97 yaşındaki Saadet öğretmen, okuldan okula koşarak genç meslektaşlarına mesleğin sırlarını anlatıyor.
Öğretmenlik mesleğine gönül veren ve 42 yıl hizmet eden Saadet Berna, 97 yaşında hala okuldan okula koşarak genç meslektaşlarına “model öğretmen” olmanın sırlarını anlatıyor.
Atatürk’ün naaşının Dolmabahçe’den Haydarpaşa’ya getirilirken onu havadan takip eden uçağı kullanan pilot eşi Turgut Berna’yı gururla, kalbi delik olduğu için kaybettiği 21 yaşındaki kızını gözleri dolarak ansa da oğlunu ve torunlarını düşünerek kendini mutlu edebilen güçlü bir kadın Saadet Berna.
Cumhuriyetin ilk öğretmenlerinden 97 yaşındaki Saadet Berna, iki yıl önce de Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından Türkiye’den “aktif yaşlı” seçilerek ülkeyi temsil etti.
Dört çocuklu bir ailenin en küçük kızı olarak dünyaya gelen Saadet Berna’nın hem annesi hem de babası öğretmen.
Öğretmen olabilmek için çok uğraştığını anlatan Saadet öğretmen, ortaokulu okuduktan sonra Eskişehir Lisesine devam etmek istediğini ancak kız olduğu için alınmadığını anlattı.
Saadet Öğretmen, babasına okula devam etmek için çok ısrar ettiğini belirterek, “Babam ‘üç kardeşin daha var, farklı bir şehre gönderemem masraflı olur’ dedi. Bir sene ağlayarak geçirdim çünkü okumak istiyordum. Sonra bu isteğimi bilen Eskişehir Lisesi’ndeki Öğretmenler Kurulu’nun önerisiyle 1934’de İstanbul’daki Çapa Öğretmen Okulu’na gönderildim” diye konuştu.
“Dünyaya bir daha gelsem yine öğretmenlik mesleğini seçerdim”
Atatürk ile ilgili anılarını gözleri dolarak anlatan Saadet Öğretmen, bir gün Atatürk’ün eğitim gördüğü okulu ziyaret ettiğini onu yakından görmenin kendisini çok heyecanlandırdığını söyledi.
Atatürk’ün ülkenin düşmanlardan temizlenmesinin ardından öğretmenlere “Türkiye’nin geleceğini siz kuracaksınız”, genç subaylara da “siz de memleketi koruyacaksınız” sözleriyle seslendiğini aktaran Berna, bu nedenle Atatürk’ün her iki mesleğe de büyük önem verdiğini vurguladı.
Okuldan 1937 yılında mezun olduğunu ve meslek hayatına ülkenin çeşitli illerinde devam ettiğini ifade eden Saadet Berna, “Dünyaya bir daha gelsem yine öğretmenlik mesleğini seçerdim” dedi.
Cumhuriyetin ilk öğretmenlerinden Saadet Berna, öğretmenlere ara tatillerde kendilerini daha iyi yetiştirebilmeleri için kurs verilerek, sertifika alanlara da maaşlarına zam yapılması gerektiğini belirtti.
Öğretmenlerin mesai saati kavramının olmaması gerektiğini vurgulayan Berna, “Öğretmenlerin mesai saatiyle kendini bağlaması doğru değil. Çalıştığım okullarda bu maaşa bu kadar çalışırım diyenler oldu. Dedim ki o zaman git. Parayla yapılacak iş değildir öğretmenlik. Para kazanmak aylık almak istiyorsa başka işler yapsın. Para işi değil bu gönül işi” dedi.
“Öğretmenlik hiç bir mesleğe benzemiyor”
Meslektaşlarını hiç bir zaman unutmadığını anlatan Berna, okullardan gelen teklifler üzerine deneyimlerini öğretmenlerle paylaştığını, ailelerle konuştuğunu ve öğrencilerle bir araya geldiğini anlattı.
Öğretmenlik mesleğinin hiç bir mesleğe benzemediğini dile getiren Berna, “Öğretmenin pedagojik formasyonu olacak yani mesleği uygulama bilgileri olacak, dalında uzman olacak, bir de genel kültürü olacak, çocuklara gelin araştıralım bunu diyecek” ifadesini kullandı.
Özel bir okulda müdürlük yaparken birinci sınıf öğrencilerini uyum eğitimi için bir hafta önceden eğitime başlattığını anlatan Berna, bugün de bu uygulamanın olmasının kendisini mutlu ettiğini dile getirdi.
Berna, “Öğretmen yaşamıyla model olmalı. Araştırıcı, inceleyici olmalı, geleceğe dönük olmalı, sabırlı olmalı ve sade bir yaşam içinde olmalı” dedi.
Emekli öğretmenlerin bütün Türkiye’yi dolaştıkları için pek çok konuda bilgisinin olabileceğine, tecrübelerinden faydalanılabileceğine dikkati çeken Berna, aileler çocuğuyla, yaşamıyla ilgili konularda emekli öğretmenlere danışabileceğini sözlerine ekledi.
Cumhuriyet tarihinin ilk öğretmenlerinden, Merzifon ilçesinde yaşayan 100 yaşındaki Mukime Furatoğlu, emekliliğinin üzerinde 43 yıl geçmesine rağmen okula ve öğrencilere ayrı bir özlem duyuyor.
Furatoğlu’nun en büyük üzüntüsü ise izci kıyafeti olmadığı için Atatürk’ü hayattayken görememesi.
Rahatsızlığı nedeniyle Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesindeki hasta yatağında açıklama yapan Furatoğlu, 1914 yılında Erzurum’da dünyaya geldiğini belirtti.
Henüz 6 aylıkken babasının 1. Dünya Savaşı’nda Erzurum’da şehit edildiğini anlatan Furatoğlu, ilkokul yıllarında öğretmen olmaya karar verdiğini söyledi.
Öğretmenlerinin sürekli öğretmen olmaları için tavsiyede bulunduğunu anlatan Furatoğlu, “Hocalarımız, ‘Yeni okullar açılmış. Atatürk sizlerin öğretmen olmanızı istiyor’ diye bize sürekli telkinlerde bulunuyorlardı. Amcamın kızı da Erzurum’da öğretmen okulunda okuyordu. O da sürekli öğretmen olmam için bana mektup yazıyordu. Ben de diplomayı alınca direkt Erzurum’a gittim ve öğretmen okuluna başladım. Daha sonra okula İzmir’de de devam ettim” diye konuştu.
Furatoğlu, öğretmenliğe 1935 yılında başladığını, 1971 yılına kadar Türkiye’nin birçok yerinde görev yaptıktan sonra emekli olduğunu aktardı.
“Dünyaya yeniden gelsem yine öğretmen olurum”
Furatoğlu, son 1 aya kadar dinç bir şekilde hayatına devam ettiğini ancak son günlerde, geçirdiği kaza nedeniyle eski dinçliğinin kalmadığını dile getirdi.
Mümkün olduğunca öğrencilerle beraber olmaya çalıştığını, öğretmenlerle tecrübelerini paylaştığını anlatan Furatoğlu, “Tekrar dünyaya gelsem yine öğretmen olurdum. İlkokul öğretmeni olur ve öğrencilerin içine vatan, millet ve bayrak sevgisini işlemeye çalışırdım. İlkokul çocukları çok temiz, samimi ve candan bağlanıyorlar. Ne yaparsanız yapın sizi seviyorlar. Anasından, babasından daha çok öğretmenini seviyor. Öğretmenlerimiz Atatürk’ü öğretsin, vatanı, bayrağı sevdirsin. Milliyetçi olsunlar” ifadelerini kullandı.
Öğrencilerinin kapıda onu beklemelerini unutamıyor
Yüz yaşına gelmesine rağmen okula ve öğrenciye özleminin hiç tükenmediğini anlatan Furatoğlu, “Onlar sabahleyin beni kapıda beklerdi. ‘Öğretmenim günaydın’ demeleri beni çok duygulandırırdı. Bir okula gittiğimde çocuklar bağırıyorlar, çağırıyorlar, gürültü yapıyorlardı. ‘Ay ben bunları özlemişim’ dedim. Genç öğretmenin biri de ‘Aman hocam biz bıktık’ dedi. ‘Bıkmayın, sonra ararsınız bu sesleri, doyamazsınız, çok özleyeceksiniz’ dedim” diye konuştu.
İzci kıyafeti olmadığı için Atatürk’ü göremedi
Furatoğlu, İzmir’de öğretmen okulunda okurken cumhuriyetin 10. yıl törenleri için her ilden izci öğrencilerin Ankara’ya Atatürk’ü görmeye gittiğini bildirdi.
Kendisinin tenis takımında olduğu için izci kıyafeti bulunmadığını anlatan Furatoğlu, “İzci kıyafetim yoktu. Hocam ‘Mukime ben seni Ankara’ya götüreyim’ dedi ama kıyafetim olmadığı için gidemedim. O zaman gitseydim Atatürk’ü canlı olarak görecektim. 1934 senesiydi. Ne bileyim hemen vefat edeceğini. Çok üzüldüm” dedi. Sözcü
23 Kasım 2014 Pazar
Öğretmenler Günü Google'da doodle olacak mı?
Öğretmenler Günü nedir? İşte tarihi bilgiler ışığında bu özel günün anlamı...
Yarın 24 Kasım...
Yeni nesilleri yetiştiren öğretmenlerin en anlamlı günü...
Peki bu özel gün için Google diğer özel günlerde olduğu gibi doodle hazırlayacak mı?
Bu sorunun cevabını gece saatlerinde Google ana sayfasından öğreneceğiz.
TÜRKİYE'DE ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Türkiye’de 1981'den beri, her yıl 24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor.
24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün "Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği"ni kabul ettiği gündür. Bakanlar Kurulu, Atatürk’e "Millet Mektepleri Başöğretmenliği" ünvanını 11 Kasım 1928’de yaptığı toplantıda vermiş ve bu ünvan, 24 Kasım’da Millet Mektepleri Talimatnamesi'nin yayınlanması ile resmileşmişti.
Atatürk'ün 100. doğum yıldönümü olan 1981'de, "başöğretmen" olduğu günün ülke çapında Öğretmenler Günü olarak kutlanmasına karar verildi.
Öğretmenler Günü ile ilgili kutlamalar, 26 Kasım 1992’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliği çerçevesinde gerçekleşir.
DÜNYADA ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Öğretmenlik mesleğini icra edenleri onurlandırmak için çeşitli etkinliklerin düzenlendiği Öğretmenler Günü pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle kutlanıyor.
5 Ekim günü, 1966 yılında Paris’te gerçekleşen “Öğretmenlerin Statüsü Hükümetlerarası Özel Konferansı”’nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO tarafından “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi”’ni oybirliği ile kabul edilişinin yıldönümüdür.
Kendi kültürel ve tarihi özelliklerine, okul tatil günlerine göre çeşitli ülkelerde farklı tarihler Öğretmenler Günü olarak belirlenmiştir.
ÖĞRETMENLER GÜNÜ TATİL Mİ?
Öğretmenler Gününün tatil olup olmadığı da ülkesine göre değişmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın internet sitesinde öğretmenler günü hakkında şu bilgilere yer verilmektedir:
ÖĞRETMENLER GÜNÜ'NÜN AMACI
Öğretmenler Günü’nün amacı; öğretmenin toplumdaki yeri, rolü, önemi ve değerini anlamak, öğretmeni bulunması gereken yüce yerine oturtmaktır. Öğretmenler arasındaki bağı kuvvetlendirmek, öğrencileri ile aralarındaki sevgi, saygı ve dayanışmayı güçlendirmektir. Emekli olan öğretmenleri saygıyla anmak ve yeni atanmış öğretmenlere mesleklerinin bilincine varmalarını sağlamaktır. İşte Öğretmenler Günü, bu fedakâr öğretmenlerimizin kıymetini bir kez daha düşünüp anlamamızı sağlayan önemli bir gündür.
Öğretmenlerimize duyduğumuz saygı, sevgi ve şükranlarımızı dile getirmek için bu günü fırsat bilmeli ve bu duygularla, onların ellerini öpmeliyiz. Okulu bitirip hayata atıldığımız zaman, bizi bu günlere hazırlayan öğretmenlerimizi hatırlamak, ziyaret etmek ya da bir telefon, kart veya mektupla hatırlarını sormak onlar için en büyük ve en değerli armağan olacaktır.
ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜN TARİHÇESİ
Türkler, ilk önceleri Göktürk ve Uygur alfabelerini kullanmışlardır.
8. Yüzyıldan itibaren, İslamiyet’in kabul edilmesiyle birlikte Uygur alfabesi bırakılarak Arap alfabesine geçilmiştir.
Kurtuluş Savaşı'nı kazandıktan sonra, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'i kuran Ulu Önder Atatürk, askeri ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda yenilikler yapmıştır. Bu yeniliklerden biri de, 1 Kasım 1928 tarihinde çıkarılan 1353 sayılı kanunla, Arap alfabesi yerine Latin alfabesinin kabulü olmuştur.
