kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Kasım 2017 Pazartesi
Türkiye’nin en çok ve en az okuyan şehirler hangileri? (Okuma haritası)
Online kitap platformu İdefix, Türkiye’nin son 6 aylık okuma haritasını çıkarttı. Yapılan araştırmalara göre, okurlar en çok, roman ve çocuk öykülerini tercih ederken, Türkiye’nin en çok okuyan illeri de açıklandı.
10 Kasım 2017 Cuma
UNESCO: Türkiye, kitap okuma oranında 86'ıncı sırada
Türkiye’de, kitap okuma alışkanlığı yayıncılara göre ne durumda? Türkiye’de kitaba ne kadar zaman ve para harcanıyor? Bu soruların cevapları, pek iç açıcı değil. Çözüm önerilerinin odak noktasında ise, çocuklar var.
İstanbul’da Kadıköy-Beşiktaş vapurundaki yüzlerce yolcudan Merve Ulus, 20-25 dakikalık o sefer sırasında kitap okuyan yalnızca birkaç kişiden biriydi. Oysa, İstanbul vapurları kitap okumak için belki de en konforlu toplu taşıma aracı. Ancak, diğerlerinde de olduğu gibi kitap okuyanların sayısı oldukça az.
30 yaşındaki doktora öğrencisi Ulus, önünde engel bulunmadığı her ortamda okumaya çalıştığını anlatıyor. “Okuma alışkanlığım ailemden geliyor. Hem annem hem babam hem de dedelerim, hepsi kitap okumayı bana küçük yaşta öğreten insanlar oldular. Benim çevremde kitap okunuyor, arkadaşlarım da okuyor” diyor Ulus, “Sanırım bu, hem sosyo-ekonomik ve kültürel yapıyla, hem de alışkanlıklarla alakalı. Okuduğumuz kitapları tartışıyoruz sonra aramızda.”
Araştırmalar, Ulus gibi okuyucuların Türkiye’de çok az olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) geçen yıl yayınladığı verilere göre, Türkiye'de kitap okumaya kişi başına ayırılan süre günde yalnızca bir dakika. Buna karşın, televizyon izlemeye 6 saat, internete 3 saat harcanıyor.
İstanbul’da dün 36’ncısı açılan Uluslararası Kitap Fuarı’nın 9 gün içinde en az yarım milyon kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. Yayıncılara göre, İstanbul’daki fuar dünyanın en çok ziyaretçi çeken kitap fuarı. Ama, Türkiye'de düzenli kitap okuyanların oranı neredeyse binde bir. Bu oran, en fazla kitap okuyan ülkelerin başında gelen İngiltere ve Fransa’da yüzde 21, Japonya'da yüzde 14, ABD'de yüzde 12 civarında.
UNESCO: Türkiye, kitap okuma oranında 86'ıncı sırada
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) verilerine göre Türkiye, kitap okuma oranında dünyada 86'ncı sırada, yoksul Afrika ülkeleriyle aynı kategoride. TÜİK’e göre ise Türkiye'de kitap, ihtiyaç listesinin 235'inci sırasında yer alıyor. Dünyada kitap için kişi başına harcanan para ortalama 1,3 dolarken, Türkiye’de çeyrek dolar.
Yalnızca İstanbul’daki değil, dünyadaki önemli kitap fuarlarının da gediklilerinden yazar Esmahan Aykol, İstanbul Kitap Fuarı'nı ziyaret edenlerin önemli bir kısmının aslında okuyucu olmadığını gözlemlediğini söylüyor. "Çevredeki semtlerden, sitelerden ve hatta İstanbul’a komşu kentlerden pazar günü ya da hafta sonu yapacak işi olmayan, bir gezelim görelim, diyerek gelen pek çok kişi var” diyor.
Kadıköy’deki Akademi Kitabevi’nin sahiplerinden yayıncı Özcan Sapan da İstanbul’da en çok kitapçı ve sahafın bulunduğu birkaç semt arasında bulunan Kadıköy’e gezmeye ve eğlenmeye gelen pek çok kişinin kitap alıcısı olmadığını belirtiyor. Sapan, "Kitap alanlar Kadıköy’ün yerlileri ve öğrenciler” diyor, “Bir de, bazı ebeveynler çocukları için kitap alıyor. Ama, kendileri okumuyorlar. Satışlar iyi bir yerde değil. İyi edebiyat, felsefe ve araştırma kitaplarının çok az okuyucusu var.”
Kitap endüstrisi büyüyor
Buna karşın, Türkiye’de kitap endüstrisi hızla büyüyor. Türkiye, 2 milyar 100 milyon doları aşan hacmiyle dünya sıralamasında 11'inci en büyük kitap cirosuna sahip ülke. Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, yıllık baskı sayısının 660 milyonu aştığını belirtiyor. 2016’da 56 bin yeni kitap çıkmış. Bu sayının yıl sonunda 60 bine yaklaşmasını bekliyor.
Kocatürk, “Bir şehir efsanesi var, ‘Türkiye'de kitap okunmuyor' deniliyor. Elbette, istenen durumda değil, ideal durumda hiç değil, yapısal pek çok sorun var. Ama, okunmasa bu kadar kitap üretimi nasıl olabilir? Üretim artıyor sonuçta” diyor.
Ancak, bu üretimin önemli bir kısmı, devletin okullarda ücretsiz olarak dağıttığı eğitimle ilgili kitaplar. Sınavlara hazırlık kitapları ve yardımcı kitaplar da bu kategoride önemli yer tutuyor. Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu verilerine göre, bu yıl eylül ayında basılan 45 milyondan fazla kitabın kategorileri hakkındaki veriler, Türkiye’deki okurların hangi kitapları okuduğu hakkında da bilgi veriyor.
Bu verilere göre, eğitimle ilgili yayınların oranı yüzde 63. Yetişkin inceleme, araştırma kitaplarının payı yüzde 15. Bunu, yüzde 8’le çocuk ve gençlik kitapları, yüzde 7’yle inanç kitapları takip ediyor. Yetişkin edebiyat ve sanat kitaplarının oranı ise, yüzde 4.
Çocuk kitaplarının satış payı artıyor
Peki, neden kitap okuma oranları çok düşük Türkiye’de? Pek çok yazar ve yayıncı, bunun siyaset ve yarattığı atmosferden bağımsız olmadığı görüşünde. Çocuk kitapları yazarı ve eski gazeteci Hakan Bayhan, “İktidarın okuyana, yazana karşı bir öfkesi var. Bütün siyasi argümanlarında, söylemlerinde bunu kullanmaya başladılar ve bunu kullanırken de tabanlarına yaydılar” diyor; "ve bu o kadar çok konuşulur, dile getirilir oldu ki, insanlar artık kitap okuyana, kitap yazana, kitapla ilgilenene farklı bakmaya başladı.”
UNESCO'ya göre Türkiye, birkaç yıl önce çocuklara kitap hediye etme konusunda 180 ülke arasında 140'ıncı sıradaydı. Yayıncılar ve yazarlar, son yıllarda çocuk kitaplarının satışındaki payda önemli yükselişlere dikkat çekiyor. Ancak yazar Bayhan, yalnızca kitaba ulaşabilmelerinin, sahip olmalarının, çocukların kitap okuma alışkanlığı edinebilmeleri için yeterli olmayacağının altını çiziyor.
“Çocuklar rol model olarak anne-babalarını örnek alır” diyor yazar Bayhan, “ama siz televizyon seyretmek, telefonunuzla ilgilenmek gibi başka şeylerle uğraşıyorsanız, çocuklar da aynısını yapar. Eğer hakikaten okumasını istiyorsanız, iyi bir insan olması için, bu dünyayı anlaması için, adalet duygusunun gelişmesi için kitap en önemli araçlardan biri. Ancak, bu alışkanlığı kazandırmanız için önce kendinizin okuması lazım.”
(Kaynak: dw.com/turkish)
30 yaşındaki doktora öğrencisi Ulus, önünde engel bulunmadığı her ortamda okumaya çalıştığını anlatıyor. “Okuma alışkanlığım ailemden geliyor. Hem annem hem babam hem de dedelerim, hepsi kitap okumayı bana küçük yaşta öğreten insanlar oldular. Benim çevremde kitap okunuyor, arkadaşlarım da okuyor” diyor Ulus, “Sanırım bu, hem sosyo-ekonomik ve kültürel yapıyla, hem de alışkanlıklarla alakalı. Okuduğumuz kitapları tartışıyoruz sonra aramızda.”
Araştırmalar, Ulus gibi okuyucuların Türkiye’de çok az olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) geçen yıl yayınladığı verilere göre, Türkiye'de kitap okumaya kişi başına ayırılan süre günde yalnızca bir dakika. Buna karşın, televizyon izlemeye 6 saat, internete 3 saat harcanıyor.
İstanbul’da dün 36’ncısı açılan Uluslararası Kitap Fuarı’nın 9 gün içinde en az yarım milyon kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. Yayıncılara göre, İstanbul’daki fuar dünyanın en çok ziyaretçi çeken kitap fuarı. Ama, Türkiye'de düzenli kitap okuyanların oranı neredeyse binde bir. Bu oran, en fazla kitap okuyan ülkelerin başında gelen İngiltere ve Fransa’da yüzde 21, Japonya'da yüzde 14, ABD'de yüzde 12 civarında.
UNESCO: Türkiye, kitap okuma oranında 86'ıncı sırada
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) verilerine göre Türkiye, kitap okuma oranında dünyada 86'ncı sırada, yoksul Afrika ülkeleriyle aynı kategoride. TÜİK’e göre ise Türkiye'de kitap, ihtiyaç listesinin 235'inci sırasında yer alıyor. Dünyada kitap için kişi başına harcanan para ortalama 1,3 dolarken, Türkiye’de çeyrek dolar.
Yalnızca İstanbul’daki değil, dünyadaki önemli kitap fuarlarının da gediklilerinden yazar Esmahan Aykol, İstanbul Kitap Fuarı'nı ziyaret edenlerin önemli bir kısmının aslında okuyucu olmadığını gözlemlediğini söylüyor. "Çevredeki semtlerden, sitelerden ve hatta İstanbul’a komşu kentlerden pazar günü ya da hafta sonu yapacak işi olmayan, bir gezelim görelim, diyerek gelen pek çok kişi var” diyor.
Kadıköy’deki Akademi Kitabevi’nin sahiplerinden yayıncı Özcan Sapan da İstanbul’da en çok kitapçı ve sahafın bulunduğu birkaç semt arasında bulunan Kadıköy’e gezmeye ve eğlenmeye gelen pek çok kişinin kitap alıcısı olmadığını belirtiyor. Sapan, "Kitap alanlar Kadıköy’ün yerlileri ve öğrenciler” diyor, “Bir de, bazı ebeveynler çocukları için kitap alıyor. Ama, kendileri okumuyorlar. Satışlar iyi bir yerde değil. İyi edebiyat, felsefe ve araştırma kitaplarının çok az okuyucusu var.”
Kitap endüstrisi büyüyor
Buna karşın, Türkiye’de kitap endüstrisi hızla büyüyor. Türkiye, 2 milyar 100 milyon doları aşan hacmiyle dünya sıralamasında 11'inci en büyük kitap cirosuna sahip ülke. Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, yıllık baskı sayısının 660 milyonu aştığını belirtiyor. 2016’da 56 bin yeni kitap çıkmış. Bu sayının yıl sonunda 60 bine yaklaşmasını bekliyor.
Kocatürk, “Bir şehir efsanesi var, ‘Türkiye'de kitap okunmuyor' deniliyor. Elbette, istenen durumda değil, ideal durumda hiç değil, yapısal pek çok sorun var. Ama, okunmasa bu kadar kitap üretimi nasıl olabilir? Üretim artıyor sonuçta” diyor.
Ancak, bu üretimin önemli bir kısmı, devletin okullarda ücretsiz olarak dağıttığı eğitimle ilgili kitaplar. Sınavlara hazırlık kitapları ve yardımcı kitaplar da bu kategoride önemli yer tutuyor. Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu verilerine göre, bu yıl eylül ayında basılan 45 milyondan fazla kitabın kategorileri hakkındaki veriler, Türkiye’deki okurların hangi kitapları okuduğu hakkında da bilgi veriyor.
