26 Mart 2016 Cumartesi

İşte 2016 YGS’nin Türkiye birincileri!

2016 YGS sonuçları bugün açıklandı. Sonuçlara göre başarı sıralamasında birinci olan isimler belli oldu.

2016 YGS sonuçlarına göre; Beylikdüzü Final Temel Lisesi Öğrencisi Cemre Efe Karakaş YGS 3,YGS 5 ve YGS 6 puan Türlerinde Türkiye 1.si oldu. Ankara Nesibe Aydın Okulları öğrencisi Hasan Sabri Melihcan Erol, YGS-1 ve YGS-2′de Türkiye birincisi olurken, Özel Karşıyaka Yamanlar Fen Lisesi öğrencisi Ahmet Kocataş YGS-4′te Türkiye birincisi oldu. Kurumlar, öğrencilerinin başarısını sosyal medya hesaplarından duyurdu.

2 milyondan fazla adayın katılımıyla 13 Mart 2016 Pazar günü gerçekleştirilen Yükseköğretime Giriş Sınavı’nın (YGS) sonuçları bugün açıklandı. ÖSYM sonuçlarla birlikte 2016 sayısal bilgilerini de erişime açtı. Sonuçlara göre sınava giren yaklaşık 33 bin aday sıfır çekti. Sonuçlarının açıklanmasının ardından birinciler de netleşmeye başladı.

2016 YGS sonuçlarına göre, Beylikdüzü Final Temel Lisesi Öğrencisi Cemre Efe Karakaş YGS 3,YGS 5 ve YGS 6 puan Türlerinde Türkiye 1.si oldu. Ankara Nesibe Aydın Okulları öğrencisi Hasan Sabri Melihcan Erol YGS-1 ve YGS-2′de Türkiye birincisi olurken, Özel Karşıyaka Yamanlar Fen Lisesi öğrencisi Ahmet Kocataş YGS-4′de Türkiye birincisi oldu.

Kurumlar, öğrencilerinin başarısını sosyal medya hesaplarından duyurdu.

Temel lise öğrencisi Cemre Efe 3 puan türünde birinci oldu. Beylikdüzü Final Temel Lisesi Öğrencisi olan Cemre Efe Karakaş YGS 3,YGS 5 ve YGS 6 puan Türlerinde Türkiye 1.si. 
Türkiye birincisi gururu yaşayan okullar arasında kapatılan dershanelerin yerine kurulan temel liseler de var. Beylikdüzü Final Temel Lisesi, 3 puan türünde birincilik getiren öğrencisinin başarısını sosyal medyadan duyurdu.
YGS-1 ve YGS-2′de Türkiye birincisi olan Hasan Sabri Melihcan Erol, Ankara Nesibe Aydın Okulları öğrencisi. Kurum öğrencisinin başarısını sosal medyadan paylaştı.
YGS-4′de Türkiye birincisi olan Ahmet Kocataş, Özel Karşıyaka Yamanlar Fen Lisesi öğrencisi.
Ahmet Kocataş’ın birinciliği de okulunun sosyal medya hesabından duyuruldu.

25 Mart 2016 Cuma

Kız öğrenciler YGS’de başarıyı kaptırmadı!

ÖSYM, YGS sonuçları ile birlikte 2016 sayısal bilgilerini de erişime açtı. YGS istatistik bilgilerine göre kız öğrenciler bu yıl da başarıyı kaptırmadı.


13 Mart Pazar günü yapılan ve 2 milyon 117 bin 074 adayın katıldığı Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonuçlarına göre erkeklerden daha başarılı oldu. Geçtiğimiz yıl da kızlar YGS’de erkekleri geçmiş, sınavda 140 ve üzerinde puan alan kızların oranı yüzde 92.08 , 180 ve üzeri puan alan kızların oranı yüzde 72.26 olmuştu.

Üniversiteye girişin ilk adımı olan YGS sonuçları için heyecanlı bekleyiş sonra erdi. ÖSYM, 13 Mart Pazar günü yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonuçlarının açıklandığını duyurdu. ÖSYM sonuçlarla birlikte 2016 sayısal bilgilerini de erişime açtı.

YGS istatistik bilgilerine göre tüm adayların yüzde 88,81’i 150 ve üzerinde puan alırken, 180 ve üzerinde puan alan adayların oranı yüzde 75,60 oldu. Katılımcıların yüzde % 46,66’sı kız adaylardan oluştu. Sınavda 150 ve üzerinde puan alan kızların oranı yüzde 91,76 olurken, 180 ve üzeri puan alan kızların oranı yüzde 79,90 olarak gerçekleşti.

YGS’ye katılan erkek aday oranı yüzde % 53,34 olarak kayıtlara geçti. Bunlardan 150 ve üzerinde puan alanların oranı yüzde 86,24 olurken, 180 ve üzerinde puan alanların oranı ise yüzde 71,83 ’de kaldı.


YGS sonuçları açıklandı!

YGS sonuçları açıklandı. 2 milyondan fazla öğrenci YGS'den kaç aldığını öğrenebiliyor. İşte YGS sonuçları...
Üniversiteye geçişin ilk adımı olan YGS için beklenen açıklama bugün yapılacak. ÖSYM bugün YGS 2016 sonuçlarını online olarak ilan edecek. 2 milyonu aşkın aday bugün YGS sonucunu öğrenebilecekler. Peki sınav sonucu internetten nasıl öğrenilir.

YGS SONUÇLARI NASIL ÖĞRENİLİR?

ÖSYM, sınav sonuçlarını sonuç açıklama sistemi üzerinden üzerinden ilan ediyor. Söz konusu platforma aşağıdaki bağlantıdan erişebilirsiniz. 2016 YGS sonuçları için aşağıdaki bağlantıya tıklayın açılan sayfada T.C. Kimlik / YU Numarası ile aday şifrenizi girdikten ve Gönder tuşuna bastıkran sonra Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı’ndan kaç puan aldığınızı öğrenebilirsiniz.

ÖSYM’DEN 2016 YGS AÇIKLAMASI

13 Mart 2016 tarihinde gerçekleştirilen Yükseköğretime Geçiş Sınavına (2016-YGS) ait madde analizleri incelenmiş, cevap anahtarlarının kontrolleri tamamlanmış, itirazlar bilimsel açıdan değerlendirilmiş olup ÖSYM Yönetim Kurulu tarafındanTemel Matematik Testindeki 15. sorunun, Fen Bilimleri Testindeki 9. sorunun iptal edilmesine ve Fen Bilimleri Testindeki 7. sorunun “A” olarak girilmiş cevabının “D” olarak değiştirilmesine karar verilmiştir.  İptal edilen sorular, ilgili testte  en az bir cevabı bulunan tüm adaylar için doğru cevaplanmış kabul edilerek 2016-YGS değerlendirme işlemleri tamamlanmıştır.

Bu sene herhangi bir alan türünde 150′yi geçen aday sayısı 1.879.812 olarak açıklandı. İşte YGS puan türlerinden 150 ve üzeri puan alan adayların sayıları:

YGS-1 150* ve üzeri = 1.523.099
YGS-2 150* ve üzeri = 1.510.260
YGS-3 150* ve üzeri = 1.865.013
YGS-4 150* ve üzeri = 1.824.354
YGS-5 150* ve üzeri = 1.827.226
YGS-6 150* ve üzeri = 1.751.037

24 Mart 2016 Perşembe

Hacettepe Üniversitesi 2 gün tatil edildi

Hacettepe Üniversitesi, dün Beytepe Kampüsü'nde karşıt görüşlü öğrenciler arasında yaşanan olaylar nedeniyle 2 gün tatil edildi. 

Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü'nde dün öğle saatlerinde karşıt görüşlü öğrenciler arasında taşlı, sopalı ve bıçaklı kavga yaşandı. Olaylar, kampüs içerisinde uzun süre devam ederken, çevik kuvvet ekipleri kavga eden gruplara müdahale etti. Kavgada 2 öğrenci bıçakla yaralanırken, 10 öğrenci de gözaltına alındı.

EĞİTİME 2 GÜN ARA VERİLDİ

Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü, kampüs içinde yaşanan olaylar üzerine açıklama yaparak 2 gün süreyle üniversitede eğitim ve öğretime ara verildiğini duyurdu. Rektörlük tarafından yapılan yazılı açıklama, şöyle: "Değerli Hacettepeliler,Beytepe Yerleşkesi'nde 23.03.2016'da yaşanan olaylar nedeniyle 24.03.2016 (Perşembe) ve 25.03.2016 (Cuma) olmak üzere 2 gün süre ile eğitim ve öğretime ara verilmiştir. Durumu bilgilerinize sunarız. Rektörlük"

2016 YGS sınav sonuçları yarın açıklanıyor

ÖSYM YGS sınav sonuçları için artık heyecanlı saatler. Milyonlarca öğrencinin merakla beklediği YGS Sınav Sonuçları 2016 yarın açıklanacak. Ayrıca sınav sonuçları açıklanmadan YÖK, Program Atlası’na ‘YÖK Başarı Sırası Sihirbazı’nın eklendiğini duyurdu. YÖK Başarı Sırası Sihirbazı ile adaylar, hedefledikleri programa geçen sene yerleşenlerin 2015-YGS’de ortalama kaçıncı başarı sırasında yer aldıklarını görebilecek ve kendi durumlarını (başarı sıralarını) kıyaslayabilecekler. ÖSYM, YGS sınav sonuçlarını açıklar açıklamaz sonuçlar burada olacak.

2016 YGS sonuçları ne zaman açıklanacak? Üniversiteye geçişin ilk aşaması olan ve 2 milyondan fazla öğrencinin heyecanla beklediği Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonuçları yarın açıklanıyor. YGS sonuçları adaylara belge olarak gönderilmeyecek. Adaylar YGS sonuçlarını, T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile ÖSYM Sonuç Açıklama Sistemi üzerinden, SMS veya ÖSYM Mobil uygulaması ile öğrenebilecekler.

YGS SONUÇLARINDAN ÖNCE 'YÖK BAŞARI SİHİRBAZI' AÇILDI

YÖK, YGS sonuçlarının açıklanmasından önce YÖK Program Atlası’na ‘YÖK Başarı Sırası Sihirbazı’nın eklendiğini duyurdu.

Üniversiteye girişte ilk aşama olarak 13 Mart’ta uygulanan ve 2 milyon 178 bin 563 adayın başvuru yaptığı Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonuçlarını beklerken YÖK, adaylar için yeni bir uygulama başlatarak, YÖK Program Atlası’na ‘YÖK Başarı Sırası Sihirbazı’nın ekledi. Böylece adaylar, hedefledikleri programa geçen sene yerleşenlerin 2015-YGS’de ortalama kaçıncı başarı sırasında yer aldıklarını görebilecek, kendi durumunu kıyaslayabilecek. YÖK tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Sınav sonuçlarının yarın ÖSYM tarafından açıklanması planlanıyor. Tam da sonuçların açıklanmasından bir gün önce daha önceden hizmete sunulan YÖK Program Atlası’na, adaylardan gelen öneri ve talepleri de dikkate alarak yeni bir modül ekledik: ‘YÖK Başarı Sırası Sihirbazı’. Bilindiği üzere lisans programlarını hedefleyenler için üniversiteye giriş süreci iki devreli bir müsabaka gibi. Yarın sonuçları açıklanacak olan YGS, müsabakanın ilk yarısı. Maçın ilk devresinin sonunda gençler, hedeflerine ne kadar yakın ne kadar uzak olduklarını merak edecekler. YÖK Başarı Sırası Sihirbazı ile adaylar, hedefledikleri programa geçen sene yerleşenlerin 2015-YGS’de ortalama kaçıncı başarı sırasında yer aldıklarını görebilecek ve kendi durumlarını (başarı sıralarını) kıyaslayabilecekler.

GERÇEKÇİ DEĞERLENDİRME YAPILABİLECEK

Örnek vermek gerekirse, Ankara Hukuk Fakültesi’ni hedefleyen bir aday, yarın ÖSYM internet sitesinden YGS sonuçlarını öğrendiğinde, YGS-5 ve YGS-6 puan türündeki başarı sırasının Ankara Hukuk için yeterli olup olmadığını merak edecek. Bu konuda yapması gerek şey YÖK Başarı Sırası Sihirbazını kullanmak. Burada, 2015’te Ankara Hukuk’a yerleşen 650 kişinin 2015-YGS’deki hem ortalama hem de en düşük başarı sırasını görebilecek, kendi durumunu en gerçekçi şekilde değerlendirebilecek, çalışma programını en akılcı şekilde yapabilecek.

YÖK Başarı Sırası Sihirbazı’nın en önemli özelliği gerçek verilere dayalı olması. Başkan Saraç 10 Mart tarihindeki tanıtım toplantısında şunları söylemişti:

“YÖK, yıllar yılı, gençlerin gözünde soğuk, uzak, sevimsiz bir kurum hüviyetinde idi. Geçmişin kötü algısını artık sırtımızda taşımak istemiyoruz. Yeni ve yenilikçi YÖK olarak gençlerimizi gözünde onları kucaklayan, fayda sağlayan, yol gösteren bir yere gelmeyi hedefliyoruz.” YÖK olarak, adaylar yanlış kapıları çalmasınlar, yanlış arayışlara girmesinler, ‘bilinçli tercihler’ yaparak gerçekten istedikleri programlara yerleşsinler istiyoruz. Yerleştirildikleri programlara hatalı tercih nedeniyle kaydını yaptırmayan öğrencilerden kaynaklanan ‘kontenjanların yanması’ hadisesinin yaşanmamasını arzu ediyoruz.”

YÖK PROGRAM ATLASI’NI 297 BİN 701 ADAY KULLANDI

10 Mart’ta YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın geniş katılımlı bir basın toplantısı ile tanıttığı YÖK Yükseköğretim Program Atlası ve Net Sihirbazı, https://yokatlas.yok.gov.tr adresinde hizmete sunulmuştu. 2015 ÖSYS’de merkezi yerleştirme ile öğrenci alan lisans ve önlisans programlarının detaylı tomografisi niteliğinde olan YÖK Atlas, 10 Mart-22 Mart arasındaki 13 günlük süre zarfında 297 bin 701 farklı kişi tarafından kullanıldı. Her ziyaret ortalama 7 dakika 45 saniye sürdü. Ziyaret başına kullanıcılar ortalamada 10 farklı üniversiteyi/programı inceledi. Kullanıcıların yüzde 27.6’sı İstanbul, yüzde 14.3’ü Ankara, yüzde 6.5’i İzmir, yüzde 5.1’i Bursa, yüzde 4.9’u Antalya, yüzde 3.9’u Adana, yüzde 2’si Konya ve yüzde 2,’si de Diyarbakır’dan sisteme ulaştı. Sistemi kullananların yüzde 37’si bilgisayarlarından YÖK Atlas’a ulaşırken, yüzde 63’ü cep telefonu ya da tabletlerini kullandılar.

