31 Mayıs 2016 Salı

Sınav odaklı eğitim sistemimize çoklu YGS-LYS ekleniyor

Sınav odaklı eğitim sistemi kapsamlı bir çözüm önerisi gerektiriyor. İşte, üniversiteye giriş sınavları için düşünülen yeni model...

Sınav odaklı eğitim sistemimize şimdi de çoklu YGS-LYS ekleniyor. Üniversiteye giriş sil baştan değiştirecek yeni modelle Yükseköğretime Geçiş Sınavı ile Lisans Yerleştirme Sınavları'nın yılda bir kez yerine bir kaç defa yapılması gündemde.

Eğitim sistemimizde öncelikli müdahale alanlarından birisi, sınavlar üzerine inşa edilmiş eğitim sisteminin öğrenciler ve ailelerin daha rahat hissetmelerine yardımcı olacak şekilde nasıl dönüştürüleceği olması gerekirken üniversite giriş sınav sayısının artırılması konuşuluyor.

Sabah’ın haberine göre; üniversiteye giriş sınavlarında 2019'a kadar köklü değişiklikler yapılması hedefleniyor. Düzenleme kapsamında Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ile Lisans Yerleştirme Sınavları'nın (LYS) yılda birkez yerine birkaç defa yapılması gündemde. Buna göre YGS'ler Ekim, Ocak ve Mart aylarında yılda 3 kez gerçekleştirilecek. Adaylar isterlerse sınavların hepsine ya da birine girebilecek. Yeni modelin ilk sinyalini Başbakan Binali Yıldırım verdi.

YÖK, MEB VE ÖSYM ORTAKLIĞI

Geçtiğimiz günlerde TBMM'de 65'inci hükümet programını açıklayan Yıldırım “Öğrencilerimiz üzerindeki sınav baskısını azaltmak amacıyla yükseköğretime geçişteki sınavların yılda birden çok yapılmasını temin edeceğiz” demişti.

Düzenleme hayata geçerse merkezi lise son sınavlarının sonuçları da yerleştirme puanına eklenecek. Yeni düzenleme konusunda YÖK, Milli Eğitim Bakanlığı ve ÖSYM ortak çalışyor. Ancak
üniversiteye geçişte düzenleme yetkisi Yükseköğretim Kurumu'nda.

YÖK BAŞKANI “EN ADİL OLAN SİSTEM BU” DEMİŞTİ

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, “Şu anki sistem sınav serüvenimizin en olgunlaşmış halidir ve adildir” açıklamasını yapmıştı. Önlisans programları ve özel yetenek sınavı ile alan programlar için de herhangi YGS ham puanı 180 ve üzeri olan adaylar başvurabilecek.

“Yaz tatilinde sanat, kültür, doğa etkinliklerine teşvik edin”

Tatil mutluluğu ile birlikte karne heyecanı hem çocukları hem de ebeveynleri sardı. Peki, çocuğun daha başarılı yeni bir dönem geçirmesi için nasıl bir tatil programı belirlenmeli?


Okullar 17 Haziran Cuma günü kapanacak. Ebeveynler eve getirilecek karne ile çocuğunun başarı seviyesinin ne olacağını merak ederken, çocuklarsa yaz tatili için yapabilecekleri programları şimdiden düşünmeye başladı bile! Yaz tatilini hem verimli hem de eğlenceli geçirmenin yollarını açıklayan uzmanlar, çocukların sanat, kültür, doğa etkinliklerine teşvik edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Karne, çocuğun bir senelik çalışma performansının değerlendirilmesinin yazılı ve resmi belgesi veya çocuğun tüm dönem yaptıklarının ortalaması olarak algılanabilir. Peki, alınan karneler doğru bir şekilde nasıl değerlendirilmeli? Değerlendirme sonucunda çocuğun daha başarılı yeni bir dönem geçirmesi için nasıl bir tatil programı belirlenmeli?

DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü'nden Uzman Klinik Psikolog Cemre Soysal yaz tatilini hem verimli hem de eğlenceli geçirmenin yollarını şöyle açıklıyor:

Ebeveyn ve çocuk, karne notu ile dönem içinde o ders için yapılan çalışmanın ne kadar tutarlı olduğu konusunda bir analiz yapmalıdır. Başka bir deyişle çok çalıştığı halde düşük not mu aldı, çalışmadığı için kırık not mu getirdi yoksa düzenli bir çaba gösterdi böylece de karnesinde o dersten yüksek bir not mu aldı sorularının cevapları aranmalıdır. Bu değerlendirmeyi ebeveyn ve çocuk ne kadar birlikte ve nesnel yapabilirse çocuğa bundan sonraki sene için de o kadar faydalı olabilecek bilgiler ortaya çıkar. Hak ettiği notu alamayan çocuğun çalışma alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerekebilir. Karne notları doğru bir şekilde değerlendirildikten sonra yaz aylarının nasıl geçirileceği hakkında çocuğun da talep ve beklentilerini göz önünde bulundurarak bir program yapılmalıdır.

“BİTİRİLEN SENENİN BİLGİLERİ MUHAFAZA EDİLMELİ”

Yaz tatilinin en önemli akademik hedefi o ders yılını içinde çocuğun bilgi ve beceri olarak yakaladığı noktayı kaybetmemesi yönünde olmalıdır. Örneğin çarpım tablosunu tamamıyla öğrenen bir çocuğun ilk hedefi çarpım tablosuyla problemler çözmeyi öğrenmek değil, çarpım tablosunu unutmamak olabilir. Bunun üzerine eklenecek her bilgi elbette kâr olacaktır; ama ilk amaç, bitirilen senenin bilgilerini muhafaza etmek, yani öğrenilen konuların tekrarını yapmaktır.

“YAZ AYLARI DOĞAYI ÖĞRENMELERİ İÇİN BULUNMAZ BİR FIRSAT”

Akademik hayatta bilgiler kitap üzerinden verilir. Yapılan araştırmalar, yaşantısal deneyimlerle yapılan öğrenmelerin zihni hem daha çok beslediği hem de bu bilgilerin daha kalıcı olduğu yönündedir. Yaz ayları özellikle çocukların doğayı öğrenmeleri için bulunmaz bir fırsattır. Bir fizik dersinde birçok formülle öğreneceği denge kavramını, yaşantısal bir deneyim olan ağaca tırmanmayla pekâlâ kavramsal olarak öğrenebilir. Bu nedenle yaz tatilinde çocukların mümkün olduğunca sanat, kültür, doğa etkinliklerine teşvik edilmeleri önemlidir. Ebeveynler güvenli olduğunu bildikleri yerlerde, çocuğun sokakta oynamasına da izin vermelidir. Sokakta oynamak hem fiziksel gelişim hem de bilişsel gelişimin yordama alanı için faydalıdır.