Bu verilere göre, eğitimle ilgili yayınların oranı yüzde 63. Yetişkin inceleme, araştırma kitaplarının payı yüzde 15. Bunu, yüzde 8’le çocuk ve gençlik kitapları, yüzde 7’yle inanç kitapları takip ediyor. Yetişkin edebiyat ve sanat kitaplarının oranı ise, yüzde 4.
Çocuk kitaplarının satış payı artıyor
Peki, neden kitap okuma oranları çok düşük Türkiye’de? Pek çok yazar ve yayıncı, bunun siyaset ve yarattığı atmosferden bağımsız olmadığı görüşünde. Çocuk kitapları yazarı ve eski gazeteci Hakan Bayhan, “İktidarın okuyana, yazana karşı bir öfkesi var. Bütün siyasi argümanlarında, söylemlerinde bunu kullanmaya başladılar ve bunu kullanırken de tabanlarına yaydılar” diyor; "ve bu o kadar çok konuşulur, dile getirilir oldu ki, insanlar artık kitap okuyana, kitap yazana, kitapla ilgilenene farklı bakmaya başladı.”
UNESCO'ya göre Türkiye, birkaç yıl önce çocuklara kitap hediye etme konusunda 180 ülke arasında 140'ıncı sıradaydı. Yayıncılar ve yazarlar, son yıllarda çocuk kitaplarının satışındaki payda önemli yükselişlere dikkat çekiyor. Ancak yazar Bayhan, yalnızca kitaba ulaşabilmelerinin, sahip olmalarının, çocukların kitap okuma alışkanlığı edinebilmeleri için yeterli olmayacağının altını çiziyor.
“Çocuklar rol model olarak anne-babalarını örnek alır” diyor yazar Bayhan, “ama siz televizyon seyretmek, telefonunuzla ilgilenmek gibi başka şeylerle uğraşıyorsanız, çocuklar da aynısını yapar. Eğer hakikaten okumasını istiyorsanız, iyi bir insan olması için, bu dünyayı anlaması için, adalet duygusunun gelişmesi için kitap en önemli araçlardan biri. Ancak, bu alışkanlığı kazandırmanız için önce kendinizin okuması lazım.”
(Kaynak: dw.com/turkish)
8 Kasım 2017 Çarşamba
Sınav sistemi değişti 100 milyon kitap elde kaldı
TEOG, YGS ve LYS'de yapılan değişiklikler binlerce kitabının ortada kalmasına neden oldu.
TEOG, YGS ve LYS'deki değişiklikler, bu sınavlar için basılan binlerce kitabının ortada kalmasına neden oldu. 200'e yakın yayınevinin elinde kalan kitapların sektöre yaşatacağı zararın boyutunun milyarlarca lira olacağı belirtildi.
Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, “Sınavlarla ilgili geçen yıl ve bu yıl üretilmiş kitapların yaklaşık 30 milyonu TEOG, 70 milyonu da YGS ve LYS kitapları. Bunların kaldırılmasıyla beraber şu anda 100 milyona yakın kitabı yayıncılar ne yapacağını bilemiyor. Kitapta kullandığımız kağıdı ithal ediyoruz.
Sadece kağıdın ithalat bedeli 100 milyon dolar civarında. İçeriği ve diğer masraflarıyla beraber ciddi bir rakamla karşı karşıyayız. Bütün bunlarla beraber 580 milyon dolarlık bir ciro kaybından söz ediyorum. Yani sektörü 2 milyar liralık bir ciro kaybı bekliyor. 200 eğitim yayıncımız var bu alanda faaliyet gösteren. Eğitim yayıncılığının da sektörün içindeki payı yüzde 52. Hiç küçümsenecek bir rakam değil. Yılda 240 milyon civarında kitap üretiyorlar.
Ürettikleri kitapların şu anda 100 milyonu ne yazık ki yaşadığımız bu sınav meselesinden dolayı kayıp durumda. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni açıkladığı sınav yönetmeliğine göre çocukların bir kısmı yine bu sınava girecekler ve yine bu bilgilere ihtiyaçları var. Bir kısım kitapların hala satılabilir olduğunu düşünüyorum. Bazı yayıncı arkadaşlarımız kapakları değiştiriyorlar. Bu ne kadar doğru ya da yanlış ayrı mesele. Kitaplar eğer kullanılamazsa maalesef geri dönüşüme gidecek" dedi.
“SATIŞLARINDA YAKLAŞIK YÜZDE 70 ORANINDA DÜŞÜŞ VAR"
Palme Yayınevi Pazarlama Müdürü Hakan Budak da, “Şu an hiçbir şey yapamıyoruz. Kitaplar çöpe atılacak. Kapağı değişen kitaplara öğrencilerden aynı talep gelmiyor. Öğrenciler kitabın kapağının değiştiğini öğrenince yeni bir şeyler istiyorlar. TEOG, LYS ve YGS kitaplarının satışlarında yaklaşık yüzde 70 oranında düşüş var. Yetkililer zamanında açıklama yapmış olsalardı herkes daha az zarar görecekti. Şu anda zarar gerçekten çok büyük" şeklinde konuştu.
“BASILMIŞ METARYELİN DEĞİŞİMİ ÇOK ZOR OLACAKTIR"
MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özcan ise “Basılmış materyalin değişimi çok zor olacaktır. Kitapçılar için üzgünüm. Ben öğrenci olsam soru çıkması muhtemel olmayan ya da çok az soru çıkacak bir alanda olan kitapla vaktimi harcamak istemem. Çünkü en son karar ne ise ona yoğunlaşmak isterim. Şu anda bakanlığın orta okuldan liseye geçişte yaptığı sınavda neleri soracaksa bana sattığınız kitabında onun için tasarlanmış olmasını isterim. Geri kalanı beni motive etmez, motivasyonumu öldürür" diye konuştu.
ÖĞRENCİLER MORALSİZ
Öğrenciler ise talepleri azalsa da kitapları almaya devam ediyor. Bazı öğrenciler yaz döneminde aldıkları kitapları şimdiler de okula yardımcı olarak kullanırken, bazı öğrenciler ise kaynakların yetersiz olmasından şikayetçi. Öğrenciler bu nedenle moralsiz olduklarını ifade ediyorlar. DHA
TEOG, YGS ve LYS'deki değişiklikler, bu sınavlar için basılan binlerce kitabının ortada kalmasına neden oldu. 200'e yakın yayınevinin elinde kalan kitapların sektöre yaşatacağı zararın boyutunun milyarlarca lira olacağı belirtildi.
Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, “Sınavlarla ilgili geçen yıl ve bu yıl üretilmiş kitapların yaklaşık 30 milyonu TEOG, 70 milyonu da YGS ve LYS kitapları. Bunların kaldırılmasıyla beraber şu anda 100 milyona yakın kitabı yayıncılar ne yapacağını bilemiyor. Kitapta kullandığımız kağıdı ithal ediyoruz.
Sadece kağıdın ithalat bedeli 100 milyon dolar civarında. İçeriği ve diğer masraflarıyla beraber ciddi bir rakamla karşı karşıyayız. Bütün bunlarla beraber 580 milyon dolarlık bir ciro kaybından söz ediyorum. Yani sektörü 2 milyar liralık bir ciro kaybı bekliyor. 200 eğitim yayıncımız var bu alanda faaliyet gösteren. Eğitim yayıncılığının da sektörün içindeki payı yüzde 52. Hiç küçümsenecek bir rakam değil. Yılda 240 milyon civarında kitap üretiyorlar.
Ürettikleri kitapların şu anda 100 milyonu ne yazık ki yaşadığımız bu sınav meselesinden dolayı kayıp durumda. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni açıkladığı sınav yönetmeliğine göre çocukların bir kısmı yine bu sınava girecekler ve yine bu bilgilere ihtiyaçları var. Bir kısım kitapların hala satılabilir olduğunu düşünüyorum. Bazı yayıncı arkadaşlarımız kapakları değiştiriyorlar. Bu ne kadar doğru ya da yanlış ayrı mesele. Kitaplar eğer kullanılamazsa maalesef geri dönüşüme gidecek" dedi.
“SATIŞLARINDA YAKLAŞIK YÜZDE 70 ORANINDA DÜŞÜŞ VAR"
Palme Yayınevi Pazarlama Müdürü Hakan Budak da, “Şu an hiçbir şey yapamıyoruz. Kitaplar çöpe atılacak. Kapağı değişen kitaplara öğrencilerden aynı talep gelmiyor. Öğrenciler kitabın kapağının değiştiğini öğrenince yeni bir şeyler istiyorlar. TEOG, LYS ve YGS kitaplarının satışlarında yaklaşık yüzde 70 oranında düşüş var. Yetkililer zamanında açıklama yapmış olsalardı herkes daha az zarar görecekti. Şu anda zarar gerçekten çok büyük" şeklinde konuştu.
“BASILMIŞ METARYELİN DEĞİŞİMİ ÇOK ZOR OLACAKTIR"
MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özcan ise “Basılmış materyalin değişimi çok zor olacaktır. Kitapçılar için üzgünüm. Ben öğrenci olsam soru çıkması muhtemel olmayan ya da çok az soru çıkacak bir alanda olan kitapla vaktimi harcamak istemem. Çünkü en son karar ne ise ona yoğunlaşmak isterim. Şu anda bakanlığın orta okuldan liseye geçişte yaptığı sınavda neleri soracaksa bana sattığınız kitabında onun için tasarlanmış olmasını isterim. Geri kalanı beni motive etmez, motivasyonumu öldürür" diye konuştu.
ÖĞRENCİLER MORALSİZ
Öğrenciler ise talepleri azalsa da kitapları almaya devam ediyor. Bazı öğrenciler yaz döneminde aldıkları kitapları şimdiler de okula yardımcı olarak kullanırken, bazı öğrenciler ise kaynakların yetersiz olmasından şikayetçi. Öğrenciler bu nedenle moralsiz olduklarını ifade ediyorlar. DHA
17 Eylül 2017 Pazar
Karikatürün olduğu sayfa nasıl imha edilecek?
Yeni müfredat ders kitapları yayımlandığında tartışılan konulardan biri de 6. Sınıf Türkçe Dersi Öğrenci Çalışma Kitabı’nda uygunsuz hareket yapan kutup ayısı karikatürü oldu.
Habertürk Gazetesi'nin haberine göre; karikatürist Selçuk Erdem’in kutup ayısının pençesi ile yaptığı uygunsuz karikatürün ders kitabına nasıl girdiği tartışılırken, MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Alpaslan Durmuş karikatürün kitabın bir sayfasında bir milimetre civarında yer kapladığını söyleyerek, “Bu sayfanın imha edilmesi gerekiyor diye arkadaşlarımıza talimat gönderdik. Bütün il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerimiz öğrencilere dağıtılmak üzere bekletilen Türkçe 6. Sınıf kitaplarından sayfa 13’ü imha etmiş durumdalar. Öğrencilerimizin eline gitmeyecek” dedi.
ÖĞRETMENLER ÖĞRENCİLERE DAĞITMADAN ÖNCE YIRTACAK
Kitapların okullara ulaşmasıyla “kutup ayılı” karikatürün olduğu sayfanın “imha” edilmediği ortaya çıktı. Okul yönetimleri kitaplardan bu sayfaları yırtma görevini öğretmenlere verdi. Öğretmenler öğrencilere dağıtmadan önce bu sayfaları yırtacak.
Habertürk Gazetesi'nin haberine göre; karikatürist Selçuk Erdem’in kutup ayısının pençesi ile yaptığı uygunsuz karikatürün ders kitabına nasıl girdiği tartışılırken, MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Alpaslan Durmuş karikatürün kitabın bir sayfasında bir milimetre civarında yer kapladığını söyleyerek, “Bu sayfanın imha edilmesi gerekiyor diye arkadaşlarımıza talimat gönderdik. Bütün il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerimiz öğrencilere dağıtılmak üzere bekletilen Türkçe 6. Sınıf kitaplarından sayfa 13’ü imha etmiş durumdalar. Öğrencilerimizin eline gitmeyecek” dedi.
