30 Nisan 2015 Perşembe

İşte TEOG soru ve cevapları

TEOG sınavları bugün saat 12.00’de tamamlandı. 1 milyon 282 bin 512 öğrencinin merakla bekleyişi sürüyor.  İşte TEOG soru ve cevapları...


1 milyon 282 bin 512 ortaokul 8’inci sınıf öğrencisinin iyi bir liseye girmek için yarıştığı TEOG ortak sınavları bugün sona erdi. Son oturum saat 12.00’de tamamlandı.

Öğrenciler soru ve cevaplarını kontrol ederek, tahmini netlerini hesaplayabilecek.   
İŞTE TEOG SORU VE CEVAPLARI      

28 Nisan 2015 Salı

Sınav öncesi ne yemeli

Sınav günlerinin öncesinde dengeli ve sağlıklı beslenme, öğrencilerin motivasyonlarında ve başarısında önemli rol oynuyor.

Sınav günlerinin öncesinde dengeli ve sağlıklı beslenme, öğrencilerin motivasyonlarında ve başarısında önemli rol oynuyor. Zihni açan herhangi mucize bir besin bulunmuyor; ancak doğru besin seçimiyle, başarıyı artırmak mümkün olabiliyor. Buna ek olarak sınavdan önce stresi ve motivasyonu olumsuz etkileyebilecek gıdalara özellikle dikkat etmek gerekiyor.

Memorial Ataşehir Hastanesi ve Suadiye Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Sevil Ürer, TEOG sınavı öncesi sağlıklı beslenme önerilerinde bulundu.

Beslenme öğrencinin başarısında önemli rol oynar

Öğrencilerin hem sınav hem de öğrenim dönemlerindeki motivasyon ve başarısının artmasında beslenmenin önemli bir rolü vardır. Bunun için öğrenciler bilinçli ve sağlıklı bir beslenme programı uygulamalıdır. Sınav döneminde öğrencilerin yaşadığı yorgunluk, halsizlik, uykusuzluk ve yoğun stres beraberinde mide bulantısı, baş dönmeleri, kilo alma-verme gibi sağlık sorunları yaşamalarına sebep olabilir. Doğru ve dengeli bir beslenme planı ile sınav döneminde oluşabilecek bu tip sağlık sorunlarının önüne geçilebilir.

Kafein, sınav stresini artırır

Aşırı kafein, fastfood ağırlıklı diyet, asitli içecekler gibi sağlıksız beslenmek sınav stresini arttırıp kötü sonuçlara neden olabilir. Sınav öncesinde stresten uzak rahat bir uyku için kafeinli içecekler yerine melisa, papatya gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Fazla sıvı alınmamasına da dikkat edilmelidir; çünkü fazla sıvı alımı, gece sık idrara çıkmaya ve kişinin uykusuz kalmasına neden olabilmektedir.

Çikolatanın fazlası konsantrasyonu bozabilir

Konsantrasyonu artırmak için ceviz, zeytinyağı, yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı et, pekmez, maydanoz, yeşilbiber, kivi, portakal ve kuşburnuna mutlaka beslenme planında yer verilmelidir. Yeterli miktarda çikolata stresi azaltarak mutluluk verebilir; ancak fazla tüketimin konsantrasyonu düşürebileceği unutulmamalıdır. Sınav sırasında çikolata, şeker gibi kan şekerini hızlı yükselten besinler yerine kuru meyveler ve ceviz, fındık, badem gibi kuruyemişler tercih edilebilir.

Yağlı ve tatlı yiyeceklerden kaçının

Sınav öncesi, aşırı yağlı ve tatlı yiyeceklerin tüketilmesi bağırsak hareketlerinin bozulmasına neden olabileceğinden önerilmez. Bir gün öncesinde gaz problemi oluşturacak kuru baklagil, lahana, pırasa, kereviz, bezelye, bulgur pilavı, kısır, mercimek köftesi gibi besinlerden de uzak durulmalıdır. Susamaya neden olabilecek sucuk, tuzlu Çubuk krakerler gibi aşırı tuzlu besinlerden de kaçınılmalıdır.

Kahvaltı konsantrasyon ve motivasyon sağlar

Sınav döneminde kahvaltı atlanmaması gereken en önemli öğündür. Beyin, kan şekeriyle çalışır ve Sabah kalktığımızda kan şekerimiz düşüktür. Çok düşük kan şekeri öğrencilerin konsantrasyonunu olumsuz etkiler, çok yüksek kan şekeri ise öğrenme, test çözme, okuma gibi beynin aktif olması gereken zamanlarda uyku hali yaratır. Ayrıca yapılan araştırmalarda, sabah kahvaltı yapan kişilerin başarı oranlarının ve dikkat düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür. Bu yüzden güne; süt, kepekli ekmek, peynir, yumurta, pekmez, yulaf ezmesi gibi besleyici değeri yüksek gıdalar ile başlamak önemlidir.

Beslenme alışkanlıklarının dışına çıkmayın

Öğünlerde, sınav sabahı kahvaltıda çok fazla miktarda ve karışık yağlı besinlerin tüketiminden de kaçınılmalıdır. Sınav öncesi ve sabahında kişinin alışkanlığı olan daha önce tükettiğinde vücutta reaksiyon vermeyen besinler tercih edilmelidir. Besin zehirlenmeleri riski olduğu için bir gün öncesinde dışarıda yemek yenilmemelidir.

Sınav sabahı için ideal kahvaltı mönüsü

• 1-2 dilim tam buğday ekmeği
• 1 dilim peynir
• 1 yumurta (haşlanmış veya yağsız tavada omlet)
• 1 tam ceviz veya 5-6 badem
• 4-5 adet zeytin
• 1 tatlı kaşığı pekmez veya 1 porsiyon meyve
• Domates, salatalık
• 1 bardak meyve suyu (taze sıkılmış)
• 6-7 kaşık yulaf
• 1 bardak süt
• 1 porsiyon meyve veya kuru meyve
• 2-3 tam ceviz

(milliyet.com.tr)

Sınava girecekler dikkat!

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB), ortaokul 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik düzenleyeceği ortak sınavların güvenliği için emniyet ve jandarma mensupları, kapalı dönemin gerçekleştirildiği kampüste ve "sınav kutuları muhafaza odalarının" bulunduğu merkezlerde, 24 saat nöbet tutuyor.

Bakanlık, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında, yarın başlayacak ikinci dönem ortak sınavları için iş ve işlemlerinin yürütüldüğü kampüste, İlçe Jandarma Komutanlığı'yla yapılan protokolle güvenlik tedbirlerini artırdı. Bu kapsamda, sınav evraklarının basım aşaması olan kapalı devre süresince, 24 saat esaslı silahlı nöbetçi uygulamasına geçildi. Sınav evrakının sevkiyatında kullanılan kamyonların kapıları ve sınav merkezlerinde bulunan "sınav kutuları muhafaza odaları"nın güvenliği, özel kilit sistemi ve emniyet ile jandarma güçlerinin, 24 saat esasına dayalı tuttuğu nöbetle sağlandı. Güvenlik tedbirinin, evrakların sınav merkezine dönüşü aşamasında da alınması için tedbirler alındı. Bu çerçevede, tüm araçlar gidiş ve dönüşlerinde GPS ile sürekli takip edilecek.

