27 Kasım 2017 Pazartesi
Türkiye’nin en çok ve en az okuyan şehirler hangileri? (Okuma haritası)
Online kitap platformu İdefix, Türkiye’nin son 6 aylık okuma haritasını çıkarttı. Yapılan araştırmalara göre, okurlar en çok, roman ve çocuk öykülerini tercih ederken, Türkiye’nin en çok okuyan illeri de açıklandı.
24 Kasım 2017 Cuma
YÖKDİL sınav sonuçları açıklandı!
Heyecanla beklenen YÖKDİL sınav sonuçları açıklandı. YÖKDİL sınav sonuçlarını kontrol etmek isteyenler Anadolu Üniversitesi resmi internet sitesi üzerinde sonuçlarını kontrol edebilecekler. YÖKDİL’ile İlgili mevzuatsal düzenlemelerde olduğu ve YDS sınavında uygulandığı gibi, doktora başvuru sürecinden en az 55, doçentlik başvuru sürecinde de en az 65 olması gerekecektir. İşte YÖKDİL sınav sonucu sorgulama ekranı...
23 Kasım 2017 Perşembe
YÖKDİL sınav sonuçları ne zaman açıklanıyor?
Bu yıl toplam üç kez gerçekleştirilen YÖKDİL, sınavın gerçekleştirildiği 5 Kasım tarihinin ardından vatandaşların araştırdığı konu oldu. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç'ın başarılı olduğunu açıkladığı YÖKDİL yabancı dil sınav sistemi, gelecek sene itibariyle de yapılmaya devam edecek. Peki, bu yılın sonuncu yabancı dil yeterlilik sınavı olan YÖKDİL sonuçları ne zaman açıklanacak? İşte, sınavla ilgili bazı bilgiler
21 Kasım 2017 Salı
Dünyanın en iyi teknoloji ve bilişim eğitimi veren üniversiteleri
Teknolojinin hayatımızın her alanına girmesi ile pek çok meslek yavaş yavaş tarih olurken bilişim sektöründeki imkanlar gözle görülür bir artışa sahne oluyor. Bu sektörde iş bulmak için en iyi adresler Forbes tarafından belirlendi. İşte bu alanda en iyi eğitim sunan üniversiteler...
Öğretmenler Günü şiirleri ve mesajları
24 Kasım Öğretmenler Günü'nün yaklaşması ile öğretmen ile ilgili şiirler ve mesajlar araştırılmaya başlandı. 24 Kasım Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün "Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği"ni kabul ettiği gündür. Öğretmenler günü, öğretmenlerimiz ve öğrenciler arasındaki sevgi ve saygının doruk noktasına ulaştığı bir gündür. İşte en güzel seçenekler ile Öğretmenler Günü mesajları ve şiirleri...
18 Kasım 2017 Cumartesi
ALES saat kaçta? İşte ALES’te yeni sistem…
Akademik hayat planlayanlar için büyük önem taşıyan ALES yarın sabah gerçekleştirilecek. Sınava girecek öğrenciler ALES'te değişen sistemi merak ederken sınava geç kalmamak için ALES'in saat kaçta başlayacağını da araştırıyor. ALES'e girmek için gerekli olan ALES sınav giriş belgesi haberimizde...
AÖF sınav giriş yerleri
Açık Öğretim Fakültesi sınavlarına girecek olan öğrenciler sınav giriş belgelerini ve sınava nerede gireceklerini kontrol ediyorlar. AÖF sınav giriş yerleri belli oldu mu? AÖF sınav giriş belgesi nasıl çıkarılacak? İşte merak edilenler...
Etiketler:
açıköğretim,
aöf,
İstanbul,
sınav,
üniversite
16 Kasım 2017 Perşembe
KYK burs ve kredi sonuçları açıklandı
KYK burs ve kredi başvuruları 16 – 24 Ekim tarihleri arasında alındı. Sonuçlar KYK'nın resmi sitesinde duyuruldu.
KYK burs ve kredi başvuruları açıklandı.
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) 2017-2018 eğitim öğretim yılı burs ve kredi başvuru sonuçları duyuruldu.
KYK'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, yükseköğrenim gören öğrencileri maddi yönden desteklemek amacıyla ödenen burs ve kredi başvurularına ilişkin sonuçlar belli oldu. Burs-kredi sonuçlarına "https://sonuc.kyk.gov.tr/" adresinden ulaşabilecek.
Kurum, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da öğrencilere ekim ayı dahil olmak üzere ödeme yapacak.
KYK'nın ödeme yapabilmesi için burs ve kredi hakkı kazanan öğrencilerin en geç 21 Kasım Salı saat 23.59'a kadar e-Devlet üzerinden taahhütnamelerini okuyup onaylamaları gerekiyor.
Burs ve kredinin hangi durumlarda kesileceği, kredi geri ödemesinin ne zaman ve ne şekilde yapılacağı gibi öğrencinin sorumluluğunda olan bilgilerin yer aldığı burs ve kredi taahhütnamesinin dikkatli şekilde okunması uyarısında bulunuldu.
Burs veya kredi tahsis edilen 15-18 yaş arası öğrencilerin anne ve babalarının e-Devlet şifreleriyle burs ve kredi taahhütnamesi için veli onayını tamamlamalarının ardından öğrenciler kendi e-Devlet şifreleriyle taahhütname onayını gerçekleştirebilecek.
15 yaşından küçük ya da anne ve babası olmayan öğrenciler ise kanuni vasileri ile birlikte kendilerine en yakın KYK İl Müdürlüğüne belgeleri ile giderek taahhütnamelerini onaylayabiliyor.
İLK ÖDEME KASIM AYINDA İKİ AYLIK OLARAK YAPILACAK
Taahhütnamesini onaylayan öğrencilere kasım ayı sonunda, ekim ve kasım olmak üzere iki aylık ödeme yapılacak. Taahhütnamesini onaylamayan öğrencilere 2017-2018 eğitim öğretim yılı için ödeme yapılmayacak. Ancak dileyen öğrenciler (normal öğrenim süresi içerisinde olmak kaydıyla) bir sonraki eğitim öğretim yılında burs ve kredi için tekrar başvurabilecek.
Yurt dışında öğrenim gören öğrenciler, 15 Ocak'a kadar e- Devlet üzerinden taahhütname onaylama ve kefaletname hazırlatma işlemlerini yapmaları gerekiyor. Taahhütname onayı e-Devlet mobil uygulamasından yapılamayacak.
Öğrencilerin kefaletname senedini yurt içinde noterler, yurt dışında elçilikler aracılığıyla hazırlatarak, en geç 15 Ocak tarihine kadar ilgili belge ile durumunu anlatan dilekçeyi ilgili adrese elden veya posta yoluyla teslim etmeleri gerekiyor.
Kurum tarafından, lisans öğrencileri için aylık 425, yüksek lisans öğrencileri için 850, doktora öğrencilerine de bin 275 lira ödenecek. ntvmsnc
KYK burs ve kredi başvuruları açıklandı.