ÖĞRETMENLER ÖĞRENCİLERE DAĞITMADAN ÖNCE YIRTACAK
Kitapların okullara ulaşmasıyla “kutup ayılı” karikatürün olduğu sayfanın “imha” edilmediği ortaya çıktı. Okul yönetimleri kitaplardan bu sayfaları yırtma görevini öğretmenlere verdi. Öğretmenler öğrencilere dağıtmadan önce bu sayfaları yırtacak.
10 Eylül 2017 Pazar
Türkçe Dersi Öğrenci Çalışma Kitabı’nda uygunsuz hareket!
Yeni eğitim öğretim yılı öncesi okul kitabı tartışmalarına bir yenisi daha eklendi. 6'ncı sınıf Türkçe Dersi Öğrenci Çalışma Kitabı’nda yer alan bir karikatürde kutup ayısının yaptığı uygunsuz hareket eğitim camiasında tepkiye neden olurken, uygunsuzluğun fark edilmesi üzerine kitabın toplatıldığı öne sürüldü.
2017- 2018 eğitim-öğretim yılında okutulacak kitaplar okullara ulaştırıldı. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu’nun izni ile basılan ders kitaplarında yer alan soruların içeriği ve bazı görseller tartışmalara konu oldu. Dikkat çeken görsellerden biri de 6’ncı Sınıf Türkçe Öğrenci Çalışma Kitabı’nda yer aldı.
Talim Terbiye Kurulu’nun 10.02.2017 tarih ve 7 sayılı kurul kararıyla 2017- 2018 öğretim yılından itibaren 5 yıl süreyle ders kitabı olarak kabul edilen ve öğrencilere ücretsiz verilen kitap paketinin içinde yer alar kitabın 13’üncü sayfasında bulunan 8 karikatür şaşırttı. ‘Karikatürü yorumlayalım' başlıklı etkinlikte, karikatürist Selçuk Erdem'in buz parçası üzerindeki bir kutup ayısının sudaki bir adama pençesini uzatarak, konuşma balonunda ‘Tut elimi’ demesi tasvir ediliyor. Yapılacak çalışmada ise öğrencilerin karikatürün iletisi üzerinde düşünmesi ve düşüncelerini arkadaşları ile paylaşması isteniyor.
PENÇEDEKİ UYGUNSUZ HAREKET
Ancak ayının pençesi ile yaptığı uygunsuz hareketi içeren karikatürün ders kitabında yer alması eğitim camiasında tepki çekti. Konu ile ilgili açıklama yapan Türk Eğitim Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Merih Eyyup Demir, şunları söyledi:
“Ders kitaplarında daha önceki yıllarda da öğrencilerimizin kişisel gelişimlerini, milli ve manevi değerlerini olumsuz yönde etkileyebilecek benzeri örnekleri yaşadık. Bu konularda gerekli mercileri her defasında uyardık. Güncellenen müfredat ve ihale süreçleri, basım ve dağıtım süreçleri de düşünüldüğünde bu türden hatalarla karşılaşabiliyoruz. Bu konuda hassasiyetimizin en üst düzeyde olması gerekmektedir. Milli Eğitim yetkililerinden kitabın toplatıldığı bilgisini aldık. Ancak bu durum çözüm değildir. Kitap konusunda ne kadar hassas davranmamızın gerektiğine dair net bir örnektir. Zaman içerisinde eksiklerin tamamlanacağını düşünüyorum. Kitap inceleme komisyonlarında görev yapacak arkadaşlarımızın seçiminde özen göstermemiz gerektiği anlaşılıyor.” DHA
Talim Terbiye Kurulu’nun 10.02.2017 tarih ve 7 sayılı kurul kararıyla 2017- 2018 öğretim yılından itibaren 5 yıl süreyle ders kitabı olarak kabul edilen ve öğrencilere ücretsiz verilen kitap paketinin içinde yer alar kitabın 13’üncü sayfasında bulunan 8 karikatür şaşırttı. ‘Karikatürü yorumlayalım' başlıklı etkinlikte, karikatürist Selçuk Erdem'in buz parçası üzerindeki bir kutup ayısının sudaki bir adama pençesini uzatarak, konuşma balonunda ‘Tut elimi’ demesi tasvir ediliyor. Yapılacak çalışmada ise öğrencilerin karikatürün iletisi üzerinde düşünmesi ve düşüncelerini arkadaşları ile paylaşması isteniyor.
PENÇEDEKİ UYGUNSUZ HAREKET
Ancak ayının pençesi ile yaptığı uygunsuz hareketi içeren karikatürün ders kitabında yer alması eğitim camiasında tepki çekti. Konu ile ilgili açıklama yapan Türk Eğitim Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Merih Eyyup Demir, şunları söyledi:
“Ders kitaplarında daha önceki yıllarda da öğrencilerimizin kişisel gelişimlerini, milli ve manevi değerlerini olumsuz yönde etkileyebilecek benzeri örnekleri yaşadık. Bu konularda gerekli mercileri her defasında uyardık. Güncellenen müfredat ve ihale süreçleri, basım ve dağıtım süreçleri de düşünüldüğünde bu türden hatalarla karşılaşabiliyoruz. Bu konuda hassasiyetimizin en üst düzeyde olması gerekmektedir. Milli Eğitim yetkililerinden kitabın toplatıldığı bilgisini aldık. Ancak bu durum çözüm değildir. Kitap konusunda ne kadar hassas davranmamızın gerektiğine dair net bir örnektir. Zaman içerisinde eksiklerin tamamlanacağını düşünüyorum. Kitap inceleme komisyonlarında görev yapacak arkadaşlarımızın seçiminde özen göstermemiz gerektiği anlaşılıyor.” DHA
Etiketler:
ders,
kitap,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı
27 Nisan 2017 Perşembe
Eğitim- Sen: Anaokulunda 'Cihad' tavsiyeli kitap dağıtıldı
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Mersin Şube Başkanı Sinan Muşlu, eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın çocukluğunu konu alan ve 'Cihad'ı öven 'Necmettin'in Dünyası' adlı boyama kitabının Diyanet-Sen aracılığıyla anaokullarında dağıtılarak, çocukların zihinlerinin bulandırıldığını iddia etti. Diyanet-Sen yetkilileri ise kitabın sadece kendi üyelerinin çocuklarına yönelik dağıtıldığını kabul ederken, Milli Eğitim Müdürü Adem Koca eğitim kurumlarında bu tür bir kitabın dağıtılmadığını söyledi.
Diyanet-Sen tarafından hazırlanan boyama kitabının içeriğini değerlendiren Eğitim-Sen Şube Başkanı Sinan Muşlu, kitabı inceleyince ‘iyi niyetle hazırlanmış olmadığının anlaşıldığını’ kaydetti.
Muşlu şöyle dedi:
‘Bu boyama kitaplarının Mersin’de ana okullarında dağıtıldığı bilgisi ulaştı bize. Kitabın girişinde, başkanının kısa bir giriş yazısı var. Burada, ‘Milli ve manevi değerler ışığında, tarihimizin önemli devlet adamlarından Necmettin Erbakan’ın çocukluğundan esinlenerek hazırlanan bu eserleri beğeneceğinizi umuyorum’ ifadeleri yer alıyor. Ama kitapta anaokulu çocuklarına aktarılan çok çarpıcı noktalar var. Bu ülkede siz ‘Mustafa Kemal’in Dünyası’ diye bir boyama kitabı duydunuz mu’
CİHAD TAVSİYE EDİLİYOR
Bilinçaltına cihad düşüncesi yerleştirilmeye çalışıldığını belirten Muşlu, ‘Kitapta, ‘Namaz dinin direği, cihad ise zirvesidir’ yazıyor. Anaokulundaki bir çocuğa cihad tavsiye ediliyor. Bir diğeri, Necmettin Erbakan’ın siyasi yaşamında bir adil düzen çağrısı vardı. Kitapta, ‘Adil bir dünya mutlaka kurulacaktır’ cümlesi var. Erbakan’ın meşhur el işareti ile birlikte yer alıyor. Siyasi talepler, siyasi projeler anaokulundaki çocuğun zihnine şırınga edilmeye çalışılıyor’ diye konuştu.
DİNCİ VE GERİCİ AKIM NE DÜZEYE GELDİ
Erbakan’ın bir siyaset ve devlet adamı olduğunu hatırlatan Eğitim-Sen Şube Başkanı Sinan Muşlu şunları söyledi:
‘Necmettin Erbakan da Başbakandı, ama burada ana okullarında siyasi propagandaya dayalı kitapçıkların dağıtılması, hele hele anaokulundaki çocuğa cihadın tavsiye edilmesi korkunç bir durum. Ülkemizde eğitimin bilimden ve laik değerlerden uzaklaştırıldığını hep söylüyorduk. Ama bir sendikanın bu kadar rahat ve çarpıcı şekilde anaokullarında bunu dağıtıyor olabilmesi, Türkiye’nin gerici ve dinci akımın ne düzeye geldiğinin bir göstergesidir.’
BÖYLE BİR ŞEY SÖZ KONUSU DEĞİL
Diyanet-Sen Genel Merkez yetkilileri, kitabın sendika üyelerinin çocuklarına yönelik hazırlanıp sadece üyelere gönderildiğini, bu rakamın da Mersin için yaklaşık bin 500 olduğunu söyledi. Mersin Milli Eğitim Müdürü Adem Koca ise konu hakkında bilgilerinin olduğunu, gerekli incelemeyi yaptırdıklarını ve eğitim kurumlarında böyle bir kitabın dağıtılmadığını kaydetti. DHA
Muşlu şöyle dedi:
‘Bu boyama kitaplarının Mersin’de ana okullarında dağıtıldığı bilgisi ulaştı bize. Kitabın girişinde, başkanının kısa bir giriş yazısı var. Burada, ‘Milli ve manevi değerler ışığında, tarihimizin önemli devlet adamlarından Necmettin Erbakan’ın çocukluğundan esinlenerek hazırlanan bu eserleri beğeneceğinizi umuyorum’ ifadeleri yer alıyor. Ama kitapta anaokulu çocuklarına aktarılan çok çarpıcı noktalar var. Bu ülkede siz ‘Mustafa Kemal’in Dünyası’ diye bir boyama kitabı duydunuz mu’
CİHAD TAVSİYE EDİLİYOR
Bilinçaltına cihad düşüncesi yerleştirilmeye çalışıldığını belirten Muşlu, ‘Kitapta, ‘Namaz dinin direği, cihad ise zirvesidir’ yazıyor. Anaokulundaki bir çocuğa cihad tavsiye ediliyor. Bir diğeri, Necmettin Erbakan’ın siyasi yaşamında bir adil düzen çağrısı vardı. Kitapta, ‘Adil bir dünya mutlaka kurulacaktır’ cümlesi var. Erbakan’ın meşhur el işareti ile birlikte yer alıyor. Siyasi talepler, siyasi projeler anaokulundaki çocuğun zihnine şırınga edilmeye çalışılıyor’ diye konuştu.
DİNCİ VE GERİCİ AKIM NE DÜZEYE GELDİ
Erbakan’ın bir siyaset ve devlet adamı olduğunu hatırlatan Eğitim-Sen Şube Başkanı Sinan Muşlu şunları söyledi:
‘Necmettin Erbakan da Başbakandı, ama burada ana okullarında siyasi propagandaya dayalı kitapçıkların dağıtılması, hele hele anaokulundaki çocuğa cihadın tavsiye edilmesi korkunç bir durum. Ülkemizde eğitimin bilimden ve laik değerlerden uzaklaştırıldığını hep söylüyorduk. Ama bir sendikanın bu kadar rahat ve çarpıcı şekilde anaokullarında bunu dağıtıyor olabilmesi, Türkiye’nin gerici ve dinci akımın ne düzeye geldiğinin bir göstergesidir.’