SINAV İÇİN 10 BİN SORU HAZIRLANDI
Sınav sorularını hazırlamak için Türkiye'nin çeşitli okullarından 93 öğretmen görevlendirildi. Bu öğretmenlere soru hazırlamada uzmanlaşmış 42 öğretmen de destek verdi. Ayrıca, soruları hazırlama ve redaksiyon aşamasında 135 öğretmen çalıştı ve sorular 28 ölçme değerlendirme ve alan uzmanı akademisyen tarafından incelendi. Yaklaşık 10 bin soru, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının programı ölçü alınarak kazanım esaslı hazırlandı.

TASARIMA ÖNEM VERİLDİ
Soru kitapçıklarının biçim ve içeriği, soru nitelikleri, görselleri ve soruların yerleştirildiği zemin yenilendi. Ayrıca kitapçığın ön yüzündeki kalabalık uyarı bölümleri, gerekli olanların dışında arka sayfaya alınarak öğrencinin göz ve zihin yorgunluğunun önüne geçildi. Az gören ve görme engelli öğrenciler için var olan sorular içerik ve biçim açısından düzenlendi.

KAPALI DÖNEMDEKİ PERSONEL SINAV SONRASI ÇIKACAK
Baskı sürecinde kapalı dönem çalışmasına katılan 60 personel sağlık kontrollerinden geçirildikten sonra 23 Mart-30 Nisan arası kapalı devre çalışmasına alındı.

"TÜRKÇE, MATEMATİK, DİN KÜLTÜRÜ" YAZILILARI YARIN
Yarınki oturumda, sırasıyla Türkçe, matematik, din kültürü ve ahlak bilgisi ders yazılıları gerçekleştirilecek. Ortak sınavlar; ülke genelinde olağanüstü haller ve özel durumlar dışında öğrencilerin öğrenim gördükleri okullar ile yurt dışında KKTC ve MEB'e bağlı okulların bulunduğu, sınav için uygun görülen merkezlerde Türkiye saatiyle 09.00, 10.10 ve 11.20'de başlayacak ve aynı anda yapılacak. Ortak sınavlarda, her ders için çoktan seçmeli 20 soru sorulacak, değerlendirmede yanlış cevap sayısı doğru cevap sayısını etkilemeyecek. Ortak sınavlarda A, B, C ve D kitapçığı olmak üzere dört kitapçık verilecek. Sınav süresi her ders için 40 dakika olacak. Dinlenme süresi ise 30'ar dakika olacak.

Özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilere ise alacakları sınav hizmetinden dolayı, her bir ders için sınav süresi 55'er dakika, dinlenme süresi ise 15'er dakika verilecek. Her bir ders sınavı için salonlara 20'şer öğrenci yerleştirilecek, öğrencilerin sıralara tek tek oturması sağlanacak.

Her dersin sınavı başladıktan sonra ilk 15 dakika içinde gelen öğrenciler sınava alınacak ancak bu öğrencilere ek süre verilmeyecek. Öğrenciler, sınav salonlarına, saat fonksiyonu dışında özellikleri olan saat, sözlük, hesap cetveli, hesap makinesi ile çağrı cihazı, cep telefonu, telsiz ve radyo gibi iletişim araçları ile her türlü bilgisayar özelliği bulunan cihazlarla alınmayacak. Bu gereçleri bulundurduğu tespit edilen öğrencinin sınavı, tutanakla geçersiz sayılacak.

Ortak sınavın ikinci oturumu ise 30 Nisan Perşembe günü yapılacak. İkinci oturumda ise fen ve teknoloji, T.C inkılap tarihi ve Atatürkçülük ile yabancı dil ders yazılıları gerçekleştirilecek.

119 ÖĞRENCİ EVDE SINAVA GİRECEK
Öğrenciler olağanüstü haller ve özel durumlar dışında kendi okullarında, belirlenen sınıflarda sınava alınacak. Ancak, sınavdan önce özel gereksinimini belgelendiren 2 öğrenci hastanede, 119 öğrenci evde, 8 bin 328 öğrenci tek kişilik sınıflarda sınava alınacak. Sınav, yurt genelinde 970 merkezde 18 bin 349 okulda, yurt dışında 8 ülkede 16 merkezde 282 bin 512 öğrencinin katılımıyla yapılacak. Sınavda, 224 bin 574 kişi, 93 bin 938 salonda görev alacak. Sınava, 1 milyon 282 bin 512 öğrenci katılacak. Öğrencilerden, 1 milyon 281 bin 607'si İngilizce, 403'ü Fransızca, 355'i Almanca, 8'i İtalyanca'dan sınava girecek. 139 öğrenci ise yabancı dil dersi sınavından muaf tutulacak.

Sınav soru kitapçıkları, ikinci gün oturumu tamamlandıktan sonraki gün, isteyen öğrencilere dağıtılacak.

MAZERET SINAVLARI 16-17 MAYIS'TA
Mazeret sınavları ise 16-17 Mayıs'ta gerçekleştirilecek. Sonuçlar haziran ayında açıklanacak. Ortak sınavların gerçekleştirileceği günlerde, sınavların yapıldığı okullardaki 5, 6 ve 7. sınıf öğrencileri ve ortaokullarla aynı bahçede eğitim gören diğer okullardaki öğrenciler ders yapmayacak.

Öğrencilere 5 günlük tatil

Liselere Giriş Sınavı TEOG’un ikinci oturumu, 29 Nisan Çarşamba ve 30 Nisan Perşembe günü yapılacak. Buna göre 8’inci sınıf öğrencilerinin gireceği bu sınavların yapıldığı tüm ortaokullardaki diğer öğrenciler de (5, 6 ve 7. sınıf) ders yapmayacak. Buna, resmi tatil olan 1 Mayıs ile hafta sonu da eklenince, öğrenciler 5 gün tatil yapacak.


TEOG'un yapılacağı ortaokullarla aynı bahçede eğitim gören ilkokullarda da ders yapılmayacak. 29 Nisan Çarşamba ile 30 Nisan Perşembe günleri milyonlarca öğrenci için tatil olacak.

1 MAYIS TATİLİ
Bu iki günlük tatilin arkasından 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü resmi tatil olması sebebiyle tüm öğrencilere ve tüm çalışanlara tatil olacak. 2 Mayıs Cumartesi ile 3 Mayıs Pazar günü hafta sonu tatillerinin eklenmesiyle tatil 5 güne kadar uzayabilecek.

TEOG SINAVLARI ÇARŞAMBA BAŞLIYOR
TEOG kapsamında 8’inci sınıf öğrencilerine yönelik ikinci dönem ortak sınavları, 29 Nisan Çarşamba ile 30 Nisan Perşembe günleri yapılacak. Toplam 970 sınav merkezinde 15 bin 353 okulda, 93 bin 589 salonda olacak ortak sınavlara, 1 milyon 287 bin 847 öğrenci katılacak. 29 Nisan oturumunda, sırasıyla Türkçe, matematik, din kültürü ve ahlak bilgisi sınavları yapılacak. Ortak sınavlar; ülke genelinde olağanüstü haller ve özel durumlar dışında öğrencilerin öğrenim gördükleri okullar ile yurtdışında KKTC ve MEB’e bağlı okulların bulunduğu, sınav için uygun görülen merkezlerde Türkiye saatiyle 09.00, 10.10 ve 11.20’de aynı anda gerçekleşecek. Ortak sınavlarda her ders için çoktan seçmeli 20 soru sorulacak. A, B, C ve D kitapçığı olmak üzere dört kitapçık verilecek. Sınav süresi her ders için 40 dakika olacak. Ortak sınavın ikinci oturumu ise 30 Nisan Perşembe yapılacak. İkinci oturumda fen ve teknoloji, TC inkılap tarihi ve Atatürkçülük ile yabancı dil sınavları gerçekleştirilecek. Mazeret sınavları ise 16-17 Mayıs’ta yapılacak.

