Kamuoyunun başarılı iş hayatı ve sosyal duyarlılığı ile yakından tanıdığı 12 kadın, İTÜ’nün “Çiçeklenen Burslar” kampanyası için bir araya geliyor.
İTÜ Rektörlüğü’nün Başarım Sensin Derneği ile yaptığı işbirliği ile “Çiçeklenen Burslar” kampanyası düzenlenecek. İş, sanat, Moda ve medya dünyasının başarılı kadınlarının katılımıyla çiçek tasarım atölyesi düzenlenecek. Tasarlanan çiçeklerin satışından elde edilecek gelir ise İTÜ’lü kız öğrencilere burs olarak verilecek.
İTÜ’nün Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında gerçekleştireceği “Çiçeklenen Burslar” etkinliği, 16 Mart Pazartesi günü İTÜ Ayazağa Yerleşkesinde düzenlenecek. Süleyman Demirel Kültür Merkezinin ev sahipliği yapacağı etkinlikte, hobi edinerek kendini geliştirmenin ve hobileri sosyal sorumluluk aracı olarak kullanabilmenin anlamlı bir örneği sergilenecek. Etkinlik için Kamuoyunun başarılı iş hayatı ve sosyal duyarlılığı ile yakından tanıdığı 12 kadın el ele vererek kız öğrencilere destek olacak. İTÜ Rektör Danışmanı - Tekstil Teknolojileri ve Tasarımı Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Telem Gök Sadıkoğlu’nun eğitmenliğinde çiçek tasarım atölyesi düzenlenecek.
Atölyede, 12 tanınmış simanın tasarlayacağı çiçekler, etkinlik sonunda satışa çıkacak. Etkinliğe cemiyet ve iş dünyasından çok sayıda davetli katılacak. Çiçeklerin satışı, Uğur Batur tarafından gerçekleştirilecek. Elde edilen gelir ise Başarım Sensin Derneği’nden destek alan İTÜ’lü kız öğrencilere burs kaynağı olarak kullanılacak. Çiçek Tasarım Atölyesi saat 12.00’de, çiçeklerin satışı ise saat 14.00’te başlayacak. Organizasyon, verilecek kokteyl ile sona erecek.
Çiçek Tasarım Atölyesi’ne; Başarım Sensin Derneği Yönetim Kurulu Üyesi - A&D ART And Design Tasarım ve Mobilya Sahibi Ahu Orakçıoglu, Moda Tasarımcısı Arzu Kaprol, Gazeteci Balçiçek İlter, Moda Tasarımcısı Gizem Turan, Tasarımcı Gönül Paksoy, Oyuncu Hande subaşı, Ses Sanatçısı Melihat Gülses, Capital Dergisi Yayın Yönetmeni Sedef Seçkin Büyük, TÜRDEV Yönetim Kurulu Başkanı - Gündüz Group Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ruken Mızraklı, Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli, METAG İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve İTÜ Mezunlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Sibel İdil Kerimoğlu, Cherıe Flowers And Event Sahibi Aslı Kuseyrioğlu katılacak.
İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, İTÜ’nün toplumsal duyarlılığı yüksek bir üniversite olduğunun altını çizerek, “Sosyal sorumluluk anlayışına hizmet eden çalışmalar yapmayı da herkesin profesyonel iş alanı dışında bir uğraş sahibi olmasını da çok önemsiyoruz. Burs sağlamanın yanı sıra hobi edinmenin önemini de anlatmayı amaçladığımız bu etkinliği, Başarım Sensin Derneği ile birlikte gerçekleştirmeyi ayrıca önemsiyoruz” dedi.
Başarım Sensin Derneği Başkanı Şule Argüder ise İTÜ ile ortaklaşa gerçekleştirecekleri bu özel ve anlamlı proje için çok heyecanlı olduklarını, Türkiye’de özellikle kız öğrencilerin eğitimine dernek olarak hassasiyetle yaklaştıklarını söyledi. Argüder, üreten, çalışan, aktif Türk kadının ülkemiz için çok değerli olduğunu da özellikle vurguladı
12 Mart 2015 Perşembe
İstanbul Üniversitesi rektörünü seçiyor
Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından İstanbul Üniversitesi’nde bugün rektörlük seçimi heyecanı var. Prof. Dr. Yunus Söylet’in, milletvekilliği aday adaylığı için istifa etmesinin ardından yeni rektör seçimi için öğretim üyeleri bugün sandık başında. 5 profesör İÜ rektörlük koltuğuna oturmak için yarışıyor. En yüksek oy alanların listesi YÖK tarafından, atama için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sunulacak.
İstanbul Üniversitesi’nde yaklaşık 3 bin öğretim üyesinin oy kullanacağı seçim saat 08.30’da başladı. Oylama saat 17.00’ye kadar sürecek. Üniversitenin Fen Fakültesi Ord. Prof. Dr. Cemil Bilsel Konferans Salonu’na gelen akademisyenleri rektör adayları karşılıyor.
Rektör adayları seçim sonuçları öncesi, hedeflerini öncelik sırasına göre 3 maddeyle şöyle özetledi:
Prof. Dr. M. Raşit Tükel
1- Bilimsel özgürlük
2- Akademik özerklik
3- Katılımcılık
Prof. Dr. Mahmut Ak
1- Huzur ve güven
2- Akademik özgürlük
3- Katılımcı yönetim
Prof. Dr. Harun Cansız
1- Özgürlük, kardeşlik ve sevgi
2- Bilimsel araştırmalarda engelleri ortadan kaldırmak
3- Üniversiteyi layık olduğu yere taşımak
Prof. Dr. Recep Seymen
1- Siyasetçiyi üniversiteden çıkarmak
2- Rektörlük makamını sembolik ve onursal hale getirmek
3- Dekanlık ve anabilim dalı başkanlıklarını seçimle belirlemek
Adayların her birinin farklı projeleri var. İşte adayların Hürriyet’e yaptığı açıklamalar:
Akademik özgürlüğü savunmaya devam edeceğiz
Prof. Dr. Mahmut Ak (Vekil Rektör)
Akademik özgürlüğü savunmaya, arkasında durmaya devam edeceğiz. Dış paydaşları ile olan ilişkisinin etkin bir biçimde geliştirilmesini amaçlıyoruz. Bilimsel işbirliklerinin yanında karşılıklı etkileşimde bulunduğumuz kamu kurum ve kuruluşları ve özel sektör temsilcileriyle bir araya geleceğiz.
Öğrenci odaklı üniversite kavramı artık öğrenen odaklı üniversite olarak değişiyor. Bir üniversite sadece öğrencilerine eğitim hizmeti vermiyor. Topluma, kendi personeline, ortaöğretim öğrencilerine varana kadar öğrenen bir kesime hizmet veriyor. O nedenle artık hedefimiz öğrenen odaklı üniversite. Eğitim ve öğretim artık geleneksel anlamda ‘öğrenene, geleneksel amaç, içerik ve yöntemlerle belirli bilgi ve becerileri kazandırma’ sınırlarını aşmış durumda. Öğrenci merkezli ve öğrenci dostu bir üniversite olmak için büyük bir dönüşüm ve gayret içindeyiz. Üniversitemizde son dört yılda, bir yandan geleneksel eğitim-öğretim işlevlerimizi geliştirerek sürdürürken diğer yandan da yenilikçi program ve yöntemleri devreye soktuk.
İÜ, her branşta Nobel adayı olacak
Prof. Dr. Faruk Erzengin (İstanbul Tıp Fakültesi öğretim üyesi. 1998-2004 arasında dekanlık yaptı)
En büyük hayalim üniversitenin her branşta Nobel adayı haline gelmesi ve Nobel Ödülü alması. Çünkü üniversitemizin karizması ve kapasitesi buna uygun. Biraz iddialı olacak ama İstanbul Üniversitesi’nin en azından dünyada ilk 50 üniversite arasına girmesi için çalışacağım. Daha önce İstanbul Tıp Fakültesi’ne iki dönem dekanlık yaptım. Her şeyden önce herkesi kucaklayan, ulaşılabilen, çağdaş, demokrat, şeffaf, katılımcı, üretken, herkese açık ve eşit mesafede yakın, bireylerle değil sorunlarla uğraşan bir yönetim anlayışı. Haliyle öğretim üyelerimizin de gelirlerini en üst düzeyte arttıracak şekilde düzenlemeler yapmak da hedeflerim arasında. Öğrencilerimizin hepsinin en az bir yabancı dil öğrenmesini sağlamak, onları yurtdışına göndermek istiyorum.
Bir kadın aday çıksın, geri çekilirim
Prof. Dr. Recep Seymen (İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi)
İstanbul Üniversitesi’nin rektörlük seçimlerde rektör belli, karar siyasal iktidar tarafından çoktan verildi. Biz adaylarla da buna ‘meşruluk’ süsü veriliyor. Rektör şimdiden belli, Mahmut Ak. İstanbul Üniversitesi’nde kararlarını siyasal iktidardan bağımsız alacak bir rektör göreve gelemez. Hiç kadın aday yok, bir tane çıksa ben adaylığımı çekeceğim. Kadınlar sonucu biliyor. Rektörlük onursal, sembolik bir görev. Bu makamda liyakat öne çıkmalı, üniversitelerde sıkıyönetime ihtiyaç yok. Makam arabası, koruma kullanmam. Üniversitenin ekonomik sorunu yok. Dekanları hocaların seçmesini sağlarım. Akdemisyenler bilimsel açıklamalar yapabilir, ahlaki değerler kapsamında isteyen istediği şeyi anlatır. Üniversitelerde taciz olayları arttı. Bunlara yönelik önlem alacağım. Öğrencilere soruşturma açılmamalı, gerekli özgürlük sağlanmalı. İntihal, ahlaksızlık, taciz gibi olaylar olduğunda belgeleri varsa ancak öğrenci ve akademisyenler hakkında soruşturma açılması taraftarıyım.
Ötekileştirme ve mobbing sona erecek
Prof. Dr. Harun Cansız (Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi)
Üniversitemizde öğretim üyesi ve elemanlarımızın asli görevleri özgür bir ortamda bilim üretmek ve araştırma yapmak. Ancak akademisyenler pek çok sorunla boğuşmak zorunda bırakılıyor. Korku, baskı ve yıldırmanın olduğu bir üniversitede bilim üretmek mümkün değil. Biz onurlu, özgür ve kendini yöneten bir üniversite idealiyle yola çıktık. Bu nedenle ilk işimiz insan onurunu zedeleyen, baskıcı ve statükocu yönetim algısını değiştirmek olacak. Akademik özerkliğin ve bilimsel araştırmaların önündeki tüm engelleri kaldıracağız. Ötekileştirme, mobbing ve özlük haklarıyla oynamalar son bulacak. Biz katılımı artıracağız ve üniversitemizi bir marka haline getireceğiz. Stratejik alanlarda mükemmeliyet merkezleri kurarak, bilimsel çalışmaları hızlandıracağız. İstanbul Üniversitesi’nin mevcut durumunu ulusal ve uluslararası eğitim kurumlarıyla kıyaslayacağız. Lüzumsuz derslerin kaldırılması, yerine nano teknoloji gibi yeni alanların konulması gerekiyor. Sahibinin değil, kendisinin sesi olan bir üniversiteyi, akademsiyenlerle gerçekleştireceğiz.
Dekanlar seçimle göreve gelmeli
Prof. Dr. M. Raşit Tükel (İstanbul Tıp Fakültesi öğretim üyesi)
Bir süredir uygulanan eğitim ve sağlık alanındaki politikalar, İstanbul Üniversitesi’nde önemli çatlakların oluşmasına yol açtı. Sorunların görmezden gelinerek, paylaşımdan uzaklaşılması, eleştirel yaklaşımların saldırı olarak algılanmasıyla İstanbul Üniversitesi derin bir sarsıntı içine girdi. Demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti çerçevesi içinde, katılımcı, özgür ve özerk bir üniversite istiyoruz. Bunun için, öğretim üyeleri hiçbir baskı ve müdahaleye uğramadan, araştırma, eğitim ve hizmet işlevlerini yerine getirebilmeli. Üniversite öğrencilerinin eleştirel düşünmeyi öğrenmeleri, yaratıcılıklarını geliştirmeleri, eğitimin temel amaçlarından olmalı. Öğretim üyeleri ve tüm çalışanların, genel bütçeden ve üniversite kaynaklarından maddi imkânlar yaratılarak, yarın kaygısı duymadan, hak ettikleri gelir düzeyine ve sosyal olanaklara kavuşturulmasına yönelik çalışmalar yapılmalı. Atama ve satın alma süreçlerinde tam bir tarafsızlıkla hareket edilmeli. Rektör, öğretim üyelerinin oylarıyla belirlenmeli. Dekanlar atamayla değil, seçimle göreve gelmeli.
Nasıl oy kullanılıyor?
Öğretim üyeleri öncelikle kendi fakülte/enstitü/yüksekokul sekreterinin görev yaptığı masaya giderek imza atıyor. Ardından salon girişinde oy kullanacağı sandığın numaratöründen sıra numarası alıyor. Kendisine sıra gelen öğretim üyesi TC kimlik numaralarının yazılı olduğu kimlik kartını göstererek imza karşılığında oy pusulası alıyor. Oy pusulalarının üstüne adayın ismi yazılıp zarfın içine konulduktan sonra oy sandığına atılıyor.
GS’de de seçim var
İstanbul Üniversitesi’nin dışında Türkiye’nin önemli yükseköğretim kurumlarından Galatasaray Üniversitesi’nde (GS) de bugün rektörlük yarışı var. Milletvekilliği için istifa eden Prof. Dr. Ethem Tolga’dan boşalan koltuğa Rektör Vekili Prof. Dr. Ertuğrul Karsak, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İdil Kaya ve Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden Prof. Dr. Hamza Yüksel Dinçer aday oldu. GS’de seçimler saat 13.00’te başlayacak.