YGS'DE İKİ SORU İPTAL BİR CEVAP DEĞİŞİKLİĞİ

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Demir, "13 Mart 2016'da gerçekleştirilen Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na (2016-YGS) ait madde analizleri incelendi, cevap anahtarlarının kontrolleri tamamlandı, itirazlar bilimsel açıdan değerlendirildi.

ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından temel soru kitapçığında yer alan temel matematik testindeki 15’inci soru ile fen bilimleri testindeki 9’uncu sorunun iptal edilmesine, fen bilimleri testindeki 7’nci sorunun ‘A’ olarak girilmiş cevabının ‘D’ olarak değiştirilmesine karar verildi" dedi.
İptal edilen sorular, ilgili testte en az bir cevabı bulunan tüm adaylar için doğru cevaplanmış kabul edilerek değerlendirme yapılacak.

LYS BAŞVURULARI 1 NİSAN’DA BAŞLIYOR!

YGS’ye giren adayların LYS’ye başvuruda bulunabilmeleri için taban baraj puanı ise 180. YGS puan türlerindeki puanlardan en az biri 180 ve daha fazla olan adaylar isterlerse LYS’lere başvurabilecek. LYS’lere başvurular, 1-14 Nisan 2016 tarihleri arasında yapılacak.

ÖSYM sınav takviminin yayınlanmasıyla 'LYS ne zaman?' sorusu yanıt buldu. Öte yandan ÖSYM bu sene farklı bir yol izleyecek. YGS sınav tarihlerinin yanında sonuç tarihlerinin de yer verildiği ÖSYM sınav takvimiyle adaylar sonuç stresi yaşamayacak.

2016 LYS SINAVLARI NE ZAMAN?

Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)-4 Sosyal Bilimler: 18 Haziran 2016,

Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)-1 Matematik: 19 Haziran 2016,

Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)-5 Yabancı Dil: 25 Haziran 2016,

Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)-2 Fen Bilimleri: 25 Haziran 2016,

Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)-3 Edebiyat-Coğrafya: 26 Haziran 2016,

LYS başvuruları 1-14 Nisan 2016'da alınacak.

LYS sonuçları ise 18 Temmuz 2016'da adaylara duyurulacak.

LYS BAŞVURU ŞARTLARI

LYS'ler 81 il merkezinde ve Lefkoşa'da yapılacaktır. Adaylar girmek istedikleri LYS'lerin tümüne aynı merkezde gireceklerdir. Her aday 2 sınav merkezi tercihi yapabilecektir.

İnternet üzerinden başvuru yapan adaylar; "Başvurunuz sistem tarafından başarıyla kabul edilmiştir." uyarısını mutlaka görmelidir. Aksi takdirde başvuru yapılmamış demektir. ÖSYM başarısız kayıt işleminden sorumlu değildir. Adaylar başvuru sonunda, başvuruya ilişkin belgeyi sistem üzerinden edinmeli ve yerleştirme işlemine kadar saklamalıdır.

YGS’de iki soru iptal, bir cevap değişikliği

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Demir, "13 Mart 2016'da gerçekleştirilen Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na (2016-YGS) ait madde analizleri incelendi, cevap anahtarlarının kontrolleri tamamlandı, itirazlar bilimsel açıdan değerlendirildi.

ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından temel soru kitapçığında yer alan temel matematik testindeki 15’inci soru ile fen bilimleri testindeki 9’uncu sorunun iptal edilmesine, fen bilimleri testindeki 7’nci sorunun ‘A’ olarak girilmiş cevabının ‘D’ olarak değiştirilmesine karar verildi" dedi.
İptal edilen sorular, ilgili testte  en az bir cevabı bulunan tüm adaylar için doğru cevaplanmış kabul edilerek değerlendirme yapılacak.

Ortaokullara 'Kodlama' dersi geliyor

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), ortaokullardaki "kodlama" içerikli bilişim teknolojileri dersinin müfredatının güncellenmesi için çalışmalara başlandı.



MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Ahmet Onur Ak, yaptığı açıklamada, bakanlık olarak algoritmik ve bilişimsel düşünme becerilerini öğrencilerde geliştirmek amacıyla 5 ve 6. sınıflarda zorunlu, 7 ve 8. sınıflarda seçmeli olan bilişim teknolojileri ve yazılım dersi öğretim programının kodlama eğitimi konusunda güncellenmesi için bir çalışma komisyonu oluşturulduğunu bildirdi.            

Komisyonda, Türkiye'nin önde gelen üniversitelerinden akademisyenlerin yanı sıra YEĞİTEK'te çalışan bilişim teknolojileri öğretmenlerinin ve uzmanlarının  yer aldığını ifade eden Ak, komisyonun bilgi ve iletişim teknolojileri, dijital okur-yazarlık ve bilgisayar bilimi konularına ilişkin mevcut öğretim programının güncellenmesi için planlamalar yaptığını aktardı.  

Ak, bu kapsamda müfredatlarında kodlama eğitimlerine yer veren İngiltere, ABD, İsrail, Polonya, Finlandiya, Almanya, Avusturya, Estonya, Çek Cumhuriyeti, Güney Kore, Çin, Hindistan, Malezya, Güney Afrika gibi ülkelerin öğretim programları ile uluslararası sektör temsilcileri ve kar amacı gütmeyen kuruluşların bu alandaki çalışmalarının ayrıntılı incelendiğini belirtti.

Bu çalışmalar sonucunda hazırlanacak ulusal öğretim programının dünyadaki eğilimleri yansıtması ve Türkiye'nin beklentileriyle uyumlu olmasının sağlanmaya çalışıldığını vurgulayan Ak, "Çalışmalar kapsamında, bir kodlama e-öğrenme ortamının Eğitim Bilişim Ağı (EBA) altında yer alması ve eğitimlerin bu ortam üzerinden devam ettirilmesi öngörülüyor. Ayrıca öğretmenlerin aynı ortam üzerinden öğrenci çalışmalarını takip edebilmeleri ve kendi gelişimlerini destekleyecek uygulamalara ulaşabilmelerini planlıyoruz." diye konuştu.

"Öğretmenler eğitilecek"            

Kodlama eğitimi konusunda ders programını destekleyecek araç, yöntem, eğitsel içerik gibi kaynakların incelenmesi, öğretmenlerin bu kaynakları kullanabilmesi amacıyla bilgi teknolojilerindeki öncü küresel sektör temsilcileriyle görüşmeler yapıldığını anlatan Ak, şöyle devam etti:

"Öğretim programının kodlama eğitimi konusunda güncellenmesi hakkında öğretmenlerimizin derse bakış açılarının belirleneceği akademik çalışmalar yapılacak. Sivil toplum kuruluşlarıyla da toplantılar planlayarak kodlama eğitimi müfredat çalışmaları için görüşlerini alacağız. Müfredat çalışmalarının tamamlanmasının ardından öğrenme etkinlikleri, dijital ders içerikleri ve öğretmen kılavuzları hazırlanacak, ayrıca yüz yüze ve uzaktan eğitimlerle öğretmen eğitimleri gerçekleştireceğiz."  

Ak, kodlama eğitimi müfredat çalışmalarının gelecek eğitim-öğretim yılında tamamlanmasının planlandığını kaydetti.            

YEĞİTEK Genel Müdürü Ak, kodlama eğitimi konusunda uzman görüşlerinin alınması amacıyla Türkiye’deki üniversitelerde görevli Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) bölüm başkanlarına yönelik anket yapıldığını ve bu çalışmanın sonuçlarının 23 Mart 2016'da gerçekleştirecek toplantıda görüşüleceğini ifade etti.            