TEOG soru ve cevapları EBA’da yayınlanacak
MEB, TEOG sistemi kapsamında ortaokul 8’inci sınıf öğrencilerine yönelik ikinci dönem ortak sınavının soru ve cevaplarını, Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden öğretmenlerin anlatımıyla videolu olarak yayınlayacak. Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) ile Ölçme ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliğiyle, perşembe günü yapılacak son oturumun hemen ardından, soru ve cevaplar, hem yazılı hem de ders öğretmenlerinin anlatımıyla videolu olarak EBA portalın web adresi ‘www.eba.gov.tr’ üzerinden yayınlanacak. İlk oturum testleri, Türkçe, matematik, din kültürü ve ahlak bilgisi derslerine ait soru ve cevapların videolu anlatımı perşembe günü saat 13.00’te, ikinci oturumun fen ve teknoloji, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, İngilizce derslerine ait ortak sınav soru ve cevaplarının videolu anlatımı da yine perşembe günü saat 14.00 ile 16.00 arasında EBA’da yer alacak.

Puan hesaplanması nasıl olacak?
Merkezi ortak sınavlarda alınan puanlar, yıl sonu başarı puanı hesaplamasına dahil edilecek. Her dönem yapılan ortak sınavlarda ağırlıklandırılmış puanların hesaplanmasında; Türkçe, matematik, fen ve teknoloji dersleri için dört; T.C inkılap tarihi ve Atatürkçülük, yabancı dil ile din kültürü ve ahlak bilgisi için iki katsayısı o dersin puanı ile çarpılarak her bir dersin ağırlıklandırılmış ortak sınav puanı hesaplanacak. Bu puanlama 700 tam puan üzerinden yapılacak. Ortaöğretime yerleştirmeye esas puan hesaplamasında ise öğrencilerin 6, 7 ve 8’inci sınıf yıl sonu başarı puanları ile 8’inci sınıf ağırlıklandırılmış ortak sınav puanı toplanacak. Elde edilen toplam ikiye bölünerek merkezi sistemle öğrenci alan ortaöğretim kurumlarına yerleştirmeye esas puan hesaplamasında kullanılacak. Bu puanlama ise 500 tam puan üzerinden yapılacak. Sınav sonuçları, 5 Haziran’da açıklanacak.

TEOG soru ve cevapları EBA'da yayınlanacak

MEB, TEOG sistemi kapsamında ortaokul 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik ikinci dönem ortak sınavının soru ve cevaplarını, Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden öğretmenlerin anlatımıyla videolu olarak yayınlayacak.

Bakanlık, ilk oturumu 29 Nisan’da yapılacak 8’inci sınıf ikinci dönem ortak sınavının, soru ve cevaplarıyla ilgili yeni bir uygulamaya imza atacak.
     
Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) ile Ölçme ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliğiyle, 30 Nisan’da gerçekleştirilecek son oturumun hemen ardından, soru ve cevaplar, hem yazılı hem de ders öğretmenlerinin anlatımıyla videolu olarak EBA portalın web adresi "www.eba.gov.tr" üzerinden yayınlanacak.
     
İlk oturum testleri, Türkçe, matematik, din kültürü ve ahlak bilgisi derslerine ait soru ve cevaplarının videolu anlatımı 30 Nisan günü saat 13.00'de, ikinci oturumun fen ve teknoloji, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, İngilizce derslerine ait ortak sınav soru ve cevaplarının videolu anlatımı da 30 Nisan saat 14.00 ile 16.00 arasında EBA'da yayınlanacak.
     
EBA'da neler var?
MEB'in eğitim bilişim ağı EBA'da farklı içeriklerle hazırlanmış 150 binin üzerinden dijital eğitim içeriği bulunuyor. Bakanlık, EBA portal üzerinden merkezi ortak sınavlara girecek 8’inci sınıf öğrencileri için 6 dersten hazırladığı ders videolarını bir süre önce yayınlamaya başlamıştı.
     
Portala, cep telefonlarından, tabletlerden ya da tüm bilgisayarlardan ulaşılabiliyor. Her kademede öğrencinin videolu ders içeriklerine ulaşabildiği EBA portalının 2 milyonun üzerinde kayıtlı kullanıcısı bulunuyor.
     

25 Nisan 2015 Cumartesi

Soru hazırlayan öğretmene ek ders ücreti

Soru hazırlamak üzere geçici görevlendirilen yönetici ve öğretmenlere ek ders ücreti verilecek.


Bakanlar Kurulu’nun, Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Karara göre, bilişim teknolojileri ve elektrik-elektronik teknolojisi alan öğretmenleri arasından, Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığında geçici görevlendirilen yönetici ve öğretmenler ile alanlarına bakılmaksızın Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünde, soru hazırlamak ve değerlendirme yapmak üzere geçici görevlendirilen yönetici ve öğretmenler, göreve başladıkları tarihten itibaren, haftada 27 saat ek ders görevi yapmış sayılacak. Ek ders ücretleri, kadrolarının bulunduğu kurumca ödenecek.

Bu yönetici ve öğretmenlerin, yarıyıl ve yaz tatilleri de dahil olmak üzere aylık karşılığı ders görevi veya görevlendirildikleri tarihte kendilerine verilmiş ek ders görevi bulunup bulunmadığına bakılmayacak.
Bu kişiler için her yıl yeniden onay alınması ve bu öğretmenler ve yöneticilerin fiilen görev yapması gerekecek.

23 Nisan 2015 Perşembe

Dershane öğretmenlerine büyük şok!..

Bakan Avcı’nın “6 yıl sigorta şartını yerine getiren dershane öğretmenleri MEB bünyesine alınacak” sözü havada kaldı.



Bugün'den Fatma Eren'in haberine göre; Avcı son açıklamasında dershane öğretmenlerinin, MEB’in boş kadro ihtiyacına göre atanacağını duyurdu. Dershane temsilcileri tepki gösterdi: “Bakan Avcı verdiği sözü tutsun."

Dershanelerin kapatılması yönünde verilen kararın ardından 40 bin öğretmenin işsiz kalacak olması gözleri Milli Eğitim Bakanlığı’na çevirmişti.

Geçtiğimiz şubat ayında konuyla ilgili bir açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerde görev alan öğretmenlerin belirli aralıklarla da olsa 6 yıl bir dershanede görev yapması durumunda Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görevlendirileceğinin sözünü vermişti.

BOŞ KADROYA GÖRE ALINACAK

Meslekte 6 yılını dolduran dershane öğretmenlerinin tamamının MEB kadrosuna alınmayacağı 17 Nisan’da Resmi Gazete’de yayınlanan ‘Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde belirtildi. Alımların  boş kadrolara göre yapılacağı açıklandı. Dershane temsilcileri ise binlerce öğretmenin mağdur edilecek olmasına tepki gösterdi.