En yüksek oy alan adaylar YÖK'e bildirilecek
Hem İstanbul Üniversitesi'nde hem Galatasaray Üniversitesi'nde akademisyenlerin katıldığı seçimlerin ardından en yüksek oy alan adayların isimleri YÖK’e bildirilecek. YÖK de 3'er ismi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sunacak. Erdoğan adaylardan birini rektör olarak atayacak.
(Kaynak:hürriyet.com.tr)
Etiketler:
eğitim,
haber,
İstanbul,
üniversite,
yök
İlk 100’de ‘itibarlı’ Türk üniversite yok
Uluslararası yüksek öğretim derecelendirme kuruluşu The Times Higher Education (THE) dünya üniversiteleri itibar listesini açıkladı. Global çapta en etkili üniversitelerin değerlendirildiği sıralamada geçen yıl 71-80 sıra bandında yer alan Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), 2015’te ilk 100’e giremedi.
The Times Higher Education’ın uluslararası görünürlük, medya reytingleri gibi kriterlere göre çeşitli anket verilerinden yola çıkarak yıllık olarak hazırladığı dünya üniversiteleri itibar listesinde hiçbir Türk üniversitesi temsil edilemedi.
İlk sırayı 2015’te de yerini koruyan ABD’den Harvard Üniversitesi aldı. İkinci sırada İngiltere’den Cambridge ve üçüncü sırada Oxford Üniversitesi var. Listede BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) ülkeleri üniversitelerinin son yılda yaptığı itibar atılımına dikkat çekildi. Türkiye’nin rekabet ettiği bu grupta en büyük başarıyı Rusya’dan Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi gerçekleştirdi. 2014 sıralamasında 51-60 sıra bandındaki üniversite bu sene kimi İngiliz ve Amerikan eğitim kurumlarını geride bırakarak 25. sıranın sahibi oldu. 2014’te Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile aynı sıra grubunda yer alan Brezilya’dan Sao Paulo Üniversitesi de bu yıl 51-60 bandında kendine yer bulmayı başardı.
21 ülkenin temsil edildiği sıralamada 43 üniversiteyle en fazla yer alan ülke, ABD oldu. Bu ülkeyi 12 üniversiteyle İngiltere ve 6 üniversiteyle Almanya takip etti.
GEREKÇE, YENİ ÜNİVERSİTELER
The Times Higher Education’ın ODTÜ açısından sonuçlarını, üniversitenin eski rektörü Prof. Ural Akbulut şöyle değerlendirdi:
“Bu sene listede Avrupa ağırlıklı 13-14 yeni üniversite daha yer aldı. Bu durumda ODTÜ ilk 100’ün dışına itilmiş oldu. İlk 50’den sonra 4 yeni Fransız, 3 yeni İngiliz, 1 yeni Avustralya, 1 yeni ABD, 1 yeni Hollanda, 1 yeni Meksika, 1 yeni Danimarka, 1 yeni İsveç, 1 yeni Rus ve 1 yeni Finlandiya üniversitesinin 2015’te yer bulduğunu görüyoruz.”
"Üniversitelerin listeye giriş ve çıkışları doğal karşılanmalı"
Prof.Dr. Ahmet Acar (ODTÜ Rektörü)
“THE World Reputation Rankings 2015” sonuçlarına temel olan anket uygulamasında (2014) daha önceki yıla göre (2013) bazı değişiklikler görülüyor. Veri tabanının oluşturulmasında yeni bir kuruluşla işbirliği yapılmış (Thompson Reuters yerine Elsevier) ve farklı bir veri tabanı kullanılmış. Kullanılan veri tabanı, 9 dil yerine 15 dilde gönderilen anket uygulaması ile oluşturulmuş. Bu uygulamanın da sonucu olarak, ankete katılımın ülkelere göre dağılımında Batıdan Doğuya doğru önemli kayma görülüyor. ODTÜ’nün işbirliğinin daha yoğun olduğu Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’nın anket sonuçlarına katkısı azalırken Güney Doğu Asya bölgesinin temsili artmış. Sonucu en çok etkileyen faktörlerden biri de, kullanılan anketlerin bilim alanlarına göre dağılımının önemli oranda değişmiş olmasıdır. ODTÜ’nün aktif olduğu mühendislik, temel bilimler ve sosyal bilimler alanlarında her birinin ankete katılımı azalırken (toplam azalış yüzde 6), beşeri bilimler ile yaşam ve sanat bilimlerinin katkısı da bu oranda artmış.
ODTÜ son 3 yıldır “saygınlık” sıralamalarda ilk 100’e girmiş ve sıralamalardaki yeri 51-60 bandı ile 91-100 bandı arasında değişkenlik göstermiştir. Bu listelere giren üniversitelere bakıldığında, ilk sıralarda yer alan üniversiteler dışındaki üniversitelerin puanlarının birbirlerine yakın seyrettikleri ve sıralamaya giren üniversiteler listesinin her yıl önemli oranda değiştiği görülüyor. Her yıl ankete katılanların ülke ve bilim alanına göre değişmesinden de kaynaklanan farklılıklardan dolayı, üniversitelerin listeye giriş ve çıkışları doğal karşılanmalı. Daha önceki yıllarda da belirttiğimiz gibi, dünya üniversite sıralamaları “tek boyutlu yarış” haline getirilmemeli. Önemli olan dünya liginde yer alan ve evrensel akademik standartlarda başarılı bir üniversite olmayı sürdürmektir.
En itibarlı ilk 10 üniversite
1-Harvard Üniversitesi
2-Cambridge Üniversitesi
3-Oxford Üniversitesi
4-Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)
5-Stanford Üniversitesi
6-Kaliforniya Üniversitesi
7-Princeton Üniversitesi
8-Yale Üniversitesi
9-Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü
10-Columbia Üniversitesi
(Kaynak:Hürriyet)
The Times Higher Education’ın uluslararası görünürlük, medya reytingleri gibi kriterlere göre çeşitli anket verilerinden yola çıkarak yıllık olarak hazırladığı dünya üniversiteleri itibar listesinde hiçbir Türk üniversitesi temsil edilemedi.
İlk sırayı 2015’te de yerini koruyan ABD’den Harvard Üniversitesi aldı. İkinci sırada İngiltere’den Cambridge ve üçüncü sırada Oxford Üniversitesi var. Listede BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) ülkeleri üniversitelerinin son yılda yaptığı itibar atılımına dikkat çekildi. Türkiye’nin rekabet ettiği bu grupta en büyük başarıyı Rusya’dan Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi gerçekleştirdi. 2014 sıralamasında 51-60 sıra bandındaki üniversite bu sene kimi İngiliz ve Amerikan eğitim kurumlarını geride bırakarak 25. sıranın sahibi oldu. 2014’te Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile aynı sıra grubunda yer alan Brezilya’dan Sao Paulo Üniversitesi de bu yıl 51-60 bandında kendine yer bulmayı başardı.
21 ülkenin temsil edildiği sıralamada 43 üniversiteyle en fazla yer alan ülke, ABD oldu. Bu ülkeyi 12 üniversiteyle İngiltere ve 6 üniversiteyle Almanya takip etti.
GEREKÇE, YENİ ÜNİVERSİTELER
The Times Higher Education’ın ODTÜ açısından sonuçlarını, üniversitenin eski rektörü Prof. Ural Akbulut şöyle değerlendirdi:
“Bu sene listede Avrupa ağırlıklı 13-14 yeni üniversite daha yer aldı. Bu durumda ODTÜ ilk 100’ün dışına itilmiş oldu. İlk 50’den sonra 4 yeni Fransız, 3 yeni İngiliz, 1 yeni Avustralya, 1 yeni ABD, 1 yeni Hollanda, 1 yeni Meksika, 1 yeni Danimarka, 1 yeni İsveç, 1 yeni Rus ve 1 yeni Finlandiya üniversitesinin 2015’te yer bulduğunu görüyoruz.”
"Üniversitelerin listeye giriş ve çıkışları doğal karşılanmalı"
Prof.Dr. Ahmet Acar (ODTÜ Rektörü)
“THE World Reputation Rankings 2015” sonuçlarına temel olan anket uygulamasında (2014) daha önceki yıla göre (2013) bazı değişiklikler görülüyor. Veri tabanının oluşturulmasında yeni bir kuruluşla işbirliği yapılmış (Thompson Reuters yerine Elsevier) ve farklı bir veri tabanı kullanılmış. Kullanılan veri tabanı, 9 dil yerine 15 dilde gönderilen anket uygulaması ile oluşturulmuş. Bu uygulamanın da sonucu olarak, ankete katılımın ülkelere göre dağılımında Batıdan Doğuya doğru önemli kayma görülüyor. ODTÜ’nün işbirliğinin daha yoğun olduğu Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’nın anket sonuçlarına katkısı azalırken Güney Doğu Asya bölgesinin temsili artmış. Sonucu en çok etkileyen faktörlerden biri de, kullanılan anketlerin bilim alanlarına göre dağılımının önemli oranda değişmiş olmasıdır. ODTÜ’nün aktif olduğu mühendislik, temel bilimler ve sosyal bilimler alanlarında her birinin ankete katılımı azalırken (toplam azalış yüzde 6), beşeri bilimler ile yaşam ve sanat bilimlerinin katkısı da bu oranda artmış.
ODTÜ son 3 yıldır “saygınlık” sıralamalarda ilk 100’e girmiş ve sıralamalardaki yeri 51-60 bandı ile 91-100 bandı arasında değişkenlik göstermiştir. Bu listelere giren üniversitelere bakıldığında, ilk sıralarda yer alan üniversiteler dışındaki üniversitelerin puanlarının birbirlerine yakın seyrettikleri ve sıralamaya giren üniversiteler listesinin her yıl önemli oranda değiştiği görülüyor. Her yıl ankete katılanların ülke ve bilim alanına göre değişmesinden de kaynaklanan farklılıklardan dolayı, üniversitelerin listeye giriş ve çıkışları doğal karşılanmalı. Daha önceki yıllarda da belirttiğimiz gibi, dünya üniversite sıralamaları “tek boyutlu yarış” haline getirilmemeli. Önemli olan dünya liginde yer alan ve evrensel akademik standartlarda başarılı bir üniversite olmayı sürdürmektir.
En itibarlı ilk 10 üniversite
1-Harvard Üniversitesi
2-Cambridge Üniversitesi
3-Oxford Üniversitesi
4-Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)
5-Stanford Üniversitesi
6-Kaliforniya Üniversitesi
7-Princeton Üniversitesi
8-Yale Üniversitesi
9-Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü
10-Columbia Üniversitesi
(Kaynak:Hürriyet)
11 Mart 2015 Çarşamba
İnternette Çeviri İçin Kullanılabilecek Araçlar
Günlük işlerimizi halletmek için genelde internetten yararlanıyoruz. Bir zamanlar internete erişmek adeta lüksken şimdi cep telefonlarımızdan bile internete kolayca bağlanabiliyoruz.
Bu durumun avantajları da dezavantajları da mevcut; fakat bu durumu lehimize çevirdiğimiz takdirde internetten çok iyi şekilde faydalanabiliriz. Örneğin; yabancı dil konusunda sanal ortamdan yardım almak, bize büyük kolaylıklar sağlayacaktır. Özellikle cümle çeviri sitelerinin bize sağladığı yararlar, gözden gelinmeyecek kadar fazladır. Zira cümle çeviri sitesi kullanarak herhangi bir dilde anlamadığımız noktaları daha iyi kavramaya başlayabiliriz. Anlamını çıkarmakta zorluk yaşadığımız cümleleri cümle çeviri siteleri yardımıyla sadece saniyeler içerisinde Türkçeye çevirebiliriz.
İnternette çeviri amacıyla kullanabileceğimiz çok sayıda araç mevcuttur. Bazı siteler, sadece sözcük çevirisi yaparken bazı çeviri sitelerinin kapsama alanı daha geniştir. Sadece sözcük çevirisi yapacağımız zamanlar ilk sözünü ettiğimiz türden siteleri kullanabiliriz. Ne var ki bazen cümle ve kalıp çevirisi yapmak zorunda kalabiliriz. Özellikle iş ve eğitim alanında yapılan çalışmalarda bu gibi gereksinimlerimizin sayısı bir hayli çok olacaktır. Diyelim ki ders çalışırken yabancı bir kaynaktan yardım alıyorsunuz. Bu esnada anlamını bilmediğiniz cümlelerle karşılaştığınızda çeviri sitelerinden yardım alabilirsiniz. Söz konusu dil İngilizce ise sadece İngilizce Türkçe çeviri hizmeti sunan web sitelerden yardım almanız mümkün olabilir. Ayrıca İngilizce Türkçe çeviri işlemlerinin yanı sıra diğer diller için de hizmet sağlayan sitelerden de destek alabilirsiniz. İngilizce Türkçe çeviri sitesi kullandığınızda anlamını bilmediğiniz en zor cümleleri bile çok kısa süre içerisinde Türkçeye çevirebilirsiniz.
İnternet ortamında kullanılabilecek birçok çeviri aracı olduğunu söylemiştik. Bu araçları seçerken işlemin çift yönlü olmasına dikkat etmeliyiz. Örneğin;Almanca Türkçe çeviri hizmeti sunan bir web site; bize aynı zamanda Türkçe Almanca çevirisi yapabilme olanağı da sunmalıdır. Aksi takdirde söz konusu siteyi sadece Almanca Türkçe çeviri işlemlerimiz için kullanabiliriz. Oysa Türkçeden Almancaya bir cümle çevirisi yapmamız gerektiğinde başka bir web siteden yardım almamız gerekir. Bu kadar zahmet çekmek yerine çift yönlü hizmet sunan bir Almanca Türkçe çeviri aracı kullanmamız daha mantıklı olacaktır.
Sanal ortamda yer alan tercüme programları da son derece popüler düzeydedir. Yine de çeviri için hazır web sitelerden yardım almamız, bu işlem için program kullanmamızdan daha mantıklı olabilir. Örneğin; Fransızca Türkçe çeviri yapacağınız zaman bu iş için hem web site; hem de çeviri programı kullanabilirsiniz. Çeviri programlarında sözcük sayısı kısıtlıdır ve programa yeni sözcüklerin eklenmesi, ancak bir sonraki sürümün hazırlanmasıyla mümkün olacaktır. Oysa Fransızca Türkçe çeviri sitesi kullandığınızda daha fazla sözcük üzerinden çeviri yapabilirsiniz. Bu da yapacağınız çevirinin daha kaliteli olacağına işarettir. Kısacası Fransızca Türkçe çeviri sitesi kullanmak, çeviri programı kullanmaya nazaran daha faydalı olacaktır.
