13 Mart Pazar günü yapılan YGS bir aday yasak olmasına rağmen sınav salonuna telefon sokmuş ve sınav öncesi soru kitapçığı ile boş cevap kağıdının fotoğrafını çekip Twitter’dan paylaşmıştı. ÖSYM’nin resmi Twitter hesabından yapılan açıklamaya göre, aday tespit edildi ve hakkında idari işlem başlatıldı.
Üniversiteye girişin ilk adımı olan YGS 13 Mart Pazar günü yapıldı. Sınava giren adayların üstleri arandı, akbil, takı hatta saç tokları bile çıkartıldı. Ancak yasak olmasına rağmen sınava telefonla giren bir aday, sınavdan önce soru kitapçığını ve boş cevap kağıdının fotoğrafını çekip Twitter’dan paylaştı. Konuyla ilgili inceleme başlatan ÖSYM resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada adayın tespit edildiği ve hakkında gerekli idari işlemlerin başlatıldığı belirtildi. Yapılan açıklamada şöyle denildi:
“13 Mart 2016 tarihinde yapılan YGS başlamadan önce soru kitapçığı kapağı ile boş cevap kağıdının fotoğrafını çekip internetten paylaşan aday tespit edilmiş olup hakkında gerekli idari işlemler başlatılmıştır.”
“TAVİZ VERMEYİZ”
ÖSYM Basın Müşavirliği yetkilisinden alınan bilgiye göre, aday sınav öncesi fotoğrafı çekip Twitter’da paylaştı. Sınav esnasında sosyal medyayı takip ettiklerini söyleyen yetkili, adayın paylaştığı fotoğraftan sınav salonunu ve sırasını saptadıklarını söyledi. Sınav bittikten sonra kamera kayıtlarının incelenmesinin ardından aday bulundu. Suçunu kabul eden aday hakkında idari işlem başlatıldı. Adayların bu konuda duyarlı olmaları gerektiğini belirten yetkili, “Biz kurallardan hiçbir şekilde taviz vermeyiz. Olay sınav öncesi dahi olsa hiç kimseye tavizimiz yok. Aday ya da görevli olsun sınav kurallarını ihlal edenler hakkında yasal işlem başlatılacaktır” dedi. Hürriyet
16 Mart 2016 Çarşamba
14 Mart 2016 Pazartesi
YGS soru kitapçığı internette
13 Mart’ta yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nın (2016 YGS) Temel Soru Kitapçığı ile cevap anahtarı ÖSYM’nin internet adresinde yayınlandı.
ÖSYM, üniversiteye girişte ilk aşama olarak uygulanan YGS’nin Temel Soru Kitapçığı ve cevap anahtarını yayınladı. ÖSYM bu yıl aldığı kararla soruların tümünü kamuoyuna açtı.
Kitapçık ve cevap anahtarına ulaşmak için tıklayınız
ÖSYM, üniversiteye girişte ilk aşama olarak uygulanan YGS’nin Temel Soru Kitapçığı ve cevap anahtarını yayınladı. ÖSYM bu yıl aldığı kararla soruların tümünü kamuoyuna açtı.
Kitapçık ve cevap anahtarına ulaşmak için tıklayınız
YGS 2016 puan hesaplama nasıl yapılır?
Öğrencilerin üniversiteye girebilme hayaliyle tüm yıl boyunca emek verip hazırlandığı gün olan 2016 YGS tamamlandı. Sınav sonrası doğrularını hesaplamak isteyen öğrencilerin başvuracağı 2016 YGS puan hesaplama sistemi haberimizde...
Üniversite hayali kuran milyonlarca öğrencinin girdiği YGS(Yükseköğretime Geçiş Sınavı) sınavı 13 Mart Pazar günü tamamlandı. Hayallerindeki bölüme gidebilmek için tüm yıl sıkı bir çalışma sergileyen öğrenciler, saat 10:00'da başlayan sınavda ter döktü. Sınav ardından doğru ve yanlışlarını görmek isteyen öğrenciler için 2016 YGS puan hesaplama sistemi haberimizde...
Üniversiteye giriş sınavının birinci aşaması olan 2016 Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) saat 10.00'da başladı. Adaylar, sınava girecekleri binanın kapısında, kimlik ve güvenlik kontrolleri ile salona giriş işlemlerinin zamanında yapılabilmesi için saat 09.00'da hazır bulundu. Öğrenciler, kimlik kontrollerinin ardından salonlara alındı.
Sınava giren öğrenciler çalıştıklarını belirterek heyecanlı olduklarını söyledi.
YGS'DE BARAJ 150 PUAN
Üniversite adaylarının tercih yapabilmesi için en az 150 puan alması gerekirken, Lisans Yerleştirme Sınavı'na (LYS) girebilmek için ise 180 puan almaları gerekiyor. Öğrencilerin barajı geçebilmesi için ise, tüm testler eşit olursa ortalama 20 net, 150 puanı elde etmek için yeterli olacak.
Üniversite adaylarının tercih yapabilmesi için en az 150 puan alması gerekirken, Lisans Yerleştirme Sınavı'na (LYS) girebilmek için ise 180 puan almaları gerekiyor. Öğrencilerin barajı geçebilmesi için ise, tüm testler eşit olursa ortalama 20 net, 150 puanı elde etmek için yeterli olacak.
Bu puana ulaşmak isteyen öğrencilerin 4 matematik, 4 fen, 4 Türkçe, 4 sosyal çözmesi ya da matematikten daha çok çözerek 16'dan az soruyla 150 puan alabilmesi mümkün olacaktır.
Net 12 Matematik Sorusu, 150 barajını aşmak için yeterlidir.
Net 13 Türkçe Sorusu 150 barajını aşmak için yeterlidir.
Net 13 Sosyal Sorusu 150 barajını aşmak için yeterlidir.
Net 11 Fen Sorusu 150 barajını aşmak için yeterlidir.
Net 13 Türkçe Sorusu 150 barajını aşmak için yeterlidir.
Net 13 Sosyal Sorusu 150 barajını aşmak için yeterlidir.
Net 11 Fen Sorusu 150 barajını aşmak için yeterlidir.
YGS OKUL PUANI HESAPLAMASI
Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) Değer Aralıkları 250-500 olacaktır. OBP, Türkiye geneli değerlendirmeye esas alınarak,ortaöğretim bitirme notları (100 üzerinden diploma notu) 5 ile çarpılarak Ortaöğretim Başarı Puanına (OBP) dönüştürülecektir.
Böylece, 50 olan en düşük diploma notu için OBP 250 olacak, en yüksek 100 olan diploma notu için de OBP 500 olacaktır. 50’nin altında olan diploma notları 50 olarak değerlendirmeye alınacaktır.
Daha sonra bu OBP, herkes için tek katsayı olarak kullanılan 0.12 katsayısı ile çarpılarak okuldan gelecek net puan hesaplanacaktır.
Sonuç olarak en düşük notlara sahip bir öğrenciye okuldan 30 gelirken (0.12 x 250=30) 500 OBP’ye sahip öğrenciye 60 (0.12 x 500= 60) gelecek.
Yani okul puanları hesaplanırken herkes için tek katsayı kullanılacak. Tüm öğrencilerin OBP’si 0.12 katsayısı ile çarpılacak.
Öğretmen lisesi mezunları alanlarındaki öğretmenlik bölümlerini seçtiğinde ve meslek lisesi mezunları da kendi alanlarındaki programları tercih etmeleri halinde (MTOK bölümleri hariç diğer 4 yıllık lisans bölümleri) OBP’leri 0.06 ek katsayısı ile çarpılacak (En fazla 30, en az 15 net puan gelecek) ve bulunan değer, 0.12 katsayısıile hesaplanan puana eklenecek. Yani toplamda okul puanları 0.12 + 0.06= 0.18 ile çarpılarak toplamda en fazla 90 puan olabilecek.
Okul birincisi de olsa diploma notu diğerleri gibi önce 5 ile çarpılacak, daha sonra çıkan sayıda 0.12 katsayısı ile çarpılacak.
(Okuldan Gelecek Puan Hesabı)
Ek puanın en büyük değeri 500 x 0.06= 30 olacaktır.
Yani Meslek lisesine ve öğretmen lisesine en fazla 30 ek puan gelebilecek.
Yani Meslek lisesine ve öğretmen lisesine en fazla 30 ek puan gelebilecek.
Tercihler sonucu üniversitede bir bölüm kazanıpta gitmeyen (Açıköğretimin kontenjansız bölümleri ve sınavsız geçişle bir yere yerleşenler hariç) öğrenciler o sene tekrar sınava girdiklerinde 0.12 OBP katsayısı yarı yarıya düşürülerek 0.06 ile çarpılacak ve varsa 0.06 ek puan katsayısı yarı yarıya düşülerek 0.03 ile çarpılacaktır.
Yeni OBP sisteminde okul birincisine direkt 60 gelmeyecek.
Türkçe ve fizikte 2 soruya iptal istendi
YGS sorularını Hürriyet için değerlendiren uzmanlar, din kültürü ve ahlak bilgisi sorularının öğrencileri zorladığını, matematiğin uzun metinli olduğunu, Türkçe sorularının metninin kısaldığını söylediler. Uzmanlar; Türkçe testinde 28’inci sorunun iki cevap şıkkı bulunduğunu, fizikte de soru kökünde ve cevap anahtarında hata olduğu için bu soruların iptal edilmesi gerektiğini belirttiler. Felsefe testindeki 32’nci sorunun doğru olarak verilen E yanıtının yanlış olduğunu iddia eden uzmanlar, doğru yanıtın B olması gerektiğini vurguladılar.
Fen Bilimleri Temel Liseleri Bölüm Başkanları’nın sorularla ilgili yorumu şöyle:
Türkçe: Son yıllara göre daha güncel bir dil ve bakış açısıyla yazılmış metinlerden oluşturulmuş. Her seviyedeki öğrencinin çözebileceği; kolay, orta ve zor sorular var. Genellikle öğrencilerin şikâyet ettiği uzun soruların sayısı azaltılmış. Dil bilgisi sorularının sayısındaki azalma, ALES tarzı soruların sayısındaki artış sürüyor. İki yıl aradan sonra yeniden “anlatım bozukluğu” sorusu çıkmış. Ancak basın kopyasındaki 28’inci sorunun cevabı tatmin edici değil. ÖSYM’nin, ölçme değeri olmayan bu soruyu iptal etmesi beklenebilir. Çünkü, doğru cevap olarak açıklanan “E” şıkkı ile “D” şıkkı da sorunun yanıtı olabilir. Bu da sorun yaşatabilir.
Matematik: 40 matematik sorusunun 7’si geometri, 33’ü matematik konularıyla ilgili. Müfredat dışı soru yok. Sorular 2015 YGS matematik sorularına benzer biçimde düzenlenmiş. Son yıllarda olduğu gibi uzun metinli ve öğrencinin muhakeme gücünü ölçen problem sorularına yer verilmiş. Müfredata hâkim olan öğrencilerin fazla zorlanmadan çözebileceği sorular.
Geometri: Soru dağılımı geçmiş yıllarda alışık olduğumuz biçimde. Her seviyeden öğrenciye hitap eden, zorluk dereceleri farklılık gösteren bir sınav. Geometri soru sayısının 8’den 7’ye indiği görülüyor. Sürpriz sayılabilecek bir soru yok. Bilinçli çalışan öğrenciyi yormayacak bir sınav olmuş.
Kimya: Müfredata uygun, zorluk derecesi yüksek olmayan, bilgiye dayalı sorulardan oluşuyor. Karışımların ayrılması ile ilgili 26’ncı sorunun birincil öncülünde damıtma değil, ayrımsal damıtma denmesi daha uygun olurdu.
Fizik: Isı sıcaklık ile ilgili 9’uncu soruda soru kökünün “doğrudur” şeklinde verilmesi 3’üncü yargıda verilen bilginin yalnız maddelerin kütleleri düşünülerek oluşturulması ve öz ısılarının önemsenmemesi açısından üçüncü yargının soru cümlesinin “doğru olabilir” veya “kesinlikle doğrudur” şeklinde yöneltilmesi gerekiyor. Bu durumda doğru seçenek olarak ÖSYM “E” şıkkını vermiş, ama doğru yanıt “B” olmalı. Soru cümlesinin de düzeltilmesi gerekiyor. Bu nedenle bu sorunun da iptal edilmesi şart.
Biyoloji: Soruların konulara göre dağılımı ve içeriği müfredata uygunluk gösteriyor. Sorular kısa, ifadeleri net ve zorluk dereceleri orta güçlükte. 2016 YGS Biyoloji sorularının geçmiş yıllara göre zorluk derecesinin daha düşük olduğu söylenebilir.
Tarih: Soruların konulara dağılımı geçmiş yıllara benzerlik gösteriyor. 9 ve 10’uncu sınıf konularıyla ilgili sorular yoruma dayalı, kolaylıkla yapılabilecek tipte sorular.
İnkılap Tarihi: Sorular daha bilgiye dayalı. Temel bilgileri oturmuş öğrencilerin yapabileceği, ancak temel bilgileri eksik öğrencilerin zorlanabileceği sorular. Özellikle “Mustafa Kemal’in sine-i millete dönmek olarak nitelendirdiği gelişme” şeklindeki soru, şıklarda çeldiriciliği güçlü, ayırt ediciliği zor bir soru.
Coğrafya: 9 ve 10’uncu sınıf müfredatından eşit sayıda sorular var, konulara dağılımı dengeli. Öğrencilerin bilgi birikiminin ölçüldüğü birkaç soru dışında genel olarak zorluk derecesi yüksek olmayan bir sınav.
Felsefe: Sorular tüm müfredatı kapsıyor. Ancak öğrenciyi ezbere yönelten, daha çok kavram bilgisi gerektiren sorular var. Bu açıdan sınavın zor olduğu söylenebilir. Cevap anahtarında 32’nci sorunun yanıtı “E” olarak görünüyor. Oysa yanıt B olmalı. Çünkü paragraf kişiyi ahlaken sorumlu tutabilmek için onun özgü olması gerektiğini anlatıyor. Soru kökü ise anlayışı dile getiren felsefi görüşü soruyor. Bu görüş “indeterminizm”dir. Yanıt B olmalı.
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi: Bilgiye dayalı, müfredat dışı bir soru yok. Soruların geçmiş yıllara göre zorluk derecesi yüksek ve kavram bilgisi sorgulanmış.