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) 2017-2018 eğitim öğretim yılı burs ve kredi başvuru sonuçları duyuruldu.
KYK'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, yükseköğrenim gören öğrencileri maddi yönden desteklemek amacıyla ödenen burs ve kredi başvurularına ilişkin sonuçlar belli oldu. Burs-kredi sonuçlarına "https://sonuc.kyk.gov.tr/" adresinden ulaşabilecek.
Kurum, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da öğrencilere ekim ayı dahil olmak üzere ödeme yapacak.
KYK'nın ödeme yapabilmesi için burs ve kredi hakkı kazanan öğrencilerin en geç 21 Kasım Salı saat 23.59'a kadar e-Devlet üzerinden taahhütnamelerini okuyup onaylamaları gerekiyor.
Burs ve kredinin hangi durumlarda kesileceği, kredi geri ödemesinin ne zaman ve ne şekilde yapılacağı gibi öğrencinin sorumluluğunda olan bilgilerin yer aldığı burs ve kredi taahhütnamesinin dikkatli şekilde okunması uyarısında bulunuldu.
Burs veya kredi tahsis edilen 15-18 yaş arası öğrencilerin anne ve babalarının e-Devlet şifreleriyle burs ve kredi taahhütnamesi için veli onayını tamamlamalarının ardından öğrenciler kendi e-Devlet şifreleriyle taahhütname onayını gerçekleştirebilecek.
15 yaşından küçük ya da anne ve babası olmayan öğrenciler ise kanuni vasileri ile birlikte kendilerine en yakın KYK İl Müdürlüğüne belgeleri ile giderek taahhütnamelerini onaylayabiliyor.
İLK ÖDEME KASIM AYINDA İKİ AYLIK OLARAK YAPILACAK
Taahhütnamesini onaylayan öğrencilere kasım ayı sonunda, ekim ve kasım olmak üzere iki aylık ödeme yapılacak. Taahhütnamesini onaylamayan öğrencilere 2017-2018 eğitim öğretim yılı için ödeme yapılmayacak. Ancak dileyen öğrenciler (normal öğrenim süresi içerisinde olmak kaydıyla) bir sonraki eğitim öğretim yılında burs ve kredi için tekrar başvurabilecek.
Yurt dışında öğrenim gören öğrenciler, 15 Ocak'a kadar e- Devlet üzerinden taahhütname onaylama ve kefaletname hazırlatma işlemlerini yapmaları gerekiyor. Taahhütname onayı e-Devlet mobil uygulamasından yapılamayacak.
Öğrencilerin kefaletname senedini yurt içinde noterler, yurt dışında elçilikler aracılığıyla hazırlatarak, en geç 15 Ocak tarihine kadar ilgili belge ile durumunu anlatan dilekçeyi ilgili adrese elden veya posta yoluyla teslim etmeleri gerekiyor.
Kurum tarafından, lisans öğrencileri için aylık 425, yüksek lisans öğrencileri için 850, doktora öğrencilerine de bin 275 lira ödenecek. ntvmsnc
TEOG yerine ne geldi?
TEOG'un yerine gelen yeni sistemin adı ve detayları belli oldu. "Veli Tercihine Bağlı Serbest Kayıt Sistemi" adı verilen sistemin temel mantığı, adrese dayalı yerleştirme, isteğe bağlı sınav...
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, TEOG'un yerine gelecek olan yeni sistemin detaylarını açıkladı.
Peki "Veli Tercihine Bağlı Serbest Kayıt Sistemi" adı verilen yeni sistem neler getiriyor?
İşte madde madde liseye geçişte yeni sistem...
İsmi "Eğitim Bölgesi ve Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sistemi" olarak açıklanan yeni sistem adrese dayalı yerleştirme öngörüyor.
Buna göre, öğrenciler adreslerine en yakın 5 okuldan birini seçecek. Evlerine yakın okullara yerleştirilen öğrencilerin oranı yüzde 90 civarında olacak.
Belirlenecek nitelikli okullara girmek isteyen 8. sınıf öğrencileri için ise Milli Eğitim Bakanlığı'nca merkezi sınav yapılacak.
İsteğe bağlı yapılacak sınav, sayısal ve sözel olmak üzere iki bölümden oluşacak sınav tek oturumda yapılacak.
90 dakika sürecek merkezi sınavda 60 soru yer alacak. Sınavda 6, 7 ve 8'inci sınıf müfredatından sorular yer alacak.
Sınava girecek öğrencilerin de 5 tercih hakkı bulunacak.
Merkezi sınav haziran ayının ilk hafta sonu yapılacak.
Okulların kontenjanı dolduğunda ise okul başarı puanı esas alınacak.
Yabancı eğitim kurumları isterlerse kendi sınavlarını yapabilecek. İsterlerse bakanlığın merkezi sonuçlarıyla kayıt da yapabilecekler.
Peki "Veli Tercihine Bağlı Serbest Kayıt Sistemi" adı verilen yeni sistem neler getiriyor?
İşte madde madde liseye geçişte yeni sistem...
İsmi "Eğitim Bölgesi ve Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sistemi" olarak açıklanan yeni sistem adrese dayalı yerleştirme öngörüyor.
Buna göre, öğrenciler adreslerine en yakın 5 okuldan birini seçecek. Evlerine yakın okullara yerleştirilen öğrencilerin oranı yüzde 90 civarında olacak.
Belirlenecek nitelikli okullara girmek isteyen 8. sınıf öğrencileri için ise Milli Eğitim Bakanlığı'nca merkezi sınav yapılacak.
İsteğe bağlı yapılacak sınav, sayısal ve sözel olmak üzere iki bölümden oluşacak sınav tek oturumda yapılacak.
90 dakika sürecek merkezi sınavda 60 soru yer alacak. Sınavda 6, 7 ve 8'inci sınıf müfredatından sorular yer alacak.
Sınava girecek öğrencilerin de 5 tercih hakkı bulunacak.
Merkezi sınav haziran ayının ilk hafta sonu yapılacak.
Okulların kontenjanı dolduğunda ise okul başarı puanı esas alınacak.
Yabancı eğitim kurumları isterlerse kendi sınavlarını yapabilecek. İsterlerse bakanlığın merkezi sonuçlarıyla kayıt da yapabilecekler.
Etiketler:
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
sınav,
teog
15 Kasım 2017 Çarşamba
ALES giriş yerleri açıklandı
ALES'e girecek öğrenciler bu pazar önemli bir sınav verecekler. ALES saat kaçta başlayacak, kaç saat sürecek soruları sınava girecek adaylar için büyük önem arz ederken ALES sınav giriş yerleri de merak ediliyor. İşte ALES sınav giriş belgesi çıkarma ve ALES sınav giriş yerleri...
ALES’e girecek öğrenciler için ALES sonbahar dönemi sınavı geliyor. ALES sonbahar sınavına girecek olan öğrenciler şimdiden merakla sınav tarihinin ne zaman olduğunu ve ALES sonbahar sınavı giriş yerlerinin belli olup olmadığını merak ediyor. ALES sınav yerleri geçtiğimiz günlerde ÖSYM tarafından açıklandı. ALES sınav giriş belgesini çıkarmak isteyenler aşağıdaki link üzerinden Aday İşlemleri Sistemi’ne giriş yaparak giriş belgelerini edinebilirler.