BÖYLE BİR ŞEY SÖZ KONUSU DEĞİL
Diyanet-Sen Genel Merkez yetkilileri, kitabın sendika üyelerinin çocuklarına yönelik hazırlanıp sadece üyelere gönderildiğini, bu rakamın da Mersin için yaklaşık bin 500 olduğunu söyledi. Mersin Milli Eğitim Müdürü Adem Koca ise konu hakkında bilgilerinin olduğunu, gerekli incelemeyi yaptırdıklarını ve eğitim kurumlarında böyle bir kitabın dağıtılmadığını kaydetti. DHA
20 Kasım 2016 Pazar
İnternette en çok aranan kitaplar belli oldu
Yandex, Türkiye’de internet kullanıcılarının en çok aradığı kitapları araştırdı. Yapılan analizde ilk sırayı Sabahattin Ali'nin ‘Kürk Mantolu Madonna’ romanı alırken, onu sırasıyla Oğuz Atay’ın ‘Tutunamayanlar’ı ile ‘Harry Potter ve Lanetli Çocuk’ izledi.
Yandex, 35. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın açılışını da kapsayan 1-15 Kasım tarihlerinde en çok aranan kitapları araştırdı.
Analizin sonuçlarına göre Türkiye’de internet kullanıcılarının en çok aradığı kitap, Sabahattin Ali'nin 1943'te yayımladığı ve hala en çok satan kitaplar arasında yer alan önemli eseri Kürk Mantolu Madonna oldu.
İşte, sırasıyla internet kullanıcılarının en çok aradığı diğer kitaplar...
Oğuz Atay - Tutunamayanlar
J.K Rowling- Harry Potter ve Lanetli Çocuk
Yılmaz Özdil - Adam
Mete Yarar / Ceyhun Bozkurt - Darbenin Kayıp Saatleri
Emrah Serbes - Müptezeller
Kahraman Tazeoğlu / M.H. Kan - Mor
Yuval Noah Harari - Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens - İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi
Ayşe Kulin - Kanadı Kırık Kuşlar
Sarah Jio - Kelebek Adası
Yandex, 35. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın açılışını da kapsayan 1-15 Kasım tarihlerinde en çok aranan kitapları araştırdı.
Analizin sonuçlarına göre Türkiye’de internet kullanıcılarının en çok aradığı kitap, Sabahattin Ali'nin 1943'te yayımladığı ve hala en çok satan kitaplar arasında yer alan önemli eseri Kürk Mantolu Madonna oldu.
İşte, sırasıyla internet kullanıcılarının en çok aradığı diğer kitaplar...
Oğuz Atay - Tutunamayanlar
J.K Rowling- Harry Potter ve Lanetli Çocuk
Yılmaz Özdil - Adam
Mete Yarar / Ceyhun Bozkurt - Darbenin Kayıp Saatleri
Emrah Serbes - Müptezeller
Kahraman Tazeoğlu / M.H. Kan - Mor
Yuval Noah Harari - Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens - İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi
Ayşe Kulin - Kanadı Kırık Kuşlar
Sarah Jio - Kelebek Adası
18 Kasım 2016 Cuma
6 maddeyle şiire yön veren "Bir Garip Orhan Veli"
Orhan Veli Kanık, 36 yıllık kısacık ömründe Türk şiiri ve edebiyat dünyası için ölümsüz eserler bıraktı. Yazdıklarıyla Garip akımının öncülerinden ve hatta en bilinen şairlerinden oldu.
1. Orhan Veli 1914'te doğdu
Doğma büyüme İstanbullu olan şair, lise eğitiminin bir kısmına Ankara'da devam etti. 3 çocuklu ailenin en büyük çocuğu olan Orhan Veli'nin kardeşleri Adnan Veli Kanık ve Füruzan Yolyapan'dır.
2. Edebiyata ilgini küçük yaşlarda başladı
İlkokulda çocuk dergileri için hikaye yazan Orhan Veli; okul yaşamı boyunca Orhan Rıfat Horozcu, Melih Cevdet Anday'la tanıştı. Lisede edebiyat hocası olan Ahmet Hamdi Tanpınar'ı yönlendirmesi ilk kırılmalardan biri oldu.
3. Garip akımının tohumları atılıyor
Lise döneminde tanıştığı Melih Cevdet ve Oktay Rıfat ile Sesimiz isimli bir dergi çıkardı. Bu dergi döneminde aruz vezni kullandığı şiirlerini yazdı.
4. Garip akımı olgunlaşıyor
Üniversite eğitimi için 1932-1936 yılları arasında İstanbul'da kalan Orhan Veli, tekrar Ankara'ya döndüğünde arkadaşlarıyla bir araya geldi ve şiir çalışmalarına devam ettiler. 1936'da yayınlanmaya başlayan şiirlerinde hece şairi olarak bilinseler de 1937 sonrasında yeni tarzları iyice belirginleşti.
5. Garip seçkisi edebiyat dünyasını salladı
1941 yılının Mayıs ayında Garip seçkisi yayınlandı. Bu kitapta şairin yirmi dört şiirinin yanı sıra Melih Cevdet'in on altı, Oktay Rifat'ın ise yirmi bir şiiri yer aldı. Kitabın içindeki şiirler kadar ses getiren önsözünü ise Orhan Veli yazdı.
6. Belediye çukuruna düşüp hayatını kaybetti
Genelde şiirleriyle tanınan Orhan Veli'nin hikaye, deneme, çeviri ve makale de yazdı.
Ankara'da belediyenin kazdığı bir çukura düştü ve başından hafifçe yaralandı. İki gün sonra İstanbul'a döndü. 14 Kasım günü bir arkadaşının evinde öğle yemeği yerken fenalık geçiren şair hastaneye kaldırıldı. Beyinde damar çatlaması yüzünden başlayan rahatsızlığın sebebi doktor tarafından anlaşılamadı ve Kanık'a alkol zehirlenmesi teşhisiyle tedavi uygulandı, ancak beyin kanaması geçirdiği sonradan anlaşıldı. Aynı akşam komaya giren şair komadan çıkamayarak hayatını kaybetti.
Doğma büyüme İstanbullu olan şair, lise eğitiminin bir kısmına Ankara'da devam etti. 3 çocuklu ailenin en büyük çocuğu olan Orhan Veli'nin kardeşleri Adnan Veli Kanık ve Füruzan Yolyapan'dır.
2. Edebiyata ilgini küçük yaşlarda başladı
İlkokulda çocuk dergileri için hikaye yazan Orhan Veli; okul yaşamı boyunca Orhan Rıfat Horozcu, Melih Cevdet Anday'la tanıştı. Lisede edebiyat hocası olan Ahmet Hamdi Tanpınar'ı yönlendirmesi ilk kırılmalardan biri oldu.
3. Garip akımının tohumları atılıyor
Lise döneminde tanıştığı Melih Cevdet ve Oktay Rıfat ile Sesimiz isimli bir dergi çıkardı. Bu dergi döneminde aruz vezni kullandığı şiirlerini yazdı.
4. Garip akımı olgunlaşıyor
Üniversite eğitimi için 1932-1936 yılları arasında İstanbul'da kalan Orhan Veli, tekrar Ankara'ya döndüğünde arkadaşlarıyla bir araya geldi ve şiir çalışmalarına devam ettiler. 1936'da yayınlanmaya başlayan şiirlerinde hece şairi olarak bilinseler de 1937 sonrasında yeni tarzları iyice belirginleşti.
5. Garip seçkisi edebiyat dünyasını salladı
1941 yılının Mayıs ayında Garip seçkisi yayınlandı. Bu kitapta şairin yirmi dört şiirinin yanı sıra Melih Cevdet'in on altı, Oktay Rifat'ın ise yirmi bir şiiri yer aldı. Kitabın içindeki şiirler kadar ses getiren önsözünü ise Orhan Veli yazdı.
6. Belediye çukuruna düşüp hayatını kaybetti
Genelde şiirleriyle tanınan Orhan Veli'nin hikaye, deneme, çeviri ve makale de yazdı.
Ankara'da belediyenin kazdığı bir çukura düştü ve başından hafifçe yaralandı. İki gün sonra İstanbul'a döndü. 14 Kasım günü bir arkadaşının evinde öğle yemeği yerken fenalık geçiren şair hastaneye kaldırıldı. Beyinde damar çatlaması yüzünden başlayan rahatsızlığın sebebi doktor tarafından anlaşılamadı ve Kanık'a alkol zehirlenmesi teşhisiyle tedavi uygulandı, ancak beyin kanaması geçirdiği sonradan anlaşıldı. Aynı akşam komaya giren şair komadan çıkamayarak hayatını kaybetti.
26 Ekim 2016 Çarşamba
Türkiye'nin en iyi 10 kütüphanesi
Dijital dünyada kitaplar eski önemini yitirmiş gibi mi görünüyor? Kabul, internet hız kazandırıyor ama gerçek bilgi hâlâ tarihi beş bin yıla giden mabetlerde, kütüphanelerde... İtalyan düşünür Umberto Eco ile sinemacı Jean-Claude Carriere, “Kitaplardan kurtulabileceğinizi sanmayın” derken haklı değil miydi? Kütüphanelerde nadir belgelere, yazmalara, koleksiyonlara ulaşabilir, telaşsız ve sessiz okumanın tadına varabilirsiniz.
ATATÜRK KİTAPLIĞI / İSTANBUL
Akademisyenlere ve serbest araştırmacılara, bünyesindeki 500 bine yakın eserle hizmet veriyor. 24 saat açık. 1928 öncesi neşriyat, matbu kitaplar, elyazmaları, kartpostallar, salname ve gazete arşiviyle oldukça zengin. Taksim’deki kütüphane Boğaz manzarasıyla da dikkat çekiyor.
BEYAZIT DEVLET KÜTÜPHANESİ / İSTANBUL
Avrupa’daki milli kütüphanelerin benzerini kurmak için Padişah II. Abdülhamit’in emriyle 1884’te kuruldu. Toplanan elyazmaları, kitaplar, gazeteler ve dergilerle bir milyona yakın esere sahip. Görme engelliler için sesli arşiv bölümü var. Beyazıt’ta, eski şehrin kalbinde.
İSLAM ARAŞTIRMALARI MERKEZİ / İSTANBUL
Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1984’te kurulan kütüphanede Osmanlı ve İslam coğrafyası hakkındaki dokümanlara ulaşacaksınız. Jüri üyelerimizden Kansu Şarman, “Araştırdığınız konuda yayımlanmış tez çalışmalarına kadar detaylı olanaklar sunuyor” diyor. Kütüphane, Üsküdar İcadiye’de
MİLLİ KÜTÜPHANE / ANKARA
Eski harfli Türkçe yayın arşivinde, nadir kitap, gazete, dergi, fotoğraf ve afiş gibi üç milyondan fazla eseri barındırıyor. Jüri üyelerimizden İhsan Yılmaz’a göre, sahip olduğu birikimle Türkiye’nin hafızası olarak kabul edilebilir. Çankaya’da,sabah 09.00’dan gece yarısına kadar açık.
İZMİR MİLLİ KÜTÜPHANE / İZMİR
Ülkede bir sivil toplum örgütü (İzmir Milli Kütüphane Cemiyeti) tarafından kurulması açısından ilk olma özelliğine sahip. 23 Nisan 1912’de Konak’ta açıldı. ‘Neo-Klasik Türk Mimarisi’ ekolünün İzmir’deki en önemli yapısı. İçinde 700 bine yakın kitap, beş bine yakın dergi ve sekiz bin civarında gazeteden oluşan koleksiyon barındırıyor.
SÜLEYMANİYE YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ / İSTANBUL
Kütüphane arşivinin temelini, Kanuni Sultan Süleyman’ın kütüphanesindeki eserler oluşturuyor. 70 bini aşkın yazma esere sahip. UNESCO’nun Dünya Belleği Listesi’ne giren İbn-i Sina’nın elyazmaları da burada bulunuyor. Süleymaniye Camii medreselerinde, 1927’de kuruldu.
DOĞAN HIZLAN KÜTÜPHANESİ / ANTALYA
Duayen gazeteci Doğan Hızlan’ın bağışladığı 20 bin kitap ile açılan kütüphane, 900 metrekarelik alanda hizmet veriyor. Envanterinde gezi, sosyoloji, inceleme ve araştırma kitapları yer alıyor. Muratpaşa’da her gün 09.30- 18.30 saatleri arasında açık.
KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ / İSTANBUL
Kim bilebilirdi ki, 1987’de sadece 100 kitaplık koleksiyonla kurulan kütüphanenin bugün bir milyondan fazla esere sahip olacağını. Üstelik tümü Türkiye’deki kadın örgütlerine ait belge, özel arşiv, efemera ve kadın sanatçılar koleksiyonundan oluşuyor. Fener semtinde.
SALT GALATA / İSTANBUL
Karaköy Bankalar Caddesi’nde, neo-klasik ve oryantalist mimarisiyle 1892’de inşa edilen benzersiz bir binada hizmet veriyor. Doğu Avrupa, Türkiye ve Akdeniz havzasına ait eserleri bulabilirsiniz. Ayrıca bünyesinde müze ve çeşitli sergilere ev sahipliği yapıyor.
İNEBEY YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ / BURSA
Yıldırım Beyazıt döneminde yaptırılan medrese binasında hizmet veriyor. Kütüphane olarak 1969’da Orhan Camii’ndeki elyazması ve basılı eserlerin getirilmesiyle kullanılmaya başladı. 9 bin cilt elyazması ve 20 bin civarında basılı eser barındırıyor. (ntvmsnc)
ATATÜRK KİTAPLIĞI / İSTANBUL
Akademisyenlere ve serbest araştırmacılara, bünyesindeki 500 bine yakın eserle hizmet veriyor. 24 saat açık. 1928 öncesi neşriyat, matbu kitaplar, elyazmaları, kartpostallar, salname ve gazete arşiviyle oldukça zengin. Taksim’deki kütüphane Boğaz manzarasıyla da dikkat çekiyor.
BEYAZIT DEVLET KÜTÜPHANESİ / İSTANBUL
Avrupa’daki milli kütüphanelerin benzerini kurmak için Padişah II. Abdülhamit’in emriyle 1884’te kuruldu. Toplanan elyazmaları, kitaplar, gazeteler ve dergilerle bir milyona yakın esere sahip. Görme engelliler için sesli arşiv bölümü var. Beyazıt’ta, eski şehrin kalbinde.
İSLAM ARAŞTIRMALARI MERKEZİ / İSTANBUL
Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1984’te kurulan kütüphanede Osmanlı ve İslam coğrafyası hakkındaki dokümanlara ulaşacaksınız. Jüri üyelerimizden Kansu Şarman, “Araştırdığınız konuda yayımlanmış tez çalışmalarına kadar detaylı olanaklar sunuyor” diyor. Kütüphane, Üsküdar İcadiye’de
MİLLİ KÜTÜPHANE / ANKARA
Eski harfli Türkçe yayın arşivinde, nadir kitap, gazete, dergi, fotoğraf ve afiş gibi üç milyondan fazla eseri barındırıyor. Jüri üyelerimizden İhsan Yılmaz’a göre, sahip olduğu birikimle Türkiye’nin hafızası olarak kabul edilebilir. Çankaya’da,sabah 09.00’dan gece yarısına kadar açık.
İZMİR MİLLİ KÜTÜPHANE / İZMİR
Ülkede bir sivil toplum örgütü (İzmir Milli Kütüphane Cemiyeti) tarafından kurulması açısından ilk olma özelliğine sahip. 23 Nisan 1912’de Konak’ta açıldı. ‘Neo-Klasik Türk Mimarisi’ ekolünün İzmir’deki en önemli yapısı. İçinde 700 bine yakın kitap, beş bine yakın dergi ve sekiz bin civarında gazeteden oluşan koleksiyon barındırıyor.
SÜLEYMANİYE YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ / İSTANBUL
Kütüphane arşivinin temelini, Kanuni Sultan Süleyman’ın kütüphanesindeki eserler oluşturuyor. 70 bini aşkın yazma esere sahip. UNESCO’nun Dünya Belleği Listesi’ne giren İbn-i Sina’nın elyazmaları da burada bulunuyor. Süleymaniye Camii medreselerinde, 1927’de kuruldu.
DOĞAN HIZLAN KÜTÜPHANESİ / ANTALYA
Duayen gazeteci Doğan Hızlan’ın bağışladığı 20 bin kitap ile açılan kütüphane, 900 metrekarelik alanda hizmet veriyor. Envanterinde gezi, sosyoloji, inceleme ve araştırma kitapları yer alıyor. Muratpaşa’da her gün 09.30- 18.30 saatleri arasında açık.
KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ / İSTANBUL
Kim bilebilirdi ki, 1987’de sadece 100 kitaplık koleksiyonla kurulan kütüphanenin bugün bir milyondan fazla esere sahip olacağını. Üstelik tümü Türkiye’deki kadın örgütlerine ait belge, özel arşiv, efemera ve kadın sanatçılar koleksiyonundan oluşuyor. Fener semtinde.
SALT GALATA / İSTANBUL
Karaköy Bankalar Caddesi’nde, neo-klasik ve oryantalist mimarisiyle 1892’de inşa edilen benzersiz bir binada hizmet veriyor. Doğu Avrupa, Türkiye ve Akdeniz havzasına ait eserleri bulabilirsiniz. Ayrıca bünyesinde müze ve çeşitli sergilere ev sahipliği yapıyor.
İNEBEY YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ / BURSA
Yıldırım Beyazıt döneminde yaptırılan medrese binasında hizmet veriyor. Kütüphane olarak 1969’da Orhan Camii’ndeki elyazması ve basılı eserlerin getirilmesiyle kullanılmaya başladı. 9 bin cilt elyazması ve 20 bin civarında basılı eser barındırıyor. (ntvmsnc)
14 Ekim 2016 Cuma
Üniversite kütüphanelerinde kitap temizliği
Darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturmalarda suçluluğun delili olarak gösterilen kitaplar, şimdi de üniversite kütüphanelerinden temizleniyor. Çanakkale'deki Onsekiz Mart Üniversitesi'nin kütüphanelerinde Gülen'in yazdıklarının yanı sıra kapatılan yayınevlerinden çıkan binlerce kitap raflardan indirildi. Üniversite yetkilileri 3 bin 949 kitabı polise teslim etti.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) merkezi kütüphanesi, İlahiyat Fakültesi ve Eğitim Fakültesi'ne bağlı kütüphaneler ile ilçelerdeki yüksek okul kütüphanelerinde, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Fetullah Gülen'in yazdığı 526 kitap ile kapatılan yayınevlerine ait ise 3 bin 423 kitap raftan indirildi.
Darbe girişimi sonrası ÇOMÜ merkezi kütüphanesi, İlahiyat Fakültesi ve Eğitim Fakültesine bağlı kütüphaneler ile ilçelerdeki yüksekokul kütüphanelerinde FETÖ'ye üye yazarlara ait kitapların temizliğine başlandı.
Toplam 3 bin 949 kitap toplanıp polise teslim edildi
Fetullah Gülen'in yazdığı kitaplar başta olmak üzere, kanun hükmünde kararnameyle kapatılan yayınevleriyle, FETÖ'ye üye yazarlara ait kitaplar raflardan indirildi. ÇOMÜ kütüphanelerinde ilk olarak Gülen'in yazdığı 526 kitap, kütüphane görevlileri tarafından toplandıktan sonra Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü yetkililerine teslim edildi. Ardından OHAL'le çıkarılan kanun hükmünde kararname ile kapatılan yayınevlerine ait 3 bin 423 kitap ise kütüphane raflarından kaldırıldı. ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Yücel Acer, şöyle dedi:
"FETÖ terör örgütü tarafından gerçekleştirilen 15 Temmuz kalkışmasının hemen ertesi günü Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Merkezi Kütüphanesi, İlahiyat Fakültesi ve Eğitim Fakültesine bağlı kütüphaneler ile ilçelerdeki Yüksekokul kütüphanelerinde FETÖ terör örgütü yöneticisi ve yandaşlarına ait yaklaşık 4 bine yakın kitap erişimden kaldırılmıştır. Bu kitapların bir kısmı gerekli resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından emniyet güçlerine teslim edilmiştir. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi yönetimi olarak göreve geldiğimiz ilk günden itibaren bu terör örgütüne karşı verdiğimiz mücadele bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edecektir." DHA
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) merkezi kütüphanesi, İlahiyat Fakültesi ve Eğitim Fakültesi'ne bağlı kütüphaneler ile ilçelerdeki yüksek okul kütüphanelerinde, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Fetullah Gülen'in yazdığı 526 kitap ile kapatılan yayınevlerine ait ise 3 bin 423 kitap raftan indirildi.
Darbe girişimi sonrası ÇOMÜ merkezi kütüphanesi, İlahiyat Fakültesi ve Eğitim Fakültesine bağlı kütüphaneler ile ilçelerdeki yüksekokul kütüphanelerinde FETÖ'ye üye yazarlara ait kitapların temizliğine başlandı.
Toplam 3 bin 949 kitap toplanıp polise teslim edildi
Fetullah Gülen'in yazdığı kitaplar başta olmak üzere, kanun hükmünde kararnameyle kapatılan yayınevleriyle, FETÖ'ye üye yazarlara ait kitaplar raflardan indirildi. ÇOMÜ kütüphanelerinde ilk olarak Gülen'in yazdığı 526 kitap, kütüphane görevlileri tarafından toplandıktan sonra Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü yetkililerine teslim edildi. Ardından OHAL'le çıkarılan kanun hükmünde kararname ile kapatılan yayınevlerine ait 3 bin 423 kitap ise kütüphane raflarından kaldırıldı. ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Yücel Acer, şöyle dedi:
"FETÖ terör örgütü tarafından gerçekleştirilen 15 Temmuz kalkışmasının hemen ertesi günü Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Merkezi Kütüphanesi, İlahiyat Fakültesi ve Eğitim Fakültesine bağlı kütüphaneler ile ilçelerdeki Yüksekokul kütüphanelerinde FETÖ terör örgütü yöneticisi ve yandaşlarına ait yaklaşık 4 bine yakın kitap erişimden kaldırılmıştır. Bu kitapların bir kısmı gerekli resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından emniyet güçlerine teslim edilmiştir. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi yönetimi olarak göreve geldiğimiz ilk günden itibaren bu terör örgütüne karşı verdiğimiz mücadele bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edecektir." DHA
7 Ekim 2016 Cuma
'F noktasından G noktasına' artık yasak
CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, Milli Eğitim Bakanlığı'nın, FETÖ'ye yakın olduğu gerekçesiyle bazı yayın evlerine ait ders kitaplarının dağıtımını durduğunu açıkladı. Budak ‘'50 milyon lira değerindeki, 13 bin ton kitap iptal edildi. Kitaplar arasında sadece FETÖ kapsamındakiler yok. Müjdat Gezen'in adı geçtiği için İngilizce kitabı da iptal edildi. Matematik kitabında ise “F noktasından G noktasına doğru” örneği verildiği ve bu örnekte Fethullah Gülen'in isminin baş harfleri olması gerekçesiyle de kitap iptal edildi” dedi.
Sözcü Gazetesi'nden Başak Kaya'nın haberine göre Budak şu ifadeleri kullandı:
Gezen ve Talipoğlu “İngilizce kitabı, Tayfun Talipoğlu ve Müjdat Gezen'in, örnek verilen konu içinde adı geçtiği için iptal edildi. Matematik kitabında ise “F noktasından G noktasına doğru” örneği verildiği için Gülen'in isminin baş harfleri olması gerekçesiyle kitap iptal edildi. Paranoya haline getirdiler. Milli gelir de çar çur ediliyor.”
Budak, okullarda kitap dağıtımının gecikmesinin de kitap iptallerinden kaynaklandığını savundu ve ‘'Yıllardır bu kitaplar okutuluyor. Hükümet 17/25 Aralık sonrasında cemaati terör örgütü ilan etmiş olmasına karşın geçen yıl da aynı kitaplar okutuldu. Niye o zaman tedbir alınmadı, müdahale edilmedi? Kendisini ‘Allah affetsin' diye savunanlar herkesi adliyelere sevk ediyor'' diye konuştu.