İnternet kullanıcıları, genelde belirli bir işlem için tek bir site kullanmaktan yanadırlar. Örneğin; sürekli yabancı dil çevirisi yapmak zorunda kalıyorsanız sık kullanılanlarınız arasında yabancı dil çeviri sitelerine yer vermeniz gerekir. Kalitesinden şüphe duymayacağınız bir web site, size uzun vadede fayda sağlayacaktır. Böyle bir sitenin muhakkak geniş kapsamlı olması gerekir. Çünkü çevirisini yapacağınız diller zaman zaman değişiklik gösterebilir. Bu durumda başka bir siteden ya da başka bir çeviri aracından yardım almaya gerek olmadan, sadece sık kullanılanlarınız arasında yer alan siteyle çözüme ulaşabilmelisiniz. Eğer kullandığınız site birçok dil üzerinden çeviri hizmeti sağlıyorsa, ek bir siteye ihtiyacınız olmayacaktır. Diyelim ki İtalyanca Türkçe çeviri yapmanız gerekiyor. Kalitesinden emin olduğunuz için İtalyanca Türkçe çeviri işleminizi sık kullanılanlarınız arasında tuttuğunuz site vasıtasıyla yapabilirsiniz. Bu durum elbette İtalyanca Türkçe çeviri işlemleriyle sınırlı değildir. Başka bir dilde çeviri yapacağınız zaman da kalitesinden yana şüphe duymadığınız siteyi rahatlıkla kullanabilmeniz gerekir.
Bu durumun avantajları da dezavantajları da mevcut; fakat bu durumu lehimize çevirdiğimiz takdirde internetten çok iyi şekilde faydalanabiliriz. Örneğin; yabancı dil konusunda sanal ortamdan yardım almak, bize büyük kolaylıklar sağlayacaktır. Özellikle cümle çeviri sitelerinin bize sağladığı yararlar, gözden gelinmeyecek kadar fazladır. Zira cümle çeviri sitesi kullanarak herhangi bir dilde anlamadığımız noktaları daha iyi kavramaya başlayabiliriz. Anlamını çıkarmakta zorluk yaşadığımız cümleleri cümle çeviri siteleri yardımıyla sadece saniyeler içerisinde Türkçeye çevirebiliriz.
İnternette çeviri amacıyla kullanabileceğimiz çok sayıda araç mevcuttur. Bazı siteler, sadece sözcük çevirisi yaparken bazı çeviri sitelerinin kapsama alanı daha geniştir. Sadece sözcük çevirisi yapacağımız zamanlar ilk sözünü ettiğimiz türden siteleri kullanabiliriz. Ne var ki bazen cümle ve kalıp çevirisi yapmak zorunda kalabiliriz. Özellikle iş ve eğitim alanında yapılan çalışmalarda bu gibi gereksinimlerimizin sayısı bir hayli çok olacaktır. Diyelim ki ders çalışırken yabancı bir kaynaktan yardım alıyorsunuz. Bu esnada anlamını bilmediğiniz cümlelerle karşılaştığınızda çeviri sitelerinden yardım alabilirsiniz. Söz konusu dil İngilizce ise sadece İngilizce Türkçe çeviri hizmeti sunan web sitelerden yardım almanız mümkün olabilir. Ayrıca İngilizce Türkçe çeviri işlemlerinin yanı sıra diğer diller için de hizmet sağlayan sitelerden de destek alabilirsiniz. İngilizce Türkçe çeviri sitesi kullandığınızda anlamını bilmediğiniz en zor cümleleri bile çok kısa süre içerisinde Türkçeye çevirebilirsiniz.
İnternet ortamında kullanılabilecek birçok çeviri aracı olduğunu söylemiştik. Bu araçları seçerken işlemin çift yönlü olmasına dikkat etmeliyiz. Örneğin;Almanca Türkçe çeviri hizmeti sunan bir web site; bize aynı zamanda Türkçe Almanca çevirisi yapabilme olanağı da sunmalıdır. Aksi takdirde söz konusu siteyi sadece Almanca Türkçe çeviri işlemlerimiz için kullanabiliriz. Oysa Türkçeden Almancaya bir cümle çevirisi yapmamız gerektiğinde başka bir web siteden yardım almamız gerekir. Bu kadar zahmet çekmek yerine çift yönlü hizmet sunan bir Almanca Türkçe çeviri aracı kullanmamız daha mantıklı olacaktır.
Sanal ortamda yer alan tercüme programları da son derece popüler düzeydedir. Yine de çeviri için hazır web sitelerden yardım almamız, bu işlem için program kullanmamızdan daha mantıklı olabilir. Örneğin; Fransızca Türkçe çeviri yapacağınız zaman bu iş için hem web site; hem de çeviri programı kullanabilirsiniz. Çeviri programlarında sözcük sayısı kısıtlıdır ve programa yeni sözcüklerin eklenmesi, ancak bir sonraki sürümün hazırlanmasıyla mümkün olacaktır. Oysa Fransızca Türkçe çeviri sitesi kullandığınızda daha fazla sözcük üzerinden çeviri yapabilirsiniz. Bu da yapacağınız çevirinin daha kaliteli olacağına işarettir. Kısacası Fransızca Türkçe çeviri sitesi kullanmak, çeviri programı kullanmaya nazaran daha faydalı olacaktır.
İnternet kullanıcıları, genelde belirli bir işlem için tek bir site kullanmaktan yanadırlar. Örneğin; sürekli yabancı dil çevirisi yapmak zorunda kalıyorsanız sık kullanılanlarınız arasında yabancı dil çeviri sitelerine yer vermeniz gerekir. Kalitesinden şüphe duymayacağınız bir web site, size uzun vadede fayda sağlayacaktır. Böyle bir sitenin muhakkak geniş kapsamlı olması gerekir. Çünkü çevirisini yapacağınız diller zaman zaman değişiklik gösterebilir. Bu durumda başka bir siteden ya da başka bir çeviri aracından yardım almaya gerek olmadan, sadece sık kullanılanlarınız arasında yer alan siteyle çözüme ulaşabilmelisiniz. Eğer kullandığınız site birçok dil üzerinden çeviri hizmeti sağlıyorsa, ek bir siteye ihtiyacınız olmayacaktır. Diyelim ki İtalyanca Türkçe çeviri yapmanız gerekiyor. Kalitesinden emin olduğunuz için İtalyanca Türkçe çeviri işleminizi sık kullanılanlarınız arasında tuttuğunuz site vasıtasıyla yapabilirsiniz. Bu durum elbette İtalyanca Türkçe çeviri işlemleriyle sınırlı değildir. Başka bir dilde çeviri yapacağınız zaman da kalitesinden yana şüphe duymadığınız siteyi rahatlıkla kullanabilmeniz gerekir.
Üniversitede ‘Kürtçe’ seçmeli ders
Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde alınan karar doğrultusunda, "Kürtçe" seçmeli ders olarak okutuluyor.
Kürtçe'nin önündeki engellerin kaldırılması ve hayatın her alanında kullanımının artmasıyla din eğitimi verecek öğretmen, vaiz ve müftü adaylarının halkla anadilinde doğru ve kolay iletişim kurması amacıyla ilahiyat fakültesinde okuyan öğrenciler için Kürtçe'nin seçmeli ders olarak verilmesi kararı alındı.
Kararın senato tarafından onaylanması ile fakültede okuyan öğrencilere haftada iki saat toplam 28 saat tefsir ile dini ve tasavvufi metinler üzerine Kürtçe eğitim verilmeye başlandı.
Dersi alan öğrencilerin anadilde eğitim veren özel okullarda görev yapabileceği gibi atandıkları devlet okullarında Kürtçe seçmeli derse de girebilmeleri bekleniyor.
"Bu ülke anadildeki yasaklar nedeniyle çok badireler geçirdi"
DÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdülkerim Ünalan, Kürtçe eğitimin yıllardır özlem duyulan bir uygulama olduğunu söyledi.
"Bu ülke anadildeki yasaklar nedeniyle çok badireler geçirdi. Dar anlayış birçok haksızlıklara ve ölümlere yol açtı. Bunu hepimiz biliyoruz. Son dönemde Kürtçe'nin önündeki engellerin kaldırılması, insanların en tabii hak olan anadillerinde eğitim alabilmesinin önünün açılması son derece memnuniyet verici. Bunu sağlayanlara bu toplum minnettar" diyen Prof. Dr. Ünalan, Kürtçe ile ilgili üniversitelerde bölüm, doktora ve yüksek lisans programlarının açılması, anabilim dalı başkanlıklarının kurulmasının önemine değindi.
Dinimizde insanlar arasında ırk, dil, din renk ayrımının söz konusu olmadığına işaret eden Ünalan, dini anlayışa göre bu tür ayrımların çağ dışı kabul edildiğini, Kur-an'ı Kerim ve peygamberin de bu ayrımcılığı şiddetle reddettiğini, insanların eşit olduğunun her fırsatta vurgulandığını ifade etti.
Bu yaklaşımın dinin büyüklüğünü de gösterdiğine dikkati çeken Ünalan, bu nedenle fakülte olarak bu konuya öncülük yaparak, şimdilik bir anabilim dalı bünyesinde Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulmasına başladıklarını belirtti.
"Çok dilli eğitim veriyoruz"
Ünalan, öğrencilerin derse yoğun ilgi gösterdiğini dile getirerek, "Öğrencilerimiz çok memnun. Arapça, Farsça, İngilizce eğitime Kürtçe'yi de ilave ederek takımı tamamlamış olduk. Çok dilli eğitim veriyoruz" şeklinde konuştu.
Dersi seçen 120 öğrencinin Kürtçe Kuran-ı Kerim meali ve tasavvufi metinlerle ilgili eğitim aldığını aktaran Ünalan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu sayede insanlar dinini daha rahat anlamış oluyor. Bugüne kadar vatandaşlara Türkçe ifade ettiğimiz dini bilgileri Kürtçe de söylememizin ne zararı var? İnsanın anadilinde dinini öğrenmesi en tabii haktır. Türkçe, 'Allah birdir' demenin Kürtçe ifadesinden ne farkı var? Bu neden suç olsun? Bu uygulamanın yasak olduğu bir toplumda insan hakkından söz edilebilir mi? Fakülte olarak bunun önlenmesi için başlattığımız uygulamanın tüm fakültelere örnek olmasını dileriz. Bu uygulama ülkemizin demokrasi anlayışında geldiği noktayı dünya kamuoyuna iyi bir şekilde yansıtacaktır."
"Dar düşünceler bertaraf edildi"
Ülkede demokratik uygulamaların önünün açıldığını anlatan Ünalan, "Yasakların kaldırılması yönünde ülkede devasa adımlar atıldı. Artık dar düşünceler bertaraf edildi. Başlatılan çözüm sürecinin de barışla nihayete kavuşmasını ümit ediyoruz" diye konuştu.
Öğrencilerden Kadir Doğan edebiyat öğretmeni olduğunu ikinci üniversite olarak ilahiyat fakültesinde okuduğunu söyledi.
Doğan, anadili olan Kürtçe'yi geliştirmek için bu dersi tercih ettiğini ifade ederek, mesleğini yaparken öğrencilere ihtiyaç olması halinde Kürtçe öğretebilecek olmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.
"Dinimizi Kürtçe anlatacağım"
Rıdvan Çakar da anadili Kürtçe'de çoğu kelimeyi bilmediğini, bu nedenle anadilini tam manasıyla öğrenmek için derse katılmaya karar verdiğini söyledi.
Çakır, "Ben bugünlere geleceğimize ihtimal dahi vermiyordum. Kürtçe eğitim aldığım için memnunum. Bu sayede hem anadilimizi öğreniyor hem de dilimizi korumuş oluyoruz. İleride Kürtçe din eğitimi verme imkanı da bulabilirsek çok mutlu olacağız" diye konuştu.
Berçem Oruç da bir zamanlar Kürtçe konuşmanın dahi yasak olduğunu hatırlatarak, bu nedenle anadillerini yeterince öğrenme fırsatı bulamadıklarını söyledi.
Anadilini akademik anlamda öğrenmek için dersi tercih ettiğini aktaran Oruç, "Eğitimi tamamladıktan sonra din öğretmenliği yapacağım. Hala bölgede Türkçe bilmeyen insanlar var. Dinimizi onlara Kürtçe anlatacağım" şeklinde konuştu.(kaynak:hürriyet.com.tr)
Kürtçe'nin önündeki engellerin kaldırılması ve hayatın her alanında kullanımının artmasıyla din eğitimi verecek öğretmen, vaiz ve müftü adaylarının halkla anadilinde doğru ve kolay iletişim kurması amacıyla ilahiyat fakültesinde okuyan öğrenciler için Kürtçe'nin seçmeli ders olarak verilmesi kararı alındı.
Kararın senato tarafından onaylanması ile fakültede okuyan öğrencilere haftada iki saat toplam 28 saat tefsir ile dini ve tasavvufi metinler üzerine Kürtçe eğitim verilmeye başlandı.
Dersi alan öğrencilerin anadilde eğitim veren özel okullarda görev yapabileceği gibi atandıkları devlet okullarında Kürtçe seçmeli derse de girebilmeleri bekleniyor.
"Bu ülke anadildeki yasaklar nedeniyle çok badireler geçirdi"
DÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdülkerim Ünalan, Kürtçe eğitimin yıllardır özlem duyulan bir uygulama olduğunu söyledi.