Kodlama dersinin alt yapısı da hazır            

Öte yandan, kodlama dersi için okullara kurulan internet bağlantısı ve "etkileşimli tahta" çalışmaları da önemli bir alt yapı sağlayacak.            

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile yürütülen çalışmalarda bugüne kadar toplam 432 bin 288 etkileşimli tahtanın okullara kurulumu tamamlandı.        

Deprem güçlendirme çalışmaları kapsamında taşınması veya yıkılması kararlaştırılan liseler hariç ihalesi tamamlanan okulların tümüne etkileşimli tahta kuruldu.            

Projede, bugüne kadar 9. sınıftaki öğrenciler ve öğretmenlere dağıtılmak üzere 1 milyon 437 bin 800 adet tablet bilgisayar seti alındı.            

İhale süreci devam eden 10 milyon 600 bin tablet bilgisayar setinin dağıtımına, her yıl 2 milyon 650 bin olmak üzere bu yıl mayıs ayından itibaren başlanacak.            

Okullara 45 bin 653 adet çok fonksiyonlu yazıcının dağıtımı da tamamlandı. Bugüne kadar  914 bin 342 uç (internet bağlantı noktası) kurulumu yapıldı. Okullara 604 bin 803 uç kurulum daha yapılacak.
Bu çerçevede her dersliğe internet bağlantı noktası çekiliyor. Dersliklerin yanı sıra öğretmenler odası, kütüphane, çok amaçlı salon, laboratuvar ve okul idarelerinin talep ettiği benzer alanlara da internet kurulumu yapılıyor.            

Dünyanın en büyük eğitim portalı olan Eğitim Bilişim Ağının (EBA) 2. versiyonu hazırlanarak 8 Eylül 2015 tarihi itibarıyla öğrenciyi tanıyan, yönlendiren, raporlama ve analiz yapabilen bir sisteme geçilmesi de sağlandı.            

Sınıfta öğretmenin tablet bilgisayarlar ve etkileşimli tahtayı kullanarak ders işlemesini sağlayacak Etkileşimli Sınıf Yönetimi yazılımı tedarik edilerek tablet bilgisayar ve etkileşimli tahtalara yüklendi.

Ayrıca öğretmenlerin e-içerik üretebilmesi için 12 ilde 13 EBA stüdyosu kurulması çalışmaları başlatıldı.    

21 Mart 2016 Pazartesi

YGS'de iki yanlış daha mı var

13 Mart’ta yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ardından iki coğrafya sorusunun daha hatalı olduğu iddia edildi.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Meteoroloji Mühendisliği Bölümü ve Afet Yönetim Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, ÖSYM’nin yayınladığı kitapçıkta YGS Sosyal Bilimler testinde 22 ve 27’nci sorularda hata olduğunu savundu. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, bilgi yanlışlığı ve hata olduğunu ileri sürdüğü sosyal bilimler testindeki 2 soruyla ilgili şunları söyledi:

“Sosyal bilimler yani coğrafya testinin 22 ve 27’nci soruları yanlış. Verilen bilgilerde problem var. 22’nci soruda yer alan bilgide ‘Karasal iklimde kar yağışının fazla olduğu’ yönünde ifade yer alıyor. Bu bilgi doğru değil çünkü karasal iklimde yazlar ve kışlar arasında sıcaklık farkı fazladır, ancak yağan kar miktar olarak fazla olmaz, karın yerde kalma süresi fazla olur. Testteki 27’nci soruda ise, 4 doğal afet sayılıyor ve doğal afetlerin meydana gelmesinde, doğrudan veya dolaylı olarak insan etkisinden söz edilip edilemeyeceği soruluyor. Şıklar arasında ‘depremler’ de yer alıyor. Yanıtlarda ise birden çok doğru cevap var. Çünkü soruyu hazırlayan kişi insanların deprem üzerindeki etkisini yok saymış. Olaya çok dar bir bakış açısı ile bakılmış. Yapılan bomba testleri, yeraltından su veya petrol çekilmesi, nükleer testler de depreme neden olur. Bu faktörlerde insan etkisi vardır. Bu nedenle 27’nci sorunun birden çok doğru yanıtı var. Bu sınavlarda yer alan sorular alanında uzman isimler tarafından hazırlanmalı ve kontrol edilmeli. Soru hazırlama veya kontrol süreçlerinde bir problem olduğunu düşüyorum. Yoksa böyle bir hata olmazdı.”

Yanlış olduğu iddia edilen sorular

22’nci Soru: 

Bir bölgenin iklim özellikleri ile bu bölgedeki bitki örtüsü arasında yakın bir ilişki vardır. Karasal iklimin en büyük özelliği, yaz-kış ve gece - gündüz arasındaki sıcaklık farkının fazla olması, kışların çok soğuk geçmesi ve kar yağışının fazla olmasıdır.
Türkiye’de bu iklimin egemen olduğu alanlarda aşağıdaki bitkilerden hangisinin yetişmesi beklenmez?

A) Karaçam  B) Meşe  C) Ardıç  D)Sığla  E) Kavak

ÖSYM’nin belirttiği doğru cevap: D

27’nci Soru:

I. Sel ve taşkınlar

II. Depremler

III. Çığlar

IV. Volkanik patlamalar

Yukarıdaki doğal afetlerden hangilerinin meydana gelmesinde, doğrudan veya dolaylı olarak insan
etkisinden söz edilebilir?

A) I ve II   B) I ve III   C) II ve III    D) II ve IV   E) III ve IV

ÖSYM’nin belirttiği doğru cevap: B

18 Mart 2016 Cuma

Eğitimciler seslendi: “Çanakkale ruhuna geri dönmeliyiz”

Mustafa Kemal’in askerleri 101 yıl önce Çanakkale’de destan yazdı. Çanakkale Zaferi’nin 101. yılında eğitimciler de anlamlı mesajlar verdi.
Büyük Türk Ulusuna, Atatürk gibi dahi bir liderin hediye etttiği Çanakkale Zaferi’nin 101. yılını kutluyoruz. Eğitim sendikaları da bu eşsiz zaferin 101. yılını kutladı.
18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi eşine az rastlanır bir kahramanlık destanı. Mustafa Kemal’in “Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum..!” diye haykırdığı savaş…
Bu tarihi emir üzerine Türk Askeri, memleketini savunmak ve vatanına hizmet için ölüme giderken bile ‘bayram havasıyla’ gözünü kırpmıyordu…
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 101. yılını kıvançla ve gururla kutlarken, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ve vatan savunmasında canlarını veren kahraman şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
Eğitim sendikaları da bu eşsiz zaferin 101. yılı dolayısıyla kutlama mesajları yayımladılar. Mustafa Kemal’siz bir Çanakkale yaratmak ve ulus bilincini aşılayan bu kahramanlık destanını önemsizleştirmeye çalışanlara anlamlı mesajlar verdiler.