40 BİN ÖĞRETMEN MAĞDUR

Dershane sektöründe yaşanacak mağduriyetler için hiçbir önlem alınmadığını ifade eden GÜVENDER Başkan Yardımcısı Eyüp Kılcı, “Dönüşüm denildiği günden beri bin dershane kepenk indirdi. Yöneticilerin mağduriyeti görünmezlikten gelindi. İlk başta kimse mağdur olmayacak gibi bir hava estirdiler. 1 Eylül’den sonra çalışanlar ve öğretmenler de kapanan kurumlardakiler gibi mağdur olacaklar” sözleriyle yeni uygulamaya tepki gösterdi. Getirilen kontenjan sınırına da tepki gösterilen Kılcı, “Önce 6 yıl dolduranlar denildi şimdi boş kontenjana göre deniliyor. 40 binin üstünde öğretmen var. Hepsi zarar görecek” diye konuştu.

ÖZEL KURUMLARA DAĞITACAKLAR

Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği Başkanı İbrahim Taşel, dershanede çalışan birçok öğretmenin MEB kadrosuna girmek istemeyeceğinin altını çizdi. Taşel, “Öğretmenlerin gittikleri yerde 4 sene kalma gibi bir zorunlulukları olacak. Bir de nereye atanacaklarını bilmemek birçok öğretmeni vazgeçirecektir. Dershanede istihdam edilemeyenler özel sektöre dağılacaktır” dedi.

BU SÖZLER HAVADA KALDI

Avcı, 2 Aralık 2013’te verdiği bir demeçte de dershane öğretmenlerinin mağdur edilmeyeceğini söylemişti. “Dershaneler dönüştükçe personelleri de onlarla beraber dönüşecek ve yeni statüler kazanacaklar. Ancak dönüşüme ayak uyduramayan dershanelerin personelini de mağdur etmeyeceğiz. Onları etüt merkezlerimize veya halk eğitim kurslarına öğretmen olarak alacağız. Bu durumda atama bekleyen öğretmenlerin kadrolarını doldurmayacaklar. Adaletsizlik
olmayacak” diye konuşmuştu.

"KİMSE MAĞDUR EDİLMEYECEK" DEMİŞTİ

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 29 Kasım 2013’te AKP Genel Merkezi’nde milletvekillerine dershane dönüşümü hakkında bilgi verdi. Vekillerin “Dershane öğretmenleri ne olacak” sorusunu Avcı şöyle yanıtladı: “Veliler, öğrenciler, öğretmenler, çalışanlar endişe etmesin. Okullardaki ve halk eğitimdeki kurslar devam edecek. İngilizce kursları ve sürücü kursları devam edecek. Dershane öğretmeni özel okula dönüşünce de görevini sürdürecek. Kapanan dershanenin öğretmeni de milli eğitimin sistemine entegre edilecek.

ÇALIŞMA YAPIYORUZ BEYANI

Talim Terbiye Kurulu çok önemli bir birimdir. Orasıyla ilgili düzenlemeler yapıyoruz. Daha etkin olabilmesi için, özenli bir sistem için çalışmalar yapıyoruz. Velilerimiz endişe etmesinler, öğretmenlerimiz endişe etmesinler, öğrencilerimiz, dershane çalışanlarımız endişe etmesinler, hiç kimse mağdur edilmeyecek.”

22 Nisan 2015 Çarşamba

MEB İngilizce ders saatini arttırıyor!

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2016'da gerçekleştirmeyi planladığı yeni müfredata göre 5. sınıflardaki İngilizce ders saati haftada 16 ile 20 saat arasına çıkacak.


Milli eğitim Bakanlığı’nın (MEB) haftalık ders çizelgesine göre şu anda 5. sınıflar haftada 36 saat ders görüyor.

Bu derslerin 28 saat zorunlu ders, 8 saat ise seçmeli. Mevcut durumda öğrenciler haftada 4 saat zorunlu yabancı dil dersi görüyor, seçmeli olarak desteklemek isterse 2 saat daha alabiliyor ve haftada 6 saate çıkartabiliyor.

Yeni sistemle birlikte MEB, haftada 16 ile 20 saat arasında yabancı dil eğitimi vermeyi planlıyor.

Bu şartlar altında en az 4 kat daha fazla yabancı dil dersi verilmiş olacak.

2016'DA EĞİTİME BAŞLANACAK

Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürü Funda Kocabıyık, 5. sınıflarda yabancı dil ağırlıklı müfredatın pilot uygulamasına 2016 yılının eylül ayında başlanacağını söyledi.

ÖZELLİKLE KONUŞMAYA AĞIRLIK VERİLECEK

Yeni müfredatın gramer yerine "okuma, dinleme ve konuşma" ağırlıklı olacağını belirten Kocabıyık, öğretmen ihtiyacı durumunda alım yapılabileceğini ifade etti.

ÖSYM YDS Sınav sonuçları ne zaman açıklanacak?

YDS Sonuçlarının açıklanacağı an merakla beklenmekte.YDS'nin ne zaman açıklanacağı konusunda gözler ÖSYM internet sitesine doğrultulmuş durumda.ÖSYM tarafından yapılan YDS 2015 sınavı 5 Nisan Pazar günü yapıldı. . 

ÖSYM tarafından sonuc.osym.gov.tr adresinden açıklanacak olan YDS 2015 İlkbahar Dönemi sonucunu binlerce kamu personeli ve öğrenci merakla bekliyor. ÖSYM tarafından açıklanacak olan YDS 2015 İlkbahar Dönemi sonuçları nereden öğrenilebilecek?

Son dönemlerde gelişen internet teknolojisi sayesinde ÖSYM tarafından YDS Sonuçları açıklaması da bir hafta gibi kısa bir süre içerisinde açıklanmıştı. yds sonuçları Bu durum uzmanlara göre ÖSYM tarafından resmi internet sayfasındaki sınav sonuçları sayfasından yapılacak YDS sınav sonuçları açıklamasının her an yapılabilir.

 Genel olarak yabancı dil tazminatı almak isteyen kamu personeli ve yabancı dil seviyesini tespit ettirmek isteyen adaylar tarafından girilen ÖSYM Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı 5 nisanda yapıldı. Adaylar şimdi ÖSYM’den gelecek YDS Sınav Sonuçları nı bekliyor. ÖSYM tarafından sınav açıklamaları Aday İşlemleri Sistemi üzerinden yapılıyor.


YDS'YE KİMLER BAŞVURABİLİR?
* İçinde bulunduğumuz öğretim yılında orta öğretim kurumlarının (lise veya dengi okullar, Açık öğretim lisesi ) son sınıfında okumakta olan öğrenciler

 * Ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında beklemeli durumunda bulunanlar

* Ortaöğretim kurumlarının dışarıdan bitirme sınavlarına girenler

* Ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar

* Ortaöğrenimlerini yabancı ülkelerde bitirenlerden durumları yukarıdaki koşullardan birine uyanlar başvurabilirler

(hürriyet.com.tr)

21 Nisan 2015 Salı

MEB öğretmenlere e-imza müjdesini verdi!

MEB Bilgi İşlem Daire Başkanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre Eylül ayından itibaren öğretmenlere e-imza yetkisini verecek. 2016'nın sonunda MEB tarafından 800 bin öğrenmen e-imzayı kullanabilecek.