Bu tarihten itibaren yeni harflerin öğrenilmesi ve okur yazar sayısının artırılması konusunda büyük bir seferberlik başlatılmıştır.
24 Kasım 1928 tarihinde açılan Millet Mekteplerinde yaşlı, genç, çocuk, kadın demeden herkese yeni harflerle okuma yazma öğretilmiştir.
Millet Mekteplerinin açılışı ve Atatürk'ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.
Yarın 24 Kasım...
Yeni nesilleri yetiştiren öğretmenlerin en anlamlı günü...
Peki bu özel gün için Google diğer özel günlerde olduğu gibi doodle hazırlayacak mı?
Bu sorunun cevabını gece saatlerinde Google ana sayfasından öğreneceğiz.
TÜRKİYE'DE ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Türkiye’de 1981'den beri, her yıl 24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor.
24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün "Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği"ni kabul ettiği gündür. Bakanlar Kurulu, Atatürk’e "Millet Mektepleri Başöğretmenliği" ünvanını 11 Kasım 1928’de yaptığı toplantıda vermiş ve bu ünvan, 24 Kasım’da Millet Mektepleri Talimatnamesi'nin yayınlanması ile resmileşmişti.
Atatürk'ün 100. doğum yıldönümü olan 1981'de, "başöğretmen" olduğu günün ülke çapında Öğretmenler Günü olarak kutlanmasına karar verildi.
Öğretmenler Günü ile ilgili kutlamalar, 26 Kasım 1992’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliği çerçevesinde gerçekleşir.
DÜNYADA ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Öğretmenlik mesleğini icra edenleri onurlandırmak için çeşitli etkinliklerin düzenlendiği Öğretmenler Günü pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle kutlanıyor.
5 Ekim günü, 1966 yılında Paris’te gerçekleşen “Öğretmenlerin Statüsü Hükümetlerarası Özel Konferansı”’nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO tarafından “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi”’ni oybirliği ile kabul edilişinin yıldönümüdür.
Kendi kültürel ve tarihi özelliklerine, okul tatil günlerine göre çeşitli ülkelerde farklı tarihler Öğretmenler Günü olarak belirlenmiştir.
ÖĞRETMENLER GÜNÜ TATİL Mİ?
Öğretmenler Gününün tatil olup olmadığı da ülkesine göre değişmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın internet sitesinde öğretmenler günü hakkında şu bilgilere yer verilmektedir:
ÖĞRETMENLER GÜNÜ'NÜN AMACI
Öğretmenler Günü’nün amacı; öğretmenin toplumdaki yeri, rolü, önemi ve değerini anlamak, öğretmeni bulunması gereken yüce yerine oturtmaktır. Öğretmenler arasındaki bağı kuvvetlendirmek, öğrencileri ile aralarındaki sevgi, saygı ve dayanışmayı güçlendirmektir. Emekli olan öğretmenleri saygıyla anmak ve yeni atanmış öğretmenlere mesleklerinin bilincine varmalarını sağlamaktır. İşte Öğretmenler Günü, bu fedakâr öğretmenlerimizin kıymetini bir kez daha düşünüp anlamamızı sağlayan önemli bir gündür.
Öğretmenlerimize duyduğumuz saygı, sevgi ve şükranlarımızı dile getirmek için bu günü fırsat bilmeli ve bu duygularla, onların ellerini öpmeliyiz. Okulu bitirip hayata atıldığımız zaman, bizi bu günlere hazırlayan öğretmenlerimizi hatırlamak, ziyaret etmek ya da bir telefon, kart veya mektupla hatırlarını sormak onlar için en büyük ve en değerli armağan olacaktır.
ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜN TARİHÇESİ
Türkler, ilk önceleri Göktürk ve Uygur alfabelerini kullanmışlardır.
8. Yüzyıldan itibaren, İslamiyet’in kabul edilmesiyle birlikte Uygur alfabesi bırakılarak Arap alfabesine geçilmiştir.
Kurtuluş Savaşı'nı kazandıktan sonra, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'i kuran Ulu Önder Atatürk, askeri ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda yenilikler yapmıştır. Bu yeniliklerden biri de, 1 Kasım 1928 tarihinde çıkarılan 1353 sayılı kanunla, Arap alfabesi yerine Latin alfabesinin kabulü olmuştur.
Bu tarihten itibaren yeni harflerin öğrenilmesi ve okur yazar sayısının artırılması konusunda büyük bir seferberlik başlatılmıştır.
24 Kasım 1928 tarihinde açılan Millet Mekteplerinde yaşlı, genç, çocuk, kadın demeden herkese yeni harflerle okuma yazma öğretilmiştir.
Millet Mekteplerinin açılışı ve Atatürk'ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.
Etiketler:
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
okul,
öğrenci,
öğretmen
22 Kasım 2014 Cumartesi
Türkiye’nin İngilizce notu açıklandı!
Dünyanın 44 şehrinde 7 dilde yabancı dil eğitimi veren EF Education First Uluslararası Dil Merkezleri, dünyanın ilk İngilizce Yeterlilik Endeksinin 4.’sünü yayımladı.
Ülkemizin İngilizce seviyesini ortaya koymasıyla ilgi toplayan EF English Proficiency (EPI) İngilizce Yeterlilik Endeksinde 63 ülkenin İngilizce yeterlilik seviyeleri sıralandı. Analize göre, Türkiye’nin İngilizce seviyesi oldukça düşük.
Türkiye, İngilizce yeterlilik puanını son yedi yılda tam 10.14 puan artırarak Avrupa’daki ülkeler arasında İngilizcesini en çok geliştiren ülke oldu; ancak en düşük seviyede yer alması nedeniyle bu artış onu yukarı taşımaya yetmedi. Ülkemiz 27 ve 29. sıradaki Fransa ve İtalya’nın ardından 47’nci sırada yer alarak Avrupa sonuncusu oldu.
Ülkelerin yeterlilik düzeylerinin 5 kategoriye ayrıldığı indekste,bu yıl Türkiye’nin İngilizce yeterlilik düzeyi 5. sırada, yani en düşük seviyede yer alıyor. Türkiye, son yedi yılda Avrupa’da İngilizcesini en çok geliştiren ülke olsa da bir önceki indekse göre ülkemizin gerilediği görünüyor. Geçen sene 60 ülke arasında 41. sırada yer alan ülkemiz bu yıl 63 ülke arasında 47. sırada yer alıyor.
İndeksin ilk sırasında Danimarka bulunurken son sırayı Irak alıyor. Beş seviye grubuna ayrılan listenin ilk sıralarında İskandinav ülkeleri yer alıyor. Dünyada ikinci dil olarak en iyi İngilizce konuşanlar Avrupa ülkeleri olurken, Asya’nın da dil eğitimine önemli miktarda yatırım yaptığı görülüyor. Gelişmekte olan pazarlarıyla ekonomik alanda ülkemizin en yakın rakipleri olarak gösterilen Çin ve Brezilya’nın da bu sene sıralamada 37. ve 38. olarak Türkiye’yi geçtikleri görülüyor. Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri ise gerileyişini sürdürüyor. Bu yıl farklı demografik özelliklere sahip 750 bin kişinin katıldığı İngilizce yeterlilik testi sonuçları Avrupa Ortak Dil Çerçevesi kapsamında değerlendirildi.
EF Education First “İngilizce Yeterlilik Endeksi”
En Yüksek Yeterlilik Seviyesi
En Düşük Yeterlilik Seviyesi
Sıra Ülke Sıra Ülke
1 Danimarka 45 Ürdün
2 Hollanda 46 Katar
3 İsveç 47 Türkiye
4 Finlandiya 48 Tayland
5 Norveç 49 Sri Lanka
6 Polonya 50 Venezuela
7 Avusturya 63 Irak
Dünyada ise 2007-2013 yılları arasındaki gelişimin de değerlendirildiği İngilizce Yeterlilik Endeksi analizine göre, Kazakistan’ın ardından 2. sırada yer aldı. Yaklaşık 6.5 milyon testin incelendiği yedi yıllık analizde, Türkiye son yedi yıl içinde puanını yüzde 10,14 artırarak 2007'de elde ettiği ilk derecesi olan 37,66'yı, 2013 yılında 49,52'ye çıkarttı.
2007-2013 Arasındaki Gelişim
Sıra Ülke Gelişim Trendi
1 Kazakistan +11.23
2 Türkiye +10,14
3 Polonya +9.64
4 Dominik Cumhuriyeti +8.75
5 Tayland +8.38
6 Endonezya +7.96
Türkiye’deki kadınlar erkeklere göre daha iyi İngilizce konuşuyor
Analize göre, Türkiye’de yetişkinlerin İngilizce seviyesi zayıf olmasına rağmen hızlı bir şekilde gelişim gösteriyor. Türkiye, yeterlilik puanını son yedi yılda tam 10.14 puan artırarak Avrupa’daki ülkeler arasında İngilizcesini en çok geliştiren ülke oldu. Türkiye’deki kadınların erkeklere göre daha iyi İngilizce konuştuğu da belgelendi. Tüm dünya ortalamasına bakıldığında kadınlar 53.53 puanla, ortalama 50.75 puan alan erkekleri geride bırakırken Türkiye’de cinsiyete göre İngilizce seviyesindeki fark ortalamaya göre daha fazla farklılık gösteriyor. Türkiye’de kadınların ortalama EFI puanı 50.14 olurken erkeklerin ortalama puanı 45.58. Nesiller arasındaki İngilizce yeterlilik seviyesindeki farka bakıldığında, diğer ülkelerle benzer bir trend gösteren Türkiye’de en iyi İngilizce seviyesinin 24-44 yaş arasındaki yetişkinlerde olduğu görülüyor.
Ülkemizde İngilizce eğitiminin niteliğiyle ilgili tespitlerde bulunan EF Education First Uluslararası Dil Merkezleri Türkiye Ülke Müdürü Gökhan Özdemir’e göre İngilizce yeterliği ile milli gelir, yaşam kalitesi, internet kullanımı ve eğitim süresi gibi göstergeler arasında doğrudan korelasyon bulunuyor. Dünya çapında yüksek İngilizce yeterliliğine sahip ülkelerin ekonomileri gelişmeye devam ederken düşük İngilizce seviyesine sahip ülkelerin ekonomilerinde durağanlık ya da düşüş yaşanıyor. bugün uluslararası şirketlerde çalışanların %55’inin günlük konuşmalarda İngilizceyi kullanırlarken, iyi derecede İngilizce bilgisine sahip olan çalışanlar ise %30-50 oranında daha yüksek maaş alıyor. İngilizcenin profesyonel, kültürel ve ekonomik alışverişin kapısını açan önemli bir platform olduğunu belirten Gökhan Özdemir şunları söylüyor:“EF EPI İngilizce Yeterlilik Endeksi, hem dil eğitiminin önemini dünya genelinde bir kez daha gündeme getiriyor hem de ülkemizin dil eğitim politikalarını geliştirirken örnek almamız gereken ülkeleri ortaya koyuyor.Endekste en üst sıralarda yer alan ülkelerin yeterlilik düzeylerini bu seviyeye çıkarmayı nasıl başardıklarına bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Ancak bu şekilde, becerileri gittikçe artanbir işgücünün Türkiye’nin ekonomik performansını geliştirebilir veülkenin 2023 hedeflerine ulaşmasında önemli bir adım kaydedebilir. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) Kasım 2013 tarihli Türkiye’deki Devlet Okullarındaİngilizce Dilinin Öğretimine İlişkinUlusal İhtiyaç Analizi araştırmasında, dünyadaki ana iletişim dili olarak İngilizce’yi kullanmanın hemmakroekonomik hem de bireysel düzeyde olumlu etkileri olabileceği vurgulanmıştır. İngilizce dünyadaki Çince (Mandarin) ve İspanyolca konuşanların ardından dünyadaki en yaygın dillerden biridir. İngilizce iletişim kurabiliyor olmak bir ülkenin uzun dönemliekonomik büyüme potansiyelini, o ülkenin inovasyon kapasitesiniartırmak yoluyla da olumlu yönde etkileyebilir. İngilizce öğrenmenin gerekliliği konusunda farkındalık yaratacak kampanyaların devlet tarafından yürütülmesine ve teşvik edilmesine ihtiyacımız var. Ayrıca ailelerin de öğrenme motivasyonundaki rolü büyüktür.
Maalesef günümüz Türkiye’sinde halen İngilizce öğrenmenin gereksiz olduğunu düşünen veliler var.Ayrıcaöğrenmekiçin okullardaki müfredatlarda motivasyonu artıracakunsurlarınçoğaltılmasıgerekli. Hatalarındüzeltilmek yerine birer öğrenme kaynağı olarak görüldüğü ve öğrencilerin hata yapma ya da düşük not alma korkusu konuşabilecekleri iletişim odaklı yaklaşımları daha çok benimsemeliyiz. Bağımsız olarakkonuşmak için güven kazanmalarını sağlamalıyız. Bahsettiğimiz TEPAV araştırmasında da öncelikle başarısız olan mevcut bu gramer tabanlı öğretimyaklaşımından iletişim kurmaya yönelik bir yaklaşıma geçiş olası hareket planının ilk adımı olarak konumlanmıştır.”