SINAVA YATARAK GİRDİ
Karabük’ün Safranbolu ilçesinde yaşayan ve 2.13 metrelik boyuyla ‘dünyanın 18 yaş altı en uzun boylu kızı’ olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na giren Rumeysa Gelgi de Karabük Üniversitesi’nde sınava girdi. Gelgi, seçeceği bölümle ilgili kesin bir karar vermediğini belirterek, “İlk defa üniversite sınavına girdim. Uzanarak soruları cevaplandırmam gerekiyordu. ÖSYM, bir yatak koymamıza ve soruları yatarak cevaplamama izin verdi” dedi.
35’inci deneyim
Samsun’un Bafra ilçesinde sınıf öğretmenliği yapan ve 3 üniversite mezunu 53 yaşındaki Adem Topçuoğlu, 35’inci kez üniversite sınavına girdi. Topçuoğlu, “5’inci üniversitemi seneye düşünüyorum. Turizm otelcilik, işletme fakültesi
ve otobüs şoförlüğü bitirdim. Şu anda kamu yönetimi okuyorum, o da bitmek üzere” dedi.
ÖSYM: Soruları yayanlara yasal işlem yapılacak
ÖSYM, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sona erdikten sonra sınav sorularının sosyal medyada yer aldığı iddialarıyla ilgili bir açıklama yaptı. Sosyal medyada soruları paylaşanlar hakkında yasal işlem başlatılacağı belirtildi. Açıklamada 2016 YGS sonrası temel soru kitapçığı ve cevap anahtarının, ÖSYM ile sözleşme yapan basın kuruluşlarına PDF formatında verildiği kaydedilerek şöyle denildi:
SORU DİZİLİMİ AYNI
“2016 YGS sonrası Temel Soru Kitapçığı ve cevap anahtarı sözleşme yapan basın kuruluşlarına PDF formatında verilmiştir. Sosyal medyada paylaşılan PDF formatındaki sorular ile basın kuruşlarına verilen sorular aynı olup soru dizilimlerine kadar aynıdır. Sosyal medya üzerinden telif hakkı izni verilmeksizin bu soruları paylaşan hesaplar hakkında yasal işlem tesis edilecek. Adaylarımızın bu türden YGS 2016’ya ilişkin çıkmış ve çıkacak olan asılsız iddia ve ihbarlara itibar etmemelerini önemle rica ederiz.” (Kaynak:Hürriyet)
Fen Bilimleri Temel Liseleri Bölüm Başkanları’nın sorularla ilgili yorumu şöyle:
Türkçe: Son yıllara göre daha güncel bir dil ve bakış açısıyla yazılmış metinlerden oluşturulmuş. Her seviyedeki öğrencinin çözebileceği; kolay, orta ve zor sorular var. Genellikle öğrencilerin şikâyet ettiği uzun soruların sayısı azaltılmış. Dil bilgisi sorularının sayısındaki azalma, ALES tarzı soruların sayısındaki artış sürüyor. İki yıl aradan sonra yeniden “anlatım bozukluğu” sorusu çıkmış. Ancak basın kopyasındaki 28’inci sorunun cevabı tatmin edici değil. ÖSYM’nin, ölçme değeri olmayan bu soruyu iptal etmesi beklenebilir. Çünkü, doğru cevap olarak açıklanan “E” şıkkı ile “D” şıkkı da sorunun yanıtı olabilir. Bu da sorun yaşatabilir.
Matematik: 40 matematik sorusunun 7’si geometri, 33’ü matematik konularıyla ilgili. Müfredat dışı soru yok. Sorular 2015 YGS matematik sorularına benzer biçimde düzenlenmiş. Son yıllarda olduğu gibi uzun metinli ve öğrencinin muhakeme gücünü ölçen problem sorularına yer verilmiş. Müfredata hâkim olan öğrencilerin fazla zorlanmadan çözebileceği sorular.
Geometri: Soru dağılımı geçmiş yıllarda alışık olduğumuz biçimde. Her seviyeden öğrenciye hitap eden, zorluk dereceleri farklılık gösteren bir sınav. Geometri soru sayısının 8’den 7’ye indiği görülüyor. Sürpriz sayılabilecek bir soru yok. Bilinçli çalışan öğrenciyi yormayacak bir sınav olmuş.
Kimya: Müfredata uygun, zorluk derecesi yüksek olmayan, bilgiye dayalı sorulardan oluşuyor. Karışımların ayrılması ile ilgili 26’ncı sorunun birincil öncülünde damıtma değil, ayrımsal damıtma denmesi daha uygun olurdu.
Fizik: Isı sıcaklık ile ilgili 9’uncu soruda soru kökünün “doğrudur” şeklinde verilmesi 3’üncü yargıda verilen bilginin yalnız maddelerin kütleleri düşünülerek oluşturulması ve öz ısılarının önemsenmemesi açısından üçüncü yargının soru cümlesinin “doğru olabilir” veya “kesinlikle doğrudur” şeklinde yöneltilmesi gerekiyor. Bu durumda doğru seçenek olarak ÖSYM “E” şıkkını vermiş, ama doğru yanıt “B” olmalı. Soru cümlesinin de düzeltilmesi gerekiyor. Bu nedenle bu sorunun da iptal edilmesi şart.
Biyoloji: Soruların konulara göre dağılımı ve içeriği müfredata uygunluk gösteriyor. Sorular kısa, ifadeleri net ve zorluk dereceleri orta güçlükte. 2016 YGS Biyoloji sorularının geçmiş yıllara göre zorluk derecesinin daha düşük olduğu söylenebilir.
Tarih: Soruların konulara dağılımı geçmiş yıllara benzerlik gösteriyor. 9 ve 10’uncu sınıf konularıyla ilgili sorular yoruma dayalı, kolaylıkla yapılabilecek tipte sorular.
İnkılap Tarihi: Sorular daha bilgiye dayalı. Temel bilgileri oturmuş öğrencilerin yapabileceği, ancak temel bilgileri eksik öğrencilerin zorlanabileceği sorular. Özellikle “Mustafa Kemal’in sine-i millete dönmek olarak nitelendirdiği gelişme” şeklindeki soru, şıklarda çeldiriciliği güçlü, ayırt ediciliği zor bir soru.
Coğrafya: 9 ve 10’uncu sınıf müfredatından eşit sayıda sorular var, konulara dağılımı dengeli. Öğrencilerin bilgi birikiminin ölçüldüğü birkaç soru dışında genel olarak zorluk derecesi yüksek olmayan bir sınav.
Felsefe: Sorular tüm müfredatı kapsıyor. Ancak öğrenciyi ezbere yönelten, daha çok kavram bilgisi gerektiren sorular var. Bu açıdan sınavın zor olduğu söylenebilir. Cevap anahtarında 32’nci sorunun yanıtı “E” olarak görünüyor. Oysa yanıt B olmalı. Çünkü paragraf kişiyi ahlaken sorumlu tutabilmek için onun özgü olması gerektiğini anlatıyor. Soru kökü ise anlayışı dile getiren felsefi görüşü soruyor. Bu görüş “indeterminizm”dir. Yanıt B olmalı.
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi: Bilgiye dayalı, müfredat dışı bir soru yok. Soruların geçmiş yıllara göre zorluk derecesi yüksek ve kavram bilgisi sorgulanmış.
SINAVA YATARAK GİRDİ
Karabük’ün Safranbolu ilçesinde yaşayan ve 2.13 metrelik boyuyla ‘dünyanın 18 yaş altı en uzun boylu kızı’ olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na giren Rumeysa Gelgi de Karabük Üniversitesi’nde sınava girdi. Gelgi, seçeceği bölümle ilgili kesin bir karar vermediğini belirterek, “İlk defa üniversite sınavına girdim. Uzanarak soruları cevaplandırmam gerekiyordu. ÖSYM, bir yatak koymamıza ve soruları yatarak cevaplamama izin verdi” dedi.
35’inci deneyim
Samsun’un Bafra ilçesinde sınıf öğretmenliği yapan ve 3 üniversite mezunu 53 yaşındaki Adem Topçuoğlu, 35’inci kez üniversite sınavına girdi. Topçuoğlu, “5’inci üniversitemi seneye düşünüyorum. Turizm otelcilik, işletme fakültesi
ve otobüs şoförlüğü bitirdim. Şu anda kamu yönetimi okuyorum, o da bitmek üzere” dedi.
ÖSYM: Soruları yayanlara yasal işlem yapılacak
ÖSYM, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sona erdikten sonra sınav sorularının sosyal medyada yer aldığı iddialarıyla ilgili bir açıklama yaptı. Sosyal medyada soruları paylaşanlar hakkında yasal işlem başlatılacağı belirtildi. Açıklamada 2016 YGS sonrası temel soru kitapçığı ve cevap anahtarının, ÖSYM ile sözleşme yapan basın kuruluşlarına PDF formatında verildiği kaydedilerek şöyle denildi:
SORU DİZİLİMİ AYNI
“2016 YGS sonrası Temel Soru Kitapçığı ve cevap anahtarı sözleşme yapan basın kuruluşlarına PDF formatında verilmiştir. Sosyal medyada paylaşılan PDF formatındaki sorular ile basın kuruşlarına verilen sorular aynı olup soru dizilimlerine kadar aynıdır. Sosyal medya üzerinden telif hakkı izni verilmeksizin bu soruları paylaşan hesaplar hakkında yasal işlem tesis edilecek. Adaylarımızın bu türden YGS 2016’ya ilişkin çıkmış ve çıkacak olan asılsız iddia ve ihbarlara itibar etmemelerini önemle rica ederiz.” (Kaynak:Hürriyet)
‘Zor’ sorular ayıklanacak
2 milyon 178 bin 563 aday dün, üniversiteye girişin ilk adımı olan YGS’de ter dökerken, ÖSYM soru havuzunu doldurmak için yeni formül açıkladı. Gerçek sınavlarda adaylar, hangileri olduğunu bilmeden deneme sorularını da çözecek. Zor-kolay sorular adaylar üzerinde denenip başka sınavlarda kullanılmak üzere ‘havuz’a alınacak.
Üniversiteye giriş için 2 milyon 178 bin 563 adayın başvurduğu Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) dün yapıldı. Sınav saat 10.00’da başladı ve 160 dakika sürdü. Adaylar her biri 40 soruluk Türkçe, temel matematik, sosyal bilimler ve fen bilimleri alanlarında toplam 160 sorudan oluşan testleri cevapladı. Adaylar üniversite sınavında ter dökerken Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi’nden (ÖSYM) soru havuzu için yeni bir düzenleme haberi geldi. Soru havuzu oluşturulduğu gerekçesiyle 3 yıldır soruların yüzde 20’sini açıklayan ancak geçen hafta tamamını kamuoyuna açma kararı alan ÖSYM’nin Başkanı Prof. Dr. Ömer Demir, düzenlemenin detaylarını gazetecilere şöyle anlattı:
FAZLADAN SORU
“Sınavlarda soruların açıklanmamasının birinci nedeni başka sınavlarda benzer soruların sorulabilmesi, ikinci nedeni de adayların üniversite sınavına konular üzerinden değil, sorular üzerinden çalışmasını engellemekti. Mevcut yöntemde, soruların zor mu kolay mı olduğu ancak sınavdan sonra öğrenilebiliyor. Adaylara gerçek sınavda deneme soruları sorulması yönünde yasal bir düzenleme hazırlığı içindeyiz. Taslakları kurumların görüşüne açtık. Bu görüşler doğrultusunda son şeklini vereceğiz. Gerçek sınavda, adayın değerlendirilmesine katılmayan, adayın da deneme olduğunu bilmediği bir soruyu sorup onu başka sınavlarda kullanmak üzere ayırmalıyız. Bir sorunun zor mu kolay mı olduğu ancak adaylar üzerinde denenirse bilinebilir.
Deneme soru sistemini örneklemek gerekirse; sınavda diyelim ki 45 soru soruluyor, bu soruları 50 adet olarak soracağız ve 50 soruya göre süre vereceğiz. Adaya ‘45 sorudan sorumlusun, ancak 5 soru da deneme sorusu olacak, bunların hangi sorular olduğu bilmeyeceksin’ diyeceğiz. Aday, soruların tümünü yanıtlayacak şekilde gayret sarf edecek. Yani aday, 50 soruyla sınava girecek ancak puanlama 45 soru üzerinden yapılacak. Bu 5 soru diğer sınavlarda sorulmak üzere ayrılacak.
HER GRUBA FARKLI DENEME SORUSU
2 tane aynı düzeyde soru varsa biri puanlamaya katılacak, diğeri ise başka sınavlarda eşitleme yapmak için ayrılacak. Diyelim ki yüzde 70 oranında aday, deneme sorusunu cevaplayabiliyor, bunu katsayılandırıp havuza koyacağız. Adayların yüzde 70’inin cevaplayabileceği bir soru gerektiğinde, bu soruyu kullanacağız. Başka türlü, zor ya da kolay soruları uzman tahminleriyle belirlemekteyiz.
Sistemde, sınava giren kitleyi alt gruplara ayıracağız ve her gruba ayrı deneme soruları soracağız. Adayları 2’şer bin 2’şer bin ayırıp, her birinin kitapçığına farklı deneme soruları koyacağız. Aynı sınıfta sizin deneme sorularınızla diğerinin deneme soruları aynı olmayacak. Sınavdan sonra soruları açıkladığımızda aday, ‘Ben şöyle bir soru görmüştüm ama açıklanmadığına göre deneme sorusuymuş’ diyecek, ancak o soruların herhangi bir yerde, bir kişi tarafından biriktirilmesi mümkün olmayacak. Bu yöntemle geniş bir havuz çıkarsa, o zaman denenmiş soruların biriktiği havuzumuz olacak.”
SONUÇLAR 25 MART’TA AÇIKLANACAK
YGS sonuçları, 25 Mart’ta ÖSYM’nin internet sitesinden öğrenilebilecek. YGS puanlarından en az biri 180 ve daha fazla olan adaylar, üniversiteye girişte ikinci adım olan Lisans Yerleştirme Sınavları’na (LYS) girme hakkı kazanacak. LYS’ye başvurular 1-14 Nisan 2016 tarihleri arasında yapılacak. LYS’ler ise 18, 19, 25, 26 Haziran tarihlerinde beş oturum halinde düzenlenecek.
ALKIŞLIK SERVİS
İSTANBUL’da Bağcılar Belediyesi, ilçedeki Engelliler Sarayı’nda eğitim gören öğrencilere özel servis yaptı. YGS’ye giren engelli öğrenciler özel donanımlı araçlarla evlerinden alınarak sınava girecekleri okullara götürüldü. Sınav bittikten sonra da öğrenciler evlerine bırakıldı. Üniversite adayı Gözde Hazal Çınık, “Bu servis sayesinde sınava nasıl gideceğim, sınava yetişebilecek miyim endişesi kalmadı. Sadece sınavıma ve sorularıma odaklanıyorum” diye konuştu.