Milliyet'in haberine göre; MEB Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğince Sakıp Sabancı Basın Merkezi'nde düzenlenen "Basın Merkezi Toplantıları"na katılan MEB Bilgi İşlem Daire Başkanı Bilal Tırnakçı, bakanlık bünyesinde yürütülen bilgi işlem faaliyetlerine ilişkin sunum yaptı.

Bilgi İşlem Daire Başkanlığı'nın ekip, teknik ve donanım olarak üst düzeyde çalışmalar yürüttüğünü anlatan Tırnakçı, bakanlığın bütün genel müdürlüklerinin taleplerini en verimli şekilde karşıladıklarını ifade etti.

MEB bünyesinde 111 bilgi işlem personelinin bulunduğunu bildiren Tırnakçı, MEB'de kullanılan yazılımların tamamının yerli kaynaklarla MEB bünyesinde geliştirildiğini belirtti.

Toplam 80 modülün alt yapı çalışmalarını yürüttüklerini kaydeden Tırnakçı, öğretmenlere rotasyon modülünün de hazır olduğunu söyledi.

Milli eğitim Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından geliştirilen "not defteri" uygulamasıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Tırnakçı, sistemle öğretmenlerin, istedikleri her yerden cep telefonu veya akıllı cihazlarıyla öğrencilerinin yazılı notu, performans ve proje notu gibi bilgilerine ulaşabileceğini belirterek, sistemi öğretmenlerle veliler arasındaki iletişimi güçlendirmek için hayata geçirdiklerini kaydetti.

MEB bünyesinde görev yapan tüm öğretmenlerin E-İmzaya geçişi için hazırlıkların sürdüğünü bildiren Tırnakçı, şu açıklamalarda bulundu: "Okullardaki tüm öğretmenler, e-imzaya kavuşacak. E-imza üzerinden işlemlerini yapabilecek. Burada bürokrasiyi azaltmaya çalışıyoruz. Tabii bir de tüm yazışmaları sisteme dahil ederek güvenliği sağlamış oluyoruz. Bilişim teknolojilerinin ve bu sistemin kullanılması, hem vatandaşın güvenliği, hem sistemin dinamik kullanımı açısından beraberindeki Türkiye'nin gelecek vizyonu açısından önem arz ettiğini düşünüyoruz. Öğretmenler, e-imzalarıyla kurum işlerini, rotasyon, izin ve nakil taleplerini e-imzalarıyla bakanlığa iletebilecekler." Tırnakçı, ilk e-imzayı, bu yılın eylül ayından itibaren öğretmenlere vermeyi planladıklarını belirterek, "Daha sonra, kademe kademe 800 bin öğretmenin tamamı 2016'nın sonunda e-imzaya geçmiş olacak" bilgisini verdi.

20 Nisan 2015 Pazartesi

2015-2022 Ulusal Eğitim Programı açıklanıyor

Türkiye’nin önde gelen sivil toplum kuruluşlarından Türk Eğitim Derneği (TED), 2015-2022 yılları arasında eğitim sisteminin dönüşüm alanlarını kapsayan Ulusal Eğitim Programı’nı (UEP) açıklıyor.

Raporda, önümüzdeki yıllar için Türkiye’de eğitim sistemine yönelik yol haritası yer alacak. Rapor, İstanbul’da düzenlenen toplantıda, TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu ve Türk Eğitim Derneği’nin düşünce kuruluşu TEDMEM’in Direktörü Prof. Dr. Ziya Selçuk tarafından açıklanıyor.
TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, programın açılışında yaptığı konuşmada Türkiye’de derslik yapımı, öğretmen istihdamı, okullaşma oranı gibi nicel konularda ciddi ilerlemeler sağlandığını, ancak bazı olumlu göstergelere karşın, eğitim sisteminin çok ciddi ve kronik sorunları bulunduğunu söyledi.

“Eğitimin, bir parti ödevi değil, bir ülke ödevi olduğu ve mutlaka ama mutlaka ‘toplumsal mutabakata dayalı, ortak değerler üzerine inşa edilmiş’ bir sistemle yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz” diyen Pehlivanoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Konuşmama, “Bu eğitim sistemine kaç nesil daha feda edeceğiz?” sorusuyla başlamak istiyorum. Evet, “Kaç nesil daha feda edeceğiz, buna mecbur muyuz, aslında çare var mı?” Bu endişelerle çıktığımız yolda, Türk Eğitim Derneği olarak, 87 yıllık geçmişimiz ve misyonumuzdan aldığımız sorumlulukla ortaya koyduğumuz bu programın, öncelikle “bu milletin bütün evlatları için” iyi niyetle hazırlanmış bir yol haritası olarak değerlendirilmesini istiyoruz.

Eğitimin, bir parti ödevi değil, bir ülke ödevi olduğu ve mutlaka ama mutlaka “toplumsal mutabakata dayalı, ortak değerler üzerine inşa edilmiş” bir sistemle yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz. Şunun özellikle altını çizmek istiyorum ki, hazırladığımız Ulusal Eğitim Programı, sadece bir öneri mahiyetindedir ve sadece sivil sorumluluk projesidir. Eğitimin ayrıştırıcı değil, bütünleştirici doğasının ortak bir yaşam alanı sağlayacağını teknik açıdan ifade etme çabasıdır.

Temel sorunlarımızı halletmeden atılım gerçekleştiremeyiz
Eğitimde neden bir ulusal programa ihtiyacımız var? Biz böyle bir program hazırlığını neden yaptık?
Bu soruların cevabını doğru verebilmemiz için Türkiye’de eğitimin niteliğine ilişkin bazı göstergeleri hatırlatmakta fayda var.

Türkiye’de derslik yapımı, öğretmen istihdamı, okullaşma oranı gibi nicel konularda ciddi ilerlemeler sağlandı. Ancak bazı olumlu göstergelere karşın, eğitim sisteminin çok ciddi ve kronik sorunları bulunuyor. PISA, TIMSS gibi uluslararası göstergelerde maalesef ülkemiz sonlarda yer alıyor.
Kat edilecek çok yolumuz var daha. Temel sorunlarımızı halletmeden eğitimde bir atılım gerçekleştiremeyiz.

Türkiye’de öğretmen açığı 127 bin, ücretli öğretmen sayısı 70 bin civarında.  Öğretmen açığı bir zülüm haline geldi. Atama bekleyen öğretmen sayısı da yaklaşık 300 bin. Derslik açığı ise 160 bin. Ülkemizde ilköğretimde öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 20, OECD ortalaması ise 15. Örneğin bu rakam Danimarka’da 12’ye, Macaristan’da ise 10’a kadar düşüyor. Öğrenci başına yıllık harcama konusunda da veriler iç acıcı değil. Ülkemizde ortaöğretimde öğrenci başına yıllık harcama sadece 2 bin 736 dolar. 9 bin 280 dolar olan OECD ortalamasının oldukça gerisindeyiz. Hala okul müdürlerinin yakıt ve temizlik hizmetleri için bağış toplamak zorunda olduğu bir eğitim sisteminden bahsediyoruz.