Ülkemizin İngilizce seviyesini ortaya koymasıyla ilgi toplayan EF English Proficiency (EPI) İngilizce Yeterlilik Endeksinde 63 ülkenin İngilizce yeterlilik seviyeleri sıralandı. Analize göre, Türkiye’nin İngilizce seviyesi oldukça düşük.
Türkiye, İngilizce yeterlilik puanını son yedi yılda tam 10.14 puan artırarak Avrupa’daki ülkeler arasında İngilizcesini en çok geliştiren ülke oldu; ancak en düşük seviyede yer alması nedeniyle bu artış onu yukarı taşımaya yetmedi. Ülkemiz 27 ve 29. sıradaki Fransa ve İtalya’nın ardından 47’nci sırada yer alarak Avrupa sonuncusu oldu.
Ülkelerin yeterlilik düzeylerinin 5 kategoriye ayrıldığı indekste,bu yıl Türkiye’nin İngilizce yeterlilik düzeyi 5. sırada, yani en düşük seviyede yer alıyor. Türkiye, son yedi yılda Avrupa’da İngilizcesini en çok geliştiren ülke olsa da bir önceki indekse göre ülkemizin gerilediği görünüyor. Geçen sene 60 ülke arasında 41. sırada yer alan ülkemiz bu yıl 63 ülke arasında 47. sırada yer alıyor.
İndeksin ilk sırasında Danimarka bulunurken son sırayı Irak alıyor. Beş seviye grubuna ayrılan listenin ilk sıralarında İskandinav ülkeleri yer alıyor. Dünyada ikinci dil olarak en iyi İngilizce konuşanlar Avrupa ülkeleri olurken, Asya’nın da dil eğitimine önemli miktarda yatırım yaptığı görülüyor. Gelişmekte olan pazarlarıyla ekonomik alanda ülkemizin en yakın rakipleri olarak gösterilen Çin ve Brezilya’nın da bu sene sıralamada 37. ve 38. olarak Türkiye’yi geçtikleri görülüyor. Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri ise gerileyişini sürdürüyor. Bu yıl farklı demografik özelliklere sahip 750 bin kişinin katıldığı İngilizce yeterlilik testi sonuçları Avrupa Ortak Dil Çerçevesi kapsamında değerlendirildi.
EF Education First “İngilizce Yeterlilik Endeksi”
En Yüksek Yeterlilik Seviyesi
En Düşük Yeterlilik Seviyesi
Sıra Ülke Sıra Ülke
1 Danimarka 45 Ürdün
2 Hollanda 46 Katar
3 İsveç 47 Türkiye
4 Finlandiya 48 Tayland
5 Norveç 49 Sri Lanka
6 Polonya 50 Venezuela
7 Avusturya 63 Irak
Dünyada ise 2007-2013 yılları arasındaki gelişimin de değerlendirildiği İngilizce Yeterlilik Endeksi analizine göre, Kazakistan’ın ardından 2. sırada yer aldı. Yaklaşık 6.5 milyon testin incelendiği yedi yıllık analizde, Türkiye son yedi yıl içinde puanını yüzde 10,14 artırarak 2007'de elde ettiği ilk derecesi olan 37,66'yı, 2013 yılında 49,52'ye çıkarttı.
2007-2013 Arasındaki Gelişim
Sıra Ülke Gelişim Trendi
1 Kazakistan +11.23
2 Türkiye +10,14
3 Polonya +9.64
4 Dominik Cumhuriyeti +8.75
5 Tayland +8.38
6 Endonezya +7.96
Türkiye’deki kadınlar erkeklere göre daha iyi İngilizce konuşuyor
Analize göre, Türkiye’de yetişkinlerin İngilizce seviyesi zayıf olmasına rağmen hızlı bir şekilde gelişim gösteriyor. Türkiye, yeterlilik puanını son yedi yılda tam 10.14 puan artırarak Avrupa’daki ülkeler arasında İngilizcesini en çok geliştiren ülke oldu. Türkiye’deki kadınların erkeklere göre daha iyi İngilizce konuştuğu da belgelendi. Tüm dünya ortalamasına bakıldığında kadınlar 53.53 puanla, ortalama 50.75 puan alan erkekleri geride bırakırken Türkiye’de cinsiyete göre İngilizce seviyesindeki fark ortalamaya göre daha fazla farklılık gösteriyor. Türkiye’de kadınların ortalama EFI puanı 50.14 olurken erkeklerin ortalama puanı 45.58. Nesiller arasındaki İngilizce yeterlilik seviyesindeki farka bakıldığında, diğer ülkelerle benzer bir trend gösteren Türkiye’de en iyi İngilizce seviyesinin 24-44 yaş arasındaki yetişkinlerde olduğu görülüyor.
Ülkemizde İngilizce eğitiminin niteliğiyle ilgili tespitlerde bulunan EF Education First Uluslararası Dil Merkezleri Türkiye Ülke Müdürü Gökhan Özdemir’e göre İngilizce yeterliği ile milli gelir, yaşam kalitesi, internet kullanımı ve eğitim süresi gibi göstergeler arasında doğrudan korelasyon bulunuyor. Dünya çapında yüksek İngilizce yeterliliğine sahip ülkelerin ekonomileri gelişmeye devam ederken düşük İngilizce seviyesine sahip ülkelerin ekonomilerinde durağanlık ya da düşüş yaşanıyor. bugün uluslararası şirketlerde çalışanların %55’inin günlük konuşmalarda İngilizceyi kullanırlarken, iyi derecede İngilizce bilgisine sahip olan çalışanlar ise %30-50 oranında daha yüksek maaş alıyor. İngilizcenin profesyonel, kültürel ve ekonomik alışverişin kapısını açan önemli bir platform olduğunu belirten Gökhan Özdemir şunları söylüyor:“EF EPI İngilizce Yeterlilik Endeksi, hem dil eğitiminin önemini dünya genelinde bir kez daha gündeme getiriyor hem de ülkemizin dil eğitim politikalarını geliştirirken örnek almamız gereken ülkeleri ortaya koyuyor.Endekste en üst sıralarda yer alan ülkelerin yeterlilik düzeylerini bu seviyeye çıkarmayı nasıl başardıklarına bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Ancak bu şekilde, becerileri gittikçe artanbir işgücünün Türkiye’nin ekonomik performansını geliştirebilir veülkenin 2023 hedeflerine ulaşmasında önemli bir adım kaydedebilir. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) Kasım 2013 tarihli Türkiye’deki Devlet Okullarındaİngilizce Dilinin Öğretimine İlişkinUlusal İhtiyaç Analizi araştırmasında, dünyadaki ana iletişim dili olarak İngilizce’yi kullanmanın hemmakroekonomik hem de bireysel düzeyde olumlu etkileri olabileceği vurgulanmıştır. İngilizce dünyadaki Çince (Mandarin) ve İspanyolca konuşanların ardından dünyadaki en yaygın dillerden biridir. İngilizce iletişim kurabiliyor olmak bir ülkenin uzun dönemliekonomik büyüme potansiyelini, o ülkenin inovasyon kapasitesiniartırmak yoluyla da olumlu yönde etkileyebilir. İngilizce öğrenmenin gerekliliği konusunda farkındalık yaratacak kampanyaların devlet tarafından yürütülmesine ve teşvik edilmesine ihtiyacımız var. Ayrıca ailelerin de öğrenme motivasyonundaki rolü büyüktür.
Maalesef günümüz Türkiye’sinde halen İngilizce öğrenmenin gereksiz olduğunu düşünen veliler var.Ayrıcaöğrenmekiçin okullardaki müfredatlarda motivasyonu artıracakunsurlarınçoğaltılmasıgerekli. Hatalarındüzeltilmek yerine birer öğrenme kaynağı olarak görüldüğü ve öğrencilerin hata yapma ya da düşük not alma korkusu konuşabilecekleri iletişim odaklı yaklaşımları daha çok benimsemeliyiz. Bağımsız olarakkonuşmak için güven kazanmalarını sağlamalıyız. Bahsettiğimiz TEPAV araştırmasında da öncelikle başarısız olan mevcut bu gramer tabanlı öğretimyaklaşımından iletişim kurmaya yönelik bir yaklaşıma geçiş olası hareket planının ilk adımı olarak konumlanmıştır.”
Öğretmenler ve öğrencilere açık ve ücretsiz
EF Yurtdışı Dil Okulları’nın Akademik Araştırma Ekibi tarafından oluşturulan EF English Proficiency Sınavı, her yıl milyonlarca yetişkinin İngilizce bilgisini Avrupa Ortak Dil Çerçevesi kapsamında ücretsiz ölçüyor. Katılımcılar hem dünyadaki hem ülkemizdeki İngilizce sıralamalarını bu sınavla öğrenebiliyor. Sınava katılmak için tek yapmak gereken www.ef.com.tr/epiadresini ziyaret etmek ve sınavda gerekli olan mikrofon ve kulaklığı hazırlamak. Sınav öğretmen ve öğrencilere kendilerinin ve sınıflarının İngilizce seviyelerini ölçmek için hızlı, kolay ve her yerden erişilebilir bir araç sunuyor. (milliyet.com.tr)
Ortak sınavlar için tüm öğretmenler göreve çağrıldı
Milli Eğitim Bakanlığı, TEOG kapsamında yapılacak ortak sınavlarda görevli olmayan dahil tüm öğretmenlerin okullarda hazır bulunmasını istedi.
Milli eğitim Bakanlığı (MEB), Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında yapılacak ortak sınavlarda görevli olmayan ancak okulda dersi olan öğretmenlerin de sınav günlerinde en geç 09.00'da okullarında hazır bulunmalarını istedi. Sınav başladıktan sonra görevine ihtiyaç duyulmayan öğretmenler okuldan ayrılacak.
TEOG kapsamında, 8. sınıf öğrencilerinin gireceği merkezi ortak sınavlar, birinci dönem 26-27 Kasım'da, mazeret sınavı 13-14 Aralık'ta yapılacak. İkinci dönem ise merkezi ortak sınav 29-30 Nisan 2015'te, mazeret sınavı ise 16-17 Mayıs 2015'te gerçekleştirilecek. Sınavda öğrencilere dört ayrı kitapçık verilecek.
Ortak sınavlar öncesi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından illere genelge gönderildi.
Genelgeye göre, ortak sınavlarda görevlendirilecek öğretmenlerin kendi okulları ve branşları haricinde görevlendirilmelerine dikkat edilecek.
Ortak sınavların yapıldığı günlerde sınavların yapıldığı okulda ders yapılmayacak.
Ortak sınavlarda görevli olmayan ancak o gün dersi olan okulun öğretmenleri de sınavların yapıldığı gün en geç 09.00’da kendi okullarında hazır bulunacak. Sınav başladıktan sonra görevine ihtiyaç duyulmayan öğretmenler okuldan ayrılacak.
Özel durumları nedeniyle (bina değişikliği gibi) kendi okullarında sınava giremeyen ve sınava girebilmeleri için bütün öğrencileri bir başka okula yerleştirilen okul idarecilerinden en az birinin bu sınavın gerçekleştirileceği okulda, bina sınav komisyonunda görevlendirilmesine dikkat edilecek. Bu öğrenciler için önceden basılmış sınav evrakı geçerli olacak.
Özel okullarda yapılacak sınavlar için MEB'in kadrolu öğretmenlerinin bina sınav komisyonu, salon başkanı, gözetmen olarak görevlendirilmeleri ve sınav yapılan özel okulun yöneticilerinden olmak üzere en az iki idarecinin de bina sınav komisyonuna yardımcı olacak şekilde binada bulunması sağlanacak.
Milli Eğitim Müdürlükleri kararı verecek
Naklen yer değişikliği ve benzeri hallere bağlı zorunlu ikamet değiştiren, başka il ve ilçelerdeki okullara nakil olan veya ailesi tarım işçisi olarak çalışan öğrencilerin durumları, Rehberlik Araştırma Merkezleri tarafından sisteme işlenemeyen, sınavda özel hizmet alması gereken öğrencilerin durumları, cezaevlerinde tutuklu veya hükümlü bulunan 8. sınıf öğrencilerinin durumları, yurt dışında MEB'e bağlı olmayan okullarda öğrenim gören 8. sınıf öğrencilerinden sınava girme talebinde bulunanların durumları ve açık öğretim ortaokulu öğrencilerinden sınava girme talebinde bulunanların durumları da milli eğitim müdürlükleri tarafından değerlendirilecek.
Bu durumdaki öğrencilerin, bulundukları il ve ilçelerdeki sınav merkezlerinin yedek salonlarında, evde, hastanede veya cezaevinde gerekli tedbirler alınarak sınava alınmaları sağlanacak.