"Bu ülke anadildeki yasaklar nedeniyle çok badireler geçirdi. Dar anlayış birçok haksızlıklara ve ölümlere yol açtı. Bunu hepimiz biliyoruz. Son dönemde Kürtçe'nin önündeki engellerin kaldırılması, insanların en tabii hak olan anadillerinde eğitim alabilmesinin önünün açılması son derece memnuniyet verici. Bunu sağlayanlara bu toplum minnettar" diyen Prof. Dr. Ünalan, Kürtçe ile ilgili üniversitelerde bölüm, doktora ve yüksek lisans programlarının açılması, anabilim dalı başkanlıklarının kurulmasının önemine değindi.
Dinimizde insanlar arasında ırk, dil, din renk ayrımının söz konusu olmadığına işaret eden Ünalan, dini anlayışa göre bu tür ayrımların çağ dışı kabul edildiğini, Kur-an'ı Kerim ve peygamberin de bu ayrımcılığı şiddetle reddettiğini, insanların eşit olduğunun her fırsatta vurgulandığını ifade etti.
Bu yaklaşımın dinin büyüklüğünü de gösterdiğine dikkati çeken Ünalan, bu nedenle fakülte olarak bu konuya öncülük yaparak, şimdilik bir anabilim dalı bünyesinde Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulmasına başladıklarını belirtti.
"Çok dilli eğitim veriyoruz"
Ünalan, öğrencilerin derse yoğun ilgi gösterdiğini dile getirerek, "Öğrencilerimiz çok memnun. Arapça, Farsça, İngilizce eğitime Kürtçe'yi de ilave ederek takımı tamamlamış olduk. Çok dilli eğitim veriyoruz" şeklinde konuştu.
Dersi seçen 120 öğrencinin Kürtçe Kuran-ı Kerim meali ve tasavvufi metinlerle ilgili eğitim aldığını aktaran Ünalan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu sayede insanlar dinini daha rahat anlamış oluyor. Bugüne kadar vatandaşlara Türkçe ifade ettiğimiz dini bilgileri Kürtçe de söylememizin ne zararı var? İnsanın anadilinde dinini öğrenmesi en tabii haktır. Türkçe, 'Allah birdir' demenin Kürtçe ifadesinden ne farkı var? Bu neden suç olsun? Bu uygulamanın yasak olduğu bir toplumda insan hakkından söz edilebilir mi? Fakülte olarak bunun önlenmesi için başlattığımız uygulamanın tüm fakültelere örnek olmasını dileriz. Bu uygulama ülkemizin demokrasi anlayışında geldiği noktayı dünya kamuoyuna iyi bir şekilde yansıtacaktır."
"Dar düşünceler bertaraf edildi"
Ülkede demokratik uygulamaların önünün açıldığını anlatan Ünalan, "Yasakların kaldırılması yönünde ülkede devasa adımlar atıldı. Artık dar düşünceler bertaraf edildi. Başlatılan çözüm sürecinin de barışla nihayete kavuşmasını ümit ediyoruz" diye konuştu.
Öğrencilerden Kadir Doğan edebiyat öğretmeni olduğunu ikinci üniversite olarak ilahiyat fakültesinde okuduğunu söyledi.
Doğan, anadili olan Kürtçe'yi geliştirmek için bu dersi tercih ettiğini ifade ederek, mesleğini yaparken öğrencilere ihtiyaç olması halinde Kürtçe öğretebilecek olmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.
"Dinimizi Kürtçe anlatacağım"
Rıdvan Çakar da anadili Kürtçe'de çoğu kelimeyi bilmediğini, bu nedenle anadilini tam manasıyla öğrenmek için derse katılmaya karar verdiğini söyledi.
Çakır, "Ben bugünlere geleceğimize ihtimal dahi vermiyordum. Kürtçe eğitim aldığım için memnunum. Bu sayede hem anadilimizi öğreniyor hem de dilimizi korumuş oluyoruz. İleride Kürtçe din eğitimi verme imkanı da bulabilirsek çok mutlu olacağız" diye konuştu.
Berçem Oruç da bir zamanlar Kürtçe konuşmanın dahi yasak olduğunu hatırlatarak, bu nedenle anadillerini yeterince öğrenme fırsatı bulamadıklarını söyledi.
Anadilini akademik anlamda öğrenmek için dersi tercih ettiğini aktaran Oruç, "Eğitimi tamamladıktan sonra din öğretmenliği yapacağım. Hala bölgede Türkçe bilmeyen insanlar var. Dinimizi onlara Kürtçe anlatacağım" şeklinde konuştu.(kaynak:hürriyet.com.tr)
AÖF bahar dönemi kayıtları 23 Mart’ta
Anadolu Üniversitesi’nin Açıköğretim İktisat ve İşletme Fakülteleri Azerbaycan, Bulgaristan, Kosova ve Makedonya Programlarının 2014-2015 öğretim yılı bahar dönemi kayıt yenileme işlemleri 23 Mart'ta başlayıp 1 Nisan'da sona erecek.
Üniversitenin resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, kayıtların yenilenmesinin, ders ekle-sil işlemi, ilgili bedelin bankaya ödenmesi ve Açıköğretim kayıt merkezinde onay olmak üzere üç aşamada gerçekleştirileceği bildirildi.
İşlemlerin 23 Mart'ta başlayıp 1 Nisan günü mesai saati bitiminde sona ereceği duyurulan açıklamada, mazeretli öğrencilerin kayıtlarını 2-3 Nisan'da yeniletebileceği bilgisi verildi.
Ders ekle-sil işleminin "http://kayit.anadolu.edu.tr" web adresinde ilgili programın "kayıt yenileme" bağlantısından yapılacağı belirtilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:
"Öğrenciler, AÖF (Açıköğretim Fakültesi) kayıt merkezinde kayıt yenileme onayı yaptırmadığı sürece ders ekle-sil işlemi yapabilirler. AÖF kayıt merkezinde kayıt yenileme onayı yapıldıktan sonra ders ekle-sil işlemi yapılamaz. Ders ekle-sil işlemi yapmadan kayıt yenileme onayı yaptıran öğrenciler, fakülte tarafından atanan dersleri kabul etmiş sayılır. Öğrenciler bahar dönemi kayıt yenileme ödeme bilgilerini AÖF kayıt merkezinden öğreneceklerdir. 3 Nisan'dan sonra mazeret kabul edilmeyecek ve bahar dönemi kayıt yenileme işlemi yapılmayacaktır. Bahar dönemi kayıt yenileme süresi kesinlikle uzatılmayacaktır. Belirtilen tarihler arasında her ne sebeple olursa olsun kayıt yenileme bedelini ödemeyen veya ödemesini yaptığı halde Açıköğretim kayıt merkezinde 'kayıt yenileme onayı' yaptırmayan öğrenciler, 2014-2015 öğretim yılı bahar dönemi kayıt yenileme hakkını kaybederler. Öğrenciler, kayıt yenileme tarihleri içerisinde kayıt yenileme işleminin gerçekleşip gerçekleşmediğini 'www.anadolu.edu.tr/acikogretim' web adresinin 'giriş yapmak için tıklayınız' bölümünden veya http://kayit.anadolu.edu.tr adresindeki kayıt yenileme kontrol bağlantısından mutlaka kontrol etmelidirler. Şifresini kaybetmiş veya hatırlamayan öğrenciler AÖF kayıt merkezinden bizzat veya '0850 200 46 10-19 (10 hat) ve 444 10 26' numaralı telefonları arayarak yeni şifre alabilirler. Kayıt yenileten öğrenciler ders kitaplarını da Açıköğretim Fakültesi kayıt merkezinden alacaklardır." hürriyet.com.tr
Üniversitenin resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, kayıtların yenilenmesinin, ders ekle-sil işlemi, ilgili bedelin bankaya ödenmesi ve Açıköğretim kayıt merkezinde onay olmak üzere üç aşamada gerçekleştirileceği bildirildi.
İşlemlerin 23 Mart'ta başlayıp 1 Nisan günü mesai saati bitiminde sona ereceği duyurulan açıklamada, mazeretli öğrencilerin kayıtlarını 2-3 Nisan'da yeniletebileceği bilgisi verildi.
Ders ekle-sil işleminin "http://kayit.anadolu.edu.tr" web adresinde ilgili programın "kayıt yenileme" bağlantısından yapılacağı belirtilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:
"Öğrenciler, AÖF (Açıköğretim Fakültesi) kayıt merkezinde kayıt yenileme onayı yaptırmadığı sürece ders ekle-sil işlemi yapabilirler. AÖF kayıt merkezinde kayıt yenileme onayı yapıldıktan sonra ders ekle-sil işlemi yapılamaz. Ders ekle-sil işlemi yapmadan kayıt yenileme onayı yaptıran öğrenciler, fakülte tarafından atanan dersleri kabul etmiş sayılır. Öğrenciler bahar dönemi kayıt yenileme ödeme bilgilerini AÖF kayıt merkezinden öğreneceklerdir. 3 Nisan'dan sonra mazeret kabul edilmeyecek ve bahar dönemi kayıt yenileme işlemi yapılmayacaktır. Bahar dönemi kayıt yenileme süresi kesinlikle uzatılmayacaktır. Belirtilen tarihler arasında her ne sebeple olursa olsun kayıt yenileme bedelini ödemeyen veya ödemesini yaptığı halde Açıköğretim kayıt merkezinde 'kayıt yenileme onayı' yaptırmayan öğrenciler, 2014-2015 öğretim yılı bahar dönemi kayıt yenileme hakkını kaybederler. Öğrenciler, kayıt yenileme tarihleri içerisinde kayıt yenileme işleminin gerçekleşip gerçekleşmediğini 'www.anadolu.edu.tr/acikogretim' web adresinin 'giriş yapmak için tıklayınız' bölümünden veya http://kayit.anadolu.edu.tr adresindeki kayıt yenileme kontrol bağlantısından mutlaka kontrol etmelidirler. Şifresini kaybetmiş veya hatırlamayan öğrenciler AÖF kayıt merkezinden bizzat veya '0850 200 46 10-19 (10 hat) ve 444 10 26' numaralı telefonları arayarak yeni şifre alabilirler. Kayıt yenileten öğrenciler ders kitaplarını da Açıköğretim Fakültesi kayıt merkezinden alacaklardır." hürriyet.com.tr
YGS’ye girecek olanlara ipucu kılavuzu
Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, 15 Mart Pazar günü yapılacak Yükseköğretime Giriş Sınavı'na (YGS) girecek öğrenciler için ders çalışma ipuçlarını, sınav kaygısıyla baş etme yollarını ve sınav testlerinin konu ve soru dağılımlarını içeren kılavuz hazırladı.
İlçedeki resmi ve özel okuldaki sınava girecek tüm öğrencilere dağıtılan ve Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün internet sayfasında da yayımlanan ‘2015 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi Bilgilendirme Kılavuzu’nda, YGS'de son 4 yıl içinde sorulan tüm derslere ait konulara göre soru dağılımlarının istatistikleri yer alıyor.
Kılavuzda, optimal düzeyde bir kaygının yararlı olduğu, bu düzeydeki kaygının, istek duyma, karar alma, alınan kararlar doğrultusunda enerji üretme ve bunu kullanarak performansı yükseltme imkanı vereceği vurgulanarak, kaygının tamamen ortadan kaldırılmasının motivasyonu yok edeceği belirtildi.
Ölçüyü aşan kaygının ise bedensel, zihinsel ve duygusal olarak olumsuz etkiler bıraktığına, kişinin potansiyelini hayata aktarmasında ciddi engel teşkil ettiğini belirtilen kılavuzda, şu açıklamalara yer verildi:
"Bir sınava girmeden günlerce önce sınavı başarıp başaramayacağınız düşüncesi beyninizi aşırı meşgul ediyorsa ve yoğun bir kaygı hissediyorsanız; üstelik bu kaygı sizin gündelik işleyişinizi bozuyorsa, uykularınızı, yemek yemenizi etkiliyorsa, sınava girerken eliniz ayağınız titreyip, soğuk soğuk terlemeye başlıyorsanız, sınavda beyniniz zonkluyor ya da soruları heyecandan okuyamıyorsanız yoğun bir sınav kaygınız var demektir."
"İkinci tercihinize yerleşmek de dünyanın sonu değildir"
Sınav kaygısıyla baş etmek için zihinsel ve bedensel uygulamalar yapılabileceğini anlatılan kılavuzda, "Üniversite sınavı başarılı olmak için tek yoldur" düşüncesinin kaygıyı arttıracağı, "Kazanmazsam mahvolurum. Komşuların, ailemin yüzüne nasıl bakarım" gibi yaklaşımların ise öğrenciye olumlu hiçbir katkısı olmayacağı, öğrenciyi hem amacından uzaklaştıracağını hem de endişelendireceği belirtildi.
"Biz sizin 1'inci tercihinize yerleşmenizi istiyoruz. Ancak 2'inci tercihinize yerleşmek de dünyanın sonu değildir" ifadesine yer verilen kılavuzda, bu düşünceyi içine sindirebilen öğrencilerin hem gayretlerinin ve çalışma isteklerinin azalmayacağı hem de sınav stresinden kurtulacakları bildirildi.
"Her gün en az yarım saat yürüyüş"
Doğru, derin nefes almanın ve hareket etmenin önemine dikkat çekilen kılavuzda, "Sınavın çok yaklaştığı günlerde, beklenilenin tersine daha çok ders çalışmak yerine fizik aktivitelerini arttırmak, eğlenceli sporlara zaman ayırmakta yarar var. En iyi aktivitelerden biri yürümektir. Her gün en az yarım saat yürümek iyi gelebilir" tavsiyesinde bulunuldu.
Öğrencilere kendileri için zaman ayırmalarının yararlarının anlatıldığı kılavuzda, hafta içi en az bir kaç saat hobiler ve zevkli uğraşlarla ilgilenilmesi önerildi.
Kılavuzda, sınava girecek öğrencilere uykularına özen göstermelerinin önemin anlatılarak, "Uyku, bir ritm meselesidir. Ortalama uyku süresi yetişkinler için 8-8,5 saattir. Uykuda bedensel ve ruhsal dinlenme gerçekleşir. Sürekli devam eden gecelik kısa süreli uyku, öğrenme, mantık yürütme, dikkat ve konsantrasyon üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır" denildi.
