Türkçe dersinizin notu 55’ten düşük olursa ya da herhangi bir dersiniz 45’in altında olursa hesaplama yapılmaz, çünkü belge alamazsınız.

NASIL YAPILIR?
Öğrenci notları e-Okul üzerinden kontrol edilir. e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi; e-okul modülünün haricinde, velilerin öğrencilerin okul durumlarının takibi için açılmış olan e-okul Veli Bilgilendirme Sistemi (e-okul VBS) bulunmaktadır. Bu sistemde ise öğrencinin devamsızlıkları, ders programı, davranış notları, sınav tarihleri, okul tarafından yapılan duyurular, merkezî sınavların giriş belgeleri veya tercih sonuçları bu sistem üzerinden Türkiye Cumhuriyeti (TC) Kimlik Numarası ve okul numarası girildikten sonra birkaç güvenlik sorusuna cevap verilerek takip edilebilmektedir.
Verilen takdir ve teşekkür hesaplama belgesi sayfası açılır.
Notlar ders bölümlerine girilir
Her ders saati ve notları dikkatle yazılmalıdır.
Hesapla tuşuna basıldıktan sonra altta belge sonucu ve ortalaması çıkar.
Karne günü bahaneleri “O dersten herkes kaldı baba”
18 milyon öğrenci bugün karne alıyor. Bazı öğrencilerin notları çok iyiyken bazılarının karnesinde ise zayıf notlar bulunuyor. Peki ‘kırık’ notları olan öğrenciler bu durumu ailelerine nasıl açıklayacak?
Twitter üzerinden #KarnegünüBahaneleri hashtagiyle öğrenciler, ailelerine özellikle de babalarına sunacakları bahaneleri yazdılar. Bazıları ikinci dönem düzelteceğini söylerken, bazıları da kendisine ‘taktığını’ bahane ederek suçu öğretmene attı.
İşte o tweetlerden bazıları:
Serdar Güler @GlerSerdar
#KarnegünüBahaneleri Baba Valla 2. Dönem çok çalışacam Eğer zayıf gelirse Alın telefonu
ESRA1903 @EsraBozlak
#KarnegünüBahaneleri Baba o dersten herkes kaldı hoca gıcık.
Yusuf emre karataş @YSFEMREkarats
#KarneguenueBahaneleri bu hoca bana taktı zaten.
ÇiRKİN :-) @GsBuket
#KarnegünüBahaneleri baba hoca bana gıcık.sınavlar zordu.ikinci dönem düzelticem.
Engin Allan Poe @xubi34
#KarnegünüBahaneleri baba vurma baba valla düzelticem 2.dönem baba ah canım yanıyor baba kemeri neden çıkartın ahhh vurma baba
YAREN NURO @yayennuy
''O DERSTEN BÜTÜN SINIF KALDI BABA.'' #KarnegünüBahaneleri
PÜFF MİZAH @PufMizah
Karnesi kötü gelen öğrenci,ailesine: -Bu bir kagıt parçası,rulo yaptığında da bir borudur.Fazla önemli değil,dedi. #KarnegünüBahaneleri
Melike YILMAZ @_melikeyilmazz_
Benim hayatım, benim seçimlerim, benim hatalarım, benim sorunlarım, benim yalnızlığım. Sizi ilgilendirmez. #KarnegünüBahaneleri
Nilüfer Kurt @NlLUFERKURT
#KarnegünüBahaneleri zayıf getiren çocukta değil! !!kendinizde arayın sorunu anne babalar
System32 @E_Muhendisi
Az önce bir okulun önünden geçtim bildiğin moda defilesi vardı. Bugün ne oluyor lan orada ? #KarnegünüBahaneleri
Zeynepp_1907 @_hafifpsikopatt
#KarnegünüBahaneleri 1. dönem bişi olmaz 2. dönem söz düzelticem :(
Cool Çocuk @ercanaksoy107
#KarnegünüBahaneleri 2. Dönem karne alacağıma göre bu notların bir önemi yok bence
Meryem Miraç AKKAYA @miradiyorki
#KarnegünüBahaneleri bahane bulmaya artık gerek yok. Çünkü benim artık karnem yok
Cahit Uysal @CahitUy
Çalıştık ama girdiğimiz yazılıları değerlendiremedik. Ayrıca kar yağışı okumamızı olumsuz etkiledi. 2.yarıya bakacağız. #KarnegünüBahaneleri
Burcu Yağcı @kan_kirmizisi
#KarnegünüBahaneleri eveeeet bugünde geldiğine göre bi 15 gün rahat edebiliriz en azından... biraz daha fazla olsaydı iyidi ama neyse...
ridvan özdemir @Ridvan347
#KarnegünüBahaneleri Dersler zordu bizde kolay değildik... :)
Twitter üzerinden #KarnegünüBahaneleri hashtagiyle öğrenciler, ailelerine özellikle de babalarına sunacakları bahaneleri yazdılar. Bazıları ikinci dönem düzelteceğini söylerken, bazıları da kendisine ‘taktığını’ bahane ederek suçu öğretmene attı.
İşte o tweetlerden bazıları:
Serdar Güler @GlerSerdar
#KarnegünüBahaneleri Baba Valla 2. Dönem çok çalışacam Eğer zayıf gelirse Alın telefonu
ESRA1903 @EsraBozlak
#KarnegünüBahaneleri Baba o dersten herkes kaldı hoca gıcık.
Yusuf emre karataş @YSFEMREkarats
#KarneguenueBahaneleri bu hoca bana taktı zaten.
