30 Aralık 2015 Çarşamba

İstanbul'da okullar yarın tatil mi?

İstanbul'u sabah saatlerinden itibaren etkisi altına kar yağışı, her geçen saat etkisini arttırıyor. Kent genelinde yüz binlerce öğrenci ve velinin gözü ise İstanbul Valiliği'nden gelecek açıklamada.

Merakla beklenen 'İstanbul'da kar tatili' açıklaması henüz gelmedi ancak yılın son gününde kar tatili bekleyen öğrencilerin gözü kulağı İstanbul Valiliği'nin ve Vali Vasip Şahin'in sosyal medya hesaplarında...
Tatil taleplerini esprili bir dille Twitter üzerinden Vali Şahin'e ileten öğrencilerin, dileklerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ise önümüzdeki saatlerde belli olacak.

29 Aralık 2015 Salı

Öğrencilere sömestir tatili müjdesi!

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, öğretmenlere atandıkları yerde görevlerini devam ettirmeleri için ilave birtakım imkanlar sağlayacaklarını söyledi. Şubat ayında 30 bin öğretmen ataması yapacaklarını belirten Avcı, "Sömestir tatilinde çocuklara ödev verilmemesi için öğretmenleri uyaracağız" dedi. Nabi Avcı, "Asıl radikal değişiklikleri önümüzdeki dönemlerde peyderpey yapacağız" değerlendirmesinde bulundu.

Milli eğitim Bakanı Nabi Avcı, bir televizyon programının canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Şubat ayındaki öğretmen atamalarıyla ilgili bir soru üzerine Avcı, şubat ayında 30 bin öğretmen ataması yapacaklarını kaydetti.

"30 bin atama, Doğu Anadolu bölgesine mi olur?" sorusu üzerine Avcı, şu anda doğu bölgelerindeki öğretmen açığının Türkiye geneliyle eşitlendiğini söyledi.

Avcı, öğretmen yoğunluğu olarak bazı doğu illerinin batı ve orta anadolu illerini geçtiğini dile getirerek, buradaki sorunun eş durumundan tayinlerle bu dengenin sürdürülememesi olduğunu ifade etti.

Bu tayin sirkülasyonunu belli bir düzene oturtmak için çeşitli çalışmalar yapacaklarını kaydeden Avcı, "Öğretmenler atandıkları yerde görevlerini devam ettirmeleri için arkadaşlarımıza da ilave birtakım imkanlar sağlayacağız. Yani kuru kuru mecburiyet çok işe yaramayabilir, doğru da olmayabilir. Ancak maddi manevi özendirici birtakım tedbirlerle çeşitli bölge ve okullarımızda hizmet veren öğretmen arkadaşlarımızı en azından 4 yıl kesintisiz olarak başladığı okulda görevini devam etmesini istiyoruz" ifadesini kullandı.

Avcı, velilere karne açıklamasına ilişkin soru üzerine, bu karnenin bir bilgi notu olarak da algılanabileceğini belirterek, velilerin okulla, öğretmenlerle ve dolayısıyla çocuklarıyla daha yakından ilgilenmelerini sağlamaya çalıştıklarını kaydetti.


"Asıl Radikal değişiklikleri önümüzdeki dönemlerde yapacağız"


Ders yılı içerisinde de öğrencilere çok fazla ödev yüklediklerinin farkında olduklarını vurgulayan Avcı, "Sömestir tatilinde çocuklara ödev verilmemesi için öğretmenleri uyaracağız. Aslında sadece sömestir tatilinde değil, eğitim yılında da ödev yükü fazla. Bununla ilgili talim terbiye komisyonlarımızda da çalışmalarımızı yapıyoruz. Daha da hafifleteceğiz. Ama asıl radikal değişiklikleri önümüzdeki dönemlerde peyderpey yapacağız" değerlendirmesinde bulundu.

Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Karsak: Kimsenin sabrı kalmadı

Galatasaray Üniversitesi’nin tarihi binasında 22 Ocak 2013’te çıkan yangının ardından restorasyon çalışmaları bir türlü başlayamayınca geçen ekim ayında geçici ahşap çatı yapılmasına karar verildi. Geçici çatının bu ay sonunda bitmesi öngörülüyor. Rektör Prof. Dr. Ertuğrul Karsak, “Üç yıl çok uzun bir süre. Bir an önce uyuşmazlığın çözülmesini hedefliyoruz. Artık kimsenin beklemeye sabrı kalmadı” dedi.

Galatasaray Üniversitesi’nin 142 yıllık tarihi binası, 22 Ocak 2013’te çıkan yangın sonrası kullanılamaz hale geldi. Feriye Sarayları olarak da bilinen ve Çırağan Sarayı’nın müştemilatı olan tarihi binanın restorasyonu yaklaşık üç yıldır bekliyor. Birinci derece kültür varlığı statüsündeki binanın tadilatına başlanması için 3 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan onaylı proje çıkması gerekiyor. Ancak yangından sonra ortaya konulan projelerin kurul tarafından onaylanmamasının ardından 10 Haziran 2015’te müellif mimar Sinan Genim de istifa etti. Bu durum restorasyon sürecini daha da belirsiz hale getirdi. 2015 Nisan ayında Galatasaray Üniversitesi Rektörlük görevine gelen Prof. Dr. Ertuğrul Karsak, binanın daha fazla zarar görmemesi için Koruma Kurulu kararı uyarınca, ihale yoluyla üniversite bütçesinden yaklaşık 1 milyon 100 bin lira bedelli geçici ahşap çatı inşaatına başlandığını açıkladı. Restorasyonla ilgili en kısa sürede uzlaşma sağlanması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Karsak, süreci ve gelinen noktayı Hürriyet’e anlattı

Yangının ardından şimdiye kadar nasıl bir süreç izlendi?

- Yangından sonra Galatasaray Eğitim Vakfı, binanın restorasyonuna talip oldu. 30 Nisan 2013’te üniversite ile vakıf arasında protokol yapılarak binanın restorasyon işi vakfa devredildi. Vakfın, üniversiteye göre birçok esnekliği vardı ve bir bağış kampanyası düzenlendi. Yaz aylarında söküm ve temizlik işleri yapılarak proje çalışmaları başladı. İlk önce rölöve (yapının bütün boyutlarını ölçerek plan, kesit ve görünüşünü yeniden çıkarma) ve restitüsyon (yeniden tasarlama) projeleri hazırlandı ve bunlar 2014 yılı başında 3 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandı. Ardından restorasyon avan projesi kurula teslim edildi ve onaylandı. En son aşama olan restorasyon uygulama projesi yine vakfın seçtiği proje müellifi olan mimar Sinan Genim tarafından hazırlanıp Kurul’a teslim edildi. Ancak Haziran 2014’te bu projenin onaylanmadığı bilgisi ve gerekçesi geldi. Nisan 2015’te rektör olarak göreve başladım. Hemen Prof. Dr. Haluk Sezgin, Dr. Doğan Hasol ve Yüksek Mimar Köksal Anadol’dan oluşan bir komisyon kurduk. Proje müellifi mimar Sinan Genim ve vakıf yetkilileriyle toplantılar yaptık. Genim, revize proje hazırladı ve bunu 13 Mayıs 2015’te Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na sunduk. Kurul projeyi inceledi ve projede hâlâ uygun görmediği yerlerin olduğunu söyledi. Bu da onaylanmayınca Sinan Genim, Kurul’a 10 Haziran’da proje müellifliğinden ayrıldığını bildiren bir yazı göndermiş. 2015 yazında restorasyonu başlatmak istiyorduk, Genim ayrılınca proje çıkmaza girdi ve Koruma Kurulu’nun ilk başta yapmamızı istediği geçici çatıya ağırlık verdik. Ekim sonunda 1 milyon 100 bin lira bütçe ile çalışma başlatıldı. Bu ay sonunda çatının bitmesi öngörülüyor.