MAHSUR KALDI
ANTALYA’da önceki gün YGS öncesi okulu görmek için 75’inci Yıl Cumhuriyet Lisesi’ne giden Baran Demirci, görevlilerin kapıları kapatıp gitmesi nedeniyle içeride kilitli kaldı. Telefonla polisten yardım isteyen Demirci, 1.5 saat sonra çıkartıldı. (Hürriyet)
Üniversiteye giriş için 2 milyon 178 bin 563 adayın başvurduğu Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) dün yapıldı. Sınav saat 10.00’da başladı ve 160 dakika sürdü. Adaylar her biri 40 soruluk Türkçe, temel matematik, sosyal bilimler ve fen bilimleri alanlarında toplam 160 sorudan oluşan testleri cevapladı. Adaylar üniversite sınavında ter dökerken Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi’nden (ÖSYM) soru havuzu için yeni bir düzenleme haberi geldi. Soru havuzu oluşturulduğu gerekçesiyle 3 yıldır soruların yüzde 20’sini açıklayan ancak geçen hafta tamamını kamuoyuna açma kararı alan ÖSYM’nin Başkanı Prof. Dr. Ömer Demir, düzenlemenin detaylarını gazetecilere şöyle anlattı:
FAZLADAN SORU
“Sınavlarda soruların açıklanmamasının birinci nedeni başka sınavlarda benzer soruların sorulabilmesi, ikinci nedeni de adayların üniversite sınavına konular üzerinden değil, sorular üzerinden çalışmasını engellemekti. Mevcut yöntemde, soruların zor mu kolay mı olduğu ancak sınavdan sonra öğrenilebiliyor. Adaylara gerçek sınavda deneme soruları sorulması yönünde yasal bir düzenleme hazırlığı içindeyiz. Taslakları kurumların görüşüne açtık. Bu görüşler doğrultusunda son şeklini vereceğiz. Gerçek sınavda, adayın değerlendirilmesine katılmayan, adayın da deneme olduğunu bilmediği bir soruyu sorup onu başka sınavlarda kullanmak üzere ayırmalıyız. Bir sorunun zor mu kolay mı olduğu ancak adaylar üzerinde denenirse bilinebilir.
Deneme soru sistemini örneklemek gerekirse; sınavda diyelim ki 45 soru soruluyor, bu soruları 50 adet olarak soracağız ve 50 soruya göre süre vereceğiz. Adaya ‘45 sorudan sorumlusun, ancak 5 soru da deneme sorusu olacak, bunların hangi sorular olduğu bilmeyeceksin’ diyeceğiz. Aday, soruların tümünü yanıtlayacak şekilde gayret sarf edecek. Yani aday, 50 soruyla sınava girecek ancak puanlama 45 soru üzerinden yapılacak. Bu 5 soru diğer sınavlarda sorulmak üzere ayrılacak.
HER GRUBA FARKLI DENEME SORUSU
2 tane aynı düzeyde soru varsa biri puanlamaya katılacak, diğeri ise başka sınavlarda eşitleme yapmak için ayrılacak. Diyelim ki yüzde 70 oranında aday, deneme sorusunu cevaplayabiliyor, bunu katsayılandırıp havuza koyacağız. Adayların yüzde 70’inin cevaplayabileceği bir soru gerektiğinde, bu soruyu kullanacağız. Başka türlü, zor ya da kolay soruları uzman tahminleriyle belirlemekteyiz.
Sistemde, sınava giren kitleyi alt gruplara ayıracağız ve her gruba ayrı deneme soruları soracağız. Adayları 2’şer bin 2’şer bin ayırıp, her birinin kitapçığına farklı deneme soruları koyacağız. Aynı sınıfta sizin deneme sorularınızla diğerinin deneme soruları aynı olmayacak. Sınavdan sonra soruları açıkladığımızda aday, ‘Ben şöyle bir soru görmüştüm ama açıklanmadığına göre deneme sorusuymuş’ diyecek, ancak o soruların herhangi bir yerde, bir kişi tarafından biriktirilmesi mümkün olmayacak. Bu yöntemle geniş bir havuz çıkarsa, o zaman denenmiş soruların biriktiği havuzumuz olacak.”
SONUÇLAR 25 MART’TA AÇIKLANACAK
YGS sonuçları, 25 Mart’ta ÖSYM’nin internet sitesinden öğrenilebilecek. YGS puanlarından en az biri 180 ve daha fazla olan adaylar, üniversiteye girişte ikinci adım olan Lisans Yerleştirme Sınavları’na (LYS) girme hakkı kazanacak. LYS’ye başvurular 1-14 Nisan 2016 tarihleri arasında yapılacak. LYS’ler ise 18, 19, 25, 26 Haziran tarihlerinde beş oturum halinde düzenlenecek.
ALKIŞLIK SERVİS
İSTANBUL’da Bağcılar Belediyesi, ilçedeki Engelliler Sarayı’nda eğitim gören öğrencilere özel servis yaptı. YGS’ye giren engelli öğrenciler özel donanımlı araçlarla evlerinden alınarak sınava girecekleri okullara götürüldü. Sınav bittikten sonra da öğrenciler evlerine bırakıldı. Üniversite adayı Gözde Hazal Çınık, “Bu servis sayesinde sınava nasıl gideceğim, sınava yetişebilecek miyim endişesi kalmadı. Sadece sınavıma ve sorularıma odaklanıyorum” diye konuştu.
MAHSUR KALDI
ANTALYA’da önceki gün YGS öncesi okulu görmek için 75’inci Yıl Cumhuriyet Lisesi’ne giden Baran Demirci, görevlilerin kapıları kapatıp gitmesi nedeniyle içeride kilitli kaldı. Telefonla polisten yardım isteyen Demirci, 1.5 saat sonra çıkartıldı. (Hürriyet)
12 Mart 2016 Cumartesi
YGS öncesi nasıl beslenmeli?
Üniversite adaylarının heyecanla beklediği YGS, yarın (13 Mart Pazar günü) yapılacak. Bu akşam yağlı ve şekerli yiyeceklerden uzak durun. Ayrıca ağır yiyecekler uyku kalitesini bozar ve sınav esnasında odaklanmayı azaltabilir…
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Köse, sağlıklı ve doğru beslenmenin öğrenme ve konsantrasyon üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Köse, YGS’ye girecek adaylara önemli önerilerde bulundu:
Stresi azaltmak için meyve tüketin!
Beslenmenize bugün 3 adet taze meyve ekleyin. Meyvelerdeki antioksidanlar stresi azaltmaya yardımcı olacaktır. Ayrıca C vitamini içeriği ile bağışıklık sistemini de sağlam tutacaktır.
Kahve tüketimini azaltın
Sınav öncesinde kafein alımı azaltılmalıdır. Yapılan çalışmalarda kafein alımı yüksek öğrencilerde odaklanmada sorun yaşandığı görülmüştür. Bu yüzden günde 2 kahveden fazlası artık odaklanmaya yardımcı olamaz sadece boş kafein alınmış olur. Onun yerine rahatlatıcı bitki çayları tüketilebilir. Papatya, rezene, adaçayı gibi antioksidan içeriği de olan çaylardan tüketilebilir. Böylece sıvı alımı da arttırılmış olur.
Cumartesi akşamı hafif yemek yiyin
Sınav öncesindeki akşam yağlı ve şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Hafif bir akşam yemeği uykudan 4 saat önce tüketilmiş olmalıdır. Ağır yiyecekler uyku kalitesini bozar ve sınav esnasında odaklanmayı azaltabilir. Ayrıca son ara öğün olarak uykudan 2 saat önce taze meyve ve ceviz tercih edilebilir. Kaliteli bir uyku için sınav öncesindeki gün kalitesiz besinlerden uzak durulması gerekiyor.
Pazar sabahı mutlaka kahvaltı yapın
Artık o gün geldi ve en rahat şekilde atlatmanın yolu aranmalı. Sınav öncesinde stresi azaltmak için iyi bir kahvaltı şart. Bu kahvaltıda önceden tüketilmeyen hiçbir şey olmamalı. Konsantrasyonu artıran ya da zihni birdenbire açan mucizevi besinler yoktur. Bu yüzden standart kahvaltının yanına birkaç ek ile de odaklanma arttırılabilir.
Çay yerine süt için
Sabah erken saatte yapılacak kahvaltıya yumurta, peynir, çeri domates, maydanoz, ceviz ve pekmez ile başlamak sınav esnasında da kan şekerinin sabit kalmasını sağlar. Sınav sabahı kahvaltıdaki sıvı alımı çay ya da kahveden değil 1 bardak sütten olursa tansiyon ve şeker dengelenir böylece odaklanma arttırılabilir. Süt, protein içeriği sayesinde midenin geç boşalımını sağlar ve acıkmayı geciktirir. Bu sayede sınav esnasında öğrencilerin dikkati dağılmaz ve sınava odaklanabilir.Öğrencilerimize sınavlarında bol bol başarılar!”
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Köse, sağlıklı ve doğru beslenmenin öğrenme ve konsantrasyon üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Köse, YGS’ye girecek adaylara önemli önerilerde bulundu:
Stresi azaltmak için meyve tüketin!
Beslenmenize bugün 3 adet taze meyve ekleyin. Meyvelerdeki antioksidanlar stresi azaltmaya yardımcı olacaktır. Ayrıca C vitamini içeriği ile bağışıklık sistemini de sağlam tutacaktır.
Kahve tüketimini azaltın
Sınav öncesinde kafein alımı azaltılmalıdır. Yapılan çalışmalarda kafein alımı yüksek öğrencilerde odaklanmada sorun yaşandığı görülmüştür. Bu yüzden günde 2 kahveden fazlası artık odaklanmaya yardımcı olamaz sadece boş kafein alınmış olur. Onun yerine rahatlatıcı bitki çayları tüketilebilir. Papatya, rezene, adaçayı gibi antioksidan içeriği de olan çaylardan tüketilebilir. Böylece sıvı alımı da arttırılmış olur.
Cumartesi akşamı hafif yemek yiyin
Sınav öncesindeki akşam yağlı ve şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Hafif bir akşam yemeği uykudan 4 saat önce tüketilmiş olmalıdır. Ağır yiyecekler uyku kalitesini bozar ve sınav esnasında odaklanmayı azaltabilir. Ayrıca son ara öğün olarak uykudan 2 saat önce taze meyve ve ceviz tercih edilebilir. Kaliteli bir uyku için sınav öncesindeki gün kalitesiz besinlerden uzak durulması gerekiyor.
Pazar sabahı mutlaka kahvaltı yapın
Artık o gün geldi ve en rahat şekilde atlatmanın yolu aranmalı. Sınav öncesinde stresi azaltmak için iyi bir kahvaltı şart. Bu kahvaltıda önceden tüketilmeyen hiçbir şey olmamalı. Konsantrasyonu artıran ya da zihni birdenbire açan mucizevi besinler yoktur. Bu yüzden standart kahvaltının yanına birkaç ek ile de odaklanma arttırılabilir.
Çay yerine süt için
Sabah erken saatte yapılacak kahvaltıya yumurta, peynir, çeri domates, maydanoz, ceviz ve pekmez ile başlamak sınav esnasında da kan şekerinin sabit kalmasını sağlar. Sınav sabahı kahvaltıdaki sıvı alımı çay ya da kahveden değil 1 bardak sütten olursa tansiyon ve şeker dengelenir böylece odaklanma arttırılabilir. Süt, protein içeriği sayesinde midenin geç boşalımını sağlar ve acıkmayı geciktirir. Bu sayede sınav esnasında öğrencilerin dikkati dağılmaz ve sınava odaklanabilir.Öğrencilerimize sınavlarında bol bol başarılar!”
Etiketler:
haber,
öğrenci,
sınav,
üniversite,
ygs
11 Mart 2016 Cuma
Sınav kaygısını azaltan 5 altın öneri
2 milyonu aşkın kişinin katılacağı YGS için artık sayılı saatler kaldı. Üniversiteye girişte birinci aşama olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı için kimi gecesini gündüzüne katarak çalışırken kimi disiplinli bir çalışmayla sosyal faaliyetlerine de zaman ayırdı, kimi de sınavın pek de üzerinde durmadı.
Sınav zamanı yaklaşırken pek çok ailede ‘olmazsa olmaz’ heyecan ve kaygı zirvede! Sınav kaygısı birçok öğrenci için sınavların kendisinden daha fazla korkutucu olabilirken, Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül, geleceğimiz için kritik rol oynayan sınavların çoğu zaman sadece heyecan ve kaygı nedeniyle bile başarısızlıkla sonuçlanabildiğini vurguluyor. Reyhan Algül, Pazar günkü sınav öncesi sosyal medya tuzağına dikkat çekti.
İşte Reyhan Akgül'e göre sınav kaygısını azaltacak 5 altın öneri...
SOSYAL MEDYADAN UZAK DURUN
Sınavın bir gün öncesinde akıllı telefonlarınızı daha az kullanın ve sosyal medyadan kesinlikle uzak kalın. Akıllı telefon kullanımı ve sosyal medya gençlerin birbirlerini heyecan ve kaygı açsısından negatif yönde etkilemesine neden olabiliyor. Çok kaygılı bir arkadaşıyla konuşan ya da mesajlaşan bir gencin kaygısı artabiliyor ya da kaygıya kapılabiliyor. Yine sosyal medyada bazen yanlış ve spekülatif bilgiler dolaşabildiğinden bunlar da moral açısından olumsuz etkiler yaratabiliyor. Akıllı telefon, tablet gibi araçlar yaydıkları ışık ile gözleri de fazladan yoruyor. Yorulan gözlerde, sınavda sulanma, görmede bozulma ya da uzun paragrafları takip edememe gibi sorunlara neden olabiliyor.
MESAJLAŞIRKEN UYKUNUZDAN OLMAYIN
Uyku kişinin enerji gereksinimin yanında sinir sisteminin düzgün işlemesi ve öğrenilen bilgilerin kalıcı olmasını sağlıyor. Geç saatlere kadar uyumamak ve uyanamamak; metabolizmayı yavaşlattığı gibi dikkat sorunlarına da neden oluyor. Yine bu noktada gençlerin birbirleri ile mesajlaşmaları ya da konuşmaları, uyku düzenlerini bozuyor. Yine sınavdan önceki gece çok geç yatılmaması önemli. Sabahleyin trafiği de göz önüne alarak biraz daha erken saatte kalkacağınız için uykunuzu almaya dikkat edin.