ÇiRKİN :-) @GsBuket
#KarnegünüBahaneleri baba hoca bana gıcık.sınavlar zordu.ikinci dönem düzelticem.
Engin Allan Poe @xubi34
#KarnegünüBahaneleri baba vurma baba valla düzelticem 2.dönem baba ah canım yanıyor baba kemeri neden çıkartın ahhh vurma baba
YAREN NURO @yayennuy
''O DERSTEN BÜTÜN SINIF KALDI BABA.'' #KarnegünüBahaneleri
PÜFF MİZAH @PufMizah
Karnesi kötü gelen öğrenci,ailesine: -Bu bir kagıt parçası,rulo yaptığında da bir borudur.Fazla önemli değil,dedi. #KarnegünüBahaneleri
Melike YILMAZ @_melikeyilmazz_
Benim hayatım, benim seçimlerim, benim hatalarım, benim sorunlarım, benim yalnızlığım. Sizi ilgilendirmez. #KarnegünüBahaneleri
Nilüfer Kurt @NlLUFERKURT
#KarnegünüBahaneleri zayıf getiren çocukta değil! !!kendinizde arayın sorunu anne babalar
System32 @E_Muhendisi
Az önce bir okulun önünden geçtim bildiğin moda defilesi vardı. Bugün ne oluyor lan orada ? #KarnegünüBahaneleri
Zeynepp_1907 @_hafifpsikopatt
#KarnegünüBahaneleri 1. dönem bişi olmaz 2. dönem söz düzelticem :(
Cool Çocuk @ercanaksoy107
#KarnegünüBahaneleri 2. Dönem karne alacağıma göre bu notların bir önemi yok bence
Meryem Miraç AKKAYA @miradiyorki
#KarnegünüBahaneleri bahane bulmaya artık gerek yok. Çünkü benim artık karnem yok
Cahit Uysal @CahitUy
Çalıştık ama girdiğimiz yazılıları değerlendiremedik. Ayrıca kar yağışı okumamızı olumsuz etkiledi. 2.yarıya bakacağız. #KarnegünüBahaneleri
Burcu Yağcı @kan_kirmizisi
#KarnegünüBahaneleri eveeeet bugünde geldiğine göre bi 15 gün rahat edebiliriz en azından... biraz daha fazla olsaydı iyidi ama neyse...
ridvan özdemir @Ridvan347
#KarnegünüBahaneleri Dersler zordu bizde kolay değildik... :)
21 Ocak 2015 Çarşamba
Tembel çocuk yoktur çalışmayan çocuk vardır
Çocukların karne notlarının iyi gelmemesinin iki nedeni olabilir. Birinci neden; çocuklar ders çalışamıyor, ikinci neden; çocuklar ders çalışsa da yapamıyor.
Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, çocukların 5 yaşından 20 yaşına kadar çalışamamasının en büyük nedeninin dikkat eksikliği olduğunu söyledi. Yurdakul; “Dersin başına oturamayan, oturduğu zaman çalışamayan, 10 dakika sonra sıkılan, çalışmasını sınavlara yansıtamayan, basit dikkat hataları yapan, çalıştığının karşılığını alamayan çocuklarda gözlemlediğimiz dikkat eksikliği, onların akademik hayatını olumsuz etkileyecek ve ders başarılarını düşürecektir. Dikkat eksikliği olan çocuklar çalışamadıkları gibi yazı yazmakta zorlanmakta, yazıları yavaş yazmakta, not tutamamakta ve bu nedenle ödev yapmak istememektedirler. Dikkat eksikliğinin seviyesine göre ilaçlı ya da ilaçsız tedavisi bu durumu ortadan kaldıracak ve onların ders başarısını arttıracaktır” diye konuştu.
Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul; ders başarısını olumsuz etkileyen bir diğer durumun, disleksi denilen okuma güçlüğü olduğunu, bu problemi yaşayan çocukların yazılanları okumakta ve anlamakta zorluk çektiklerini söyledi. Okuduklarını anlamalarının güç olduğunu, ne kadar gayret etseler de okumakta zorlanmaları nedeniyle başarılı olamadıklarını, kendilerine güvenlerinin azaldığını, sonuç olarak ders çalışmak istemediklerini dile getirdi. Ayrıca sınavlarda okuma zorluğu nedeniyle hatalar ortaya çıktığını, ders başarılarının düştüğünü, ancak disleksi hastalığının tedavisi sonucu başarıların arttığını ve notların düzeldiğini belirtti.
Cep telefonu ve bilgisayar bağımlılığı ders notlarını düşürüyor
Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, karne notlarını düşüren bir diğer etkenin ise cep telefonu ve bilgisayar bağımlılığı olduğuna dikkat çekti ve şöyle konuştu; “Bilgisayarı yasakladığımız, televizyonu engellediğimiz durumlarda çocuklar ellerinde bulunan son teknoloji olan internet bağlantılı cep telefonları ile birbirlerine bağlanıyor, bütün gün bir arada oldukları yetmiyormuş gibi eve geldiklerinde arkadaşları ile yazışıyor ve ders çalışmak yerine telefonla zaman geçirebiliyorlar. Gece yarılarına kadar chat’leşerek zamanlarını öldürmekte ama bu zamanı derslerine vermemektedirler. Cep telefonu ve bilgisayarın kontrollü kullanılması, ders çalışırken veya uyku saatlerinde cep telefonunun ailelerde durması, ders çalışma saatlerini arttıracak, bu da derslere olumlu yansıyacaktır. Sonuç olarak karne notları kötü geldiğinde çocuğunuza kızmayın ve bunun nedenini ve niçin’lerini araştırın, öğretmenlerinden, rehber öğretmenlerinden yardım alın. Çözemediğiniz durumlarda bir psikiyatrist ve psikoloğa başvurun ve notlarının düşük olmasına neden olan etkenleri ortadan kaldırın. Başarının önündeki engeller kaldırıldığında çocuklar başarılı olabilir. Yeter ki onlara bu fırsatı tanıyın” dedi.
Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, çocukların 5 yaşından 20 yaşına kadar çalışamamasının en büyük nedeninin dikkat eksikliği olduğunu söyledi. Yurdakul; “Dersin başına oturamayan, oturduğu zaman çalışamayan, 10 dakika sonra sıkılan, çalışmasını sınavlara yansıtamayan, basit dikkat hataları yapan, çalıştığının karşılığını alamayan çocuklarda gözlemlediğimiz dikkat eksikliği, onların akademik hayatını olumsuz etkileyecek ve ders başarılarını düşürecektir. Dikkat eksikliği olan çocuklar çalışamadıkları gibi yazı yazmakta zorlanmakta, yazıları yavaş yazmakta, not tutamamakta ve bu nedenle ödev yapmak istememektedirler. Dikkat eksikliğinin seviyesine göre ilaçlı ya da ilaçsız tedavisi bu durumu ortadan kaldıracak ve onların ders başarısını arttıracaktır” diye konuştu.
Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul; ders başarısını olumsuz etkileyen bir diğer durumun, disleksi denilen okuma güçlüğü olduğunu, bu problemi yaşayan çocukların yazılanları okumakta ve anlamakta zorluk çektiklerini söyledi. Okuduklarını anlamalarının güç olduğunu, ne kadar gayret etseler de okumakta zorlanmaları nedeniyle başarılı olamadıklarını, kendilerine güvenlerinin azaldığını, sonuç olarak ders çalışmak istemediklerini dile getirdi. Ayrıca sınavlarda okuma zorluğu nedeniyle hatalar ortaya çıktığını, ders başarılarının düştüğünü, ancak disleksi hastalığının tedavisi sonucu başarıların arttığını ve notların düzeldiğini belirtti.
Cep telefonu ve bilgisayar bağımlılığı ders notlarını düşürüyor
Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, karne notlarını düşüren bir diğer etkenin ise cep telefonu ve bilgisayar bağımlılığı olduğuna dikkat çekti ve şöyle konuştu; “Bilgisayarı yasakladığımız, televizyonu engellediğimiz durumlarda çocuklar ellerinde bulunan son teknoloji olan internet bağlantılı cep telefonları ile birbirlerine bağlanıyor, bütün gün bir arada oldukları yetmiyormuş gibi eve geldiklerinde arkadaşları ile yazışıyor ve ders çalışmak yerine telefonla zaman geçirebiliyorlar. Gece yarılarına kadar chat’leşerek zamanlarını öldürmekte ama bu zamanı derslerine vermemektedirler. Cep telefonu ve bilgisayarın kontrollü kullanılması, ders çalışırken veya uyku saatlerinde cep telefonunun ailelerde durması, ders çalışma saatlerini arttıracak, bu da derslere olumlu yansıyacaktır. Sonuç olarak karne notları kötü geldiğinde çocuğunuza kızmayın ve bunun nedenini ve niçin’lerini araştırın, öğretmenlerinden, rehber öğretmenlerinden yardım alın. Çözemediğiniz durumlarda bir psikiyatrist ve psikoloğa başvurun ve notlarının düşük olmasına neden olan etkenleri ortadan kaldırın. Başarının önündeki engeller kaldırıldığında çocuklar başarılı olabilir. Yeter ki onlara bu fırsatı tanıyın” dedi.
20 Ocak 2015 Salı
Eyvah çocuğum karne alıyor!
Eğitim döneminin ilk yarısı 23 Ocak Cuma günü sona eriyor.
Milliyet'in haberine göre;Karne dönemine az zaman kala, anne babaların heyecanı çocuklarınınkini bastırıyor. Böyle bir durumda, çocuklarına karşı sergileyecekleri tavır açısından, anne babaların kendilerini nasıl hissedecekleri ve psikolojilerini nasıl hazırlayacakları büyük önem taşıyor. İhlas Koleji Psikoloğu Gökhan Ergür, anne babaların kendilerini karneye nasıl hazırlamaları gerektiğine ilişkin önemli tavsiyelerde bulundu.
Anne babalar emeklerinin ve mücadelelerinin karşılığında muhakkak iyi bir karne görmek istiyorlar. Ama kabul etmek lazım ki bu bazen mümkün olmayabiliyor. Karne günü geldiğinde farklı notlarla gelmiş bir çocuk olacak karşınızda. Kendisini mahcup hissedecek ve sizin gözlerinizden tepkinizi anlamaya çalışacak. Ancak, kötü karnenin tek sorumlusu çocuk değil. İhlas Koleji Psikoloğu Gökhan Ergür, karnenin aynı zamanda ailelere de geldiğini belirterek anne babalara şu tavsiyelerde bulunuyor:
Kendi Eksikliklerinizi Sorgulayın
Çocukların rol modelleri bizleriz. Peki bizler nasıl yaşıyoruz? Ebeveynlerden duyduğum en büyük yakınma şudur: “Hiç Kitap okumuyor”. Peki biz kitap okuyor muyuz? Anne baba akşamları; Yarışma programları, futbol karşılaşmaları ve basit televizyon dizileri izlerken çocuk neden kitap okusun ki? eğitimin kilit noktası okumak ve yazmak olduğu için, baştan 1-0 yenik başlıyoruz zaten. Çocuk akşamları okumuyor ve yazmıyor, çünkü bunun bir gereklilik olduğunu düşünmüyor. Tüm gününü WhatsApp’ta, Twitter’da geçiren ebeveynlerin, çocuklarının internet bağımlılığı hakkında yakınmaları büyük ironi. Öncelikle ayna karşısına bizim geçmemiz gerekiyor.