Sorunun temel kaynağı nedir?

- Görüş ayrılıkları nedeniyle bu kadar çok zaman geçti. Kurul, “Bu bir kültür varlığı ve biz bunu her şekilde korumak istiyoruz” diyor. Proje müellifi mimar Genim ise, “Tamam, ama sonuçta burası 80 yılı aşkın süredir eğitim kurumu ve bunu biz 150 yıl önce yapıldığı şekilde inşa edemeyiz” diye konuşuyor. Aradaki görüş ayrılığının temeli, bu.

“Bina otel olur” endişelerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yapı, başka bir amaçla kullanılabilir mi?

- Benim böyle bir endişem şu an itibariyle yok. Ancak bizim binamızı artık zaman kaybetmeden restore etmemiz gerekiyor.

Mimar değişirse yol alınır mı?

- Bence mevcut mimar da adım atarsa yol alınır. Mimar değişirse de yol alınır. Proje müellifinin işvereni GS Eğitim Vakfı. Bu protokol yürürlükte olduğu sürece üniversite müdahale edemez. Herhalde vakıf aynı mimarla devam etmek istiyor. Çünkü 10 Haziran’dan bugüne yaklaşık 6 ay geçti ve halen başka bir mimar vakıf tarafından görevlendirilmedi. Bizim için önemli olan mimarın kim olduğu değil, bir an önce Koruma Kurulu tarafından onaylanan projeye sahip olmamız. Sinan Genim ile defalarca görüştüm ve diyaloga önem veriyorum ama Genim’in iş vereni değilim. Protokol uyarınca mimara vakıf karar verir.

Bina için ne kadar bağış toplandı?

- Bildiğim kadarıyla bağış kampanyasıyla 4.6 milyon lira elde edildi. Ayrıca yangından hemen sonra 2 kişinin 10’ar milyon lira vermeyi taahhüt ettiği biliniyor. Finansal kaynak sorunu olmadığını düşünüyorum. Böyle bir binaya birçok kişi bağış yapmak ister ama insanlar somut ilerleme de görmeyi umar.

Bu süreçte iyi niyetten şüphe ettiğiniz oldu mu?

- Mimar, vakfa karşı istifa etmiş değil. Vakıf böyle bir istifanın kendilerine ulaşmadığını söylüyor. Sinan Genim bu istifayı Koruma Kurulu’na göndermiş. Alışılagelen uygulamada, istifa ediliyorsa bu görevi veren kuruma istifa mektubu gönderilir. Ama burada Koruma Kurulu’na gönderiliyor. İnan Kıraç çok iyi bir Galatasaraylı. Ben onun da işin bir an önce çözülmesini istediğine yürekten inanıyorum. Biz de bunu içtenlikle istiyoruz. Bazı yerlerde yorum farkı var ama herkesin iyi niyetli olduğunu düşünüyorum.

“Bu kadar köklü bir kurum neden üç yıldır adım atmıyor” eleştirileri var. Üniversite ne istiyor?

- Üç yıl çok uzun bir süre. Elimizde şu an onaylı bir proje bulunmuyor. Kurul projede düzeltmeler istiyor, ancak bunlar çeşitli nedenlerle yapılmıyor. Şu an çatının tamamlanmasıyla bir an önce uyuşmazlığın çözülmesini hedefliyoruz. Artık bekleyecek vaktimiz yok. Ocak 2016 itibariyle proje müellifi mimar bu işe devam edecekse en kısa sürede proje sonuçlandırılmalı. Devam etmeyecekse başka birinin görevlendirilip proje üzerinde çalışması uygun olur. Gerçekten uzun süre geçti, artık kimsenin beklemeye sabrı kalmadı. Bir an önce restorasyona başlanması gerekiyor. Anlaşmazlıkları bir kenara koyup olayı kişiselleştirmeden, gurur meselesi yapmadan çözüm bulmamız lazım. Amacımız 22 Ocak 2016’dan önce proje üzerindeki revizyonları gerçekleştirerek, 2 yılda restorasyonu tamamlamak ve binamızı eğitim hizmetini verecek hale getirmek.

Yükseköğretimdeki yenilikler

YÖK’ün son dönemde yaptığı çalışmalar arasında yer alan fakültelere baraj sınırlandırması getirilmesi üniversitemizi  etkilemedi. Ancak bu uygulamaya taraftarım. Bazı üniversitelerde öğrenciler arasında uçurumların olduğunu duyuyoruz. Bu nedenle uygulamayı olumlu buluyorum. Üniversitelerde farklı görüşlerin, renklerin olması bir zenginlik. İfade özgürlüğü çok önemli. Akademik özgürlük bir üniversite için olmazsa olmaz. Türkiye’de üniversite sayısında nicelik olarak artış oldu ama artık niteliğe odaklanılmalı. Üniversitelerin uluslararasılaşma süreci daha fazla ön planda tutulmalı.

28 Aralık 2015 Pazartesi

Yılbaşı hediyesi alan öğretmen yanacak

Milli Eğitim Bakanlığı okullara gönderdiği ‘hediye alma yasağı’ konulu yazıda personelin ‘yeni yıl bahanesiyle’ hediye kabul etmemesini istedi. Buna göre öğretmenler de dahil olmak üzere yasağa uymayanlara inceleme başlatılacak. Konu sosyal medyada tartışma başlattı.