Milli eğitim Bakanlığı (MEB), Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında yapılacak ortak sınavlarda görevli olmayan ancak okulda dersi olan öğretmenlerin de sınav günlerinde en geç 09.00'da okullarında hazır bulunmalarını istedi. Sınav başladıktan sonra görevine ihtiyaç duyulmayan öğretmenler okuldan ayrılacak.
TEOG kapsamında, 8. sınıf öğrencilerinin gireceği merkezi ortak sınavlar, birinci dönem 26-27 Kasım'da, mazeret sınavı 13-14 Aralık'ta yapılacak. İkinci dönem ise merkezi ortak sınav 29-30 Nisan 2015'te, mazeret sınavı ise 16-17 Mayıs 2015'te gerçekleştirilecek. Sınavda öğrencilere dört ayrı kitapçık verilecek.
Ortak sınavlar öncesi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından illere genelge gönderildi.
Genelgeye göre, ortak sınavlarda görevlendirilecek öğretmenlerin kendi okulları ve branşları haricinde görevlendirilmelerine dikkat edilecek.
Ortak sınavların yapıldığı günlerde sınavların yapıldığı okulda ders yapılmayacak.
Ortak sınavlarda görevli olmayan ancak o gün dersi olan okulun öğretmenleri de sınavların yapıldığı gün en geç 09.00’da kendi okullarında hazır bulunacak. Sınav başladıktan sonra görevine ihtiyaç duyulmayan öğretmenler okuldan ayrılacak.
Özel durumları nedeniyle (bina değişikliği gibi) kendi okullarında sınava giremeyen ve sınava girebilmeleri için bütün öğrencileri bir başka okula yerleştirilen okul idarecilerinden en az birinin bu sınavın gerçekleştirileceği okulda, bina sınav komisyonunda görevlendirilmesine dikkat edilecek. Bu öğrenciler için önceden basılmış sınav evrakı geçerli olacak.
Özel okullarda yapılacak sınavlar için MEB'in kadrolu öğretmenlerinin bina sınav komisyonu, salon başkanı, gözetmen olarak görevlendirilmeleri ve sınav yapılan özel okulun yöneticilerinden olmak üzere en az iki idarecinin de bina sınav komisyonuna yardımcı olacak şekilde binada bulunması sağlanacak.
Milli Eğitim Müdürlükleri kararı verecek
Naklen yer değişikliği ve benzeri hallere bağlı zorunlu ikamet değiştiren, başka il ve ilçelerdeki okullara nakil olan veya ailesi tarım işçisi olarak çalışan öğrencilerin durumları, Rehberlik Araştırma Merkezleri tarafından sisteme işlenemeyen, sınavda özel hizmet alması gereken öğrencilerin durumları, cezaevlerinde tutuklu veya hükümlü bulunan 8. sınıf öğrencilerinin durumları, yurt dışında MEB'e bağlı olmayan okullarda öğrenim gören 8. sınıf öğrencilerinden sınava girme talebinde bulunanların durumları ve açık öğretim ortaokulu öğrencilerinden sınava girme talebinde bulunanların durumları da milli eğitim müdürlükleri tarafından değerlendirilecek.
Bu durumdaki öğrencilerin, bulundukları il ve ilçelerdeki sınav merkezlerinin yedek salonlarında, evde, hastanede veya cezaevinde gerekli tedbirler alınarak sınava alınmaları sağlanacak.
MEB TEOG sınav tarihlerini açıkladı!
MEB 8. sınıflar için düzenlenen TEOG sınav tarihleri ve merkezi ortak sınavlarda çıkacak konuları açıkladı. Milli Eğitim Bakanlığı resmi sitesi üzerinden konuları ayrıntılı olarak görebilirsiniz. İşte TEOG sınav tarihleri..
MEB tarafından yapılan açıklamaya göre TEOG sınavları ilk gün Türkçe, Matematik ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi sınavları olarak yapılacak. İkinci günü ise Fen ve Teknoloji, T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük ve Yabancı Dil derslerinden sınavlar yapılacak.
BU YIL İTİRAZ 20 TL!
Geçen yıl 10 TL olan itiraz bedeli bu yıl 20 TL oldu. Kılavuzda, “Elektronik ortamda yapılan itirazlar öğrenci velisi tarafından interaktif hesap aracılığıyla elektronik ortamdan, yapılan itirazların incelenmesi için ise öğrenci velisi tarafından T.C.Ziraat Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası ve Türkiye Halk Bankası şubelerinden herhangi birine, “Kurumsal Tahsilât Programı” aracılığıyla 20 TL (Yirmi TL KDV Dâhil) yatırılması gerekmektedir.” deniliyor.
YURTDIŞINDAKİ ÖĞRENCİLER TEOG'A NASIL GİRECEK?
Yurt dışında öğrenimlerini sürdüren öğrenciler bulundukları ülkedeki eğitim ataşeliklerinde ya da elçiliklerde onaylattıkları denklik belgesine göre ortak sınavlara girebilecek.
Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin sınavlarda özelliklerine uygun hizmet alabilmeleri için; örgün eğitime devam edenler okul müdürlüğünün bağlı bulunduğu RAM'a, açık öğretim ortaokuluna devam edenlerin ise açık öğretim ortaokulu müdürlüğüne birinci dönem için 9 Ekim 2014, ikinci dönem için ise 3 Mart 2015 tarihi mesai bitimine kadar müracaat edebilecek.
Az gören öğrenciler ve işitme engelli öğrenciler, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan öğrenciler, özel öğrenme güçlüğü olan öğrenciler, yaygın gelişimsel bozukluğu olan öğrenciler, bedensel engelli öğrenciler, zihinsel engelli çocuklar, istekte bulunmaları halinde tek kişilik sınıflarda, total düzeyde görme engelli öğrenciler, süreğen hastalığı olan öğrenciler, okuyucu ve kodlayıcı eşliğinde tek kişilik sınıflarda sınavlara alınacak. TÜBİTAK tarafından gerçekleştirilen uluslararası bilim olimpiyatları ve matematik olimpiyat sınavlarında, ulusal elemelerden geçtikten sonra Türkiye'yi temsil etme hakkı kazanmış olan öğrencilere, katıldıkları yılın yılsonu başarı puanlarına belirlenen oranda ek puan verilecek.
8. sınıf TEOG sınav tarihleri
Sınıf Dönem Sınav Tarihleri Mazeret Sınavı Tarihleri Sınav Sonuçlarının İlanı
8.Sınıf I.Dönem 26-27 Kasım 2014 14-15 Aralık 2014 Ocak 2014
8.Sınıf II.Dönem 28-29 Nisan 2014 10-11 Mayıs 2014 Haziran 2014
Ortak Sınavlar 1.Gün Oturumları
Ders Adı Başlama Saati Soru Sayısı Süresi
TÜRKÇE 09:00 20 40 Dakika
MATEMATİK 10:10 20 40 Dakika
DİN KÜLTÜRÜ 11:20 20 40 Dakika
Ortak Sınavlar 2.Gün Oturumları
Ders Adı Başlama Saati Soru Sayısı Süresi
FEN ve TEKNOLOJİ 09:00 20 40 Dakika
T.C. İnkılâp Tarihi 10:10 20 40 Dakika
YABANCI DİL 11:20
MEB tarafından yapılan açıklamaya göre TEOG sınavları ilk gün Türkçe, Matematik ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi sınavları olarak yapılacak. İkinci günü ise Fen ve Teknoloji, T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük ve Yabancı Dil derslerinden sınavlar yapılacak.
BU YIL İTİRAZ 20 TL!
Geçen yıl 10 TL olan itiraz bedeli bu yıl 20 TL oldu. Kılavuzda, “Elektronik ortamda yapılan itirazlar öğrenci velisi tarafından interaktif hesap aracılığıyla elektronik ortamdan, yapılan itirazların incelenmesi için ise öğrenci velisi tarafından T.C.Ziraat Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası ve Türkiye Halk Bankası şubelerinden herhangi birine, “Kurumsal Tahsilât Programı” aracılığıyla 20 TL (Yirmi TL KDV Dâhil) yatırılması gerekmektedir.” deniliyor.
YURTDIŞINDAKİ ÖĞRENCİLER TEOG'A NASIL GİRECEK?
Yurt dışında öğrenimlerini sürdüren öğrenciler bulundukları ülkedeki eğitim ataşeliklerinde ya da elçiliklerde onaylattıkları denklik belgesine göre ortak sınavlara girebilecek.
Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin sınavlarda özelliklerine uygun hizmet alabilmeleri için; örgün eğitime devam edenler okul müdürlüğünün bağlı bulunduğu RAM'a, açık öğretim ortaokuluna devam edenlerin ise açık öğretim ortaokulu müdürlüğüne birinci dönem için 9 Ekim 2014, ikinci dönem için ise 3 Mart 2015 tarihi mesai bitimine kadar müracaat edebilecek.
Az gören öğrenciler ve işitme engelli öğrenciler, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan öğrenciler, özel öğrenme güçlüğü olan öğrenciler, yaygın gelişimsel bozukluğu olan öğrenciler, bedensel engelli öğrenciler, zihinsel engelli çocuklar, istekte bulunmaları halinde tek kişilik sınıflarda, total düzeyde görme engelli öğrenciler, süreğen hastalığı olan öğrenciler, okuyucu ve kodlayıcı eşliğinde tek kişilik sınıflarda sınavlara alınacak. TÜBİTAK tarafından gerçekleştirilen uluslararası bilim olimpiyatları ve matematik olimpiyat sınavlarında, ulusal elemelerden geçtikten sonra Türkiye'yi temsil etme hakkı kazanmış olan öğrencilere, katıldıkları yılın yılsonu başarı puanlarına belirlenen oranda ek puan verilecek.
8. sınıf TEOG sınav tarihleri
Sınıf Dönem Sınav Tarihleri Mazeret Sınavı Tarihleri Sınav Sonuçlarının İlanı
8.Sınıf I.Dönem 26-27 Kasım 2014 14-15 Aralık 2014 Ocak 2014
8.Sınıf II.Dönem 28-29 Nisan 2014 10-11 Mayıs 2014 Haziran 2014
Ortak Sınavlar 1.Gün Oturumları
Ders Adı Başlama Saati Soru Sayısı Süresi
TÜRKÇE 09:00 20 40 Dakika
MATEMATİK 10:10 20 40 Dakika
DİN KÜLTÜRÜ 11:20 20 40 Dakika
Ortak Sınavlar 2.Gün Oturumları
Ders Adı Başlama Saati Soru Sayısı Süresi
FEN ve TEKNOLOJİ 09:00 20 40 Dakika
T.C. İnkılâp Tarihi 10:10 20 40 Dakika
YABANCI DİL 11:20
19 Kasım 2014 Çarşamba
Üniversiteliye yeni af Meclis’ten çıktı
TÜRKİYE Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) kurulmasına ilişkin yasa, Meclis Genel Kurulu’nda eklenen yeni torba hükümlerle genişletilerek kabul edildi.
Yasaya göre TÜSEB bünyesinde Türkiye Kanser Enstitüsü, Türkiye Biyoteknoloji Enstitüsü, Türkiye Anne, Çocuk ve Ergen Sağlığı Enstitüsü, Türkiye Kronik Hastalıklar Enstitüsü, Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü, Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü kurulacak. Enstitü Başkanı, Sağlık Bakanı’nın teklifi üzerine Başbakan tarafından atanacak. Başkanlık, görevleri kapsamında Ar-Ge konuları için gerekli gördüğü her türlü bilgiyi, kamu kurum ve kuruluşları ile vakıflara ait olanlar dahil tüm yükseköğretim kurumlarından talep edebilecek. Kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışanlar, başkan tarafından, yapılacak çalışmanın kapsamı ve süresi de dikkate alınarak en çok 3 yıl süreyle TÜSEB’de görevlendirilebilecek. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Tarihi gelecekte Türkiye’nin sağlık alanındaki dinamiklerine çok önemli katkıları olacaktır” dedi.
AF VE ATILMA ŞARTLARI
Yasaya eklenen maddelere göre, üniversitelerde, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce ilişiği kesilen öğrenciler 5 ay içinde geri dönebilecek. Öğrenciler ilişiklerinin kesildiği program üniversitede var ise bu yıl bahar döneminde, eğer yoksa üniversitelerin açıldığı ekim ayında öğrenim görmeye başlayacak. Öğretim dili tamamen Türkçe olan programlarda mesleki yabancı dil dersleri dışında zorunlu yabancı dil hazırlık sınıfı açılamayacak. Ancak üniversite yetkili kurullarının kararı ve YÖK’ün onayı ile isteğe bağlı olarak yabancı dil hazırlık sınıfı eğitimi verilebilecek. Hazırlık sınıfında başarılı olamayan öğrencilerin ilişikleri kesilemeyecek ve eğitimlerine devam edecekler.