Kılavuzda, YGS ile ilgili yanlış bilinenlerle ilgili, zor sorunun çok puan getirdiğinin, soruların TÜBİTAK tarafından hazırlandığının birer şehir efsanesi olduğu vurgulandı.
Üniversite adaylarına öneriler
Kılavuzda, sınavın yaklaştığı günlerde ve sınav sırasında yapılması tavsiye edilenler şöyle sıralandı:
-Sınava son 1-2 gün kala hatırlatma notlarınız varsa, onları gözden geçirin.
-Stresli ve yorucu faaliyetlerden uzak durun. Dinlenmeye çalışın.
-Sınav akşamı ağır yemeklerden kaçının.
-Uykusuz kalmayın.
-Yakınlarınızın moral desteğinizi alın.
-Sınav sabahı mutlaka kahvaltı edin.
-Sınavla ilgili araç gereçlerinizi kontrol edin.
-Kendinizi rahat hissedeceğiniz kıyafetler giyin.
-Sınav yerine erkenden ulaşın.
-Sınavda en iyi olduğunuz dersten başlayın.
-Şıklardan önce soru metnini okuyun. Soru köklerini iyi anlayın. Şıkların tamamını mutlaka okuyun. İpuçlarını değerlendirin. Yanlışları eleyin. Hiçbir fikriniz yoksa cevap vermeyin.
-Zor sorularla vakit kaybetmeyin. Yanıltıcı cümle veya sözcüklere dikkat edin.
-Bazı yanıtlar sorunun içinde gizlidir. Uzun soru, zor soru demek değildir. Altı çizili veya koyu yazılmış sözcüğe dikkat edin.
-Zaman zaman duruşunuzu, oturma pozisyonunuzu değiştirin.
-Sınıf arkadaşlarınız sınavı erkenden bitirip çıkmaya başladığında panik olmayın, unutmayın, erken bitirenlere fazla puan verilmiyor.
İlçedeki resmi ve özel okuldaki sınava girecek tüm öğrencilere dağıtılan ve Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün internet sayfasında da yayımlanan ‘2015 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi Bilgilendirme Kılavuzu’nda, YGS'de son 4 yıl içinde sorulan tüm derslere ait konulara göre soru dağılımlarının istatistikleri yer alıyor.
Kılavuzda, optimal düzeyde bir kaygının yararlı olduğu, bu düzeydeki kaygının, istek duyma, karar alma, alınan kararlar doğrultusunda enerji üretme ve bunu kullanarak performansı yükseltme imkanı vereceği vurgulanarak, kaygının tamamen ortadan kaldırılmasının motivasyonu yok edeceği belirtildi.
Ölçüyü aşan kaygının ise bedensel, zihinsel ve duygusal olarak olumsuz etkiler bıraktığına, kişinin potansiyelini hayata aktarmasında ciddi engel teşkil ettiğini belirtilen kılavuzda, şu açıklamalara yer verildi:
"Bir sınava girmeden günlerce önce sınavı başarıp başaramayacağınız düşüncesi beyninizi aşırı meşgul ediyorsa ve yoğun bir kaygı hissediyorsanız; üstelik bu kaygı sizin gündelik işleyişinizi bozuyorsa, uykularınızı, yemek yemenizi etkiliyorsa, sınava girerken eliniz ayağınız titreyip, soğuk soğuk terlemeye başlıyorsanız, sınavda beyniniz zonkluyor ya da soruları heyecandan okuyamıyorsanız yoğun bir sınav kaygınız var demektir."
"İkinci tercihinize yerleşmek de dünyanın sonu değildir"
Sınav kaygısıyla baş etmek için zihinsel ve bedensel uygulamalar yapılabileceğini anlatılan kılavuzda, "Üniversite sınavı başarılı olmak için tek yoldur" düşüncesinin kaygıyı arttıracağı, "Kazanmazsam mahvolurum. Komşuların, ailemin yüzüne nasıl bakarım" gibi yaklaşımların ise öğrenciye olumlu hiçbir katkısı olmayacağı, öğrenciyi hem amacından uzaklaştıracağını hem de endişelendireceği belirtildi.
"Biz sizin 1'inci tercihinize yerleşmenizi istiyoruz. Ancak 2'inci tercihinize yerleşmek de dünyanın sonu değildir" ifadesine yer verilen kılavuzda, bu düşünceyi içine sindirebilen öğrencilerin hem gayretlerinin ve çalışma isteklerinin azalmayacağı hem de sınav stresinden kurtulacakları bildirildi.
"Her gün en az yarım saat yürüyüş"
Doğru, derin nefes almanın ve hareket etmenin önemine dikkat çekilen kılavuzda, "Sınavın çok yaklaştığı günlerde, beklenilenin tersine daha çok ders çalışmak yerine fizik aktivitelerini arttırmak, eğlenceli sporlara zaman ayırmakta yarar var. En iyi aktivitelerden biri yürümektir. Her gün en az yarım saat yürümek iyi gelebilir" tavsiyesinde bulunuldu.
Öğrencilere kendileri için zaman ayırmalarının yararlarının anlatıldığı kılavuzda, hafta içi en az bir kaç saat hobiler ve zevkli uğraşlarla ilgilenilmesi önerildi.
Kılavuzda, sınava girecek öğrencilere uykularına özen göstermelerinin önemin anlatılarak, "Uyku, bir ritm meselesidir. Ortalama uyku süresi yetişkinler için 8-8,5 saattir. Uykuda bedensel ve ruhsal dinlenme gerçekleşir. Sürekli devam eden gecelik kısa süreli uyku, öğrenme, mantık yürütme, dikkat ve konsantrasyon üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır" denildi.
Kılavuzda, YGS ile ilgili yanlış bilinenlerle ilgili, zor sorunun çok puan getirdiğinin, soruların TÜBİTAK tarafından hazırlandığının birer şehir efsanesi olduğu vurgulandı.
Üniversite adaylarına öneriler
Kılavuzda, sınavın yaklaştığı günlerde ve sınav sırasında yapılması tavsiye edilenler şöyle sıralandı:
-Sınava son 1-2 gün kala hatırlatma notlarınız varsa, onları gözden geçirin.
-Stresli ve yorucu faaliyetlerden uzak durun. Dinlenmeye çalışın.
-Sınav akşamı ağır yemeklerden kaçının.
-Uykusuz kalmayın.
-Yakınlarınızın moral desteğinizi alın.
-Sınav sabahı mutlaka kahvaltı edin.
-Sınavla ilgili araç gereçlerinizi kontrol edin.
-Kendinizi rahat hissedeceğiniz kıyafetler giyin.
-Sınav yerine erkenden ulaşın.
-Sınavda en iyi olduğunuz dersten başlayın.
-Şıklardan önce soru metnini okuyun. Soru köklerini iyi anlayın. Şıkların tamamını mutlaka okuyun. İpuçlarını değerlendirin. Yanlışları eleyin. Hiçbir fikriniz yoksa cevap vermeyin.
-Zor sorularla vakit kaybetmeyin. Yanıltıcı cümle veya sözcüklere dikkat edin.
-Bazı yanıtlar sorunun içinde gizlidir. Uzun soru, zor soru demek değildir. Altı çizili veya koyu yazılmış sözcüğe dikkat edin.
-Zaman zaman duruşunuzu, oturma pozisyonunuzu değiştirin.
-Sınıf arkadaşlarınız sınavı erkenden bitirip çıkmaya başladığında panik olmayın, unutmayın, erken bitirenlere fazla puan verilmiyor.
Etiketler:
eğitim,
haber,
meb,
Milli Eğitim Bakanlığı,
ösym,
sınav,
üniversite,
ygs
ÖSYM'den flaş YGS açıklaması
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) 2015 YGS sorularının yüzde 20'sini açıklayacak.
ÖLÇME, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nin “soruların tamamını açıklayın” kararına rağmen 15 Mart Pazar günü yapılacak olan YGS’de soruların yüzde 20’sini kamuoyuyla paylaşma kararı aldı. ÖSYM, soruları internet sitesi üzerinden yayınlayacak.
ÖLÇME, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nin “soruların tamamını açıklayın” kararına rağmen 15 Mart Pazar günü yapılacak olan YGS’de soruların yüzde 20’sini kamuoyuyla paylaşma kararı aldı. ÖSYM, soruları internet sitesi üzerinden yayınlayacak.
9 Mart 2015 Pazartesi
Eğlenerek İngilizce Öğrenmenin Yolu
İnternet üzerinden ücretsiz eğlenerek İngilizce öğrenmeye ne dersiniz?
Artık sanal ortam üzerinden İngilizce öğrenmek ücretsiz olmasının yanı sıra hem çok kolay, hem de olabildiğince eğlenceli. Üstelik zorda kaldığınız durumlarda yardım alabileceğiniz çok sayıda materyal de mevcut. Tek yapmanız gereken size sunacağımız internet adresinden doğru adımları uygulamak. Bu sayede İngilizce öğrenmeye başlayacak, kısa süre içerisinde kendinizi sandığınızdan daha fazla geliştirebileceksiniz.
Bireyler, İngilizce öğrenirken en çok kelime ezberleme konusunda takılırlar. Bu çalışma esnasında takıldığınız yerlerde onlineİngilizce sözlük kullanabileceksiniz. İngilizce sözlük sayesinde önceden hiç duymadığınız ya da duyup da ezberleyemediğiniz kelimelerin anlamlarını öğrenme şansına sahip olacaksınız. Böylece bilmediğiniz hiçbir kelime veya kavram kalmayacak. Online İngilizce sözlük uygulamasından yararlanmak için http://www.ingilizceturkce.gen.tr/ingilizcesozluk.html linkini kullanmanız yeterli olacaktır. Linkte yer alan adrese giriş yaptıktan sonra İngilizce sözlük uygulamasına kolayca ulaşabileceksiniz. Böylece İngilizce kelime ve kavramların anlamlarına ulaşmak sizin için tamamen çocuk oyuncağı olacak.
İngilizce öğrenirken zaman zaman cümle ya da kalıp çevirilerine de ihtiyacınız olacaktır. İngilizce çeviri işlemleriniz için yine size sunacağımız yardımcı uygulamadan faydalanabilirsiniz. İngilizce çeviri sayesinde anlamını bilmediğiniz cümleleri çevirmek son derece kolay olacak. İngilizce Türkçe çeviri yapabilmek için çok fazla zaman ve emek harcamak zorunda kalmayacaksınız. İngilizce Türkçe çeviri sitesini kullanarak tüm çeviri işlemlerinizi sadece saniyeler içerisinde tamamlama olanağına erişeceksiniz.
Çevirilerin kolay yapılabilmesi adına özel uygulamalar geliştirilmiş durumda. İngilizce sesli çeviri, bu uygulamalar arasında en popüler olanlardan sadece bir tanesidir. Sadece birkaç saniye zaman harcayarak çevirilerinizi sesli olarak tamamlama şansınız var. İngilizce sesli çeviri sayesinde kelime, cümle ve kavram çevirisi yaparken bu çevirilerin okunuşlarını da öğrenmiş olacaksınız. İngilizce kalıpların yazılışları ve okunuşları arasında fark olması, İngilizce sesli çeviri uygulamasını daha da önemli kılmaktadır. İngilizce sesli çeviri sayesinde kelime ve kalıplara zamanla aşina olmaya başladığınızı fark edeceksiniz.
http://www.ingilizceturkce.gen.tr/ sitesi sayesinde İngilizce öğrenmenin gerçek keyfine varacaksınız. İngilizce derslerini daha iyi anlayacak, konuları en güzel örnek ve sorularla pekiştirebileceksiniz. Sitedeki İngilizce sözlük ile de anlamını bilmediğiniz kelimeleri kolaylıkla bulabileceksiniz. Böylece öğrendiklerinizi uygulama şansına da sahip olacaksınız. Kısacası İngilizce öğrenmekten büyük keyif alacağınızı şimdiden söyleyebiliriz. Siteyi her yaştan İngilizce meraklısı ziyaret etmektedir. Çocuklardan yetişkinlere kadar herkese uygun içeriklerin olması, bu siteyi diğerlerinden farklı ve özel kılıyor. İngilizce derslerini dilediğiniz zaman yukarıda bahsi geçen siteden takip edebilirsiniz.
Klasik müfredata göre ayarlanmış konular sayesinde İngilizce konuları adım adım öğreneceksiniz. Birbiri ile ilgili konuları sırasıyla gördüğünüzde yeni konulara adapte olmanız daha kolay olacaktır. İngilizce derslerinin yanı sıra sadece İngilizce Türkçe cümle çeviri ya da İngilizce sözlük uygulamaları için de bu siteyi kullanabilirsiniz. Artık İngilizce dersleriiçin yabancı dil kurslarına avuç dolusu para yatırmak zorunda kalmayacaksınız. Kendi çabanızla İngilizce öğrenmeye başladıkça bu konuda sağlam adımlar atacağınızı şimdiden söyleyebiliriz. Üstelik bu sayede İngilizceyi çok daha kısa süre içerisinde öğrenebilirsiniz.
Sitede ayrıca öğrendiklerinizi pekiştirebileceğiniz çok sayıda alan mevcut. Çeviri, İngilizce sözlük ve İngilizce derslerinin bunlardan sadece birkaçı olduğunu söyleyebiliriz. Böylece uygulamalı olarak İngilizce öğrendiğinizden öğrendiklerinizi uzun süre hafızanızda tutabileceksiniz. Örnekler ve alıştırmalarla beraber İngilizce öğrenmenin gerçek keyfine ulaşacaksınız. Ayrıca arkadaşlarınızla İngilizce konuşarak ya da sitede bulunan pratik alanları kullanarak da İngilizcenizi geliştirebilirsiniz. Site, tamamen sıfırdan eğitim vermeye başlayarak herkesin İngilizce öğrenmesini sağlamak adına kurulmuştur. İngilizce öğrenmek isteyen ya da yabancı dillere ilgi duyanlar, siteyi düzenli olarak takip edebilirler.