Millî Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü, 21 Aralık’ta okullara ‘Hediye alma yasağı’ konulu yazı gönderdi. Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun 15 Aralık tarihli yazısı üzerine gönderilen ve ‘Kamu görevlilerine yılbaşı, bayram, özel gün bahane edilerek hediyeler verildiği’ belirtilen yazıda, bu uygulamanın devlet kurumlarında ‘yozlaşma algısına’ neden olduğu savunuldu. 657 sayılı kanuna göre hediye almanın yasaklandığı hatırlatılan yazıda, aksi durumda gerekli incelemenin başlatılacağı vurgulandı. Yılbaşı nedeniyle hediye konusunda kurum personeline gerekli bilgilendirmenin yapılması istenen ve MEB Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik imzasıyla eğitim kurumlarına gönderilen yazıda şu ifadeler yer aldı:

‘İTİBAR VE GÜVENİ SARSIYOR’

“Kamu görevlilerine bazı özel kişi, kuruluş, şirket ve benzeri teşekküllerce veya kamu kurumlarının denetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca, özellikle yılbaşı, bayram ve diğer özel günler bahane edilerek hediyeler verildiği, bunun kamu görevlilerine duyulan itibar ve güvenin sarsılmasına, kamu kurumlarında yozlaşma algısına sebep olduğu Başbakanlığın yazısı ile bildiriliyor. Söz konusu yazıda kamu görevlilerinin hediye almasının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 29’uncu maddesi Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Ulusal ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin15’inci maddesi ile yasaklandığı, yasağa uyulmaması halinde gerekli incelemenin yapılması isteniliyor. Yaklaşan yılbaşı nedeniyle hediye konusunda ilgili yazı doğrultusunda kurum personeline gerekli bilgilendirmenin yapılmasını rica ederim.”

“Yasak hatırlatması” sosyal medyada tartışma yarattı. Kimi yorumcular öğretmenlerin de kamu görevlisi olduğunu belirterek hediye vermenin “rüşvetten farkı olmadığını” savundu. Bazı sosyal medya kullanıcıları ise öğrencilerin sevgilerini ifade etmek amacıyla öğretmenlere sembolik hediyeler bile vermesinin yasaklandığını ve bunun yanlış olduğunu vurguladılar.Hürriyet

25 Aralık 2015 Cuma

KPSS iddianamesi kabul edildi

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 10 Temmuz 2010'da yapılan KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 230 şüpheli hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kabul ettiği KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin iddianamede, soruşturmaya konu edilen 3 bin 227 adaydan bin 148'i arasında akrabalık bağının bulunduğu, 896'sının karı-koca olduğu ve 2 bin 690'ının aynı kurum/firmada çalıştığı belirtildi.

İddianamede, 294 bin 909 adayın katıldığı 2010'daki KPSS Eğitim Bilimleri sınavının usulsüzlükler nedeniyle iptal edilerek yeniden yapılmasıyla, devletin 9 milyon 111 bin 138 lira 13 kuruş zarara uğradığına yer verildi. Genel Yetenek-Genel Kültür sınavına 807 bin 892 adayın katıldığı belirtilen iddianamede, YÖK Denetleme Kurulunun, Genel Yetenek alanı sorularının da binlerce adaya sızdırıldığına dair raporuna rağmen, bu alanın iptal edilmemesiyle sayıları henüz kesin bilinmemekle beraber binlerce kişinin bu alan puanıyla haksız şekilde devlet memuru olduğu bildirildi.

24 Aralık 2015 Perşembe

Veliler de karne alacak

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, öğrencilerin yanı sıra velilere de karne verilmesi için çalışma başlattıklarını söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığı, velilere de öğrenciler gibi karne verecek.
Açıklama, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'dan geldi.
TRT Haber'de katıldığı programda konuşan Avcı, velilere karne verilmesi için çalışma başlattıklarını açıkladı.
Avcı, veli karnesinde, velinin kaç gün okula geldiği, öğretmenlerle görüşüp görüş-mediği, okul aile birliği toplantılarına katılıp katılmadığı gibi bilgilerin yer alacağını söyledi.
Bakan, velilerin de okullara yönelik karne verebileceğini ve bu şekilde okulların da denetleneceğini belirtti. ntvmsnc

Çalışan üniversiteliye müjde

Kredi ve Yurtlar Kurumu, çalışan öğrencilerin de burs ve kredi alabilmesini sağlayacak bir düzenleme yaptı.

Bundan böyle çalışan öğrenciler de kredi ve burs alabilecek.
Yüksek Öğretim Kredi ve Yurtlar Kurumu, Burs ve Kredi Yönetmeliği'nde yaptığı değişiklikle çalışan öğrencilerin kredi ve burs imkanından yararlanmasının önü açtı.
Buna göre, öğrencinin asgari ücret düzeyinde sürekli bir işte çalışması halinde kredi ve bursu kesilmeyecek.

Bakan Avcı'nın sözleri sonrası 'el yazısı' tartışması tekrar gündemde

Geçen ekim ayında Change.org’da veliler tarafından kaldırılması yönünde imza kampanyası başlatılan ilkokulda el yazısıyla ilgili tartışmalar, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın el yazısının doğru bir uygulama olduğunu söylemesiyle yeniden alevlendi. “Ne kadar zor öğrenirseniz bazı şeyleri, o kadar kıymetli olur, o kadar kalıcı olur” sözleriyle uygulamaya destek veren Bakan Avcı, ortaokul öğretmenlerinin de el yazısı konusunda yeniden hizmet içi eğitime alınması gerektiğini vurguladı.

Bunun üzerine bir anket çalışması yapan Türk Eğitim-Sen, öğretmenlerden de görüş aldı. Dayatma ve zorlamayla uygulanan el yazısının, ilkokul öğrencilerinin yazma isteğini engellediğini ve kaldırılması gerektiğini vurgulayan öğretmenler, “Kendi yazısını okuyamayan bir nesil” yorumunu yaptı.

ÇOĞUNLUK ‘KALDIRILSIN’ DİYOR

Eğitimcilerin, Türkiye’de sağlıklı uygulanmadığı yönünde eleştiriler yaptığı el yazısı hakkında Türk Eğitim-Sen de dün, sosyal medya üzerinden anket düzenledi ve öğretmenlerin görüşlerini aldı. “İlkokullarda uygulanan el yazısı uygulaması kaldırılmalı mıdır?” sorusu, 1186 kişi tarafından oylandı. Ankete katılanların yüzde 86’sı el yazsının kaldırılmasını isterken, yüzde 14’ü uygulamanın devam etmesini istedi. Sendika, takipçilerine, “Kaldırılması halinde yerine ‘güzel yazı’ dersi konulmalı mıdır?” sorusunu da yöneltti. 917 kişinin tercih yaptığı çalışmaya da, yüzde 79 “evet”, yüzde 21 ise “hayır” yanıtı verildi.

ÖĞRENCİLERİ ZORLAMAMALIYIZ

Konuyla ilgili yine sosyal medya aracılığıyla öğretmenlerden görüş de alındı. Öğretmenlerin görüşlerinden bazıları şöyle:

Bitişik eğik yazı yazmak ve bu yazıyı güzel yazmak bir hattatlık ve yetenek gerektirir. Nasıl iyi resim yapmayı, güzel şarkı söylemeyi, beden hareketlerini yapmayı herkese zorlamamamız gerekiyorsa, bitişik eğik yazıyı da zorlamamalıyız. Bitişik eğik yazıyı bütün öğrencilere yazdırmak, sevdirerek yazdırmak hiç mümkün değildir.