YİYİP İÇTİKLERİNİZE DİKKAT EDİN
Performans gerektiren her türlü sınavda, beslenme gerçekten önemli bir yer tutuyor. Dengeli beslenmenin zihinsel ve fiziksel performansa olumlu etkileri var. Omega içeren ceviz, balık, bakliyat gibi gıdalara ağırlık vermek dikkat ve konsantrasyon üzerinde olumlu etkiler yaratıyor. Sınavdan bir gün önce ağır yiyecekler yememek, her zamanki beslenme rutinin dışına çıkmamak önemli. Özellikle sınavdan önceki gün daha önce yemediğiniz bir besin maddesi tüketmeyin.
‘YA HEP YA HİÇ’ DİYE DÜŞÜNMEYİN
Hayat siyah ve beyazdan daha çok gri renkte olduğundan ‘ya hep ya hiç’ diye düşünmek kişinin başarısını baltalayabilen etkenlerden biri. Öğrencinin kendisini tanıması, kendi kapasitesini ve çalışma performansını gerçekçi değerlendirmesi son derece önemli. Ancak bunun kadar önemli olan bir diğer nokta da ailenin çocuğunu iyi tanıması, açık veya gizli baskı yapmak yerine gerçekçi değerlendirmelerde bulunarak çocuğuna yardımcı olması. Çocuğunuza bugüne dek ‘sınava yeterince çalışmıyorsun’ demiş ya da baskı yapmış olabilirsiniz ama sınav öncesi artık onu ne kadar çok sevdiğinizi söylemenin tam sırası. Onu başarılı olsa da başarısız olsa da hayat boyu seveceğinizi ve hep yanınızda olacağınızı hissettirin.
'SINAV HER ŞEY DEMEK DEĞİL' BUNU BİLİN
Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül “Sınavlar önemlidir ancak hayattaki mutluluğun ve başarının tek göstergesi değildir. 'Şu okulu kazanmalıyım', ' şu puanı almalıyım' gibi düşünceler ile aileyi hayal kırıklığına uğratma korkusu da sınavlardaki kaygıyı artırır. Artık bu son saatlerde zihninizi dinlendirme ve güzel şeyler düşünme zamanı! Unutmayın asıl başarı; sevdiğiniz bir işi yapıp mutlu ve huzurlu hissedebilmektir” diyor. Hürriyet
10 Mart 2016 Perşembe
Artık çocukların boyu kilosu karneye yazılacak
Öğrenciler arasında obezitenin artması üzerine okullarda yeni bir çalışma başlatıldı. Ortaokul ve lise öğrencilerinin altı ayda bir boy uzunlukları, kiloları ve vücut esneklikleri ölçülecek. Değerler üzerinden öğrencilere ‘Fiziksel Aktivite Karnesi’ verilecek ve karnede yer alan notlar e-okul sisteminde görülecek.
YILDA İKİ KEZ VERİLECEK
Türkiye’de okul çağı çocuklarının yaklaşık yüzde 75’inin günlük fiziksel aktivite yapmadığı ve öğrencilerin yüzde 30’unun obez olması nedeniyle okullarda yeni bir çalışma başlatıldı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Sağlık Bakanlığı, okullarda “Fiziksel Aktivite Karnesi” projesini başlatıyor. Uygulama kapsamında Sağlık Bakanlığı, ulusal fiziksel aktivite rehberi hazırlarken, Bilim Kurulu kararıyla MEB’e Fiziksel Aktivite Karnesi müfredatı sunuldu. Eğitim-öğretim yılı başında ve sonunda olmak üzere yılda iki kez verilecek karnede, her öğrencinin esneklik, vücut ağırlığı ve boy uzunluğu ölçümü değerlendirilecek.
ÖĞRETMENLERE EĞİTİM VERİLECEK
Fiziksel aktivite değerleri, ana karnedeki beden eğitimi ders notlarını etkilemeyecek. Veliler ve öğrenciler, fiziksel uygunluk karnesine ait notları diğer tüm derslerin görülebildiği e-okul sistemi üzerinden ulaşabilecek. Uygulama kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sağlıklı Hayatı Teşvik ve Sağlık Politikaları Derneği işbirliğiyle 12 bölgede eğitici eğitimi verilecek. Beden eğitimi ve spor dersi öğretmenlerine, Fiziksel Aktivite Karnesi Eğitimi Programı’yla öğrencilere fiziksel aktivite karne notunun nasıl verileceği, nelere dikkat edileceği konularında eğitimler verilecek.
12 YAŞ ÜSTÜNÜN YÜZDE 72’Sİ HAREKETSİZ
Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 2010 yılı rakamlarına göre, 12 yaş üstü bireylerin yüzde 72’si hareketsiz, yüzde 10’u ise yetersiz düzeyde fiziksel aktivite yapıyor. Aynı çalışmada 6-11 yaş grubu çocukların düzenli egzersiz yapmadıkları saptandı. Türkiye Çocukluk Çağı Şişmanlık Araştırması’na göre ise her dört çocuktan üçü hiç spor yapmıyor. Dünya Sağlık Örgütü ve uzmanlar, çocukların her gün en az 60 dakika fiziksel aktivite yapmasını öneriyor.
YILDA İKİ KEZ VERİLECEK
Türkiye’de okul çağı çocuklarının yaklaşık yüzde 75’inin günlük fiziksel aktivite yapmadığı ve öğrencilerin yüzde 30’unun obez olması nedeniyle okullarda yeni bir çalışma başlatıldı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Sağlık Bakanlığı, okullarda “Fiziksel Aktivite Karnesi” projesini başlatıyor. Uygulama kapsamında Sağlık Bakanlığı, ulusal fiziksel aktivite rehberi hazırlarken, Bilim Kurulu kararıyla MEB’e Fiziksel Aktivite Karnesi müfredatı sunuldu. Eğitim-öğretim yılı başında ve sonunda olmak üzere yılda iki kez verilecek karnede, her öğrencinin esneklik, vücut ağırlığı ve boy uzunluğu ölçümü değerlendirilecek.
ÖĞRETMENLERE EĞİTİM VERİLECEK
Fiziksel aktivite değerleri, ana karnedeki beden eğitimi ders notlarını etkilemeyecek. Veliler ve öğrenciler, fiziksel uygunluk karnesine ait notları diğer tüm derslerin görülebildiği e-okul sistemi üzerinden ulaşabilecek. Uygulama kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sağlıklı Hayatı Teşvik ve Sağlık Politikaları Derneği işbirliğiyle 12 bölgede eğitici eğitimi verilecek. Beden eğitimi ve spor dersi öğretmenlerine, Fiziksel Aktivite Karnesi Eğitimi Programı’yla öğrencilere fiziksel aktivite karne notunun nasıl verileceği, nelere dikkat edileceği konularında eğitimler verilecek.
12 YAŞ ÜSTÜNÜN YÜZDE 72’Sİ HAREKETSİZ
Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 2010 yılı rakamlarına göre, 12 yaş üstü bireylerin yüzde 72’si hareketsiz, yüzde 10’u ise yetersiz düzeyde fiziksel aktivite yapıyor. Aynı çalışmada 6-11 yaş grubu çocukların düzenli egzersiz yapmadıkları saptandı. Türkiye Çocukluk Çağı Şişmanlık Araştırması’na göre ise her dört çocuktan üçü hiç spor yapmıyor. Dünya Sağlık Örgütü ve uzmanlar, çocukların her gün en az 60 dakika fiziksel aktivite yapmasını öneriyor.
Eğitim, Eczacılık ve Diş Hekimliği fakültelerine de baraj geliyor
TIP, mühendislik, mimarlık ve hukuk fakültelerinin ardından eğitim, eczacılık, diş hekimliği fakülteleri için de baraj getirilmesi düşünülüyor. Bu yılki adayları etkilemeyecek şekilde, sınavlar yapıldıktan sonra bir sonraki senede uygulanmak üzere eğitim, eczacılık ve diş hekimliği ile ilgili başarı sıralaması şartı getirilmesi üzerinde YÖK çalışma yapıyor. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, “Bu ülkede diplomanın pul olmamasını istiyoruz” dedi.
TIPA 40, HUKUK 150 BİN BARAJI GETİRİLDİ
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), fakültelere getirdiği başarı sırası barajı uygulamasını genişletiyor. YÖK, kaliteyi artırmak için tıp, hukuk, mimarlık ve mühendislik fakültelerine sıralama barajı uygulaması getirdi. Tıp fakültelerine 40 bin, hukuk fakültelerine 150 bin, mühendislik fakültelerine 240 bin ve mimarlık fakültelerine 200 bin barajı konuldu. Ayrıca YGS baraj puanı 140’tan 150’ye çıkarıldı. Hem akademi camiasından, hem STK’lardan ve fakülte dekanlarından gelen talep üzerine YÖK’ün, önümüzdeki yıl eğitim, eczacılık ve diş hekimliği fakültelerine başarı sıralamasını getirmesi gündeme geldi.
TABAN BAŞARI SIRASI ŞARTI
Yükseköğretim Program Atlası’nın tanıtımında konuşan Saraç, yükseköğretimde girdi kalitesinin yükseltilmesi amacıyla son bir yıl içinde önemli kararlar aldıklarını belirterek şunları söyledi:
“Tıp, mühendislik, mimarlık, hukuk programlarına girişte taban başarı sırası şartı getirdik. YGS baraj puanını 140’tan 150’ye çıkardık. Başka programlar için de aynı istikamette karar almak üzere çalışmalarımız sürüyor. Bir sonraki yıl için bu yılki sınavlardan sonra eğitim, eczacılık, diş hekimliği fakülteleri için de başarı sırası şartı getirmeyi düşünüyoruz. Zira bu ülkede diplomanın pul olduğu bir dönem yaşanmasın istiyoruz. Elbette bu tedbirler girdi esaslıdır; süreç ve çıktı esaslı düzenlemeler de gereklidir ve bu yolda da adımlar atıyoruz, atmaya devam edeceğiz.”
KESİN KAYIT YAPTIRMAMIŞLAR
YÖK, bilinçli tercih yapılması için 13 Mart’ta düzenlenecek YGS öncesi “Yükseköğretim Program Atlası”nı da devreye soktu. Sistemi anlatan Saraç, şöyle devam etti:
“2015’te tercih yapan 1 milyon 239 bin 800 kişinin 784 bin 950’si örgün programlara yerleşmiş. Ancak bu adaylardan 100 bin 732’si kazandıkları programlara gidip kesin kayıt yaptırmamışlar. Kayıt yaptırmama davranışının ardında da bilinçli yapılmayan tercihlerin yattığını söyleyebiliriz. YÖK Program Atlası bir ‘tercih robotu’ değil. Üniversiteleri, mezun izleme birimi kurmaları için de teşvik ediyoruz. KPSS ve TUS’a giren mezunların merkezi sınavlardaki başarılarını da açıklamak istiyoruz. Sisteme ilerleyen zamanlarda üniversitelerin mezun ettiği öğrencilerin işe yerleşme oranı ve mezunların merkezi sınavlardan aldıkları puanlar da eklenecek SGK ile imzaladığımız protokolle de mezunların hangi alanlarda çalıştıkları bilgisine de ulaşabilecek.”
ATLAS ÜÇ MODÜLDEN OLUŞUYOR
Yükseköğretim Program Atlası, Lisans Atlası, Önlisans Atlası ve YGS-LYS Net Sihirbazı olmak üzere üç modülden oluşuyor. Sistem şöyle işliyor:
- Sistem, “yokatlas.yok.gov.tr” internet adresinde hizmet veriyor.
- Yüzde 100 mobil uyumlu geliştirilen YÖK Program Atlası’na kullanıcılar internete bağlı bilgisayarlarından, tablet ya da cep telefonlarından ücretsiz girebiliyor.
- Deneme sınavından alınan puanla sisteme girilerek hangi üniversitede kaç kontenjan olduğu, en son öğrencinin kaç puanla girdiği, hangi liselerden öğrencilerin üniversiteli olduğu gibi bilgilere ulaşılabiliyor.
- Öğrenciler hedeflerindeki lisans/önlisans programlarının detaylarını inceleyebiliyor.
- Öğrenciler net sihirbazında hedefledikleri programlara ortalamada kaç net ile girileceğini görerek YGS için taktik belirleyebiliyor.
TIPA 40, HUKUK 150 BİN BARAJI GETİRİLDİ
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), fakültelere getirdiği başarı sırası barajı uygulamasını genişletiyor. YÖK, kaliteyi artırmak için tıp, hukuk, mimarlık ve mühendislik fakültelerine sıralama barajı uygulaması getirdi. Tıp fakültelerine 40 bin, hukuk fakültelerine 150 bin, mühendislik fakültelerine 240 bin ve mimarlık fakültelerine 200 bin barajı konuldu. Ayrıca YGS baraj puanı 140’tan 150’ye çıkarıldı. Hem akademi camiasından, hem STK’lardan ve fakülte dekanlarından gelen talep üzerine YÖK’ün, önümüzdeki yıl eğitim, eczacılık ve diş hekimliği fakültelerine başarı sıralamasını getirmesi gündeme geldi.
TABAN BAŞARI SIRASI ŞARTI
Yükseköğretim Program Atlası’nın tanıtımında konuşan Saraç, yükseköğretimde girdi kalitesinin yükseltilmesi amacıyla son bir yıl içinde önemli kararlar aldıklarını belirterek şunları söyledi:
“Tıp, mühendislik, mimarlık, hukuk programlarına girişte taban başarı sırası şartı getirdik. YGS baraj puanını 140’tan 150’ye çıkardık. Başka programlar için de aynı istikamette karar almak üzere çalışmalarımız sürüyor. Bir sonraki yıl için bu yılki sınavlardan sonra eğitim, eczacılık, diş hekimliği fakülteleri için de başarı sırası şartı getirmeyi düşünüyoruz. Zira bu ülkede diplomanın pul olduğu bir dönem yaşanmasın istiyoruz. Elbette bu tedbirler girdi esaslıdır; süreç ve çıktı esaslı düzenlemeler de gereklidir ve bu yolda da adımlar atıyoruz, atmaya devam edeceğiz.”