YÖK ONAYIYLA ATMA
Üniversite öğrencileri 2 yıllık ön lisans programlarını azami 4 yıl, 4 yıllık lisans programlarını azami 7 yıl, 5 yıllık lisans programlarını azami 8 yıl, 6 yıllık lisans programlarını azami 9 yıl içinde tamamlamak zorunda. Azami süreler içerisinde katkı payı veya öğrenim ücretinin ödenmemesi ile kayıt yenilenmemesi nedeniyle öğrencilerin ilişikleri kesilemeyecek. Ancak üniversite yetkili kurullarının kararı ve YÖK’ün onayı ile 4 yıl üst üste katkı payı veya öğrenim ücretinin ödenmemesi ve kayıt yenilenmemesi nedeniyle öğrencilerin üniversiteyle ilişiği kesilecek. Düzenlemenin gerekçesi “Azami süreler içerisinde katkı payı veya öğrenim ücretinin ödenmemesi ile kayıt yenilenmemesi sebebiyle öğrencilerin ilişiklerinin kesilmemesi esas olmakla beraber, öğrencilerin eğitime devam edip etmeyecekleri bilinmeksizin bu kadar uzun süreler kayıtlarının devam etmesi, üniversiteleri kontenjanları ve bütçe planlamalarını gerçekçi olarak yapamaz duruma getirecektir” diye açıklandı.
NİTELİKLİ OPERASYON ZAMMI
Devlet hastaneleri, araştırma hastanelerinde, organ nakli, nitelikli yoğun bakım hizmetleri, kök hücre ve kemik iliği nakli gibi yüksek eğitim ve beceri gerektiren operasyonlarla ilgili hekimlere yapılacak ek ödemeler bir kat artırıldı. sağlık bakanlığı’nca, özellikli tıbbi işlemler karşılığı yapılacak ek ödemelerde yüzde 800 ve yüzde 700 oranları bir kat artırılarak uygulanacak. Milli Eğitim Bakanlığı, aday öğretmenlerin sınavlarını yazılı veya yazılı ve sözlü olarak yapabilecek. Veteriner hekimlikte de uzmanlık yapılabilecek. Yeni kurulan devlet üniversitelerinde ortaya çıkan öğretim üyesi açığının kapatılmasına katkıda bulunmak amacıyla vakıf üniversitelerine yapılan görevlendirme 2 yılı geçemeyecek.
TAM GÜN UYUMU
Hekim, diş hekimi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim üyelerinden mesai saatleri dışında özel muayenehanesinde veya özel hastanelerde görev yapanlara üniversite ödeneği ve ek ödeme verilmeyecek. Ancak bu hekimler, muayenehanelerini kapatır ve özel hastanelerden ayrılmak isterlerse 31 Aralık 2014’e kadar bu konudaki beyanlarını görevli oldukları kurum yönetimlerine bildirmeleri gerekecek. Bu kişilerin en geç 31 Mayıs 2015’e kadar faaliyetleri sona ermiş sayılacak ve çalışma uygunluk belgesi veya izinleri iptal edilecek. Bu süre içerisinde mali hakları ve ek ödemeleri tam olarak ödenecek. Bu düzenleme GATA’da çalışan öğretim üyelerine de uygulanacak. Ancak GATA’daki öğretim üyelerine üniversite ödeneği ile sağlık hizmetleri tazminatı ödenmeyecek. Gerekçede, maddenin, Anayasa Mahkemesi’nin tam gün yasasına ilişkin verdiği kararlara uyum amacıyla düzenlendiği belirtildi.
Yasaya göre TÜSEB bünyesinde Türkiye Kanser Enstitüsü, Türkiye Biyoteknoloji Enstitüsü, Türkiye Anne, Çocuk ve Ergen Sağlığı Enstitüsü, Türkiye Kronik Hastalıklar Enstitüsü, Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü, Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü kurulacak. Enstitü Başkanı, Sağlık Bakanı’nın teklifi üzerine Başbakan tarafından atanacak. Başkanlık, görevleri kapsamında Ar-Ge konuları için gerekli gördüğü her türlü bilgiyi, kamu kurum ve kuruluşları ile vakıflara ait olanlar dahil tüm yükseköğretim kurumlarından talep edebilecek. Kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışanlar, başkan tarafından, yapılacak çalışmanın kapsamı ve süresi de dikkate alınarak en çok 3 yıl süreyle TÜSEB’de görevlendirilebilecek. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Tarihi gelecekte Türkiye’nin sağlık alanındaki dinamiklerine çok önemli katkıları olacaktır” dedi.
AF VE ATILMA ŞARTLARI
Yasaya eklenen maddelere göre, üniversitelerde, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce ilişiği kesilen öğrenciler 5 ay içinde geri dönebilecek. Öğrenciler ilişiklerinin kesildiği program üniversitede var ise bu yıl bahar döneminde, eğer yoksa üniversitelerin açıldığı ekim ayında öğrenim görmeye başlayacak. Öğretim dili tamamen Türkçe olan programlarda mesleki yabancı dil dersleri dışında zorunlu yabancı dil hazırlık sınıfı açılamayacak. Ancak üniversite yetkili kurullarının kararı ve YÖK’ün onayı ile isteğe bağlı olarak yabancı dil hazırlık sınıfı eğitimi verilebilecek. Hazırlık sınıfında başarılı olamayan öğrencilerin ilişikleri kesilemeyecek ve eğitimlerine devam edecekler.
YÖK ONAYIYLA ATMA
Üniversite öğrencileri 2 yıllık ön lisans programlarını azami 4 yıl, 4 yıllık lisans programlarını azami 7 yıl, 5 yıllık lisans programlarını azami 8 yıl, 6 yıllık lisans programlarını azami 9 yıl içinde tamamlamak zorunda. Azami süreler içerisinde katkı payı veya öğrenim ücretinin ödenmemesi ile kayıt yenilenmemesi nedeniyle öğrencilerin ilişikleri kesilemeyecek. Ancak üniversite yetkili kurullarının kararı ve YÖK’ün onayı ile 4 yıl üst üste katkı payı veya öğrenim ücretinin ödenmemesi ve kayıt yenilenmemesi nedeniyle öğrencilerin üniversiteyle ilişiği kesilecek. Düzenlemenin gerekçesi “Azami süreler içerisinde katkı payı veya öğrenim ücretinin ödenmemesi ile kayıt yenilenmemesi sebebiyle öğrencilerin ilişiklerinin kesilmemesi esas olmakla beraber, öğrencilerin eğitime devam edip etmeyecekleri bilinmeksizin bu kadar uzun süreler kayıtlarının devam etmesi, üniversiteleri kontenjanları ve bütçe planlamalarını gerçekçi olarak yapamaz duruma getirecektir” diye açıklandı.
NİTELİKLİ OPERASYON ZAMMI
Devlet hastaneleri, araştırma hastanelerinde, organ nakli, nitelikli yoğun bakım hizmetleri, kök hücre ve kemik iliği nakli gibi yüksek eğitim ve beceri gerektiren operasyonlarla ilgili hekimlere yapılacak ek ödemeler bir kat artırıldı. sağlık bakanlığı’nca, özellikli tıbbi işlemler karşılığı yapılacak ek ödemelerde yüzde 800 ve yüzde 700 oranları bir kat artırılarak uygulanacak. Milli Eğitim Bakanlığı, aday öğretmenlerin sınavlarını yazılı veya yazılı ve sözlü olarak yapabilecek. Veteriner hekimlikte de uzmanlık yapılabilecek. Yeni kurulan devlet üniversitelerinde ortaya çıkan öğretim üyesi açığının kapatılmasına katkıda bulunmak amacıyla vakıf üniversitelerine yapılan görevlendirme 2 yılı geçemeyecek.
TAM GÜN UYUMU
Hekim, diş hekimi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim üyelerinden mesai saatleri dışında özel muayenehanesinde veya özel hastanelerde görev yapanlara üniversite ödeneği ve ek ödeme verilmeyecek. Ancak bu hekimler, muayenehanelerini kapatır ve özel hastanelerden ayrılmak isterlerse 31 Aralık 2014’e kadar bu konudaki beyanlarını görevli oldukları kurum yönetimlerine bildirmeleri gerekecek. Bu kişilerin en geç 31 Mayıs 2015’e kadar faaliyetleri sona ermiş sayılacak ve çalışma uygunluk belgesi veya izinleri iptal edilecek. Bu süre içerisinde mali hakları ve ek ödemeleri tam olarak ödenecek. Bu düzenleme GATA’da çalışan öğretim üyelerine de uygulanacak. Ancak GATA’daki öğretim üyelerine üniversite ödeneği ile sağlık hizmetleri tazminatı ödenmeyecek. Gerekçede, maddenin, Anayasa Mahkemesi’nin tam gün yasasına ilişkin verdiği kararlara uyum amacıyla düzenlendiği belirtildi.
Etiketler:
eğitim,
haber,
öğrenci,
üniversite,
yök
ALES'e hazırlık için yeni uygulama: 'Sınav Uzmanı'
ALES için sayılı günler kaldı. Sınav Uzmanı uygulaması sayesinde 23 Kasım’da yapılacak ALES sınavına hazırlanan adaylar cep telefonu ve tabletlerinden tüm konuları kendilerine en uygun yoldan öğrenebilecek ve sınava tam olarak hazırlanmış bir şekilde girebilecekler.
Yapay zekâ altyapısıyla adayları sınav tarihine kadar binlerce soru içinden özellikle öğrenmeleri gerekenler ile çalıştıran uygulama sayesinde sıkıcı sınava hazırlık süreçleri tarihe karışıyor.
Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) Sonbahar Dönemi kapsamında 23 Kasım 2014 tarihinde yapılacak. Sayısal 1 ve Sayısal 2 bölümlerinde 40’ar, Sözel 1 ve Sözel 2 bölümlerinde 40’ar soru olmak üzere toplamda 160 sorudan oluşacak olan sınav için hazırlıklar, sınav tarihine 10 günden kısa bir süre kala hızlandı. Yılda iki kez yapılan ALES’e Sonbahar Dönemi kapsamında 400 binin üzerinde adayın girmesi bekleniyor. Hazırlanacak konuların çokluğu nedeniyle endişeye kapılan adaylara ise çareyi Türk mühendislerin geliştirdiği mobil uygulama sağlıyor.
Kısa zaman kaldı diye telaşa mahal yok!
Öğrencileri yıllardır zorlayan sınava hazırlık sürecini cep telefonu, tablet gibi mobil cihazlara taşıyan Sınav Uzmanı uygulaması, adayın sınav konularına dair seviyesini belirliyor ve tamamen adayın kendisine özgü bir öğrenme haritası çıkarıyor. “Yapay zekâ” altyapısına sahip uygulama, oluşan bu öğrenme haritasıyla sınav adayını gün be gün yönlendiriyor, belirlenen seviyeye uygun olarak sorduğu sorularla adayın konuları daha iyi kavrayabilmesine olanak tanıyor.
Seviyeni öğren, diğer adaylarla yarışarak motive ol!
Uygulama sosyal ağlarla entegre olabiliyor, bu sayede kullanıcıların "Sınav Uzmanı" uygulaması üzerinden mesajlaşma, birlikte çalışma, karşılıklı soru sorma hatta rekabete varan Yarışma imkânı da bulabiliyor. Oyunsallaştırma özelliğine sahip uygulamayı kullananlar, hazırlık süreçlerinde gösterdikleri başarılara göre “çaylak”, “amatör”, “uzman” ve şampiyon gibi farklı unvanların yanı sıra her aşamada belirli puanlar kazanılıyor.
ALES’e geri sayım başladı!
Uygulamanın ilk modülü 23 Kasım'da yapılacak Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) için hazırlandı. ALES’e hazırlanan adaylar, modüllere www.sinavuzmani.com sitesi, Apple AppStore ve Google Play üzerinden akıllı telefonları aracılığıyla erişebiliyor.
Yapay zekâ altyapısıyla adayları sınav tarihine kadar binlerce soru içinden özellikle öğrenmeleri gerekenler ile çalıştıran uygulama sayesinde sıkıcı sınava hazırlık süreçleri tarihe karışıyor.
Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) Sonbahar Dönemi kapsamında 23 Kasım 2014 tarihinde yapılacak. Sayısal 1 ve Sayısal 2 bölümlerinde 40’ar, Sözel 1 ve Sözel 2 bölümlerinde 40’ar soru olmak üzere toplamda 160 sorudan oluşacak olan sınav için hazırlıklar, sınav tarihine 10 günden kısa bir süre kala hızlandı. Yılda iki kez yapılan ALES’e Sonbahar Dönemi kapsamında 400 binin üzerinde adayın girmesi bekleniyor. Hazırlanacak konuların çokluğu nedeniyle endişeye kapılan adaylara ise çareyi Türk mühendislerin geliştirdiği mobil uygulama sağlıyor.
Kısa zaman kaldı diye telaşa mahal yok!
Öğrencileri yıllardır zorlayan sınava hazırlık sürecini cep telefonu, tablet gibi mobil cihazlara taşıyan Sınav Uzmanı uygulaması, adayın sınav konularına dair seviyesini belirliyor ve tamamen adayın kendisine özgü bir öğrenme haritası çıkarıyor. “Yapay zekâ” altyapısına sahip uygulama, oluşan bu öğrenme haritasıyla sınav adayını gün be gün yönlendiriyor, belirlenen seviyeye uygun olarak sorduğu sorularla adayın konuları daha iyi kavrayabilmesine olanak tanıyor.