ANADOLU EĞİTİM SENDİKASI : 18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ KUTLU OLSUN
Türk ve dünya tarihine damga vurmuş en önemli olaylar arasında yer alan 18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi, bir ulusun birlik ve beraberlik içinde verdiği şanlı mücadelenin unutulmaz hatırası olması bakımından insanlık tarihinde eşine az rastlanır bir kahramanlık destanıdır.
Bugün, Türk Milletinin özgürlük ve vatanı için gerektiğinde canlarını feda edebileceğini bir kez daha kanıtladığı bir dönemi simgeleyen 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günüdür.
Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur” diyerek bu büyük ruhu işaret etmiştir.
Çanakkale, bir vatanın yeniden dirilme yolunda büyüklüğünün ispatıdır…
Çanakkale, emperyalist güçlerin hiçbir zaman aşamayacağı bir cesaretin, duruşun, azmin simgesidir.
Çanakkale; tutsaklığın karşısında siper olan tüm halkın bir zafer öyküsüdür. Çocuk-genç demeden, kadınıyla, yaşlısıyla herkesin dünyaya “DUR” dediği bir dönüm noktasıdır…
Anadolu Eğitim Sendikası olarak, Çanakkale’yi ve Kurtuluş Savaşı’nı kazanan bilinci koruyacağımıza ve bu bilinci aktaracağımıza söz veriyoruz.
Bize bu vatanı miras bırakan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve onunla birlikte mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet ve şükranla anıyoruz.
Ruhları şad olsun…
EĞİTİM-İŞ: MUSTAFA KEMAL EMPERYALİZMİN YENİLEBİLECEĞİNİ İLK KEZ ÇANAKKALE’DE GÖSTERDİ
Birinci Dünya Savaşı’nda ve dünya tarihinde önemli bir dönüm noktası olan Çanakkale Deniz Zaferi, kendisinden kat ve kat güçlü olan ordulara geçit vermeyen ulusumuzun bütün varlığıyla özgürlük ve bağımsızlık uğruna verdiği mücadelenin sembolü, bir kahramanlık destanıdır. Bugün bu zaferin 101. yılını kutluyoruz.
Türk Ulusu, özgürlük ve bağımsızlığı için her türlü engeli aşacağını, birlik içinde yurdun her karış toprağını canı pahasına savunacağını “Çanakkale geçilmez” dedirterek bu savaşta bir kez daha kanıtlamıştır.
Çanakkale’de, ulus olma bilincinin tohumları atılmış, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması ve demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna zemin hazırlanmıştır.
Azmi, kararlılığı, ileri görüşlülüğü, üstün askeri dehası ile tarihin akışına yön verecek ve Türk Ulusunun yazgısını değiştirecek Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, Çanakkale savaşlarında tarih sahnesine çıkmıştır. Çanakkale zaferinden de güç alan ulusumuz, Kurtuluş Savaşı’nda O’nun etrafında bütünleşerek ülkemizi parçalamak ve ulusumuzu esaret altına almak isteyen emperyalist devletlere karşı dünyada ilk bağımsızlık mücadelesini vererek büyük bir zafere imza atmıştır. Emperyalizmin ilk yenilebileceğini gösteren bu zafer tüm mazlum uluslara da örnek olmuştur.
Ancak son zamanlarda bu zaferin önemi göz ardı edilmekte, Mustafa Kemal’siz bir Çanakkale yaratılmak ve ulus bilincini aşılayan bu kahramanlık destanı önemsizleştirilmek istenmektedir.
Kurtuluş Ordusunun onca imkansızlığa, olumsuzluğa rağmen ırktan, renkten, mezhepten arınmış olarak birlik ve beraberlik içerisinde omuz omuza yan yana olmayı başarmış olması, bugün üzerinde yeniden ve yeniden düşünülmesi gereken bir olgudur. Bir ulus, yanındakinin ırkına, mezhebine, ideolojisine bakmayı aklından bile geçirmemiş; bu topraklar üzerinde ortak yaşam idealiyle kadın, erkek, genç, yaşlı birlik olup emperyalist güçlere karşı göğsünü siper etmiştir. Bu yüce destan, bu birlikteliğin yarattığı güçle yazılmıştır. Çanakkale ruhuyla yaşayan halkı 36 etnik gruba bölmekten çekinmeyenler, insanları “bizden olanlar” ve “bizden olmayanlar” şeklinde ayrıma tabi tutanların bu destandan alması gereken dersler vardır.
Cumhuriyet’e ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan eğitimciler olarak, Çanakkale’yi, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan bilinci koruyacağımıza ve bu bilinci genç kuşaklara aktaracağımıza söz veriyoruz.
Yurdumuzu işgal eden emperyalist güçlere karşı, ulusumuzun eşsiz bir mücadeleyle vermiş olduğu var olma savaşı ve bu savaş sonrasında kazandığımız zaferin 101. yıldönümünde, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ve şehitlerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.”
TÜRK EĞİTİM-SEN: ÇANAKKALE RUHUNA GERİ DÖNMELİYİZ
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Çanakkale Zaferi ve Şehitler Haftası nedeniyle bir mesaj yayınladı.
Genel Başkan İsmail Koncuk’un mesajında şu ifadelere yer verildi;
“Toprağın her bir karışının kanla yoğrulduğu, vatan sevdasının canla imtihan edildiği, bıyığı terlememiş 15’lik delikanlıların, aksakallı dedelerin, al pürçekli ninelerin tüm dünyaya yiğitliği, mertliği bir kez daha öğrettiği, bir milletin işgale karşı top yekûn şahlanışının tarihi değiştirdiği Çanakkale Zaferi’nin 101. yılını idrak ediyoruz.
Çanakkale hak ile batılın, maddiyat ile maneviyatın cenk meydanı; mermiye göğsünü siper edenlerin destanıdır. Çanakkale; bu zafer esnasında milletin gönlünde yeşeren milli ruhun, İstiklal mücadelesini harekete geçiren güce dönüşerek, bizlere bugünkü devletimizi ve cennet vatanımızı hediye eden fikriyatın beşiği olmuştur.
Çanakkale Zaferi ve sonrasında yaşananlar aslında Türk milleti ve bölgemizde yaşayan diğer bütün milletler için, insanlığa bir ibret vesikası sunmaktadır. Unutulmamalıdır ki, gerçek zaferler savaşlardan sonra kazanılır. Ne acıdır ki, Çanakkale’de yüzbinlerce şehit vererek koruduğumuz vatan toprağımız, bu zaferden yalnızca 3 yıl kadar sonra imzaladığımız Mondros ve Sevr antlaşmalarıyla tek bir mermi dahi atılmadan işgal edilmiştir.
Dolayısıyla günümüzde milletlerin kaderini askeri başarılardan daha çok siyasi başarılar belirlemektedir. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Kurtuluş Savaşı’nda elde ettiğimiz askeri zaferin Lozan’da siyasi bir zaferle taçlanmasıyla kurulabilmiştir. Bu devletin bekası da hem askeri hem de siyasi alanda üreteceğimiz ortak çözümlerle mümkün olacaktır. Öyle ise tarifsiz acılar ve katlanılamaz bedeller ödeyerek ulaştığımız bugünkü demokratik devlet yapımız, dönemsel politikalara ve kişilere bağlı siyasi hırslara feda edilemeyecek kadar değerli ve anlamlıdır.
Bütün tarihçiler Çanakkale Savaşı’nın ülkemizde millet olma bilincini yeşerttiği, istiklal mücadelesinin fitilini ateşlediği konusunda hemfikirken; Çanakkale Zaferi’nin 101. yıl dönümünde bugün, ülkemizin bir bölümünün sokak sokak, cadde cadde, şehir şehir yeniden fethedilmek zorunda kaldığını görüyoruz.
Bugün ülkemizin her köşesinden bir şehit anasının feryadı yükselmekte, şehirlerimizde patlatılan bombalar yüzlerce masum sivil vatandaşımızı canlarından etmektedir. Aziz milletimiz bugün; iktidara sahip olanların, ülkemizi bölme amacındaki çapulcularla oturdukları masalarda pazarlık konusu haline getirilmesinin bedelini ödemektedir.
Aziz milletimiz, terör örgütüne karşı kazanılan askeri başarının, bu masalarda siyasi başarısızlığa terk edilerek, şehirlere bombalar yığılmasına göz yumanların içine düştüğü gaflet uykusunun bedelini ödemektedir. Bilinmelidir ki bu vatan, iktidara sahip bulunanların şahsi politikalarıyla heder edilecek değersiz bir toprak parçası değil; bir mezar taşı dahi olmayan, toprakla haşrolmuş şehitlerin son sözü, gazilerin gelecek nesillere bıraktığı emanetidir.
Hiç kuşkusuz ki Çanakkale şehitleri, Kurtuluş Savaşı şehitleri, terör şehitleri kanları bedeliyle kurdukları devletin, canları pahasına korudukları vatanın, bir köşesinde eli kanlı katil sürülerinin hüküm sürmesini hazmedemezlerdi. Bu vatan için gözlerini kırpmadan yardan, anadan, serden geçen şehitler, devletlerinden ve milli kimliklerinden asla vazgeçmez, değerlerinin yağmalanmasına müsaade etmezlerdi.
Bugün vatanımızı bölmek, Türk adını bu topraklardan kazımak isteyenlere bir kez daha hatırlatmak istiyoruz ki; şehit kanlarıyla sulanmış bu topraklar için bizler de her an şehit olmaya hazırız.
Ülkemizi bölmeyi, milletimizi korku ve baskı ile sindirerek üzerinde operasyon yapmayı amaçlayan şer odakları bilsinler ki; evlat acısını bağrına taş basarak dindiren analar, gözyaşını yüreğine gömen babalar, Sur’u, Yüksekova’yı, Cizre’yi sokak sokak yeniden fethe çıkan mangal yürekliler, kuş uçmaz kervan geçmez dağlarda Türk Bayrağı dalgalansın diye canlarını veren yiğitler, cebindeki son kuruşunu askere gitmek için yol parası yapan kahramanlar oldukça, bu emellerine asla ulaşamayacaklardır.
İçinde bulunduğumuz zaman bizleri ülkemizin her karış toprağını ve değerlerimizi yeniden Çanakkale ruhu içinde, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının büyük kahramanlıklarla kurduğu devletimizin kuruluş prensipleri çerçevesinde müdafaa etmeyi zorunlu kılmaktadır.
Bu vesile ile Türk milletinin Çanakkale Zaferi’ni ve Şehitler Haftası’nı bir kez daha kutluyor, vatanı, milleti, ülkesi ve namusu için canlarını vermekten çekinmeyen şehitlerimize; emanetlerine sahip çıkacağımıza söz veriyoruz” (Kaynak:sözcü.com.tr)