“YAZ TATİLİNİN OLMAZSA OLMAZI KİTAPLAR”

Yaz tatilinin olmazsa olmaz parçasının kitaplar olduğunu belirten Soysal, “Ders yılı içerisinde çoğunlukla ders kitaplarını okuma önceliği olan çocuklar için yaz tatili farklı konularda kitap okumak için bulunmaz bir fırsattır. Özellikle günün en sıcak saatleri, kendi seçtikleri kitapları okumaları için uygun zaman dilimi olabilir. Yaz tatilinde okuyacakları kitapları seçme konusunda çocuklar özgür bırakılmalıdır. Okumayı bir zorunluluk değil, keyif alınan bir tercih olarak görürlerse kitapla aralarında kurdukları bağ çok daha kuvvetli olacaktır. Ayrıca, yaz tatilini çocuğun bireyselleşme sürecine bir vesile olarak değerlendirmek de mümkündür. Çocuk, anne babanın katılmadığı bir gençlik kampına gidebileceği gibi, şehirden uzakta doğayla iç içe yaşayan anneanne, babaanne, dede ziyareti de yapabilir. Sonuç olarak, yaz tatili akademik eksikliklerin kapatıldığı, kazanılmış bilgilerin muhafaza edildiği bir dönem olarak görülmeli; fakat yoğun ve yorucu geçen bir ders yılından sonra çocuğun özellikle fiziksel ve sosyal ihtiyaçlarının beslenmesi gereken bir süre olduğu da unutulmamalıdır” dedi. Sözcü

27 Mayıs 2016 Cuma

Sağlık alanında doktora eğitimine yeni düzenleme

YÖK'te 'Sağlık Bilimleri Alanında Lisansüstü Eğitim Çalıştayı" düzenlendi. YÖK'ten sağlık alanındaki doktora eğitimine yeni düzenleme getirildi.


Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca, sağlık bilimleri alanında lisansüstü eğitimin tüm yönleriyle görüşülmesi için, “Sağlık Bilimleri Alanında Lisansüstü Eğitim Çalıştayı” düzenlendi. YÖK Başkanı Prof. Yekta Saraç, sağlık alanında doktora programı açılabilmesi için gerekli 6 öğretim üyesinin de aynı alandan olma şartını kaldırıldığını, 6 öğretim üyesinin 3’ünün aynı alandan, 3’ünün ise ilgili veya yakın alandan olabileceğini açıkladı.

YÖK Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştaya bir dönem Avrupa Üniversiteler Birliğinde (EUA) başkan yardımcılığı görevinde bulunmuş olan Prof. Dr. Michael J. Mulvany ve YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. M. İ. Safa Kapıcıoğlu, YÖK Üyesi Doç. Dr. Zeliha Koçak Tufan, YÖK Başkan Danışmanı Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu katıldı.

Üniversitelerin sağlık bilimleri enstitü müdürleri, yöneticileri ile bazı üniversitelerin sağlık bilimleri alanında lisansüstü eğitim gören öğrencilerinin yer aldığı çalıştayın açılışında YÖK Başkanı Saraç ve
YÖK Başkan Vekili Kapıcıoğlu bir konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasına sağlık bilimlerinde lisansüstü ve özellikle doktora programlarının tartışılacağı ve geleceğe yönelik yeni hedeflerin belirleneceği çalıştaya hoşgeldiniz diyerek başlayan YÖK Başkanı Saraç, bugünkü çalıştayın önemli bir konusunun da kalite kavramı olması ve bu kavramın doktora eğitiminde de ısrarla ve hızla yerleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“EĞİTİCİ KRİTERİNİN SAĞLANMASINDA YAŞANAN ZORLUĞU AŞMAK İÇİN”

Son olarak 11 Mayıs 2016’da yapılan Yürütme Kurulunda aldıkları bir kararı paylaşmak istediğini belirten YÖK Başkanı Saraç, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Sağlık alanındaki doktora eğitimleri planlanırken bazı alanlarda eğitici kriterinin sağlanmasında zorluklar yaşanmaktadır. Bu zorluğu aşmak için YÖK olarak sağlık alanında açılacak doktora programı açılmasına ilişkin ilkelere;

‘Sağlıkla ilgili anabilim dallarında doktora programı açılabilmesi için lisansüstü eğitim öğretim programı açılmasına ilişkin ilkelerin birinci ve ikinci maddesi uyarınca, üniversite kadrosunda önerilen alandan en az ikisi doçent veya birisi profesör olmak üzere üç öğretim üyesi olması gerekmektedir. Diğer üç öğretim üyesi ise ilgili veya yakın alandan olabilecektir.’ ibaresi eklenerek doktora eğitimi verecek hoca sıkıntısı çekilen alanlarda doktora programlarının açılabilmesine imkan sağlanmıştır.”

Bu yeni düzenleme ile birlikte sağlık alanında doktora programı açılabilmesi için gerekli 6 öğretim üyesinin de aynı alandan olma şartını kaldırıldığını belirten Saraç, 6 öğretim üyesinin 3’ünün aynı alandan, 3’ünün ise ilgili veya yakın alandan olabileceğini sözlerine ekledi.

YÖK Başkan Vekili Safa Kapıcıoğlu’nun yaptığı “Yükseköğretimde Geleceği Tasarlamak” adlı konuşma ile Michael J. Mulvany’nin yaptığı “ORPHEUS’un Sağlık Bilimlerinde Doktora Alanında İyi Uygulama Önerileri” sunum sonrası YÖK Başkan Danışmanı Komsuoğlu ise çalışma gruplarının işleyişi hakkında bir sunum gerçekleştirdi. sözcü.com.tr

Kopyacı adaylara “Bir de bu sınavı yap” denecek

Özellikle 2010’da yapılan KPSS’de bazı adayların kopya çektiğinin belirlenmesi üzerine ÖSYM, adaylar arası eşitliğin sağlanması için yeni bir uygulamaya geçmeye hazırlanıyor.


Son yıllarda güvenilirliğini yitiren kurumların başında gelen ÖSYM, sınav güvenliği ve güvenilirliği adına bir dizi önlemler almaya hazırlanıyor. Bunlardan biri de kopya çektiğinden şüphelenilen adaya sınav tekrarı olacak. Adaylar, maliyeti ÖSYM tarafından karşılanmak üzere yönetim kurulu kararıyla eşdeğer sınava çağrılacak ve sınav sonucu şüpheli olan adaya “Bir de bu sınavı yap” denilecek.
Özellikle 2010'da yapılan KPSS'de bazı adayların kopya çektiğinin belirlenmesi üzerine ÖSYM, adaylar arası eşitliğin sağlanması için yeni bir uygulamaya geçmeye hazırlanıyor.

Habertürk’ten Lütfi Erdoğan’ın haberine göre; yeni sistem, ÖSYM'nin yaptığı tüm sınavlarda uygulanacak. Sınavlardan sonra incelenen belgelerde, elektronik kayıtlarda veya yapılan analizlerde olağan dışı bulgulara rastlanması halinde yeni bir yöntem izlenecek. Adaylar, maliyeti ÖSYM tarafından karşılanmak üzere yönetim kurulu kararıyla eşdeğer sınava çağrılacak ve sınav sonucu şüpheli olan adaya “Bir de bu sınavı yap” denilecek.

Adayın sınavının geçerli sayılıp sayılmayacağına eşdeğer sınav sonuçlarına bakılarak ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından karar verilecek. Çağrıya rağmen eşdeğer sınava katılmayan adayın sınavı geçersiz sayılacak.

AJAN TEKNİKLERİ DE DEVREYE SOKULACAK

Sınav öncesi, sırası veya sonrasında tespit edilen kurallara aykırı durumların somutlaştırılması ve kesinleştirilmesi için ÖSYM Başkanlığı Sınav Hizmetleri Daire Başkanlığı bünyesinde kriminal inceleme birimi oluşturulacak.

O KİŞİLERE 5 BİN TL CEZA

ÖSYM'nin gerçek sınavlarda kullandığı deneme sorularını veya sınavın devam ettiği süre içinde sınavlarda sorulan soruları herhangi bir ortamda paylaşan, ifşa eden, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayımlayan veya işleyenler hakkında 5 bin TL idari para cezası uygulanacak.

26 Mayıs 2016 Perşembe

Açıköğretim mezunları artık THY'de pilot olabilecek

Türk Hava Yolları'ndan (THY) Açıköğretim Fakültesi mezunları için sevindirici bir haber geldi. THY'de artık Açıköğretim mezunları da pilot olabilecek.