KÜÇÜCÜK ÇOCUKLARA ZULÜM

Bitişik el yazısı kullanmak, öğretmeye çalışmak, yazmaları için zorlamak küçücük çocuklara zulümdür. İlkokula başlama yaşının küçültülmesi bu zulmü katlamıştır. Küçük parmaklara ve yazıyı yazmak için eğilip bükülen küçük bedenlere eziyettir. Mutlaka 1. ve 2. sınıflarda kaldırılmalı, 3. sınıftan itibaren ayrı bir ders olarak verilmelidir.

YAZMA İSTEĞİNİ ENGELLİYOR

El yazısı insana kişilik kazandırır. El yazısının öğretilmesi gerekir. Bu öğretim şu anki sistemle olmaz. Bu sistem dayatmadır. 6 yaşındaki çocuğu kargacık burgacık yazılarla buluşturmak, yazıyı zorlaştırıp çirkinleştiriyor ve yazma isteğini de engelliyor.
YAZILAR OKUNMAZ HALDE

Bitişik eğik yazı kaldırılmalı. Çocuklar düz yazı yazanlara göre daha yavaş yazıyor. Yazılar okunmaz halde. Dik yazıdan sonra eğik yazı çalışmaları sonrası çocuklar bir bocalama yaşamıyorlardı ama eğik yazıdan sonra 4. veya 5. sınıflarda dik temel yazıya geçen çocukların hemen hemen tamamının yazısı düzensiz ve bozuktur. Bundan dolayı bakanlığın bu kati tutumuna rağmen birçok sınıf öğretmeni eğik yazıdan erken dönüş yapmaktadır”

ÜZEL YAZMA DERSİ VERİLMELİ

El kas sistemi tam gelişmemiş bir çocuğa, elini kaldırmadan bir kelimeyi yazdırmak, çocuğun harfleri bitişik yazı karakterlerine uygun yapmamasına, dolayısıyla kendi yazısını bile okuyamayan bir nesle götürmektedir. Bu nedenle bitişik yazı ikinci sınıftan itibaren ‘güzel konuşma ve yazma’ adında bir derste verilmelidir. Zorunluluktan çıkarılmalı ama öğretilerek isteyenin kullanması sağlanmalıdır. DHA

23 Aralık 2015 Çarşamba

İşte enteresan zeka soruları...

10 soruyu 1 dakika içinde cevaplamanız gerek! Verdiğiniz her doğru cevabı not edin. İşte sorular ve cevapları...

Soru1-Doktorunuz size 3 hap verir ve bunları yarımşar saat arayla almanızı tavsiye ederse, ilaçların tamamını bitirmeniz ne kadar sürer?

Cevap 1-Bir saat. Birinci hapı yuttunuz, yarım saat sonra 2.yi ve yarım saat sonra da 3. yü: Toplam 1 saat.

Soru 2-Bazı aylar 30, bazıları 31 çeker; kaç ayda 28 gün vardır?

Cevap 2-Hepsinde. Tüm aylarda 28 gün vardır.

Soru 3-Bir çiftçinin 17 koyunu vardı. Sürüde salgın hastalık oldu, dokuzu ağır hastalandı, diğerleri öldü. Çiftçinin kaç koyunu var?

Cevap 3- 9 canlı koyun.

Soru 4-Gece saat sekizde yatıyorum ve yatarken guguklu saatimi sabah dokuza kuruyorum kaç saat uyurum?
Guguklu saatler gece gündüz ayrımı yapmadığı için sadece 1 saat uyursunuz.

Soru 5- 5.30'u yarıma bölüp 10 eklediniz, kaç etti?

Cevap 5- 70 eder. Yarıma (1/2) bölmek, 2 ile çarpmak demektir.

Soru 6- Sadece bir tek kibritiniz var, içinde bir gaz lambası, bir gaz sobası, ve bir de mum bulunan karanlık ve soğuk bir odaya girdiniz… Önce hangisini yakarsınız?

Cevap 6- İlk önce kibriti yakmanız gerekir.

Soru 7- Hz.Musa gemisine her hayvandan kaçar adet aldı?

Cevap 7- Sıfır adet. Çünkü gemisine hayvan alan Nuh Peygamber idi.

Soru 8- Adamın biri dikdörtgen biçiminde ve her cephesi güney manzaralı bir ev inşa ediyor. Evi kocaman bir ayı ziyaret ederse bu ayı ne renk olur?

Cevap 8- Ayı beyaz olur. Evin her cephesi güneye baktığına göre, bina kuzey kutbundadır.

Soru 9- 3 elma vardı, ikisini aldım. Kaç elmam var?

Cevap 9- 2 elmanız var.

Soru 10- Chicago'dan hareket eden 43 yolculu bir otobüs kullanıyorsunuz. Pittsburgh´ da 7 yolcu binip, 5 yolcu indi. Cleveland´ da 8 yolcu indi, yolcu tuvalete gidip geldi ve 4 yeni yolcu bindi. 20 saat sonra Philadelphia´ ya vardığınızda şoförün adı neydi?

Cevap 10- Şoför SİZDİNİZ. Cevap kendi adınız.

10 doğru: Einstein Seviyesi
9 doğru:Çok üst seviye.
8 Doğru:Üstün seviye
7 doğru:Ortalama üstü.
6 doğru: İyi
5 doğru:Ortalama
4 doğru:Ortalama altı
3 doğru:Düşük
2 doğru:Yetersiz
1 doğru:Vasat

22 Aralık 2015 Salı

YGS başvuruları 6 Ocak’ta başlıyor!

Üniversite sınavının ilk basamağı olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ile Sınavsız Geçiş başvuruları 6 Ocak 2016 günü başlıyor.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) 2016 YGS-LYS Sınav takvimini yayınladı. Takvimde ilk defa sınav sonuçlarının açıklanacağı tarihler de yayınlandı.

Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) 13 Mart 2016′da yapılacak, sonuçlar 25 Mart 2016′da açıklanacak. YGS başvuruları, 6-20 Ocak 2016′da alınacak.

Üniversiteye girişte birinci basamak 2016 Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS 2016) ile üniversiteye girişte ikinci basamak 2016 Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS 2016) başvuru ve sınav tarihleri açıklandı.

YGS 2016 SINAV TARİHLERİ:

Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) Tarihi : 13 Mart 2016

Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) Sonuç Açıklanma Tarihi: 25 Mart 2016

LYS başvuruları ise 1-14 Nisan 2016 tarihleri arasında yapılacak. LYS sonuçları da 18 Temmuz 2016′da açıklanacak.

2016 LYS SINAV TARİHLERİ:

Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)- 4 Sosyal Bilimler:                18 Haziran 2016
Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)-1 Matematik:                        19 Haziran 2016
Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)-5 Yabancı Dil:                       25 Haziran 2016
Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)-2 Fen Bilimleri:                      25 Haziran 2016
Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)-3 Edebiyat-Coğrafya:           26 Haziran 2016

Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) Sonuç Açıklanma Tarihi:      18 Temmuz 2016

Bakanlıktan sömestr tatili açıklaması

Milli Eğitim Bakanlığı 'sömestr tatili' iddiaları ile ilgili bir açıklama yaptı.


Sömestr tatilinin gelecek yıldan itibaren 1 aya çıkarılacağı ve yaz tatilinin de kısaltılacağına ilişkin iddialara Milli Eğitim Bakanlığı’ndan açıklama geldi. MEB, yaptığı açıklamada, “Böyle bir çalışmamız yok” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı Temel Hizmetler Genel Müdürü Funda Kocabıyık, “Böyle bir çalışmamız yok. Gündemimizde de böyle bir konu olmadı. İddiaların nereden çıktığını da açıkçası bilemiyoruz’’ dedi.

Bakanlığın, 2016-2017 Eğitim-öğretim yılından itibaren, sömestr tatilinin 15 günden 30 güne çıkarılması ve 31 Aralık-1 Şubat arasında yapılması, yaz tatilinin de 3 aydan 2,5 aya düşürülerek, 15 Haziran-1 Eylül arasında olması biçiminde çalışma yaptığı öne sürülmüştü. Smzcü

Sömestr tatili 30 güne çıkıyor

Milli Eğitim Bakanlığı, sömestr tatilini 15 günden 30 güne çıkarmaya hazırlanıyor.


31 Aralık’tan 1 Şubat’a kadar olması planlanan uygulama ile enerji tasarrufu ve turizm hareketliliği hedefleniyor. Yaz tatili ise 3 aydan 2,5 aya düşecek.

Öğretimde reform ve yapılandırma çalışması kapsamında sömestr tatilinin uzatılıp yaz tatilinin kısaltılması planlanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), yürüttüğü çalışmaya göre sömestr tatili 15 günden 30 güne çıkarılacak. Buna göre sömestr tatili 31 Aralık-1 Şubat tarihleri arasında yapılacak. Uygulama ile yerli turistin ülke içerisinde daha çok yer değiştirmesinden kaynaklanan ekonomide canlılık ve okullar kapalı kalacağı için yakıt başta olmak üzere milyonlarca TL’lik enerji tasarrufu hedefleniyor.

YAZ TATİLİ KISALACAK

Posta’nın iddiasına göre; değişiklik ile yaz tatilinin ise 15 Haziran ile 1 Eylül arasında olması öngörülüyor. Buna göre yaz tatili 3 aydan 2,5 aya düşecek. MEB 2015 iş takviminin yayımlanmış olması nedeniyle değişiklik 2016 – 2017 eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacak. 2015 eğitim takvimine göre eğitim yılının ilk dönemi 22 Ocak 2016 Cuma günü sona erecek ve sömestr tatili başlayacak. 8 Şubat 2016 Pazartesi günü 2. dönem için ders başı yapılacak. Okullar 10 Haziran 2016 tarihinde yaz tatiline girecek. (Kaynak:sözcü.çcom.tr)

Kızlı-erkekli oturma krizi çözülemedi

Antalya’nın Döşemealtı ilçesindeki Karataş İlkokulu'nda, bir velinin kızlı-erkekli oturma düzenine karşı çıkması nedeniyle geçen yıl mart ayında başlayan ve yaklaşık 1.5 yıldır devam eden kriz aşılamadı.

Sorumlu öğretmeni başka ilçeye gönderme arayışının ardından, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve okul yönetiminin sınıfı ikiye bölme formülü de işe yaramadı. Sınıfın ikiye bölünmesine de diğer veliler büyük tepki gösterdi. Çok sayıda veli, sınıfın yeniden birleştirilmesi için bir hafta süreyle çocuklarını okula göndermedi. Kızlı-erkekli oturma krizinin çözülemediği Karataş İlkokulu'ndaki olaya ilişkin yetkililerce herhangi bir açıklama yapılmadı.  DHA

21 Aralık 2015 Pazartesi

Öğretmenlerin hizmet içi eğitim süresini valilikler uzatabilecek!

MEB: Öğretmenlerin hizmet içi eğitim sürelerinin uzatılması, yenilenmesi veya idari izinli sayılmaları hususu valiliklerce belirlenecek.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) SMS göndererek doğu ve güneydoğu illerindeki öğretmenleri hizmet içi eğitim için kendi şehirlerine çağırmıştı.

Tepki alan bu uygulamaya yönelik MEB’den bir açıklama geldi. Açıklamada, bu süreçte öğrenci ve öğretmenlerin herhangi bir mağduriyet yaşamaması için gerekli bütün önlemlerin alınacağı belirtildi.

Ayrıca, “lüzum görülmesi halinde öğretmenlerin hizmet içi eğitim sürelerinin uzatılması, yenilenmesi veya idari izinli sayılmaları hususu, her yerleşim yeri için farklı özellik arz edeceğinden buralarda alınacak tedbirler valiliklerce belirlenecektir” denildi.

MEB: ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMENLER MAĞDURİYET YAŞAMAYACAK!

Milli Eğitim Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

” Eğitim-öğretim süreci devam ederken bazı kurumlarımızda değişik sebeplerle geçici sürelerle eğitim faaliyetleri ile ilgili kısmi aksamalar yaşandığı, örgün ve yaygın eğitime geçici sürelerle ara verildiği bilinmektedir.

2015-2016 eğitim öğretim yılı çalışma takvimi uyarınca planlandığı şekilde gerçekleştirilemeyen eğitim ve öğretim faaliyetlerinin telafi edilmesi için alınması gereken tedbirler ve uygulanacak yöntemler konusunda öğretmenlerimizin bir kısmı hizmet içi eğitime alınmıştır.

Lüzum görülmesi halinde öğretmenlerimizin hizmet içi eğitim sürelerinin uzatılması, yenilenmesi veya idari izinli sayılmaları hususu, her yerleşim yeri için farklı özellik arz edeceğinden buralarda alınacak tedbirler valiliklerce belirlenecektir.

Çeşitli sebeplerle eğitim – öğretimin gerçekleştirilemediği kurumlarımızda yapılamayan eğitim – öğretim faaliyetlerinin telafisi için valiliklerce ilgili mevzuatı doğrultusunda gerekli tedbirler alınarak eksiklikler giderilecektir. Telafi eğitimlerinde bir eğitim – öğretim dönemi boyunca tamamlanması gereken 180 iş günü esas alınarak eğitimler planlanacaktır.

Bakanlığımız bu süreçte öğrenci ve öğretmenlerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması için gerekli bütün önlemleri almaktadır.” sözcü.com.tr

Açıköğretim Fakültesi öğrencilerine eğitim desteği

Yaşar'da başlatılan eğitimlerle AÖF öğrencileri pek çok dersi kampüs ortamında hem hafta içi hem de yüz yüze alabilme imkanı buluyor.

Yaşar Üniversitesi, Akademik Danışmanlık Dersleri kapsamında 4 yıldır aralıksız Açıköğretim İktisat ve İşletme Fakülteleri öğrencilerine ücretsiz eğitim hizmeti sunuyor

Açıköğretim Fakültesi öğrencileri böylece pek çok dersi kampüs ortamında hem hafta içi hem de yüz yüze alabilme imkanı elde ediyor. Eğitimlerden bir dönemde yaklaşık 400’e yakın öğrenci faydalanabiliyor.

İZMİR’DE BU EĞİTİM HİZMETİNİ VEREN TEK VAKIF ÜNİVERSİTESİ

Merkezi Açıköğretim ve Uzaktan Eğitim Sistemi dahilinde düzenlenen Akademik Danışmanlık Dersleri hakkında bilgi veren Yaşar Üniversitesi AÖF Akademik Danışmanlık ve Uygulama Hizmetleri Koordinatörü Doç. Dr. Sabah Balta, İzmir’de bu eğitim hizmetini veren tek vakıf üniversitesi olduklarını söyledi. Eğitimlerin herhangi bir konuyu anlamakta zorluk çeken öğrenciler için büyük fayda sağladığını belirten Doç. Dr. Balta, “4 yıldır bu hizmeti veren üniversitemiz 2015 yılı güz dönemi için de 9 akademisyeniyle birlikte İngilizceden matematiğe kadar 14 dersi vermektedir. Böylece bilgi eksikliklerini telafi edebilen öğrenciler, üniversite ortamını da yaşayabiliyorlar. Verilen bu dersler arasında matematik, genel muhasebe, iktisat, hukuk, Osmanlı Türkçesi, Eski Türk Edebiyatı, mikro iktisat, istatistik, maliyet muhasebesi, finansal yönetim, İngilizce, Türk Vergi Sistemi, denetim ve Arapça bulunuyor” dedi.

Öğrencilerin, Yaşar Üniversitesi’nde verilen eğitimler hakkında Açıköğretim Fakültesi (AÖF) bürolarından ve web sitesinden bilgi alabileceklerini belirten Sabah Balta, Yaşar Üniversitesi’nin eğitim kapısının herkese açık olduğunu söyledi. Sözcü

17 Aralık 2015 Perşembe

EKPSS atama sonuçları internette!

2015/2 EKPSS/KURA kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadrolarına kura çekimi ile engelli memur yerleştirme işlemleri noter huzurunda gerçekleştirildi.

Engelli adaylara özel olarak yapılan 2015/2 EKPSS başvurularının sonucu belli oldu.
Engelli adayların kamuda memur olmasına olanak sağlayan EKPSS kura usulü ile yapılan yerleştirme sonuçları bugün canlı kura çekimi ile belli oldu. EKPSS, kamuya engeli memur alımı için başvurular geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilmişti. Kura çekimi sonrasında ataması yapılan adaylar mutlu olurken, atanamayan adaylar ise 2016 yılı içerisinde yapılacak olan EKPSS atamalarını beklemeye başladılar.

KURA İLE YAPILAN YERLEŞTİRME SONUÇLARI İÇİN TIKLAYIN!


2016 EKPSS BAŞVURULARI VE SINAV TARİHİ

Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik” uyarınca Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS 2016) ÖSYM  tarafından 24 Nisan 2016 tarihinde 81 il merkezinde yapılacak. EKPSS’ye; ortaöğretim kurumlarından, yükseköğretim ön lisans/lisans programlarından mezun olan veya EKPSS’nin geçerlik süresi içinde mezun olabilecek durumda olan engelli adaylar başvurabiliyor. 23 Şubat 2016 tarihinde başlayacak EKPSS başvuru süresi 9 Mart 2016 tarihinde sona erecek.

15 Aralık 2015 Salı

Suriyeli kız çocukları için UNICEF destekli eğitim merkezi !

UNICEF desteği ile Şanlıurfa’da 3 bin kız çocuğun eğitim göreceği ‘benim hayatım’ eğitim merkezi açıldı.

AB Güvenli Fonu kapsamında Şanlıurfa’da Suriyeli kız çocukları için eğitim merkezi açıldı. ‘Benim Hayatım’ merkezi adı altında açılan eğitim merkezi 3 bin kız çocuğa ulaşmayı hedefliyor.

Eğitim kapsamında el becerileri, sahne oyunları gibi derslerin yanı sıra iletişim eğitim programları uygulanacağı merkezin Türkiye’deki Suriyeli çocukların eğitime erişimini arttırmak, psiko-sosyal destek sağlamak, toplumla bütünleşmelerine ve güçlenmelerine yönelik çalışmaları desteklemesi planlanıyor.

Program açılışı UNICEF Türkiye temsilcisi Phillippe Duamelle, Lüksemburg Büyükelçisi Arlette Conzemius, AB Türkiye Delegasyon Başkanı Hansjör Haber, RET Türkiye temsilcisi ve Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük katıldı.

“KAYIP KUŞAK OLMASINLAR”

UNICEF Türkiye temsilcisi Pihillippe Duamelle, “Kız çocukları burada kendilerini fiziki ve duygusal olarak daha güvende hissedecekler. Olumsuz kaygı ya da zarar görme kaygısı olmadan ifade özgürlüğünden yararlanacaklar. AB Güven fonu tarafından yapılan bu katkı sayesinde Türkiye hükümeti ve RET gibi ortaklarla yakın işbirliği içerisinde ‘kayıp kuşak olmasınlar’ girişimi çerçevesinde Suriyeli çocuklara yönelik yardımlarımız ölçeğini büyütebileceğiz. ” dedi.

“KOŞULLARININ İYİLEŞTİRİLEBİLECEĞİNİN BİR GÖSTERGESİ”

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Hansjörg Haber de “Bugünkü program Avrupa Birliği’nin dayanışmasının ve Türkiye’yi destekleme kararının güzel bir örneği. Suriyeli kız çocuklarının koşullarının iyileştirilebileceğinin bir göstergesi. İşbirliğimizin geliştirilmesi için cesaretlendirici bir anlam taşıyor.” ifadelerini kullandı. Sözcü

14 Aralık 2015 Pazartesi

Anadolu Üniversitesi ‘üstün yetenekli’ öğrenci alacak

Anadolu Üniversitesi (AÜ) ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) desteğiyle AÜ Üstün Zekalıların Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından kurulan Üstün Yetenekliler Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜYEP), ortaokul 5'inci sınıflara yönelik tanılama sınavıyla öğrenci alacak.

ÜYEP'ten yapılan yazılı açıklamaya göre, 2016 yılı üstün yeteneklileri tanılama sınavı başvuruları 21 Aralık'ta başlayacak. Yalnızca 5'inci sınıf öğrencilerinin katılabileceği programın sınavları 16 Ocak 2016'da AÜ Yunus Emre Yerleşkesi'ndeki Eğitim Fakültesinde gerçekleştirilecek.

Adaylar, yetenek testlerindeki puanlarına göre sıralanacak. Programa kabul edilecek 28 öğrenciden 26'sı bu sıralamaya göre, 2'si ise yedekler arasında en yüksek puan alan kız öğrenciler arasından seçilecek.

Başvuru için gerekli belgeler

Program için başvuru formu ÜYEP ofisinden alınacak ve adaylar bir vesikalık fotoğraf, nüfus cüzdanının aslı ve fotokopisi, devam ettiği okuldan alınan öğrenci belgesiyle müracaat edebilecek.

Derslere devam zorunluluğu bulunan programda, bir yarıyılda ya da yaz çalışmalarında yüzde 30'dan daha fazla devamsızlık yapan öğrencilerin ilişiği kesilecek. Programa alınan öğrenciler 8'inci sınıfı bitirinceye kadar ÜYEP'te eğitim alma hakkı kazacak ancak iki yarıyıl peş peşe başarısızlık gösteren öğrencilerin devam hakları yeniden gözden geçirilecek.

Programı başarıyla bitirecek öğrencilere mezuniyet belgesi verilecek.

Aile içinde fert başına düşen aylık gelir 900 liranın altında bulunan öğrenciler, bursa başvurmaya hak kazanacak.

12 Aralık 2015 Cumartesi

2015-ÖSYS tercihleri kitabı internette!

ÖSYM, 2015-ÖSYS tercihleri kitabını internet sitesinde yayımladı. Tercihler kitabına, ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden ulaşılabilecek.

2015- Öğrenci Seçme Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) adaylarının yükseköğretim programlarına ilişkin tercihleri’ kitabı yayımlandı.

Tercihler kitabı ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden erişime açıldı.

Söz konusu tercihler kitabında, merkezi yerleştirme ve ek yerleştirme dönemi tercihlerine ait sayısal bilgiler yer alıyor.

10 Aralık 2015 Perşembe

ALES sonuçları açıklandı

22 Kasım’da yapılan Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (2015-ALES) sonbahar dönemi sonuçları açıklandı. Adaylar sınav sonuçlarına ÖSYM’nin ww.osym.gov.tr internet adresinden ulaşabilecek.

ÖSYM’den yapılan duyuruya göre adaylar TC kimlik numaraları ve şifreleri ile sınav sonuçlarına erişebilecek. Sınav sonuçlarına yönelik sayısal bilgilere ve sınav sorularının yüzde 10’undan oluşturulan temel soru kitapçığına da internet üzerinden ulaşılabilecek.

Sınav sonucu için tıklayın

7 Aralık 2015 Pazartesi

Çocuk gelinlerin eğitime devamı yurtlarla sağlanacak!

Çocuk gelinler sorununun tek çözümü eğitim...Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ramazanoğlu, bu sorunu ilçelere yapılacak yurtlarla çözeceklerini belirtti.

Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması sonuçlarına göre ülkemizde her 3 evlikten birinin çocuk evliliği…Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, ülkemizin kanayan yarası ‘çocuk gelinler’ sorununu, kız çocukları için ilçelere yapılacak yurtlarla çözeceklerini belirtti.

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre erken evlilik ve nişanlılık nedeniyle eğitime devam edemeyenlerin yüzde 97.4’ü kız öğrenciler. 18 yaş altında evlenenlerin yarısının okuma-yazma bilmediği, yüzde 31.7’sinin de okuma-yazma bilmesine rağmen hiç okula gitmediği gerçeği de eğitimsizliğin etkisini gözler önüne seriyor.

Sözcü'nün haberine göre;Sorun gittikçe büyüyor, acı gerçek rakamlara yansıyor fakat bir türlü bu konunun çözümüne yönelik somut adımlar atılamıyor.

“ÇOCUK GELİNLER, YURTLARLA ÖNLENECEK”

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, çocuk gelinlerin önlenmesi kapsamında kız çocuklarının ilkokuldan sonrada ortaokul, lise ve üniversiteye devam etmesi için ilçelere yurtlar yaptıracaklarını söyledi.

Kadın okuma yazma oranını yüzde 90′lara çıkardıklarını belirten Bakan Ramazanoğlu, “Kız çocuklarının ikinci, hatta üçüncü dört yıl ve üniversiteye kadar devam etmelerinin yolunu açacağız. Bu şekilde ‘çocuk gelinler’ dediğimiz sorunun önünü keseceğiz. Ve kız çocuklarını güçlendirerek meslek sahibi yapmış olacağız. Kadını güçlendirmekle aileyi güçlendirmiş olacağız” dedi.

Kız çocuklarının özellikle ilkokuldan sonra köylerden ve mahallelerden merkezdeki okullara gelemediğine ve kalacak yer sıkıntısı çektikleri için öğrenimlerine devam edemediklerine dikkati çeken Bakan Ramazanoğlu, “Kız çocukları merkezden uzak yerlerde ilk dört yıl okuyorlar ancak ikinci ve üçüncü 4 yıl için ilçe veya kent merkezlerine gelmek zorunda kalıyorlar. Kalacak yerleri olmuyor ya da aile göç etmek zorunda kalıyor, sosyal problemler ortaya çıkıyor. Orta öğretimdeki kız çocukları için yurtlar yapacağız. Denizli bu konuda örnek olacak. Şimdilik Çameli, Acıpayam ve Çivril’de üç kız yurdu yapacağız. Bakanlığımızın imkanları ve hayırseverlerin katkılarıyla hızlı şekilde bitireceğiz. Projeyi Denizli’den Türkiye’ye yaygınlaştıracağız.” Dedi.

4 Aralık 2015 Cuma

Nazım Hikmet, Boğaziçi’nde konuşulacak!

Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi, 1. yaşını Nazım Sempozyumu ile kutluyor

Boğaziçi Üniversitesi Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi, birinci yaşını 14-15 Aralık 2015 tarihlerinde “Vakıtları Yakalamak İstiyorum”: Dünden Yarına Nazım Hikmet Sempozyumu ile kutluyor.
Usta edebiyatçı Nazım Hikmet aramızdan ayrılalı 52 yıl oldu. Edebiyat tarihinin en güzel aşk şiirlerini yazmıştı Hikmet. Ona göre aşık olmayı bilmeyen şiir yazamazdı, yazmamalıydı…Tabiata, insana, çocuklara duyduğu aşkın yazıldığı şiirler hala belleklerimizde ancak onun en çok aşık olduğu şeyin memleketi olduğu gerçeği üzerine tartışma yapmak lüzumsuz olmalı.

YAŞAMI XX. YÜZYIL SİYASETİNİN AYNASIDIR

O, uluslararası dayanışmayı savunan bir Türk yurt-severi ve kendisini işçi sınıfına adamış aristokrat yaradılışlı bir şairdi. Ne tehditler ne de vaatler, onu politik ideallerinden vazgeçirerek düzene katılmaya ikna edebildi ve inançlarının bedelini yıllarca hapishanede yatarak ödedi. Sürgündeyken Sovyet destekli barış hareketinin başşairi haline geldiyse, bu, yaşamını enternasyonalizme adamış olmasının bir sonucuydu. Stalinciliği hicvettiği, Sovyet yetkilileri tarafından yasaklanan İvan İvanoviç adlı eseri, Stalin’in kızı Svetlana Alliluyeva tarafından “romantik komünizm”le özdeşleştirilmesine yol açtı.

Açılış konuşmasını “Romantik Komünist” Kitabı’nın yazarları Saime Göksu & Edward Timms’in gerçekleştirecekleri sempozyuma, Türkiye’den birçok üniversitenin yanı sıra Yale, Harvard, Princeton ve California Santa Cruz üniversitelerinden araştırmacıları da katılacak. Sempozyumun Şairlerin Bakışı: Nazım Hikmet ve Türkçe Şiirin Serüveni başlıklı kapanış oturumunda ise ünlü şairler küçük İskender, Deniz Durukan,Ömer Erdem, Mahmut Temizyürek, Nazmi Ağıl ve Gonca Özmen söz alacak.

Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü, Çeviribilim Bölümü ve Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi işbirliğiyle düzenlenen Dünden Yarına Nâzım Hikmet Sempozyumu, kendisini her şeyden önce bir kalem işçisi olarak tanımlayan Nazım Hikmet’in eserlerini, dünyasını, düşlerini farklı disiplinlerden yaklaşımlarla ele almayı hedefliyor.

BİLGİ ŞÖLENİ İNGİLİZCE OTURUMLARLA BAŞLAYACAK

14 Aralık’ta Albert Long Hall’de İngilizce oturumlarla başlayacak olan bilgi şöleni, saat 16:30’da açılış programıyla devam edecek. Programda dünya çapında ses getiren Nazım Hikmet biyografisi Romantik Komünist kitabının yazarları Saime Göksu ve Edward Timms’in konuşması ve “İnsan Manzaralarından Memleketim” adlı şiir-oyun yer alacak.

15 Aralık’ta İbrahim Bodur Salonu’nda saat 10:00’dan itibaren Nazım Hikmet’in Türk ve Dünya edebiyatındaki yerini karşılaştırmalı bakış açılarıyla tartışan, şairin eserlerini tarihsel ve sosyal bağlamı içinde konumlandıran dört Türkçe oturum yapılacak. Sempozyum 17:30’da küçük İskender, Mahmut Temizyürek, Deniz Durukan, Ömer Erdem, Nazmi Ağıl ve Gonca Özmen’in katılacağı “Şairin Bakışı: Nazım Hikmet ve Türkçe Şiirin Serüveni” paneliyle sona erecek.

Katılımcılar:Katerina Clark, Kenan Sharpe, Aslı Takanay, Jill Stockwell, Başak Ergil, Kim Fortuny, Saime Göksu, Edward Timms, Oğuz Makal, Veysel Öztürk, Murat Gülsoy, Nilay Özer, Güven Güzeldere, Seval Şahin, Didem Ardalı, Erkan Irmak, Murat Narcı, Halim Kara, Ömer Faruk Yekdeş, Duygu Köksal, Mehmet Fatih Uslu, Yalçın Armağan, Gülce Başer, küçük ,iskender, Deniz Durukan, Ömer Erdem, Mahmut Temizyürek, Nazmi Ağıl, Gonca Özmen

3 Aralık 2015 Perşembe

TEOG’de bir soru daha iptal edildi

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında merkezi ortak sınavlarda görme engelli öğrenciler için hazırlanan kitapçıktaki fen ve teknoloji dersine ait bir sorunun iptal edildiğini bildirdi. Soru, tüm görme engelli öğrenciler tarafından doğru cevaplandırılmış olarak kabul edilecek.

MEB Basın Merkezi yetkililerinden alınan bilgiye göre, merkezi ortak sınavlarda, görme engelli olmayan adaylara hazırlanan sorulardan uygun olanları, görme engelli adayların anlayacağı şekle dönüştürülüyor. Dönüştürülemeyen soruların yerine ise aynı kazanımlardan yeni soru üretilerek görme engelli adaylar için farklı kitapçık hazırlanıyor. Bu kapsamda, sekizinci sınıf öğrencilerinin 25-26 Kasım'da girdiği birinci dönem ortak sınavlarında, görme engelli adaylara yönelik hazırlanan sorulardan fen ve teknoloji dersi A kitapçığındaki 17'nci sorunun hatalı olduğuna yönelik Bakanlığın ilgili birimlerine itirazlar geldi.

Bilimsel hata bulunduğu gerekçesiyle yapılan itirazlar sonucunda, yazarları ve akademisyenlerce görme engelliler kitapçığındaki 17'nci soru yeniden incelendi.

Soruda öğrenciden, "cismin sıvıda yüzmesi için sıvı yoğunluğunun, cismin yoğunluğundan daha fazla olması gerektiği sonucunu bulması" istendi. Seçeneklerde sıvı yoğunluğu, A seçeneğindeki "4" değeri kabul edilmişti.  Ancak öğrencinin daha üst düzey bir bilgi ile 6 değerine de ulaşabileceği düşünüldü. Adayların ulaşabileceği 6 değeri seçeneklerde bulunmadığı için öğrencilerin mağdur olmaması amacıyla komisyon üyelerince sorunun iptaline karar verildi.

İlgili soru sadece görme engelli adaylar için hazırlandığından, yalnızca bu adaylar için iptal edildi ve sorunun tüm cevaplarının doğru kabul edilmesi kararlaştırıldı.

1 Aralık 2015 Salı

KPSS yerleştirme sonuçları açıklandı

ÖSYM, bazı kamu kurum ve kuruluşlarındaki 2 bin 159 kadro ve pozisyon için yerleştirme sonuçlarını açıkladı.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nin (ÖSYM) internet sitesinde yer alan duyuruya göre, "Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik" hükümleri uyarınca, bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme işlemleri (KPSS-2015/2) tamamlandı.

Adaylar, ÖSYM'nin "https://sonuc.osym.gov.tr" internet adresinden açıklanan yerleştirme sonuçlarını, T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile öğrenebilecekler. 

Sayısal verilere göre, 2 bin 159 kadro ve pozisyondan 2 bin 157'sine yerleştirme yapıldı.

Yaz okulları için önemli karar

YÖK, yaz okulu açma yetkisini üniversitelere bıraktı. Karar bu yıldan itibaren uygulanacak.

Yatay geçiş, ikinci öğretim ders saatlerinin düzenlenmesi, bütünlemeler, disiplin işlemleri ve pedagojik formasyon kontenjanının belirlenmesi gibi konularda yetkiyi üniversitelere bırakan YÖK, yeni bir çalışmaya daha imza attı. Buna göre yaz okulu açma yetkisi de bundan sonra üniversitelerde olacak. YÖK’ten yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“25 Kasım 2015 tarihinde düzenlenen Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında, yükseköğretim kurumları bünyesindeki yaz öğretimi konusu görüşüldü. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 7-c ile 44’üncü maddeleri uyarınca, 2015-2016 eğitim öğretim döneminden itibaren, dönem başlamadan önce öğrencilere duyurulmak şartıyla, yükseköğretim kurumlarında yaz öğretimi açılması konusunda ilgili yükseköğretim kurumunun senatosu tarafından karar alınması uygun görüldü.”