SINAVIN GEÇERLİLİĞİ KAÇ YIL?
Yapıldığı tarihten itibaren 3 yıl geçerli olan Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Sınavı'nın (ALES) sonuçları, söz konusu yönetmelik değişikliğiyle, açıklandığı tarihten itibaren 5 yıl geçerli olacak.
Ayrıca, yönetmeliğe eklenen geçici madde ile daha önce yapılan ALES sonuçları da açıklandığı tarihten itibaren 5 yıl süreyle geçerli sayılacak.
SORU SAYISI VE SÜRE AZALDI
Yeni ALES'te soru sayısı azaltılarak, soru başına düşen süre artırıldı, bununla birlikte toplam sınav süresi kısaltıldı. Sınav, 160 soru ve 180 dakikadan (3 saat) oluşmakta iken, yeni düzenleme ile 50'şer sorudan oluşan sözel ve sayısal iki ayrı testten meydana gelecek. Toplamda 100 sorudan oluşan sınavın süresi 150 dakika (2.5 saat) olarak belirlendi. Bu düzenlemenin sınav stresinin azaltılmasına da katkı sağlayacağı bekleniyor. Eşit ağırlıklandırılmayan ALES Eşit Ağırlık puanı, eşit ağırlıklı hale getirildi. ALES Sayısal ve ALES Sözel puanının hesaplanmasına yönelik ağırlıklar değiştirilmemekle birlikte ALES Eşit Ağırlık puanının hesaplanmasında Sayısal Testinin yüzde 50, Sözel Testinin de yüzde 50 etkili olmasına karar verildi. ALES sonuçlarının geçerlilik süresi üç yıldan beş yıla çıkartıldı.
YÖK Başkanı Yekta Saraç, düzenlemeye ilişkin yaptığı açıklamada, “Yeni YÖK olarak Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitime Giriş Sınavı’nda (ALES) yapmış olduğumuz yeni düzenlemeyle ALES'in kapsamında uluslararası benzer sınavlarla olabildiğince bir ortaklık sağlamış olup, bilgiden çok adayların sayısal ve sözel alanlara ilişkin mevcut bilgilerini kullanarak üst düzey düşünme becerilerinin ölçülmesi ve belirlenmesini hedefledik. Adayların aleyhine olan süre, soru sayısı, kapsam ve puanların hesaplaması, sınavın geçerlilik süresi gibi konularda iyileştirmeler yaptık. ALES'in yeniden düzenlenmesi öncesinde uluslararası benzer sınavları inceleyerek, ilgili paydaşların ve alan uzmanlarının görüşlerini aldık. Konuya ilişkin oluşturduğumuz komisyon çeşitli alternatifleri değerlendirmiş ve neticesinde bu düzenlemeyi yapılmıştır. Önümüzdeki 2017 Ekim ayında yapılacak ALES'te yapılan yeni düzenlemeler uygulanmaya başlanacaktır” ifadelerine yer verdi. Sözcü
SINAVIN GEÇERLİLİĞİ KAÇ YIL?
Yapıldığı tarihten itibaren 3 yıl geçerli olan Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Sınavı'nın (ALES) sonuçları, söz konusu yönetmelik değişikliğiyle, açıklandığı tarihten itibaren 5 yıl geçerli olacak.
Ayrıca, yönetmeliğe eklenen geçici madde ile daha önce yapılan ALES sonuçları da açıklandığı tarihten itibaren 5 yıl süreyle geçerli sayılacak.
SORU SAYISI VE SÜRE AZALDI
Yeni ALES'te soru sayısı azaltılarak, soru başına düşen süre artırıldı, bununla birlikte toplam sınav süresi kısaltıldı. Sınav, 160 soru ve 180 dakikadan (3 saat) oluşmakta iken, yeni düzenleme ile 50'şer sorudan oluşan sözel ve sayısal iki ayrı testten meydana gelecek. Toplamda 100 sorudan oluşan sınavın süresi 150 dakika (2.5 saat) olarak belirlendi. Bu düzenlemenin sınav stresinin azaltılmasına da katkı sağlayacağı bekleniyor. Eşit ağırlıklandırılmayan ALES Eşit Ağırlık puanı, eşit ağırlıklı hale getirildi. ALES Sayısal ve ALES Sözel puanının hesaplanmasına yönelik ağırlıklar değiştirilmemekle birlikte ALES Eşit Ağırlık puanının hesaplanmasında Sayısal Testinin yüzde 50, Sözel Testinin de yüzde 50 etkili olmasına karar verildi. ALES sonuçlarının geçerlilik süresi üç yıldan beş yıla çıkartıldı.
YÖK Başkanı Yekta Saraç, düzenlemeye ilişkin yaptığı açıklamada, “Yeni YÖK olarak Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitime Giriş Sınavı’nda (ALES) yapmış olduğumuz yeni düzenlemeyle ALES'in kapsamında uluslararası benzer sınavlarla olabildiğince bir ortaklık sağlamış olup, bilgiden çok adayların sayısal ve sözel alanlara ilişkin mevcut bilgilerini kullanarak üst düzey düşünme becerilerinin ölçülmesi ve belirlenmesini hedefledik. Adayların aleyhine olan süre, soru sayısı, kapsam ve puanların hesaplaması, sınavın geçerlilik süresi gibi konularda iyileştirmeler yaptık. ALES'in yeniden düzenlenmesi öncesinde uluslararası benzer sınavları inceleyerek, ilgili paydaşların ve alan uzmanlarının görüşlerini aldık. Konuya ilişkin oluşturduğumuz komisyon çeşitli alternatifleri değerlendirmiş ve neticesinde bu düzenlemeyi yapılmıştır. Önümüzdeki 2017 Ekim ayında yapılacak ALES'te yapılan yeni düzenlemeler uygulanmaya başlanacaktır” ifadelerine yer verdi. Sözcü
KPSS lisans ve ön lisans için beklenen tarihler…
KPSS sınavı için net tarih bilgisi öğrenmek isteyen vatandaşlar araştırmalarını sürdürüyor. Kamu personeli olmak isteyen adaylar KPSS'ye girerek herdeflerindeki puanları almayı planlıyorlar. KPSS tarihleri bu noktada büyük önem taşıyor. KPSS lisans (üniversite) KPSS ön lisans (iki yıllık üniversite) ve KPSS lise sınavları ne zaman?