Sürekli artan uçak sayısıyla her yıl 500 yeni pilota ihtiyacı olan Türk Hava Yolları, ihtiyacı karşılayabilmek için pilot alım şartlarını revize ediyor. 2021'e kadar ihtiyaç duyacağı 4 binden fazla pilotu ağırlıklı olarak yurt içi kaynağından karşılamayı hedefleyen Türk Hava Yolları, yetiştirilmek üzere alım yapacağı ikinci pilot aday adaylarında aranan şartlarda yeni bir düzenlemeye daha gitti. Daha önce üniversitelerin 4 yıllık sayısal ve eşit ağırlık puan türlerinden öğrenci kabul eden bölümlerden mezun adayların başvurularını kabul eden, geçen yıldan itibaren ise ilk kez sözel bölümlerden mezun adaylara da kapılarını açan THY, bu kez açıköğretim mezunlarını pilot alım sürecine dahil etti.

30 HAZİRAN'A KADAR BAŞVURU YAPABİLECEKLER

Habertürk'ten Gökhan Artan'ın haberine göre, THY, 30 Haziran 2016 tarihine kadar yayında olacak yetiştirilmek üzere 2. pilot aday adaylarında açıköğretim mezunu olan adayların da başvurularının kabul edileceğini duyurdu. Türkiye'de yetişen pilot sayısı yetersiz kaldığı için, yurt dışından yabancı pilot alımı da yapan THY'nin bu yöndeki arayışları devam ediyor. Birçok ülkede düzenlediği Road show'lar (tanıtım turları) ile pilot arayan THY, pilot bulmak için bu kez 1-2 Haziran tarihleri arasında Cidde'de düzenleyeceği Road show ile Suudi Arabistan'da pilotlar ile bir araya gelecek. Toplantılarda THY'nin pilotlara sunduğu imkanlar tanıtılacak ve başvurular için yapılacak işlemler anlatılacak.

Aday öğretmenlere 2 haftalık yaz tatili

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Aday Öğretmen Yetiştirme Süreci takviminde değişiklik yapıldı.


Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), “Aday Öğretmen Yetiştirme Süreci” takviminde değişikliğe gidilerek,  iller arası yer değişikliği yapacak aday öğretmenlerin, 15 Ağustos’ta bulundukları ilden ilişiklerini kesip, en geç 29 Ağustos´ta esas atama yerlerinde görevlerine başlayacaklarını duyurdu. Yapılan takvim değişikliğiyle birlikte aday öğretmenler 2 hafta yaz tatili yapacak.

Aday öğretmen yetiştirme süreci tarih değişikliğine yönelik MEB açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Aday Öğretmen Yetiştirme Süreci Tarih Değişikliği'ne ilişkin gönderilen illere gönderilen yazıda, Aday Öğretmen Yetiştirme Programı´nın 1 Mart itibarıyla başlatıldığı ve eğitimin 1 Eylül 2016´da bitecek şekilde planlandığı hatırlatıldı.

Programın hizmet içi eğitim tarihlerinde değişikliğe gidilerek, aday öğretmenlerin, mesleki çalışma döneminin 20-24 Haziran tarihlerini kapsayan bir haftasını yetiştirme sürecini geçirdikleri okulda alacakları ve 27 Haziran´da hizmet içi eğitimlere başlayacakları ifade edildi.

Buna göre, hizmet içi eğitimler aday öğretmenlerin bulundukları illerde 12 Ağustos 2016´ya kadar devam edecek. “Anadolu’da Çok Kültürlülük, Kaynakları ve Eğitime Yansımaları” konulu hizmet içi eğitim de aday öğretmenlerin asıl atandıkları ilde yapılacak.

Yapılan değişiklikle, iller arası yer değişikliği yapacak aday öğretmenler, 15 Ağustos’ta bulundukları ilden ilişiklerini kesip, en geç 29 Ağustos´ta esas atama yerlerinde görevlerine başlayacaklar. Yapılan takvim değişikliğiyle birlikte aday öğretmenlere 2 hafta yaz tatili yapma imkânı da sağlanmış oldu.” Sözcü

Kariyerini şekillendirmek isteyenlere ODTÜ’den fırsat

ODTÜ Eğitimde İnsan Kaynaklarını Geliştirme Yüksek Lisans Programı Başvuruları devam ediyor.

Öğrenci sayısının üçte biri yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşan, üniversite ile iş dünyasının birlikte çalışmasına inanan ODTÜ, yüksek lisans programlarıyla kariyerini şekillendirmek isteyenlere fırsat sunuyor.

ODTÜ, insan kaynakları alanında 2001-2002 yılından bu yana sürdürdüğü tezsiz yüksek lisans programının 2016-2017 öğretim yılı için başvuruları kabul etmeye başladı. İnsan kaynakları alanında kariyer planlayanların yakından takip ettiği “Eğitimde İnsan Kaynaklarını Geliştirme Tezsiz Yüksek Lisans Programı”na başvurmak isteyenler, başvurularını 22 Haziran 2016 tarihine kadar yapabilecekler.

YÜKSEK LİSANS EĞİTİMİ SIRASINDA STAJ İMKANI

ODTÜ'nün uzun yıllardır devam ettiği insan kaynakları yüksek lisans programında yer alan bütün derslerde aktif öğrenme yaklaşımı benimseniyor ve öğrenilen bilgi ve becerilerin problem çözme yaklaşımı çerçevesinde uygulanmasına öncelik veriliyor. Bu amaçla derslerde; tartışma, grup çalışması, örnek olay incelemesi, alan uygulamaları gibi yöntemler kullanılarak, öğrencilerin yaşantıya dayalı öğrenme deneyimleri kazanmaları sağlanıyor. Ayrıca, programın son döneminde kurumların (kamu veya özel) insan kaynakları birimlerinde bir dönem staj yapan öğrenciler, kazandıkları bilgi, beceri ve tutumları gerçek ortamda daha kapsamlı bir biçimde uygulamaya koyabiliyor.

Eğitimde İnsan Kaynaklarını Geliştirme Tezsiz Yüksek Lisans Programı hakkında detaylı bilgi almak isteyen adaylar, programla ilgili daha ayrıntılı bilgilere ODTÜ Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitimde İnsan Kaynaklarını Geliştirme Programı web sitesinden (https://eds.metu.edu.tr/en/system/files/hrde_handbook.pdf) ulaşabilir. Adaylar, başvuru için bilgileri de ODTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü web sayfasında yer alan “Başvuru nasıl yapılır/How to apply?” (http://sbe.metu.edu.tr/how-apply) adresinden edinebilir.

25 Mayıs 2016 Çarşamba

ALES sonuçları açıkladı!

8 Mayıs 2016'da ALES'e giren adayların heyecanla beklediği sınav sonucu açıklandı. ALES sonuçları az önce ilan edildi. Peki ALES sonucu nasıl öğrenilir? İşte ÖSYM'nin sınav sonuç açıklama sistemi ve ALES sonuçları ile ilgili detaylar...

ALES sonuçları için beklenen gün geldi ve sonuçlar açıklandı. ALES 2016 ilkbahar dönemi sınavı 8 Mayıs 2016 Pazar günü yapıldı ve Türkiye’nin dört bir yanında adaylar Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi giriş sınavına girdi. ALES’e giren adaylar heyecanla ÖSYM’den gelecek ALES sonuçları açıklamasını bekliyordu. ÖSYM’nin sınav takvimine göre ALES sonuçları bugün 25 Mayıs’ta ilan ediliyor. Peki ALES sonuçları nasıl öğrenilir?