‘Delik deşik’ bir eğitim gemisindeyiz
Türkiye’de öğrencilerimizin yüzde 69’u alt ekonomik, sosyal ve kültürel grupta yer alıyor. 2011 TIMMS çalışmasında öğretmenler, 4. sınıf düzeyi çocuklarımızdan temel beslenme eksikliği nedeniyle öğretimi aksayanların oranını yüzde 78 olarak ifade ediyorlar. Bu oran, uluslararası ortalamada ise yüzde 29.

Ne yazık ki yükseköğretimde okullaşma oranları açısından da son sıralarda yer alıyoruz.
Nedense kanıksanan, ülkemize özgü bir başka noktaya da dikkatinizi çekmek istiyorum. Kanıksanan diyorum, belki de bundan dolayı bu durum gittikçe daha da tahrip edici boyutlara ulaşıyor. Bunu “iz bırakma sendromu” olarak nitelendirmek belki en masum niteleme olacak. Sendikalar, partilerin il ve ilçe örgütleri, parti yöneticileri, milletvekilleri, vakıflar, dernekler, hemşeri grupları, eğitim dünyasını abluka altına alırken her iktidar veya bakan döneminde yapılan onlarca değişiklik yüzünden bugün artık herkesin kabul ettiği, “delik deşik” bir eğitim gemisiyle, dev dalgalar arasında yol almaya çalışıyoruz.

Ailelerimiz, eğitimcilerimiz, öğrencilerimiz, her gün yüreği ağzında “Acaba yine sınav sistemi değişecek mi?”, “Hangi yeni uygulama gelecek?”, “Bizi nasıl etkileyecek?” endişesiyle yaşıyorlar. Okullarımızda ve toplumumuzda eğitim sistemimize yönelik güven bunalımı, çok üzücüdür ki ciddi bir toplumsal travmaya dönüşmüş durumda. Milyonlarca öğrencimiz, gerçek yaşamda karşılığı olmayan bir süreç için en güzel yıllarını test çözerek geçiriyor.
Bütün sıraladığım bu sorunların işaret ettiği çözümün öncelikle adil bir eğitim sisteminden geçtiğine inanıyoruz.

Eğitimde eşitlik ve adalet kavramını beraber değerlendirmeliyiz
Şimdi soruyoruz; devlet okulları gerçekten parasız mı? Bütçeden eğitime ayrılan payın artmasına rağmen, hala bu konuda birçok ülkenin gerisindeyiz.

Son yıllarda eğitim harcamaları ve bütçeden ayrılan pay ile öğretmen kadrolarındaki artış, niteliği doğrudan etkileyecek şekilde oldu. Ancak eğitim yatırımlarının sıçrama yaratacak nitelikte artmaması ve kaynak kullanımındaki verimsizlik bu tabloyu kötüleştiriyor.

Kaynak kullanımının özel öğretime yansıması açısında da bazı sorunlar mevcut. Herkesin ödediği vergi karşılığında nitelikli eğitime erişmesi gerekiyor. Sonrasında ise kaynaklar dezavantajlı kesimler lehine kullanılmalı. Bu nedenle eğitimde eşitlik kavramını adalet kavramı ile beraber değerlendirmek zorundayız. Ancak adil bir eğitim sistemiyle, herkesin eğitimden aynı derecede fayda sağlamasının gerçekleşeceğini düşünüyoruz.

Eğitim vasıtasıyla ortak paydada buluşacağız
Herkesin, ama herkesin kendi potansiyeli çerçevesinde öğrenme ve temel becerileri kazanmaya hakkı olduğunu unutmayalım. Bunu sağlamanın yolu da eğitim sistemimizi ortak bir felsefe, strateji ve model üzerine oturtmaktan geçiyor. Eğitimin kalitesinin dolayısıyla ülkemizin ekonomik ve kültürel kaderinin değişmesi için bunu başarmak zorundayız.

Devlet artık ya evrensel, demokratik ve yerel değerleri önemseyen bir çizgiye gelecek ya da on yıllardır yaptığı gibi gerçek yaşamda karşılığı olmayan, ideolojik ve tek yanlı tutumunu sürdürerek Türkiye’yi muasır medeniyetlerden uzaklaştıracak.

İşte ulusal programın bir sonucu da, eğitim vasıtasıyla ortak payda üzerine inşa edilmiş millet bilincini tazelemek olacak. Böyle bir tazelenme, millet olarak bir mutabakata imza atmayı gerektirmektedir.

Bu mutabakat, herhangi bir sınırlama olmaksızın ülkemizin tüm evlatlarının potansiyelinin açığa çıkarılması anlamına geliyor. Bilimin rehberliğinde, insanın ve çocuğun yararını gözeten, sistematik, şeffaf, hesap verebilir, kaliteli, sürdürülebilir yapılar kurmak... Yeni bir yapı kurarken bir grubun veya kesimin değil, Türkiye’nin birikimini kullanıyor.

Seçim sonrası ulusal eğitim programı oluşturulmalı
Unutmayalım ki, eğitimin ırk, din, mezhep, ideoloji gibi odaklara dayalı biçimde yapılandırılması toplumsal birleşmeye değil, ayrışmaya yol açıyor. Oysa etik ve bunun uygulaması anlamına gelen ahlaki kodlar, hem evrensel hem de ulusal değerlerle uyumlu bir açılım sağlayabilir. Bu programın, ortak değer ve temeller üzerine oturtacağımız bir eğitim sistemi konusundaki mutabakatın ilk adımı olmasını diliyoruz.  Tüm siyasi partilerimizi de, 7 Haziran 2015 genel seçimleri sonrası yeni yasama döneminde neslimizin geleceği için bir araya gelerek ulusal bir eğitim programı oluşturulmasına öncelik vermeye çağırıyoruz.

Üç gün sonra Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayacağız. TED olarak ulusal iradenin temsilcilerine mutabakat çağrısı yaparken bu programın çocuklarımızın geleceği için de anlamlı bir hediye olduğunu düşünüyoruz.

(Gülseven Özkan / Hürriyet)

16 Nisan 2015 Perşembe

Okulun ilk günü ders işleyemedi

Rus öğretmen Julia küçüklüğünden beri hep öğretmen olmak istemiş ve sonunda hayallerine kavuşmuş. 

Fakat, çiçeği burnunda öğretmen öğrencilerinin yoğun ilgisine maruz kaldığını söylüyor.

Oldukça güzel olan ama bu konuda mütevazı konuşan Julia öğretmenlik yapmaya başladığı ilk günleri hiç unutamıyor çünkü Julia öğrencilerinin sürekli kendisine iltifat etmesi yüzünden ilk gün hiç ders işleyememiş.

Julia buna rağmen onlara hiç kızmadığını ve öğrencileriyle aralarının çok iyi olduğunu söylüyor.

Kaynak: Hürriyet






13 Nisan 2015 Pazartesi

Ortaokul 5’ler, yabancı dil hazırlık sınıfı oluyor

Milli Eğitim Bakanlığı, bir türlü istenilen seviyeye getirilemeyen yabancı dil dersi sorununu çözmek için önemli bir karara imza atmaya hazırlanıyor.


Eğitim çevrelerinde “devrim” gibi bir karar olarak konuşulan bu çalışmayla 5’inci sınıflar, yabancı dil hazırlık sınıfı olacak. Haftalık 35 ders saatinin 22-23 saati yabancı dile, 6 saati Türkçeye ayrılacak. Beden eğitimi, müzik, görsel sanatlar, bilişim-teknoloji, yazılım gibi dersleri öğrenciler almaya devam edecek. Yapılan çalışmaya göre esnek bir program hazırlandı. İlk etapta isteyen kolejler bunu uygulayabilecek, daha sonra projenin tüm devlet okullarına yaygınlaştırılması bekleniyor.