ÖSYM 2018 sınav takvimine göre Yükseköğretim Kurumları Sınavı başvuruları için tarihler belli oldu. Memur olma hayaliyle KPSS sınavına girecek olan adaylar, ÖSYM tarafından açıklanacak sınav tarihlerine odaklandı. KPSS sınav tarihlerine dair detaylar haberimizde…
KPSS NE ZAMAN? KPSS SINAV TARİHLERİ…
KPSS Öğretmenlik Alan Bilgisi (ÖABT), Temmuz 2018'de yapılacak sonuçlar Haziran 2018'de açıklanacak. Sınav başvuruları Mart 2018'de alınacak. KPSS ÖABT (Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi) ise Temmuz 2018'de yapılacak, sonuçlar Ağustos 2018'de duyurulacak.Sınav başvuruları Mart 2018'de alınacak.
2018-KPSS Ortaöğretim/Ön Lisans (Ön Lisans Düzeyi)
Ekim 2018 / Ağustos 2018
2018-KPSS Ortaöğretim/Ön Lisans (Ortaöğretim Düzeyi)
Ekim 2018 / Ağustos 2018
2018-KPSS Din Hizmetleri Alan Bilgisi (DHBT)
Kasım 2018
KPSS Lisans Düzeyi Başvuru:
Mart 2018
KPSS Ortaöğretim/Ön Lisans Düzeyi Başvuru:
Ağustos 2018
DHBT Başvuru:
Eylül 2018
ÖSYM SINAV TAKVİMİNDE 2018 KPSS
Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans 22 Temmuz’da düzenlenecek. Adaylar bu sınav için 10-21 Mayıs tarihleri arasında başvuruda bulunabilecek. Sonuçlar 31 Ağustos tarihinde açıklanacak.
KPSS Lisans (Alan Bilgisi) birinci gün 28 Temmuz, KPSS Lisans (Alan Bilgisi) ikinci gün 29 Temmuz, KPSS Öğretmenlik Alan Bilgisi (ÖABT) oturumu ise 5 Ağustos’ta düzenlenecek. Bu sınavlar için başvurular 10-21 Mayıs tarihlerinde alınacak. Sonuçlar ise 31 Ağustos'ta açıklanacak.
Ortaöğretim KPSS 7 Ekim 2018 tarihinde düzenlenecek. Sınav için başvurular 3-19 Temmuz tarihleri arasında alınacak. Sonuçlar ise 8 Kasım 2018 tarihinde açıklanacak. ‘2018 Yılı Sınav ve Sonuç Açıklama Takvimi’ne ÖSYM'nin internet adresinden erişilebilecek.
15 dakika kuralı: Sınav merkezi bu sene uygulanan ve tartışılan 15 dakika kuralını 2018 yılında uygulamayacaktır.
Açık uçlu ve kısa cevaplı sorular: Bu sene de açık uçlu ve kısa cevaplı sorular kurum tarafından sınavlarda sorulacaktır
KPSS NE ZAMAN? KPSS SINAV TARİHLERİ…
KPSS Öğretmenlik Alan Bilgisi (ÖABT), Temmuz 2018'de yapılacak sonuçlar Haziran 2018'de açıklanacak. Sınav başvuruları Mart 2018'de alınacak. KPSS ÖABT (Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi) ise Temmuz 2018'de yapılacak, sonuçlar Ağustos 2018'de duyurulacak.Sınav başvuruları Mart 2018'de alınacak.
2018-KPSS Ortaöğretim/Ön Lisans (Ön Lisans Düzeyi)
Ekim 2018 / Ağustos 2018
2018-KPSS Ortaöğretim/Ön Lisans (Ortaöğretim Düzeyi)
Ekim 2018 / Ağustos 2018
2018-KPSS Din Hizmetleri Alan Bilgisi (DHBT)
Kasım 2018
KPSS Lisans Düzeyi Başvuru:
Mart 2018
KPSS Ortaöğretim/Ön Lisans Düzeyi Başvuru:
Ağustos 2018
DHBT Başvuru:
Eylül 2018
ÖSYM SINAV TAKVİMİNDE 2018 KPSS
Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans 22 Temmuz’da düzenlenecek. Adaylar bu sınav için 10-21 Mayıs tarihleri arasında başvuruda bulunabilecek. Sonuçlar 31 Ağustos tarihinde açıklanacak.
KPSS Lisans (Alan Bilgisi) birinci gün 28 Temmuz, KPSS Lisans (Alan Bilgisi) ikinci gün 29 Temmuz, KPSS Öğretmenlik Alan Bilgisi (ÖABT) oturumu ise 5 Ağustos’ta düzenlenecek. Bu sınavlar için başvurular 10-21 Mayıs tarihlerinde alınacak. Sonuçlar ise 31 Ağustos'ta açıklanacak.
Ortaöğretim KPSS 7 Ekim 2018 tarihinde düzenlenecek. Sınav için başvurular 3-19 Temmuz tarihleri arasında alınacak. Sonuçlar ise 8 Kasım 2018 tarihinde açıklanacak. ‘2018 Yılı Sınav ve Sonuç Açıklama Takvimi’ne ÖSYM'nin internet adresinden erişilebilecek.
15 dakika kuralı: Sınav merkezi bu sene uygulanan ve tartışılan 15 dakika kuralını 2018 yılında uygulamayacaktır.
Açık uçlu ve kısa cevaplı sorular: Bu sene de açık uçlu ve kısa cevaplı sorular kurum tarafından sınavlarda sorulacaktır
MEB liselere geçişte yeni sistemi açıkladı!
Alınan son dakika haberine göre Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, AK Parti Meclis Grubu'nda liselere geçişte yeni sistemin ayrıntılarını paylaştı. Milletvekillerine yeni sistemle ilgili bir sunum yapan Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, TEOG yerine gelen yeni sistemi anlattı.
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz AK Parti Kapalı Grup Toplantısı’nda yeni sistemi anlattı. Liselere giriş sınavına girecek öğrenciler, sınav puanlarına göre 5 okul ve ayrıca adrese dayalı sisteme göre 5 okulu tercih edecekler. İşte yeni sistemin ayrıntıları…
3 YANLIŞ BİR DOĞRUYU GÖTÜRECEK
NTV’den Celal Çamur’un haberine göre Sınava girmeyen öğrenciler ise kendilerine sunulan farklı okul türlerinden 9 okul arasından 5 tercih yapacak.
Yeni sistemle hiçbir öğrencinin açıkta kalmayacağı vurgulandı.
Sunuma göre, sınavla öğrenci alan okullarda boşalan kontenjan doğrultusunda sınav puanına göre, okul türleri arasında da 10.sınıfa kadar ikamet edilen eğitim bölgesine göre nakil işlemi yapılabilecek.
TEOG sistemi ile bir okula yerleşerek eğitimlerini sürdüren öğrenciler de TEOG’dan aldıkları puana göre nakil başvurusunda bulunabilecek.
Örnek sorular aralık ayı içerisinde yayımlanacak, sınavda 3 yanlış bir doğruyu götürecek.
ÖZEL OKULLAR MERKEZİ SINAVLA ÖĞRENCİ ALACAK
Özel okullar da merkezi sınavla öğrenci alacaklar. Ancak merkezi sisteme dahil olmadan kendi yerleştirmelerini yapacaklar.
Özel okul temsilcileri teknik ayrıntıları konuşmak için Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin’le görüştü. Bakanlıkla üzerinde mutabakata varılan takvime göre özel okullarda kayıt süreci resmi okullardan önce başlayacak.
Derneğin açıklaması şöyle:
“Sınavla öğrenci almak isteyen özel okullarla yapılan toplantıda, ortak bir görüşle bu yıl için bakanlığın yapacağı sınavın sonuçlarına göre değerlendirme ve yerleştirme yapılacağı daha önce belirtilmişti. Bakanlıkla, onay alma ve teknik detaylar konusunda yapılan görüşme sonucu, sınavla öğrenci almak isteyen özel okullarımıza, bakanlığın yapacağı sınavın sonuçları kullanılarak yerleştirme yapılacağı netleştirildi. Özel okullara öğrenci alımı ile ilgili kayıt takvimi geçen yıl olduğu gibi yapılacak. Kayıt süreci ve yerleştirmeye dair esaslar, Bakanlığın sınav sistemi ile ilgili açıklayacağı bilgiler çerçevesinde ayrıca kamuoyu ile paylaşılacak.”
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz AK Parti Kapalı Grup Toplantısı’nda yeni sistemi anlattı. Liselere giriş sınavına girecek öğrenciler, sınav puanlarına göre 5 okul ve ayrıca adrese dayalı sisteme göre 5 okulu tercih edecekler. İşte yeni sistemin ayrıntıları…
3 YANLIŞ BİR DOĞRUYU GÖTÜRECEK
NTV’den Celal Çamur’un haberine göre Sınava girmeyen öğrenciler ise kendilerine sunulan farklı okul türlerinden 9 okul arasından 5 tercih yapacak.
Yeni sistemle hiçbir öğrencinin açıkta kalmayacağı vurgulandı.
Sunuma göre, sınavla öğrenci alan okullarda boşalan kontenjan doğrultusunda sınav puanına göre, okul türleri arasında da 10.sınıfa kadar ikamet edilen eğitim bölgesine göre nakil işlemi yapılabilecek.
TEOG sistemi ile bir okula yerleşerek eğitimlerini sürdüren öğrenciler de TEOG’dan aldıkları puana göre nakil başvurusunda bulunabilecek.
Örnek sorular aralık ayı içerisinde yayımlanacak, sınavda 3 yanlış bir doğruyu götürecek.
ÖZEL OKULLAR MERKEZİ SINAVLA ÖĞRENCİ ALACAK
Özel okullar da merkezi sınavla öğrenci alacaklar. Ancak merkezi sisteme dahil olmadan kendi yerleştirmelerini yapacaklar.
Özel okul temsilcileri teknik ayrıntıları konuşmak için Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin’le görüştü. Bakanlıkla üzerinde mutabakata varılan takvime göre özel okullarda kayıt süreci resmi okullardan önce başlayacak.
Derneğin açıklaması şöyle:
“Sınavla öğrenci almak isteyen özel okullarla yapılan toplantıda, ortak bir görüşle bu yıl için bakanlığın yapacağı sınavın sonuçlarına göre değerlendirme ve yerleştirme yapılacağı daha önce belirtilmişti. Bakanlıkla, onay alma ve teknik detaylar konusunda yapılan görüşme sonucu, sınavla öğrenci almak isteyen özel okullarımıza, bakanlığın yapacağı sınavın sonuçları kullanılarak yerleştirme yapılacağı netleştirildi. Özel okullara öğrenci alımı ile ilgili kayıt takvimi geçen yıl olduğu gibi yapılacak. Kayıt süreci ve yerleştirmeye dair esaslar, Bakanlığın sınav sistemi ile ilgili açıklayacağı bilgiler çerçevesinde ayrıca kamuoyu ile paylaşılacak.”
10 Kasım 2017 Cuma
UNESCO: Türkiye, kitap okuma oranında 86'ıncı sırada
Türkiye’de, kitap okuma alışkanlığı yayıncılara göre ne durumda? Türkiye’de kitaba ne kadar zaman ve para harcanıyor? Bu soruların cevapları, pek iç açıcı değil. Çözüm önerilerinin odak noktasında ise, çocuklar var.
İstanbul’da Kadıköy-Beşiktaş vapurundaki yüzlerce yolcudan Merve Ulus, 20-25 dakikalık o sefer sırasında kitap okuyan yalnızca birkaç kişiden biriydi. Oysa, İstanbul vapurları kitap okumak için belki de en konforlu toplu taşıma aracı. Ancak, diğerlerinde de olduğu gibi kitap okuyanların sayısı oldukça az.
30 yaşındaki doktora öğrencisi Ulus, önünde engel bulunmadığı her ortamda okumaya çalıştığını anlatıyor. “Okuma alışkanlığım ailemden geliyor. Hem annem hem babam hem de dedelerim, hepsi kitap okumayı bana küçük yaşta öğreten insanlar oldular. Benim çevremde kitap okunuyor, arkadaşlarım da okuyor” diyor Ulus, “Sanırım bu, hem sosyo-ekonomik ve kültürel yapıyla, hem de alışkanlıklarla alakalı. Okuduğumuz kitapları tartışıyoruz sonra aramızda.”
Araştırmalar, Ulus gibi okuyucuların Türkiye’de çok az olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) geçen yıl yayınladığı verilere göre, Türkiye'de kitap okumaya kişi başına ayırılan süre günde yalnızca bir dakika. Buna karşın, televizyon izlemeye 6 saat, internete 3 saat harcanıyor.
İstanbul’da dün 36’ncısı açılan Uluslararası Kitap Fuarı’nın 9 gün içinde en az yarım milyon kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. Yayıncılara göre, İstanbul’daki fuar dünyanın en çok ziyaretçi çeken kitap fuarı. Ama, Türkiye'de düzenli kitap okuyanların oranı neredeyse binde bir. Bu oran, en fazla kitap okuyan ülkelerin başında gelen İngiltere ve Fransa’da yüzde 21, Japonya'da yüzde 14, ABD'de yüzde 12 civarında.
UNESCO: Türkiye, kitap okuma oranında 86'ıncı sırada
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) verilerine göre Türkiye, kitap okuma oranında dünyada 86'ncı sırada, yoksul Afrika ülkeleriyle aynı kategoride. TÜİK’e göre ise Türkiye'de kitap, ihtiyaç listesinin 235'inci sırasında yer alıyor. Dünyada kitap için kişi başına harcanan para ortalama 1,3 dolarken, Türkiye’de çeyrek dolar.
Yalnızca İstanbul’daki değil, dünyadaki önemli kitap fuarlarının da gediklilerinden yazar Esmahan Aykol, İstanbul Kitap Fuarı'nı ziyaret edenlerin önemli bir kısmının aslında okuyucu olmadığını gözlemlediğini söylüyor. "Çevredeki semtlerden, sitelerden ve hatta İstanbul’a komşu kentlerden pazar günü ya da hafta sonu yapacak işi olmayan, bir gezelim görelim, diyerek gelen pek çok kişi var” diyor.
Kadıköy’deki Akademi Kitabevi’nin sahiplerinden yayıncı Özcan Sapan da İstanbul’da en çok kitapçı ve sahafın bulunduğu birkaç semt arasında bulunan Kadıköy’e gezmeye ve eğlenmeye gelen pek çok kişinin kitap alıcısı olmadığını belirtiyor. Sapan, "Kitap alanlar Kadıköy’ün yerlileri ve öğrenciler” diyor, “Bir de, bazı ebeveynler çocukları için kitap alıyor. Ama, kendileri okumuyorlar. Satışlar iyi bir yerde değil. İyi edebiyat, felsefe ve araştırma kitaplarının çok az okuyucusu var.”
Kitap endüstrisi büyüyor
Buna karşın, Türkiye’de kitap endüstrisi hızla büyüyor. Türkiye, 2 milyar 100 milyon doları aşan hacmiyle dünya sıralamasında 11'inci en büyük kitap cirosuna sahip ülke. Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, yıllık baskı sayısının 660 milyonu aştığını belirtiyor. 2016’da 56 bin yeni kitap çıkmış. Bu sayının yıl sonunda 60 bine yaklaşmasını bekliyor.
Kocatürk, “Bir şehir efsanesi var, ‘Türkiye'de kitap okunmuyor' deniliyor. Elbette, istenen durumda değil, ideal durumda hiç değil, yapısal pek çok sorun var. Ama, okunmasa bu kadar kitap üretimi nasıl olabilir? Üretim artıyor sonuçta” diyor.
Ancak, bu üretimin önemli bir kısmı, devletin okullarda ücretsiz olarak dağıttığı eğitimle ilgili kitaplar. Sınavlara hazırlık kitapları ve yardımcı kitaplar da bu kategoride önemli yer tutuyor. Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu verilerine göre, bu yıl eylül ayında basılan 45 milyondan fazla kitabın kategorileri hakkındaki veriler, Türkiye’deki okurların hangi kitapları okuduğu hakkında da bilgi veriyor.
Bu verilere göre, eğitimle ilgili yayınların oranı yüzde 63. Yetişkin inceleme, araştırma kitaplarının payı yüzde 15. Bunu, yüzde 8’le çocuk ve gençlik kitapları, yüzde 7’yle inanç kitapları takip ediyor. Yetişkin edebiyat ve sanat kitaplarının oranı ise, yüzde 4.
Çocuk kitaplarının satış payı artıyor
Peki, neden kitap okuma oranları çok düşük Türkiye’de? Pek çok yazar ve yayıncı, bunun siyaset ve yarattığı atmosferden bağımsız olmadığı görüşünde. Çocuk kitapları yazarı ve eski gazeteci Hakan Bayhan, “İktidarın okuyana, yazana karşı bir öfkesi var. Bütün siyasi argümanlarında, söylemlerinde bunu kullanmaya başladılar ve bunu kullanırken de tabanlarına yaydılar” diyor; "ve bu o kadar çok konuşulur, dile getirilir oldu ki, insanlar artık kitap okuyana, kitap yazana, kitapla ilgilenene farklı bakmaya başladı.”
UNESCO'ya göre Türkiye, birkaç yıl önce çocuklara kitap hediye etme konusunda 180 ülke arasında 140'ıncı sıradaydı. Yayıncılar ve yazarlar, son yıllarda çocuk kitaplarının satışındaki payda önemli yükselişlere dikkat çekiyor. Ancak yazar Bayhan, yalnızca kitaba ulaşabilmelerinin, sahip olmalarının, çocukların kitap okuma alışkanlığı edinebilmeleri için yeterli olmayacağının altını çiziyor.
“Çocuklar rol model olarak anne-babalarını örnek alır” diyor yazar Bayhan, “ama siz televizyon seyretmek, telefonunuzla ilgilenmek gibi başka şeylerle uğraşıyorsanız, çocuklar da aynısını yapar. Eğer hakikaten okumasını istiyorsanız, iyi bir insan olması için, bu dünyayı anlaması için, adalet duygusunun gelişmesi için kitap en önemli araçlardan biri. Ancak, bu alışkanlığı kazandırmanız için önce kendinizin okuması lazım.”
(Kaynak: dw.com/turkish)
30 yaşındaki doktora öğrencisi Ulus, önünde engel bulunmadığı her ortamda okumaya çalıştığını anlatıyor. “Okuma alışkanlığım ailemden geliyor. Hem annem hem babam hem de dedelerim, hepsi kitap okumayı bana küçük yaşta öğreten insanlar oldular. Benim çevremde kitap okunuyor, arkadaşlarım da okuyor” diyor Ulus, “Sanırım bu, hem sosyo-ekonomik ve kültürel yapıyla, hem de alışkanlıklarla alakalı. Okuduğumuz kitapları tartışıyoruz sonra aramızda.”
Araştırmalar, Ulus gibi okuyucuların Türkiye’de çok az olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) geçen yıl yayınladığı verilere göre, Türkiye'de kitap okumaya kişi başına ayırılan süre günde yalnızca bir dakika. Buna karşın, televizyon izlemeye 6 saat, internete 3 saat harcanıyor.
İstanbul’da dün 36’ncısı açılan Uluslararası Kitap Fuarı’nın 9 gün içinde en az yarım milyon kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. Yayıncılara göre, İstanbul’daki fuar dünyanın en çok ziyaretçi çeken kitap fuarı. Ama, Türkiye'de düzenli kitap okuyanların oranı neredeyse binde bir. Bu oran, en fazla kitap okuyan ülkelerin başında gelen İngiltere ve Fransa’da yüzde 21, Japonya'da yüzde 14, ABD'de yüzde 12 civarında.
UNESCO: Türkiye, kitap okuma oranında 86'ıncı sırada
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) verilerine göre Türkiye, kitap okuma oranında dünyada 86'ncı sırada, yoksul Afrika ülkeleriyle aynı kategoride. TÜİK’e göre ise Türkiye'de kitap, ihtiyaç listesinin 235'inci sırasında yer alıyor. Dünyada kitap için kişi başına harcanan para ortalama 1,3 dolarken, Türkiye’de çeyrek dolar.
Yalnızca İstanbul’daki değil, dünyadaki önemli kitap fuarlarının da gediklilerinden yazar Esmahan Aykol, İstanbul Kitap Fuarı'nı ziyaret edenlerin önemli bir kısmının aslında okuyucu olmadığını gözlemlediğini söylüyor. "Çevredeki semtlerden, sitelerden ve hatta İstanbul’a komşu kentlerden pazar günü ya da hafta sonu yapacak işi olmayan, bir gezelim görelim, diyerek gelen pek çok kişi var” diyor.
Kadıköy’deki Akademi Kitabevi’nin sahiplerinden yayıncı Özcan Sapan da İstanbul’da en çok kitapçı ve sahafın bulunduğu birkaç semt arasında bulunan Kadıköy’e gezmeye ve eğlenmeye gelen pek çok kişinin kitap alıcısı olmadığını belirtiyor. Sapan, "Kitap alanlar Kadıköy’ün yerlileri ve öğrenciler” diyor, “Bir de, bazı ebeveynler çocukları için kitap alıyor. Ama, kendileri okumuyorlar. Satışlar iyi bir yerde değil. İyi edebiyat, felsefe ve araştırma kitaplarının çok az okuyucusu var.”
Kitap endüstrisi büyüyor
Buna karşın, Türkiye’de kitap endüstrisi hızla büyüyor. Türkiye, 2 milyar 100 milyon doları aşan hacmiyle dünya sıralamasında 11'inci en büyük kitap cirosuna sahip ülke. Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, yıllık baskı sayısının 660 milyonu aştığını belirtiyor. 2016’da 56 bin yeni kitap çıkmış. Bu sayının yıl sonunda 60 bine yaklaşmasını bekliyor.
Kocatürk, “Bir şehir efsanesi var, ‘Türkiye'de kitap okunmuyor' deniliyor. Elbette, istenen durumda değil, ideal durumda hiç değil, yapısal pek çok sorun var. Ama, okunmasa bu kadar kitap üretimi nasıl olabilir? Üretim artıyor sonuçta” diyor.
Ancak, bu üretimin önemli bir kısmı, devletin okullarda ücretsiz olarak dağıttığı eğitimle ilgili kitaplar. Sınavlara hazırlık kitapları ve yardımcı kitaplar da bu kategoride önemli yer tutuyor. Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu verilerine göre, bu yıl eylül ayında basılan 45 milyondan fazla kitabın kategorileri hakkındaki veriler, Türkiye’deki okurların hangi kitapları okuduğu hakkında da bilgi veriyor.
Bu verilere göre, eğitimle ilgili yayınların oranı yüzde 63. Yetişkin inceleme, araştırma kitaplarının payı yüzde 15. Bunu, yüzde 8’le çocuk ve gençlik kitapları, yüzde 7’yle inanç kitapları takip ediyor. Yetişkin edebiyat ve sanat kitaplarının oranı ise, yüzde 4.
Çocuk kitaplarının satış payı artıyor
Peki, neden kitap okuma oranları çok düşük Türkiye’de? Pek çok yazar ve yayıncı, bunun siyaset ve yarattığı atmosferden bağımsız olmadığı görüşünde. Çocuk kitapları yazarı ve eski gazeteci Hakan Bayhan, “İktidarın okuyana, yazana karşı bir öfkesi var. Bütün siyasi argümanlarında, söylemlerinde bunu kullanmaya başladılar ve bunu kullanırken de tabanlarına yaydılar” diyor; "ve bu o kadar çok konuşulur, dile getirilir oldu ki, insanlar artık kitap okuyana, kitap yazana, kitapla ilgilenene farklı bakmaya başladı.”
UNESCO'ya göre Türkiye, birkaç yıl önce çocuklara kitap hediye etme konusunda 180 ülke arasında 140'ıncı sıradaydı. Yayıncılar ve yazarlar, son yıllarda çocuk kitaplarının satışındaki payda önemli yükselişlere dikkat çekiyor. Ancak yazar Bayhan, yalnızca kitaba ulaşabilmelerinin, sahip olmalarının, çocukların kitap okuma alışkanlığı edinebilmeleri için yeterli olmayacağının altını çiziyor.
“Çocuklar rol model olarak anne-babalarını örnek alır” diyor yazar Bayhan, “ama siz televizyon seyretmek, telefonunuzla ilgilenmek gibi başka şeylerle uğraşıyorsanız, çocuklar da aynısını yapar. Eğer hakikaten okumasını istiyorsanız, iyi bir insan olması için, bu dünyayı anlaması için, adalet duygusunun gelişmesi için kitap en önemli araçlardan biri. Ancak, bu alışkanlığı kazandırmanız için önce kendinizin okuması lazım.”
(Kaynak: dw.com/turkish)
Yeni üniversite sınavı YKS tarihleri belli oldu!
Yeni üniversite sınavının ne zaman yapılacağını merak edenler için YKS tarihleri belli oldu... YKS Temel Yeterlilik Testi 23 Haziran Cumartesi günü yapılacak. İkinci oturum ve dil testi ise 24 Haziran'da gerçekleşecek...
Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) birinci oturumu olan Temel Yeterlilik Testi 23 Haziran, ikinci oturum ile Dil Sınavı İSE 24 Haziran 2018’de yapılacak.
SORU DAĞILIMLARI DA AÇIKLANDI
Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın birinci oturumu olan Temel Yeterlilik Testi’nde Türkçe temel yeterlilik testindeki 40 soruya ek olarak 20 Sosyal Bilimler (Coğrafya, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Felsefe, Tarih) sorusu, Temel Matematik testindeki 40 soruya ek olarak 20 Fen Bilimleri sorusu (Biyoloji, Fizik, Kimya) olmak üzere toplam 120 soru yer alacağı kaydedildi.
SINAV SÜRESİ 135 DAKİKA OLACAK
Soru başına düşen sürede herhangi bir değişikliğe ve kısıtlamaya gidilmediği belirtilen açıklamada, soru sayısı dikkate alınarak sınav süresinin 135 dakika olarak belirlendiği kaydedildi.
Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) birinci oturumu olan Temel Yeterlilik Testi 23 Haziran, ikinci oturum ile Dil Sınavı İSE 24 Haziran 2018’de yapılacak.
SORU DAĞILIMLARI DA AÇIKLANDI
Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın birinci oturumu olan Temel Yeterlilik Testi’nde Türkçe temel yeterlilik testindeki 40 soruya ek olarak 20 Sosyal Bilimler (Coğrafya, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Felsefe, Tarih) sorusu, Temel Matematik testindeki 40 soruya ek olarak 20 Fen Bilimleri sorusu (Biyoloji, Fizik, Kimya) olmak üzere toplam 120 soru yer alacağı kaydedildi.
SINAV SÜRESİ 135 DAKİKA OLACAK
Soru başına düşen sürede herhangi bir değişikliğe ve kısıtlamaya gidilmediği belirtilen açıklamada, soru sayısı dikkate alınarak sınav süresinin 135 dakika olarak belirlendiği kaydedildi.
8 Kasım 2017 Çarşamba
Sınav sistemi değişti 100 milyon kitap elde kaldı
TEOG, YGS ve LYS'de yapılan değişiklikler binlerce kitabının ortada kalmasına neden oldu.
TEOG, YGS ve LYS'deki değişiklikler, bu sınavlar için basılan binlerce kitabının ortada kalmasına neden oldu. 200'e yakın yayınevinin elinde kalan kitapların sektöre yaşatacağı zararın boyutunun milyarlarca lira olacağı belirtildi.
Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, “Sınavlarla ilgili geçen yıl ve bu yıl üretilmiş kitapların yaklaşık 30 milyonu TEOG, 70 milyonu da YGS ve LYS kitapları. Bunların kaldırılmasıyla beraber şu anda 100 milyona yakın kitabı yayıncılar ne yapacağını bilemiyor. Kitapta kullandığımız kağıdı ithal ediyoruz.