Artık sanal ortam üzerinden İngilizce öğrenmek ücretsiz olmasının yanı sıra hem çok kolay, hem de olabildiğince eğlenceli. Üstelik zorda kaldığınız durumlarda yardım alabileceğiniz çok sayıda materyal de mevcut. Tek yapmanız gereken size sunacağımız internet adresinden doğru adımları uygulamak. Bu sayede İngilizce öğrenmeye başlayacak, kısa süre içerisinde kendinizi sandığınızdan daha fazla geliştirebileceksiniz.
Bireyler, İngilizce öğrenirken en çok kelime ezberleme konusunda takılırlar. Bu çalışma esnasında takıldığınız yerlerde onlineİngilizce sözlük kullanabileceksiniz. İngilizce sözlük sayesinde önceden hiç duymadığınız ya da duyup da ezberleyemediğiniz kelimelerin anlamlarını öğrenme şansına sahip olacaksınız. Böylece bilmediğiniz hiçbir kelime veya kavram kalmayacak. Online İngilizce sözlük uygulamasından yararlanmak için http://www.ingilizceturkce.gen.tr/ingilizcesozluk.html linkini kullanmanız yeterli olacaktır. Linkte yer alan adrese giriş yaptıktan sonra İngilizce sözlük uygulamasına kolayca ulaşabileceksiniz. Böylece İngilizce kelime ve kavramların anlamlarına ulaşmak sizin için tamamen çocuk oyuncağı olacak.
İngilizce öğrenirken zaman zaman cümle ya da kalıp çevirilerine de ihtiyacınız olacaktır. İngilizce çeviri işlemleriniz için yine size sunacağımız yardımcı uygulamadan faydalanabilirsiniz. İngilizce çeviri sayesinde anlamını bilmediğiniz cümleleri çevirmek son derece kolay olacak. İngilizce Türkçe çeviri yapabilmek için çok fazla zaman ve emek harcamak zorunda kalmayacaksınız. İngilizce Türkçe çeviri sitesini kullanarak tüm çeviri işlemlerinizi sadece saniyeler içerisinde tamamlama olanağına erişeceksiniz.
Çevirilerin kolay yapılabilmesi adına özel uygulamalar geliştirilmiş durumda. İngilizce sesli çeviri, bu uygulamalar arasında en popüler olanlardan sadece bir tanesidir. Sadece birkaç saniye zaman harcayarak çevirilerinizi sesli olarak tamamlama şansınız var. İngilizce sesli çeviri sayesinde kelime, cümle ve kavram çevirisi yaparken bu çevirilerin okunuşlarını da öğrenmiş olacaksınız. İngilizce kalıpların yazılışları ve okunuşları arasında fark olması, İngilizce sesli çeviri uygulamasını daha da önemli kılmaktadır. İngilizce sesli çeviri sayesinde kelime ve kalıplara zamanla aşina olmaya başladığınızı fark edeceksiniz.
http://www.ingilizceturkce.gen.tr/ sitesi sayesinde İngilizce öğrenmenin gerçek keyfine varacaksınız. İngilizce derslerini daha iyi anlayacak, konuları en güzel örnek ve sorularla pekiştirebileceksiniz. Sitedeki İngilizce sözlük ile de anlamını bilmediğiniz kelimeleri kolaylıkla bulabileceksiniz. Böylece öğrendiklerinizi uygulama şansına da sahip olacaksınız. Kısacası İngilizce öğrenmekten büyük keyif alacağınızı şimdiden söyleyebiliriz. Siteyi her yaştan İngilizce meraklısı ziyaret etmektedir. Çocuklardan yetişkinlere kadar herkese uygun içeriklerin olması, bu siteyi diğerlerinden farklı ve özel kılıyor. İngilizce derslerini dilediğiniz zaman yukarıda bahsi geçen siteden takip edebilirsiniz.
Klasik müfredata göre ayarlanmış konular sayesinde İngilizce konuları adım adım öğreneceksiniz. Birbiri ile ilgili konuları sırasıyla gördüğünüzde yeni konulara adapte olmanız daha kolay olacaktır. İngilizce derslerinin yanı sıra sadece İngilizce Türkçe cümle çeviri ya da İngilizce sözlük uygulamaları için de bu siteyi kullanabilirsiniz. Artık İngilizce dersleriiçin yabancı dil kurslarına avuç dolusu para yatırmak zorunda kalmayacaksınız. Kendi çabanızla İngilizce öğrenmeye başladıkça bu konuda sağlam adımlar atacağınızı şimdiden söyleyebiliriz. Üstelik bu sayede İngilizceyi çok daha kısa süre içerisinde öğrenebilirsiniz.
Sitede ayrıca öğrendiklerinizi pekiştirebileceğiniz çok sayıda alan mevcut. Çeviri, İngilizce sözlük ve İngilizce derslerinin bunlardan sadece birkaçı olduğunu söyleyebiliriz. Böylece uygulamalı olarak İngilizce öğrendiğinizden öğrendiklerinizi uzun süre hafızanızda tutabileceksiniz. Örnekler ve alıştırmalarla beraber İngilizce öğrenmenin gerçek keyfine ulaşacaksınız. Ayrıca arkadaşlarınızla İngilizce konuşarak ya da sitede bulunan pratik alanları kullanarak da İngilizcenizi geliştirebilirsiniz. Site, tamamen sıfırdan eğitim vermeye başlayarak herkesin İngilizce öğrenmesini sağlamak adına kurulmuştur. İngilizce öğrenmek isteyen ya da yabancı dillere ilgi duyanlar, siteyi düzenli olarak takip edebilirler.
YGS ve LYS’de ulaşım ücretsiz
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, 15 Mart’ta yapılacak YGS ile 13-14-20-21 Haziran 2015 tarihlerinde yapılacak olan LYS’ye girecek öğrenci ve görevlilerin toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanmasını kararlaştırdı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, Mart ayı ilk toplantısında Ak Parti Grup Başkanı Abubekir Taşyürek ile CHP Gurup Başkan Vekili Ertuğrul Gülsever, verdikleri ortak önergede, 15 Mart’ta yapılacak YGS ile 13-14-20-21 Haziran 2015 tarihlerinde yapılacak olan LYS’ye girecek öğrenci ve görevlilerin toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanmasını istedi. ‘Teklif Karar’ olarak görüşülen yazılı önerge meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi.
Alınan karara göre, 15 Mart’ta yapılacak Yükseköğretime Geçiş Sınavına (YGS) sınavı ile 13-14-20-21 Haziran 2015 tarihlerinde yapılacak olan Lisans Yerleştirme Sınavlarına (LYS)’ye girecek öğrenci ve görevlilerin toplu taşıma araçlarından saat 11.00’e kadar toplu ulaşım araçlarından ücretsiz yararlanacak.
Öğrenciler sınav giriş belgelerini, görevliler ise görevli belgelerini ibraz ederek İETT Otobüsü, Metrobüs, Şehir Hatları Vapurları, Tramvay, Hafif Metro, Metro, Füniküler, Otobüs AŞ Otobüsleri ile Özel Halk Otobüslerinde ücretsiz seyahat edecek.
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, Mart ayı ilk toplantısında Ak Parti Grup Başkanı Abubekir Taşyürek ile CHP Gurup Başkan Vekili Ertuğrul Gülsever, verdikleri ortak önergede, 15 Mart’ta yapılacak YGS ile 13-14-20-21 Haziran 2015 tarihlerinde yapılacak olan LYS’ye girecek öğrenci ve görevlilerin toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanmasını istedi. ‘Teklif Karar’ olarak görüşülen yazılı önerge meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi.
Alınan karara göre, 15 Mart’ta yapılacak Yükseköğretime Geçiş Sınavına (YGS) sınavı ile 13-14-20-21 Haziran 2015 tarihlerinde yapılacak olan Lisans Yerleştirme Sınavlarına (LYS)’ye girecek öğrenci ve görevlilerin toplu taşıma araçlarından saat 11.00’e kadar toplu ulaşım araçlarından ücretsiz yararlanacak.
Öğrenciler sınav giriş belgelerini, görevliler ise görevli belgelerini ibraz ederek İETT Otobüsü, Metrobüs, Şehir Hatları Vapurları, Tramvay, Hafif Metro, Metro, Füniküler, Otobüs AŞ Otobüsleri ile Özel Halk Otobüslerinde ücretsiz seyahat edecek.
Üniversiteden kadın öğrencilere burs desteği
8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde vakıf üniversitesinden kadın öğrencilere eğitim desteği haberi geldi.
Kadın adaylar, 2015-2016 eğitim-öğretim döneminde tercih yapmaları halinde, Nişantaşı Üniversitesi’nin fakülte ve meslek yüksekokullarının tüm bölümlerinde uygulanan bursların yanı sıra artı yüzde 5 burs daha alma hakkına sahip olacak. Ayrıca burs imkanı sadece ön lisans, lisans ve lisansüstü programlarında eğitim almakla sınırlı olmayıp sertifika programlarını da kapsayacak.
Üniversitenin Mütevelli Heyet Başkanı Levent Uysal, “Topluma güçlü, ayakları yere basan bir kadın kazandırmak, ülkeye başarılı bireyler kazandırmak demektir. Kız öğrencilerimizi eğitim için daima destekleyecek pozitif ayrımcılık yönünde projelerimizi sürdüreceğiz” dedi.
Etiketler:
burs,
haber,
kredi,
öğrenci,
üniversite
Yeni fakülte ve yüksekokullar kuruluyor
Bazı üniversitelerde yeni fakülte, enstitü ve yüksekokulların kurulmasına dair Bakanlar Kurulu kararı ile birlikte kapatılan yüksekokullar yerine kurulan fakülteler ve adı değişen enstitüler, yüksekokullar da Resmi Gazete’de yayımlandı.
Resmi Gazete’de yer alan bilgiye göre yeni kurulan fakülteler, yüksekokullar ve enstitülerin isimleri şöyle:
Pamukkale Üniversitesi’nde Arkeoloji Enstitüsü,
Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi,
Gazi Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi,
Giresun Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi,
Batman Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu,
Bülent Ecevit Üniversitesi Çaycuma Sivil Havacılık Yüksekokulu,
Kastamonu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu,
Bülent Ecevit Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu.
Kapatılan yüksekokullar ve yeniden kurulan fakülteler:
Kocaeli Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu’nun kapatılarak Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi,
Kırıkkale Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nun katılarak Spor Bilimleri Fakültesi,
Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nun kapatılarak Spor Bilimleri Fakültesi,
Kastamonu Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu’nun kapatılarak ve Turizm Fakültesi kuruldu.
Adı değişen birimler
Dokuz Eylül Üniversitesi’ndeki Hemodiyaliz-Transplantasyon Enstitüsü’nün adı İzmir Uluslararası Biyotıp ve Genom Enstitüsü olarak değiştirildi.
Erzincan Üniversitesi Kemaliye Hacı Ali Akın Turizm ve Otelcilik Yüksekokulu’nun adı Kemaliye Hacı Ali Akın Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu olarak değiştirildi.
Üniversite adaylarının iki hatası
15 Mart’taki YGS öncesi uzmanlar, adayların iki önemli hatasına dikkat çekiyor: YGS’nin ‘önemsiz’ bir sınav olduğu algısı ve barajı zor geçen bir öğrencinin üniversiteye giremeyeceğini düşünmesi. Başarı için ise üç önemli faktör var.
Milyonlarca öğrencinin geleceğini belirlemek için gireceği ve üniversiteye yerleşmede ilk aşama olarak tanımlanan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) için geri sayım başladı. 15 Mart Pazar günü yapılacak sınav için adaylar son hazırlıklarını gözden geçirirken, uzmanlardan da uyarılar gelmeye devam ediyor. Uzmanlara göre YGS’de adaylar iki önemli hata yapıyor. Bunlardan biri YGS’ye ‘önemsiz bir baraj sınavı’ olarak bakmak, diğeri ise sınav sonrasında 180 barajını zor geçenlerin “Artık üniversiteye giremem” düşüncesiyle Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) hazırlığından vazgeçmesi.
YGS’nin etkisi yüzde 40
Bu iki hatanın adayları yanılttığını belirten Kültür Dershaneleri Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Salim Ünsal, “Evet, bu sınav sonucuna göre geçmeniz gereken bir baraj var belki ama daha da önemlisi, haziran ayında gireceğiniz LYS’nin puanlarının da önemli bir ayağını YGS oluşturuyor. Puanların yaklaşık yüzde 40’lık kısmı YGS netleri ile elde ediliyor. Bu nedenle önemsiz bir sınav algısı içinde olan adayların bu algılarını acilen değiştirmesi gerekiyor. Ayrıca barajı zor geçen ve ‘Artık LYS’de fazla şansım kalmadı’ diye düşünenler de ikinci önemli hatayı yapıyor. Çünkü teorik olarak YGS’de 1.1 milyonuncu sırada olan bir adayın LYS’lerde TM puan türünde 7 bin bandına kadar çıkabilmesi mümkün. Katılım yoğunluğu ilk sınava göre azaldığı için adaylar LYS’de çok daha iyi sıralar elde edebiliyorlar.”
Tekrar, test tekniği, hız
YGS’nin yorum ve muhakeme gücünü ölçen bir sınav olduğunu vurgulayarak son hafta tekrar yapmanın önemine dikkat çeken Ünsal’ın önerileri şöyle:
“5-6 aydır sıkı bir hazırlık sürecinden geçen öğrencinin önceki öğrendiklerini kaybetme riski her zaman yüksek. Bu riskin olumsuz etkilerini minimize etmenin, hatta ortadan kaldırabilmenin en iyi yolu düzenli tekrar. Sınava az bir süre kaldığında tekrara dayalı ders çalışma stratejilerinin çok faydalı olduğunu yıllardır deneyimledik. Öğrendiklerini pekiştirebilen, test çözme tekniğini kavrayabilen, okuma, anlama ve problem çözme hızını arttırabilen öğrenciler sınavda daha başarılı oluyorlar. Öğrencilerden bazıları süreç ilerledikçe doğrudan ilgi alanında bulunmayan ders ve konulara karşı bir önyargı geliştirebiliyorlar. Önyargı bulaşıcı hastalık haline gelmeye ve gittikçe daha çok dersi kapsama alanına almaya başlıyor. Özellikle YGS’nin müfredat ağırlığı ve zorluk derecesi, hiç de üniversite kapısına gelmiş liseli bir öğrencinin potansiyelinin üzerinde değil. Biraz sağlıklı bir zihin, hevesli bir yaklaşım ve programlı bir çalışma disipliniyle bu önyargıların zincirini kolayca kırabilmek mümkün. Yeter ki öğrenci kendi potansiyelinin farkına varabilsin, yapabileceğine dair inancını yitirmesin.”-Gönül Koca
YGS BİR ZEKÂ TESTİ DEĞİL
Gelecek ve kariyer açısından önemli bir sınava giriyor olsanız da bu sınav sonuçta bir zekâ testi değil, sıralama sınavı. Bu nedenle sınava farklı misyonlar yüklemeyin.