Bakanlık bürokratlarının 1.5 yıldır üzerinde çalıştığı ve hatta zaman zaman yurtdışında incelemede bulunduğu bu proje için akademisyenlerle görüşüldü, pedagoglardan görüş alındı. Ve yabancı dili öğretmek için en uygun yaş grubunun 11, yani 5’inci sınıf olduğuna karar verildi.

Sistem, aslında geçmiş yıllarda bazı kolejlerde ve Anadolu liselerinde hayata geçirilen hazırlık sınıfı benzeri bir uygulama. Ortaokul 5’inci sınıflarda başlanacak sisteme göre öğrenciler en verimli çağında bir yabancı dili yoğun şekilde öğrenmiş olacak. Bakanlık, başta İngilizce olmak üzere diğer dillerde de eğitim yapılabileceğini belirtiyor. Yapılan çalışmaya göre, imam hatip ortaokulları da ilk sınıflarında dilerse Arapça hazırlık sınıfı yapacak.

KADRO VE ALTYAPI SORUNU ÇÖZÜLECEK

Alınan bilgiye göre ilk etapta isteyen kolejler bu konuda başvuruda bulunduktan sonra programları onaylanacak, devlet okulları ise kadro ve altyapı sorunları çözüldükten sonra uygulamaya geçebilecek. 5’inci sınıfta yer alan matematik, Türkçe, fen ve teknoloji gibi temel dersler de sırasıyla 6, 7 ve 8’inci sınıflara eklenecek. Böylece öğrenciler yıl kaybı olmadan bir dili öğrenmiş olacak.
Hazırlık sınıfı için program çalışmaları henüz tamamlanmadı. Temel derslerin bir kısmı da
programa alınabilir.

Hazırlık 5’inci sınıfta ideal

Cem Gülan (Türkiye Özel Okullar Birliği  Eşbaşkanı): Gücü yeten yapsın. İlk etapta zorunlu olmaması gerekir. İsteyen uygulasın. Devlet de en kısa zamanda umarım buna geçer. Gayet iyi bir uygulama olur. Bizlerin talep ettiği bir şeydi. Yabancı dil öğretimine ne kadar küçük yaşta başlanırsa o derece kaliteli öğrenme sağlanır. Geçmişte 5’inci sınıf sonundaki hazırlık sınıfında yabancı dil öğrenenler ile ilköğretimin içinde öğrenenler arasında konuşma, anlama, yazma ve gramer açısından ciddi fark var. Hazırlık küçük yaşa yani 5’inci sınıfa inerse daha anlamlı olur. Mevcut derslerin terimlerinin öğrenilmesi de yararlı olur. Bu yaşta çocuklar iyi yabancı dil öğrenebilir.

Yeterli ve yetkin öğretmeni olanlar hemen geçebilir

Sevinç Atabay (TED Genel Müdürü): 11 yaşta kendi Türkçesini oturttuğu için o yaşta başlayan ikinci dil öğrenimi, çocukta kalıcı oluyor. Bilimsel olarak da ispatlanmış bir durum. Ülkemizde önceki yıllarda Anadolu liselerinin önündeki hazırlıkla bu denenmiş ve başarılı sonuçları görülmüştü. Hazırlık sınıfını koyduğumuzda da, dört temel dil becerisinin (dinleme, okuma, anlama, konuşma) hazırlanacak programlarda yer alması gerekir. Yeterli sayıda ve yetkin öğretmenleri olan okulların bu sisteme geçmesi de hiç zor olmaz.

İsteyen okullar başlamalı

Suzan Sevgi (Notre Dame De Sion Lisesi Türk Müdür Başyardımcısı): Yabancı dil eğitiminin olabildiğince küçük yaşta başlaması, yoğun bir şekilde ve öğrencinin bilişsel düzeyine uygun bir programla verilmesi, her zaman faydalıdır. Birinci yabancı dili Fransızca olan ilkokulların öğrencileri, anasınıfından itibaren bu dili öğreniyor, ancak dildeki eksikleri telafi etmenin yolu olmadığından bu okullara ara sınıftan öğrenci alınamıyor. Böyle bir sistem uygulanırsa ortaokulların 5. sınıfına yeni öğrenci kaydedilerek bir yıl dil öğrenimine ayrılabilir. Uygulamanın ilk yıl devlet okulları arasında pilot okullar seçilerek, özel okullar arasında ise isteyenlerin başlaması şeklinde olmasını daha doğru buluyorum.

İyi planlama gerekiyor

Prof. Dr. Belma Haznedar (Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Bölüm Başkanı): Yabancı dil eğitimi kanayan yara. Ne kadar sistematik yapılacak? Nasıl bir program öngörülüyor? Öğretmen eğitimi anlamında nasıl bir çalışmaları var? Bu soruların yanıtının açıklanması gerekiyor. Dünyadaki yabancı dil öğretimindeki gelişmelere bakılınca, sadece dili soyutlayıp eğitim vermek yerine müfredatta yer alan derslerle ilişkilendirmeye, ‘içerik temelli yabancı dil öğretimi’ diyoruz. Öğrenciyi bütünüyle diğer derslerinden çıkarıp yoğun hazırlığa almak yerine, öyle güzel bir program hazırlanmalı ki, derslerle bağlantı kurulmalı. Ön çalışma gerekir. Öğretmenler, ciddi eğitimden geçmeli. Gramer odaklı eğitim herhalde düşünülmüyordur. İzole bir dil eğitimi başarılı olsaydı, Türkiye dünya birincisi olurdu. Bu sistemin çalışmadığı aşikâr. İçerik temelli dil öğretimi olmalı.

Doğru çalışma planı nasıl hazırlanır?
Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naciye Aksoy, doğru çalışma planı hazırlanması konusunda bilgi verdi.

1) Doğru ders çalışma planı nasıl hazırlanır?
Her öğrencinin ilgileri, ihtiyaçları, yetenekleri, gelişim düzeyleri, olanakları ve aile koşulları farklı olduğu için herkes için geçerli olabilecek sihirli bir plan yok. İyi bir ders çalışma planı için öğrencinin yakından tanınması gerekiyor. İlgileri, zevkleri, hangi saatlerde yemek yediği, eğlendiği, dinlendiği, uyuduğu, hangi dersleri severek, isteyerek çalıştığı, hangilerini anlamakta zorlandığı, okul-ev arasında geçen zaman, sosyal etkinlikler gibi. Bu planlar haftalık olmalı. Ders çalışma planı okulda öğrenilen konuların tekrarı, değerlendirme çalışmaları ve yeni konulara hazırlık şeklinde düzenlenmeli. Zorlanılan derslere planda öncelik verilmeli; bu dersleri zevkli hale getirmek için mümkünse teknolojik ve çevresel olanaklardan destek alınmalı. Derslere ayrılan zaman ilkokul düzeyinde 15-20 dakika, ortaokul düzeyinde 30-40 dakika, lise düzeyinde 40-60 dakikayı geçmemeli.