4 milyar lira ödendi
MEB, ilk kez 2003’te başladığı ücretsiz ders kitabı dağıtımı için 13 yılda 3 milyar 700 milyon 208 bin 905 lira ödedi. 2003-2015 yıllarını kapsayan dönemde, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine 1 milyar 585 milyon 654 bin 106 kitap dağıtıldı. Bu kitaplar için 2 milyar 536 milyon 957 bin 457 lira ödendi. Lise kademesinde ise uygulamanın başladığı 2006’dan bugüne kadar basılan 621 milyon 338 bin 705 kitap için 1 milyar 163 milyon 251 bin 448 lira ödendi.
Sözcü Gazetesi'nden Başak Kaya'nın haberine göre Budak şu ifadeleri kullandı:
Gezen ve Talipoğlu “İngilizce kitabı, Tayfun Talipoğlu ve Müjdat Gezen'in, örnek verilen konu içinde adı geçtiği için iptal edildi. Matematik kitabında ise “F noktasından G noktasına doğru” örneği verildiği için Gülen'in isminin baş harfleri olması gerekçesiyle kitap iptal edildi. Paranoya haline getirdiler. Milli gelir de çar çur ediliyor.”
Budak, okullarda kitap dağıtımının gecikmesinin de kitap iptallerinden kaynaklandığını savundu ve ‘'Yıllardır bu kitaplar okutuluyor. Hükümet 17/25 Aralık sonrasında cemaati terör örgütü ilan etmiş olmasına karşın geçen yıl da aynı kitaplar okutuldu. Niye o zaman tedbir alınmadı, müdahale edilmedi? Kendisini ‘Allah affetsin' diye savunanlar herkesi adliyelere sevk ediyor'' diye konuştu.
4 milyar lira ödendi
MEB, ilk kez 2003’te başladığı ücretsiz ders kitabı dağıtımı için 13 yılda 3 milyar 700 milyon 208 bin 905 lira ödedi. 2003-2015 yıllarını kapsayan dönemde, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine 1 milyar 585 milyon 654 bin 106 kitap dağıtıldı. Bu kitaplar için 2 milyar 536 milyon 957 bin 457 lira ödendi. Lise kademesinde ise uygulamanın başladığı 2006’dan bugüne kadar basılan 621 milyon 338 bin 705 kitap için 1 milyar 163 milyon 251 bin 448 lira ödendi.
2 Ekim 2016 Pazar
El ele verdiler, 8 köye kütüphane kurdular
İzmirli mimar Gülcan Demirpençe, El Ele Çocuk projesiyle önce hasta çocuklar için hediyeler topladı; sayıları giderek artan gönüllüler sayesinde de 8 ildeki köy okuluna kütüphane kurdurmayı başardı.
İzmir’deki bir inşaat firmasında çalışan 25 yaşındaki Gülcan Demirpençe, Facebook hesabı üzerinden kurduğu El Ele Çocuk grubunun üyeleri ile 8 farklı kentteki minik yürekler için harekete geçti. Projeyi giderek büyüten ve üye sayısını 5 bine çıkaran Demirpençe, aktif olarak çalışan 6 gönüllünün yardımıyla Balıkesir, Bergama, Diyarbakır, Urfa, Van, Ağrı’nın Diyadin ilçesi ile birlikte Tunceli’ye 2 kütüphane kazandırdı.
Doğudaki illerden kütüphane kurulması için çok talep aldığını anlatan Demirpençe, “Köy okullarındaki öğretmenler ve eğitim gönüllüleri bana mail yoluyla yada Facebook sayfamızdan mesaj atarak kütüphane ihtiyacını bildiriyor. Biz de resmi süreci başlatıp bağlı oldukları ilçenin milli eğitim müdürlüğünden dilekçe talep ediyoruz. İzin yazısını aldıktan sonra gönüllülerin yardımıyla topladığımız bağışları o illere ulaştırıyoruz. Kütüphane için 15 raftan oluşan 3’er dolap yaptırıyoruz. Nisan ayında Tunceli’deki Burmageçit İlkokulu için 1500 kitap bağışının yanında 8 adet bisiklet aldık. En çok kitap okuyan çocuklara 2 saat bisiklete binme izni verdik. Böylece okumaya teşvik etmiş olduk. Amacım Türkiye genelinde kütüphanesiz bir il bırakmamak” dedi.
Sadece kitap bağışıyla da kalmayıp doğudaki soğuk illerde yaşayan çocuklara bot ve mont yardımı da yapan Demirpençe, bayram ve özel günlerde de ihtiyaç sahibi çocuklar için küçük oyuncaklar, giysi, bebek bezleri, çorap ve bere topladıklarını belirtti.
YENİ KÜTÜPHANELER İÇİN BAĞIŞ ÇAĞRISI
Bu işi gönülden yapmak isteyen herkesten yardım beklediklerini söyleyen Gülcan Demirpençe, ekim ayının sonunda Giresun’da yeni bir kütüphane açmaya hazırlandıklarını açıkladı. Demirpençe, çok sayıda kitaba ihtiyaç duyduklarını, tüm gönüllülerin daha önce okudukları kitapları paylaşabileceğini vurguladı. Haftada bir gün Ege Üniversitesi Tülay Aktaş Onkoloji Servisi’nde el işi aktiviteleri ve kitap okuma saatleri düzenlediklerini anlatan Demirpençe, gönüllü arkadaşlarıyla birlikte hem anneler hem de çocuklarla ilgileniyor.
ÇOCUKLARIN HEM ANNESİ HEM ABLASI
Babasını küçük yaşta kaybettiğini söyleyen Demirpençe, annesiyle birlikte yaşadığını belirterek “Daha önce şehir dışından tedaviye gelen ve ekonomik yönden güçlük çeken ailelerin barınma ihtiyacını karşıladım. Işın tedavisi alacak çocukları evimde 2-3 ay misafir ettim. 3-4 çocuğa hem ablalık hem annelik yaptım. Paylaşma alışkanlığım küçüklüğümden geliyor. Babam, ben küçükken evde 2 tepsi baklava yaptırıp birini mutlaka huzurevine bırakırdı. Yardımlaşmak kadar güzel birşey yok. Karşımdakinin mutluluğu beni mutlu ediyor. Hiçbir karşılık beklemeden bunları yapıyorum. Umuyorum gönüllülerin destekleri sayesinde daha fazla yardıma muhtaç çocuğa el uzatabiliriz” diye konuştu. DHA
İzmir’deki bir inşaat firmasında çalışan 25 yaşındaki Gülcan Demirpençe, Facebook hesabı üzerinden kurduğu El Ele Çocuk grubunun üyeleri ile 8 farklı kentteki minik yürekler için harekete geçti. Projeyi giderek büyüten ve üye sayısını 5 bine çıkaran Demirpençe, aktif olarak çalışan 6 gönüllünün yardımıyla Balıkesir, Bergama, Diyarbakır, Urfa, Van, Ağrı’nın Diyadin ilçesi ile birlikte Tunceli’ye 2 kütüphane kazandırdı.
Doğudaki illerden kütüphane kurulması için çok talep aldığını anlatan Demirpençe, “Köy okullarındaki öğretmenler ve eğitim gönüllüleri bana mail yoluyla yada Facebook sayfamızdan mesaj atarak kütüphane ihtiyacını bildiriyor. Biz de resmi süreci başlatıp bağlı oldukları ilçenin milli eğitim müdürlüğünden dilekçe talep ediyoruz. İzin yazısını aldıktan sonra gönüllülerin yardımıyla topladığımız bağışları o illere ulaştırıyoruz. Kütüphane için 15 raftan oluşan 3’er dolap yaptırıyoruz. Nisan ayında Tunceli’deki Burmageçit İlkokulu için 1500 kitap bağışının yanında 8 adet bisiklet aldık. En çok kitap okuyan çocuklara 2 saat bisiklete binme izni verdik. Böylece okumaya teşvik etmiş olduk. Amacım Türkiye genelinde kütüphanesiz bir il bırakmamak” dedi.
Sadece kitap bağışıyla da kalmayıp doğudaki soğuk illerde yaşayan çocuklara bot ve mont yardımı da yapan Demirpençe, bayram ve özel günlerde de ihtiyaç sahibi çocuklar için küçük oyuncaklar, giysi, bebek bezleri, çorap ve bere topladıklarını belirtti.
YENİ KÜTÜPHANELER İÇİN BAĞIŞ ÇAĞRISI
Bu işi gönülden yapmak isteyen herkesten yardım beklediklerini söyleyen Gülcan Demirpençe, ekim ayının sonunda Giresun’da yeni bir kütüphane açmaya hazırlandıklarını açıkladı. Demirpençe, çok sayıda kitaba ihtiyaç duyduklarını, tüm gönüllülerin daha önce okudukları kitapları paylaşabileceğini vurguladı. Haftada bir gün Ege Üniversitesi Tülay Aktaş Onkoloji Servisi’nde el işi aktiviteleri ve kitap okuma saatleri düzenlediklerini anlatan Demirpençe, gönüllü arkadaşlarıyla birlikte hem anneler hem de çocuklarla ilgileniyor.
ÇOCUKLARIN HEM ANNESİ HEM ABLASI
Babasını küçük yaşta kaybettiğini söyleyen Demirpençe, annesiyle birlikte yaşadığını belirterek “Daha önce şehir dışından tedaviye gelen ve ekonomik yönden güçlük çeken ailelerin barınma ihtiyacını karşıladım. Işın tedavisi alacak çocukları evimde 2-3 ay misafir ettim. 3-4 çocuğa hem ablalık hem annelik yaptım. Paylaşma alışkanlığım küçüklüğümden geliyor. Babam, ben küçükken evde 2 tepsi baklava yaptırıp birini mutlaka huzurevine bırakırdı. Yardımlaşmak kadar güzel birşey yok. Karşımdakinin mutluluğu beni mutlu ediyor. Hiçbir karşılık beklemeden bunları yapıyorum. Umuyorum gönüllülerin destekleri sayesinde daha fazla yardıma muhtaç çocuğa el uzatabiliriz” diye konuştu. DHA
16 Ağustos 2016 Salı
Bu kütüphanede içecekler bedava
Zeytinburnu Merkezefendi Şehir Kütüphanesi'nde kitapseverlere çay, kahve ve çorba ücretsiz ikram ediliyor. Projenin mimarı Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, “Amacımız, vatandaşları kitap okumaya teşvik etmek” dedi.
Zeytinburnu Merkezefendi Şehir Kütüphanesi'nde belediye örnek bir uygulamayı hayata geçirdi. Kütüphaneye ders çalışmak ya da kitap okumak için gelen vatandaşlara çay, kahve ve çorba ücretsiz ikram ediliyor. Kütüphaneye gelen kitapseverlerin talep etmeleri halinde sipariş ettikleri içecekler, görevli personeller tarafından masalarına kadar servis ediliyor. Haziran ayında faaliyete geçen uygulamanın amacı, ilçedeki kitap okuma alışkanlığını ve kütüphane kültürünü arttırmak.
Resmi açılışın yıl sonunda gerçekleştirileceği Şehir Kütüphanesi'nin raflarında 50 bin kitabın bulundurulması amaçlanıyor. Kütüphanede güncel kitapların yanı sıra tematik eserler de yer alacak. Uygulamayla ilgili konuşan Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın şunları söyledi:
“Kütüphaneye daha çok öğrenciler geliyor. Hepimiz öğrenci olduk ve biliyoruz ki öğrenciler için 3-5 liranın önemi büyük. Çünkü ailelerinin desteğiyle eğitim hayatlarını devam ettiriyorlar. Bu sebeple hem öğrencilere destek olmak hem de kütüphane kültürünü yayıp, kitap okumayı teşvik etmek için haziran ayında böyle bir uygulamayı başlattık.”
Zeytinburnu Merkezefendi Şehir Kütüphanesi'nde belediye örnek bir uygulamayı hayata geçirdi. Kütüphaneye ders çalışmak ya da kitap okumak için gelen vatandaşlara çay, kahve ve çorba ücretsiz ikram ediliyor. Kütüphaneye gelen kitapseverlerin talep etmeleri halinde sipariş ettikleri içecekler, görevli personeller tarafından masalarına kadar servis ediliyor. Haziran ayında faaliyete geçen uygulamanın amacı, ilçedeki kitap okuma alışkanlığını ve kütüphane kültürünü arttırmak.