- Kendinizi başkaları ile kıyaslamadan süreci yönetin.
- Var olan bilgi birikiminizle de pek çok şeyi yapabileceğinizi unutmayın.
- Test ve sınav tekniği bakımından sınav gününe kadar kendinizi geliştirmeye çalışın.
Deneme sınavlarını arttırın
- Deneme sınavlarını sıklaştırarak gerçek sınavın psikolojik baskısını daha aza indirebilirsiniz.
- Deneme sınavlarını sadece puan ve sıralama bakımından değerlendirmeyip, eksik ve hataları tespit eden bir tomografi gibi kabul etmek ve sonrakilerde aynı hatalara düşmemeyi öğrenmek gerekiyor.
- Soruları hızlı ve doğru okuma tekniği konusunda kendinizi geliştirin.
- Televizyon, sosyal medya, internet gibi sürecin zaman ve dikkat hırsızlarını tamamen hayatınızdan çıkarmanızı söylemek gerçekçi olmaz. Ancak bunların kontrollü kullanımı oldukça önemli.
Başarının anahtarı inanmak
- En önemlisi, başarılı olacağınıza inanmanız. Bu inancınızı da hiç yitirmemeniz gerekiyor.
- İyi bir hazırlık süreci geçirmişseniz büyük olasılıkla sınavınızdan da çok iyi sonuç alacaksınız. Okul yaşamınızda 12 yıldır sınavlardan önce ne yaptığınızda sonucu olumlu etkiledi, neler notlarınızı düşürdü, biliyorsunuz. Bu nedenle herkes kendi gerçekliğine uygun ‘son gün eylem planı’ uygulamalı.
- Unutmayın, bir yıl boyunca yapamadığınız çalışmayı son birkaç günde tamamlayamazsınız. Öğrenilmesi uzun zaman gerektirecek yeni bir konuyu öğrenmek için artık çok geç. Ancak iyi bildiğiniz konularla ilgili tekrarlarınızı son güne kadar yapabilir ve bunlarla ilgili soru çözebilirsiniz.
- Hazırlık aşamasında elinizden gelenin en iyisini yapın fakat kendinizi belli sayıda soru çözmeye şartlamayın.
- Alışık olduğunuz beslenme düzenini bozmayın. Uykunuzu almaya dikkat edin.
ANNE-BABALAR ENDİŞELENMEYİN DESTEK OLUN
Uzmanlardan ailelere de öneriler var: “Bu süreçte çocuklarınızın sizin desteğinize ihtiyaçları her zamankinden daha fazla olacak. Sizlerin kaygısını da hissediyoruz. Sınanma duygusu çocuklarınızı nasıl kaygılandırıyorsa, sizler de yetişkin olmanın verdiği sorumluluklar ve çocuğunuzun geleceğine dair endişeler taşıyorsunuz. Endişelenmeyin ve destek olmaya devam edin. Bu, gençlerin ne ilk ne de son sınavları olacak. Bırakın gençler sabırlı olmayı, mücadele etmeyi, önceliklerini belirlemeyi ve işleri sıraya koymayı öğrensin. Onların performansını kendi başarınız veya başarısızlığınızın dışavurumu olarak yorumlamayın.”
SINAV ÖNCESİ ADAYLARIN KAFASINI KARIŞTIRAN SORULAR
- Pazar günü yapılacak YGS’de beklediği başarıyı yakalayamayan aday için her şey bitmiş denilebilir mi?
YGS’de beklenmeyen bir durumla karşılaşılması, kesinlikle her şeyin bittiği anlamını taşımaz. Sınavda beklediğini bulamayan adayların sıralamada daha altlarda yer aldığı bir gerçek. Ancak 180 barajını geçip LYS’ye girmeye hak kazandıktan sonra adayların başarı sıralamalarında çok çarpıcı değişiklikler yarattığını da her yıl gözlemliyoruz. LYS gibi bir telafi mekanizması var ve bu sınavlarda elde edilecek performansla aday başarı sırasını 30-40 binlere dahi taşıyabilir. Barajı 1.5 milyon aday geçiyorken bunların 800-900 bininin LYS’ye başvuruda bulunup diğerlerinin başvurmayışı zaten doğal bir rakip eleme gerçekliğini bize gösteriyor.
- Bazı uzmanlar sınava birkaç gün kala ders çalışmamak gerektiğini, bazıları da son gün bile çalışılabileceğini söylüyor. Hangisini yapmalıyım?
Biz adaylara son güne kadar ders çalışmayın desek de adaylar çoğunlukla bizi dinlemiyorlar. Son yıllarını sürekli ders çalışarak ve test çözerek geçirmiş bir adayın çalışma yapmadığı gün kendini suçlu hissettiğini gözlemliyoruz. Peki bu doğru mu? Elbette değil. Özellikle son gün ve son gece öğrenilecek yeni bilgilerin sınav başarısını arttırmaya yönelik hiçbir faydası yok. Tam tersine önceden edinilmiş sağlam bilgilerin de sakatlanmasına yol açabiliyor. Son gün ve son gece için önerimiz yeni şeyler öğrenmeyi bırakmanız. Genel tekrar yapılabilir belki ama eğer çalışmadan duramıyorsanız en iyisi test çözmek. “Son 15 gün çalışmayı bırakın, hiçbir şey yapmayın” gibi bir tavsiye ise hem adayların realitesine uygun değil, hem de bir şehir efsanesi.
- Deneme sınavı ve test çözerken sanki hiçbir konuyu bilmiyormuşum gibi geliyor. Bu duygudan kurtulmak için ne yapmalıyım?
Bu duygu, aslında kendini hazır hissetmeyen öğrenci profilinin sahaya yansımış hali. İnsan, doğası gereği sahip olduğuyla mutlu olmak yerine sahip olamadıklarına üzülerek yaşamını şekillendiren bir varlık. Sınav gibi gerçeküstü anlamlar yüklenen bir süreçte bu duygu kendini daha şiddetli hissettirir. Sınav anında bu duygunun esiri olmamak ve bütün sınav boyunca bu kaygıyı yaşamamak için ilk yapılması gereken, işe en iyi olunan dersle başlamak. Bu duygunun yaşanması aynı zamanda sınava iyi konsantre olmadığınızın da bir göstergesi. “Ben ne zaman okuduklarımı anlamaya başlayacağım”, “Bu konuyu neden hiç bilmiyorum” gibi yüzlerce soru akla gelmeye başladıysa, bunların hemen zihinden uzaklaştırılması, basit bir nefes egzersizi yapılması iyi gelir. Biraz konsantrasyon sağlandığı anda, soruların içine girmeye başlayıp, orada anlatılan durum veya süreci zihninizde canlandırmaya başladıkça “her şeyi unuttum” algısından da kısa süre içinde kurtulursunuz.
YGS ve sınavsız geçişe 2 milyondan fazla başvuru
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) kapsamında Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve sınavsız geçiş için 2 milyon 126 bin 681 aday başvurdu. Bunların 908 bin 65’ini lise son sınıf öğrencileri, 407 bin 825’ini geçen yıl liseden mezun olanlar, 810 bin 791’ini ise daha önceki yıllarda liseyi bitirenler oluşturuyor. Başvuran adayların 756 bin 473’ü geçen yıl da ÖSYS’ye girdi. Adayların 79 bin 949’u mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olanlara verilen sınavsız geçiş hakkını kullanmak için başvuru yaptı. Üniversite adaylarının 5 bin 232’sini ise engelliler oluşturdu. (kaynak:hürriyet.com.tr)
Milyonlarca öğrencinin geleceğini belirlemek için gireceği ve üniversiteye yerleşmede ilk aşama olarak tanımlanan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) için geri sayım başladı. 15 Mart Pazar günü yapılacak sınav için adaylar son hazırlıklarını gözden geçirirken, uzmanlardan da uyarılar gelmeye devam ediyor. Uzmanlara göre YGS’de adaylar iki önemli hata yapıyor. Bunlardan biri YGS’ye ‘önemsiz bir baraj sınavı’ olarak bakmak, diğeri ise sınav sonrasında 180 barajını zor geçenlerin “Artık üniversiteye giremem” düşüncesiyle Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) hazırlığından vazgeçmesi.
YGS’nin etkisi yüzde 40
Bu iki hatanın adayları yanılttığını belirten Kültür Dershaneleri Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Salim Ünsal, “Evet, bu sınav sonucuna göre geçmeniz gereken bir baraj var belki ama daha da önemlisi, haziran ayında gireceğiniz LYS’nin puanlarının da önemli bir ayağını YGS oluşturuyor. Puanların yaklaşık yüzde 40’lık kısmı YGS netleri ile elde ediliyor. Bu nedenle önemsiz bir sınav algısı içinde olan adayların bu algılarını acilen değiştirmesi gerekiyor. Ayrıca barajı zor geçen ve ‘Artık LYS’de fazla şansım kalmadı’ diye düşünenler de ikinci önemli hatayı yapıyor. Çünkü teorik olarak YGS’de 1.1 milyonuncu sırada olan bir adayın LYS’lerde TM puan türünde 7 bin bandına kadar çıkabilmesi mümkün. Katılım yoğunluğu ilk sınava göre azaldığı için adaylar LYS’de çok daha iyi sıralar elde edebiliyorlar.”
Tekrar, test tekniği, hız
YGS’nin yorum ve muhakeme gücünü ölçen bir sınav olduğunu vurgulayarak son hafta tekrar yapmanın önemine dikkat çeken Ünsal’ın önerileri şöyle:
“5-6 aydır sıkı bir hazırlık sürecinden geçen öğrencinin önceki öğrendiklerini kaybetme riski her zaman yüksek. Bu riskin olumsuz etkilerini minimize etmenin, hatta ortadan kaldırabilmenin en iyi yolu düzenli tekrar. Sınava az bir süre kaldığında tekrara dayalı ders çalışma stratejilerinin çok faydalı olduğunu yıllardır deneyimledik. Öğrendiklerini pekiştirebilen, test çözme tekniğini kavrayabilen, okuma, anlama ve problem çözme hızını arttırabilen öğrenciler sınavda daha başarılı oluyorlar. Öğrencilerden bazıları süreç ilerledikçe doğrudan ilgi alanında bulunmayan ders ve konulara karşı bir önyargı geliştirebiliyorlar. Önyargı bulaşıcı hastalık haline gelmeye ve gittikçe daha çok dersi kapsama alanına almaya başlıyor. Özellikle YGS’nin müfredat ağırlığı ve zorluk derecesi, hiç de üniversite kapısına gelmiş liseli bir öğrencinin potansiyelinin üzerinde değil. Biraz sağlıklı bir zihin, hevesli bir yaklaşım ve programlı bir çalışma disipliniyle bu önyargıların zincirini kolayca kırabilmek mümkün. Yeter ki öğrenci kendi potansiyelinin farkına varabilsin, yapabileceğine dair inancını yitirmesin.”-Gönül Koca
YGS BİR ZEKÂ TESTİ DEĞİL
Gelecek ve kariyer açısından önemli bir sınava giriyor olsanız da bu sınav sonuçta bir zekâ testi değil, sıralama sınavı. Bu nedenle sınava farklı misyonlar yüklemeyin.
- Kendinizi başkaları ile kıyaslamadan süreci yönetin.
- Var olan bilgi birikiminizle de pek çok şeyi yapabileceğinizi unutmayın.
- Test ve sınav tekniği bakımından sınav gününe kadar kendinizi geliştirmeye çalışın.
Deneme sınavlarını arttırın
- Deneme sınavlarını sıklaştırarak gerçek sınavın psikolojik baskısını daha aza indirebilirsiniz.
- Deneme sınavlarını sadece puan ve sıralama bakımından değerlendirmeyip, eksik ve hataları tespit eden bir tomografi gibi kabul etmek ve sonrakilerde aynı hatalara düşmemeyi öğrenmek gerekiyor.
- Soruları hızlı ve doğru okuma tekniği konusunda kendinizi geliştirin.
- Televizyon, sosyal medya, internet gibi sürecin zaman ve dikkat hırsızlarını tamamen hayatınızdan çıkarmanızı söylemek gerçekçi olmaz. Ancak bunların kontrollü kullanımı oldukça önemli.
Başarının anahtarı inanmak
- En önemlisi, başarılı olacağınıza inanmanız. Bu inancınızı da hiç yitirmemeniz gerekiyor.
- İyi bir hazırlık süreci geçirmişseniz büyük olasılıkla sınavınızdan da çok iyi sonuç alacaksınız. Okul yaşamınızda 12 yıldır sınavlardan önce ne yaptığınızda sonucu olumlu etkiledi, neler notlarınızı düşürdü, biliyorsunuz. Bu nedenle herkes kendi gerçekliğine uygun ‘son gün eylem planı’ uygulamalı.
- Unutmayın, bir yıl boyunca yapamadığınız çalışmayı son birkaç günde tamamlayamazsınız. Öğrenilmesi uzun zaman gerektirecek yeni bir konuyu öğrenmek için artık çok geç. Ancak iyi bildiğiniz konularla ilgili tekrarlarınızı son güne kadar yapabilir ve bunlarla ilgili soru çözebilirsiniz.