Seviyeni öğren, diğer adaylarla yarışarak motive ol!
Uygulama sosyal ağlarla entegre olabiliyor, bu sayede kullanıcıların "Sınav Uzmanı" uygulaması üzerinden mesajlaşma, birlikte çalışma, karşılıklı soru sorma hatta rekabete varan Yarışma imkânı da bulabiliyor. Oyunsallaştırma özelliğine sahip uygulamayı kullananlar, hazırlık süreçlerinde gösterdikleri başarılara göre “çaylak”, “amatör”, “uzman” ve şampiyon gibi farklı unvanların yanı sıra her aşamada belirli puanlar kazanılıyor.
ALES’e geri sayım başladı!
Uygulamanın ilk modülü 23 Kasım'da yapılacak Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) için hazırlandı. ALES’e hazırlanan adaylar, modüllere www.sinavuzmani.com sitesi, Apple AppStore ve Google Play üzerinden akıllı telefonları aracılığıyla erişebiliyor.
18 Kasım 2014 Salı
ÖSYM KPSS-2014/2 tercih kılavuzu yerleştirme işlemi ve boş kadrolar
ÖSYM'nin internet adresinde yayınlanan KPSS-2014/2 tercih kılavuzunda yer alan kurallara göre memur başvuruları için tercihler 17 Kasım'da başladı. Adaylar KPSS tercihlerini 26 Kasım tarihine kadar yapabilecekler. Tercih işlemleri nasıl yapılır ve boş kadrolar nerelerde var ayrıntılar haberimizde..
ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri uyarınca bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme yapmak amacıyla adaylardan tercih alınacak. Bu amaçla hazırlanan Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS-2014/2 tercih kılavuzunda, ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyleri ayrı olmak üzere tercih yapılabilecek kadro ve pozisyonlar yer alıyor.
Adayların kılavuzda yer alan kadro ve pozisyonları tercih edebilmeleri için 5-6 Temmuz 2014 ve 27-28 Eylül 2014'te yapılmış olan KPSS lisans ve ortaöğretim veya ön lisans oturumlarından birine girmiş ve bu sınavların en az birinden ilgili KPSS puanını almış olmaları gerekiyor.
Adaylar tercihlerini 17-26 Kasım arasında, kılavuzda yer alan kurallara göre, ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden T.C kimlik numaraları ve şifrelerini kullanarak kendileri yapacak. ÖSYM'ye posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacak. Tercih süresi uzatılmayacak.
Bu kadro ve pozisyonların kamu kurum ve kuruluşlarına göre dağılımı şu şekilde;
-190 sayılı KHK’ya tabi kurumlar (Üniversiteler hariç) 4.184 adet,
-Üniversiteler 138 adet,
-Kamu İktisadi Teşebbüsleri 745 adet,
Öğrenim bazında kadro pozisyonları ise şu şekilde;
Ortaöğretim 582 adet
Önlisans 770 adet
Lisans 3715 adet
Adayların eğitim bilgileri, ÖSYM aday işlemleri sisteminde (ais.osym.gov.tr) adaya ait kayıt bilgilerinde yer alıyor. Tercih işlemlerinde ve yerleştirmede, ÖSYM tarafından bu bilgiler kullanılacak. Adayların ais.osym.gov.tr adresinden eğitim bilgilerini kontrol ederek tercihlerini yapmaları gerekiyor.
Ayrıca adayların kılavuzda yer alan kadro ve pozisyonları tercih edebilmeleri için 5-6 Temmuz 2014 ve 27-28 Eylül 2014'te yapılmış olan KPSS lisans ve ortaöğretim veya ön lisans oturumlarından birine girmiş ve bu sınavların en az birinden ilgili KPSS puanını almış olmaları gerekiyor.
Yerleştirme işlemlerinde ortaöğretim mezunları için KPSSP94, ön lisans mezunları için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanı kullanılacak.
ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri uyarınca bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme yapmak amacıyla adaylardan tercih alınacak. Bu amaçla hazırlanan Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS-2014/2 tercih kılavuzunda, ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyleri ayrı olmak üzere tercih yapılabilecek kadro ve pozisyonlar yer alıyor.
Adayların kılavuzda yer alan kadro ve pozisyonları tercih edebilmeleri için 5-6 Temmuz 2014 ve 27-28 Eylül 2014'te yapılmış olan KPSS lisans ve ortaöğretim veya ön lisans oturumlarından birine girmiş ve bu sınavların en az birinden ilgili KPSS puanını almış olmaları gerekiyor.
Adaylar tercihlerini 17-26 Kasım arasında, kılavuzda yer alan kurallara göre, ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden T.C kimlik numaraları ve şifrelerini kullanarak kendileri yapacak. ÖSYM'ye posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacak. Tercih süresi uzatılmayacak.
Bu kadro ve pozisyonların kamu kurum ve kuruluşlarına göre dağılımı şu şekilde;
-190 sayılı KHK’ya tabi kurumlar (Üniversiteler hariç) 4.184 adet,
-Üniversiteler 138 adet,
-Kamu İktisadi Teşebbüsleri 745 adet,
Öğrenim bazında kadro pozisyonları ise şu şekilde;
Ortaöğretim 582 adet
Önlisans 770 adet
Lisans 3715 adet
Adayların eğitim bilgileri, ÖSYM aday işlemleri sisteminde (ais.osym.gov.tr) adaya ait kayıt bilgilerinde yer alıyor. Tercih işlemlerinde ve yerleştirmede, ÖSYM tarafından bu bilgiler kullanılacak. Adayların ais.osym.gov.tr adresinden eğitim bilgilerini kontrol ederek tercihlerini yapmaları gerekiyor.
Ayrıca adayların kılavuzda yer alan kadro ve pozisyonları tercih edebilmeleri için 5-6 Temmuz 2014 ve 27-28 Eylül 2014'te yapılmış olan KPSS lisans ve ortaöğretim veya ön lisans oturumlarından birine girmiş ve bu sınavların en az birinden ilgili KPSS puanını almış olmaları gerekiyor.
Yerleştirme işlemlerinde ortaöğretim mezunları için KPSSP94, ön lisans mezunları için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanı kullanılacak.
17 Kasım 2014 Pazartesi
Türkiye’nin en başarılı 10 genci belli oluyor!
JCI “Genç Liderler ve Girişimciler Derneği”nin 1981 yılından bu yana düzenlediği Ten Outstanding Young Persons of the World (Dünyanın en başarılı on genci) yarışmasının Türkiye ayağı olan “TOYP’14: Türkiye’nin En Başarılı On Genci” yarışmasının birincileri 19 Kasım’da Yıldız Teknik Üniversitesi Yıldız Kampüsünde saat 19:30’da düzenlenecek ödül töreninde belli olacak.
Türkiye’de bu sene yirmincisi düzenlenecek olan etkinlikte, iş dünyasından bilime kadar on farklı kategoride hayata geçirdikleri çalışmalarla başarı kazanan ve yaşları 18 ila 40 arasında değişen Türkiye'nin başarılı gençleri20. kez ödüllerini alacak. JCI Türkiye ile bugüne kadar 12 başarılı Türk genci; TOYP Dünya Birinciliği ödülünü almaya hak kazanmıştır. TOYP Ödüllerini bu zamana kadar Türkiye'de Nasuh Mahruki, Tan Sağtürk, Şafak Pavey gibi Türkiye'nin tanınmış isimlerinin almış olmasının yanı sıra, başarılı gençleri alanlarında uzman ve Türkiye'nin sayılı isimlerinden oluşan değerli jüri üyeleri seçmektedir.
Türkiye’nin başarılı gençlerini destekleme amacı taşıyan projenin ana sponsorları arasında Proline Bilişim yer alıyor. Proline Bilişim Strateji ve İş Geliştirme Müdürü Serhan Ünalan, yarışmayla ilgili şu açıklamayı yapıyor: “Türkiye’nin eşsiz potansiyele sahip gençlerini destekleyen bir şirket olarak bu yarışmayı çok anlamlı buluyoruz. Kendine güvenen, girişimci ruha sahip, yenilikçi ve araştırmacı gençlere kariyer fırsatı sunan birçok proje gerçekleştiriyoruz. JCI’ın düzenlediği bu yarışmayla Türkiye için hayati öneme sahip alanlarda başarı göstermiş gençlerimizi onurlandırmak ve geleceğe yönelik planlarında onlara motivasyon kaynağı olabilmek istiyoruz.”
TOYP Başvuru Kategorileri
· İş Dünyası, Ekonomi ve/veya Girişimcilik
· Siyaset, Hukuk ve Kamu Yönetimi
· Bilimsel Önderlik
· Kültürel Başarı
· Çevre Korumacılığı ve Ahlaki Önderlik
· İnsan Haklarına, Çocuklara ve Dünya Barışına Katkı
· İnsanlığa ve Gönüllü Kuruluşlara Hizmet
· Fen ve Teknik Gelişme
· Kişisel Başarı
· Tıbbi Yenilik ve Buluşlar
Türkiye’de bu sene yirmincisi düzenlenecek olan etkinlikte, iş dünyasından bilime kadar on farklı kategoride hayata geçirdikleri çalışmalarla başarı kazanan ve yaşları 18 ila 40 arasında değişen Türkiye'nin başarılı gençleri20. kez ödüllerini alacak. JCI Türkiye ile bugüne kadar 12 başarılı Türk genci; TOYP Dünya Birinciliği ödülünü almaya hak kazanmıştır. TOYP Ödüllerini bu zamana kadar Türkiye'de Nasuh Mahruki, Tan Sağtürk, Şafak Pavey gibi Türkiye'nin tanınmış isimlerinin almış olmasının yanı sıra, başarılı gençleri alanlarında uzman ve Türkiye'nin sayılı isimlerinden oluşan değerli jüri üyeleri seçmektedir.
Türkiye’nin başarılı gençlerini destekleme amacı taşıyan projenin ana sponsorları arasında Proline Bilişim yer alıyor. Proline Bilişim Strateji ve İş Geliştirme Müdürü Serhan Ünalan, yarışmayla ilgili şu açıklamayı yapıyor: “Türkiye’nin eşsiz potansiyele sahip gençlerini destekleyen bir şirket olarak bu yarışmayı çok anlamlı buluyoruz. Kendine güvenen, girişimci ruha sahip, yenilikçi ve araştırmacı gençlere kariyer fırsatı sunan birçok proje gerçekleştiriyoruz. JCI’ın düzenlediği bu yarışmayla Türkiye için hayati öneme sahip alanlarda başarı göstermiş gençlerimizi onurlandırmak ve geleceğe yönelik planlarında onlara motivasyon kaynağı olabilmek istiyoruz.”
TOYP Başvuru Kategorileri
· İş Dünyası, Ekonomi ve/veya Girişimcilik
· Siyaset, Hukuk ve Kamu Yönetimi
· Bilimsel Önderlik
· Kültürel Başarı
· Çevre Korumacılığı ve Ahlaki Önderlik
· İnsan Haklarına, Çocuklara ve Dünya Barışına Katkı
· İnsanlığa ve Gönüllü Kuruluşlara Hizmet
· Fen ve Teknik Gelişme
· Kişisel Başarı
· Tıbbi Yenilik ve Buluşlar
16 Kasım 2014 Pazar
Yeni Koç’lar çıkaracak
GEORGE Washington Üniversitesi (GW) ve Koç Üniversitesi, her iki üniversiteden öğrencilerin bir akademik yıla kadar diğer kurumda öğrenim görmesine olanak tanıyan lisans öğrenci değişim anlaşmasını imzaladı.
Çoğunluğu lisansüstü eğitimde olmak üzere 42 Türk öğrencisinin öğretim gördüğü George Washington Üniversitesi, Koç Üniversitesi ile ilk kez lisans öğrencileri için değişim programını hayata geçiriyor. George Washington Üniversitesi rektörü Steve Knapp “Üniversitemiz öğrencilerinin yüzde 15’i yurtdışından geliyor. Bu iyi ancak artırmamız gereken bir oran. Öğrencilerimizin çok çeşitli yerlerde öğrenim görmesi için kıtalararası öğrenim programını geliştirdik. Öğrencilerimiz ABD’de olduğu gibi bir sömestr dönemini Türkiye veya Çin’de de geçirebiliyor. Öğrencilerimizi küresel çapta profesyonel olmalarını planlıyoruz” diye konuştu.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç’un 1984 yılında GW İşletme Bölümü’nden mezun olduğunu hatırlatan Steve Knapp’ın Koç Ailesi ile ilişkileri de yakın. 1994-2007 arasında John Hopkins Üniversitesi’nde dekanlık görevini yürütürken Rahmi Koç ile tanıştığını aktaran Knapp “Mustafa Koç ile de 2008-2009 akademik yılında misafir öğretim üyesi olarak GW İşletme Bölümü’nde ders verdiği sırada tanıştım. Kendisi George Washington Üniversitesi’nde özgür düşünce ve mükemmeliyeti kovalama geleneğine vurgu yapar. Buradaki iş dünyasında çok etkileyici bir lider olduğu kesin. Birçok sektörde faaliyet gösteren holdinge mükemmel liderlik ediyor. Ama ben İstanbul gezimde Mustafa Koç’un en çok sosyal sorumluluk liderliğinden etkilendim. Koç Üniversitesi ile işbirliğimiz Üniversite ile yakın ilişkilerimizin bir sonucu. Koç ailesi ile tanışıklığımız da işbirliğinde rol oynadı” dedi.