'1 soru 2 doğru'

Daha önce 6 sorusunun hatalı olduğu öne sürülen Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda şimdi de bir Türkçe metni tartışılıyor. Bazı uzmanlara göre sorunun 2 doğru yanıtı var. ÖSYM ise itiraz edilen soruların incelendiğini açıklayarak, “Tüm adaylarımız müsterih olsun” dedi.


ÜNİVERSİTE giriş sınavının, birinci aşaması olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı’yla (YGS) ilgili hatalı soru iddialarına bir yenisi eklendi. Türkçe’de 12’nci sorunun iki doğru yanıtının olduğunu iddia eden uzmanlar, sorunun iptal edilmesi gerektiğini savunuyor. ÖSYM, itiraz edilen sorularla ilgili yaptığı incelemelerin devam ettiğini belirttiği açıklamada, “Tüm adaylarımız müsterih olsun” dedi. 
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Nurdan Nur Keleş’in hatalı olduğuna dikkat çektiği soruları, Bilfen ve Nesibe Aydın okullarının Türkçe zümreleri yorumladı. Keleş, soruyla ilgili şu açıklamada bulundu:

‘B VE D ŞIKLARI DOĞRU’ 

“‘Hangisi yüklemin türü bakımından farklıdır?’ sorusunda bizden istenen numaralı tümcelerin yükleminin ad mı, eylem mi olduğuna bakmamızdır. Tümcelerin yüklemlerini bu açıdan incelediğimizde; 1’inci, 3’üncü ve 5’inci tümcelerin yüklemi eylemdir (görün-, sor-, atıl-). 2’nci ve 3’üncü tümcelerin yüklemi ise addır (perişandır, karşılık gelmektedir). Doğru yanıta baktığımızda görünen o ki ÖSYM, 4’üncü tümcenin yüklemini ad saymamıştır. Oysa ‘gelmektedir’ sözcüğü, ad-eylem (mastar) eki alarak (gel-mek) adlaşmış bir sözcüktür. Daha sonra ad durum eki ‘-de’yi alabilmiş olması da adlaşmış olmasındandır (gel-mek-te). Son olarak da bu sözcük, ek-eylemin geniş zaman eki ‘-dir’i alarak (gel-mek-te-dir) yüklem olmuştur. Sonuçta, ‘B’ ve ‘D’ şıkları olmak üzere iki doğru yanıt vardır.”

Öğretmen Keleş’in soruyla ilgili iddiasını uzmanlar yorumladı. 

-Nesibe Aydın Okulları Türkçe Zümresi: Parçanın IV nolu cümlesinde ‘...gelmektedir.’ sözcüğü eylemsi kabul edilmekte olup, ‘-mekte’ eki anlamca şimdiki zaman anlamı verir, ancak yapıca şimdiki zaman eki değildir. Bu sözcük fiil değil isim sayılmaktadır. Soruda iki tane isim, üç tane fiil vardır. Dolayısıyla, B (II) ve D (IV) doğru yanıtlar olup iki doğru seçenek olması nedeniyle soru hatalıdır.

-Zerrin Bayır (Bilfen Liseleri Türk Dili ve Edebiyatı Zümre Başkanı): Soru, öğrencinin yüklemin türü bakımından cümleleri ayırt edebilme bilgisini ölçmek için hazırlanmış. Soruyu oluşturan paragrafın 4’üncü cümlesinin yüklemi olan ‘gelmektedir’ sözcüğünün aldığı ‘-mekte’ eki şimdiki zaman eki ‘-yor’un anlamını karşılar, ancak sözcük tür olarak isim-fiildir. Soru bu anlamsal ve yapısal durum nedeniyle öğrencilerin genelinde bir kafa karışıklığına neden olmuş ve öğrencileri zorlamıştır.

SAYI 7 OLDU

YGS’nin ardından uzmanlar, Türkçe’de 28’inci ve fizik testinde 7 ve 9’uncu, coğrafyada 21’inci, matematikte 15’inci ve 30’uncu soruların hatalı olduğunu iddia etmişti. Türkçe’nin 12’nci sorusu ile birlikte hatalı olduğu savunulan soru sayısı 7’ye çıktı.

ÖSYM AÇIKLAMA YAPTI

ÖSYM’nin resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada, soru itirazlarının incelendiği vurgulanarak şöyle denildi: “ÖSYM her sınav sonrasında olduğu gibi yaptığı teknik analizler veya sorulara ilişkin itirazları bağımsız bilim heyetleri/kurulları marifetiyle titizlikle inceliyor. Sınav sonuçlarının açıklanmasından önce soru itirazı incelemeleri tamamlanacak ve sonuçlar, YGS puanlarının açıklanması ile eş zamanlı olarak internet sayfamızdan adaylara duyurulacak. Tüm adaylarımız bu konuda müsterih olsun. 2016 YGS sonuçları 25 Mart tarihinde açıklanacak.” 