2)Öğrenciler bu süreçte karar verici olmalı mı?
İyi bir çalışma planına öğrenci mutlaka dahil olmalı. Kendi planlarını kendilerinin hazırlamalarına olanak tanınmalı, çok fazla müdahale edilmemeli ve gerekirse uzman birinden ya da yetişkinden öneriler alınmalı. Çocuğun neye ihtiyacı olduğunu en iyi kendisi biliyor. 3)Plana itiraz ettikleri durumlarda nasıl bir yol izlenmeli? Öğrencinin kendi kararlarına, ihtiyaçlarına ve ilgilerine dayalı olarak veya bir uzmanın önerisiyle hazırladığı planın uygulanması daha kolay olur. Onlar adına alınan karar dayatma anlamına gelir. Buna uymak yerine kaçmayı denerler. Bu nedenle onun adına plan hazırlamak yerine öğrenciye rehberlik etmek daha uygun.

4) Doğru bir planda neler olmalı?
Öncelikle çocuğun gelişim özelliklerine göre hazırlanmalı. Örneğin ilkokul düzeyinde kas gelişimi tamamlanmadığı için çabuk yorulur, dikkat süresi daha kısa. Ergenlik döneminde çabuk sıkılma, dikkatdağınıklığı, sosyal konulara ilgide artış, hayal kurma gibi durumlar görülür. Ayrıca öğrenme stilleri yani görsel, işitsel, yaparak öğrenmeye uygun olarak geliştirilmeli. Ders çalışmanın yanı sıra oyuna, dinlenmeye ve ilgilere, spor, müzik, kitap okumaya mutlaka yer vermek gerekiyor.

5) Anne-baba bu süreçte nelerden uzak durmalı?
Öncelikle çhuzurlu, güvenli, hatalarından öğrenmesine olanak veren destekleyici bir aile ortamı olmalı. Bu nedenle aile öğrencinin plan dışına çıkması durumundapanik yapmamalı ve çocuğu suçlamamalı. Plan dışına çıkmaya neden olan her türlü faktör çocukla birlikte gözden geçirilmeli, engeller giderilmeye çalışılmalı ve yeni plan hazırlanmalı. Ortak alınan kararlara önce anne ve babalar uyarak çocuklarına model ve rehber olmalı. Tutarlı davranmak da öğrenci başarısı açısından önemli.

(Nuran Çakmakçı / hürriyet.com.tr)

11 Nisan 2015 Cumartesi

ÖSYM LYS başvuruları başladı, nasıl yapılır? (Başvuru tarihleri, klavuzu)

2015 LYS sınavına sadece sayılı günler kaldı!Üniversiteye girişte ikinci aşama olarak uygulanan Lisans Yerleştirme Sınavlarına başvurular, başladı. ÖSYM LYS başvuruları için kılavuz yayınladı. İşte haberin detayları ve başvuru klavuzunun indirileceği adres.



LYS BAŞVURULARI NE ZAMAN?

LYS'ler 81 il merkezi ve Lefkoşa'da yapılacak. Adaylar, girmek istedikleri LYS'lerin hepsine aynı merkezde girecekler.

Başvuru işlemini internet üzerinden bireysel olarak yapacak adayların, "Başvuru işlemi ÖSYM'ye bildirilmiştir" uyarısını mutlaka görmeleri ve yazıcıdan çıktı almaları gerekiyor. ÖSYM başarısız kayıt işleminden sorumlu olmayacak.

Adaylar, başvuru işlemlerini yaptıktan sonra sınav merkezi tercihleri gibi sınava ilişkin bilgilerini  başvuru süresi içinde değiştirebilecek. Başvuru süresi tamamlandıktan sonra bu bilgilerde değişiklik yapılamayacak.

Başvuru işlemleri, bir başvuru merkezinden başvuru yapacak adaylar için 21 Nisan 2015'de mesai saati bitiminde, ÖSYM’nin internet sayfasından bireysel başvuru yapacak adaylar için aynı tarihte, saat 23.59'da sona erecek.

Sınav ücreti ödeme işlemleri, bankadan ödeme yapacak adaylar için 22 Nisan 2015'de mesai saati bitiminde, ÖSYM’nin internet sayfasındaki "ödemeler" alanından kredi kartı veya banka kartı ile ödeme yapacak olan adaylar için 22 Nisan 2015'de, saat 23.59'da sonlanacak.


2015 LYS SINAV ÜCRETİ NE KADAR?

LYS'de Sınav ücreti, adayın girmek istediği her bir LYS için 30 lira olarak belirlendi.

Adaylar sınav ücretlerini, Ziraat Bankası, Halk Bankası, Akbank, Kuveyt Türk Katılım Bankası ve Türk Ekonomisi Bankası, PTT işyerleri ile ÖSYM'nin internet sayfasında yer alan "ödemeler" alanından kredi kartı/banka kartı ile yatırabilecekler. Adayların başvurularını tamamlandıktan sonra bilgilerini, https://ais.osym.gov.tr internet adresinden kontrol etmeleri, başvuru bilgilerinin yazıcıdan bir dökümünü edinerek sınavın diğer aşamalarında gerekebileceğinden saklamaları gerekiyor.


ÖSYM LYS SINAV TARİHLERİ

LYS-1 (M?t-2, Geometri) - 14 Haziran Pazar - 10.00

LYS-2 (Fizik, Kimya, Biyoloji) - 20 Hazir?n Cumartesi - 10.00

LYS-3 (Edebiyat, Coğrafya-1) - 21 Haziran Pazar - 10.00

LYS-4 (Tarih, Coğ-2, Felsefe v? Din Kül) - 13 Haziran Cumartesi - 10.00

LYS-5 (Y?bancı Dil Sınavı) - 14 Haziran Pazar - 14.30

ÖĞRENCİLERE UYARILAR
1) Değişik kaynaklardan çok soru çözülerek test tekniği geliştirilmeli.

2) Eğer lise-4 grubu öğrencisiyseniz Okul dersl?ri ile YGS-LYS d?rslerini ?yırt ederek on? göre ç?lışma pl?nı yapılmalı.

3) Meslek yönelimi önceden tespit edilm?li ve o puan türün? göre derslere ağırlık verilmeli.

4) Okuma hızı artırılmalı, bu amaçla ara sıra kitap okunmalı

5) Panik yapmadan sistemi en avant?jlı nasıl kull?nabilme yollarını düşünüp bir an önce uygulamaya geçilmeli.

10 Nisan 2015 Cuma

Öğrencilere 5 gün tatil

Liselere Giriş Sınavı TEOG'un 2.si bu ayın sonunda 29-30 Nisan günlerinde yapılacak.


8. sınıf öğrencilerinin gireceği bu sınavların yapıldığı tüm ortaokullarda diğer öğrenciler (5, 6 ve 7. sınıf) ders yapmayacak. Aynı şekilde ortaokullarla birlikte aynı bahçede eğitim gören ilkokullarda da ders yapılmayacak. 29 Nisan Çarşamba günü ile 30 Nisan Perşembe günleri milyonlarca öğrenci için tatil olacak.

1 MAYIS TATİLİ
Bu iki günlük tatilin arkasından 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü resmi tatil olması sebebiyle tüm öğrencilere ve tüm çalışanlara tatil olacak. 2 Mayıs Cumartesi ile 3 Mayıs Pazar günü haftasonu tatillerinin eklenmesiyle tatil 5 güne kadar uzayabilecek.

Kaynak: memurlarnet.biz