Resmi açılışın yıl sonunda gerçekleştirileceği Şehir Kütüphanesi'nin raflarında 50 bin kitabın bulundurulması amaçlanıyor. Kütüphanede güncel kitapların yanı sıra tematik eserler de yer alacak. Uygulamayla ilgili konuşan Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın şunları söyledi:
“Kütüphaneye daha çok öğrenciler geliyor. Hepimiz öğrenci olduk ve biliyoruz ki öğrenciler için 3-5 liranın önemi büyük. Çünkü ailelerinin desteğiyle eğitim hayatlarını devam ettiriyorlar. Bu sebeple hem öğrencilere destek olmak hem de kütüphane kültürünü yayıp, kitap okumayı teşvik etmek için haziran ayında böyle bir uygulamayı başlattık.”
15 Ağustos 2016 Pazartesi
Kitap okumak ömrü uzatıyor
Bilim insanları düzenli kitap okuyan insanların iki yıl daha uzun yaşadığını ortaya koydu.
Araştırmada, kitap okumayan ve düzenli kitap okuyan insanların yaşam süresi karşılaştırıldı. ABD’li uzmanların edindikleri sonuç, kitap okuma alışkanlığının yaşam süresini uzattığı yönünde oldu.
Yale Üniversitesi’nde yapılan araştırmalarda, haftada en az birkaç saat kitap okuyan kişilerin okumayanlara oranla 2 yıl daha fazla yaşadığı belirlendi. 3 bin 635 kişi ile yapılan incelemede, haftada 3.5 saat kitap okumak, biraz daha uzun yaşamak için ideal. Ayrıca haftada 3.5 saat kitap okumanın ölüm riskini yüzde 23 azalttığı sonucuna varıldı.
Araştırmada, kitap okumayan ve düzenli kitap okuyan insanların yaşam süresi karşılaştırıldı. ABD’li uzmanların edindikleri sonuç, kitap okuma alışkanlığının yaşam süresini uzattığı yönünde oldu.
Yale Üniversitesi’nde yapılan araştırmalarda, haftada en az birkaç saat kitap okuyan kişilerin okumayanlara oranla 2 yıl daha fazla yaşadığı belirlendi. 3 bin 635 kişi ile yapılan incelemede, haftada 3.5 saat kitap okumak, biraz daha uzun yaşamak için ideal. Ayrıca haftada 3.5 saat kitap okumanın ölüm riskini yüzde 23 azalttığı sonucuna varıldı.
28 Mart 2016 Pazartesi
‘Okuma Kültürüne Katkı Ödülleri’ 2016 sahiplerini buluyor!
52. Kütüphane Haftası kutlamaları kapsamında 2016 'Okuma Kültürüne Katkı Ödülleri' törenle sahiplerini bulacak.
‘Okuma Kültürüne Katkı Ödülleri 28 Mart Pazartesi günü (yarın) Ankara’da Türk Kütüphaneciler Derneği Genel Merkezi öncülüğünde gerçekleşen 52. Kütüphane Haftası açılış töreninde gerçekleşecek ödül töreninde sahiplerine verilecek. Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 50. Yıl Salonunda saat 12.00′de başlayacak 52. Kütüphane Haftası açılış töreni ve ödül töreni tüm kütüphanecilere, kültür-sanat, kitap ve edebiyat ve kütüphane dostlarına açık olacak.
Okul Kütüphanecileri Derneği, 2013 yılından itibaren vermeye başladığı Geleneksel “Kütüphane ve Okuma Kültürüne Katkı Ödülleri”nin 4.’sünü 52. Kütüphane Haftası kutlamaları kapsamında 28 Mart Pazartesi günü Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 50. Yıl Salonunda saat 12.00′de gerçekleşecek ödül töreninde sahiplerine ulaştıracak.
“Kütüphane ve Okuma Kültürüne Katkı Ödülleri” kitaba, kütüphaneye, okuma kültürüne, sanata, edebiyata ve topluma katkı sunan, kişi, kurum ve kuruluşlara veriliyor.
İlki; Yazar, Gülten Dayıoğlu’na ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’a,
İkincisi; Hayata Renk Ver Derneği “Koridor Kütüphanesi Projesi”ne,
Açtığı halk ve çocuk kütüphaneleri ve Şiir kütüphanesi ile Bursa Nilüfer Belediyesi
Çocuklar için yıllardır yazan kütüphaneci dostu-çocuk dostu: yazar, Yalvaç Ural’a,
Üçüncüsü; Günışığı Kitaplığı’na, Yazar, Mustafa Ruhi Şirin’e, Çizer-Ressam Mustafa Delioğlu’na ve Kadıköy Belediyesi Başkanlığı’na verildi.
Bu yıl Dördüncüsü verilecek olan ödül;
- Okuma Kültürü konusunda yenilikçi çalışmalar, çalıştaylar ve sempozyumlar yapan, yayınlar çıkaran okullarda kamu ve sivil toplum işbirlikleri ile Z-Kütüphaneler kuran, okul kütüphanelerinin, kütüphaneciliğin ve kütüphanecilerin önemini topluma yayan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Araçları ve Yayımlar Daire Başkanlığı adına Daire Başkanı Ercan Şen’e,
- Yayıncılar, yazarlar, öğretmenler ve öğrenci işbirliği ile kurulan öğrenciler için bir yaşam merkezi olan, okuma atölyeleri ve, yazar buluşmaları gerçekleştiren Hatay Narlıca Anadolu Lisesi İpekli Mendil Okul Kütüphanesi’ adına Mehmet Tutar’a verilecek.
‘Okuma Kültürüne Katkı Ödülleri 28 Mart Pazartesi günü (yarın) Ankara’da Türk Kütüphaneciler Derneği Genel Merkezi öncülüğünde gerçekleşen 52. Kütüphane Haftası açılış töreninde gerçekleşecek ödül töreninde sahiplerine verilecek. Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 50. Yıl Salonunda saat 12.00′de başlayacak 52. Kütüphane Haftası açılış töreni ve ödül töreni tüm kütüphanecilere, kültür-sanat, kitap ve edebiyat ve kütüphane dostlarına açık olacak.
Okul Kütüphanecileri Derneği, 2013 yılından itibaren vermeye başladığı Geleneksel “Kütüphane ve Okuma Kültürüne Katkı Ödülleri”nin 4.’sünü 52. Kütüphane Haftası kutlamaları kapsamında 28 Mart Pazartesi günü Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 50. Yıl Salonunda saat 12.00′de gerçekleşecek ödül töreninde sahiplerine ulaştıracak.
“Kütüphane ve Okuma Kültürüne Katkı Ödülleri” kitaba, kütüphaneye, okuma kültürüne, sanata, edebiyata ve topluma katkı sunan, kişi, kurum ve kuruluşlara veriliyor.
İlki; Yazar, Gülten Dayıoğlu’na ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’a,
İkincisi; Hayata Renk Ver Derneği “Koridor Kütüphanesi Projesi”ne,
Açtığı halk ve çocuk kütüphaneleri ve Şiir kütüphanesi ile Bursa Nilüfer Belediyesi
Çocuklar için yıllardır yazan kütüphaneci dostu-çocuk dostu: yazar, Yalvaç Ural’a,
Üçüncüsü; Günışığı Kitaplığı’na, Yazar, Mustafa Ruhi Şirin’e, Çizer-Ressam Mustafa Delioğlu’na ve Kadıköy Belediyesi Başkanlığı’na verildi.
Bu yıl Dördüncüsü verilecek olan ödül;
- Okuma Kültürü konusunda yenilikçi çalışmalar, çalıştaylar ve sempozyumlar yapan, yayınlar çıkaran okullarda kamu ve sivil toplum işbirlikleri ile Z-Kütüphaneler kuran, okul kütüphanelerinin, kütüphaneciliğin ve kütüphanecilerin önemini topluma yayan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Araçları ve Yayımlar Daire Başkanlığı adına Daire Başkanı Ercan Şen’e,
- Yayıncılar, yazarlar, öğretmenler ve öğrenci işbirliği ile kurulan öğrenciler için bir yaşam merkezi olan, okuma atölyeleri ve, yazar buluşmaları gerçekleştiren Hatay Narlıca Anadolu Lisesi İpekli Mendil Okul Kütüphanesi’ adına Mehmet Tutar’a verilecek.
Etiketler:
eğitim,
kitap,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı
6 Ocak 2016 Çarşamba
Lise ders kitaplarında önemli hatalar
Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) liselerde ücretsiz olarak dağıttığı ders kitapları önemli yanlışlar içeriyor. Ortaöğretim 9’uncu sınıfta (lise 1) okutulan Tarih, Proje Hazırlama ve Fizik ders kitaplarında öğrencilere hatalı bilgilerin öğretildiğini söyleyen veliler “Çocuklar bu hatalı bilgiler üzerinden sınava giriyor” diyor.
Ders kitapları ilk kez okutulmuyor. Kitaplardaki açıklamalarda 2011-2012’den itibaren farklı yıllarda 5 yıl süreyle ders kitabı olarak kabul edildiği belirtiliyor. Habertürk'ten Bürde Özçakır ve Derya Öztürk'ün haberine göre öğrencilerin halen okuduğu kitaplarda dikkat çeken yanlışlar şöyle:

PISA İTALYA’DA DEĞİL FRANSA’DA
-Ortaöğretim 9. sınıf Fizik ders kitabı (Tuna Yayınları- Yazar: Kadem Erbaş) 1’inci ünite Fizik Bilimi’ne Giriş bölümünün 32’nci sayfasında, Galileo Galilei başlıklı ünite sonu okuma parçasında Galilei’nin doğum yeri İtalya’nın Pisa kenti değil, “Fransa’nın Pisa kenti” diye sunuluyor.

ÖZAL ÖLÜMÜNDEN 4 YIL SONRA ‘BAŞBAKAN’
-Ortaöğretim 9. sınıf Tarih ders kitabı (Ekoyay Yayıncılık- Yazar: Ahmet Yılmaz) ilk ünitesi Tarih Bilimine Giriş’te, “Tarihin Önemi” konusundaki “Çanakkale” başlıklı okuma parçasında, 1997 yılında eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın başbakanlık yaptığı anlatılıyor. Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal 1993 yılında Cumhurbaşkanı olarak görev yaparken hayatını kaybetti.

Kitabın 53’üncü sayfasında, “İlk Çağ Uygarlıkları” konusunun “Kültür ve Uygarlık” başlığı altındaki “Dünya Üzerindeki İlk Uygarlıklar” haritasında ise Avustralya kıtası “Avusturya” olarak gösteriliyor.

ŞÜPHE EDİLEMEYEN BİLGİ: SANAT
PISA İTALYA’DA DEĞİL FRANSA’DA
-Ortaöğretim 9. sınıf Fizik ders kitabı (Tuna Yayınları- Yazar: Kadem Erbaş) 1’inci ünite Fizik Bilimi’ne Giriş bölümünün 32’nci sayfasında, Galileo Galilei başlıklı ünite sonu okuma parçasında Galilei’nin doğum yeri İtalya’nın Pisa kenti değil, “Fransa’nın Pisa kenti” diye sunuluyor.
ÖZAL ÖLÜMÜNDEN 4 YIL SONRA ‘BAŞBAKAN’
-Ortaöğretim 9. sınıf Tarih ders kitabı (Ekoyay Yayıncılık- Yazar: Ahmet Yılmaz) ilk ünitesi Tarih Bilimine Giriş’te, “Tarihin Önemi” konusundaki “Çanakkale” başlıklı okuma parçasında, 1997 yılında eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın başbakanlık yaptığı anlatılıyor. Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal 1993 yılında Cumhurbaşkanı olarak görev yaparken hayatını kaybetti.
Kitabın 53’üncü sayfasında, “İlk Çağ Uygarlıkları” konusunun “Kültür ve Uygarlık” başlığı altındaki “Dünya Üzerindeki İlk Uygarlıklar” haritasında ise Avustralya kıtası “Avusturya” olarak gösteriliyor.