ALES SONUÇLARI İLAN EDİLDİ
Adaylar Ales sonuçlarını ÖSYM’nin Sonuç Açıklama Sistemi üzerinden ALES sonuçlarını öğrenebilecekler. Aşağıdaki adresten direkt olarak ÖSYM Sonuç Açıklama Sisatemi’ne erişebilirsiniz. ÖSYM sınav sonuçlarını sisteme yüklediğinde aşağıdaki bağlantı ile erişebileceğiniz sayfada ALES sonuçları başlığı açılacak. Söz konusu başlığa tıklayıp T.C kimlik numaranız ile ALES sonucunuzu öğrenebileceksiniz.

ALES SONUÇLARI TREND OLDU

8 Mayıs’ta sınava giren adayların heyecanlı bekleyişi Google’da da görülebiliyor. Öyle ki ALES sonuçları bugün Google’da trend oldu. ALES adayları sınav sonuçlarının açıklanıp açıklanmadığını, sonuçların ne zaman açıklanacağını merak ediyor.

ALES SORULARI VE CEVAPLARININ GÖRÜNTÜLENMESİ
Bilindiği gibi ÖSYM çatısında yapılan sınavların soruları ve cevapları herkesin erişimine açılmıyor. Ancak sınava başvuran adaylar AİS yani Aday İşlemleri Sistemi’ne giriş yaparak soru kitapçıklarının tamamını görebiliyorlar. ALES’te de ÖSYM, soruların %10’unu herkesin erişimine açarken adayların soru kitapçıklarını görebilmesi için AİS’te bir başlık açıyor. Aşağıdaki bağlantıdan direkt olarak AİS’e erişebilirsiniz.

ÖSYM’DEN ALES DUYURUSU
8 Mayıs 2016 tarihinde uygulanan 2016-ALES (İlkbahar Dönemi) Sınavının Temel Soru Kitapçığı, sınava başvuran adayların sınav sorularını inceleyebilmeleri amacıyla ÖSYM'nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden erişime açılmıştır. Sınava başvuran adaylar 10 gün süreyle ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr İnternet adresinden T.C. Kimlik Numaraları ve şifreleri ile soruların tamamına erişebileceklerdir. Sorular, Temel Soru Kitapçığı dizilimindedir.
Adaylara saygıyla duyurulur.

ÖSYM BAŞKANLIĞI

2016-ALES İlkbahar Dönemi Temel Soru Kitapçıkları (% 10)

ALES SINAVININ GEÇERLİ SAYILMASI

Bir adayın sınavının geçerli sayılarak cevap kâğıdının değerlendirilmesi için adayın;

-sınava, atandığı salonda girmesi,

-sınav başlamadan önce sınava giriş belgesini sınav görevlilerine teslim etmesi,

-kopya çekme veya çekilmesine yardım etme girişiminde bulunmaması,

-cevaplarını sınav süresi içinde cevap kâğıdına işaretlemiş olması,

-cevap kâğıdına T.C. Kimlik Numarasını ve soru kitapçığı numarasını doğru olarak yazıp
kodlaması,

-soru kitapçığı ile cevap kâğıdına yazması ve işaretlemesi gereken bilgilerinin doğru ve
eksiksiz olması,

-sınav sonunda soru kitapçığını (sayfaları eksiksiz olarak) ve cevap kâğıdını sınav görevlilerine
teslim etmesi,

-salonda sınav kurallarına ve sınav görevlilerinin uyarılarına uyması
ve diğer sınav kurallarına uyması zorunludur. Bu kurallara uymayan adayların sınavları iptal
edilecektir.

Belgeleri eksik veya geçersiz olduğu hâlde salon görevlileri tarafından yanlışlıkla sınava alınan veya
sınav kurallarına uymadıkları hâlde sınav düzenini bozmamak için salondan çıkarılmayarak sınava
devam ettirilen adayların sınavları, sınav tutanakları ve kamera kayıtları incelenerek geçersiz sayılır.
Sınav tutanaklarında herhangi bir kayıt veya tespit olmaması, kamera kayıtlarının incelenmesi neticesi tespit edilen kural dışı davranışlar sebebiyle adayın sınavının geçersiz sayılmasına engel teşkil etmez.

Sınav görevlisinin kusur veya ihmali söz konusu olduğunda kamera kayıtları esas alınır. Kusur veya
ihmali bulunan sınav görevlileri hakkında ilgili mevzuat doğrultusunda ayrıca işlem yapılır.
Sınav günü sınavın yapıldığı bina ve salonlarda görev yapan Sınav Görevlilerinin adaylara, aday
yakınlarına ya da başka üçüncü şahıslara herhangi bir tutanak veya rapor verme sorumluluğu yoktur.

23 Mayıs 2016 Pazartesi

2016 ÖSYS’de önemli değişiklikler

Yeni uygulamaları ve değişiklikleriyle 2016 ÖSYS'yi İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rehberlik Koordinatörü Murat Acet değerlendirdi.


2015 ÖSYS başvuru ve tercih süreci bir takım değişikliklere ve yeniliklere sahne olmuştu. Hukuk fakültesinin puan türünün TM-2'den TM- 3'e geçmesi, TM puan türlerinin katsayılarının hesaplanmasındaki değişiklikler, Tıp ve Hukuk Fakültelerine gelen “taban başarı sırası” uygulaması geçen yılın akılda kalan en esaslı değişiklikleriydi. ÖSYM ve YÖK 2016 yılında da sınav ve yerleştirme süreçlerinde iyileştirme ve yenileşme adına değişikliklere imza atmaya devam ediyor. Uygulamaya koyulan ve değişiklikler ve etkileri ise adaylar ve aileler tarafından en çok cevabı aranacak soru olacakmış gibi görünüyor.

Yeni uygulamaları ve değişiklikleriyle 2016 ÖSYS’yi İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rehberlik Koordinatörü Murat Acet değerlendirdi.

Acet, 2016 ÖSYS süreciyle ilgili ayrıntıları ve yeni uygulamaları kısa başlıklar halinde şöyle özetledi:

Sonuçların açıklanacağı tarih açıklandı 

ÖSYM bu yılki sınav takvimine 18 Temmuz 2016 tarihini LYS sonuçlarının açıklanacağı bir tarih olarak yerleştirerek geçtiğimiz yıllarda ne zaman açıklanacağına dair kesin bilgiler verilmeyen ve merakla beklenen süreci kesinleştirmiş oldu.

YGS Baraj puanı değişti
YGS' de 140 olan baraj 150'ye yükseltildi. Eski sistemde her testten 4'er toplam 16 soru yapan adaylar 140 barajını geçiyordu bu da toplam başarının %10 ‘ na karşılık geliyordu yeni baraj puanında ise her testten 5'er net toplamda 20 net yapan adaylar 150 puanı elde edebilecek bu da toplam başarının %12,5'na karşılık gelmektedir. LYS sınavına girmek için gerekli olan 180 Puan barajında herhangi bir değişiklik yapılmadı.

YGS'de en az bir puan türünde 150 ve üzeri puan alamayan adayların (sınavsız geçiş hakkı olanlar hariç), YGS puanları ile bir yükseköğretim programını tercih etme ve LYS'lere girme hakları olmadığı gibi bu adayların yerleştirme puanları (Y-YGS) puanları da hesaplanmayacak.
YGS'de 150,00000-179,99999 arası puan alan adaylar, LYS sınavlarına girme hakkı olmamakla beraber, sadece meslek yüksekokulu ön lisans programları ile açık öğretim programlarını tercih edebilecekler.