KESİN KAYIT YAPTIRMAMIŞLAR
YÖK, bilinçli tercih yapılması için 13 Mart’ta düzenlenecek YGS öncesi “Yükseköğretim Program Atlası”nı da devreye soktu. Sistemi anlatan Saraç, şöyle devam etti:
“2015’te tercih yapan 1 milyon 239 bin 800 kişinin 784 bin 950’si örgün programlara yerleşmiş. Ancak bu adaylardan 100 bin 732’si kazandıkları programlara gidip kesin kayıt yaptırmamışlar. Kayıt yaptırmama davranışının ardında da bilinçli yapılmayan tercihlerin yattığını söyleyebiliriz. YÖK Program Atlası bir ‘tercih robotu’ değil. Üniversiteleri, mezun izleme birimi kurmaları için de teşvik ediyoruz. KPSS ve TUS’a giren mezunların merkezi sınavlardaki başarılarını da açıklamak istiyoruz. Sisteme ilerleyen zamanlarda üniversitelerin mezun ettiği öğrencilerin işe yerleşme oranı ve mezunların merkezi sınavlardan aldıkları puanlar da eklenecek SGK ile imzaladığımız protokolle de mezunların hangi alanlarda çalıştıkları bilgisine de ulaşabilecek.”
ATLAS ÜÇ MODÜLDEN OLUŞUYOR
Yükseköğretim Program Atlası, Lisans Atlası, Önlisans Atlası ve YGS-LYS Net Sihirbazı olmak üzere üç modülden oluşuyor. Sistem şöyle işliyor:
- Sistem, “yokatlas.yok.gov.tr” internet adresinde hizmet veriyor.
- Yüzde 100 mobil uyumlu geliştirilen YÖK Program Atlası’na kullanıcılar internete bağlı bilgisayarlarından, tablet ya da cep telefonlarından ücretsiz girebiliyor.
- Deneme sınavından alınan puanla sisteme girilerek hangi üniversitede kaç kontenjan olduğu, en son öğrencinin kaç puanla girdiği, hangi liselerden öğrencilerin üniversiteli olduğu gibi bilgilere ulaşılabiliyor.
- Öğrenciler hedeflerindeki lisans/önlisans programlarının detaylarını inceleyebiliyor.
- Öğrenciler net sihirbazında hedefledikleri programlara ortalamada kaç net ile girileceğini görerek YGS için taktik belirleyebiliyor.
Etiketler:
eğitim,
haber,
kpss,
ösym,
tıp fakültesi,
üniversite,
ygs,
yök
ÖSYM’den KPSS sınav sonuçları ile ilgili önemli açıklama!
ÖSYM Başkanlığı, 2016 Kamu Personeli Seçme Sınavı Lisans Sınavı sonuç açıklama tarihinde değişiklik yaptı.
ÖSYM Başkanlığı, 9 Haziran 2016 olarak açıklanan 2016-KPSS Lisans Sınavı sonuç açıklama tarihinin 14 Temmuz 2016 olarak değiştirilmesine karar verdi.
ÖSYM Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada KPSS, sınav sonucu açıklama tarihinde değişiklik yapıldığı bildirildi.
SON KARAR 14 TEMMUZ 2016
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kamu görevlilerine ilk defa atanacaklar için yapılacak sınavlar hakkında genel yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmeliğin 25 Ocak 2016 tarih ve 2016/8434 sayılı karar ile yürürlüğe girmesi ile 9 Ekim 2015 tarihinde açıklanan sınav takvimine göre 9 Haziran 2016 olarak açıklanan 2016-KPSS Lisans Sınavı sonuç açıklama tarihinin 14 Temmuz 2016 olarak değiştirilmesine karar verilmiş olup sınav takvimindeki sonuç açıklama tarihi bu doğrultuda güncellenmiştir.”
ÖSYM Başkanlığı, 9 Haziran 2016 olarak açıklanan 2016-KPSS Lisans Sınavı sonuç açıklama tarihinin 14 Temmuz 2016 olarak değiştirilmesine karar verdi.
ÖSYM Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada KPSS, sınav sonucu açıklama tarihinde değişiklik yapıldığı bildirildi.
SON KARAR 14 TEMMUZ 2016
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kamu görevlilerine ilk defa atanacaklar için yapılacak sınavlar hakkında genel yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmeliğin 25 Ocak 2016 tarih ve 2016/8434 sayılı karar ile yürürlüğe girmesi ile 9 Ekim 2015 tarihinde açıklanan sınav takvimine göre 9 Haziran 2016 olarak açıklanan 2016-KPSS Lisans Sınavı sonuç açıklama tarihinin 14 Temmuz 2016 olarak değiştirilmesine karar verilmiş olup sınav takvimindeki sonuç açıklama tarihi bu doğrultuda güncellenmiştir.”
9 Mart 2016 Çarşamba
Üniversite sınavında yeni dönem
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 13 Mart'ta yapılacak 2016-Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sorularının tamamının, kurumun internet sitesinden kamuoyunun bilgisine sunulmasını kararlaştırdı.
Merkez yetkililerinden alınan bilgiye göre, ÖSYM Yönetim Kurulu, 13 Mart 2016'da yapılacak YGS'deki soruların tamamının "Temel Soru Kitapçığı" adı altında, ÖSYM'nin internet sitesinden tüm kamuoyunun bilgisine sunulmasına karar verdi.
Merkez yetkililerinden alınan bilgiye göre, ÖSYM Yönetim Kurulu, 13 Mart 2016'da yapılacak YGS'deki soruların tamamının "Temel Soru Kitapçığı" adı altında, ÖSYM'nin internet sitesinden tüm kamuoyunun bilgisine sunulmasına karar verdi.
Sınav kaygısı YGS başarısını yenmesin!
Sınav kaygısı yaşayan gençler sınavdan fazla onun getirdiği kaygıya odaklanıyor. İşte uzmanından YGS öncesinde sınav kaygısıyla baş etmenin yolları...
13 Mart ‘ta yapılacak YGS öncesinde anne babaları en çok endişelendiren konulardan biri, ‘sınav kaygısı’ nedeniyle çocuklarının bütün yıl verdikleri emeklerin bir anda boşa gitmesi. Oysa her sınavda binlerce öğrencinin başarısız olmasına yol açan ‘sınav kaygısından’ alınabilecek birkaç basit tedbirle kurtulmanız mümkün…
Sınav kaygısı, kişiye sınav öncesi ve sınav anında gereğinden fazla tedirginlik yaşatan, öğrenilen bilgilerin sınavda kullanılmasını engelleyen ve başarısızlığa yol açan ‘yoğun kaygı’ olarak tanımlanıyor. Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Uzman Klinik Psikoloğu Yekta Korkmaz, insanın doğası gereği performans ve başarı beklentisi duyulan durumlarda ‘başaramama endişesi’ yaşayabileceğinin altını çiziyor. Sınav kaygısı yaşayan gençlerin sınavdan fazla onun getirdiği kaygıya odaklandığını belirten Korkmaz, basit tekniklerle sınav kaygısının ve stresin önüne geçilebileceğini vurguluyor.
Psikolog Yekta Korkmaz, 13 Mart Pazar günü yapılacak YGS öncesinde üniversite adaylarına sınav kaygısıyla baş etmenin yollarını anlattı:
SINAV KAYGISI BELİRTİLERİ:
-Huzursuzluk, endişe, tedirginlik, sıkıntı
-Başarısızlık korkusu, çalışmaya karşı isteksizlik
-Mide bulantısı, taşikardi, titreme, ağız kuruluğu
-İç sıkıntısı, terleme, uyku düzeninde bozukluklar
-Karın ağrıları vs. bedensel yakınmalar
-Yoğunlaşma ve dikkat eksikliği, kendine güvende azalma
-Kendini yetersiz ve değersiz görme
-İştahsızlık ya da aşırı yeme
SINAV KAYGISINI OLUŞTURAN FAKTÖRLER:
-Sınavın önem derecesi ve kişinin, çevresinin sınava atfettiği anlamın yüksek oluşu
-Anne babanın çocuğun performansıyla ilgili beklentisinin fazla olması ve bunu çocuğa yansıtması
-Mükemmeliyetçi anne-baba tutumları
-Başarısızlığa tahammül olmayan, eleştiren ve sürekli çocuğa olumsuz mesaj veren anne baba tutumları
-Çocuğa eleştirel yaklaşan anne baba ve eğitici tutumları
SINAV KAYGISINI ARTIRAN NEDENLER:
-Uykusuzluk ya da çok uyumak
-Olumsuz düşünceler
-Daha önceki başarısızlıklar
-Kişinin ya da çevresinin kendi başarısını başkasıyla kıyaslaması
-Öğrenme bozukluğu
-Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu
SINAV ÖNCESİ DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER:
-Uykunuzu iyi alın
-Sınav sabahı ağır yemekler yemekten kaçının
-Doktor kontrolü olmadan herhangi bir ilaç almayın
-Sınav öncesinde, aileniz veya arkadaşlarınızla sınav hakkında konuşmamaya çalışın
-Gevşeme egzersizleri yapın
SINAV ESNASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER:
-Acele etmeyin
-Önce size en kolay gelen bölümden başlayın
-Okuduğunuz bir soruyu anlamadıysanız hemen geçmeyin, bir kez daha okuyun
-Takıldığınız bir soru üzerinde çok fazla zaman kaybetmeyin (2 kez okuyup anlamadıysanız, başka soruya geçin. Vaktiniz kalırsa, o soruya geri dönebilirsiniz.)
-Sınav anında aşırı kaygıdan dolayı bazı fiziksel belirtiler (kalp atışında hızlanma, bayılıyormuş gibi hissetme, ateş basması vs.) olabilir, bunlar sizi korkutmasın. Böyle bir durumda gözlerinizi birkaç saniye kapatıp derin bir nefes alın. Bu etkilerin kaygıya bağlı olduğunu, kötü bir anlam taşımadığını ve mutlaka birkaç dakika içinde geçeceğini düşünün. Sonra da yanınızdaki sudan birkaç yudum içip sınava devam edin. (Eğer bu belirtiler bu basit tedbirlere rağmen uzun süre devam ediyorsa, bir hastalığınız olabilir. Sınav gözetmeninden yardım isteyip bir sağlık kuruluşuna gidin.)
SINAV KAYGISINI AZALTAN 4 ALTIN TEKNİK:
Sınav kaygısını azaltmak için kullanılan rahatlama teknikleri endişeyi azaltır, yaşanılan kaygıları kontrol edebileceği hissi kazandırır ve sınava daha iyi odaklanmayı sağlar.
1)Diferansiyel gevşeme:
Sandalyeye dik bir şekilde oturun
Düz bir şekilde ayaklarınızı yere koyun
Ellerinizle sandalyenin alt yanından tutun
Sandalyeyi tutarak ellerinizle kendinizi yukarı doğru çekerken aynı zamanda ayaklarınızı da zemine doğru sıkıca itin
5’e kadar yavaş yavaş sayarak bir süre bu pozisyonda kalın
Tekrar 5’e kadar sayarken bu kez ellerinizi ve ayaklarınızı rahat bırakın, vücudunuzun rahatlamasını sağlayın
Sınav başlamadan önce bu işlemi birkaç kez tekrarlayın
2) NEFES EGZERSİZLERİ:
Öncelikle gözlerinizi kapatın ve düşüncelerinizden sıyrılmaya çalışın. Sağ elinizin avuç içini midenizin üstüne, sol elinizi göğsünüze koyun. Nefes alırken ağır ve derin nefes alın, omuzların kalksın, karnınız şişsin. Nefes aldığınızda sağ eliniz hareket ediyorsa, doğru nefes alıyorsunuz demektir.
Nefes alırken içinizden 1, 2, 3, 4 diye sayı sayın. Ciğerleriniz tamamen dolunca, 4-5 saniye bekleyip nefesinizi tutun, ardından yine içinizden 1, 2, 3 diye sayarak nefesinizi verin. Nefes alınan sürenin iki katı sürede nefes verilmesine dikkat edilmelidir.
Egzersizi bir kere daha tekrarlamak için en az 4-5 kere normal nefes alıp vermelisiniz.
3) GÖRSELLEŞTİRME TEKNİĞİ:
Ellerinizle gözlerinize dokunmamaya dikkat ederek avuç içinizle gözlerinizi kapatın
Öğrendiğiniz doğru nefes tekniklerini uygulayın ve gevşemeye çalışın
Rahatlatıcı bir film sahnesi ya da gitmekten hoşlandığınız sakin bir yer düşünün
Rahatlatıcı ve sakin bir yerde olduğunuzu hayal edin
Birkaç dakika boyunca rahatladığınızı hissedene kadar bu hayalinizi devam ettirin
4) OLUMLU BENLİK KONUŞMASI:
Olumsuz cümleleri gerçekçi cümlelerle değiştirin;
Olumsuz benlik konuşması: ‘Ne yaparsam yapayım başarılı olamayacağım’
Olumlu benlik konuşması: ‘İyi çalışırsam bu sınavı geçebilirim’
Tüm bu tekniklerin sınav kaygısının hafiflemesine yardımcı olacağını belirten Psikolog Yekta Korkmaz, son olarak şunları söyledi:
“Unutulmaması gereken en önemli nokta, kişinin kendine gerçekçi hedefler koyması ve bunlara ulaşmak için çalışmasıdır. Bu teknikler ve sağlıklı bir çalışma süreci sonunda kişinin başarıya ulaşmaması için bir sebep yoktur.” (Sözcü)
13 Mart ‘ta yapılacak YGS öncesinde anne babaları en çok endişelendiren konulardan biri, ‘sınav kaygısı’ nedeniyle çocuklarının bütün yıl verdikleri emeklerin bir anda boşa gitmesi. Oysa her sınavda binlerce öğrencinin başarısız olmasına yol açan ‘sınav kaygısından’ alınabilecek birkaç basit tedbirle kurtulmanız mümkün…
Sınav kaygısı, kişiye sınav öncesi ve sınav anında gereğinden fazla tedirginlik yaşatan, öğrenilen bilgilerin sınavda kullanılmasını engelleyen ve başarısızlığa yol açan ‘yoğun kaygı’ olarak tanımlanıyor. Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Uzman Klinik Psikoloğu Yekta Korkmaz, insanın doğası gereği performans ve başarı beklentisi duyulan durumlarda ‘başaramama endişesi’ yaşayabileceğinin altını çiziyor. Sınav kaygısı yaşayan gençlerin sınavdan fazla onun getirdiği kaygıya odaklandığını belirten Korkmaz, basit tekniklerle sınav kaygısının ve stresin önüne geçilebileceğini vurguluyor.