KARŞI CADDEDE IMF
Knapp, GW’nin rekabetçi avantajının konumu olduğunu belirtirken üniversiteye gelecek öğrencilerin ABD siyaseti ve ekonomisinin nasıl işlediğini yakından inceleyebileceklerini vurguladı. Knapp “Dışişleri Bakanlığı binası, Beyaz Saray gibi binalara yakınlığımızın yanı sıra Dünya Bankası komşumuz. Caddeyi geçince IMF’ye geçiyorsunuz. Fed de yakınımızda. Bizden mezun olan Türk öğrencilerin birçoğu ülkesine dönüp kendi işlerini kurup başarılı oluyor” dedi.
GELECEĞİN LİDERLERİ YETİŞİYOR
İkİ üniversitenin anlaşması Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde 150 GW mezununun katılımıyla duyuruldu. Törende Mustafa Koç “Okulumuz geleceğin liderlerini mezun etmeye devam ediyor. Washington’un kalbindeki George Washington Üniversitesi, öğrenci ve öğretim üyelerine; devlet kurumları, ajanslar, dernekler, vakıflar ve düşünce kuruluşlarındaki liderlerin ve çalışanların yanında benzersiz öğrenme ve çalışma olanakları sunuyor” dedi. (hürriyet.com.tr)
Çoğunluğu lisansüstü eğitimde olmak üzere 42 Türk öğrencisinin öğretim gördüğü George Washington Üniversitesi, Koç Üniversitesi ile ilk kez lisans öğrencileri için değişim programını hayata geçiriyor. George Washington Üniversitesi rektörü Steve Knapp “Üniversitemiz öğrencilerinin yüzde 15’i yurtdışından geliyor. Bu iyi ancak artırmamız gereken bir oran. Öğrencilerimizin çok çeşitli yerlerde öğrenim görmesi için kıtalararası öğrenim programını geliştirdik. Öğrencilerimiz ABD’de olduğu gibi bir sömestr dönemini Türkiye veya Çin’de de geçirebiliyor. Öğrencilerimizi küresel çapta profesyonel olmalarını planlıyoruz” diye konuştu.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç’un 1984 yılında GW İşletme Bölümü’nden mezun olduğunu hatırlatan Steve Knapp’ın Koç Ailesi ile ilişkileri de yakın. 1994-2007 arasında John Hopkins Üniversitesi’nde dekanlık görevini yürütürken Rahmi Koç ile tanıştığını aktaran Knapp “Mustafa Koç ile de 2008-2009 akademik yılında misafir öğretim üyesi olarak GW İşletme Bölümü’nde ders verdiği sırada tanıştım. Kendisi George Washington Üniversitesi’nde özgür düşünce ve mükemmeliyeti kovalama geleneğine vurgu yapar. Buradaki iş dünyasında çok etkileyici bir lider olduğu kesin. Birçok sektörde faaliyet gösteren holdinge mükemmel liderlik ediyor. Ama ben İstanbul gezimde Mustafa Koç’un en çok sosyal sorumluluk liderliğinden etkilendim. Koç Üniversitesi ile işbirliğimiz Üniversite ile yakın ilişkilerimizin bir sonucu. Koç ailesi ile tanışıklığımız da işbirliğinde rol oynadı” dedi.
KARŞI CADDEDE IMF
Knapp, GW’nin rekabetçi avantajının konumu olduğunu belirtirken üniversiteye gelecek öğrencilerin ABD siyaseti ve ekonomisinin nasıl işlediğini yakından inceleyebileceklerini vurguladı. Knapp “Dışişleri Bakanlığı binası, Beyaz Saray gibi binalara yakınlığımızın yanı sıra Dünya Bankası komşumuz. Caddeyi geçince IMF’ye geçiyorsunuz. Fed de yakınımızda. Bizden mezun olan Türk öğrencilerin birçoğu ülkesine dönüp kendi işlerini kurup başarılı oluyor” dedi.
GELECEĞİN LİDERLERİ YETİŞİYOR
İkİ üniversitenin anlaşması Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde 150 GW mezununun katılımıyla duyuruldu. Törende Mustafa Koç “Okulumuz geleceğin liderlerini mezun etmeye devam ediyor. Washington’un kalbindeki George Washington Üniversitesi, öğrenci ve öğretim üyelerine; devlet kurumları, ajanslar, dernekler, vakıflar ve düşünce kuruluşlarındaki liderlerin ve çalışanların yanında benzersiz öğrenme ve çalışma olanakları sunuyor” dedi. (hürriyet.com.tr)
14 Kasım 2014 Cuma
KPSS yerleştirme tercihleri 17 Kasım'da başlıyor!
KPSS yerleştirmeleri için yapılacak tercihler Pazartesi günü başlıyor. 5-6 Temmuz ve 27-28 Eylül'de sınava girmiş adaylar yerleştirme için tercih yapabilecekler. ÖSYM'nin resmi sayfasında KPSS tercih işlemleriyle ilgili detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme yapmak için adaylardan, 17-26 Kasım'da tercih alınacak.
ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri uyarınca bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme yapmak amacıyla adaylardan tercih alınacak. Bu amaçla hazırlanan Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS-2014/2 tercih kılavuzunda, ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyleri ayrı olmak üzere tercih yapılabilecek kadro ve pozisyonlar yer alıyor.
Kılavuz, tercih süresi içinde ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden yayımlanacak.
Adayların kılavuzda yer alan kadro ve pozisyonları tercih edebilmeleri için 5-6 Temmuz 2014 ve 27-28 Eylül 2014'te yapılmış olan KPSS lisans ve ortaöğretim veya ön lisans oturumlarından birine girmiş ve bu sınavların en az birinden ilgili KPSS puanını almış olmaları gerekiyor.
Yerleştirme işlemlerinde ortaöğretim mezunları için KPSSP94, ön lisans mezunları için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanı kullanılacak.
Bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme yapmak için adaylardan, 17-26 Kasım'da tercih alınacak.
ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri uyarınca bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme yapmak amacıyla adaylardan tercih alınacak. Bu amaçla hazırlanan Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS-2014/2 tercih kılavuzunda, ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyleri ayrı olmak üzere tercih yapılabilecek kadro ve pozisyonlar yer alıyor.
Kılavuz, tercih süresi içinde ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden yayımlanacak.
Adayların kılavuzda yer alan kadro ve pozisyonları tercih edebilmeleri için 5-6 Temmuz 2014 ve 27-28 Eylül 2014'te yapılmış olan KPSS lisans ve ortaöğretim veya ön lisans oturumlarından birine girmiş ve bu sınavların en az birinden ilgili KPSS puanını almış olmaları gerekiyor.
Yerleştirme işlemlerinde ortaöğretim mezunları için KPSSP94, ön lisans mezunları için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanı kullanılacak.
13 Kasım 2014 Perşembe
İstanbul Gelişim Üniversitesi Ermenek’e destek kermesi düzenledi!
İstanbul Gelişim Üniversitesi öğrencileri geçtiğimiz günlerde Karaman’ın Ermenek ilçesindeki maden ocağında yaşanan su baskınında mahsur kalan madenci yakınlarına destek olmak amacıyla bir kermes düzenledi.
İstanbul Gelişim Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanlığı tarafından düzenlenen Ermenek’e Destek Kermesi’nde, Üniversite yönetimi ve öğrenciler bir araya geldiler.
Tüm gelirinin Ermenek’teki maden ocağında yaşanan su baskınında mahsur kalan madencilerin yakınlarına bağışlandığı kermeste öğrenciler kendi yaptıkları yemek ve kıyafetleri satışa sundu. Zaman zaman duygusal anların da yaşandığı kermeste en dikkat çeken görüntü ise üniversitesi öğrencisi Hazal Kepenek’in çocukluğunda babasının hediye ettiği ve onun için çok büyük manevi değeri olan küpeyi satışa çıkarması idi.
İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Abdülkadir Gayretli, “ Ermenek’te yaşanan talihsiz olayda mağdur olan madenci yakınlarına öğrencilerimizin karınca kararınca vermeye çalıştıkları destek onların yüksek maneviyatının en önemli göstergesidir. ‘’Ermenekte’ki acılı ailelerimizin yanındayız.’’
Kermes sonunda bir açıklama yapan İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Abdülkadir Gayretli, “ Ermenek’te yaşanan talihsiz olayda mağdur olan madenci yakınlarına öğrencilerimizin karınca kararınca vermeye çalıştıkları destek onların yüksek maneviyatının en önemli göstergesidir. Ermenekte’ki acılı ailelerimizin yanındayız. Başta ben ve eşim Şule Gayretli olmak üzere Gelişim eğitim Kültür sağlık ve Sosyal Hizmet Vakfı olarak, Ermenek İlçesi'nde maden ocağı faciasında mahsur kalan 28 yaşındaki Hüseyin Gültekin'in, olay günü doğan oğlu Hüseyin Arda’nın okul çağına kadar olacak masraflarının bir kısmını karşılma kararı almış bulunuyoruz” dedi.
Üniversite Yönetimi ile öğrencilerin soru ve görüşlerini paylaşma fırsatı buldukları bir de söyleşinin düzenlendiği Kermes sonrasında İstanbul Gelişim Üniversitesi öğrencileri Ermenek’e gitti.
İstanbul Gelişim Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanlığı tarafından düzenlenen Ermenek’e Destek Kermesi’nde, Üniversite yönetimi ve öğrenciler bir araya geldiler.
Tüm gelirinin Ermenek’teki maden ocağında yaşanan su baskınında mahsur kalan madencilerin yakınlarına bağışlandığı kermeste öğrenciler kendi yaptıkları yemek ve kıyafetleri satışa sundu. Zaman zaman duygusal anların da yaşandığı kermeste en dikkat çeken görüntü ise üniversitesi öğrencisi Hazal Kepenek’in çocukluğunda babasının hediye ettiği ve onun için çok büyük manevi değeri olan küpeyi satışa çıkarması idi.
İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Abdülkadir Gayretli, “ Ermenek’te yaşanan talihsiz olayda mağdur olan madenci yakınlarına öğrencilerimizin karınca kararınca vermeye çalıştıkları destek onların yüksek maneviyatının en önemli göstergesidir. ‘’Ermenekte’ki acılı ailelerimizin yanındayız.’’
Kermes sonunda bir açıklama yapan İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Abdülkadir Gayretli, “ Ermenek’te yaşanan talihsiz olayda mağdur olan madenci yakınlarına öğrencilerimizin karınca kararınca vermeye çalıştıkları destek onların yüksek maneviyatının en önemli göstergesidir. Ermenekte’ki acılı ailelerimizin yanındayız. Başta ben ve eşim Şule Gayretli olmak üzere Gelişim eğitim Kültür sağlık ve Sosyal Hizmet Vakfı olarak, Ermenek İlçesi'nde maden ocağı faciasında mahsur kalan 28 yaşındaki Hüseyin Gültekin'in, olay günü doğan oğlu Hüseyin Arda’nın okul çağına kadar olacak masraflarının bir kısmını karşılma kararı almış bulunuyoruz” dedi.
Üniversite Yönetimi ile öğrencilerin soru ve görüşlerini paylaşma fırsatı buldukları bir de söyleşinin düzenlendiği Kermes sonrasında İstanbul Gelişim Üniversitesi öğrencileri Ermenek’e gitti.
12 Kasım 2014 Çarşamba
AÖF 2015 sınav takvimini yayınladı
26 Eylül'de sona eren kayıt işlemlerinin ardından Açık öğretim Fakültesi 2015 yılı için sınav tarihlerini açıkladı. Ayrıca AÖF sınav merkezlerine 10 tanesi daha eklendi.
Üniversitenin resmi internet sitesinde yapılan duyuruya göre mevcut kayıtlı öğrenciler için; Güz Dönemi kayıt yenileme işlemleri 15 Eylül Pazartesi başlayıp 26 Eylül Cuma günü sona erdi.
Sınav tarihleri açıklandı
Sınavlar ise; Güz Dönemi Ara Sınavı 6-7 Aralık 2014, Güz Dönemi Dönem Sonu Sınavı 24-25 Ocak 2015, Bahar Dönemi Ara Sınavı 25-26 Nisan 2015, Bahar Dönemi Dönem Sonu Sınavı ise 6-7 Haziran 2015 tarihlerinde yapılacak.