YÜKLEM FARKI

HATALI denilen soru şöyle: 

I) Çiğdemlerden sonra gök rengindeki elbisesiyle yeni açmış sümbül görünür. (II) Gözleri yaşlı, saçları dağınık ve hâli perişandır. (III) Güzel kokusundan sarhoşa dönen şair, ona bu gönül okşayıcı kokuyu nereden, hangi aktardan aldığını sorar. (IV) Sümbülün verdiği cevap çiğdemin cevabına karşılık gelmektedir. (V) Önceleri ezel bağında henüz açılmadık bir gonca olan ve güzel kokusunu sevgilinin rüzgârından alan sümbül, bu bahar ülkesinden hicran sahiline atılmıştır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi, yüklemin türü bakımından ötekilerden farklıdır?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

ÖSYM’ye göre doğru yanıt, B.

(hürriyet.com.tr)

17 Mart 2016 Perşembe

ALES başvuruları başladı

2016-ALES İlkbahar Dönemi başvuru süreci başladı. ALES adayları 30 Mart'a kadar başvuru yapabilecek.

Yüksek lisans eğitimi ve doktora eğitimi almak isteyen öğrenciler ve akademisyenlerin merakla bekledikleri 2016 ALES başvuruları başladı. Sınava başvurular, 17-30 Mart 2016 tarihleri arasında yapılacak.

ÖSYM, resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile 2016-ALES İlkbahar Dönemi başvurularını 17-30 Mart 2016 tarihleri arasında alacağını duyurdu.

SINAV ÜCRETİ 80 TL!

2016 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (2016-ALES) İlkbahar Dönemi Sınavı 8 Mayıs 2016 tarihinde saat 09.30’da 81 il merkezi ile Lefkoşa’da (sadece İlkbahar Dönemi Sınavı) ve Bişkek’te (Kırgızistan) yapılacak. (Bişkek’te sınav, Türkiye saatiyle 09.30′da başlayacak.)
Sınav ücreti olarak adaylardan bu yıl 80 TL alınacak. Geçen yıl ALES’e katılmak isteyeneler 70 TL sınav ücreti yatırmıştı.
ÖSYM duyurusunda şu ifadelere yer verildi:

“2016 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (2016-ALES) İlkbahar Dönemi Sınavı, 8 Mayıs 2016 tarihinde saat 09:30’da 81 il merkezi ile Lefkoşa’da (sadece İlkbahar Dönemi Sınavı) ve Bişkek’te (Kırgızistan) yapılacaktır. (Bişkek’te sınav, Türkiye saatiyle 09:30′da başlayacaktır.)
78 sayılı Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanları Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye, 5538 sayılı Kanunla eklenen Ek Madde 8 uyarınca, yükseköğretim kurumlarında öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim öğretim planlamacısı kadrolarına açıktan veya öğretim elemanı dışındaki kadrolardan naklen atanabilmek için ÖSYM tarafından yapılacak olan Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavına (ALES) girmek zorunludur.

Türkiye’de bir lisansüstü eğitimi programında öğrenim görmek isteyen adaylar ALES’e girmek zorundadırlar. ALES’e yabancı uyruklular da girebilecektir.

Yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı ihtiyacının karşılanması amacıyla veya kamu kurum ve kuruluşlar adına lisansüstü öğrenimi görmek üzere yurt dışına gönderilecek adayların seçiminde de bu sınavın sonuçları kullanılacaktır. Bu yolla yurt dışında lisansüstü öğrenim görmek isteyen adayların bu sınava girmeleri zorunludur. Mecburi hizmet yükümlülüğü olmaksızın, kendi imkânlarıyla yurt dışında lisansüstü öğrenim göreceklerin bu sınava girme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Güzel Sanatlar Fakülteleri ile Konservatuvarlara alınacak yüksek lisans, doktora ve sanatta yeterlik öğrencilerinden, ALES’e girmiş olma koşulu aranmaz. Ancak, Güzel Sanatlar Fakülteleri ile Konservatuvarlardaki doktora programlarına başvurularda Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü senatolarınca ALES puan şartı getirilebilir.

Sınava başvurmak isteyen adaylar için Kılavuz ile Aday Başvuru Formu başvuru tarihleri içinde ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr İnternet adresinde yer alacaktır. Kılavuzda; başvuru, sınav, değerlendirme ile ilgili ayrıntılı bilgiler yer almakta olup başvuru öncesi dikkatle incelenmesi gerekmektedir.”

Mahkemeden flaş zorunlu din dersi kararı

AntalyaA'nın Kumluca İlçesi'nde bir ilkokulda 4'üncü sınıf öğrencisinin anne ve babası ateist oldukları gerekçesiyle çocuklarına verilen zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf tutulmasına ilişkin açtıkları davayı kazandı.



Kumluca'da 4'üncü sınıf öğrencisi E.Z.S.'nin annesi ve babası, tanrıtanımaz olduklarından bahisle çocuklarının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf tutulması istemiyle Kumluca Kaymakamlığı'na başvurdu. Kaymakamlık, 6 Aralık 2014 tarihli kararında, anne ve babanın bu talebini reddetti. Bu karara karşın E.Z.S.'ye velayeten anne ve babası, Milli Eğitim Bakanlığı ve Kumluca Kaymakamlığı aleyhine Antalya 1'inci İdare Mahkemesi'nde dava açtı.

PSİKOLOJİK TRAVMA YAŞIYOR

Açılan davada, iradelerine ve felsefi görüşlerine aykırı bir biçimde dinsel eğitim verildiği, tanrıtanımaz oldukları, nüfus cüzdanlarında yer alan din hanesinin boş olduğu, zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin verilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 9'uncu maddesine ve ek 1 nolu protokolün 2'nci maddesine aykırı olduğu yolunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce verilmiş kararlar bulunduğu, 4'üncü sınıf öğrencisi çocukların Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini alırken psikolojik travma yaşadığı, içsel çatışmalar nedeniyle dersi algılamakta zorlandığı ileri sürülerek kaymakamlık işleminin iptali istendi.

BAKANLIK DAVANIN REDDİNİ İSTEDİ

Türkiye'de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin Anayasal zorunluluk olduğu, ders programları ve kitaplarının idarelerce hazırlandığı belirtilen Milli Eğitim Bakanlığı'nın savunmasında, herhangi bir din veya felsefi doktrin merkezli olmadığı, bilimsel araştırmaya dayalı bilginin ön planda tutulduğu, batıl ve hurafeye dayalı yanlış bilgilerden arındırıldığı dile getirildi. Ders programının hedefinin sadece İslam dinine mensup çocuklara değil hangi mezhebi veya felsefi düşünceden olursa olsun tüm çocuklara ve tanrıtanımazlara hitap ettiği de belirtilerek, davanın reddi istendi.

"NESNEL VE ÇOĞULCU OLMALI"

Antalya 1'inci İdare Mahkemesi ise kararında, devletin, eğitim ve öğretimle ilgili olarak üzerine düşen görevleri yerine getirirken müfredatta yer alan bilgilerin nesnel ve çoğulcu bir şekilde aktarılmasına dikkat etmesi, ebeveynlerin dini ve felsefi kanaatlerine saygı göstermesi gerektiği belirtildi.

Anayasa'nın 24'üncü maddesine göre din kültürü ve ahlak öğretiminin ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında olduğunun kuşkusuz olduğu belirtilen kararda, şöyle denildi:

"Ancak bu öğretimin Anayasa'nın öngördüğü amaca uygun bir müfredatla verilmesi gerektiği, içeriğinin nesnel ve çoğulcu olması, kişinin dininin bir ayrım ve eşitsizlik unsuru olarak kullanılmaması ve devletin dinler karşısında tarafsız kalarak, bütün dinsel inançları eşdeğer görmesi gerekmektedir. Öğretimde uygulanan müfredatın belirli bir din anlayışını esas alması durumunda, bunun din kültürü ve ahlak bilgisi dersi olarak kabul edilemeyeceği ve din eğitimi halini alacağı açıktır."