Psikolog Yekta Korkmaz, 13 Mart Pazar günü yapılacak YGS öncesinde üniversite adaylarına sınav kaygısıyla baş etmenin yollarını anlattı:
SINAV KAYGISI BELİRTİLERİ:
-Huzursuzluk, endişe, tedirginlik, sıkıntı
-Başarısızlık korkusu, çalışmaya karşı isteksizlik
-Mide bulantısı, taşikardi, titreme, ağız kuruluğu
-İç sıkıntısı, terleme, uyku düzeninde bozukluklar
-Karın ağrıları vs. bedensel yakınmalar
-Yoğunlaşma ve dikkat eksikliği, kendine güvende azalma
-Kendini yetersiz ve değersiz görme
-İştahsızlık ya da aşırı yeme
SINAV KAYGISINI OLUŞTURAN FAKTÖRLER:
-Sınavın önem derecesi ve kişinin, çevresinin sınava atfettiği anlamın yüksek oluşu
-Anne babanın çocuğun performansıyla ilgili beklentisinin fazla olması ve bunu çocuğa yansıtması
-Mükemmeliyetçi anne-baba tutumları
-Başarısızlığa tahammül olmayan, eleştiren ve sürekli çocuğa olumsuz mesaj veren anne baba tutumları
-Çocuğa eleştirel yaklaşan anne baba ve eğitici tutumları
SINAV KAYGISINI ARTIRAN NEDENLER:
-Uykusuzluk ya da çok uyumak
-Olumsuz düşünceler
-Daha önceki başarısızlıklar
-Kişinin ya da çevresinin kendi başarısını başkasıyla kıyaslaması
-Öğrenme bozukluğu
-Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu
SINAV ÖNCESİ DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER:
-Uykunuzu iyi alın
-Sınav sabahı ağır yemekler yemekten kaçının
-Doktor kontrolü olmadan herhangi bir ilaç almayın
-Sınav öncesinde, aileniz veya arkadaşlarınızla sınav hakkında konuşmamaya çalışın
-Gevşeme egzersizleri yapın
SINAV ESNASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER:
-Acele etmeyin
-Önce size en kolay gelen bölümden başlayın
-Okuduğunuz bir soruyu anlamadıysanız hemen geçmeyin, bir kez daha okuyun
-Takıldığınız bir soru üzerinde çok fazla zaman kaybetmeyin (2 kez okuyup anlamadıysanız, başka soruya geçin. Vaktiniz kalırsa, o soruya geri dönebilirsiniz.)
-Sınav anında aşırı kaygıdan dolayı bazı fiziksel belirtiler (kalp atışında hızlanma, bayılıyormuş gibi hissetme, ateş basması vs.) olabilir, bunlar sizi korkutmasın. Böyle bir durumda gözlerinizi birkaç saniye kapatıp derin bir nefes alın. Bu etkilerin kaygıya bağlı olduğunu, kötü bir anlam taşımadığını ve mutlaka birkaç dakika içinde geçeceğini düşünün. Sonra da yanınızdaki sudan birkaç yudum içip sınava devam edin. (Eğer bu belirtiler bu basit tedbirlere rağmen uzun süre devam ediyorsa, bir hastalığınız olabilir. Sınav gözetmeninden yardım isteyip bir sağlık kuruluşuna gidin.)
SINAV KAYGISINI AZALTAN 4 ALTIN TEKNİK:
Sınav kaygısını azaltmak için kullanılan rahatlama teknikleri endişeyi azaltır, yaşanılan kaygıları kontrol edebileceği hissi kazandırır ve sınava daha iyi odaklanmayı sağlar.
1)Diferansiyel gevşeme:
Sandalyeye dik bir şekilde oturun
Düz bir şekilde ayaklarınızı yere koyun
Ellerinizle sandalyenin alt yanından tutun
Sandalyeyi tutarak ellerinizle kendinizi yukarı doğru çekerken aynı zamanda ayaklarınızı da zemine doğru sıkıca itin
5’e kadar yavaş yavaş sayarak bir süre bu pozisyonda kalın
Tekrar 5’e kadar sayarken bu kez ellerinizi ve ayaklarınızı rahat bırakın, vücudunuzun rahatlamasını sağlayın
Sınav başlamadan önce bu işlemi birkaç kez tekrarlayın
2) NEFES EGZERSİZLERİ:
Öncelikle gözlerinizi kapatın ve düşüncelerinizden sıyrılmaya çalışın. Sağ elinizin avuç içini midenizin üstüne, sol elinizi göğsünüze koyun. Nefes alırken ağır ve derin nefes alın, omuzların kalksın, karnınız şişsin. Nefes aldığınızda sağ eliniz hareket ediyorsa, doğru nefes alıyorsunuz demektir.
Nefes alırken içinizden 1, 2, 3, 4 diye sayı sayın. Ciğerleriniz tamamen dolunca, 4-5 saniye bekleyip nefesinizi tutun, ardından yine içinizden 1, 2, 3 diye sayarak nefesinizi verin. Nefes alınan sürenin iki katı sürede nefes verilmesine dikkat edilmelidir.
Egzersizi bir kere daha tekrarlamak için en az 4-5 kere normal nefes alıp vermelisiniz.
3) GÖRSELLEŞTİRME TEKNİĞİ:
Ellerinizle gözlerinize dokunmamaya dikkat ederek avuç içinizle gözlerinizi kapatın
Öğrendiğiniz doğru nefes tekniklerini uygulayın ve gevşemeye çalışın
Rahatlatıcı bir film sahnesi ya da gitmekten hoşlandığınız sakin bir yer düşünün
Rahatlatıcı ve sakin bir yerde olduğunuzu hayal edin
Birkaç dakika boyunca rahatladığınızı hissedene kadar bu hayalinizi devam ettirin
4) OLUMLU BENLİK KONUŞMASI:
Olumsuz cümleleri gerçekçi cümlelerle değiştirin;
Olumsuz benlik konuşması: ‘Ne yaparsam yapayım başarılı olamayacağım’
Olumlu benlik konuşması: ‘İyi çalışırsam bu sınavı geçebilirim’
Tüm bu tekniklerin sınav kaygısının hafiflemesine yardımcı olacağını belirten Psikolog Yekta Korkmaz, son olarak şunları söyledi:
“Unutulmaması gereken en önemli nokta, kişinin kendine gerçekçi hedefler koyması ve bunlara ulaşmak için çalışmasıdır. Bu teknikler ve sağlıklı bir çalışma süreci sonunda kişinin başarıya ulaşmaması için bir sebep yoktur.” (Sözcü)
7 Mart 2016 Pazartesi
Üniversite sınavı için başarı kodları
Yaklaşık iki milyon gencin gelecek yaşamlarına ulaşmak amacıyla bugüne kadar verdikleri emeklerinin ilk karşılıklarını alacakları YGS'ye çok az zaman kaldı.
Üniversitede okumak isteyen öğrencilerin girecekleri sınavlardan ilki olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) 13 Mart’ta yapılacak. İşte YGS adayları için uzmanından başarı kodları…
Üniversite sınavı için geri sayımın başladığı bu haftada gençler, bazı küçük ama etkili önlemlerle başarı ve motivasyonlarını artırabilirler. Tarsus SEV Ortaokulu’ndan Psikolog Y. Eray Varol, sınavda motivasyonu artırabilecek tüyolar verdi:
Cumaya kadar ders çalışın ama konu tekrarı yapın. Bu hafta en az iki deneme testi çözün. Son gün ders çalışmayın. Eğer içiniz rahat etmiyorsa deneme testi değil karma test çözün. Bulmacalar çözün, kitap okuyun. Bir gün önce mutlaka yürüyüş yapın, sınava gireceğiniz sınıfı görün. Hatta sıranıza oturup bir-iki soru çözün!
Sınav anında zamanı iyi yönetin; her dakika değil beş altı soruda bir saate bakın. İşaretlediğiniz soruları emin değilseniz değiştirmeyin. Kolaydan zora tekniğini uygulayın. Soruyu defalarca değil en fazla iki kez okuyun. Sorunun tamamını değil önemli yerlerini çizin. Uzun paragraftan korkmayın, her soruyu mutlaka okuyun!
Yaklaşık iki milyon gencin, gelecek yaşamlarına ulaşmak amacıyla bugüne kadar verdikleri emeklerinin ilk karşılıklarını alacakları güne çok az bir zaman kaldı.
Tarsus SEV Ortaokulu’ndan Psikolog Y. Eray Varol; üniversite sınavlarının birinci aşaması olan YGS’de gençlerin emeklerini başarıya çevirmelerine yardımcı olacak bazı stratejiler önerdi:
YGS’YE BİRKAÇ GÜN KALA:
· CUMAYA KADAR ÇALIŞABİLİRSİNİZ: Cuma gününe kadar ders çalışabilirsiniz. Ancak çok spesifik konuları çalışmak yerine eksikliklerinizi tamamlamak ve baştan sona gözden geçirme niteliğinde olan çalışma tekniklerini uygulayın.
· BU HAFTA EN AZ İKİ DENEME TESTİ ÇÖZÜN: Zaman yönetimini ve kullandığınız stratejileri son olarak gözden geçirin. Özellikle yapabildiklerinize odaklanın. Ancak bu deneme testini sonuç olarak değerlendirmeyin.
· CANINIZI SIKAN KİŞİLERLE GÖRÜŞMEYİN: Motivasyonunuzu yüksek tutun. Bugünlerde mümkün olduğunca canınızı sıkan, moralinizi bozan, sizi strese sokan ortam ve olaylardan uzak kalın. Size iyi gelen ve kendinizi yanında rahat hissettiğiniz kişilerle iletişim içinde olun.
· UYKUNUZU VE YEMEĞİNİZİ DENGELEYİN: YGS sınavı gibi sınavlar, aynı zamanda fizyolojik kondisyonun da güçlü olmasını gerektiren sınavlardır. Sınav gününde kendinizi dinç, enerjik ve fizyolojik olarak hazır hissetmeniz için dengeli bir yaşam tarzını sürdürün. Uykunuzu, yemek düzeninizi ve günlün yaşamınızı dengeleyin.
· TEHLİKELİ ETKİNLİKLERDEN UZAK DURUN: Bedeninizi aşırı yoracak veya sakatlanma riski oluşturacak ağır ve tehlikeli spor ve etkinliklerden uzak durun.
· RAHATLATICI SPOR VE EGZERSİZLER YAPIN: Günde en az 10 dakika çok ağır olmayan, hafif ve rahatlatıcı egzersizleri yapmaya çalışın. Bu egzersiz ve yürüyüşler, sınav kaygınızla başa çıkabilmenizi ve kendinizi zinde hissetmenizi sağlayacaktır.
· BEYİN EGZERSİZİ VE BULMACA: Dikkat ve konsantrasyonunuzu, strateji oluşturma ve problem çözme becerilerinizi arttıran, zaman yönetiminizi güçlendiren egzersizler yapın, oyunlar oynayın veya bulmacalar çözün.
· MUHAKEME GÜCÜ İÇİN KİTAP OKUYUN: Sınavlarda, hangi alanda olursa olsun, başarı okuduğunu anlamakla başlar. Okuduğunuzu anlama, yorum ve muhakeme gücünüzü geliştirmek için mutlaka kitap okuyun.
YGS’DEN BİR GÜN ÖNCE:
· UYKUNUZU ALIN VE GÜNE ZİNDE BAŞLAYIN: Sınavdan bir gün önce depolayacağınız enerji ve moral, sizi sınavda daha fazla etkili yapacaktır.
· SON GÜN DERS ÇALIŞMAYIN: Son gün yapacağınız tekrar veya ders çalışmanın YGS’ ye önemli bir katkısı olmayacaktır. Ancak içinizdeki huzursuzluğu gidermek ve günü rahat geçirmek için son gün kahvaltıdan sonra kısa karma testler çözebilirsiniz. Ancak son gün deneme çözmeyin.
· MUTLAKA YÜRÜYÜŞ YAPIN: Sınav öncesindeki gününüzü sakin ve rahat geçirin. Kendinizi rahat hissettiğiniz ortamlarda bulunun ve mutlaka o gün yürüyüş yapın.
· SINAVA GİRECEĞİNİZ SINIFA MUTLAKA GİDİN: İlk defa girdiğiniz bir mekanla ikinci defa girdiğiniz mekanda hissettiğiniz duygular aynı değildir. İlk defa girdiğiniz mekan sizi kaygılandırabilir ve rahat hissetmeyebilirsiniz; ancak aynı mekana ikinci defa gittiğinizde kendinizi daha rahat hissedersiniz. Bu yüzden sınava gireceğiniz salonu önceden görün ve hatta yapabiliyorsanız sıranızda bir gün evvel bir iki soru çözün.
SORULARI ÇÖZERKEN BUNLARA DİKKAT:
· DİKKATLİ OKUYUN: Soruları gerektiği yerde hızlı, gerektiği yerde yavaş, dikkatli ve anlayarak okuyun
· DEFALARCA OKUMAYIN: Soruları defalarca okumayın, en fazla iki defa okuyun
· TAMAMININ ALTINI ÇİZMEYİN: Soruyu çözmenize ipucu olacak kelimelerin ve soru köklerinin altını çizin; sorunun tamamının altını çizmeyin
· TAM ANLAMADAN YANITLAMAYIN: Neyin sorulduğunu tam olarak anlamadan soruyu cevaplamayın
· SORU KÖKLERİNE DİKKAT: ‘Olumsuz’ soru köklerine dikkat edin!
· UZUN PARAGRAFTAN KORKMAYIN: Uzun paragraf sorularını mutlaka okuyun, inanın size çok kolay gelecektir
· BOŞ BIRAKTIĞINIZA İŞARET KOYUN: Geri döneceğiniz ya da yapamayacağınız soruların yanına mutlaka bir işaret koyun
· OKUMADAN GEÇMEYİN: Her soruyu mutlaka okuyun
SINAV GÜNÜ VE SINAV ANI:
· KAHVALTI EDİN HAFİF MÜZİK DİNLEYİN: Sabah hazırlanırken, kahvaltı ederken evde mutlaka hafiften bir müzik çalsın. Ailenizle sınav dışındaki konularla ilgili sohbetler de yapabilirsiniz. Sabah dengeli, güzel ve neşeli bir kahvaltının ardından üzerinize şık ama rahat bir kıyafet giyin.
· SINAVA GİRMEDEN ÖNCE RAHATLAYIN: Birkaç kez sessiz ve derinden nefes alın ve nefesinizi aldığınız sürenin iki katı süresince yavaş yavaş bırakın, bütün vücudunuzdaki kasları iyice sıkıp bırakın ve tekrar derin ve sessiz nefes alıp bırakın. Bunları uygularken içinizden kendinize şu telkini yapın: “Rahatla ve sakin ol, Ben elimden gelen her şeyi yaptım ve başarabilirim.”
· SADECE BİLMEK YETERLİ DEĞİL: Sınavlar sadece bilginizi ölçmez. Dayanıklılığınızı, dikkatinizi, zamana karşı yarışınızı, muhakeme gücünüzü ve daha birçok yeteneğiniz değerlendirmeye alır. Bu yüzden sadece bilmek yeterli gelmeyebilir.
· YORULDUĞUNUZU HİSSEDİNCE DİNLENİN: Sınav sırasında dikkatiniz dağılabilir; soruyu tekrar tekrar okumak yerine dikkatinizi toplamak için 2 dakika dinlenin. Belirli periyotlarla kendinize ayıracağınız küçük dinlenme aralıklarını; nefes alma, gözleri kapama, şakaklarınızı ovma gibi hareketler yaparak dikkatinizi, enerjinizi toplama ve yoğunlaştırmaya katkı sağlayacak şekilde değerlendirin.
· HER DAKİKA SAATE BAKMAYIN: Zamanın farkına varın; her bölüm için kendinize belli bir zaman ayırın. Zamanı yönetmeye çalışın, her dakika saate bakmayın. Beş altı soruda bir zamanı kontrol ederek temponuzu ayarlamaya çalışın.
· EMİN DEĞİLSENİZ YANITINIZI DEĞİŞTİRMEYİN: İlk gelen cevaba ve sezgilerinize güvenin. Ancak hatanızı fark ettiyseniz ya da kesin bilgiyi anımsadıysanız o zaman değiştirin.
· KOLAYDAN ZORA TEKNİĞİNİ UYGULAYIN: Beynimizin çalışma prensibi kolaydan zora doğrudur. Bu nedenle ‘turlama tekniği’ni kullanarak önce kolay soruları bulun ve cevaplayın. Daha sonraki turlarda zor soruları cevaplayın. Bu size testin başında hem zaman hem de moral kazandıracaktır.
· ÖNCE KENDİNİZİ TANIYIN: YGS sınavının en önemli ve anahtar kodu, kendinizi çok iyi tanımanız sınavı çok iyi tanımanız, sınav anında olumsuz duygulara kapılmamanız, her türlüğü güçlüğe karşın sakin ve soğukkanlı olabilmeniz, olabildiğince olumlu düşünebilmenizdir. (Sözcü)
Üniversitede okumak isteyen öğrencilerin girecekleri sınavlardan ilki olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) 13 Mart’ta yapılacak. İşte YGS adayları için uzmanından başarı kodları…
Üniversite sınavı için geri sayımın başladığı bu haftada gençler, bazı küçük ama etkili önlemlerle başarı ve motivasyonlarını artırabilirler. Tarsus SEV Ortaokulu’ndan Psikolog Y. Eray Varol, sınavda motivasyonu artırabilecek tüyolar verdi:
Cumaya kadar ders çalışın ama konu tekrarı yapın. Bu hafta en az iki deneme testi çözün. Son gün ders çalışmayın. Eğer içiniz rahat etmiyorsa deneme testi değil karma test çözün. Bulmacalar çözün, kitap okuyun. Bir gün önce mutlaka yürüyüş yapın, sınava gireceğiniz sınıfı görün. Hatta sıranıza oturup bir-iki soru çözün!
Sınav anında zamanı iyi yönetin; her dakika değil beş altı soruda bir saate bakın. İşaretlediğiniz soruları emin değilseniz değiştirmeyin. Kolaydan zora tekniğini uygulayın. Soruyu defalarca değil en fazla iki kez okuyun. Sorunun tamamını değil önemli yerlerini çizin. Uzun paragraftan korkmayın, her soruyu mutlaka okuyun!
Yaklaşık iki milyon gencin, gelecek yaşamlarına ulaşmak amacıyla bugüne kadar verdikleri emeklerinin ilk karşılıklarını alacakları güne çok az bir zaman kaldı.
Tarsus SEV Ortaokulu’ndan Psikolog Y. Eray Varol; üniversite sınavlarının birinci aşaması olan YGS’de gençlerin emeklerini başarıya çevirmelerine yardımcı olacak bazı stratejiler önerdi:
YGS’YE BİRKAÇ GÜN KALA:
· CUMAYA KADAR ÇALIŞABİLİRSİNİZ: Cuma gününe kadar ders çalışabilirsiniz. Ancak çok spesifik konuları çalışmak yerine eksikliklerinizi tamamlamak ve baştan sona gözden geçirme niteliğinde olan çalışma tekniklerini uygulayın.
· BU HAFTA EN AZ İKİ DENEME TESTİ ÇÖZÜN: Zaman yönetimini ve kullandığınız stratejileri son olarak gözden geçirin. Özellikle yapabildiklerinize odaklanın. Ancak bu deneme testini sonuç olarak değerlendirmeyin.
· CANINIZI SIKAN KİŞİLERLE GÖRÜŞMEYİN: Motivasyonunuzu yüksek tutun. Bugünlerde mümkün olduğunca canınızı sıkan, moralinizi bozan, sizi strese sokan ortam ve olaylardan uzak kalın. Size iyi gelen ve kendinizi yanında rahat hissettiğiniz kişilerle iletişim içinde olun.
· UYKUNUZU VE YEMEĞİNİZİ DENGELEYİN: YGS sınavı gibi sınavlar, aynı zamanda fizyolojik kondisyonun da güçlü olmasını gerektiren sınavlardır. Sınav gününde kendinizi dinç, enerjik ve fizyolojik olarak hazır hissetmeniz için dengeli bir yaşam tarzını sürdürün. Uykunuzu, yemek düzeninizi ve günlün yaşamınızı dengeleyin.
· TEHLİKELİ ETKİNLİKLERDEN UZAK DURUN: Bedeninizi aşırı yoracak veya sakatlanma riski oluşturacak ağır ve tehlikeli spor ve etkinliklerden uzak durun.
· RAHATLATICI SPOR VE EGZERSİZLER YAPIN: Günde en az 10 dakika çok ağır olmayan, hafif ve rahatlatıcı egzersizleri yapmaya çalışın. Bu egzersiz ve yürüyüşler, sınav kaygınızla başa çıkabilmenizi ve kendinizi zinde hissetmenizi sağlayacaktır.
· BEYİN EGZERSİZİ VE BULMACA: Dikkat ve konsantrasyonunuzu, strateji oluşturma ve problem çözme becerilerinizi arttıran, zaman yönetiminizi güçlendiren egzersizler yapın, oyunlar oynayın veya bulmacalar çözün.
· MUHAKEME GÜCÜ İÇİN KİTAP OKUYUN: Sınavlarda, hangi alanda olursa olsun, başarı okuduğunu anlamakla başlar. Okuduğunuzu anlama, yorum ve muhakeme gücünüzü geliştirmek için mutlaka kitap okuyun.
YGS’DEN BİR GÜN ÖNCE:
· UYKUNUZU ALIN VE GÜNE ZİNDE BAŞLAYIN: Sınavdan bir gün önce depolayacağınız enerji ve moral, sizi sınavda daha fazla etkili yapacaktır.
· SON GÜN DERS ÇALIŞMAYIN: Son gün yapacağınız tekrar veya ders çalışmanın YGS’ ye önemli bir katkısı olmayacaktır. Ancak içinizdeki huzursuzluğu gidermek ve günü rahat geçirmek için son gün kahvaltıdan sonra kısa karma testler çözebilirsiniz. Ancak son gün deneme çözmeyin.
· MUTLAKA YÜRÜYÜŞ YAPIN: Sınav öncesindeki gününüzü sakin ve rahat geçirin. Kendinizi rahat hissettiğiniz ortamlarda bulunun ve mutlaka o gün yürüyüş yapın.
· SINAVA GİRECEĞİNİZ SINIFA MUTLAKA GİDİN: İlk defa girdiğiniz bir mekanla ikinci defa girdiğiniz mekanda hissettiğiniz duygular aynı değildir. İlk defa girdiğiniz mekan sizi kaygılandırabilir ve rahat hissetmeyebilirsiniz; ancak aynı mekana ikinci defa gittiğinizde kendinizi daha rahat hissedersiniz. Bu yüzden sınava gireceğiniz salonu önceden görün ve hatta yapabiliyorsanız sıranızda bir gün evvel bir iki soru çözün.
SORULARI ÇÖZERKEN BUNLARA DİKKAT:
· DİKKATLİ OKUYUN: Soruları gerektiği yerde hızlı, gerektiği yerde yavaş, dikkatli ve anlayarak okuyun
· DEFALARCA OKUMAYIN: Soruları defalarca okumayın, en fazla iki defa okuyun
· TAMAMININ ALTINI ÇİZMEYİN: Soruyu çözmenize ipucu olacak kelimelerin ve soru köklerinin altını çizin; sorunun tamamının altını çizmeyin
· TAM ANLAMADAN YANITLAMAYIN: Neyin sorulduğunu tam olarak anlamadan soruyu cevaplamayın
· SORU KÖKLERİNE DİKKAT: ‘Olumsuz’ soru köklerine dikkat edin!
· UZUN PARAGRAFTAN KORKMAYIN: Uzun paragraf sorularını mutlaka okuyun, inanın size çok kolay gelecektir
· BOŞ BIRAKTIĞINIZA İŞARET KOYUN: Geri döneceğiniz ya da yapamayacağınız soruların yanına mutlaka bir işaret koyun
· OKUMADAN GEÇMEYİN: Her soruyu mutlaka okuyun
SINAV GÜNÜ VE SINAV ANI:
· KAHVALTI EDİN HAFİF MÜZİK DİNLEYİN: Sabah hazırlanırken, kahvaltı ederken evde mutlaka hafiften bir müzik çalsın. Ailenizle sınav dışındaki konularla ilgili sohbetler de yapabilirsiniz. Sabah dengeli, güzel ve neşeli bir kahvaltının ardından üzerinize şık ama rahat bir kıyafet giyin.
· SINAVA GİRMEDEN ÖNCE RAHATLAYIN: Birkaç kez sessiz ve derinden nefes alın ve nefesinizi aldığınız sürenin iki katı süresince yavaş yavaş bırakın, bütün vücudunuzdaki kasları iyice sıkıp bırakın ve tekrar derin ve sessiz nefes alıp bırakın. Bunları uygularken içinizden kendinize şu telkini yapın: “Rahatla ve sakin ol, Ben elimden gelen her şeyi yaptım ve başarabilirim.”
· SADECE BİLMEK YETERLİ DEĞİL: Sınavlar sadece bilginizi ölçmez. Dayanıklılığınızı, dikkatinizi, zamana karşı yarışınızı, muhakeme gücünüzü ve daha birçok yeteneğiniz değerlendirmeye alır. Bu yüzden sadece bilmek yeterli gelmeyebilir.
· YORULDUĞUNUZU HİSSEDİNCE DİNLENİN: Sınav sırasında dikkatiniz dağılabilir; soruyu tekrar tekrar okumak yerine dikkatinizi toplamak için 2 dakika dinlenin. Belirli periyotlarla kendinize ayıracağınız küçük dinlenme aralıklarını; nefes alma, gözleri kapama, şakaklarınızı ovma gibi hareketler yaparak dikkatinizi, enerjinizi toplama ve yoğunlaştırmaya katkı sağlayacak şekilde değerlendirin.
· HER DAKİKA SAATE BAKMAYIN: Zamanın farkına varın; her bölüm için kendinize belli bir zaman ayırın. Zamanı yönetmeye çalışın, her dakika saate bakmayın. Beş altı soruda bir zamanı kontrol ederek temponuzu ayarlamaya çalışın.
· EMİN DEĞİLSENİZ YANITINIZI DEĞİŞTİRMEYİN: İlk gelen cevaba ve sezgilerinize güvenin. Ancak hatanızı fark ettiyseniz ya da kesin bilgiyi anımsadıysanız o zaman değiştirin.
· KOLAYDAN ZORA TEKNİĞİNİ UYGULAYIN: Beynimizin çalışma prensibi kolaydan zora doğrudur. Bu nedenle ‘turlama tekniği’ni kullanarak önce kolay soruları bulun ve cevaplayın. Daha sonraki turlarda zor soruları cevaplayın. Bu size testin başında hem zaman hem de moral kazandıracaktır.
· ÖNCE KENDİNİZİ TANIYIN: YGS sınavının en önemli ve anahtar kodu, kendinizi çok iyi tanımanız sınavı çok iyi tanımanız, sınav anında olumsuz duygulara kapılmamanız, her türlüğü güçlüğe karşın sakin ve soğukkanlı olabilmeniz, olabildiğince olumlu düşünebilmenizdir. (Sözcü)
3 Mart 2016 Perşembe
YGS sınav yerleri açıklandı! YGS sınav yeri sorgulama için tıklayın
Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı yani YGS için sınav giriş yerleri açıklandı. YGS sınav yeri sorgulama detayları haberimizde...
2016 YGS adaylarının merakla bekleyişi sona erdi. ÖSYM, sınav giriş yerlerini gösteren YGS sınava giriş belgelerini 3 Mart’ta (bugün) adayların erişimine açtı. Peki YGS sınav yeri sorgulama nasıl yapılır?
2016 Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı’na (YGS) girecek tüm adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren ve sınava girişte yanlarında bulundurmaları gereken Sınava Giriş Belgesini, T.C. Kimlik Numaraları ve aday şifreleri ile ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden edinebilecekler.
Adaylar, sınava giriş belgelerine aşağıdaki linkten ulaşabilecekler.
ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre; Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) başvuru alma işlemlerinin 6-20 Ocak 2016 tarihleri arasında tamamlandı. ÖSYS’nin ilk basamağı olan 2016 Yükseköğretime Geçiş Sınavı (2016-YGS) 13 Mart 2016 Pazar günü yapılacak. 2.178.563 adayın katılacağı sınav 173 il/ilçe sınav merkezinde, yaklaşık 7.300 bina, 117.000 salonda görev yapacak toplam 303.000 sınav görevlisi ile gerçekleştirilecek.
Sınava Şırnak ilinde girmek için başvuruda bulunan adaylar, İçişleri Bakanlığının güvenlik içerikli yazısı doğrultusunda Gaziantep Merkez, Gaziantep Nizip, Batman ve Siirt sınav merkezlerinden birinde sınava alınacaklar.
2016 YGS adaylarının merakla bekleyişi sona erdi. ÖSYM, sınav giriş yerlerini gösteren YGS sınava giriş belgelerini 3 Mart’ta (bugün) adayların erişimine açtı. Peki YGS sınav yeri sorgulama nasıl yapılır?
2016 Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı’na (YGS) girecek tüm adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren ve sınava girişte yanlarında bulundurmaları gereken Sınava Giriş Belgesini, T.C. Kimlik Numaraları ve aday şifreleri ile ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden edinebilecekler.
Adaylar, sınava giriş belgelerine aşağıdaki linkten ulaşabilecekler.
ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre; Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) başvuru alma işlemlerinin 6-20 Ocak 2016 tarihleri arasında tamamlandı. ÖSYS’nin ilk basamağı olan 2016 Yükseköğretime Geçiş Sınavı (2016-YGS) 13 Mart 2016 Pazar günü yapılacak. 2.178.563 adayın katılacağı sınav 173 il/ilçe sınav merkezinde, yaklaşık 7.300 bina, 117.000 salonda görev yapacak toplam 303.000 sınav görevlisi ile gerçekleştirilecek.
Sınava Şırnak ilinde girmek için başvuruda bulunan adaylar, İçişleri Bakanlığının güvenlik içerikli yazısı doğrultusunda Gaziantep Merkez, Gaziantep Nizip, Batman ve Siirt sınav merkezlerinden birinde sınava alınacaklar.
2 Mart 2016 Çarşamba
Özel okul öğrenci sayısında ‘rekor’ artış
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) eğitim öğretimde verilen devlet desteğiyle özel okula giden toplam öğrenci sayısı, geçen yıla göre yüzde 45'lik artışla 1 milyon 150 bin oldu.
Devlet desteğiyle özel okula ilk kez başlayan 248 bin öğrenci, devlet okullarındaki 8 bin 500 dersliğin boşalmasını ve 13 bin öğretmen ihtiyacının ortadan kalkmasını sağladı. MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdür Ömer Faruk Yelkenci, özel öğretim kurumları alanında yürüttükleri faaliyetler ve son verilerle ilgili bilgi verdi.
MEB'in özel okullarda niteliği hızlı ve kalıcı şekilde yükseltmek için kalite geliştirme çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Yelkenci, sektör temsilcileriyle sıkı iş birliği yaptıklarını, dönüşüm ve teşvik uygulamalarını hayata geçirdiklerini anlattı.
Eğitim öğretim desteğiyle son 2 yılda özel okullardaki öğrenci sayısında ciddi artışlar yaşandığını belirten Yelkenci, "2014-2015 eğitim öğretim yılında, özel okullarda öğrenim gören öğrenci sayısı 778 bin oldu. Bu artış, Cumhuriyet tarihinin rekoruydu" dedi.
2015-2016 eğitim öğretim döneminde ise özel okula giden öğrenci sayısının, geçen yıla oranla yüzde 47 artış göstererek 1 milyon 150 bine çıktığını bildiren Yelkenci, şöyle devam etti:
"Bu oran, geçen yılın rekorunun da üzerinde. Bu oranın içinde temel liselere devam eden 192 bin 600 öğrenci de bulunuyor. Temel liseler, yasa gereği 2018-2019 eğitim öğretim yılı itibarıyla kapanacak. Bu kapsamda, temel liselerdeki öğrenci sayısını dikkate almadığımızda bile özel okul öğrenci sayısı, geçen yıla göre yüzde 23 oranında artmış oluyor. Bu da bir rekor."
Bu eğitim öğretim döneminde özel okullaşma oranının yüzde 7.4'e ulaştığına dikkat çeken Yelkenci, stratejik planda 2018-2019 eğitim öğretim yılı sonu itibarıyla özel okulların bütün okul kademelerindeki ortalamasının yüzde 12'ye çıkarılmasının hedeflendiğini, son verilerle bu hedefe ciddi anlamda yaklaştıklarını vurguladı.
"400 bin öğrenciye teşvik verdik"
Eğitim öğretim desteğinin yanı sıra dershanelerin dönüşümü ve kurumlara yönelik teşviklerin mevzuatının hazırlanmasıyla artış oranının yüzde 20'lerde gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini anlatan Yelkenci, şunları söyledi:
"Geçen yıl 167 bin, bu yıl da 228 bin öğrenci olmak üzere 400 bin öğrenciye teşvik verdik. Bu öğrencilerin bir kısmı mezun oldukları, bir kısmı da okul öncesinden ilkokula geçişten dolayı bu yılın başında sistemden düştüler. Şu an itibarıyla 350 bin öğrenciye teşvik veriyoruz. Teşvik kapsamında dönem sonu itibarıyla kurumlara ödenen rakam 1 milyar 213 bin lira olacak. Bunun ciddi bir rakam olduğunu düşünüyoruz.
Teşvik kullanan 400 bin öğrenciden geçen yıl 100 bini, bu yıl da 148 bini olmak üzere 248 bin öğrenci ilk kez özel okula gitti. Türkiye'deki dersliklerde ortalama öğrenci sayısını 29 olarak düşünecek olursak bu sayı, 8 bin 500 dersliğe tekabül ediyor. Yani, devlet 248 bin öğrenci için 8 bin 500 derslik hazır etmek durumundaydı. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısına baktığımız zaman 13 bin öğretmen anlamına geliyor. Yani bu kadar derslikle bu kadar öğretmeni özel sektör karşılamış ve devletin üzerinden bu yükü almış oluyor."
Özel eğitim desteğiyle ilgili bazı eleştiriler yapıldığını hatırlatan Yelkenci, teşvikin yüzde 81'inin, geliri 1000 ila 4 bin 500 lira olan ailelerin çocuklarına verildiğini söyledi.
Engelli bireylere destek miktarı 1 milyar 965 milyon liraya ulaşacak
Yelkenci, Genel Müdürlüğün eğitim kurumlarının çeşitliliği noktasında da farklı bir yönü bulunduğunu, kurum sayısının 21 bin 732 olduğunu anlattı. Bu kurumlar arasında yer alan rehabilitasyon merkezlerinde, dernekler ve sektörle sıkı işbirliği içinde çalıştıklarını dile getiren Yelkenci, ayrıca bir çalışma grubu oluşturduklarını ve son 2 yıllık dönemde sektörün sorunlarının yüzde 80'ini çözdüklerini belirtti. Bu oranın, sektör temsilcileri tarafından dile getirilen oran olduğunu aktaran Yelkenci, kalan yüzde 20'nin çözümüyle ilgili çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Özel rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitimi alan engelli bireyler için verilen teşvik ve destek miktarının bu yıl 1 milyar 965 milyon liraya ulaşacağını belirten Yelkenci, bu oranın, devletin alanı önemsediğinin göstergesi olduğunu anlattı.
Azınlık okullarında yıllar sonra gelen ilkler
Azınlık okullarıyla ilgili yürütülen faaliyetlere de değinen Yelkenci, Rum, Ermeni ve Süryani kökenli vatandaşlara yönelik açılan okullara ilişkin bazı hususları kolaylaştırdıklarını belirtti.
Özellikle Bakırköy'de açılan Süryani Okulu'nun 85 yıl sonra; Gökçeada'da Rumlar tarafından açılan ilkokul, ortaokul ve lisenin de 62 yıl sonra gelen bir ilk olduğunu vurgulayan Yelkenci, "Konuya şöyle bakıyoruz, bütün vatandaşlarımızın eğitim hakkı, anayasal bir haktır ve biz de devlet olarak bunu sağlamak durumundayız" dedi.
Yelkenci, azınlık okullarına, yönetici atamaları ve Türkçe ile Türkçe kültür dersi öğretmen atamaları konusunda bazı kolaylıklar sağladıklarını, bu okulları da teşvik kapsamına aldıklarını anlattı.
Faruk Yelkenci, 28-30 Kasım 2014'te Antalya'da ‘Bireyden İnsana’ sloganıyla toplanan ‘21. Yüzyılda Bir Eğitim Felsefesi Oluşturmak ve Özel Okullar’ temalı 1. Eğitim Kongresi'ni düzenlediklerini ve kongredeki 45 bildirinin bir kitapta toplandığını hatırlattı. Kitabın 3 bin basılarak üniversitelerin eğitim fakültelerine, akademisyenlere, ülke genelindeki tüm kütüphanelere ve diğer ilgililere gönderildiğini aktaran Yelkenci, eğitim felsefesi temalı kongrenin kitabının araştırmacılar için kaynak olacağını vurguladı. Hürriyet
Devlet desteğiyle özel okula ilk kez başlayan 248 bin öğrenci, devlet okullarındaki 8 bin 500 dersliğin boşalmasını ve 13 bin öğretmen ihtiyacının ortadan kalkmasını sağladı. MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdür Ömer Faruk Yelkenci, özel öğretim kurumları alanında yürüttükleri faaliyetler ve son verilerle ilgili bilgi verdi.
MEB'in özel okullarda niteliği hızlı ve kalıcı şekilde yükseltmek için kalite geliştirme çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Yelkenci, sektör temsilcileriyle sıkı iş birliği yaptıklarını, dönüşüm ve teşvik uygulamalarını hayata geçirdiklerini anlattı.
Eğitim öğretim desteğiyle son 2 yılda özel okullardaki öğrenci sayısında ciddi artışlar yaşandığını belirten Yelkenci, "2014-2015 eğitim öğretim yılında, özel okullarda öğrenim gören öğrenci sayısı 778 bin oldu. Bu artış, Cumhuriyet tarihinin rekoruydu" dedi.
2015-2016 eğitim öğretim döneminde ise özel okula giden öğrenci sayısının, geçen yıla oranla yüzde 47 artış göstererek 1 milyon 150 bine çıktığını bildiren Yelkenci, şöyle devam etti:
"Bu oran, geçen yılın rekorunun da üzerinde. Bu oranın içinde temel liselere devam eden 192 bin 600 öğrenci de bulunuyor. Temel liseler, yasa gereği 2018-2019 eğitim öğretim yılı itibarıyla kapanacak. Bu kapsamda, temel liselerdeki öğrenci sayısını dikkate almadığımızda bile özel okul öğrenci sayısı, geçen yıla göre yüzde 23 oranında artmış oluyor. Bu da bir rekor."
Bu eğitim öğretim döneminde özel okullaşma oranının yüzde 7.4'e ulaştığına dikkat çeken Yelkenci, stratejik planda 2018-2019 eğitim öğretim yılı sonu itibarıyla özel okulların bütün okul kademelerindeki ortalamasının yüzde 12'ye çıkarılmasının hedeflendiğini, son verilerle bu hedefe ciddi anlamda yaklaştıklarını vurguladı.
"400 bin öğrenciye teşvik verdik"
Eğitim öğretim desteğinin yanı sıra dershanelerin dönüşümü ve kurumlara yönelik teşviklerin mevzuatının hazırlanmasıyla artış oranının yüzde 20'lerde gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini anlatan Yelkenci, şunları söyledi:
"Geçen yıl 167 bin, bu yıl da 228 bin öğrenci olmak üzere 400 bin öğrenciye teşvik verdik. Bu öğrencilerin bir kısmı mezun oldukları, bir kısmı da okul öncesinden ilkokula geçişten dolayı bu yılın başında sistemden düştüler. Şu an itibarıyla 350 bin öğrenciye teşvik veriyoruz. Teşvik kapsamında dönem sonu itibarıyla kurumlara ödenen rakam 1 milyar 213 bin lira olacak. Bunun ciddi bir rakam olduğunu düşünüyoruz.
Teşvik kullanan 400 bin öğrenciden geçen yıl 100 bini, bu yıl da 148 bini olmak üzere 248 bin öğrenci ilk kez özel okula gitti. Türkiye'deki dersliklerde ortalama öğrenci sayısını 29 olarak düşünecek olursak bu sayı, 8 bin 500 dersliğe tekabül ediyor. Yani, devlet 248 bin öğrenci için 8 bin 500 derslik hazır etmek durumundaydı. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısına baktığımız zaman 13 bin öğretmen anlamına geliyor. Yani bu kadar derslikle bu kadar öğretmeni özel sektör karşılamış ve devletin üzerinden bu yükü almış oluyor."
Özel eğitim desteğiyle ilgili bazı eleştiriler yapıldığını hatırlatan Yelkenci, teşvikin yüzde 81'inin, geliri 1000 ila 4 bin 500 lira olan ailelerin çocuklarına verildiğini söyledi.
Engelli bireylere destek miktarı 1 milyar 965 milyon liraya ulaşacak
Yelkenci, Genel Müdürlüğün eğitim kurumlarının çeşitliliği noktasında da farklı bir yönü bulunduğunu, kurum sayısının 21 bin 732 olduğunu anlattı. Bu kurumlar arasında yer alan rehabilitasyon merkezlerinde, dernekler ve sektörle sıkı işbirliği içinde çalıştıklarını dile getiren Yelkenci, ayrıca bir çalışma grubu oluşturduklarını ve son 2 yıllık dönemde sektörün sorunlarının yüzde 80'ini çözdüklerini belirtti. Bu oranın, sektör temsilcileri tarafından dile getirilen oran olduğunu aktaran Yelkenci, kalan yüzde 20'nin çözümüyle ilgili çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Özel rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitimi alan engelli bireyler için verilen teşvik ve destek miktarının bu yıl 1 milyar 965 milyon liraya ulaşacağını belirten Yelkenci, bu oranın, devletin alanı önemsediğinin göstergesi olduğunu anlattı.
Azınlık okullarında yıllar sonra gelen ilkler
Azınlık okullarıyla ilgili yürütülen faaliyetlere de değinen Yelkenci, Rum, Ermeni ve Süryani kökenli vatandaşlara yönelik açılan okullara ilişkin bazı hususları kolaylaştırdıklarını belirtti.
Özellikle Bakırköy'de açılan Süryani Okulu'nun 85 yıl sonra; Gökçeada'da Rumlar tarafından açılan ilkokul, ortaokul ve lisenin de 62 yıl sonra gelen bir ilk olduğunu vurgulayan Yelkenci, "Konuya şöyle bakıyoruz, bütün vatandaşlarımızın eğitim hakkı, anayasal bir haktır ve biz de devlet olarak bunu sağlamak durumundayız" dedi.
Yelkenci, azınlık okullarına, yönetici atamaları ve Türkçe ile Türkçe kültür dersi öğretmen atamaları konusunda bazı kolaylıklar sağladıklarını, bu okulları da teşvik kapsamına aldıklarını anlattı.
Faruk Yelkenci, 28-30 Kasım 2014'te Antalya'da ‘Bireyden İnsana’ sloganıyla toplanan ‘21. Yüzyılda Bir Eğitim Felsefesi Oluşturmak ve Özel Okullar’ temalı 1. Eğitim Kongresi'ni düzenlediklerini ve kongredeki 45 bildirinin bir kitapta toplandığını hatırlattı. Kitabın 3 bin basılarak üniversitelerin eğitim fakültelerine, akademisyenlere, ülke genelindeki tüm kütüphanelere ve diğer ilgililere gönderildiğini aktaran Yelkenci, eğitim felsefesi temalı kongrenin kitabının araştırmacılar için kaynak olacağını vurguladı. Hürriyet
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