Kucaklayın ve sevginizi gösterin; Kızmak çocukta sadece geçici olarak değişim sağlar
Bu dönem, anne ve baba olarak destekleyici ve yol gösterici olmanın sınavından geçtiğiniz önemli bir dönemdir. Yapmanız gereken, çocuğunuz istediğiniz notlarla gelse de sizi hayal kırıklığına uğratan bir karne getirse de onu kucaklamak ve sevginizi göstermektir.
Çocuğun evde ve sosyal çevresinde yaşadığı sıkıntılar karnede olumsuzluklar oluşturabilir. Dolayısıyla, ortaya koyduğumuz tavrın şekli önem taşır. Ceza, eleştiri, azarlama, bağırma ve onaylamama çocuk üzerinde ‘geçici’ olarak istediğimiz değişimi sağlar. Çocuk sert tutum karşısında teslim bayrağı çeker ve gönülsüzce söylenenleri yapmaya başlar. Ancak bu durum uzun vadede şu üç alanda problemlere neden olur:
1- Kendi yapabileceklerine olan inancı zayıflar
2- Değersizlik hissine kapılır
3- Sadece sizin korkunuzla bir şeyleri yapmaya alışır
Hissettiklerinizi Anlatın
Karneye verdiğiniz tepki sadece ‘anlamaya yönelik’ olmalı. Aklınıza takılan veya sizi üzen, şaşırtan notları gördüğünüzde sakin bir yüz ifadesiyle iki yakın dost gibi notlar üzerine konuşabilirsiniz. Yargıdan uzak bir soru sorma stili ve ses tonuyla karneyi, çocuğunuzun değerlendirmesini sağlayın. Bunu yapmamızdaki amaç, çocuğunuzun aldığı notları sahiplenmesi ve sonucu sorgulayıp çalışma tarzındaki eksiklikleri görebilmesidir. Önemli olan hatalarını kendisinin görmesidir, sizin söylemeniz değil.
Planı Beraber Çizin
Karne, yarım dönemlik bir performans gibi değerlendirilmeli. Çocuğumuzun yarım dönemlik başarısı önümüzde, bunu geriye doğru değiştirmenin, üzülüp üzmenin bir faydası da yok. Yapılması gereken şey, yaptığımız yanlışları ve eksikleri iyi etüt edip buna uygun bir yol haritası çıkartmak: ‘Çocuğumuzun zayıf olduğu alanlar neler, hangi yöntemle yapılabilir, okul hatta imkân varsa dışarıdan nasıl bir yardım alınmalı ve gelecek dönemde çalışma şeklimiz nasıl olmalı?’ şeklinde konu başlıkları belirleyip bir masa etrafında konuşulmalı, gerekiyorsa çocukla bir sözleşme imzalanmalı.
Milliyet'in haberine göre;Karne dönemine az zaman kala, anne babaların heyecanı çocuklarınınkini bastırıyor. Böyle bir durumda, çocuklarına karşı sergileyecekleri tavır açısından, anne babaların kendilerini nasıl hissedecekleri ve psikolojilerini nasıl hazırlayacakları büyük önem taşıyor. İhlas Koleji Psikoloğu Gökhan Ergür, anne babaların kendilerini karneye nasıl hazırlamaları gerektiğine ilişkin önemli tavsiyelerde bulundu.
Anne babalar emeklerinin ve mücadelelerinin karşılığında muhakkak iyi bir karne görmek istiyorlar. Ama kabul etmek lazım ki bu bazen mümkün olmayabiliyor. Karne günü geldiğinde farklı notlarla gelmiş bir çocuk olacak karşınızda. Kendisini mahcup hissedecek ve sizin gözlerinizden tepkinizi anlamaya çalışacak. Ancak, kötü karnenin tek sorumlusu çocuk değil. İhlas Koleji Psikoloğu Gökhan Ergür, karnenin aynı zamanda ailelere de geldiğini belirterek anne babalara şu tavsiyelerde bulunuyor:
Kendi Eksikliklerinizi Sorgulayın
Çocukların rol modelleri bizleriz. Peki bizler nasıl yaşıyoruz? Ebeveynlerden duyduğum en büyük yakınma şudur: “Hiç Kitap okumuyor”. Peki biz kitap okuyor muyuz? Anne baba akşamları; Yarışma programları, futbol karşılaşmaları ve basit televizyon dizileri izlerken çocuk neden kitap okusun ki? eğitimin kilit noktası okumak ve yazmak olduğu için, baştan 1-0 yenik başlıyoruz zaten. Çocuk akşamları okumuyor ve yazmıyor, çünkü bunun bir gereklilik olduğunu düşünmüyor. Tüm gününü WhatsApp’ta, Twitter’da geçiren ebeveynlerin, çocuklarının internet bağımlılığı hakkında yakınmaları büyük ironi. Öncelikle ayna karşısına bizim geçmemiz gerekiyor.
Kucaklayın ve sevginizi gösterin; Kızmak çocukta sadece geçici olarak değişim sağlar
Bu dönem, anne ve baba olarak destekleyici ve yol gösterici olmanın sınavından geçtiğiniz önemli bir dönemdir. Yapmanız gereken, çocuğunuz istediğiniz notlarla gelse de sizi hayal kırıklığına uğratan bir karne getirse de onu kucaklamak ve sevginizi göstermektir.