ŞÜPHE EDİLEMEYEN BİLGİ: SANAT
Ortaöğretim 9. sınıf Proje Hazırlama ders kitabı (Ada Matbaacılık-Yazarlar: Ahmet Nazlıoğlu, Filiz Şenses) “Birinci Ünite: Bilimi Araştırma ve Proje İlişkisi” ünitesinde, sayfa 32’de yer alan Ünite Sonu Değerlendirme Testi’ndeki soruların yanıtları öğrencileri şaşırtıyor.

“Aşağıdakilerden hangisi şüphe edilemeyen bilgi çeşididir?” sorusunun doğru yanıtı testin cevap anahtarına göre “Sanat Bilgisi.” “Aşağıdakilerden hangisi araç gereç yapımıyla ilgilidir?” sorusunun yanıtı ise “Gündelik Bilgi” olarak gösteriliyor.

“Aşağıdakilerden hangisi şüphe edilemeyen bilgi çeşididir?” sorusunun doğru yanıtı testin cevap anahtarına göre “Sanat Bilgisi.” “Aşağıdakilerden hangisi araç gereç yapımıyla ilgilidir?” sorusunun yanıtı ise “Gündelik Bilgi” olarak gösteriliyor.
2 Kasım 2015 Pazartesi
Kitaplar, Araştırma Görevlisi Erçiftçi’nin sesiyle konuşuyor!
Kitaplar, İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Araştırma Görevlisi Aytunç Erçiftçi’nin sesiyle görme engellilerin hayal dünyasını aralıyor. Erçiftçi, seslendirdiği kitapları Boğaziçi Üniversitesi’nin Görme Engelliler Teknoloji Laboratuvarı olan GETEM’e bağışlayacak.
Lisans eğitimi sırasında görme engellilere destek olmak amacıyla sesli kitap oluşturma projesinde yer alan Erçifçi, akademisyen olarak sürdürdüğü kariyerinde bireysel olarak kitap seslendirmelerine devam ediyor. Mehmed Uzun’un Yaşlı Rind’in Ölümü, Arthur Schopenhauer’in Bilmek ve İstemek, George Bataille’ın Göğün Mavisi kitaplarını seslendiren Erçiftçi, “Seslendirilen kitap çeşitliliği ne kadar artarsa o kadar faydalı olur” dedi.
Ege Üniversitesi’nin 2013 yılında Konuşan Kitaplar projesinde yer alan Erçitfçi, 2 yıl içerisinde 10 kitap seslendirildiğini ve bunların Milli Kütüphane’ye bağışlandığını belirterek “Bireysel olarak çalışmalara devam ediyorum. Projenin tamamlanmasının ardından görme engelli İlkay Erden beni bireysel çalışma yapmam için cesaretlendirdi. Son olarak George Bataille’ın Göğün Mavisi kitabının seslendirmesini bitirdim, şu an düzenleme aşamasında. Sonrasında Halikarnas Balıkçısı’nın Merhaba Anadolu kitabını seslendirmeyi amaçlıyorum” diye konuştu.
‘ELİNİZDEN GELENİ YAPIN ’
Seslendirdiği kitapları Boğaziçi Üniversitesi’nin Görme Engelliler Teknoloji Laboratuvarı olan GETEM’e bağışlayacağını aktaran Erçiftçi, yılda 10 kitap seslendirmeyi hedeflediğini kaydetti. Görme engelliler için kitap okumak isteyen kişilerin görme engelliler merkezlerinden veya GETEM’in internet sitesinden detaylı bilgi alabileceğini ifade eden Erçiftçi, şunları söyledi:
“Her türden kitabın okunabileceğini düşünüyorum. Bir kişinin görme engelli olması onun farklı zevkleri olabileceği ve farklı türden kitaplara ulaşmak isteyeceği gerçeğini değiştirmiyor. Kitap seslendirirken aklımdan ‘değerli, işe yarar bir şey yapıyorum’ düşüncesi geçiyor. Sevdiğim bir işi yapıyorum, kitaplar da hayal gücümüzü geliştiriyor. Ben de katkıda bulunarak çok mutlu oluyorum. Eğer 100 kişi gönüllü olup, zamanından ayırıp yılda 10 kitap seslendirse bu 1000 kitap olur. ‘Bir kitap okusam ne faydası olur’ diye düşünülmemeli. Herkes elinden geleni yapmalı.” Sözcü
Lisans eğitimi sırasında görme engellilere destek olmak amacıyla sesli kitap oluşturma projesinde yer alan Erçifçi, akademisyen olarak sürdürdüğü kariyerinde bireysel olarak kitap seslendirmelerine devam ediyor. Mehmed Uzun’un Yaşlı Rind’in Ölümü, Arthur Schopenhauer’in Bilmek ve İstemek, George Bataille’ın Göğün Mavisi kitaplarını seslendiren Erçiftçi, “Seslendirilen kitap çeşitliliği ne kadar artarsa o kadar faydalı olur” dedi.
Ege Üniversitesi’nin 2013 yılında Konuşan Kitaplar projesinde yer alan Erçitfçi, 2 yıl içerisinde 10 kitap seslendirildiğini ve bunların Milli Kütüphane’ye bağışlandığını belirterek “Bireysel olarak çalışmalara devam ediyorum. Projenin tamamlanmasının ardından görme engelli İlkay Erden beni bireysel çalışma yapmam için cesaretlendirdi. Son olarak George Bataille’ın Göğün Mavisi kitabının seslendirmesini bitirdim, şu an düzenleme aşamasında. Sonrasında Halikarnas Balıkçısı’nın Merhaba Anadolu kitabını seslendirmeyi amaçlıyorum” diye konuştu.
‘ELİNİZDEN GELENİ YAPIN ’
Seslendirdiği kitapları Boğaziçi Üniversitesi’nin Görme Engelliler Teknoloji Laboratuvarı olan GETEM’e bağışlayacağını aktaran Erçiftçi, yılda 10 kitap seslendirmeyi hedeflediğini kaydetti. Görme engelliler için kitap okumak isteyen kişilerin görme engelliler merkezlerinden veya GETEM’in internet sitesinden detaylı bilgi alabileceğini ifade eden Erçiftçi, şunları söyledi:
“Her türden kitabın okunabileceğini düşünüyorum. Bir kişinin görme engelli olması onun farklı zevkleri olabileceği ve farklı türden kitaplara ulaşmak isteyeceği gerçeğini değiştirmiyor. Kitap seslendirirken aklımdan ‘değerli, işe yarar bir şey yapıyorum’ düşüncesi geçiyor. Sevdiğim bir işi yapıyorum, kitaplar da hayal gücümüzü geliştiriyor. Ben de katkıda bulunarak çok mutlu oluyorum. Eğer 100 kişi gönüllü olup, zamanından ayırıp yılda 10 kitap seslendirse bu 1000 kitap olur. ‘Bir kitap okusam ne faydası olur’ diye düşünülmemeli. Herkes elinden geleni yapmalı.” Sözcü
12 Ekim 2015 Pazartesi
Kahramanlar Ölmez!
Türk sporunun emektar sporcularından Yücel Aslan’ın hayatı kitap oldu.
Türk sporunun emektar sporcularından, 17 yıl süren profesyonel voleybol kariyerinde birçok takımın formasını giyen Yücel Aslan’ın 11 ay boyunca hiç çıkmaksızın kaldığı Hastane odasından aktarılan bir yaşam savaşı, onu bu mücadelede bir an olsun bile yalnız bırakmayan Voleybol Ailesinin verdiği inanılmaz desteğin hikâyesi sonunda Kitap oldu.
Yücel Aslan, bir gün aniden kapıyı çalan amansız hastalığa karşı mücadelede asla yalnız kalmadı. Bir kartopu gibi başladı. Sonra sorumluluk ve sevgiden oluşan bir çığa dönüştü onun sevenlerinin desteği.
11 aylık bu “savaşı” başlatan ve sadece voleybol camiasını değil bütün çevreleri, Türkiye’nin dört bir yanındaki sıradan insanları harekete geçirerek “örgütleyen” kitabın yazarı eski voleybolcu Gülnur Görgün, bu dönemde başladığı ve sosyal medyada paylaştığı günlük notlarını, bu notlar çerçevesinde giderek büyüyen ve tüm medya organlarına konu olan dayanışma ağını, Aslan’ın vefatının ardından kitaba çevirdi.
Bu benzersiz öykü, bir dayanışma ağının adım adım kuruluşunu, gündelik hayatın akışı karşısında devam eden müthiş mücadeleyi, özgün bir dil ve özel bir üslupla okurları içine alıyor.
Türkiye’de bu tarzda ilk kez kaleme alınan bir kitap olan “Kahramanlar Ölmez”, sadece ünlü voleybolcu Yücel Aslan’ın kansere karşı olan mücadelesinin ve bir yazar olarak Gülnur Görgün’ün tanıklık hikayesi değil. Aynı zamanda lösemi hastalığı, kan ve trombosit bağışının önemini vurgulayan, kanserle savaşan hasta ve yakınlarına bir başka bakış açısı kazandırabilecek sonsuz mücadele ve dayanışma ruhunun aktarımı.
Kitabın satışından elde edilecek gelir, Yücel Aslan’ın ailesine bağışlanacaktır.
Ahmet Ümit’in önerdiği 10 kitap
Babil.com, Ahmet Ümit'in önerdiği 10 kitaba yer verdi.
1.Cumartesi Yalnızlığı
1.Cumartesi Yalnızlığı
2.Sonrası Kalır
3.Mahalle Kahvesi
4.Yer Demir Gök Bakır
5.Memleketimden İnsan Manzaraları
6.Huzur
7.Suç ve Ceza
8.Anna Karenina
9.Don Kişot
10.Gargantua
21 Aralık 2014 Pazar
Kitap okumuyoruz!
Okumak, çocukların kültürel gelişimlerini tamamlamaları ve bilgi çağını yakalamaları için hava gibi, su gibi, yemek gibi günlük hayatlarının bir parçası olmalıdır.
Maalesef Türkiye’de ihtiyaç malzemeleri sıralamasında kitaplar 235. sırada yer almaktadır.
Türk çocukları kitap okuma konusunda çoğu Afrika Ülkelerinin gerisinde kalmış durumdadır. Japonya’da toplumun % 14 ü, Amerika’da % 12 si, İngiltere’de ve Fransa’da %21i düzenli kitap okurken Türkiye ‘de yalnız 10.000 kişide 1 kişi düzenli kitap okuyor.
Japonya’da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, Fransa’da 7, Türkiye’de ise yılda 12 bin 89 kişiye bir kitap düşüyor.
Türkiye, Birleşmiş milletler insani gelişim raporunda Malezya, Libya ve Nijerya gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında 86. Sıradadır.
Japonya’da yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılıyor. Türkiye’de sadece 23 milyon kitap basılıyor.
Dünya kitap okuma ortalaması Türkiye'nin kitap okuma ortalamasından 3 kat fazla Türkiye’de 100 kişiden sadece 4 kişi kitap okuyor.
Maalesef Türkiye’de ihtiyaç malzemeleri sıralamasında kitaplar 235. sırada yer almaktadır.
Türk çocukları kitap okuma konusunda çoğu Afrika Ülkelerinin gerisinde kalmış durumdadır. Japonya’da toplumun % 14 ü, Amerika’da % 12 si, İngiltere’de ve Fransa’da %21i düzenli kitap okurken Türkiye ‘de yalnız 10.000 kişide 1 kişi düzenli kitap okuyor.
Japonya’da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, Fransa’da 7, Türkiye’de ise yılda 12 bin 89 kişiye bir kitap düşüyor.
Türkiye, Birleşmiş milletler insani gelişim raporunda Malezya, Libya ve Nijerya gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında 86. Sıradadır.
Japonya’da yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılıyor. Türkiye’de sadece 23 milyon kitap basılıyor.
Dünya kitap okuma ortalaması Türkiye'nin kitap okuma ortalamasından 3 kat fazla Türkiye’de 100 kişiden sadece 4 kişi kitap okuyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




