YGS puanlarından en az biri 180 ve daha fazla olan adaylar, LYS'lere girme hakkı kazanacak. YGS'de 180 ve üzeri puan alanlar, hem meslek yüksekokulu ön lisans programları ile açık öğretim programlarını hem de YGS puanı ile öğrenci alan lisans programlarını tercih edebilecekler.
Özel yetenek sınavıyla öğrenci alan yükseköğretim programlarına başvurabilmek için de YGS puanlarından en az birinin 150 ve üzeri olması gerekiyor.

Bölümlerin puan türlerine dikkat!
2015 yılında başta Hukuk olmak üzere bazı bölümlerin puan türleri değişmişti. Aşağıdaki listede 2016 ÖSYS'de puan değişiklik olan bölümler yer alıyor. Adayların bölümlerle ilgili değişikler için ÖSYM'nin sayfasında yayınlanan 2016 ÖSYS Kılavuzunu (2016-OSYS KILAVUZU) incelemeleri yararlı olacaktır.

Taban başarı sırası uygulamasının kapsamı genişletildi
2015 ‘te Tıp, Hukuk bölümlerine getirilen taban başarı sırası uygulamasının kapsamı bu yıl Mühendislik ve Mimarlık bölümleriyle genişletildi. Aşağıdaki tablo uygulamanın mevcut son halini göstermesi açısından adaylara ve ailelere faydalı olacaktır.

Tercih sayısı 30'dan 24'e düşürüldü
2010 yılında 24'den 30'a çıkarılan tercih sayısı bu yıl itibariyle eski uygulamaya dönülerek yeniden 24'e düşürülmüştür. Tercih ve yerleşme süreçlerinde yaşanan kayıt kayıplarının önlenmesinin amaçlandığı bu uygulamanın reel olarak çok büyük bir etkisi olmayacak gibi. Çünkü 2015 yılında adayların yaklaşık %2'lik kısmının 24 ve daha aşağıdaki tercihlerine yerleştiği göz önüne alındığında belirleyici ve adayları zora sokacak bir durum oluşmayacaktır.

Meslek Liselilere ek puan kalktı
Üniversiteye yerleşmede 30 Mart 2012 tarihinden sonra meslek liselerine kayıt yaptıran öğrenciler ek puan / katsayı alamayacaklar. Yani Meslek Lisesi, Öğretmen Lisesi ya da İmam-Hatip Liseli öğrencilerin ek puan avantajı artık olmayacak. Bu duruma ek olarak 2 yıllık Ön Lisans program kontenjanlarının %60'nın meslek lisesi öğrencilerine / sınavsız yerleşmeye , %40'nın YGS puanlı öğrencilere ayrılmış olması bu yıldan itibaren meslek liseli öğrencileri üniversiteli olma yolunda oldukça zorlayacak ve onları yeni arayışlara sürükleyecektir.

Konuyla ilgili detaylara ÖSYM'nin sayfasında yayınlanan 2016 ÖSYS Kılavuzu'ndan ulaşabilirsiniz.

18 Mayıs 2016 Çarşamba

Seviye Tespit Sınavı başvuruları için YÖK’ten ek süre

Yurt dışı yükseköğretim diplomaları denkliği için yapılacak 2016 Seviye Tespit Sınavına katılacak adaylardan başvuru yapamayanlar için, YÖK'ten ek süre geldi.


YÖK, 2016 Seviye Tespit Sınavı başvuruları için adaylara 3 gün ek başvuru süresi verildiğini duyurdu.

Yükseköğretim Kurulunca (YÖK), yurt dışı yükseköğretim diplomaları denkliği için yapılacak 2016 Seviye Tespit Sınavına (2016 STS) katılacak adaylara, 23-25 Mayıs tarihlerinde 3 gün ek başvuru süresi verildi.

YÖK’ten yapılan yazılı açıklamaya göre, 25 Nisan-6 Mayıs tarihleri arasında tamamlanan Seviye Tespit Sınavı başvuru süresi, adayların mağdur olmaması için uzatıldı.

Başvuru yapmayan adaylar, 23-25 Mayıs günlerinde Anadolu Üniversitesine “https://sinav.anadolu.edu.tr/sb/” genel ağ adresi üzerinden başvuru yapabilecek.

YÖK’ten konuya yönelik yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Kurulumuzca yapılmakta olan Seviye Tespit Sınavı (2016) başvuru süresi 25.04.2016- 06.05.2016 tarihleri arasında tamamlandı. Ancak başvuru sahiplerinin mağdur olmaması için 23-25 Mayıs 2016 tarihlerinde de 3 (üç) gün ek başvuru süresi verilmiş olup ilgililerin (başvuru yapamayan adayların) Anadolu Üniversitesine https://sinav.anadolu.edu.tr/sb/ Genel Ağ adresi üzerinden başvuru yapabilecekleri kamuoyuna duyurulur.”

12 Mayıs 2016 Perşembe

Kilis’te KPSS yapılmayacak

ÖSYM, 22 Mayıs Pazar günü düzenlenecek KPSS’nin Kilis’te yapılmayacağını, buradaki adayların başka illerdeki sınav merkezlerine yönlendirileceğini açıkladı.


Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) 22 Mayıs Pazar günü düzenlenecek. ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre, Kilis’te sınav düzenlenmeyecek ve adaylar başka illerdeki sınav merkezlerine yönlendirilecek. ÖSYM’nin açıklaması şöyle:

“İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü’nün yazısına istinaden, 22 Mayıs Pazar günü Kilis ilinde yapılacak olan 2016-Kamu Personel Seçme Sınavı’nın (2016-KPSS Lisans/Genel Yetenek-Genel Kültür, Eğitim Bilimleri) bu il dışındaki sınav merkezlerine kaydırılmasına karar verildi.”
Öte yandan ÖSYM, 22 ve 29 Mayıs 2016 tarihlerinde yapılacak KPSS lisans düzeyine başvuran adayların, sınav giriş belgelerini erişime açtı. ÖSYM’nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, adayların sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.  Adaylar, KPSS lisans düzeyi sınav giriş belgelerini, T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleri ile ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden edinebilecek.

9 Mayıs 2016 Pazartesi

KKTC’deki 50 bin Türk öğrenciye müjde!

YÖK, KKTC'de okuyan ve T.C vatandaşı olanların Türkiye'deki öğrencilerin faydalandığı indirim ve kolaylıklardan istifade edebileceğini duyurdu.


YÖK Başkanı Saraç'ın talimatıyla harekete geçen YÖK, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) eğitim alan T.C vatandaşı öğrencilere ve bu ülkede görev yapan akademisyenlere büyük kolaylık sağlayacak bir projeyi hayata geçirmeye hazırlandığını duyurdu. Buna göre KKTC’deki tüm öğrenci ve akademisyenlerin bilgileri YÖK bünyesinde yer alan YÖKSİS’e kaydedilecek ve avantajları da beraberinde getirecek.

YÖK, KKTC’de okuyan ve T.C vatandaşı olanların Türkiye’deki öğrencilerin faydalandığı indirim ve kolaylıklardan istifade edebileceğini müjdeledi. KKTC’deki tüm öğrenci ve akademisyenlerin bilgileri YÖK bünyesinde yer alan Yükseköğretim Bilgi Sistemi’ne (YÖKSİS) kaydedilerek, bu ülkede eğitimlerine devam eden yaklaşık 85 bin öğrenciden T.C vatandaşı olan 50 bine yakın öğrenci
Türkiye’deki öğrencilerin faydalandığı indirim ve kolaylıklardan istifade
edebilecek. Öğrencilerin Diploma Denklik ve öğrenci belgesi (YÖK), yurt ve kredi (KYK), sosyal güvenlik (SGK) ve askerlikle (TSK) ilgili işlemleri çok daha kolay ve kısa sürede tamamlanabilecek.

BİLGİLER YÖKSİS’E İŞLENECEK

Türkiye'deki üniversitelerde olduğu gibi KKTC üniversitelerinin birim bilgileri, mezun ve okuyan öğrenci ile akademisyenlerine ait bilgileri de Yükseköğretim Bilgi Sistemi’ne (YÖKSİS) işlenecek. Bu kapsamda Kuzey Kıbrıs üniversitelerinin öğrenci işleri, personel ve bilgi işlem dairesi başkanlarıyla YÖK'te iki günlük bir çalışma toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Kıbrıs'ta ki tüm öğrenci ve akademisyen bilgilerinin YÖKSİS’e girilmesi kararı alındı. Bu kapsamda Kıbrıs'taki üniversiteler ivedilikle bu bilgileri YÖKSİS'e girecek.

BİLETTE İNDİRİM İŞLEMLERDE KOLAYLIK

Çalışmayla birlikte Kuzey Kıbrıs'ta okuyan Türk öğrenciler YÖK’ün e-devlet kapısı üzerinden hizmete sunduğu uygulamaları kullanarak öğrenci belgesi ve mezun belgelerini alabilecek. Ayrıca
öğrenciler, veri değişim protokolleri kapsamında bilgi paylaşılan kurumların hizmetlerinden
daha rahat faydalanabilecek. Belediyelerden çok daha rahat paso alabilecek olan öğrenciler Türk
Hava Yolları’nın öğrencilere verdiği indirimlerden de yararlanabilecek. Kredi Yurtlar Kurumu,
Sosyal Güvenlik Kurumu ve Askerlik Dairelerindeki işlemleri çok daha kısa sürelerde tamamlanabilecek.

AKADEMİSYENLER DE SİSTEME DAHİL EDİLECEK

YÖK’ün gerçekleştirdiği çalışmayla, akademisyenler de sisteme dahil edilecek. Böylelikle
Türkiye'de görev yapan akademisyenlere sağlanan imkânlardan istifade edebilecekler. Örneğin
Kuzey Kıbrıs'ta görev yapan akademisyenler de, mart ayında uygulamaya açılan YÖK Akademik arama motoru üzerinden aranıp bulunabilecek. Bu akademisyenlere ait yayınlar, proje, patent, tez gibi pek çok bilgiye herkesin erişmesi sağlanacak. Bunun için akademisyenlerin YÖKSİS
üzerindeki özgeçmiş modülünden kendilerine ait özgeçmiş bilgilerini girmeleri yeterli olacak.

Üstün hayal gücü teknoloji ile buluşuyor

Anabilim Yaratıcılık Festivali, üstün hayal gücü ile teknolojiyi buluşturarak 2. kez sınırları zorlayacak.

Üstün yetenekli çocukları ülkenin özel sermayesi kabul eden ve destekleyen, hayata farklı pencerelerden bakan, yaratıcılıklarını keşfetmiş çocuklar yetiştirmeyi ilke edinen Anabilim, çocuklar ve ailelerinin katılımıyla renkli bir organizasyona imza atıyor. Bu yıl 2.si yapılacak olan “Yaratıcılık Festivali”, 14 Mayıs Cumartesi günü, 10:00 -17:00 saatleri arası, Anabilim Eğitim Kurumları Ataşehir Kampüsü'nde gerçekleşecek.

Anabilim Eğitim Kurumları’ndan, İstanbul ve civar illerden anasınıfı ve ilkokul çocuklarını bir araya getiren, yaratıcı festival, anne ve babalara çocukları ile birlikte keyifli zaman geçirme fırsatı sunacak.
Anabilim 3, 4 ve 5. Sınıflarında okuyan üstün yetenekli öğrencilerin hazırladığı gösteri ile başlayacak olan Anabilim Yaratıcılık Festivali, gün boyu yapılacak yarışmalar ve “Maker Çocuk”, “Go”, “Illustrasyon”, “Arttırılmış Gerçeklik”, “Edutech Tek Modelleme”, “Maharetli Eller” , “Body Perküsyon” , vb. atölye çalışmalarıyla devam edecek.

Intel Education katkılarıyla düzenlenen ve medya sponsorluğunu Power Türk'ün yapacağı Maker Çocuk Anabilim Yaratıcılık Festivali'nde; İstanbul Go Okulu, Edu Stem, Ponart, Smart Tek, 4m, Haliç Üniversitesi, İndi, Bic, Mariya Cookies, Marifetli Anneler, Devo Dergi ve Oyun, Artdeco, Balidu Parti Evi gibi sektörün öncü kurumlarıyla Anabilim Eğitim Kurumları bünyesinde çalışan eğitmenler tarafından hazırlanan toplam 34 atölye çalışması bulunuyor.

YARATICILIK AKILCILIKLA BİRLEŞECEK

Çok yönlü eğitim modeli üzerine çalışmalarını temellendiren Anabilim Eğitim Kurumları, European Talent Points'e (Avrupa Üstün Yetenek Noktası) kabul edildi. Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Macaristan, İrlanda, İtalya, Litvanya, Hollanda, Slovakya, Slovenya, İsviçre ve Türkiye gibi ülkelerin yer aldığı Avrupa Üstün Yetenekliler Konseyi (European Council for High Ability – ECHA) akreditasyonuna da kabul gördü.

Yaratıcılığın akılcılıkla birleşeceği, azmin- sabrın öneminin vurgulanacağı, hayal gücünün tasarıma dönüşüp teknoloji ile temas edeceği Yaratıcılık Festivali'ne kayıt yaptırmak için festival resmi web adresi http://yaraticilikfest.e-anabilim.com ziyaret edilebilir.

Özel liselere kayıtlar bu tarihler arasında

Öğrenciler, YEP ilanı ile yerleştirme işlemleri için tercihlerin alınmaya başlayacağı tarihler arasında özel okullara kayıt işlemlerini yapabilecek.


MEB Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında, Yerleştirmeye Esas Puanlar (YEP) açıklandıktan sonra özel okullara kayıt işlemlerinin başlatılacağını duyurdu.

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Kemal Şamlıoğlu, özel okullara kayıt takviminin 2016 Yılı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Uygulaması Tercih ve Yerleştirme e-Kılavuzu´nda yayımlanacağını ifade etti. Öğrencilerin, YEP ilanı ile yerleştirme işlemleri için tercihlerin alınmaya başlayacağı tarihler arasında özel okullara kayıt işlemlerini yapabileceklerini aktaran Şamlıoğlu, “Özel okullar, TEOG sisteminde yapılan merkezi sistem ortak sınavlarındaki derslerin tümünü veya bazılarını esas alarak bakanlık tarafından onaylanmış yönetmeliklerine göre öğrenci alabilecekler.” dedi. Ayrıca Şamlıoğlu, özel okullara kayıt yaptıran öğrencilere tercih ekranının açılmayacağını söyledi.

TAM BURSLULAR %5'LİK DİLİMDEN SEÇİLECEK

Özel okulların, Bakanlığın belirlediği kontenjan giriş takvimine göre yüzde 5'lik dilimden burslu öğrenci almak için sisteme öğrenci sayısı girişi yapabileceklerini de belirten Şamlıoğlu, “Özel okullarda yüzde 100 burslu okutulacak öğrenciler, Bakanlıkça puan üstünlüğü esasına göre yüzde 5'lik dilimden seçilecek. Yerel şartları dolayısıyla, Türkiye genelindeki ilk yüzde 5'lik dilimden öğrenci alamayan özel okullar, tam bursluluğa karşılık gelen boş kontenjanlarını il genelindeki ilk yüzde 5´lik dilimden karşılayabilecekler. Özel okullarda öğrenimi süresince burslu olarak okutulacak öğrenci, başarısı devam ettiği sürece bu haktan yararlandırılacak. Herhangi bir şekilde kurumdan ayrılan burslu öğrencilerden öğrenim gördüğü süre için ücret talep edilmeyecek.” dedi. Sözcü

5 Mayıs 2016 Perşembe

Bakan Avcı: Suriyeli eğitiminde Avrupa’yı geçtik!

Bakan Avcı: "Avrupalılar ve AB ülkeleri aldıkları mültecilerden 300 binini eğitime almakla övüneceklerine Türkiye'nin yaptıklarına baksınlar"


Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Türkiye´nin AB üyesi ülkelerin eğitime aldığı sığınmacı çocuktan çok daha fazlasına kendi imkanlarıyla eğitim imkanı sağladığını belirterek, “Bu çabaların bilinmesi gerekiyor. İnsanlar bir yaptığını beş anlatıyor ancak maalesef biz, 10 yaptığımızı bir anlatamıyoruz“ dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Brüksel´de yapılan Avrupa Konseyi Eğitim Bakanları 25. Daimi Konferansı´na katıldı. Bakan Avcı, konferansın ilk günü sonunda gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Konferansın bu seneki ana temasının “eğitimde demokrasi kültürünün kazandırılması” ve “terörizme varan aşırılıkların eğitim yoluyla nasıl önlenebileceği” olduğunu söyleyen Bakan Avcı, “Dolayısıyla bizim de bu konuda söyleyebileceğimiz, epeyce de söylediğimiz söz var. Bugün işte bunu toplantılarda dile getirme şansımız oldu.” dedi.

“ÖRGÜN EĞİTİMDEKİ SURİYELİ ÇOCUK SAYISI 450 BİN OLACAK”

Türkiye´nin konferansta vurguladığı temel konulardan birinin, mülteciler meselesi olduğunu söyleyen Bakan Avcı, şöyle konuştu: “Türkiye´nin bu konuda neler yaptığını, nasıl yaptığını ayrıntılı olarak anlatma fırsatımız oldu. Buna, buranın ihtiyacı olduğunu bir kez daha gördük. Biz ne yazık ki, ülke olarak yaptıklarımızı yeterince duyuramıyoruz, tanıtamıyoruz. Toplantının açılışında Avrupa Konseyi´nin genel sekreteri, Avrupa´da 300 bin mülteci çocuğunun eğitime alındığını büyük bir başarıymış gibi anlattı. Evet, bu doğru. Fakat 300 bin çocuk, sadece AB üyesi ülkelerin eğitime aldığı, bütün Avrupa´nın da değil, mülteci çocukların toplamı. Buna karşın Türkiye´de şu anda 830 bin eğitim çağında Suriyeli çocuk var. Bu çocuklardan 330 binini Türkiye bugün örgün eğitime almış durumda. Bu yılsonu itibarıyla bunu 450 bine tamamlamayı planlıyoruz.”

Mültecilere eğitim imkânı sağlanmasında, uluslararası kurumlar daha aktif olmalı
Türkiye´nin çocukların dışında yetişkinlere de eğitim imkanı sağladığını vurgulayan Bakan Avcı, bu çabaların da, buralarda bilinmesi gerektiğini ifade ederek, “İnsanlar bir yaptığını beş anlatıyor ancak maalesef biz, 10 yaptığımızı bir anlatamıyoruz. Onun için bu toplantı bu bakımdan iyi oldu.” diye konuştu. AB gibi uluslararası kurumların mültecilere eğitim imkanı sağlanmasında daha aktif olması gerektiğini ifade eden Bakan Avcı, “UNICEF, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin de yapmış olduğu katkılar yok değil. Ancak olayın büyüklüğüyle karşılaştırdığınız zaman bu katkılar ne yazık ki yeterli olmuyor. Avrupalılar ve AB ülkeleri aldıkları mültecilerden 300 binini eğitime almakla övüneceklerine, Türkiye´nin ne yaptığına bakmalarında, kendilerinin Türkiye´ye nasıl destek olabileceğini düşünmelerinde yarar var.” ifadesini kullandı.

“TÜRKİYE YAPTIKLARIYLA EĞİTİMDE DE SAĞLIKTA DA  AVRUPA’YI GEÇTİ”

Sorunun sadece Türkiye ya da bölgenin de sorunu olmadığını vurgulayan Bakan Avcı, “Eğer bu çocuklar gereği gibi eğitilmezlerse, eğitim almazlarsa, bu insanların sorunları insan onuruna yakışır biçimde çözülmezse orta vadede, hatta orta vadeyi bile beklemeden, Avrupa´da çok daha büyük sıkıntılara neden olur. Bunun anlatılması gerekiyor. Yapmaya çalıştığımız da bu.” diye konuştu. Bakan Avcı, Türkiye´nin sadece eğitim alanında değil, sağlık gibi diğer alanlarda da yaptıklarıyla Avrupa´nın yaptığının kat kat üzerinde bir iş gerçekleştirdiğini sözlerine ekledi.

“AVRUPA’YA İSLAMOFOBİ UYARISI”


Konuşmasında İslamofobinin tehlikelerine de dikkat çektiğini kaydeden Bakan Avcı, “Buralarda çok yaygın eğilimlerden bir tanesi de, Müslüman kitleleri terörizm faaliyetlerinden sorumlu tutan bir söylem geliştirilmeye çalışılması. Oysa işinde, gücünde olan, mazbut insanların sadece kılık ve kıyafetlerine bakılarak veya sadece kökenlerine bakılarak Müslüman oldukları için bu tür terörist saldırılardan onların da sorumlu olduğu gibi bir muameleye tabi tutulmaları kabul edilemez. Bunu buradakiler tarafından bir kez daha bilinmesinde, uyarılmasında ve bu konuda kamuoyu duyarlılığının artırılmasına yarar var.” değerlendirmesini yaptı. Bakan Avcı, Avrupa kamuoyunun Müslümanlarla hangi dinden veya ırktan olursa olsun teröristleri birbirinden ayırması ve bu iki kavramı yan yana kullanmaması gerektiğinin altını çizdi. Sözcü

"Uyarıcı ilaçlar psikoza neden olabilir"

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite tedavisi için kullanılan uyarıcı ve dikkat artırıcı ilaçları sınavlar öncesi çalışma dönemlerinde kullanan gençlerin ruh sağlığında bozulma olduğu bildirildi. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazan Aydın: "Her zaman dikkatin artması ve uykusuz kalmak iyi bir şey olmayabiliyor çünkü bu ilaçların aynı zamanda uyarıcı özellikleri var. İhtiyacı olmayan birinin kullanması durumunda psikoza varan tablolar olabilir." 



Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazan Aydın, gençlerin önemli sınavlar öncesi uyarıcı ilaçlar kullanıp dikkat artırmaya ve daha az uyumaya çalıştıklarını belirterek "Her zaman dikkatin artması ve uykusuz kalmak iyi bir şey olmayabiliyor çünkü bu ilaçların aynı zamanda uyarıcı özellikleri var. İhtiyacı olmayan birinin kullanması durumunda psikoza varan tablolar olabilir." dedi.

DİKKAT ARTIRICI İLAÇLAR KULLANILIYOR

Prof. Dr. Aydın, bazı gençlerin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu nedeniyle birtakım uyarıcı, dikkat artırıcı ilaçlar kullandıklarını ifade ederek bunların büyük bir kısmının özel reçete ile verilen ilaçlar olduğunu söyledi.

REÇETESİZ ALINMAYACAK İLAÇLAR ALINIYOR

Eczaneden bu ilaçları reçetesiz almanın mümkün olmadığını ancak bu ilaçların bir şekilde temin edildiğini dile getiren Aydın, ilaçların kötü niyetle suistimal edildiğini düşündüklerini aktardı.
Aydın, ilaçların gençler arasında dikkatin artması için Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı (YGS) gibi önemli sınavlardan önce kullanıldığını vurgulayarak şöyle devam etti:

"Her zaman dikkatin artması ve uykusuz kalmak iyi bir şey olmayabiliyor çünkü bu ilaçların aynı zamanda uyarıcı özellikleri var. İhtiyacı olmayan birinin kullanması durumunda psikoza varan tablolar olabilir. Daha öncesinde veya ailesinde ruhsal hastalık olan bir insanın özellikle çok dikkatli olması lazım. Bu ilaçların kullanılmasından önce mutlaka bir doktor muayenesinden geçmesi ve onun onayını alması gerekiyor."

"PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRDIĞIMIZ GENÇLERİMİZ OLDU"

Aydın, uyarıcı ilaçların bir kısmının bağımlılık yapma potansiyeli bulunduğunu, bu nedenle özel reçeteye tabi olduklarını belirtti.

Hasta olmayan bir kişinin bu ilaçları alması durumunda bağımlılık riskinin ve bıraktığı zaman da sıkıntılı durumlar yaşama ihtimalinin çok daha yüksek olduğuna dikkati çeken Aydın, şunları söyledi:
"Gençlerimiz çalışma dönemlerinde uyarıcı ilaçları kullanarak uyanıklık süresini arttırıyorlar, daha az uyuyorlar. Bu tür ilaçları kullandıkları için zaman hezeyan ve halüsinasyon tarzı şikayetlerin ortaya çıktığı vakalarımız oldu. Hatta, maalesef psikiyatri kliniğine yatırarak tedavi etmek zorunda kaldığımız gençlerimiz oldu."

"UYKUYU GEREKTİĞİ KADAR ALMAK GEREKİYOR"

Prof. Dr. Aydın, söz konusu ilaçları kullanan gençlerin uykusuz kalarak vakti daha çok değerlendirdiklerini ve çok şey öğrendiklerini düşündüklerine işaret ederek uykusuz kalmanın çok yanlış olduğunu vurguladı.

Beynin uyku sırasında gereken işlemleri yaptığını anlatan Aydın, şunları kaydetti:
"Çünkü, hafızamızı sağlayan maddeler uyku sırasında salgılanıyor. Alınan bilgilerin işlenmesi, yerleştirilmesi ve kullanılması için depolanması uyku sırasında olan faaliyetler. Onun için de uykuyu gerektiği kadar almak gerekiyor. Uyarıcı ilaçlarla uykusuz kalmaktansa gündüz uyanık kalıp gündüzü iyi bir şekilde değerlendirip özellikle molalar vererek dikkati arttıracak bedensel hareketler yapılması çok önemli. Geceyi de uyuyarak geçirmeye çalışmaları, daha etkili bir çalışma ve daha etkili bir kayıt sistemini sağlıyor." Hürriyet

“3 milyon 697 bin 698 öğrenci açıktan okuyor”

Bakan Avcı: "Bakanlığımıza bağlı açık öğretim okullarında ortaokul, lise ve mesleki lise olmak üzere 3 milyon 697 bin 698 kayıtlı öğrencimiz var"


Bakan Avcı, katıldığı Açık Öğretim Okulları Diploma Töreni'nde de eğitim sistemine yönelik çarpıcı açıklamalarına devam etti. “Bakanlığımıza bağlı açık öğretim okullarında ortaokul, lise ve mesleki lise olmak üzere 3 milyon 697 bin 698 kayıtlı öğrencimiz var” diyen Avcı, açık öğretim okulu diplomalarının örgün eğitimdeki diplomalardan farkı olmadığını söyledi.

Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, MEB Şura Salonu’nda, Açık Öğretim Okulları Diploma Töreni'ne katılarak mezun olan öğrencilere diplomalarını verdi.

Törende konuşan Bakan Avcı, Açık Öğretim Okulları’nın bir şekilde örgün eğitimlerine devam edemeyenler için daima açık tutulan “eğitim kapısı” ve eğitimin her yaşta devam edebileceğinin göstergesi olduğuna dikkati çekerek açık öğretim okullarına övgü yağdırdı.

“TEKNOLOJİK İMKANLAR AÇIK ÖĞRETİM KAVRAMINI DAHA DA GÜÇLENDİRDİ”

Avcı, “Açık öğretim okulları yarıştan kopmayanların, eğitimlerini devam ettirme azmini yitirmeyenlerin okullarıdır. Hayatın getirdiği bazı zorluklara takılmayanların, bütün engellere rağmen öğrenimlerine devam etme gayreti gösterenlerin okullarıdır. Bu sebeple açık öğretim okullarından mezun olmak takdire layık bir başarıdır.” diye konuştu. Bakan Avcı, eğitimi sadece okullarda, belli bir yaşta başlayıp, biten bir şekilde görmenin, zamanın ruhuna aykırı olduğunu belirterek, insanın bütün hayatı boyunca öğrenmeye devam ettiğini, her yaşta öğrendiklerine yeni bilgiler ilave ettiğini bildirdi.

Teknolojik imkanların devreye girmesiyle açık öğretim kavramının daha da güçlendiğini vurgulayan Bakan Avcı, “açık akademi” kavramının giderek ön plana çıktığını söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığının 1992’den itibaren açık öğretim faaliyetlerini düzenlediğini, Anadolu Üniversitesi bünyesinde de 1982’de kurulan Açık Öğretim Fakültesinin hizmet verdiğini anımsatan Avcı, bugün birçok üniversitenin uzaktan eğitim metoduyla çok sayıda öğrenciye eğitim verdiğini belirtti.

“UZAKTAN EĞİTİMLE DAHA GÜÇLÜ İNSAN KAYNAĞI”

Başta açık öğretim kurumları olmak üzere uzaktan eğitim alanların, ülkenin insan kaynağının daha güçlü olmasına katkı sağladığını aktaran Bakan Avcı, “Bakanlığımıza bağlı açık öğretim okullarında ortaokul, lise ve mesleki lise olmak üzere 3 milyon 697 bin 698 kayıtlı öğrencimiz var. Bunların 1 milyon 554 bin 24´ü aktif olarak eğitime katılıyorlar. 2014- 2015 yılı itibariyle mezun öğrencilerimiz 180 bini aşmış durumda.” ifadelerini kullandı. Bakan Avcı, açık öğretim hizmetlerinden, hükümlü, engelli ve yurt dışında çalışan vatandaşların da yararlandığını belirterek, 23 bin 903 hükümlü-tutuklu, 10 bin 540 engelli, 6 bin 119 yurt dışında yaşayan vatandaşın bu sistem üzerinden eğitimlerine devam ettiğini aktardı.

“ÖRGÜN EĞİTİM DİPLOMALARINDAN BİR FARKI YOK”

Kayıtlı öğrenciyle aktif öğrenci arasındaki farklara da değinen Bakan Avcı, öğrencilerin mezuniyet için teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. Bakan Avcı, “Açık öğretim okullarımızdan alınan diplomaların örgün eğitimdeki diplomalardan hiç bir farkının olmadığını, örgün eğitim diploması olanlarla açık öğretim diploması olanların aynı haklara sahip olduğunu hem öğrencilerimize hem de kamuoyuna daha iyi anlatmamız gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu. Sözcü