Çocuğun evde ve sosyal çevresinde yaşadığı sıkıntılar karnede olumsuzluklar oluşturabilir. Dolayısıyla, ortaya koyduğumuz tavrın şekli önem taşır. Ceza, eleştiri, azarlama, bağırma ve onaylamama çocuk üzerinde ‘geçici’ olarak istediğimiz değişimi sağlar. Çocuk sert tutum karşısında teslim bayrağı çeker ve gönülsüzce söylenenleri yapmaya başlar. Ancak bu durum uzun vadede şu üç alanda problemlere neden olur:
1- Kendi yapabileceklerine olan inancı zayıflar
2- Değersizlik hissine kapılır
3- Sadece sizin korkunuzla bir şeyleri yapmaya alışır
Hissettiklerinizi Anlatın
Karneye verdiğiniz tepki sadece ‘anlamaya yönelik’ olmalı. Aklınıza takılan veya sizi üzen, şaşırtan notları gördüğünüzde sakin bir yüz ifadesiyle iki yakın dost gibi notlar üzerine konuşabilirsiniz. Yargıdan uzak bir soru sorma stili ve ses tonuyla karneyi, çocuğunuzun değerlendirmesini sağlayın. Bunu yapmamızdaki amaç, çocuğunuzun aldığı notları sahiplenmesi ve sonucu sorgulayıp çalışma tarzındaki eksiklikleri görebilmesidir. Önemli olan hatalarını kendisinin görmesidir, sizin söylemeniz değil.
Planı Beraber Çizin
Karne, yarım dönemlik bir performans gibi değerlendirilmeli. Çocuğumuzun yarım dönemlik başarısı önümüzde, bunu geriye doğru değiştirmenin, üzülüp üzmenin bir faydası da yok. Yapılması gereken şey, yaptığımız yanlışları ve eksikleri iyi etüt edip buna uygun bir yol haritası çıkartmak: ‘Çocuğumuzun zayıf olduğu alanlar neler, hangi yöntemle yapılabilir, okul hatta imkân varsa dışarıdan nasıl bir yardım alınmalı ve gelecek dönemde çalışma şeklimiz nasıl olmalı?’ şeklinde konu başlıkları belirleyip bir masa etrafında konuşulmalı, gerekiyorsa çocukla bir sözleşme imzalanmalı.
Karnesinde zayıf olan çocuğa 6 doğru yaklaşım
Sömestr tatiline sayılı günler kala, öğrencileri de velileri de karne telaşı sardı. Kimi gurur ve heyecanla ‘teşekkür', ‘takdir’le çıkacak ailesinin karşısına kimi kırık ya da kırıklarının sıkıntısıyla.
Her iki durumda da velilere büyük görev düşüyor. Başarıyı abartıp çocuğu hediyeye boğmamak gerektiği gibi, zayıf notu olan çocuğa da fiziksel ve psikolojik şiddetten kaçınmak şart. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Dr. Özlem Şireli,karnenin dönem sonunda çocuğun yıl boyunca aldığı ders notlarının ortalamasını yansıttığını, çocuğun bilgi, beceri ya da yeterliliklerini tam anlamıyla yansıtmadığını belirterek “Notlarının zayıf olması çocuğun başarısızlığı olarak değerlendirilmemelidir. Hem çocukların hem ergenlerin anne babaları tarafından kabullendikleri ve desteklendiklerini hissetmeye ihtiyaçları vardır. Ağır eleştiriler, küçük düşürücü tutum ve cezalar çocuklarda reddedilmişlik hissi yaratacak, bu durum hayatın ileri dönemlerine de yansıyacak, özgüven eksikliği, yetersizlik duygusu gibi olumsuz kişilik örüntüleri gelişmesine neden olacaktır” derken, çocukların karne dönemi de dahil anne babaların destekleyici tutumlarına her dönem ihtiyaçları olduğunun unutulmaması gerektiğini vurguluyor. Şüphesiz birçoğunuz “Peki ama karnesinde zayıf gelmiş, şimdi ona nasıl davranmamız gerekiyor” diyorsunuz. Dr. Şireli milliyet.com.tr okurları için, karnesinde zayıf getiren çocuğa anne-babaların 6 doğru yaklaşımını anlattı.
1.Başarısını görmezden gelmeyin
Düşük karne notları; anne babaların, çocuğun okul dönemi süresince gösterdiği çabanın görülmemesi, desteklenmemesine neden olmamalıdır. Karne notları anne babaların arzu ettiği gibi olmasa da çocuklarının çabalarını gördükleri ve takdir ettiklerini onlara hissettirmeleri gerekir.
2. Cezalandırıcı davranmayın
Düşük notları nedeniyle üzgün olan çocuk, anne babasından cezalandırıcı bir tutum görürse baş etmede zorlanacağı yetersizlik duyguları yaşayabilir, davranım sorunları geliştirebilir. Kötü karne notlarıyla hayal kırıklığı yaşayan anne babalar, bunu tamamen çocuğun başarısızlığı olarak değerlendirip çocuğun kişiliğine yönelik suçlama ve eleştirilerde bulunmaktan kaçınmalıdır.
3. Öz eleştiride bulunun
Anne babaların; çocuğun okulda başarılı olabilmesi için temel ihtiyaçlarının karşılanması, uygun çalışma ortamı sağlanması, düzenli okul ziyaretleri yapıp yapmadığı, öğretmeniyle iletişim halinde olup olmadığı, çocuğun okuldaki uyumu, dersteki zorlantıları hakkında yeterli bilgi sahibi olup olmadığı hususlarını gözden geçirmeleri, eksiklik gördüğü konularda telafi edici girişimlerde bulunmaları gereklidir.
4. Çocuğun zorlandığı alanları belirleyin
Anne babaların; karne notları ve öğretmenlerin geri bildirimi dışında, çocuğunu dinleyerek ve anlamaya çalışarak zorlandığı alanları belirlemesi, çocuğun da onayını alarak yetersiz olduğu alanlarda gerek öğretmenlerinden gerek rehberlik servisinden yardım alarak alternatif çözümler üretmesi çocuğun başarısını artıracaktır.
5. Tatil gereksinimini ön planda tutun
Kötü karne, çocuğun tatil gereksiniminin göz ardı edilmesine neden olmamalıdır.İstediklerini yapabildiği, eğlenebildiği bir tatil süreci; çocuğun enerji toplaması, yeni ders yılına motive bir şekilde başlaması için gereklidir. Anne baba ve çocukla birlikte; çocuğun yetersiz olduğu alanların telafisine yönelik hazırlanan çalışma programında çocuğun tatil gereksinimi ön planda tutulmalıdır.
6. Özel yeteneklerini ve ilgi alanlarını destekleyin
Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Dr. Özlem Şireli,çocuklarınbaşarısız olduğu alanların desteklenmesinin yanı sıra başarılı oldukları, güçlü yanlarının belirlenerek desteklenmesinin de önemine dikkat çekerek “Özel yetenekleri ve ilgi alanlarının desteklenmesi hem çocuğun motivasyonunu çoğaltacak hem de kabul gördüğü ve takdir edildiğini hisseden çocuğun özgüvenini artıracaktır” diyor. (Milliyet)
Her iki durumda da velilere büyük görev düşüyor. Başarıyı abartıp çocuğu hediyeye boğmamak gerektiği gibi, zayıf notu olan çocuğa da fiziksel ve psikolojik şiddetten kaçınmak şart. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Dr. Özlem Şireli,karnenin dönem sonunda çocuğun yıl boyunca aldığı ders notlarının ortalamasını yansıttığını, çocuğun bilgi, beceri ya da yeterliliklerini tam anlamıyla yansıtmadığını belirterek “Notlarının zayıf olması çocuğun başarısızlığı olarak değerlendirilmemelidir. Hem çocukların hem ergenlerin anne babaları tarafından kabullendikleri ve desteklendiklerini hissetmeye ihtiyaçları vardır. Ağır eleştiriler, küçük düşürücü tutum ve cezalar çocuklarda reddedilmişlik hissi yaratacak, bu durum hayatın ileri dönemlerine de yansıyacak, özgüven eksikliği, yetersizlik duygusu gibi olumsuz kişilik örüntüleri gelişmesine neden olacaktır” derken, çocukların karne dönemi de dahil anne babaların destekleyici tutumlarına her dönem ihtiyaçları olduğunun unutulmaması gerektiğini vurguluyor. Şüphesiz birçoğunuz “Peki ama karnesinde zayıf gelmiş, şimdi ona nasıl davranmamız gerekiyor” diyorsunuz. Dr. Şireli milliyet.com.tr okurları için, karnesinde zayıf getiren çocuğa anne-babaların 6 doğru yaklaşımını anlattı.
1.Başarısını görmezden gelmeyin
Düşük karne notları; anne babaların, çocuğun okul dönemi süresince gösterdiği çabanın görülmemesi, desteklenmemesine neden olmamalıdır. Karne notları anne babaların arzu ettiği gibi olmasa da çocuklarının çabalarını gördükleri ve takdir ettiklerini onlara hissettirmeleri gerekir.
2. Cezalandırıcı davranmayın
Düşük notları nedeniyle üzgün olan çocuk, anne babasından cezalandırıcı bir tutum görürse baş etmede zorlanacağı yetersizlik duyguları yaşayabilir, davranım sorunları geliştirebilir. Kötü karne notlarıyla hayal kırıklığı yaşayan anne babalar, bunu tamamen çocuğun başarısızlığı olarak değerlendirip çocuğun kişiliğine yönelik suçlama ve eleştirilerde bulunmaktan kaçınmalıdır.
3. Öz eleştiride bulunun
Anne babaların; çocuğun okulda başarılı olabilmesi için temel ihtiyaçlarının karşılanması, uygun çalışma ortamı sağlanması, düzenli okul ziyaretleri yapıp yapmadığı, öğretmeniyle iletişim halinde olup olmadığı, çocuğun okuldaki uyumu, dersteki zorlantıları hakkında yeterli bilgi sahibi olup olmadığı hususlarını gözden geçirmeleri, eksiklik gördüğü konularda telafi edici girişimlerde bulunmaları gereklidir.
4. Çocuğun zorlandığı alanları belirleyin
Anne babaların; karne notları ve öğretmenlerin geri bildirimi dışında, çocuğunu dinleyerek ve anlamaya çalışarak zorlandığı alanları belirlemesi, çocuğun da onayını alarak yetersiz olduğu alanlarda gerek öğretmenlerinden gerek rehberlik servisinden yardım alarak alternatif çözümler üretmesi çocuğun başarısını artıracaktır.
5. Tatil gereksinimini ön planda tutun
Kötü karne, çocuğun tatil gereksiniminin göz ardı edilmesine neden olmamalıdır.İstediklerini yapabildiği, eğlenebildiği bir tatil süreci; çocuğun enerji toplaması, yeni ders yılına motive bir şekilde başlaması için gereklidir. Anne baba ve çocukla birlikte; çocuğun yetersiz olduğu alanların telafisine yönelik hazırlanan çalışma programında çocuğun tatil gereksinimi ön planda tutulmalıdır.
6. Özel yeteneklerini ve ilgi alanlarını destekleyin
Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Dr. Özlem Şireli,çocuklarınbaşarısız olduğu alanların desteklenmesinin yanı sıra başarılı oldukları, güçlü yanlarının belirlenerek desteklenmesinin de önemine dikkat çekerek “Özel yetenekleri ve ilgi alanlarının desteklenmesi hem çocuğun motivasyonunu çoğaltacak hem de kabul gördüğü ve takdir edildiğini hisseden çocuğun özgüvenini artıracaktır” diyor. (Milliyet)
19 Ocak 2015 Pazartesi
15 tatil ne zaman başlayacak (Yarıyıl - Sömestr) Takdir ve teşekkür hesaplama
Öğrencilerin merakla beklediği 15 tatili (Sömestr) geldi çattı. Peki 15 tatil (Yarıyıl) ne zaman başlayacak? Öğretmen atamalarında flash gelişme! Öğretmen atamaları ne zaman yapılacak? Takdir ve teşekkür hesaplamarı nasıl yapılır?
Yaklaşan sömestr tatili öğrencilerde heyecanlı bir bekleyişe sebep olurken bunun yanı sıra öğretmen adaylarını da heyecan sardı. Öğrenciler ise heyecanla yarıyıl tatilinin başlamasını bekliyor. İşte MEB'in yarıyıl tatili ile ilgili son açıklamaları...
MEB Basın Müşaviri Abdülkadir Özkan, sosyal medyada 2014-2015 eğitim öğretim yılında kar yağışı ve olumsuz şartlar sebebiyle tatillerin, okullarda müfredatın ilerleyişine engel olduğu, bu nedenle 23 Ocak'ta başlayacak yarıyıl tatilinin 30 Ocak'a ertelendiği ve Bakan Nabi Avcı'nın "Eğitimin aksamaması adına sömestr tatilinin yarıya indirilmesini uygun gördüğünü" şeklinde yer alan haberlerin asılsız olduğunu söyledi.
Bu tür haberlere itibar edilmemesinin isteyen Özkan, "Bu haberler doğru değil. Bakanlığımız tarafından daha önce yayınlanan çalışma takvimine uygun olarak tüm eğitim kademelerinde okullar, 23 Ocak Cuma gününden itibaren yarıyıl tatiline girecek. 26 Ocak-6 Şubat'ta da yarıyıl tatili yapılacak. 2. dönem ise 9 Şubat'ta başlayacak, 12 Haziran'da da sona erecek.
Öğrenciler yoğun bir eğitim yılının ilk yarısı tamamlamak üzere. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayınladığı genelge ile Bakanlığa bağlı her derece ve türdeki eğitim ve öğretim kurumlarında 2014-2015 eğitim ve öğretim yılının 15 Eylül 2014 Pazartesi günü başladı.
Buna göre, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı; okul öncesi, ilkokul birinci sınıf, ortaokul ve imam hatip okullarının 5. sınıflarındaki öğrencilerin eğitim ve öğretime hazırlanması 8-12 Eylül 2014 tarihleri arasında yapıldı.
1. Dönem: 15 Eylül 2014 Pazartesi günü başlayacak 23 Ocak 2015'te sona erecek
Yarıyıl (Sömestr tatili): 23 Ocak-9 Şubat 2015
2. Dönem: 9 Şubat 2015 Pazartesi başlayacak ve 12 Haziran 2015 günü sona erecek.
TAKDİR VE TEŞEKKÜR HESAPLAMASI NASIL YAPILIR?
Öğrenci notları e- Mektep üzerinden denetim edilir. e- Mektep Veli Bilgilendirme Sistemi; e-okul modülünün haricinde, velilerin öğrencilerin okul durumlarının takibi için açılmış olan e-okul Veli Bilgilendirme Sistemi (e-okul VBS) bulunmaktadır. Bu sistemde ise öğrencinin devamsızlıkları, ders programı, davranış notları, sınav tarihleri, okul tarafından gercekleşen duyurular, merkezî sınavların giriş belgeleri ya da tercih sonuçları bu sistem üzerinden Türkiye Cumhuriyeti (TC) Kimlik Numarası ve okul numarası girildikden akabinde birkaç emniyet sorusuna cevap verilerek takip edilebilmektedir.
Verilen takdir ve teşekkür hesaplama belgesi sayfası açılır.
Notlar ders bölümlerine giriş yapılır
Her ders saati ve notları titizlikle yazılmalıdır.
Hesapla tuşuna basıldıktan akabinde altta belge neticesi ve vasatça çıkar.
Yaklaşan sömestr tatili öğrencilerde heyecanlı bir bekleyişe sebep olurken bunun yanı sıra öğretmen adaylarını da heyecan sardı. Öğrenciler ise heyecanla yarıyıl tatilinin başlamasını bekliyor. İşte MEB'in yarıyıl tatili ile ilgili son açıklamaları...
MEB Basın Müşaviri Abdülkadir Özkan, sosyal medyada 2014-2015 eğitim öğretim yılında kar yağışı ve olumsuz şartlar sebebiyle tatillerin, okullarda müfredatın ilerleyişine engel olduğu, bu nedenle 23 Ocak'ta başlayacak yarıyıl tatilinin 30 Ocak'a ertelendiği ve Bakan Nabi Avcı'nın "Eğitimin aksamaması adına sömestr tatilinin yarıya indirilmesini uygun gördüğünü" şeklinde yer alan haberlerin asılsız olduğunu söyledi.