Sınav yapılacak ilçe sayısı arttırıldı
Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) bu zamana kadar il merkezleri ve 7 ilçede sınav yaparken, 2014-2015 öğretim yılı itibari ile sınav yapılan ilçe sayısını 17'ye çıkardı. Daha önce; Antalya-Alanya, Balıkesir-Bandırma, Hatay-İskenderun, Edirne-Keşan, Bursa-İnegöl, Kocaeli-Gebze ve Muğla-Fethiye'de yapılan AÖF sınavları, AÖF tarafından yayınlanan 2014-2015 Öğrenci Kılavuzunda yer alan 10 yeni ilçede daha yapılacak.
10 tane yeni ilçe
7 ilçedeki sınav merkezlerinin arasına; Kahramanmaraş-Elbistan, Ankara-Polatlı, Balıkesir-Edremit, Konya-Ereğli, Manisa-Salihli, Ağrı-Patnos, Muğla-Milas, Tekirdağ-Çorlu, Şanlıurfa-Siverek ve Van-Erciş de eklendi.
Üniversitenin resmi internet sitesinde yapılan duyuruya göre mevcut kayıtlı öğrenciler için; Güz Dönemi kayıt yenileme işlemleri 15 Eylül Pazartesi başlayıp 26 Eylül Cuma günü sona erdi.
Sınav tarihleri açıklandı
Sınavlar ise; Güz Dönemi Ara Sınavı 6-7 Aralık 2014, Güz Dönemi Dönem Sonu Sınavı 24-25 Ocak 2015, Bahar Dönemi Ara Sınavı 25-26 Nisan 2015, Bahar Dönemi Dönem Sonu Sınavı ise 6-7 Haziran 2015 tarihlerinde yapılacak.
Sınav yapılacak ilçe sayısı arttırıldı
Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) bu zamana kadar il merkezleri ve 7 ilçede sınav yaparken, 2014-2015 öğretim yılı itibari ile sınav yapılan ilçe sayısını 17'ye çıkardı. Daha önce; Antalya-Alanya, Balıkesir-Bandırma, Hatay-İskenderun, Edirne-Keşan, Bursa-İnegöl, Kocaeli-Gebze ve Muğla-Fethiye'de yapılan AÖF sınavları, AÖF tarafından yayınlanan 2014-2015 Öğrenci Kılavuzunda yer alan 10 yeni ilçede daha yapılacak.
10 tane yeni ilçe
7 ilçedeki sınav merkezlerinin arasına; Kahramanmaraş-Elbistan, Ankara-Polatlı, Balıkesir-Edremit, Konya-Ereğli, Manisa-Salihli, Ağrı-Patnos, Muğla-Milas, Tekirdağ-Çorlu, Şanlıurfa-Siverek ve Van-Erciş de eklendi.
“Geleceğin Girişimcileri” CEO Club toplantısında
Doğa Koleji’nin t-MBA Öğrencileri CEO Club toplantısında Türkiye’nin en büyük Holding CEO’lari ile bir araya geldi.
Capital ve Ekonomist dergilerinin öncülüğünde, Vodafone Türkiye ana sponsorluğu, doğa koleji işbirliğiyle düzenlenen ve iş dünyasının CEO’larını biraraya getiren CEO Club organizasyonunda Doğa Koleji öğrencileri de yerlerini aldı. Doğa Koleji’ne özgü bir eğitim modeli olan t-MBA meclis başkanlarının katıldığı toplantıda, lise öğrencilerinin zorlu soruları CEO’ları terletti.
Doğa Koleji’nin geliştirdiği ve dünyada ilk kez lise düzeyine indirgenmiş bir üniversite MBA modeli olarak, sadece Doğa Koleji’nde uygulanan ve Uluslararası Akreditasyon Merkezi EdExcel tarafından onaylanan bir eğitim modeli olan t-MBA, geleceğin girişimcileri ile ülkemizin önde gelen CEO’larını bir kez daha bir araya getirdi.
7 Kasım’da Wyndham Grand Levent’te gerçekleşen “CEO Ajanda 2015” konulu CEO Club toplantısında Türkiye’nin en büyük holdinglerinin CEO’ları, 2015’te iş dünyasının ajandasını konuşmak için bir aradaydı. CEO’lar, 2015 ajandalarını, ekonominin önümüzdeki yıldaki potansiyelini ve atılacak adımları masaya yatırdı. Toplantı, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy, Capital ve Ekonomist Dergileri Yayın Direktörü M. Rauf Ateş ve Samsung Kurumsal Çözümler Direktörü Tansu Yeğen’in açılış konuşmalarıyla başladı. Toplantıda; Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker, Alarko Holding CEO’su Ayhan Yavrucu, boydak Holding CEO’su Memduh Boydak, Koç Holding CEO’su Turgay Durak ve Sabancı Holding CEO’su Zafer Kurtul konuşmacı olarak yer aldı. İş dünyasının başarılı isimlerinin yer aldığı etkinliği Doğa Koleji t-MBA meclis başkanları da büyük bir ilgi ile izledi.
Geleceğin CEO’ları, bugünün CEO’larına sorular sordu
Toplantıda söz alan Doğa Koleji t-MBA meclis öğrencilerinden Ecem Eroğlu, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker’e “Geleceğin başarılı bir işkadını olarak merak ettiğim bir husus var. Biz Doğa Koleji öğrencileri olarak, yeni nesile, kariyer odaklı birer yönetici olabilecek şekilde dersler alıyoruz. Siz çalışanlarınız ve şuan ki nesil için, çalışan kadronuz için eğitime dayalı nasıl projeler gerçekleştiriyorsunuz?” diye sordu. İş adamları t-MBA öğrencilerinin yönelttikleri soruları hayranlıkla karşıladı. Konferans sonrası bir çok CEO’nun yakın markajına giren öğrencilerin gelecek için umut vaad ettiklerini dile getirdiler. (Milliyet)
Capital ve Ekonomist dergilerinin öncülüğünde, Vodafone Türkiye ana sponsorluğu, doğa koleji işbirliğiyle düzenlenen ve iş dünyasının CEO’larını biraraya getiren CEO Club organizasyonunda Doğa Koleji öğrencileri de yerlerini aldı. Doğa Koleji’ne özgü bir eğitim modeli olan t-MBA meclis başkanlarının katıldığı toplantıda, lise öğrencilerinin zorlu soruları CEO’ları terletti.
Doğa Koleji’nin geliştirdiği ve dünyada ilk kez lise düzeyine indirgenmiş bir üniversite MBA modeli olarak, sadece Doğa Koleji’nde uygulanan ve Uluslararası Akreditasyon Merkezi EdExcel tarafından onaylanan bir eğitim modeli olan t-MBA, geleceğin girişimcileri ile ülkemizin önde gelen CEO’larını bir kez daha bir araya getirdi.
7 Kasım’da Wyndham Grand Levent’te gerçekleşen “CEO Ajanda 2015” konulu CEO Club toplantısında Türkiye’nin en büyük holdinglerinin CEO’ları, 2015’te iş dünyasının ajandasını konuşmak için bir aradaydı. CEO’lar, 2015 ajandalarını, ekonominin önümüzdeki yıldaki potansiyelini ve atılacak adımları masaya yatırdı. Toplantı, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy, Capital ve Ekonomist Dergileri Yayın Direktörü M. Rauf Ateş ve Samsung Kurumsal Çözümler Direktörü Tansu Yeğen’in açılış konuşmalarıyla başladı. Toplantıda; Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker, Alarko Holding CEO’su Ayhan Yavrucu, boydak Holding CEO’su Memduh Boydak, Koç Holding CEO’su Turgay Durak ve Sabancı Holding CEO’su Zafer Kurtul konuşmacı olarak yer aldı. İş dünyasının başarılı isimlerinin yer aldığı etkinliği Doğa Koleji t-MBA meclis başkanları da büyük bir ilgi ile izledi.
Geleceğin CEO’ları, bugünün CEO’larına sorular sordu
Toplantıda söz alan Doğa Koleji t-MBA meclis öğrencilerinden Ecem Eroğlu, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker’e “Geleceğin başarılı bir işkadını olarak merak ettiğim bir husus var. Biz Doğa Koleji öğrencileri olarak, yeni nesile, kariyer odaklı birer yönetici olabilecek şekilde dersler alıyoruz. Siz çalışanlarınız ve şuan ki nesil için, çalışan kadronuz için eğitime dayalı nasıl projeler gerçekleştiriyorsunuz?” diye sordu. İş adamları t-MBA öğrencilerinin yönelttikleri soruları hayranlıkla karşıladı. Konferans sonrası bir çok CEO’nun yakın markajına giren öğrencilerin gelecek için umut vaad ettiklerini dile getirdiler. (Milliyet)
Artık okullara da karne verilecek!
Milli Eğitim Bakanlığı önümüzdeki yıl okullara yeni bir düzenleme getiriyor. Bu yenilik kapsamında okullara standartlarına göre karne verilecek. Karneler kamuoyuna da açıklanacak.
Milli eğitim Bakanlığı (MEB), önümüzdeki yıl okullara karne vermeye başlayacak. Özel okulları standartlarına göre tıpkı otellerde olduğu gibi A, B, C, D diye kategorilere ayırıp sınıflayacak olan bakanlığın önümüzdeki yıl için hedefi de tüm okullara karne vermek olacak. Böylece temel eğitime de kalite güvence sistemi gelecek. Hükümetin 2015 yılı programında her bakanlık gibi MEB de yıl içinde gerçekleştireceği değişiklikleri anlattı.
İşte 2015 yılı için MEB’in yapacakları:
Karne kamuoyuna sunulacak
Ulusal düzeyde izleme ve değerlendirme sistemleri geliştirilecek, eksiklikler belirlenecek, veriler verimliliği artırmak için kullanılacak. Her okul için altyapıdan öğretmen eğitimlerine kadar girdi ve çıktıları içeren okul karneleri oluşturulacak. Bunun için izleme ve değerlendirme mekanizmaları kurulacak. Okulların karneleri topluma açıklanacak.
Kalite beratı gelecek
Temel eğitim kademelerinde kalite güvence sistemi kurulması için kriterler belirlenecek. Belli puanı geçen okul veya kurumlara kalite beratı verilecek.
Öğretmenlerde de kriter olacak
Öğretmen ve yöneticiler için yeterlilik kriterleri tanımlanacak. Kazanımların izlenebileceği bir sistem oluşturulacak. Öğrenciler eğitim süreçlerinde ve sonunda takip edilecek.
Ücretler değişecek
Deneyimli öğretmenlerin dezavantajlı bölgelerde ve okullarda uzun süreli çalışmasının özendirilmesi için farklılaştırılmış ücret modeli uygulanacak. Deneyimli ve nitelikli öğretmenlerin dezavantajlı bölge ve okullarda uzun süreli çalışması sağlanacak. Öğretmenlik mesleğinin kariyer basamakları yeniden belirlenecek. Öğretmen atamalarında bölgeler itibariyle öğretmen ihtiyacı dikkate alınacak.
Milli eğitim Bakanlığı (MEB), önümüzdeki yıl okullara karne vermeye başlayacak. Özel okulları standartlarına göre tıpkı otellerde olduğu gibi A, B, C, D diye kategorilere ayırıp sınıflayacak olan bakanlığın önümüzdeki yıl için hedefi de tüm okullara karne vermek olacak. Böylece temel eğitime de kalite güvence sistemi gelecek. Hükümetin 2015 yılı programında her bakanlık gibi MEB de yıl içinde gerçekleştireceği değişiklikleri anlattı.
İşte 2015 yılı için MEB’in yapacakları:
Karne kamuoyuna sunulacak
Ulusal düzeyde izleme ve değerlendirme sistemleri geliştirilecek, eksiklikler belirlenecek, veriler verimliliği artırmak için kullanılacak. Her okul için altyapıdan öğretmen eğitimlerine kadar girdi ve çıktıları içeren okul karneleri oluşturulacak. Bunun için izleme ve değerlendirme mekanizmaları kurulacak. Okulların karneleri topluma açıklanacak.
Kalite beratı gelecek
Temel eğitim kademelerinde kalite güvence sistemi kurulması için kriterler belirlenecek. Belli puanı geçen okul veya kurumlara kalite beratı verilecek.
Öğretmenlerde de kriter olacak
Öğretmen ve yöneticiler için yeterlilik kriterleri tanımlanacak. Kazanımların izlenebileceği bir sistem oluşturulacak. Öğrenciler eğitim süreçlerinde ve sonunda takip edilecek.
Ücretler değişecek
Deneyimli öğretmenlerin dezavantajlı bölgelerde ve okullarda uzun süreli çalışmasının özendirilmesi için farklılaştırılmış ücret modeli uygulanacak. Deneyimli ve nitelikli öğretmenlerin dezavantajlı bölge ve okullarda uzun süreli çalışması sağlanacak. Öğretmenlik mesleğinin kariyer basamakları yeniden belirlenecek. Öğretmen atamalarında bölgeler itibariyle öğretmen ihtiyacı dikkate alınacak.
Etiketler:
eğitim,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
okul
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