Sadece kağıdın ithalat bedeli 100 milyon dolar civarında. İçeriği ve diğer masraflarıyla beraber ciddi bir rakamla karşı karşıyayız. Bütün bunlarla beraber 580 milyon dolarlık bir ciro kaybından söz ediyorum. Yani sektörü 2 milyar liralık bir ciro kaybı bekliyor. 200 eğitim yayıncımız var bu alanda faaliyet gösteren. Eğitim yayıncılığının da sektörün içindeki payı yüzde 52. Hiç küçümsenecek bir rakam değil. Yılda 240 milyon civarında kitap üretiyorlar.
Ürettikleri kitapların şu anda 100 milyonu ne yazık ki yaşadığımız bu sınav meselesinden dolayı kayıp durumda. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni açıkladığı sınav yönetmeliğine göre çocukların bir kısmı yine bu sınava girecekler ve yine bu bilgilere ihtiyaçları var. Bir kısım kitapların hala satılabilir olduğunu düşünüyorum. Bazı yayıncı arkadaşlarımız kapakları değiştiriyorlar. Bu ne kadar doğru ya da yanlış ayrı mesele. Kitaplar eğer kullanılamazsa maalesef geri dönüşüme gidecek" dedi.
“SATIŞLARINDA YAKLAŞIK YÜZDE 70 ORANINDA DÜŞÜŞ VAR"
Palme Yayınevi Pazarlama Müdürü Hakan Budak da, “Şu an hiçbir şey yapamıyoruz. Kitaplar çöpe atılacak. Kapağı değişen kitaplara öğrencilerden aynı talep gelmiyor. Öğrenciler kitabın kapağının değiştiğini öğrenince yeni bir şeyler istiyorlar. TEOG, LYS ve YGS kitaplarının satışlarında yaklaşık yüzde 70 oranında düşüş var. Yetkililer zamanında açıklama yapmış olsalardı herkes daha az zarar görecekti. Şu anda zarar gerçekten çok büyük" şeklinde konuştu.
“BASILMIŞ METARYELİN DEĞİŞİMİ ÇOK ZOR OLACAKTIR"
MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özcan ise “Basılmış materyalin değişimi çok zor olacaktır. Kitapçılar için üzgünüm. Ben öğrenci olsam soru çıkması muhtemel olmayan ya da çok az soru çıkacak bir alanda olan kitapla vaktimi harcamak istemem. Çünkü en son karar ne ise ona yoğunlaşmak isterim. Şu anda bakanlığın orta okuldan liseye geçişte yaptığı sınavda neleri soracaksa bana sattığınız kitabında onun için tasarlanmış olmasını isterim. Geri kalanı beni motive etmez, motivasyonumu öldürür" diye konuştu.
ÖĞRENCİLER MORALSİZ
Öğrenciler ise talepleri azalsa da kitapları almaya devam ediyor. Bazı öğrenciler yaz döneminde aldıkları kitapları şimdiler de okula yardımcı olarak kullanırken, bazı öğrenciler ise kaynakların yetersiz olmasından şikayetçi. Öğrenciler bu nedenle moralsiz olduklarını ifade ediyorlar. DHA
TEOG, YGS ve LYS'deki değişiklikler, bu sınavlar için basılan binlerce kitabının ortada kalmasına neden oldu. 200'e yakın yayınevinin elinde kalan kitapların sektöre yaşatacağı zararın boyutunun milyarlarca lira olacağı belirtildi.
Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, “Sınavlarla ilgili geçen yıl ve bu yıl üretilmiş kitapların yaklaşık 30 milyonu TEOG, 70 milyonu da YGS ve LYS kitapları. Bunların kaldırılmasıyla beraber şu anda 100 milyona yakın kitabı yayıncılar ne yapacağını bilemiyor. Kitapta kullandığımız kağıdı ithal ediyoruz.
Sadece kağıdın ithalat bedeli 100 milyon dolar civarında. İçeriği ve diğer masraflarıyla beraber ciddi bir rakamla karşı karşıyayız. Bütün bunlarla beraber 580 milyon dolarlık bir ciro kaybından söz ediyorum. Yani sektörü 2 milyar liralık bir ciro kaybı bekliyor. 200 eğitim yayıncımız var bu alanda faaliyet gösteren. Eğitim yayıncılığının da sektörün içindeki payı yüzde 52. Hiç küçümsenecek bir rakam değil. Yılda 240 milyon civarında kitap üretiyorlar.
Ürettikleri kitapların şu anda 100 milyonu ne yazık ki yaşadığımız bu sınav meselesinden dolayı kayıp durumda. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni açıkladığı sınav yönetmeliğine göre çocukların bir kısmı yine bu sınava girecekler ve yine bu bilgilere ihtiyaçları var. Bir kısım kitapların hala satılabilir olduğunu düşünüyorum. Bazı yayıncı arkadaşlarımız kapakları değiştiriyorlar. Bu ne kadar doğru ya da yanlış ayrı mesele. Kitaplar eğer kullanılamazsa maalesef geri dönüşüme gidecek" dedi.
“SATIŞLARINDA YAKLAŞIK YÜZDE 70 ORANINDA DÜŞÜŞ VAR"
Palme Yayınevi Pazarlama Müdürü Hakan Budak da, “Şu an hiçbir şey yapamıyoruz. Kitaplar çöpe atılacak. Kapağı değişen kitaplara öğrencilerden aynı talep gelmiyor. Öğrenciler kitabın kapağının değiştiğini öğrenince yeni bir şeyler istiyorlar. TEOG, LYS ve YGS kitaplarının satışlarında yaklaşık yüzde 70 oranında düşüş var. Yetkililer zamanında açıklama yapmış olsalardı herkes daha az zarar görecekti. Şu anda zarar gerçekten çok büyük" şeklinde konuştu.
“BASILMIŞ METARYELİN DEĞİŞİMİ ÇOK ZOR OLACAKTIR"
MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özcan ise “Basılmış materyalin değişimi çok zor olacaktır. Kitapçılar için üzgünüm. Ben öğrenci olsam soru çıkması muhtemel olmayan ya da çok az soru çıkacak bir alanda olan kitapla vaktimi harcamak istemem. Çünkü en son karar ne ise ona yoğunlaşmak isterim. Şu anda bakanlığın orta okuldan liseye geçişte yaptığı sınavda neleri soracaksa bana sattığınız kitabında onun için tasarlanmış olmasını isterim. Geri kalanı beni motive etmez, motivasyonumu öldürür" diye konuştu.
ÖĞRENCİLER MORALSİZ
Öğrenciler ise talepleri azalsa da kitapları almaya devam ediyor. Bazı öğrenciler yaz döneminde aldıkları kitapları şimdiler de okula yardımcı olarak kullanırken, bazı öğrenciler ise kaynakların yetersiz olmasından şikayetçi. Öğrenciler bu nedenle moralsiz olduklarını ifade ediyorlar. DHA
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