- Hazırlık aşamasında elinizden gelenin en iyisini yapın fakat kendinizi belli sayıda soru çözmeye şartlamayın.
- Alışık olduğunuz beslenme düzenini bozmayın. Uykunuzu almaya dikkat edin.
ANNE-BABALAR ENDİŞELENMEYİN DESTEK OLUN
Uzmanlardan ailelere de öneriler var: “Bu süreçte çocuklarınızın sizin desteğinize ihtiyaçları her zamankinden daha fazla olacak. Sizlerin kaygısını da hissediyoruz. Sınanma duygusu çocuklarınızı nasıl kaygılandırıyorsa, sizler de yetişkin olmanın verdiği sorumluluklar ve çocuğunuzun geleceğine dair endişeler taşıyorsunuz. Endişelenmeyin ve destek olmaya devam edin. Bu, gençlerin ne ilk ne de son sınavları olacak. Bırakın gençler sabırlı olmayı, mücadele etmeyi, önceliklerini belirlemeyi ve işleri sıraya koymayı öğrensin. Onların performansını kendi başarınız veya başarısızlığınızın dışavurumu olarak yorumlamayın.”
SINAV ÖNCESİ ADAYLARIN KAFASINI KARIŞTIRAN SORULAR
- Pazar günü yapılacak YGS’de beklediği başarıyı yakalayamayan aday için her şey bitmiş denilebilir mi?
YGS’de beklenmeyen bir durumla karşılaşılması, kesinlikle her şeyin bittiği anlamını taşımaz. Sınavda beklediğini bulamayan adayların sıralamada daha altlarda yer aldığı bir gerçek. Ancak 180 barajını geçip LYS’ye girmeye hak kazandıktan sonra adayların başarı sıralamalarında çok çarpıcı değişiklikler yarattığını da her yıl gözlemliyoruz. LYS gibi bir telafi mekanizması var ve bu sınavlarda elde edilecek performansla aday başarı sırasını 30-40 binlere dahi taşıyabilir. Barajı 1.5 milyon aday geçiyorken bunların 800-900 bininin LYS’ye başvuruda bulunup diğerlerinin başvurmayışı zaten doğal bir rakip eleme gerçekliğini bize gösteriyor.
- Bazı uzmanlar sınava birkaç gün kala ders çalışmamak gerektiğini, bazıları da son gün bile çalışılabileceğini söylüyor. Hangisini yapmalıyım?
Biz adaylara son güne kadar ders çalışmayın desek de adaylar çoğunlukla bizi dinlemiyorlar. Son yıllarını sürekli ders çalışarak ve test çözerek geçirmiş bir adayın çalışma yapmadığı gün kendini suçlu hissettiğini gözlemliyoruz. Peki bu doğru mu? Elbette değil. Özellikle son gün ve son gece öğrenilecek yeni bilgilerin sınav başarısını arttırmaya yönelik hiçbir faydası yok. Tam tersine önceden edinilmiş sağlam bilgilerin de sakatlanmasına yol açabiliyor. Son gün ve son gece için önerimiz yeni şeyler öğrenmeyi bırakmanız. Genel tekrar yapılabilir belki ama eğer çalışmadan duramıyorsanız en iyisi test çözmek. “Son 15 gün çalışmayı bırakın, hiçbir şey yapmayın” gibi bir tavsiye ise hem adayların realitesine uygun değil, hem de bir şehir efsanesi.
- Deneme sınavı ve test çözerken sanki hiçbir konuyu bilmiyormuşum gibi geliyor. Bu duygudan kurtulmak için ne yapmalıyım?
Bu duygu, aslında kendini hazır hissetmeyen öğrenci profilinin sahaya yansımış hali. İnsan, doğası gereği sahip olduğuyla mutlu olmak yerine sahip olamadıklarına üzülerek yaşamını şekillendiren bir varlık. Sınav gibi gerçeküstü anlamlar yüklenen bir süreçte bu duygu kendini daha şiddetli hissettirir. Sınav anında bu duygunun esiri olmamak ve bütün sınav boyunca bu kaygıyı yaşamamak için ilk yapılması gereken, işe en iyi olunan dersle başlamak. Bu duygunun yaşanması aynı zamanda sınava iyi konsantre olmadığınızın da bir göstergesi. “Ben ne zaman okuduklarımı anlamaya başlayacağım”, “Bu konuyu neden hiç bilmiyorum” gibi yüzlerce soru akla gelmeye başladıysa, bunların hemen zihinden uzaklaştırılması, basit bir nefes egzersizi yapılması iyi gelir. Biraz konsantrasyon sağlandığı anda, soruların içine girmeye başlayıp, orada anlatılan durum veya süreci zihninizde canlandırmaya başladıkça “her şeyi unuttum” algısından da kısa süre içinde kurtulursunuz.
YGS ve sınavsız geçişe 2 milyondan fazla başvuru
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) kapsamında Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve sınavsız geçiş için 2 milyon 126 bin 681 aday başvurdu. Bunların 908 bin 65’ini lise son sınıf öğrencileri, 407 bin 825’ini geçen yıl liseden mezun olanlar, 810 bin 791’ini ise daha önceki yıllarda liseyi bitirenler oluşturuyor. Başvuran adayların 756 bin 473’ü geçen yıl da ÖSYS’ye girdi. Adayların 79 bin 949’u mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olanlara verilen sınavsız geçiş hakkını kullanmak için başvuru yaptı. Üniversite adaylarının 5 bin 232’sini ise engelliler oluşturdu. (kaynak:hürriyet.com.tr)
6 Mart 2015 Cuma
YGS Giriş yerleri açıklandı mı? (Sınav giriş belgesi 2015)
ÖSYM, YGS 2015'in sınav giriş yerlerini açıkladı mı? ÖSYM,Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)'nın yapılacağı tarihi açıkladı. 15 Mart Pazar günü gerçekleşecek YGS 2015 sınavının giriş yerleri, ÖSYM'nin resmi sitesi olan ais.osym.gov.tr'den açıklandı. İşte ilk aşama olan YGS 2015 sınav tarihi ve sınav giriş belgeleri hakkında bilgiler...
Üniversite sınavlarının ilk bölümü olan 2015 YGS (Yükseköğretime Geçiş Sınavı) sınav giriş yerleri belli oldu. ÖSYM'nin açıklamasına göre, 15 Mart'da gerçekleşecek 2015 YGS sınavına başvuran üniversite adaylarının, sınava girecekleri bina veya salonlar belli oldu. YGS 2015 sınavına giriş yerinizi öğrenmek aşağıdaki linke tıklayabilir ya da ÖSYM'nin sitesi olan 'ais.osym.gov.tr' adresinden gerekli bilgileri öğrenebilirsiniz. .
ÖSYM ADAY İŞLEMLERİ SİSTEMİNE GİRİŞ İÇİN TIKLAYIN
15 Mart Pazar günü yapılacak sınava girecek öğrencilere sınava giriş belgesi gönderilmeyecek. Öğrenciler, sınav yapılacak yeri gösteren 2015 YGS sınav giriş belgesine T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr adresinden ulaşabilecekler.
İnternet sitesinden edinelecek belgede; adayın fotoğrafı, adayın sınava giriş yapacağı merkez, bina, salon bilgileri yer alacak. Belgelerde üniversite adayının fotoğrafının bulunması sebebiyle öğrencilerin yazıcıdan döküm alırken fotoğraflarının görünür olmasına dikkat etmesi önem taşıyor. Belgelerin renkli veya siyah-beyaz çıktılarının sınav günü mutlaka adayların yanında olması gerekiyor.
YGS’DE HANGİ TESTLER YER ALACAK?
Üniversite adayları Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) öğretim programlarından sorumlu olacaklar. 2015 YGS'de ortak müfredeta dayalı olarak, Sosyal Bilimler Testi, Türkçe Testi, Temel Matematik Testi ve Fen Bilimleri Testi yapılacak. 6 farklı puan türü eski sınav sisteminde Sayısal, Sözel ve Eşit Ağırlık puanlarına karşılık geliyor.
YGS1,2 : Sayısal puanla öğrenci alan bölümler içindir.
YGS3,4: Sözel puanla öğrenci alan bölümler içindir.
YGS5,6: TM puanıyla öğrenci alan bölümler içindir.
YGS’de uygulanacak testler ve kapsamları Tablo 1A’da, YGS puan türleri Tablo 1B’de gösterilmiştir.
Üniversite sınavlarının ilk bölümü olan 2015 YGS (Yükseköğretime Geçiş Sınavı) sınav giriş yerleri belli oldu. ÖSYM'nin açıklamasına göre, 15 Mart'da gerçekleşecek 2015 YGS sınavına başvuran üniversite adaylarının, sınava girecekleri bina veya salonlar belli oldu. YGS 2015 sınavına giriş yerinizi öğrenmek aşağıdaki linke tıklayabilir ya da ÖSYM'nin sitesi olan 'ais.osym.gov.tr' adresinden gerekli bilgileri öğrenebilirsiniz. .
ÖSYM ADAY İŞLEMLERİ SİSTEMİNE GİRİŞ İÇİN TIKLAYIN
15 Mart Pazar günü yapılacak sınava girecek öğrencilere sınava giriş belgesi gönderilmeyecek. Öğrenciler, sınav yapılacak yeri gösteren 2015 YGS sınav giriş belgesine T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr adresinden ulaşabilecekler.
İnternet sitesinden edinelecek belgede; adayın fotoğrafı, adayın sınava giriş yapacağı merkez, bina, salon bilgileri yer alacak. Belgelerde üniversite adayının fotoğrafının bulunması sebebiyle öğrencilerin yazıcıdan döküm alırken fotoğraflarının görünür olmasına dikkat etmesi önem taşıyor. Belgelerin renkli veya siyah-beyaz çıktılarının sınav günü mutlaka adayların yanında olması gerekiyor.
YGS’DE HANGİ TESTLER YER ALACAK?
Üniversite adayları Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) öğretim programlarından sorumlu olacaklar. 2015 YGS'de ortak müfredeta dayalı olarak, Sosyal Bilimler Testi, Türkçe Testi, Temel Matematik Testi ve Fen Bilimleri Testi yapılacak. 6 farklı puan türü eski sınav sisteminde Sayısal, Sözel ve Eşit Ağırlık puanlarına karşılık geliyor.
YGS1,2 : Sayısal puanla öğrenci alan bölümler içindir.
YGS3,4: Sözel puanla öğrenci alan bölümler içindir.
YGS5,6: TM puanıyla öğrenci alan bölümler içindir.
YGS’de uygulanacak testler ve kapsamları Tablo 1A’da, YGS puan türleri Tablo 1B’de gösterilmiştir.
5 Mart 2015 Perşembe
Danıştay’dan flaş ÖSYM kararı
Danıştay 8. Dairesi, Ankara Barosu’nun Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) üniversite sınavında sorulan soruların sadece yüzde 20’sinin yayınlanması yönündeki kararının iptali istemiyle açtığı davada ÖSYM kararının yürütmesini durdurdu.
Davayı esastan görüşmeye başlayan Danıştay 8. Dairesi, ÖSYM kararının uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan ve hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerinden olan ‘hak arama özgürlüğü’, ‘adil yargılanma hakkı’ ve ‘mahkemeye başvuru hakkını’ doğrudan veya dolaylı olarak ihlal ettiği sonucuna vardı. Danıştay 8. Dairesi, söz konusu kararın açıkça hukuka aykırı olduğuna ve uygulanması durumunda telafisi güç veya olanaksız zararlara neden olabileceğine hükmetti. Danıştay 8. Dairesi, ÖSYM kararının yürütmesini oy çokluğuyla durdurdu.
AYM kararı da vardı
CHP’nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi (AYM) de 5 Aralık 2014’te ÖSYM Başkanlığı tarafından uygulanan sınavlara ait soru ve cevapların, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamı dışında bırakılmasını öngören kanun hükmünü iptal ederek, yürürlüğünü durdurmuştu. Daha sonra ÖSYM tarafından yapılan açıklamada ise, soruların sadece yüzde 20’sinin açıklanacağı belirtilerek, “AYM’nin kararı doğrultusunda Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde, adayların başvuru yapmaları halinde kendilerine ait soru kitapçığı, cevap kâğıdı ve cevap anahtarı ile incelemesine sunulacak. Soruların yüzde 20'sinin resmi sitede yayınlanmasına devam edilecek olup hiçbir basın yayın kuruluş veya organına telif hakkı devri yapılmayacak” denilmişti. (hürriyet.com.tr)
Davayı esastan görüşmeye başlayan Danıştay 8. Dairesi, ÖSYM kararının uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan ve hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerinden olan ‘hak arama özgürlüğü’, ‘adil yargılanma hakkı’ ve ‘mahkemeye başvuru hakkını’ doğrudan veya dolaylı olarak ihlal ettiği sonucuna vardı. Danıştay 8. Dairesi, söz konusu kararın açıkça hukuka aykırı olduğuna ve uygulanması durumunda telafisi güç veya olanaksız zararlara neden olabileceğine hükmetti. Danıştay 8. Dairesi, ÖSYM kararının yürütmesini oy çokluğuyla durdurdu.
AYM kararı da vardı
CHP’nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi (AYM) de 5 Aralık 2014’te ÖSYM Başkanlığı tarafından uygulanan sınavlara ait soru ve cevapların, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamı dışında bırakılmasını öngören kanun hükmünü iptal ederek, yürürlüğünü durdurmuştu. Daha sonra ÖSYM tarafından yapılan açıklamada ise, soruların sadece yüzde 20’sinin açıklanacağı belirtilerek, “AYM’nin kararı doğrultusunda Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde, adayların başvuru yapmaları halinde kendilerine ait soru kitapçığı, cevap kâğıdı ve cevap anahtarı ile incelemesine sunulacak. Soruların yüzde 20'sinin resmi sitede yayınlanmasına devam edilecek olup hiçbir basın yayın kuruluş veya organına telif hakkı devri yapılmayacak” denilmişti. (hürriyet.com.tr)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

.jpg)





.jpg)






.jpg)