Bu tür haberlere itibar edilmemesinin isteyen Özkan, "Bu haberler doğru değil. Bakanlığımız tarafından daha önce yayınlanan çalışma takvimine uygun olarak tüm eğitim kademelerinde okullar, 23 Ocak Cuma gününden itibaren yarıyıl tatiline girecek. 26 Ocak-6 Şubat'ta da yarıyıl tatili yapılacak. 2. dönem ise 9 Şubat'ta başlayacak, 12 Haziran'da da sona erecek.
Öğrenciler yoğun bir eğitim yılının ilk yarısı tamamlamak üzere. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayınladığı genelge ile Bakanlığa bağlı her derece ve türdeki eğitim ve öğretim kurumlarında 2014-2015 eğitim ve öğretim yılının 15 Eylül 2014 Pazartesi günü başladı.
Buna göre, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı; okul öncesi, ilkokul birinci sınıf, ortaokul ve imam hatip okullarının 5. sınıflarındaki öğrencilerin eğitim ve öğretime hazırlanması 8-12 Eylül 2014 tarihleri arasında yapıldı.
1. Dönem: 15 Eylül 2014 Pazartesi günü başlayacak 23 Ocak 2015'te sona erecek
Yarıyıl (Sömestr tatili): 23 Ocak-9 Şubat 2015
2. Dönem: 9 Şubat 2015 Pazartesi başlayacak ve 12 Haziran 2015 günü sona erecek.
TAKDİR VE TEŞEKKÜR HESAPLAMASI NASIL YAPILIR?
Öğrenci notları e- Mektep üzerinden denetim edilir. e- Mektep Veli Bilgilendirme Sistemi; e-okul modülünün haricinde, velilerin öğrencilerin okul durumlarının takibi için açılmış olan e-okul Veli Bilgilendirme Sistemi (e-okul VBS) bulunmaktadır. Bu sistemde ise öğrencinin devamsızlıkları, ders programı, davranış notları, sınav tarihleri, okul tarafından gercekleşen duyurular, merkezî sınavların giriş belgeleri ya da tercih sonuçları bu sistem üzerinden Türkiye Cumhuriyeti (TC) Kimlik Numarası ve okul numarası girildikden akabinde birkaç emniyet sorusuna cevap verilerek takip edilebilmektedir.
Verilen takdir ve teşekkür hesaplama belgesi sayfası açılır.
Notlar ders bölümlerine giriş yapılır
Her ders saati ve notları titizlikle yazılmalıdır.
Hesapla tuşuna basıldıktan akabinde altta belge neticesi ve vasatça çıkar.
19 Aralık 2014 Cuma
MEB’den yeni sisteme uygun karne!
Milli Eğitim, karneleri 4+4+4 sistemine göre düzenliyor. Uygulanacak değişiklikle karnelerin üzerinde ilk kez 'imam hatip' ifadesi yer alacak.
2012-2013 eğitim-öğretim yılında, 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim yerine 12 yıllık zorunlu kademeli eğitime geçilmişti.
Yeni eğitim sistemi 4+4+4 ile birlikte ilköğretim kurumu olarak anılan 1-8. sınıflar ilkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokulu olarak ayrılmıştı.
Bakanlık bu uygulamayı karnelere de yansıttı. Buna göre karnelerin ön yüzündeki ‘ilköğretim kurumu karnesi’ ifadesi yerine ilkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokulu öğrenci karnesi ifadesi kullanılacak.
Böylelikle imam hatip ifadesi ilk kez karnelerin üzerinde yer almış olacak.
“Başarı Üstün Başarı ve Onur” belgeleri yerine ilköğretim kurumlarındaki tüm sınıflardaki öğrencilere iftihar belgesi verilecek. Ayrıca ilkokul seviyesine verilmeyen takdir ve teşekkür belgesi artık ilkokul kademesinde de verilecek. Bu kapsamda ilkokul 4’üncü sınıf ile ortaokul ve imam-hatip ortaokullarının bütün sınıflarına takdir ve teşekkür belgesi verilebilecek.
2012-2013 eğitim-öğretim yılında, 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim yerine 12 yıllık zorunlu kademeli eğitime geçilmişti.
Yeni eğitim sistemi 4+4+4 ile birlikte ilköğretim kurumu olarak anılan 1-8. sınıflar ilkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokulu olarak ayrılmıştı.
Bakanlık bu uygulamayı karnelere de yansıttı. Buna göre karnelerin ön yüzündeki ‘ilköğretim kurumu karnesi’ ifadesi yerine ilkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokulu öğrenci karnesi ifadesi kullanılacak.
Böylelikle imam hatip ifadesi ilk kez karnelerin üzerinde yer almış olacak.
“Başarı Üstün Başarı ve Onur” belgeleri yerine ilköğretim kurumlarındaki tüm sınıflardaki öğrencilere iftihar belgesi verilecek. Ayrıca ilkokul seviyesine verilmeyen takdir ve teşekkür belgesi artık ilkokul kademesinde de verilecek. Bu kapsamda ilkokul 4’üncü sınıf ile ortaokul ve imam-hatip ortaokullarının bütün sınıflarına takdir ve teşekkür belgesi verilebilecek.
Etiketler:
eğitim,
haber,
imam hatip,
karne,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
okul
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















.jpg)

.jpg)