KARARLA HUKUK YERİNİ BULDU

Davaya hukuki destek veren Eğitim Sen'in Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, bu kararla hukukun yerini bulduğunu söyledi. Mahkemenin davaya ilişkin kararını 30 Aralık 2015'te verdiğini, ancak kararın geçen pazartesi günü taraflara tebliğ edildiğini kaydeden Öztürk, "Bilimsel, laik, demokratik eğitimde herkesin kendi inancı doğrultusunda eğitim alması veya almamasının aileye, kişiye bağlı olması ve okullarımızda zorunlu din dersi olmaması gerektiğini gösteren bir hukuki karardır. Herkes kendi inancını istediği gibi yaşamalı ve buna devlet müdahale etmemelidir" dedi.
Başkan Öztürk, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 30 gün içerisinde karara itiraz için Danıştay'a başvurma hakkının bulunduğunu söyledi. DHA

ÖSYM’den itiraz edilen sorularla ilgili açıklama

YGS sorularını değerlendiren birçok uzman hatalı sorular olduğunu iddia etmişti. ÖSYM’nin resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada, hatalı olduğu iddia edilen sorularla ilgili adaylara ‘müsterih olun’ çağrısı yapıldı. İncelemelerin devam ettiğini belirten yetkililer, inceleme sonuçlarının YGS ile eş zamanlı açıklanacağını duyurdu.

Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonrası birçok eğitimci sınavdaki bazı testlerde hatalı ve çelişkili sorular olduğunu iddia etti. Uzmanlar Türkçe’nin 28’inci, fizik testinin 9’uncu ve 7’nci sorusunun hatalı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi gerektiğini savundu. Coğrafya testindeki 21’inci sorunun çelişkili olduğu ileri sürüldü. Matematik testinde ise 15 ve 30’uncu sorularda hata olabileceği söylendi. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkez (ÖSYM) resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, soru itirazlarının incelendiğini, sonuçların YGS sınav sonuçlarıyla eş zamanlı olarak internet sayfasından duyuracaklarını belirtti. Yetkililer adayların bu konuda ‘müsterih’ olmasını istedi. ÖSYM’nin Twitter hesabından yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Değerli adaylar, ÖSYM her sınav sonrasında olduğu gibi yaptığı teknik analizler veya sorulara ilişkin itirazları bağımsız bilim heyetleri/kurulları marifetiyle titizlikle incelemektedir. Sınav sonuçlarının açıklanmasından önce soru itirazı incelemeleri tamamlanacak olup inceleme sonuçları, YGS sınav sonuçlarının açıklanması ile eş zamanlı olarak internet sayfamızdan adaylara duyurulacaktır. Tüm adaylarımız bu konuda müsterih olsun. 2016 YGS sonuçları 25 Mart 2016 tarihinde açıklanacaktır.”

16 Mart 2016 Çarşamba

KPSS lisans başvuruları yarın başlıyor!

2016 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans Başvuruları yarın başlıyor. Başvurularda son gün 31 Mart!

2016 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans Başvurularına yönelik bir açıklama yayımlayan ÖSYM, bu yıl ÖABT sınav alanlarına Okulöncesi Öğretmenliği alanının da eklendiğini duyurdu.
2016 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans Başvuruları 17-31 Mart 2016 tarihleri arasında yapılacak. Sınava, lisans programlarından mezun olanlar ile sınava başvuru sırasında mezun durumda olmayan ancak sınavın geçerlik süresi (iki yıl) içinde lisans düzeyinde mezun olabilecek durumda olan adaylar başvurabilecek. Sınava katılmak isteyen adaylar, Kılavuz ile Aday Başvuru Formuna, başvurma süresi içinde ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden ulaşacaklar.

“ADAYLARIN TÜMÜ 22 MAYIS’TAKİ SABAH OTURUMUNA GİRMEK ZORUNDA”

ÖSYM’den başvurulara yönelik yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi.
” 2016 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) lisans düzeyinde 22 Mayıs 2016 ve 29 Mayıs 2016 tarihlerinde, sabah ve öğleden sonra uygulanacaktır. Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT), MEB öğretmen atamalarına katılacak öğretmen adayları için alanlarına bağlı olarak 24 Temmuz 2016 tarihinde yapılacaktır. Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenlerin katılacakları Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT), 6 Kasım 2016 tarihinde yapılacaktır.
Sınava başvurular,17-31 Mart 2016 tarihleri arasında yapılacaktır.

Adayların tümü, 22 Mayıs 2016 tarihinde sabah oturumuna girmek zorundadır. Adaylar diğer oturumlardan hangilerine gireceklerine kendileri karar vereceklerdir.

Sınava, lisans programlarından mezun olanlar ile sınava başvuru sırasında mezun durumda olmayan ancak sınavın geçerlik süresi (iki yıl) içinde lisans düzeyinde mezun olabilecek durumda olan adaylar başvurabilecektir. Koşullardan herhangi birine durumunun uymadığı tespit edilen adaylar, KPSS’ye alınmış olsalar bile bu sınav sonucu ile elde ettikleri hiçbir haktan yararlandırılmazlar.

Bir lisans (dört veya daha fazla yıllık yükseköğretim) programından 31 Mart 2016 tarihi itibarıyla mezun olmamış olmak koşuluyla; önlisans (iki yıllık meslek yüksekokulu ve iki yıllık açıköğretim) ve ortaöğretim (lise ve dengi meslek lisesi) mezunları ile bu kurumlardan mezun olabilecek durumda olanlar 22-23 Ekim 2016 tarihlerinde yapılacak olan sınava gireceklerdir. Bir lisans programından 31 Mart 2016 tarihi ve öncesinde mezun olanlar, KPSS’ye lisans düzeyinden girmek zorundadır. Bir lisans programından 31 Mart 2016 tarihinden sonra mezun olacaklar ise mezuniyet durumlarını göz önünde bulundurarak, KPSS’ye lisans düzeyinden veya ortaöğretim/ön lisans düzeyinden girebileceklerdir.

Adayların birden fazla öğrenim düzeyinde KPSS’ye girmeleri mümkün değildir. 22-23 Ekim 2016 tarihlerinde yapılacak KPSS Ortaöğretim/Ön Lisans sınavıyla ilgili kılavuz ayrıca hazırlanacak ve adaylara duyurulacaktır. 2016-KPSS Lisans’a son başvuru tarihi olan 31 Mart 2016 tarihi itibarıyla lisans diploması almaya hak kazanmış adaylar, ön lisans veya ortaöğretim düzeyinde yapılacak sınava başvuramazlar.

Bu sınavın sonuçları, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmen kadrolarına yapılacak atamalarda da kullanılacaktır. Öğretmen kadroları için bu sınava başvuran adaylar, sınavın Genel Yetenek-Genel Kültür ile Eğitim Bilimleri oturumlarına ve alanlarına bağlı olarak 24 Temmuz 2016 tarihinde yapılacak ÖğretmenlikAlan Bilgisi Testine (ÖABT) katılmak zorundadır. 2016 yılında ÖSYM tarafından yapılacak ÖABT sınav alanlarına Okulöncesi Öğretmenliği alanı da eklenmiştir.
Sınava katılmak isteyen adaylar, Kılavuz ile Aday Başvuru Formuna, başvurma süresi içinde ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden ulaşacaklardır. 2016-KPSS Lisans Kılavuzunda ayrıntılı bilgiler yer almakta olup sınava başvuracak adayların bu kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekmektedir.